Archive | July, 2012

yengeminde canı seks istemiş

28 Jul

Meraba ben İzmirden Hakan, 20 yaşında, 1.90 boyunda, esmer ve çekici biriyim. Sizlere, bundan yaklaşık 6 ay kadar önce yaşadığım, yengem ile aramda geçen bir olayı itiraf etmek istiyorum. Yengem hafif kısa boylu, balık etli, çok güzel kalçaları ve kavun gibi göğüsleri olan seksi bir kadın. Abimle evlendiklerinden beri, sürekli yengemin kalçalarını ve göğüslerini hayal ederek 31 çeker boşalırdım.

Abim yurtdışına çalışmaya gitmişti, giderken de benden yengem yalnız kalmasın, korkmasın diye onlarda yatmamı istemişti. Ben de büyük bir sevinçle kabul etmiştim. Ben balkonda açık havada yatıyordum, yengem de 8 aylık çocuğu soğuk almasın diye içerde yatardı. Abim gideli 3 ay olmuştu. Bazı geceler yengem uyuduktan sonra, banyoda kirli çamaşır sepetini karıştırıyor, yengemin iç çamaşırlarını kokluyordum. Hele bir tane kırmzı dantelli külodu vardı ki beni deli ediyordu. Yengemin özellikle o külodunu yalayarak sanki yengemin amcığını yalar gibi oluyordum ve boşalıyordum.

Bir gece yengemle oturup havadan sudan falan baya bi sohbet ettik. Vakit geç olmuştu, yengem “Benim uykum geldi, yiğenin dün gece beni uyutmadı. Saat 01:00’e geliyor, hadi kalk, sende git yat.” dedi. Kalktım ve yatağıma gidip uyudum. Bir süre uyuduktan sonra uyanmıştım, saate baktım saat 03:30’a geliyordu. Kalktım su içmek için mutfağa gittim. Mutfak ile yengemin uyuduğu oda karşı karşıyaydı, içerden yiğenimin ağlama sesini duydum ve içeri yöneldim. İçeri girdiğimde yengemin iri kavun gibi göğüsleri meydandaydı, yiğenimi emzirirken uyuya kalmış. Yengem çocuğun ağlamasıyla irkilir gibi oldu, ben hemen odadan kaçtım, yatağıma fırladım. Ama aklım yengemin göğüslerinde kalmıştı, dayanamayıp yatağımın içinde 31 çekip boşaldım ve yeniden uykuya daldım.

Sabah kalktığımda yengem herzamanki gibi kahvaltımı hazırlamıştı. Kahvaltımı yapıp evden çıktım, biraz dolaştım. Ama aklım hep yengemdeydi, yengemin kavun gibi göğüslerindeydi, akşamı iple çekiyordum. Neyseki akşam oldu ben yine yengemlere gitim. Akşam yemeği, yengemle sohbet, çay falan derken yatma vakti gelmişti. Yengeme iyi geceler diledikten sonra yatağıma gittim. Ama uyumadan önce telefonumun alarm saatini 03:00’e ayarladım, uyanıp yengemi yine o vaziyette görebilmem için. Yatağımda yengemin göğüslerini hayal edip sikimle oynaya oynaya uyumuşum.

Telefonumun alarm sesi ile uyandım, saat 03:00 idi. Hemen yataktan kalkıp sessizce yengemin uyuduğu odaya gittim. Yengem yine dün geceki halindeydi, fakat bu sefer dün gecekinden farklı olan birşey vardı. Yengem eteğiyle uyumuştu. Yengem uyurken yatakta sağa sola döndükçe eteği göbeğine kadar çekilmiş, karpuz gibi kalçaları ve külodu görünüyordu. Bazen kirli çamaşır sepetinden çıkarıp yalayarak 31 çektiğim o kırmızı dantelli külodunu giymişti. Sikim derhal kazık gibi olmuştu ve o anda yengeme saldırmamak için kendimi zor tutuyordum. Elimi daha sikime atmadan kendiliğimden boşalıvermiştim. Sessizce yatağıma gidip uyumaya çalıştım ama gözüme uyku girmiyordu. Sabaha kadar yengemin o halini göz önüme getirerek sikimle oynayıp boşalıyordum. Sabaha kadar hayalimde yengemi siktim!

Artık yengemi sikmeyi kafama koymuştum, ne olursa olsun yengemi sikecektim. Ertesi gece yine telefonumun alarmını ayarlayıp saat 02:00 de uyandım. Yengemin odasına gittiğimde yengem yine aynı pozisyonda yani kalçaları ve kavun gibi göğüsleri ortada uzanmış, yiğenim de kucağında uyuyorlardı. Yiğenimi yengemin kucağından alıp beşiğine koydum. Yengemin yanına uzanıp dilimi yengemin o kavun gibi göğüslerinin uçlarına değdirmeye başladım, bir yanda da sikimi sıvazlıyordum. Yengem birden irkilerek bir elini başına diğer elini de kalçalarının üstüne attı. Heyecandan ve korkudan ödüm bokuma karıştı. Ama tam tahrik olmuştum ve dönüşüm yoktu, yengemi sikmek için geberiyordum.

Hafiften yengemin dudağına bir öpücük kondurup sonra da dilimi göğüslerini yalayarak amcığına doğru götürüyordum, dilim göbeğinin üstüne gelmişti ki yengem çığlık atarak uyandı ve beni yanında görünce önce şoka girer gibi oldu fakat birden bağırarak “Ne yapıyorsun! Delirdin mi?” deyip buluzunu aşağı çekti. Ben cevap vermeden saçlarını okşadım, boynunu öptüm. Yengem “Dur yapma, ayıp, ben senin yengenim!” dediği halde ben yengemi okşuyordum. Yengem kızgın ve öfkeli bir şekilde gözlerimin içine ve kazık gibi olmuş sikime bakıyor, “Ne olursun yapma!” diyordu.

Ama ben dinlemiyordum ve kudurmuştum. Yengemi zorla sırtüstü yatırdım ve üzerine çıktım, göğüslerini okşamaya başladım, bir yandan da dudaklarına öpücükler konduruyordum. Yengem altımda çırpınıyor ve direniyordu. Yengemi bileklerinden kavrayıp göğüslerini yalamaya devam edince, artık yengem kurtuluşu olmayacağını anladı ve sakinleşti. Artık kendini iyice bıraktı ve “3 aydır benimde canıma tak etti, bileklerimi bırak ve ne yapacaksan yap!” dedi. Bileklerini bıraktığımda elini sikime atıp okşamaya başladı. Nerdeyse şortun içine boşalacaktım. Yengemi ellerinden tutup ayağa kaldırdım ve birbirimizi soymaya başladık. Bir yandan da öpüşüyorduk.

Yengem “Yaraksızlıktan öldüm.” deyip diz çöktü ve sikimi yalamaya başladı. Sikimi köküne kadar ağzına alıyordu ve o kadar güzel yalıyordu ki 10 saniye içinde yengemin ağzına boşaldım. Yengeme “Uzan şimdi ben senin amcığını yalayacam.” deyip yengemi yatağa uzattım ve hafif kıllı amcığını yalamaya başladım. Yengem saçlarımı okşayıp beni çıldırtıyor, kafamı amına bastırıyordu. Yengemin amı iyice sulanmıştı, am sularını yalıyordum ve aynı zamanda kavun gibi göğüslerini okşuyordum. Yengem zevkten gözlerini kapayıp, “Hadi gir, ne olursun gir!” diye inlemeye başladı. Sikimi yengemin amcığına sürttürmeye başladım. Yengem “Hadi sok, ama yavaş yavaş sok!” diyordu.

Ben artık çıldırmıştım yavaşı dinlermiydim, sikimin başını yengemin 3 aydır yarrak yüzü görmemiş amcığına dayadığım gibi kökledim. Yengemin amı zaten sırılsıklam olmuştu, birkaç kez kökledikten sonra, yengem çığlık atarak boşaldı. Ama ben sikmeye devam ediyordum. Yengem “Ben bittim, ne olur çıkar artık.” deyip inliyordu. Onu dinlemeyip hala git gel yapıyordum. Yengemin amcığı o kadar sıcaktı ki sikimi içinden çıkarmak istemiyordum. Yaklaşık 10 dakika kadar öyle devam ettikten sonra yengemle birlikte boşaldık. Sikimi amından çıkardığımda yengem bir ‘Ohhh’ çekerek yatağa uzanıverdi, bende koltuğa geçtim, birer sigara yaktık.

Yengem rahatlamıştı ve keyfine diyecek yoktu, “Sigaranın yanında bir de çay olsaydı.” deyince, ben hemen mutfağa gidip ocağı yaktım ve çaysuyu koyup geldim. “Hadi yenge çay olana kadar bir kez daha sikişelim.” dedim. Yengem “Nefes alacak halim kalmadı, biraz dinleneyim, sonra sikişelim,.” dedi. Ben de “O zaman biraz öpüşelim.” deyip dudaklarını öpmeye başladım. Yengemin dilini ağzıma alarak emiyordum, bir yandan da beni deli eden kavun gibi göğüslerini okşuyordum. Çay olana kadar öyle öpüştük elleştik. Mutfaktan birer çay doldurup geldim. Yengem çayını içer içmez, ben yatağa uzanıp yengemi üstüme çektim. Ben altta yengem üstte bir kez daha yengemi siktim. Birlikte banyoya girip duş aldıktan sonra yengemle birbirimize sarılarak, karı koca gibi uyuduk.

İşte ilk defa böyle siktim yengemi. Sonraki günlerde yengemi götten de siktim. Yengemi götünden nasıl siktim, onu da sonra anlatırım. Bye…

kocam beni evsahibine siktirdi

28 Jul

Selam arkadaşlar, bu yaşadığım olayı anlatıp anlatmamak konusunda bayağı bir uğraş verdim. Sonunda anlatmaya karar verdim.

Kendimi nasıl tarif edeceğimi bilmiyorum. Adım Ayten, 32 yaşında, sarışın, mavi gözlü, 52 kiloda evli bir bayanım. Çekici bir kadın sayılırım, her dışarı çıkmamda kesinlikle erkekler tarafından iltifatlar alırım. Kocam bir kamu çalışanı ve benim ilk erkeğim. Bu zamana kadar kocam dışında ne biriyle çıkmışlığım nede cinsel ilişkim olmuştur. Sex konusunda bildiğim herşeyi kocamdan öğrendim. Halende fazla bir şey biliyorum diyemem. Kocam sexten çok fazla hoşlanan biri değil. Sexe başlar başlamaz hemen içime girer, en fazla 2 dakika sonra içime boşalır ve yan dönüp yatar. Sexte bu hareketten başka hiç bir hareketini görmedim şu ana kadar. Her defasında böyle oluyor. Böyle olunca da hiç zevk alamam.

Evleneli 7 yıl olmasına rağmen çocuğumuz olmadı. Çocuk yapmayı sürekli deniyoruz ama birtürlü olmuyor. Doktora gittik, kocamdan kaynaklanıyormuş. Sebebi Sperm azlığı imiş ve aslında tedavi ile giderilebilirmiş. Ben bunu hiç sorun etmedim. Kocamı gerçekten çok severim. Bilmiyorum belki ilk ve tek erkeğim olmasından kaynaklanıyordur. Çünkü dediğim gibi ondan başka bir erkekle hiç ortamım olmadı. Ama kocam sürekli çocuk çocuk diye tutturuyordu. Bunun gerçekleşmesi için tedaviye gitmemiz gerektiğini konuşurduk sürekli. Ama bu tedaviye başlamak için kocamın ne fırsatı vardı ne de parası yetiyordu.

Doktordan sonra bu konuşmalar günlerce sürdü. Böyle bayağı bir zaman geçti ve kocamın sex yapma isteği gittikçe azaldı. Daha sonraları ise, yatakta kocam sürekli başka erkeklerden, benim başka bir erkek ile sex yaparak hamile kalmam alternatifinden söz etmeye başladı. Neden bilmiyorum ama kocamla her sex yapışımızda ısrarla bunları konuşarak beni ikna etmeye çalışıyordu. Ama benim bunu nasıl yapacağımı düşünmüyordu. Zamanla başka bir erkekle sex yapmam konusunda baskıları iyiden iyiye arttı. Tamam sonuçta çocuk sahibi olacaktık, ama benim bir başkası ile sex yapmam düşüncesi kocamın daha çok hoşuna gidiyordu ve onu azdırıyordu. Kocam resmen beni bir başkasına siktirmek istiyordu ve bundan müthiş zevk alacaktı. Bunları ne zaman anlatsa hep konuyu kapatıyordum. Çünkü bunları dinlemesi bile beni ürpertiyordu.

