Archive | Seks izle RSS feed for this section

sevgilim arabada ağzıma attırdı

28 Jul

Slm. Adım Sinem. 27 yaşındayım. 175 boyunda, esmer, dolgun kalçaları ve göğüsleri olan sexy bir kızım. Kaptan sevgilim Murat’a aşıktım. Onu deli gibi istememe rağmen onunla seks yapamıyordum, bakire idim ve onu seviyordum. Hatta onunla evlenmek istiyordum. Aylar geçtikçe sevgilim beni el üstünde tutuyor, beni kendine daha da bağlıyordu. El ele tutuşmalarımız, masum öpüşmelerimiz bile benim çıldırmama yetiyordu.

Yıllarca bir erkekle öpüşmediğim gibi sevgilimi öpüyor, aşkın tadıyla da inanılmaz bir haz alıyordum. Onun olmak istiyordum, onun için yanıyordum. Yalnızken Onu hayal edip kendimi tatmin ediyordum. Haftasonları buluşabiliyorduk, hafta içi ise aklımdan hiç çıkmıyordu. Sevgilim güçlü kolları olan, yakışıklı, esmer bi adamdır. Evlenmeden onunla birlikte olmak benim için bir mucize. Kaliteli nezih yerlerden hoşlanır. Beni de hep öyle yerlere götürür. Çekici kıyafetler giyer, onun yanına yakışırım. Bazen dekolteme baktığını hissettiğimde daha çok görmesini sağlamaya çalışırım. Kendimce onun olduğumu bilmiyordu ve utanıyordu. Bu hali bana daha da çekici geliyordu.

Haftasonu hava güzeldi. Arabasıyla İstanbuldan uzak bir yere gittik. Askılı dar bir body ve bir de dizüstü etek giymiştim, içime de kırmızı dantelli külotumu giydim. Kırmızı dantelli külotlardan hoşlandığını, onu açmak için, arada bir onunla telefonda cinsel konuşmalar yaptığımızda öğrendim. En çok neremi beğeniyorsun? Kokumu özledin mi? Vücudumda en çok nereyi merak ediyorsun? şeklinde sorular sorar, açılmasını sağlardım. Rahat biriydi, açılırdı da. Sikiyle kalçalarıma şaplatmak, amcığımın yapraklarını sızlatmak istediğini söylerdi. Fakat biraraya gelince hiç harekete geçmezdi. Beni seviyordu ve kötü emeller peşinde olmadığını göstermeye çalışıyordu. Bende onu çok seviyor ve arzuluyordum.

Arabada müzik dinleyerek, sohbet ederek, birbirimize takılarak yolculuk yapıyorduk. Birden ne kadar keyifli olduğumuzu ve bu anı daha da keyifli hale getirebileceğimizi anladım. Hemen harekete gectim, elimi Muratın sağ bacağının üstüne koydum. Hiç tepki vermeden araba kullanıyordu, rahatsız olmamıştı, buna sevinmiştim ve cesaret almıştım. Bacağını hafifce okşamaya başladım. Sikinde ufak ufak hareketlenme olduğunu gördüm. Hiç birşey söylemeden pantolonunun üstünden sikini avuçladım ve okşamaya devam ettim. İlk defa bir erkeğin aletine dokunuyordum. O ise doğrularak, fakat zevk aldığını da göstererek yola devam ediyor, gelen geçen arabaları kontrol ediyordu…

Seyrettiğim porno filmleri’ndeki kadınlar gibiydim ve öğrendiklerimi yapmalıydım. Kotunun fermuarını indirdim, boxerinin tek düğmesini de çözünce okşamaktan kocaman olmuş bir yarrak avuçlarımın içine düştü. Aman Tanrım! Bu ne kadar iri ve diri bir alet. Ellerimin ikisine sığmıyordu, uzun iri ve kalındı. Neredeyse zevk almak yerine korkmuştum :) Bu kadarını beklemiyordum. Yarrağı kucaklamak ona sarılmak istedim, yanıyordum yıllardır. Elimle sikine masturbasyon yapmaya başladım. Eğilerek aşkımın sikinin başına öpücükler kondurdum.