Neyse bu konu aylarca hep dolaşıp durdu yeniden açıldı. Artık bende sabır kalmamıştı. İstemiyordum. Gerçekten bu istediği şeyi yapmak istemiyordum. Ve kocamın bu konuda sorularına da cevap vermiyordum artık.

Kocamla bir gece yatakta sex yaparken yine aynı konuyu açtı. Beni sırtüstü yatırmış hem amıma gidip geliyor hemde bizim ev sahibimiz Cemal beyi anlatıyordu. Ogün saunada onun yarağını görmüş ve şok olmuş. Bana, Cemal beyin kapkara, kalın ve uzun bir yarağı olduğunu, onu içime alamayacağımı, amımı yırtacağını söylüyordu. O anda kocamın bana gaz veriyor gibi hali vardı. Cemal beyle benim hakkımda konuştuklarını, çocuğumuzun olmayış sebebini falan anlatmış. Cemal beyin de liseye giden iki tane çocuğu var. Kocam bir akşam Cemal beyi eve getireceğini ve beni ona sunacağını falan anlatıyordu. Bende kesinlikle cevap vermiyordum, ne evet ne de hayır diyordum. Bir an önce sikmesini bitirip amımdan çıkmasını bekliyordum.

4 gün sonra kocam eve geldiğinde elinde bir şişe Rakı ve meze niyetine yanında bişeyler vardı. “Hayrola?” dediğimde “Bu akşam kafam esti gel beraber içelim.” dedi. Bense hayatta ağzıma içki sürmedim o güne kadar. Gecenin bayağı bir ilerleyen saatinde şişeyi birlikte yarılamıştk ve kafam iyice dönmeye başlamıştı. Kocamda öyle idi sanki. Bir ara benden kahve yapmamı istedi, kalkıp kahve yapmaya mutfağa gittim. Ben kahvelerimizi hazırlarken kapının zilini duydum. Kocam kapıyı açtı, gelen Cemal beydi. Ama aklımdan kocamın o akşamki anlattığı şeyler ile ilgili hiçbirşey geçmiyordu. Cemal bey ve kocam muhabbet etmeye başladılar. Bir şişe Rakı da Cemal bey getirmişti yanında. İkisi birlikte içmeye devam ettiler.

İçki beni mahfetmişti. Ben kahveleri onlara bırakıp banyoya gittim. Sarhoş olmuştum, başım dönüyordu ve kusmak üzereydim. Vücudum ateş atıyordu. Elimi yüzümü yıkarken kocamın seslendiğini duydum, “Aytenciğim bakarmısın, mezemiz bitti.” dedi. Salona gittim, masada boşalanları alıp mutfağa götürdüm. Arkamdan kocam geldi belime sarılarak yanağımdan öptü. “Hazırmısın hayatım?” dedi. Bende “Neye hazırmıyım?” dedim. “Bu akşam Cemal bey boşuna gelmedi buraya.” dedi. Şok olmuştum. Kocamın suratına bir tokat atıp “Hayır istemiyorum!” deyip doğruca yatak odasına gittim. Üzerime geceliğimi giyip lambayı söndürdüm ve yatağa girdim. Yüzümü yastığa gömüp ağlamaya başladım.

Bir müddet sonra kocam yatağa geldi ve beni okşamaya başladı. Daha doğrusu ben gelenin kocam olduğunu sanıyordum, kafamı biran için çevirdiğimde beni okşayanın Cemal bey olduğunu anladım. O an beni görmeliydiniz az kalsın bayılacaktım. Her yanım titriyordu. Yüzümü yeniden yastığa gömdüm. Cemal bey rahat olmamı söylüyor, sırtımı, omuzumu ve bacaklarımı okşuyordu. Kendime o an şaşırdım kaldım, elin adamına hiç birşey diyemedim. Elim ayağım birbirine dolaştı sanki, çenem tutuldu bir anda. Ama heryanım titriyordu. Altımdaki külodu çıkarmaya çalıştığında direndim ama adam külodumu yırtarak çıkardı. Eli popomda geziyordu. Boynumu öpüyor, kulaklarımı yalıyor, yataktan kalkıp kaçmamam için de bir eliyle sırtıma basıyordu. Beni yalaya yalaya popoma kadar geldi. Bacaklarımı açmamı istiyordu ama ben müsaade etmiyordum. Bayağı bir direndim ama en sonunda amıma dil atmaya başlayınca ani bir reflexle bacaklarımı biraz da olsa araladım. Aslında itiraf edeyim (kocam dahil) ilk defa bir erkek amımı yalıyordu ve dahası hoşuma gitmişti ve amımın yalanmasından büyük bir zevk alıyordum. Adam iştahla dilini sulanan amımın içinde gezdirirken, ben zevk alma ve utanç duyma çelişkisiyle yüzümü yastığa gömmüş, olacakları bekler gibiydim.

Bütün bu olanlara nasıl izin verdim halen anlamış değilim. Cemal bey ne zaman soyundu onuda bilmiyorum, yüzükoyun yatıyordum. Fazla sürmedi Cemal bey üstüme uzanarak yarağıyla amıma baskı yapmaya başladı. O ana kadar yarağının boyutları hakkında bir fikrim yoktu. Ama beni domaltıp amıma sokmaya başladığında yarağının ne kadar kalın olduğunu hissettim. Sürekli iteklemesine rağmen kolay girmiyordu. Sadece yarağının kafası zar zor girebilmişti. Bacaklarımı ayırmıştım ama hala kendimi kastığımdan ve direndiğimden birtürlü tam olarak sokamıyordu. Bir ara durakladığında sokmaktan vazgeçtiğini düşündüm ve kendimi serbest bıraktım. O bunu bekliyormuş, aniden amıma yüklendiğinde içimin yırtıldığını sandım. Yarağının yarısından fazlası içime girmiş ve Cemal bey halen dışarıda kalan kısmını da amıma sokmaya çalışıyordu. Acıdan avazım çıktığı kadar bağırıyordum ki Cemal bey eliyle ağzımı kapattı.

Hayatımda böyle bir acıyı daha önce hiç yaşamamıştım. O kocaman yarak amımın derinliklerine kadar girip, orada biryerlere çarptığında acıdan ölüyorum sanıyordum. Cemal bey yarağını amımdan çıkarmadan beni sırtüstü çevirdi. O şekilde amıma sokup çıkarmaya devam etti. Çok sert ve hızlı sikmesine rağmen adam boşalmak bilmiyordu. Oysa kocam olsaydı şimdiye çoktan boşalırdı.

Ben canımın acısıyla bunları düşünürken yatakodası birden aydınlandı. Kocam gelmiş ve ışıkları açmıştı. O anda kendimden utandım. Cemal bey hala bağırmayayım diye eliyle ağzımı kapatıyordu. Kocam Cemal beyin elini ağzımdan çekti ve dudaklarımdan öpmeye başladı. O an kendimi tutamadım ve ağlamaya başladım. Cemal beyin amıma her kökleyişinde çığlık atıyordum. Amım müthiş ağrımaya başlamıştı ve sanki iyice genişlemişti. Kocama “Ne olursun yeter artık, çok acıyor.” dememe rağmen, kocam “Az kaldı dayan, sıkma kendini, bitiyor…” diyordu.

Bu esnada Cemal bey sürekli pompalıyordu. Bir ara yorulduğundan olsa gerek yarağını amımdan çıkarak sol bacağımı omuzuna alıp tekrar amıma sokmaya başladı. Sağ bacağımın üstüne oturmuş sol bacağımı omuzuna almıştı. O anda yarağını ilk defa doğru dürüst gördüm. Yarağı kapkaraydı gerçekten. Çok vahşi görünüyordu. Kocamınki yanında kürdan kalırdı. Neden bilmiyorum yarağının her yanı beyaz bir sıvıyla kaplanmıştı ve ışıkta parlıyordu. Yarağının damarları çıkmış patlayacak gibiydi. Cemal bey o pozisyonda içime girdiğinde hepten mahfoldum. Köküne kadar amıma sokuyordu. Taşaklarının bile amıma çarptığını hissediyordum artık. O halde hem sikiyor hemde göğüslerimi okşuyordu. Kocam da dudaklarımı ve yanaklarımı öpüyor “Az kaldı, bitiyor bitiyor…” deyip duruyordu.

Valla ne yalan söylim, yarım saatten fazla sikti Cemal bey beni o pozisyonda. Sonunda Cemal bey gelmek üzere olduğunu söylediğinde kocam omuzumdan aşağı bastıryordu. Çünkü iyice hızlanmıştı ve çok daha sert sikiyordu ve ben adamın altından kaçmak için çabalıyordum resmen. Amım mahfolmuştu, yanıyordu, parçalanmıştı sanki. Hem ağlıyor hem de bağırmaya çalışıyordum. Ama bu kez kocam ağzımı sıkıca kapatmıştı. Burun deliklerim kocaman olmuştu resmen zor nefes alıyordum. Fazla sürmedi Cemal bey içime patladı, ama ne patlama bitmek bilmiyordu. O an öyle bir oldumki anlatamam. İçimde tuhaf birşeylerin gezindiğini hissedebiliyordum. Amımın içinde öylesine bir yanma başladı ki anlatamam. Kocam içime boşaldığında hiç böyle olmazdı.

Cemal bey az sonra amımdan yarağını çıkarttığında resmen bir boşluk hissettim içimde. Rahatlamıştım. Ama içim hem yanıyor hemde amım müthiş ağrıyordu. Elim ister istemez amıma gitti. Vıcık vıcık olmuştum. Sanki amım ateş atıyordu. Ve kocaman olduğunu hissediyordum. Bir süre ağrının dinmesi için amımı ovdum durdum. Elimi amımdan çektiğimde şok oldum. Avucum kan ve spermle doluydu. Kocam da korktu o an. Cemal bey ise çok rahat bir şekilde “Birşey yok. Sadece amı çok dardı, zorlayınca yırtıldı, bir süre sonra birşey kalmaz geçer.” dedi. Ben ağlamayı sürdürüyordum ve kocam beni dindirmeye çalışıyordu.

Cemal bey kalkıp duş almaya banyoya gidince kocamla yalnız kalmıştık. Ben yan yatmış dizlerimi kendime çekmiş bir halde yatıyordum. Kocamsa sürekli beni öpüp okşuyordu. Bu arada “Oldu bak, geçti bitti.” gibi laflar ediyor, beni çok sevdiğini falan söylüyordu. Bense acıdan onun söylediklerini yarım yamalak duyuyordum. Dakikalarca içimden birşeylerin aktığını hissettim. O şekilde uykuya dalmışım.

Uyandığımda yatakta kocamla birlikte yatıyorduk. Cemal bey yoktu. Kalkmak istedim ama zorla kalkabildim. Kaltığımda ise yatağın aşırı bir derecede kanla ve spermle batmış olduğunu gördüm. O an kendimi direkt banyoya attım. Uzunca bir duş aldım. Amımı temizledim. İster inanın ister inanmayın dün gecenin kalıntılarını duş yaparken akıttım. İçimde halen Cemal beyin spermleri vardı. Duş alıp kahvaltı hazırlamaya başladım, etrafı ve akşamdan kalan masayı toparladım. Bu arada kocam da kalkmıştı ve direkt yanıma geldi bana sarıldı ve öpmeye başladı. Çok sulu gözlüyümdür. Ben yine ağlamaya başladım. Her zamanki gibi, beni çok sevdiğini, asla pişman olmamam gerektiğini falan sayıklamaya başladı. Hiç bir şey diyemedim ona. Bende ona sarıldım.

Kahvaltıdan sonra beni alıp yatak odamıza götürdü. Birlikte kanlı ve spermli çarşafı değiştirdikten sonra yatağa uzandık ve sevişmeye başladık. Amım dün gece Cemal beyin o iri yarağından dolayı iyice açılmış ve bollaşmış olmasına rağmen kocamın siki girdiğinde bile içim acıyordu. Neyse ki kocamın sikmesi herzamanki gibi çabuk bitti ve hemen boşaldı içime. Ama anlayamadığım şey, dün gece Cemal beyin spermleri içimi neden yakmıştı. Yatakta bir süre bu konuyu konuştuk kocamla. Gerçi hep o konuştu, ben sadece kafamı sallayarak onay verdim, evet ya da hayır anlamında.

Aradan bir kaç gün geçmesine rağmen hep gözümün önünde kaldı bu olay. Babam yaşında bir adamla nasıl sikiştiğimi halen anlamış değilim. Yaklaşık bir hafta sonra eşim eve geldiğinde bana “Cemal bey bu akşam yine gelecek.” dedi. “Bu akşam neden geliyor?” dediğimde, “Hem seni özlemiş hemde seni hamile bırakma işini sağlama almak istiyormuş.” dedi. O akşam Cemal bey belki iki saat boyunca sikti beni. 3 defa boşaldı içime. İlk boşaldığında sanki spermler içime yapışıp kaldı. Bu sefer banyoya gidip amımı temizlediğimde hiç birşey akmadı içimden.

Kısacası Cemal bey beni sikmek için her hafta gelmeye başladı artık. Cemal beyle karı koca gibi olmuştuk nerdeyse. Yaklaşık 2 ay sonra Hamile olduğumu öğrendim. Kocam ve ben buna çok sevindik. İçimde buruk bir sevinç vardı. Doğacak çocuk belki kocamdan değildi ama benim bir parçam olduğu kesindi. Onun için ben çok rahattım. Kocam da bunu kabullenmişti zaten.

Cemal bey hamileliğimin 5. ayına kadar beni sürekli sikti. Bazen kocam varken, bazen de evde ben tekken. Ama bir defa olsun onu ne öptüm, ne de güzel bir söz söyledim. Ne de beni rahatça sikmesi için ona yardımcı oldum. Kesinlikle ondan iğreniyordum. Bu gerçekten böyle idi benim için. Ama doğacak çocuğum için sevinçliydim. Doğum zamanı yaklaştığında hastaneye yattım. Sezeryanla çocuğumu dünyaya getirdim. 3 gün hastanede kaldım, oradan doğru eve. Bir haftada kendimi zor toparladım.

Cemal bey bize sürekli gelip gidiyordu artık. Yeni doğum yaptığım için bir isteğim, bir ihtiyacım olup olmadığını sorup giderdi. Aradan 3 ay kadar geçmişti, evde yalnızdım ve çocukla ilgileniyordum. Yine Cemal bey gelmişti. Çocuk için oyuncaklar, yiyecek ve giyecek birşeyler almış. Çocukla oynuyordu. Ona bir kahve ikram ettim. Sonra bana birşey söylemek için yanına çağırdı. Bende gittim. Beni çok özlediğini söyleyerek öpmeye başladı. Tekrar eskiye döndüğümüzü hissediyordum. Her nekadar karşı koysamda beni tutup yatakodasına götürdü ve sikmeye başladı. Yine birkaç kez boşaldı içime. Hayatımda ilk defa ağzıma boşalan erkek de Cemal bey oldu. Yarağını zorla ağzıma verip yalamamı söyledi. Bir anda ne olduğunu anlamama bile fırsat vermeden ağzımın içine boşalmaya başladı. Arkadan kafama bastırdığından böğüre böğüre yuttum bayağı bir kısmını. Boşalması bitince kendimi banyoya zor attım. Ben banyodayken o giyinip “Hoşçakal.” dedi ve gitti. Bunu kocama söylemedim.

Haftalar sonra 2. çocuğa hamile olduğumu öğrendim. Ve şuanda bunları yazarken karnımdaki ile birlikte yazıyorum. Kocam biliyor tabi bu 2. çocuğun da Cemal beyden olduğunu. Resmen 2 kocam vardı artık. Kurtuluşum yoktu hiç. Haftada bir kocamın, haftada bir de Cemal beyin karısı oluyordum. Şu anda Hamile olduğum için fazla birşey yapamıyorlar ama doğurduktan sonrasını düşünmek bile istemiyorum.

İşte arkadaşlar, benim başımdan geçenler bunlar. Hakkımda ne düşünürsünüz bilemem. Ama ben kendimden iğrenmiyorum. Kocam ve çocuk için herşeyi yaparım. Dünyaya getirdiğim o canlıyı görünce herşeyi unutuyorum…

ormanda buldugum güzele kaydım

28 Jul

Merhaba ben Okay, dağlarda orman işletmesi için çalışırım. Dağa çıktım mı 1 aydan önce dönmem. Dağda orman idaresine ait bir kulübe, içinde bir yatak var, yiyecek içecek falan orman idaresinden gelir. Bir de gözetleme kulesi var, bazen kulede bazen de yerde gözetleme yaparım. Dağda günlerce insan yüzüne ve hayat belirtisine hasret kalınır.

Temmuz ayında yanıma birkaç kitap aldım, kuleye döndüm. Sabaha karşı 5-6 el silah sesi duydum, 300 metre ilerde küçük çamlıktan geliyordu. Hemen telsizle jandarmaya bildirdim. Zimmetli tabancayı ve tüfeği aldım, sessizce, dikkatlice silah seslerinin geldiği çamlığa gittim. Kapıları açık Jaguar marka lüx bir araba duruyordu. Az ileride, 2 genç bir kadına tecavüz etmek istiyor, kadın yerde bağırıyor, debeleniyor ve kurtulmaya çalışıyordu. Bir tanesinin elinde tabanca vardı ve beni görecek halleri yoktu. Jandarma 3-4 saat sonra anca gelebilirdi, derhal olaya müdahele ettim. Tüfeğimi silahlı olana doğrultup, tabancayı elinden aldım ve ikisini de yere yüzükoyun yatırdım. Sonra, kelepçeyi çıkardım ve bunları birbirlerine kelepçeledim.

Hemen kadınla ilgilenmeye başladım. Kadının elbisesi ve külotu yırtık bir şekilde perişan, şoka girmiş vaziyette ağlıyordu. Kadını doğrultup, giymesi için çıkarıp ceketimi verdim ve teselli etmeye çalıştım. Kadın biraz şoktan kurtulduktan sonra, olayı anlattı. Kadın benzinlikte arabasına benzin alırken bu gençler görmüşler ve silah zoruyla kadını arabasına bindirip kaçırmışlar, tecavüz edip öldürmek için ormana getirmişler. Ben zamanında müdahele edip kadını kurtarmasaymışım, kadını tecavüz ettikten sonra kesinlikle öldüreceklermiş. Gençleri kelepçeli olarak arabanın arka koltuğuna, kadını da sağ ön koltuğa bindirdim, ben de geçtim direksiyona ve kulübeye gittik. Kulübede kadına bir battaniye verdim, çay yaptım, biraz kendine geldi. Hayatını kurtardığım için bana teşekkür ediyor, bunun karşılığını mutlaka vereceğini söylüyordu. Derken Jandarma geldi hepsini aldı götürdü.

Yaklaşık iki hafta sonra, yine orman kulübesindeyim, kulübenin önüne bir arabanın geldiğini duydum. Dışarı çıkıp baktığımda, o kadının arabasıydı. Hemen arabanın kapısını açtım, “Hoşgeldiniz.” deyip kulübeye davet ettim kendisini. Hal hatır sorma, teşekkür etme ve çay kahve faslından sonra, daha 10 dakika geçmeden, kulübenin önüne bir kamyonet durdu. Adamlar lüks bir yatak, plazma TV, müzik seti, buz dolabı, halı ve elektrikli bir soba indirdiler kamyonetten. Kadın “Size nekadar teşekkür etsem azdır, hayatımı size borçluyum, lütfen bu hediyeleri kabul edin.” dedi. Adamlar kulübedeki eski eşyaları kamyonete atıp, yenilerini kulübeye yerleştirdiler ve gittiler.

Kadın arabasının bagajından bir sepet getirdi. Sepette birbirinden harika yiyecekler, içkiler v.s. bir sürü malzeme vardı. Birlikte yeyip içtikten sonra “Biraz yürüyelim, bana etrafı gezdir.” dedi. “Tabi, memnuniyetle.” deyip, ormanda yürüyüşe çıktık. Geze geze dereye kadar geldik, gölcük kenarında soluklanmak için biraz oturduk, konuşmaya başladık. Adı Alev imiş, 43 yaşında, dul, İstanbulda kendine ait bir şirketi varmış. Olay Bodruma tatile giderken olmuş. Çok çekici bir kadın, böylesine güzel bir kadını rüyamda bile hayal edemem. Dinlendikten sonra yürümeye devam ettik. Sudan geçerken Alev hanım yosunlu bir taşa basıp kaydı ve çamurlu kısıma düştü. Sırılsıklam ıslanmış, üstü başı çamur olmuştu. Elinden tutup çıkardım sudan.

Çamurlu elbiselerini soyundu ve derenin duru yerinde yıkadıktan sonra, kurusunlar diye çalılara serdi. Sonra sütyenini ve külodunu da yıkamak için çıkarınca çırılçıplak kaldı. Aman tanrım bu ne güzellik. Ne derede yüzerken gizlice seyrettiğim Muhtarın karısının, ne de genelevde siktiğim kadınların bu kadar güzel bir vücudu vardı. Alev hanım aynı yabancı artistler gibiydi. O memeleri sanki yay gibi dik, bacaklar sütun gibi, göbek hiç yok. Sütyenini ve külodunu da çalılara serdikten sonra geldi yanıma uzandı. Benim kazık gibi olmuş sikime bakarak “Soyunsana. Birlikte suya girelim.” dedi. Derhal soyundum ve birlikte dereye girdik. Birgüzel yıkandıktan sonra sudan çıktık ve tekrar otlara oturduk.

Alev hanım, az önce suda küçülmüş sikime bakıyordu, “Giyinikken ki haline getirelim bunu tekrar.” diyerek yavaşça elini sikime attı ve sıvazlamaya başladı. Sikim avuçlarında büyürken dudaklarımdan öptü. Heyecandan donmuş bir vaziyetteydim. Beni sırtüstü uzatıp, okşayarak kazık gibi yaptığı sikimi yalamaya başladı. Bu arada ağzımın önüne gelen amını da ben yalamaya başladım. Dilimi amının içinde çevirdikçe inliyor, sikimi daha kuvvetli emiyordu. Birden kalktı, yüzü bana dönük vaziyette, ata biner gibi üstüme oturdu ve sikimin başını amının ağzına yerleştirdi. Sikimi yavaş yavaş içine almaya başladı. Hepsi girdikten sonra, sikimin üstüne kalkıp oturmaya başladı. Hızlandıkça, ben altta, o üstümde kıvranıyoruz. 20 gündür hiç seks yapmamıştım, bir patladım ki sular seller gibi boşaldım.

Alev hanım ise durmadan sikime oturup kalkmaya devam ediyordu. Nihayetinde O da kasıla kasıla, “Çok güzel, harika. Bu kadar zevkli bir orgazm hiç yaşamamıştım.” diye bağırarak orgazm oldu. Üstümden indi, sikimi ağzına alarak, kendi amının sularıyla karışmış spermlerimi yaladı yuttu. Yalayarak emerek sikimin sert kalmasına uğraşıyordu. “Devam, devam.” dedi. Sırtüstü yattı, bacaklarını ayırdı, “Hadi yine sik beni.” diyerek beni üzerine çekti. Memelerini yalamaya, emmeye başladım. Yavaş yavaş yalayarak amına kadar indim. Amını yalarken “Hadi ne olur sik, geçir sikini.” diye yalvararak, bacaklarını omzuma koydu. Sikimi amına denk getirip, birden tamamını kökledim, dibine kadar soktum. Alev otları yoluyor, altımda zevkten kıvranıyordu. 10 dakika kadar siktikten sonra sarsılmaya başladık, ikimizde ve iananılmaz bir zevkle, aynı anda boşaldık. Yorulmuştuk, otların üzerine uzandık. Yarım saat yerimizden kımıldayamadık. Biraz kendimize geldikten sonra derede yıkanıp, elbiseleri elimize alarak, çıplak vaziyette kulübeye doğru yürüdük.

Külübeye yaklaşırken, “Hadi, yangın kulesinde sevişelim.” dedi. “Olur, zaten ben kuleye çıkmaya, etrafa bakmaya mecburum.” dedim. Kulenin merdivenleri çok diktir, önce Alev hanım başladı çıkmaya, ardından ben. Alev hanıma her yetiştiğimde, basamakları çıkarken açılan göt deliğine dil atıyordum. Bana “Hele bir yukarı çıkalım, sana gösteririm.” diye bağırıyordu. 20 dakikada tırmandık kuleye. Alev hanım alışkın değildi, bitmiş, yorulmuştu. Ben gözetleme işimi yaptım, telsizle “Asayiş berkemal.” raporumu verdim. Mecburi işim bitmiş, öylesine etrafı seyrediyordum. Alev hanım yanıma geldi, “Hadi arkamdan becer beni burda.” dedi. Bunu parmaklıklara dayayıp domalttım, başladım amını ve göt deliğini yalamaya. Amından sular gelmeye başladı, parmaklarımla o kaygan suları aldım, göt deliğini ve sikimin kafasını ıslattım. Ben yavaş yavaş götüne sokarken, O da götünü sikime doğru bastırıyordu. Zorla da olsa tamamı girmişti. Bir müddet sikimi içinde bekletip, pompalamaya başladım. Hem acıdan inliyor, hem de “Daha hızlı, daha hızlı.” diye bağırıyordu. 15 – 20 dakika kadar götünü siktikten sonra içine boşaldım. O gün ve gece boyunca kuleden inmedik, sikiştik, 2 sefer daha boşaldım götüne. Ertesi gün Alev hanım İstanbula döndü.

Aradan bir hafta geçmiş, izin günüm gelmişti. Eve gitmek için köy yolunun sapağındaki benzinlikte otobüsten indiğimde bir sürprizle karşılaştım, Alev hanım arabasında beni bekliyordu. Çok şaşırmıştım, “Hayrola?” dedim. “Seni İstanbula götürücem.” dedi. Yarım saatliğine köye gidip, anamı gördüm, çantamı hazırladım, sonra yola çıktık ve İstanbula geldik. Evi 2 katlı, bahçeli, müştemilatlı, denize sıfır, büyük bir yatın bağlı olduğu özel bir rıhtımı olan bir yalı. Müştemilatta bir şöför ve bir bahçivan oturuyor. Bir de hizmetçi kız var, fakat O yalıda kalıyor, Alev hanımın odasının yanında kendinde ait odası varmış. Salonda başbaşa akşam yemeği yeyip, rıhtımda çay içtikten sonra, “Hadi odanı göstereyim.” dedi. Odam, bizim köydeki evin 2 misli büyüklüğünde bir oda, içinde saunası, jakuzisi olan bir banyo bile var. “Sen elbislerini yerleştir, ben hemen geliyorum.” dedi, suyu açtı ve gitti. Az sonra şeffaf bir gecelikle geldi, fokurdayan banyo teknesine şampuan döküp köpürttü, geceliğini çıkardı, beni de soyduktan sonra, birlikte köpüklü suya girdik. Suyun içinde, bir kere amından siktim, sonra yatağa geçtik. Yatakta bir kere de götünden siktikten sonra, yol yorgunluğu da var, hemen uyumuşum.

Ertesi sabah geç saate, hizmetçi kızın sikimle oynamasıyla uyandım, “Napıyorsun sen? Alev hanım nerede?” diye sorduğumda, “Alev hanım şirkete gitti, saat 18:00 den sonra gelecek.” dedi ve sikimle oynamaya devam etti. “Kızım dur bir dakika, napıyorsun sen yaa, sakat işler yapma, sonra işinden falan olursun.” dedim. “Senle sikişmemi, sabah giderken Alev hanım tembihledi. Zaten benim bir işim de bu, hanımın yanına gelen misafirlerle sikişirim hep. Benimle sikişmezsen asıl ozaman Alev hanım kızar bana.” dedi ve soyunup hemen sikimi yalamaya başladı. Buyur burdan yak! 43 yaşındaki artist gibi Alev hanımdan sonra şimdi de 19 yaşında, manken gibi, azgın bir hizmetçi kız! Valla ne diyeyim, anlattığı o (Alev hanım tembihledi) hikayesine pek inanasım gelmese de, yine de bir kere amından, bir kere de götünden siktim hizmetçi kızı ve yolladım. Ardından duşumu alıp, tekrar uzandım yatağa, bir iki saat daha uyudum.

Akşam hizmetçi kız sofrayı hazırlamış, Alev hanımın gelmesi bekleniyordu. Alev hanım, yanında 30 yaşlarında bir bayan arkadaşıyla geldi, avukatmış kendisi. Yemeğe başladık. Yemek esnasında Alev hanım bana göz kırparak, “Nasıl, hizmetçi kızın hizmetinden memnun kaldın mı bu sabah?” diye sordu. Ben de “Güzel hizmet ediyor, sabah eksiksiz bir hizmet verdi.” deyince, avukat hanımla bakışıp gülüştüler. Demek ki hizmetçi kızın anlattığı olay doğruymuş ve avukat hanımın bile bu olaydan haberi varmış. Yemek yendikten sonra Alev hanım, hizmetçi kıza seslendi ve “İçkilerimizi kütüphanede alacaz kızım.” dedi. Hizmetçi kız “Tamam hanımım.” diyerek içkileri hazırlamaya başladı, biz de üçümüz birlikte kütüphaneye geçtik. Kütüphanede deri koltuklar ve yerde serili peluş bir halı, ve birkaç tane büyük deri yastık vardı. Geçtik koltuklara oturduk. Avukat hanım bana “Yorgun görünüyorsun, al bu iyi gelir.” diyerek bir hap verdi, aldım yuttum.

Alev hanım bir klasik müzik CD’si koydu. Hizmetçi kız içkilerimizi getirdi, içmeye, sohbete, muhabbete başladık. Yarım saat sonra sikim kazık gibi oldu ve kasıklarıma bir ağrı girdi. Alev hanıma “Kasıklarım ağrıyor.” deyince, avukat hanım gülmeye başladı, Alev hanım da gülerek “Hap etkisini göstermeye başladı.” dedi. Ben daha neyin ne olduğunu anlayamadan, Alev hanım, kapıda hazırol vaziyetinde bekleyen hizmetçi kıza “Misafirimize yardımcı ol kızım.” talimatını verdi. Hizmetçi kız gelip beni kaldırdı ve soymaya başladı. Aynı zamanda Alev hanımla avukat hanım da soyunuyorlardı. Az sonra üçümüz de çırılçıplak bir şekilde peluş halının üzerine oturduk. Alev hanım dudaklarımı öperek, “Avukat hanıma söz verdim, bana yaşattığın heyecanı Ona da yaşat lütfen.” dedi ve beni halıya sırtüstü yatırdı. Avukat hanım geldi, sikime sarıldı ve yalamaya başladı. Alev Hanım hizmetçi kıza “Avukat hanımla ilgilen kızım.” deyince, hizmetçi kız da avukat hanımın amını yalamaya başladı.

Bir süre amını yalattıktan sonra, avukat hanım hizmetçi kıza “Yeter güzelim bu kadar.” deyip kalktı ve sikime oturdu. Alev hanım bacaklarını ayırıp hizmetçi kıza amını işaret etti ve “Gel kızım.” dedi. Hizmetçi kız bu sefer Alev hanımın amını yalamaya başladı. Bu arada avukat hanım sikimin üstünde çılgınlar gibi zıplıyor, “Nefis, harika, Alevin dediği kadar varmış. Sik beni, bitir beni.” diyordu. Ben de alttan hızlı hızlı pompalayınca, birlikte sarsıla sarsıla boşaldık. Avukat hanım bitik bir şekilde üstümden indi ve “Geliyorum hemen.” diyerek banyoya gitti. Herhalde hapın etkisinden olsa gerek, sikim inmedi, halen kazık gibi duruyordu. Alev hanım hizmetçi kıza kafasıyla beni işaret ederek, hizmetçi kıza sikimi, taşaklarımı ve karnıma göbeğime bulaşmış, avukat hanımın amsuyu ile karışmış spermlerimi yalattı.

Az sonra, avukat hanım banyoda temizlenmiş, elinde masaj yağı ile geldi. Sikimi masaj yağı ile yağladıktan sonra, masaj yağını hizmetçi kıza vererek önümde domaldı. Alev hanım iki eliyle avukat hanımın kalçalarını sağa ve sola ayırdı. Hizmetçi kız avukat hanımın göt deliğini iyice yağladıktan sonra, sikimi tutarak avukat hanımın göt deliğine sokmama kılavuzluk etti. Sikimin kafası girdikten sonra avukat hanımın göt deliğini pompalamaya başladım. Bu arada Alev hanım koltuğa oturmuş, bir yandan bizi seyrediyor, bir yandan da hizmetçi kıza amını yalatıyordu. Avukat hanım “Parçala götümü, sik, dağıt.” diye inledikçe, ben de daha sert, daha hızlı sikiyordum götünü. Alev hanımın sarsıla sarsıla orgazm olup hizmetçi kızın ağzına boşaldığını görünce, ben de fazla dayanamadım ve avukat hanımın götünün içine boşaldım. Hepimiz yorulmuştuk, soluklanmak için herkes kendini bir kenara attı…

Birer içki daha içtikten sonra, avukat hanım herşey için teşekkür edip, kocasının merak edeceğini, gitmesi gerektiğini söyleyerek giyindi ve yalıdan ayrıldı. Alev hanım da bana “Duş al benim odama gel.” dedi. Duşumu aldıktan sonra Alev hanımın odasına gittim. Alev hanım da duş almış, yatakta çırılçıplak uzanmış beni bekliyordu. Hemen ben de yanına uzandım öpüşmeye başladık. Az sonra kapı çalındı, Alev hanım “Gel kızım.” dedi, içeriye hizmetçi kız geldi. Fakat üzerinde bu sefer hizmetçi kıyafeti yerine, ipek bir gecelik vardı. Geceliği çıkarıp, çırılçıplak bir vaziyette yatağa geldi, Alev hanımı dudaklarından öperek, öbür yanıma uzandı ve benim dudaklarıma yapıştı. Ben bu ana kadar yaşadıklarımı daha hazmedemeden, hizmetçi kız Alev hanıma “Ne dersin anneciğim, itiraf edelim mi artık?” diye sorunca ben eşekten düşmüş gibi oldum!

Meğer benim hizmetçi diye bildiğim kız, Alev hanımın öz kızı imiş!!! Kulaklarıma inanamadım, şaşkına döndüm! Tam bu şaşkınlığım geçmek üzereyken, Alev hanım bir itirafta daha bulundu: “Avukat hanım da kızkardeşim olur.” dedi. Demin eşekten düşmüş gibi olmuştum, bu itirafla da damdan düşmüş gibi oldum, resmen dilim tutuldu!!! Annesi bir taraftan, kızı bir taraftan, beni öperek, sikimi taşağımı okşayarak, benim de bir elim annesinin amında, diğer elim de kızının amında, hep birlikte uykuya daldık.

15 günde daha kaldım yalıda, ve kaldığım sürede tam 5 kilo verdim. Daha sonra ormandaki işimden istifa ettim. Şu anda Alev hanımın şirketini yönetmesine yardımcı oluyorum. Geceleri de Alev hanım ve kızı ile birlikte yatıyor, sabahlara kadar üçlü sikişiyoruz. Haftada bir kez de, yalıya yemeğe, Alev hanımın Jet Sosyeteden bayan arkadaşlarından yeni birisini davet ediyoruz. Yemeğin ardından da içkilerimizi kütüphanede alıyoruz tabi ;))

kapalı menekşeyi açtık

28 Jul

İstanbul Fatih semtinde bir apartmana taşındık. Oturanların hepsi tutucu aileler. Bazıları çarşaflı, bazıları türbanlı. Karım açık giyinir ama fazlada açık olmayı sevmez. Apartmana taşınalı bir ay geçmesine rağmen hiçbir komşu hoşgeldine gelmediler. Erkekler bana, kapalı kadınlarda karıma selam vermiyorlardı. Bizi dışlamışlardı. Komşular hoşgeldine gelmeyince, karım kek pasta falan pişirmiş, onları çaya davet etmiş, ama kimse gelmemiş. Akşam karımın gözlerinden yaşlar akarak bana şikayet etti ve “Buradan taşınalım!” dedi. Ne olduğunu sorduğumda, komşular (Biz açık bir kadının pişirdiklerini yemeyiz!) demişler.

Benim de canım çok sıkıldı, fakat, “Taşınmayıp sabredelim, nasıl olsa bir aileyle bir gün samimiyet kurarız.” dedim. Ama 1 yıl kimseyle konuşamadan apartmanda oturduk. Birgün karşı komşumuz çarşaflı Menekşe hanımla apartman girişinde karşılaştım. Elinde çok büyük bir karton kutu vardı, taşımakta zorlanıyordu. Başını öne eğerek bana, “Komşu, yardım edermisin?” dedi. Ben de, “Hayhay efendim!” dedim ve elinden aldım, yukarıya kadar taşıdım. Karton gerçekten çok ağırdı, içinde Çelik Tencere takımı varmış. Kapısının önüne kadar götürüp bıraktım. Menekşe hanımın sadece gözleri görünüyordu ve gözleri gülerek bana teşekkür etti.

Birkaç gün sonra Menekşeyle tekrar kapıda karşılaştık. Bana selam verdi, gözleri yine gülüyordu. Bu sefer gözlerine dikkatli bakınca çok güzel olduğunu fark ettim. O da benim gözlerime derin derin baktı ve “Komşu, kocam sizinle tanışıp bir çay içmek ister, bize gelirmisin?” dedi. Ben, karımın bir aylığına annesine gittiğini, evde yalnız olduğumu söyleyip, “Karım gelince beraber ziyaret edelim.” dedim. O da, “Siz yalnız gelseniz de olur…” dedi. “Hayhay! Geleyim ozaman.” dedim.

Akşam yemeğinden sonra kapılarını çaldım. Menekşe açtı ve buyur etti. Beni oturma odasına aldı. Kocası yatakta uzanıyordu, beni görünce yarım oturdu ve “Komşu hoşgeldin, kusura bakma, ben biraz rahatsızım, ayağa kalkamıyorum.” dedi. Ben, “Önemli değil.” dedim. Kısaca tanıştık ve karısına yardımım için çok teşekkür etti. Kocası tutucuydu, ama neşeli bir adamdı, kısa zamanda muhabbete başladık. Altı ay önce trafik kazası geçirmiş ve belinden aşağısı felç olmuştu, her şeyiyle karısı ilgileniyordu.

Menekşe hanım çaylarımızı getirdi, çarşafını çıkarmadan odaya oturdu. Üçümüz biraz daha konuştuk ve erkenden ayrıldım. Menekşe hanım kapıdan uğurlarken ona, “Bir ihtiyacınız olduğunda söylemeniz yeterlidir, elimden geleni yaparım.” dedim. Güzel gözleriyle gülerek teşekkür etti.

Menekşenin gözlerini unutamıyordum. Çok güzeldi. Uyurken dahi hayal kurmaya başlamıştım, Menekşenin gözlerine bakarak onu öptüğümü düşünerek uyuyordum.

Bir akşam geç vakitte kapım çaldı, hemen açtım. Karşımda Menekşe duruyordu. Gözleri bu sefer daha da güzeldi, çünkü gözkapaklarını pembe ile renklendirmişti. Çarşafının yüz kısmını açarak, “Mesut bey, size bir tabak börek getirdim, alırsanız memnun olurum.” dedi. İlk defa yüzünü tam görmüştüm ve içimden (Aman Tanrım!) dedim. Parlak kırmızı rujlu dudakları, bembeyaz inci gibi dişleriyle, karşımda sanki bir manken vardı. Ne diyeceğimi bilemeden dondum kaldım. Menekşe benim şoka girdiğimi görünce tabağı elime tutuşturdu. Elini elime hafifçe değdirince kalbim duracak gibi oldu. “Menekşe hanım zahmet etmişsiniz, teşekkür ederim, tabağınızı boşaltıp hemen getiriyorum, biraz bekleyin lütfen.” dedim.

Hiç beklemedim bir cevap verdi, “Mesut bey müsadeniz olursa ben boşaltayım.” dedi. Hemen kapıdan çekilerek, “Buyurun.” dedim. Kapıyı kendisi örttü ve mutfağa girdi, ben de arkasından gittim. Bir melek gibi süzülerek yürüyordu. Çarşafının altında uzun topuklu ayakkabı vardı. Çarşafını biraz yukarı çekmiş, ayakkabısının ve ince siyah çorabının güzelliği ortaya çıkmıştı. Tabağı masaya koydu. Ben korkarak sandalyeyi çektim, “İsterseniz biraz oturun.” dedim. Hemen oturdu, ben de karşısına oturdum. “Kocanız nasıl?” dedim. Gözleri bir an sulandı ve “Çok kötü Mesut bey, çok ağır ilaçlar kullanıyor ve sürekli uyuyor, biraz önce yine uyudu, sabaha kadar top atsan uyanmaz artık!” dedi. Canının çok sıkıldığını ve biraz dertleşmek istediğini söyledi. Karımın olmadığını bildiği halde çarşaflı şuh bir hanımla evde yalnızdım ve şeytan (Tamam oğlum köşeyi döndün!) diyordu.

Menekşe biraz havadan sudan anlattı ve esas konuya girdi. Kocasının belinden aşağısıyla birlikte erkeklik organı da işlev görmüyormuş ve iyileşmesi yıllar alacakmış. Menekşe hanım benden ilk defa yardım istediğinde gözlerindeki gülümsemeyi anımsadım, ilk mesajını ta o zaman vermişti. Genç ve güzel kadın 6 aydan beri bir erkeğe açtı. Aklımdan bunlar geçerken, Menekşe hanım gözlerime bakarak, “Mesut bey ben çok özledim…” dedi. Anladığım halde, “Neyi?” diye sordum. “Biliyorsun… Bir kadın en çok neyi özlüyorsa onu…” dedi ve gözleriyle (Beni sik!) diye yalvarırcasına bakmaya başladı.

Ben de neredeyse 1 aydan beri karım olmadığından iyice sekse susamıştım. Yavaşça Menekşenin yanaklarından tuttum ve rujlu dudaklarını emmeye başladım. Belime sarılarak amını sertleşen yarağıma dayadı ve dilini ağzıma soktu. Dilini ısırdım, o da benim dilimi emdi ve ısırdı. Çarşafının üstünden poposuna yapıştım, altında külot yoktu ve ipek çarşafın yumuşaklığıyla poposunun sertliği beni çıldırtmaya yetmişi. Gözlerine bakarak, “Siz evdeyken makyaj yaparmısınız?” dedim. “Hayır, ilk defa bugün kocam uyuduktan sonra gizlice yaptım.” dedi. “Neden?” dedim. “Seni çıldırtmak ve kendimi siktirtmek için!” dedi. Çarşafını bir hamlede üzerinden çıkardım…

Memeleri çok güzel ve dimdikti. Siyah külotlu çorap giymişti. Ben külotlu çorap fetişiydim, onu öyle görünce yarağım biraz daha büyüdü ve kazık gibi oldu. Rujlu dudaklarıyla yarağımı yalamaya emmeye başladı. Ben de çorabının üzerinden amını yalamaya, öpmeye ısırmaya başladım. İkimiz de çıldırmıştık. Çorabının önünü yırttım ve dilimle içini yaladım. Başımdan tutarak kendine çekti, “Sik artık beni, dayanamıyorum, tam 6 aydan beri amıma yarak girmedi, sok artık, sok!” diye bağırdı. Siyah başörtüsüyle altımda sikilmeye hazır bir karı vardı. Ağzımla ağzına yapıştım. Nefes alamıyordu ama dilimi ısırıyor ve eliyle tuttuğu yarağımı amına sokmaya çalışıyordu. Amı vıcık vıcık ıslanmış köpürmüştü. Çok dar ve küçük bir amı vardı. Benim yarak ise hayli büyüktü, girerken zorlayacağı belliydi.

Menekşeye “Benim yarak biraz büyük galiba, sokarken acıtabilirim, kusura bakma.” dedim. “Evet Mesut bey, yarağınız çok büyük, kocamınkinin iki katı, sokun artık!” dedi. Birden ve de çok hızlı sokmalıydım altımdan kaçmasın diye. Bağırmamasını söyledim ve ağzımı ağzına iyice bastırdım, ki çığlık atarsa duyulmasın diye. Yarağımı amına en son hızımla soktum, Menekşenin çığlığı ağzımın içinde boğuldu ve gözlerinden yaş geldi. Altımdan kaçmaya çalışıyor fakat yaraktan kurtulamıyordu. Yavaşça çektim yavaşça soktum ve ağzını serbest bıraktım. Zevkten inlemeye başladı ve yüzlerce kez (Sik beni!) diye yalvardı.

15-20 dakika yavaş yavaş siktim ve Menekşe 2 kez orgazm oldu, elleri yana düştü. Birkaç kez dölüm gelmeden beklemiş ve geciktirmiştim. Birkaç kez geciktirince benim yarak küser ve dölü fışkırtmazdı. Kendi karımı da bu yöntemle en az bir saat sikerdim. Karım da (Ne olur boşal artık amım felç oldu!) diye yalvarırdı. Menekşe de aynı karım gibi başladı, gözlerime bakarak, “Hadi boşal artık, fışkırt dölünü, doldur içimi, korkma korunuyorum!” dedi. Ben de dölümün ancak bir saat daha amını sikersem veya götüne sokarsam fışkıracağını söyledim. “Tamam, nasıl olsa orospu olduk, götümü de sik ki tam orospu olayım!” dedi ve arkasını dönüp domaldı…

Menekşenin götüne hiç yarak girmediği belliydi. Amından akan sularla göt deliğini yarağımla yağladım. Sonra yarağımın başını göt deliğine dayayıp yavaş yavaş soktum. Bağırmasını ve kaçmasını bekliyordum, ama öyle olmadı. Başı girince, “Acımıyor mu?” diye sordum. “Acıyor, ama aldığım zevk daha fazla, yavaş yavaş sok canım!” dedi. Götünün o dar deliğine yavaş yavaş gitgeller yaparak giriyordum. 5 dakika içinde delik iyice genişledi ve dibine kadar gömünce Menekşe derin bir zevk çığlığı attı. Artık hızlı hızlı sokup çıkarıyordum. 5-6 dakika kadar daha götünü siktim, dölüm gelmek üzereydi. Dölüm tam fışkırmak üzereyken götünden çekip amına gömdüm ve boşalttım. Yarağımı amından çıkarmadan bir süre arkasına abanmış halde kaldım. Sonra amından çıkıp bunu sırtüstü yatırdım ve dudaklarına yapıştım. 10 dakika öpüştük. Menekşe aniden kalktı giyindi ve hiçbir şey söylemeden kaçtı gitti.

Ertesi akşam eve gelirken Menekşeyi tekrar sikmeyi hayal ediyordum. Ama birdaha uğramadı. Birkaç gün sonra da (ben işteyken) taşınmışlar. Kapıcıya nereye taşındıklarını sordum, bilmiyordu. Birdaha da Menekşeyi bulamadım.

kocam erken boşaldı

28 Jul

Merhaba. Ben 26 yaşında, sarışın, bakımlı, sexy ve evli bir kadınım. Anaokulu öğretmeniyim, fakat atanamadığım için, iyi bir ailenin 1 yaşındaki kızlarına bakıyordum. Berna hanım hastanede çalışıyor, kocası Mete bey ise bir fabrikada müdür. Benim de kocamla mutlu bir birlikteliğimiz var. Fakat kocamla sex hayatımda ilk başlarda sorun olarak görmediğim erken boşalması, daha sonradan benim için problem olmaya başladı. Tam kocam beni sikerken motive oluyorken, kocam içime girince çok tahrik olduğundan hemen boşalıyordu. Ben ise orgazm olamadan öylece kalıyordum. Kocama, bir doktora görünmesini ve bu erken boşalma meselesine bir çözüm bulmasını defalarca söylediğim halde hiç oralı olmuyordu.

Berna hanımla kadın kadına ettiğimiz bir sohbet esnasında, kocasının çok iri bir penise sahip olduğunu ve her seferinde en az yarım saat 45 dakika falan seks yaptıklarını anlatmıştı. O günden sonra artık ben de öyle sikilmek istiyordum ve Mete beye farklı gözle bakıyordum. Mete bey eve eşinden 2 saat önce geliyordu. Ben Berna hanım gelene kadar evden ayrılmıyordum. Mete bey eve gelince kendime çeki düzen veriyor, güzel ve iri göğüslerimi, kalçalarımı ön plana çıkartmaya çalışıyordum. İlk başlarda bana ilgisiz gibi görünen Mete beyin daha sonradan vücuduma gizli kaçamak bakışlarını yakalıyordum. Mete bey çok yakışıklı bir adamdı. 1,85 boyunda, geniş omuzlu, fit bir vücuda sahipti. Her gece rüyalarımda Mete beyle deliler gibi sevişiyordum ve onunla artık gerçek anlamda da sikişmek istiyordum.

Bir sabah kalktım, duşumu aldım, dekoltesi bol olan bir elbise giydim. Şans benden yanaydı, Mete bey normalde eve saat 5’te gelirken, o gün saat 3’te gelmişti. Çok heyecanlanmıştım. Kapıyı açtığı gibi dudaklarına yapışmamak için kendimi zor tutmuştum. Biraz sohbet ettikten sonra Mete bey bilgisayarının başına oturdu, ben de bu arada kızları Eceye yemek yediriyordum. Aklıma o anda bir cinlik geldi, Ecenin bütün yemeğini üstüme döktüm ve Mete beyin duyacağı şekilde hayıflanmaya başladım. Mete bey, “Hayırdır, ne oldu?” diyerek yanıma geldi. “Üstüme yemek döküldü, elbisemi değiştirmem lazım, elbisem kuruyana kadar bana giyecek birşey verirmisiniz? Berna hanımın geceliklerinden biri olabilir mesela…” dedim. Mete bey tamam dedi ve içeriden eşinin geceliklerinden birini getirdi verdi…

Getirdiği gecelik askılı, kısa, saten bir gecelikti. Özellikle en sexy olanını seçip getirmişti. İşte fırsat bu fırsattı. Artık ok yaydan çıkmıştı. Banyoya gidip sütyenimi çıkarttım ve bütün vücudumu sergileyen geceliği giydim geldim. Mete bey bilgisayarın başında heyecandan terlemeye başlamış ve kaçamak bakışlarla beni süzüyordu. Ben Eceyi odasına götürüp uyuttum ve tekrar salona geldim. Mete beyin sandalyesine arkadan yanaşıp, “Ece uyudu, birşey içmek istermisiniz Mete bey?” diyerek, göğüslerimi hafifçe omuzlarına dokundurdum. Üstten bakınca sikinin kazık gibi olduğu belli oluyordu. Başını çevirip, “Evet, çay olabilir…” dedi ama o anda göğüslerimle de burun buruna gelmişti. Ben de az değilim hani, nerdeyse adamın ağzına dayamıştım göğüslerimi. Göğüslerime sürmüş olduğum parfüm çıldırtmıştı Mete beyi. Öyle biraz daha kalsam göğüslerimi yalamaya başlayacaktı. Mete beye davetkar bir şekilde gülümseyip, “Çayınızı hazırlayım.” dedim ve mutfağa gittim…

Bardakların olduğu dolabın kapağını açarak, sanki ulaşamıyormuşum gibi dolaba uzandım ve “Mete bey, bardaklara ulaşamıyorum, yardım edermisiniz?” diye seslendim. Tabii boyu zaten kısa olan geceliğin arkası yukarı toplanmış ve tangam görünüyordu. Mete bey gelip arkamdan dolaba uzanınca, sert siki kalçalarıma yapışmıştı. Ben istifimi bozmayınca biraz daha yüklendi arkama. Biliyordum, benim onu istediğim gibi, o da deli gibi beni istiyordu. Ben de kalçamı sikine bastırınca, bardakları bırakıp ellerini vücudumda gezdirmeye ve okşamaya başladı. Göğüslerimi sıkmaya başladığında benim de zevk sularım gelmeye başlamıştı. Birden döndüm ve öpüşmeye başladık. Mutfakta biraz öpüştükten sonra bana, “Yeter artık dayanamıyacam, benim olmalısın!” dedi. “Ben de seni istiyorum!” dedim. Beni kucağına aldı ve yatakodasına götürdü…

Geceliği tek hamlede üstümden sıyırdı, tek tangamla kalmıştım karşısında. O da soyundu. Gözlerimi sikinden alamıyordum, siki hakikaten Berna hanımın dediği kadar vardı. Beni yatağa uzatıp üstüme geldi. Göğüslerimi yalıyor, emiyor, ısırıyor, bir yandan da elini tangamın içine sokmuş, amımı okşuyordu. Ben ise gözlerimi kapatıp kendimi ona bırakmış, zevkten ölüyordum. Göbeğimi öperek yavaş yavaş aşağı indi, tangamı çıkarttı ve daha dün traş ettiğim amımı öpüp koklayama başladı. Amımın dudaklarını ayırıp amımı, klitorisimi yalamaya başladı. Yalamak değil, resmen diliyle sikiyordu beni. Zevkten bayılacak gibiydim, inliyor ve çığlıklar atıyordum. Amımı yalanırken müthiş bir orgazm oldum. Uzun zamandır yaşamadığım duyguları yaşamak mükemmel birşeydi…

Sonra o güzel yarrağını ağzıma verdi. Heryerini yaladım, emdim. Artık o yarrağı amımda istiyordum, resmen amım zonkluyordu. Yarrağının mantar gibi başını amımın dudakları arasına sürterek, “İstiyormusun aşkım?” dedi. “Evet aşkım, deli gibi istiyorum!” dedim. Birden yüklenerek içime girdi. Acıyla karışık zevkle çıldırıyor, deli gibi inliyor, bağrıyordum. Rüyalarım gerçek olmuştu ve Mete bey kendi evinde, kendi yatağında beni sikiyordu. Yaklaşık yarım saat beni sikip 3 kez orgazma ulaştırdıktan sonra, içime boşalmadan çıktı ve göbeğime fışkırttı. Abartmak istemiyorum, herhalde yarım çaybardağını doldururdu dölleri. Siki daha inmemişti, kazık gibi duruyordu. Döllerini göbeğime ve göğüslerime sıvadıktan sonra sikini tekrar yaladım…

O gün eşi Berna hanımın eve geliş saatine kadar defalarca sikiştik, her pozisyonda sikti doyurdu beni. Ertesi günlerde de bu sikişmelerimiz devam etti. Ama artık çocuklarına bakmıyorum. Mete bey garsonyer gibi bir daire kiraladı, haftanın 2-3 günü orda buluşup, istediğimiz herşeyi yapıyoruz. Maddi anlamda da beni mükemmel yaşatıyor, artık çok daha mutluyum. Birşeyden haberi olmayan kocamla da aram gayet iyi. Artık kocamın erken boşalmasına takmıyorum, nasıl olsa Mete bey beni müthiş orgazmlara uçuruyor.

kuaför baldızıma fena soktum

28 Jul

Merhaba arkadaşlar, ben Londradan Aslan. Hergün kaymak gibi sikilen amların hikayelerini zevkle okuyup, bir iki posta 31 çekiyorum. Bende sizlerle, kuaför baldızımı nasıl siktim, onu paylaşmak istiyorum. Evli ve 2 çocuk babasıyım. Karımla aram çok iyi olmasına rağmen, taa karımla evlendiğimden beri baldızıma hastayım. Biliyordum, baldız da bana iş veriyor, ama ben bir türlü uygun ortam bulup baldıza yanaşamıyordum. Baldız da evli ve 1 tane çocuğu var. Baldızın mesleği kuaförlük, fakat çalıştığı yer kapanınca, yaklaşık 1 aydır işsiz ve evde duruyor. Kocası olacak dümbük ise bir inşaat firmasında çalışıyor.

İzinli olduğum bir günde evde yalnızdım, çocuklar okulda, karım ise Londra dışında bir alışveriş mağazasında çalışıyordu ve geç gelecekti. Canım da öyle bir seks yapmak istiyordu ki, anlatamam. Biraz erotik hikaye okudum, pornoya baktım ve 31 çekerek boşaldım. Geçenlerde birkaç tane Viag.. hapı almıştım, akşama kullanıp hanıma hazırlanayım diye düşünüyordum. O sırada kapı çaldı. Baktım, baldız. Kapıyı açtım. Baldız “Ablam kaçta gelecek Enişte? Ona örgü örneği getirdim.” dedi. Bende “Birazdan gelir, geç otur baldız, çay yapayım içeriz.” dedim, baldızı içeri aldım, mutfakta ocağa çay suyu koydum. Aklıma ibnelik geldi, hemen haplardan bir tanesini yuttum. Aradan 20 dakika geçmeden hap etkisini gösterdi, kudurdum. Çaylarımızı içtikten sonra, “Baldız saçlarımı kesermisin?” dedim. Baldız da “Olur keseyim Enişte.” dedi. Etrafa kıl dökülmesin diye banyoya gittik…

Banyoya bir plastik sandalye koydum ve oturdum. Baldız “Üzerine kıl dökülmesin, istersen üst kısmını çıkar Enişte.” dedi. Tişörtümü ve atletimi çıkardım hemen ve “Baldız sana ayıp olmazsa sadece külotla kalayım, pantolonuma da kıl dökülmesin.” dedim. Baldız da “Tabi Enişte…” dedi. Pantolonumu da çıkardım, ama benim yarrak aynı füze gibi olmuştu ve beyaz külodumdan bariz bir şekilde belli oluyordu. Baldız tarağı ve makası aldı, saçlarımı kesmeye başladı. Fakat ben hissediyordum, baldız sürekli yarağıma bakıyordu. Yarağım iyice belli olsun diye bacaklarımı ayırmıştım. Baldız saçımı kesereken, bir sağ tarafıma, bir sol tarafıma geçiyordu. Geçerken de ya göğüslerini, ya karnını, göbeğini koluma değdiriyordu. Hatta bir ara sağ tarafımdayken üzerime eğilip sol saçımın tarafını kesereken, koluma amını dayamıştı, amıyla hafif hafif koluma sürtünüyordu. Saçımın tepesini düzeltmek için önden bacak arama yanaşıp kafamı öne eğdirince ise de nerdeyse göğüslerini ağzıma dayayacaktı.

Baldızın göğüs dekoltesinden taa memeuçlarına kadar görebiliyordum. Baldız “Az kaldı, nerdeyse bitti Enişte…” deyince, ben dayanamadım birden elimi baldızın eteğinin altından kalçasına attım, ateş gibiydi. Baldız neye uğradığını şaşırdı, “Enişte naıyorsun?” dedi. “Sus amına koyduğumun orospusu, sende istiyorsun!” dedim ve elimi külotunun içine sokarak amına attım. Baldız “Enişte dur biraz, bari ortalığı temizleyim, hertaraf kıl dolu, hem sende bir duş al…” dedi. Ben hemen sandalyeden kalktım küvete girdim, külotumu çıkardım, suyu açtım ve duş almaya başladım. Ben yıkanırken, baldız gözünü yarağımdan ayırmadan banyodaki kılları süpürdü. “Baldız hadi sende soyun gel duşun altına!” dedim. Baldız hiç ikiletmeden soyundu ve yanıma, duşun altına girdi…

Duşun altında baldızın hertarafını birgüzel şampuanladım ve yıkadım. Özellikle amını ve götünü bol köpükle okşaya okşaya yıkadım. Baldızda benim yarağımı tabii. Duştan çıktık, baldızı çamaşır makinesinin üzerine oturttum, tertemiz mis gibi, kaymak gibi amını yalaya yalaya boşalttım, dilimle orgazma ulaştırdım. Baldız zevkten deli gibi inliyordu, “Sik beni Enişte…” diye. Baldızı makineden indirdim ve yarağımı ağzına verdim. Baldız yarağımı 5 – 6 dakika emdi. Sonra baldızı ters dönderip çamaşır makinesine domalttım. Götünün yanaklarını ayırarak, epey bir süre de göt deliğini yaladım, dilimi götünün deliğine soktum çıkardım. Baldız “Hadi sik beni artık Enişte!” diye yalvarıyordu. Yarağımı arkadan baldızın nemli amına soktum ve tam yarım saat o pozisyonda baldızın amını siktim. Baldız inleyerek, orgazm üzerine orgazm oluyordu…

Baldızın amını bir 10 dakika daha siktikten sonra, baldız “Beni bitirdin Enişte, hadi sende gel artık…” demeye başladı. Eminim o anda beni o dümbük kocasıyla karşılaştırıyor ve kendi kendine (Bu adam neden hala boşalmadı?) diye soruyordu. Garibim bilmiyordu ki hap yuttuğumu! “Sabret biraz baldız, az kaldı boşalacam!” dedim ve yarağımı amından çıkardım. Şampuana uzanarak aldım ve baldızın göt deliğine biraz döktüm. Baldız irkildi hemen, “Napıyorsun Enişte?!?” diyerek. Bu arada yarağıma da bolca şampuan sürmüştüm. “Ne yapıyorum, götünü sikmeye hazırlanıyorum!” dedim ve yarağımı baldızın göt deliğine dayadım. Baldız çırpınmaya başladı, “Hayır Enişte, ordan istemiyorum, yapma! Kocama bile vermedim ordan!” demeye başladı. “Sus orospu! Götünü sikmeden asla bırakmam!” deyip, baldızın kollarını tutarak öyle bir yüklendim ki, yarağımı baldızın daha hiç sikilmemiş o bakire götüne kökledim. Baldız tabii “Yandım Anaaammm!” diye bastı feryadı…

Baldızın çırpınmalarına ve bağırmalarına aldırış etmeden, tam yarım saat zorla siktim baldızın götünü! Baldız artık çamaşır makinasına yapışmış, hiç sesi soluğu çıkmıyordu, kendini iyice salmıştı artık. Bende artık gelmek üzereydim, son birkaç darbeyle, titreye titreye baldızın götüne boşaldım ve üzerine kapaklandım. Bir iki dakika öyle hareketsiz kaldım. Sonra yarağımı götünden çıkardığımda, baldızın götünden osurukla karışık döllerim püskürdü. Baldız çamaşır makinesinden zorla kalktı ve ilk yaptığı şey, “Yırttın götümü hayvan herif!” diye bağırarak, suratıma okkalı bir tokat atmak oldu. Hemen baldızın dudaklarına yumuldum ve öpmeye başladım, bağırmasın, konuya komşuya rezil etmesin bizi diye. Baldız ilk başta dudaklarını kapadı öpüşmek istemedi, fakat ben elimi baldızın amına atınca gevşedi, karşılık vermeye başladı. Baldızla 4-5 dakika öpüştük ve baldızı son bir kez daha amından siktim. Sonra ortalığı toparlayıp, karım gelmeden baldızı evine uğurladım…

Baldız zorla götten siktiğim için iki hafta benle konuşmadı. Daha sonra gönlünü aldım. Fakat şimdi beni tehdit ediyor, “Enişte beni hergün öyle sikeceksin! Yoksa ablama söylerim!” diyor. Nerdeyse hergün otelde buluşup, baldızımla sikişiyoruz (götten de itiraz etmiyor artık). Fakat çok korkuyorum, birgün karım anlayacak diye. Baldız artık kocasıyla hiç sikişmiyormuş ve boşanmayı düşünüyormuş, bana “Enişte seni seviyorum, beni hiç bırakma!” diyor. Bende baldızımı çok seviyorum ve bırakmayı asla düşünmüyorum…

azgın kızlara fena kaydım

28 Jul

Merhaba, ben Münih’ten Ali, 39 yaşındayım ve evliyim. 1.84 boyunda, 100 kilo civarında, kahverengi gözlü, siyah saçlı, bayanlar tarafından çok beğenilen bir tipe sahibim (hafiften göbekli olsamda!). Birazda çapkınımdır. Eşimi evlendikten sonra hiç aldatmadım, ta ki geçenlerde olan olaya kadar. Bunu itiraf edip, en azından sizlerle paylaşarak rahatlamak istiyorum.

O gün canım hiç işe gitmek istemedi. İşyerini arayıp rahatsız olduğumu söyledim. Eşim de çalışıyor bu arada ve sabah erkenden çoktan işe gitmişti bile. Çocuklarda okuldalar tabiki. Evde biraz daha kelle yaptıktan sonra, yüzmeye gitmeye karar verdim. Yüzmeyi çok severim ve bir kaç kulaç attıktan sonra, kendimi hep daha iyi hissederim. Mayomu, havlumu falan dolaptan alıp çantama koyduktan sonra, atladım arabaya ve doğru yüzme havuzunun bulunduğu parka gittim.

Oraya vardıktan sonra (hava iyi olmasına rağmen) çok az insan olduğunu fark ettim. Sonra kendi kendime ‘İş günü, belki ondandır’ diye düşünerek girdim içeriye. Üzerimi soyunma kabininde değiştirdim ve büyük havuzun yolunu tuttum. Büyük havuzda yüksekten atlama bölümü var çünkü. Bu ara atlamaktan zevk duyarım ;-) Çıktım 5 metrelik atlama kulesine ve saldım kendimi derinlere, tabiki salto halinde.

Bunu gören 3 bayanın hoşuna gitmiş olmalı ki, yakınıma geldiler ve bana bakarak gülüşüyorlardı. Ben bir kaç defa atladım ve değişik hareketler gösterdim. Bayanlardan bir tanesi bana seslendi ve “Tersten atlayabilirmisin?” diye sordu. Bende “Her türlü atlarım!” diyerek, biraz müstehcen bir şekilde cevap verdim. Onların da benden duymak istedikleri buymuş zaten, bana “İnanmıyoruz, göster bize!” diyerek fişekliyorlardı.

Bu arada sizlere bayanları tarif edeyim. Bir tanesi balık etli, çok hafif tombul, kumral güzel bir bayan. Malzemeler yerinde gözüküyordu, en azından benim hoşuma gidebilecek bir tip. İkinci bayan esmer, ince ve narin bir tipte, saç ve gözler kahverengi. Ölçülerini tahminle 85/65/85 olarak söyleyebilirim. Yani 50 kilo değildir bile. Üçüncü bayan ise tam öbür iki bayanın arası bir tipe sahip. Yani 95/65/95 diyebilirim. En seksi olanı da oydu benim gözümde. Zaten ötekileri gibi pek konuşkan değil, sakin biriydi. Saçları siyah ve gözleri yeşildi.

Muhabbet, onların bana laf atmasıyla başlamıştı, sonra ben onların yanına giderek, devam etti. “Ben Ali, ya siz…?” diye kendimi tanıttım. “Sen Alman değilmisin?” diye sordular. “Ne fark eder?” dedim. “Hiiiç, benzemiyorsun da…” dediler. “Ben Jutta.” (kumral olan), “Ben Sandy, (esmer ince olan) ve bu da arkadaşımız Shirin.” dediler. “Kendisinden duysam daha güzel olurdu, ne kadar güzel bir isim böyle!” dedim. “Malesef arkadaşımız konuşamıyor, dilsiz. Kendisi Azerbeycan’dan ve 2 senedir Almanya’da.” dediler. Kızların hiç biri 25 yaşından fazla değildi. Benim kendi tipimde zaten 39 falan göstermiyor, genelde tahmin edenler ‘30 başlangıcı’ diye iltifat ederler bana.

Kızlarla sohbet bayağı güzel gidiyordu. Amaçlarını her fırsatta belli etmeye çalışıyorlardı. Müstehcen konuşmalardan kim ne isterse onu anlıyordu zaten. Dedim ya, en hoşuma giden dilsiz Shirin’ di. Ne yapıp edip onu sikmeliydim. Sikemesem bile en azından elleyip öpmeliydim. Alman kızları daha azgın olduklarından (zaman ilerledikçe) el şakaları falan yapıyorlardı. Hatta iyice azdıklarında popoma elliyor ve iltifatlar yağdırıyorlardı. Bende kendi kendime ‘Senin elin armut toplamıyor ya…’ deyip onlara ara sıra küçük tacizlerde bulunuyordum. Shirin hep gülüyordu ama hep uslu duruyordu. Beni cezbeden de buydu zaten. O asil, çekingen, nazlı ama gayet efendi hali.

Kızlara sordum, “Havuza birlikte girelim mi?” diye. “Zaten bunun için burada değilmiyiz?” diye bir cevap aldım Jutta’dan. Hep birlikte atladık havuza. Kızların kesin sikiş peşinde olduklarına kanaat getirdim. Benim arzum ise Shirin’di. Adı gibi güzel ve çekici bu kızla muhakkak bir bağlantı ve yakınlık kurmam lazımdı. Fakat konuşma özürlü olduğu için, bunu nasıl yapacağımı bilmiyordum.

Havuzda şakalasmalar ve oyunlarla güzel zaman geçiriyorduk. Birden birisi suyun içinde mayomu aşağı çekince ürktüm. Sonra suyun berraklığından koyu saçlı birinin sikimi sıvazladığını gördüm. Etrafıma baktım Jutta ve Sandy biraz uzaktan gülüyorlardı. Bir tek Shirin yoktu, kesinlikle bu Shirin’di! Hiç bozuntuya vermeden Shirine sikimi dahada yakınlaştırıyordum. Tanrım, birden sikimi suyun altında ağzına aldı ve saksofon çekmeye başladı. Başından tutup sikime doğru ileri geri yapıyordum.

Birden bıraktı ve su üstüne çıktı. Nefes nefese kalmıştı. Mayomu geri çektim yukarı ve Sirine “Burda olmaz, gel birlikte kabinlere gidelim!” dedim. Utanmış ve nazlıca bir tavırla ‘Tamam’ anlamında kafa salladı. Sikim biraz indi ve elinden tutup havuzdan çıkardım onu. Bizi giderken gören öteki kızlar “Nereye?” diye sordular. Bende “Birazdan geliriz, merak etmeyin!” dedim. “Olmaz, bizde geleceğiz, Arkadaşımızı yalnız bırakmayız!” dediler.

Hep birlikte kabinlere giderken, onlara hepimizin kabine sığamıyacağımızı anlatmaya çalıştım. “Kabin olması şart mı?” diye sordular. Bende “Ulu orta olmaz ki!” dedim. “En iyisi hep birlikte, yüzme parkından çıkıp, göle gidelim!” dediler. Biraz uzak bir köyde küçük bir gölet vardı. “Tamam.” dedim ve onlar arabası ile, bende Shirin’le benim arabayla, arkalı önlü gölete doğru yola koyulduk.

Tahminen 30 km yolumuz vardı, yani nerden baksan yarım saat yalnızdım Shirin’le. Öteki kızlar arabayla bir ara öne geçtiler. Bendeki de muzurluk değil mi, onlara pek fark ettirmeden mesafeyi iyice araladım, sonra ormalık bir bölgede bir ara yoluna saptım. Muhakkak Shirin’i sikmeliydim. Benim onu arzuladığımı bilen Shirin ise davayı çaktı ve gayet rahattı.

İyice daldım ormanın içine ve etrafı kontrol ettim. Bizi burda kimse göremezdi. Arabayı stop eder etmez, dudaklarım Shirin’in dudaklarındaydı. Ellerimi göğüslerine attım, muhteşemdi, tam ellerimi dolduruyordu. Shirin ise sikimi Shortumdan çıkarmaya çalışıyordu. “Gel inelim arabadan.” dedim. Benim arabanın arkası station tip olduğundan bagajı düz ve içine uzanacak kadar rahattır. Shortumu çıkardım ve uzandım arabanın bagajına. Shirin’de üzerini soyundu, ama gayet yavaş bir şekilde, bana Striptiz Show yaparcasına üzerilerindekileri teker teker çıkardı.

O muhteşem kız ırıl çıplak önümdeydi, tüm güzelliğiyle. Üzerime abandı ve sikime sarıldı. Ağzıyla yavaş yavaş yarı kalkık sikimi tamamen dikti. Sakso yaparken gözleriyle bana bakıyordu. Bu duruma fazla dayanamadım ve patlamak üzereydim, “Geliyorum…” dedim. Ama Shirin durmadı, öyle bir şiddetle boşaldım ki Shirinin ağzına. Hepsini yuttu, bir damlasını bile ziyan etmedi.

Ve ‘Sikimin biraz molaya ihtiyacı var’ diye düşünürken, Shirin bırakmadı, hatta daha şiddetli şekilde sikimi emiyordu. Benim sik oldu öncekinden daha bir demir. Çok aşırı sert olduğunu anlayan Shirin üzerimden kalktı ve beni arabadan dışarı çekti. Kendisi yattı içeri ve bacaklarını ayırdı. O tertemiz ve kılsız küçücük amını ilk defa net gördüm. O benim kendisini sikmemi beklerken, yumuldum amına ve yalamaya başladım. İnlemeye başladı Shirin. Bende ‘Keşke konuşabilseydi, ne güzel sesi varmış kızın’ diye aklımdan geçiriyordum. Dilim hızlandıkça onun inlemesi de hızlanıyordu. Tam doruk noktasına yakın dilimi çektim ve yavaşça sikimi dayadım amının ağzına. Çok hassas bir şekilde soktum ucunu ve sanki bir direnç hissediyordum. Biraz daha yüklendim ve sikimin tamamını soktum amına…

“Ahh!” diye biraz ürkülen Shirin, sonra iyice gevşedi. Ben bu arada pompalıyorum sıcacık amının içinde. Biraz tuhaf bir hisle azıcık geri çekildim ve amından kanlar geldiğini fark ettim. “Sen bakiremiydin yoksa?” diye sordum. ‘Evet’ anlamında yine sadece başını salladı ve beni kendine çekti. Uzun bir öpücükten sonra, kanlı sikimi geri kanlı amına kendisi yerleştirdi ve haşince bakmaya başladı bana. Anlamıştım, sertçe sikilmek istiyordu. Var gücümle 10 dakika kadar siktim amından (olan oldu zaten düşüncesiyle). Shirin’in sesi ve nefesi yükseldikçe boşaldığı defaları sayıyordum adeta. Tam üç kez doruğa getirdim onu. Ben ise demin ağzına boşaldığımdan dolayı, daha belimi kontrol edebiliyordum. Ters çevirdim onu ve arkadan amına girdim tekrar. Bir elimle boynunu, diğeri ile belini tutarak vurduruyordum kalçalarına. Tekrar nefesi hızlandığında, bende büyük bir zevkele Shirinin amına boşaldım.

Nedense çok geçmeden yapmış olduğum yanlışı düşünmeye başladım. “Korunmadık, hamile kalmayasın?” dedim ona. Omuzlarını çekti, ‘fark etmez ki’ dercesine. Ben tabi kızların hiçbirine evli olduğumdan bahsetmemiştim. Korktum ve bir sigara yakarak ağacın birine dayandım. Shirin yalnız bırakılmış bir haldeydi. Durumuna dayanamadım ve yanına döndüm tekrar, sarıldım ona. Tam, “Bak ben evliyim, size söylemedim…” diye başlamıştım ki sözüme, ağzımı kapatıp, bana el işaretiyle önemli olmadığını, beni sevdiğini anlatmaya çalıştı. Kız kısacık sürede bana kapılmıştı ve o hisle kendini bana teslim etmişti.

Karımla aram pek iyi olmasada, onu bunca zamandır aldatmamıştım. Zaten çocuklarımda var, ayrılık söz konusu olamazdı. Tanrım ne yapmıştım ben. Zevk yüzünden yuvamı yıkmak üzereydim. Diğer taraftan Shirinin o haline ciğerim dayanmıyordu. “Ben sana ömrüm boyunca bakarım…” dedim ona, “…ama karımdan ve çocuklarımdan ayrılamam.” diye anlatıyordum Shirin’e. Shirin ise sadece dinliyordu beni. Zaten nasıl konuşacaktı ki?

Neyse üzerimizi temizledik, ve ben giyinmeye başladım. Shirin hiç bir şey umurunda değilmiş gibi, yaklaştı yanıma ve elini sikime attı tekrar. Doymamıştı hala, sikişmeye devam etmek istiyordu. Ben ise zor zahmet ona durumun gittikçe kötüye gidebileceğini anlatmaya çalışıyordum. Sonunda o yendi tabiki. Arabadan bir şişe su aldı ve sikimi temizleye başladı, bir yandan da amını temizliyordu. Sikim avucunun içinde yine büyümeye başladı. Demir gibi oldu sonunda.

Yine ters döndü ve ‘Sik beni!’ dercesine yaslandı ağacın birine. Arkadan girdim amına ve yavaşça git gele başladım. Ağaçtan bıraktı kendini ve tamamen domaldı bana. Ben onun amını siktikçe götünün deliği bana bakıp davet edercesine oynuyordu. Baş parmağımı ıslatıp götünün üzerinden deliğine doğru yaklaştırıyordum. Birden korktu ve ‘Olmaz!’ dercesine kafa sallamaya başladı. Ben kafama koymuştum, kaçarı yoktu, götünden sikecektim onu. Daha sert bir şekilde kaçamayacak şekilde tutuyordum onu. Bağırmıyordu, sadece kasıyordu kendini. Parmağımın birini götünün deliğine sokunca biraz gevşer gibi oldu. Sonra iki parmak, derken iyice alıştırdım götünü. Shirin kendini saldı ve bana bıraktı. Sikimin başı büyük bir mantar gibi olduğundan zorlanacaktı. Ağırca verdim sikimin başını göt deliğine. Tükürüklerle besliyordum etrafını…

“Rahat bırak kendini Shirin, yoksa canın yanar!” diyordum ona, ama öylede böylede acıyacağı belliydi. Onun hiç tahmin etmediği bir anda, birden yüklendim ve tamamını geçirdim götüne. “Aaaaaaaah!” diye bir çığlık attı. Canı çok yanmıştı. Öylece kaldım bir süre içinde. Ağırca kendisi başladı götünü ileri geri vermeye, kalçalarını kıvırmaya. Belli ki onun da hoşuna gitmeye başlamıştı. O daracik götüne fazla dayanamadım ve patladım içinde. Sikim biraz sertliğini kaybedince çıkardım götünden. Sikim tertemiz çıktı içinden. Götünden benim döller akıyordu bacaklarından aşağıya. Önümde diz çöktü ve sikimi ağzına alarak temizledi.

Tekrar bir sigara yaktım ve Shirine sarıldım. Onu bu harika sikişten sonra kollarımda dinlediriyordum, birde baktım Jutta ile Sandy bizi bulmuşlardı. Uzaktan arabalarıyla bize yaklaşırlarken, camdan bağırıyorlardı, “Hey oyunbozanlar!” diye. Hele ikimizi de çırılçıplak görünce, “Mesele anlaşıldı!” dediler ve Shirin’i sorguya çektiler. “Hani anlaşmıştık, neden bozdun anlaşmayı?” diye azarlarcasına yüklendiler Shirine. Ben merakla “Ne oldu, ne anlaşması?” diye sordum. Jutta bana herşeyi anlatmaya başladı. Bunların üçüde erkek peşindelermiş. Yani daha doğrusu sikiş delisiymişler. Beni de üçü bir tavlayıp, grup halinde benimle sikişmek istiyorlarmış. Zaten bu benim gözümden kaçmamıştı, böyle birşeyi tahmin ediyordum zaten. Anlamadığım tek şey, Shirin bakireydi, ve öbür kızlar da bakireye benziyorlardı, azgın olmalarına rağmen.

Jutta hikayenin devamını getirdi, Shirin ve diğer ikisi çoktandır bakireliklerini yitirmişler. Jutta ve Sandy özgür yetiştikleri için, ve ailelerinin evlilik dışı cinsel olaylara karşı olmadıkları için, bir sorun yoktu. Shirin Azeri kızı olduğu için, bu durum onun için tabiki söz konusu olamazdı. Fakat Shirin’de çok önceleri bekaretini vermiş. Anne ve Babasını kesinlikle Jutta ve Sandy gibi ikna edemiyeceği için, bir plan kurmuş bu üç kız. Planı çözmüştüm ve kobay ben olmuştum. “Peki tam nasıl çalıştı bu kızlık bozma işi?” diye sordum. “Sikini Shirinin amına sokunca bir direnç fark etmedin mi?” diye sordu Sandy. “Evet, ama o kızlık zarı…” demeye kalmadı, “O gıda boyasıydı, hemde küçücük bir misket halinde olan torbanın içinde.” diyerek devam etti Sandy.

“Vay be…” dedim, içim rahatlamıştı bu arada. Tüm dertler uçmuştu aklımdan. “Peki böylece…” derken, “Evet böylece Shirin, annesi ve babasına karşı mahçup kalmaması için, ve dolayısıyla bir aile faciasını önlemiş olmakla birlikte, kocası olacak herifi şimdiden boynuzladık!” diyordu Jutta kahkahalar içinde. Helal olsun kızlara, ne fikirmiş ama, ben yuttuktan sonra, herkes yutar diye bende buna inanmıştım. “Evet, Shirin planı biz olmadan da başarılı bir şekilde yerine getirdi.” dedi Jutta. “Ama biz bugün daha hiç sikişmedik, sen iyisin tabi Shirin hanım!” dedi Sandy.

“Benim Pilim bitti, buyrun Ali sizin olsun!” demez mi birden o konuşamayan Shirin. “Vay be, bu da plandı demek, sen konuşuyorsun ya?” diye şaşırdım. “Peki bunun sebebi neydi, dilsiz numarasına ne gerek vardı?” diye sordum. “Erkelere daha cazip geldiğini ve daha çekici olduğunu düşünerek, böyle yaptık!” diye gülümsüyordu. “Doğru, gerçekten öyle, hepiniz ayrı güzelsiniz kızlar, ama Shirin nedense daha cazip geldi bana!” dedim. İşte o ‘nedense’ kelimesinin tarifiydi.

Jutta önümde diz çöktü ve sarıldı sikime. “Bekleyin kızlar, aklıma bir şey geldi.” diyerek kızlara fikrimi anlattım, “Hep beraber güzel bir otele gidip, orda dinlene dinlene güzel zaman geçirelim.” dedim. “Tamam.” dediler “Yine kaçmak yok ama!” diye eklediler ve otele doğru yola koyulduk. Recepsiyondaki bayan şaşırmasın diye, odayı Jutta ile Sandy tuttu ve önden odaya çıktılar. Biz Shirinle yarım saat sonra gizlice girdik otele ve odaya çıktık.

Jutta ile Sandy Banyoda birbirileriyle oynuyorlarmış, kapıyı ıslak ve çıplak bir şekilde bize Jutta açtı. Juttayı o halde gören ben, dayanamadım direk soyunarak banyoya daldım. Sandy amını okşar bir halde benim demir gibi olmuş sikime bakıyordu. “Gel bizi de tatmin et bakalım!” diyordu. Jutta da bu arada direk sikime daldı. Ağzına alıp vantuzluyordu. Ben Sandy’nin amını yalamaya başladım. Bu ara Juttanın amı çok kıllı ve Sandy ‘Amerikan Traşlıydı’. Yani üç kızın üçünün de am traşları farklıydı. Juttayı domalttım önüme ve amına arkadan girdim. Sandy taşaklarımı yalıyor, hatta göt deliğimin etrafında dilini gezdiriyordu.

Shirin sonradan geldi yanımıza, oda Sandy’nin amını parmaklıyordu. Yani herkes mutluydu ve ötekisini bir şekilde tatmin etmeye çalışıyordu. Sikimi Juttadan çıkarıp ayakta Sandy’yi sikiyordum. Jutta’da Shirinle birbirilerinin amını yalıyorlardı. Uzun bir zamandan sonra Sandy’nin amına korkmadan boşaldım, bu kızlar öyle şeytan ki, herhalde bir şekilde korunuyorlardır düşüncesiyle. Nitekim hepside (sonradan öğrendim) hap ile korunuyormuş zaten. Neyse yıkanıp yatağa yattık hep birlikte, televizyonu açıp bir film izlerken hepimiz yorgunluktan uyumuşuz.

Bir ara uyandığımda, kendimi üç tane mis gibi kokan kızın arasında bulmak müthiş güzeldi. Ama aklıma yine sonradan dank etti. Tanrım, ben evliydim, ne yapıyordum burda? Saate baktım akşam olmuş bile. Hemen telefona sarıldım ve evi aradım. “Karıcım ben arkadaşlarla buluştum, maç seyrediyoruz, gecikebilirim.” diye bir yalan uydurdum. “Tamam, fazla gecikme.” diye cevap veren eşimin tepkisinden, anlattığıma pek inanmadığını hissetsem de, telefonu kapattım.

Kızların arasına yine girdiğimde, Shirin ve Sandy uyanmıştı. Hep birlikte Juttayı uyandırdık. Tabiki tüm vücuduna öpücükler kondurarak. Öyle bir azdık ki hepimiz, tekrar sikişmeye karar verdik. “En çok hayal ettiğin ne?” diye sordu Shirin bana. “Sadece bir şey değil Shirin, aklımda neler var bilsen!” dedim. “Söyle ozaman…” diye cevap geldi Shirinden.

“Birincisi: Sikim hiç iki kadın tarafından aynı anda yalanmadı. Aynı zamanda bende üçüncü bir kadını yalarsam ne süper olur. İkincisi: Bir kadını götten sikerken, birisi arada bir taşaklarımı ve sikimi yalamalı. Aynı zamanda diğer bir bayanla derince öpüşmek istiyorum. Üçüncüsü: Birinizi sikerken, diğer ikinizi parmaklamak, sonra teker teker sırayla, hatta sizi üst üste yatırıp, kat kat sikmek…” dedim.

“Öyleyse ne duruyoruz, çok işimiz varmış!” diye gülümsüyorlardı kızlar.

Arkadaşlar, saatlerce üç tane huri ile her türlü sikişmek bana nasip oldu, ben yaşadım ve inanılmaz güzeldi (dilerim sizlere de nasip olur!). Ama gece eve geldiğimde pilim bitmişti, yani karım o gece benle sikişmek isteseydi, imkansız yapamayacaktım.

Kızlarla o günden sonra bir daha malesef görüşemedim. Telefon numaralarını vermişlerdi, yalnız yine kandırmışlar beni, numaralar doğru değilmiş. O günden sonra defalarca yüzme havuzuna gittim, acaba orda onlara tekrar rastlarmıyım diye, malesef birdaha göremedim. Arabalarının plakasına da dikkat etmemiştim. Yine de umudumu kaybetmek istemiyorum, çünkü öyle bir sikişmeyi özledim yine!

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.