Muradımın Sikini köküne kadar ağzıma sokmaya çalıştım fakat girmedi. Sikinin gövdesini, yumurtalarını yalıyor, dilimi ağzımı siktiriyordum. Sevgilim ise inleme sesleri çıkararak çok zevk aldığını belli ediyordu. Arada bir “Yala aşkım yalaa, yala bi tanemmm…” diye söylendikçe ben dahada azıyor, ağzıma boşalmasını sağlamak için, sikini çılgınlar gibi emiyordum. Bir kaç dakika vakumladıktan sonra kaptanım ağzımın içinde patladı. Sıcak ve harıl harıl bir ateş suyu boğazımdan aşağıya süzüldü. Bütün döllerini ve sikini iyice yaladıkdan sonra boxerini ve kotunun fermuarını kapattım. Onu öyle şehvetle öptüm ki, kendisini ne kadar istediğimi anladı.

Sevgilim az da olsa rahatlamıştı, fakat gideceğimiz yere henüz varmamıştık. Ben dayanamıyordum sırtını göğsünü okşamaya başlamıştım. Sevgilim “Beni çok mu istiyorsun?” diye sordu. “Hı-hı…” diyebildim. “Ne kadar çok?” dedi, oyun oynamayı seviyordu, telefonda da yapıyordu. Çıldırtıyordu beni. “Sabaha kadar sevişecek kadar…” dedim. “Neyimi istiyosun?” dedi, “Herşeyini!” dedim. “En çok neyimi istiyosun?” dedi. “Kocaman yarrağını!” dedim. Bu onun çok hoşuna gidiyordu. “Nerende olsun?” dedi. “İçimden hiç çıkmasın.” dedim. Bana komut vererek külotumu çıkarttırdı, kotunun fermuarını açtı, külotumu aldı ve sikinin üstüne yerleştirdi…

Sol eliyle direksiyonu kullanırken, sağ eliyle de göğüslerimi ve dudaklarımı okşadı. Parmaklarını yalattı, avuçlarını, boynunu ve kulak memelerini yalattı. Kaptanımın kölesi olmuştum. Ne derse yapacaktım. Kendime şaşıyordum. Sevgilimle ilk defa bu kadar ileri gittik. Arabada hiç de rahat değildik. Oturduğum koltuğu iyice geriye yatırdı ve sağ eliyle eteğimin altından amcığımı okşamaya başlamıştı. Bana da külotumla sikini okşatıyordu. Amımdaki ıslaklığı hissedince “Bu ne?” dedi, “Amımın suları, içmek istermisin?” dedim. “Hem de çok!” dedi. Sol elimle sikini okşuyordum, sağ elimle de onun elini yönlendirerek beni boşaltmasına yardım ediyordum. Ellerimiz sırıl sıklamdı, amımın sularını avuçladım ve dudaklarına yaklaştırdım. Kokladı, elimi avucumu yaladı, beni delirtti.

Daha da hızlanmıştı, klitorisimi okşuyor, parmağıyla deliğimi yokluyordu. Bense hala ona 31 çekiyordum ve diğer elimlede göğüslerimi okşuyordum. “Ne istiyordun?” dedi. “Beni sikmeni!” diye inledim, bağırdım, kalbim yerinden fırlayacakmış gibi oldu. “Sen ne istiyosun?” dedim. “Daracık amcığına kocaman yarrağımı köküne kadar yerleştirip, zıplata zıplata, çatır çatır seni sikmek istiyorum!” der demez öyle bir boşaldım ki, resmen amımdan sular fışkırdı eline! Zevkten İnliyordum, “Zıplata zıplata sik beni, bağırta bağırta sik beni, sikini içimden çıkarma, aşkım herşeyim…” diyerek uzun uzun kasıldım ve orgazm oldum! Avucumu zorlayan yarrağının heybetine dayanamadım ve eğilip ağzıma aldım. Ulaşabildiğim her yerini yalıyordum, tane tane dilimi bastırıyordum. “Beni yarmanı istiyorum, kocaman yarrağınla beni serinletmeni istiyorum, nefesini amcığımda hissetmek istiyorum, amımı sikmeni istiyorum, sikinle amcığımı tokatlamanı istiyorum!” diye inleyerek, erkeğimi ikinci kez boşalttım ağzımla.

Şimdilik bu kadar, hoşçakalın…

küstah ama fena sikiyor

28 Jul

1993 yılı bahar aylarıydı, Londrada okuyor bir yandan Part-Time çalışıp geçimimi sağlıyordum. Ailem İstanbulda olduğundan ara sıra ziyaretlerine gidiyordum. Bir İstanbul dönüşü, aktarmalı uçakta, Ankaradan gelen ben yaşlarda, yüzünde yara izi olan bir gencin yanında uçuyordum. Üzerimde göğüslerimi saklamayan yakaları açık beyaz bir gömlek, içinde beyaz dantel sütyen, altımda ise hemen diz üstü biten yırtmaçlı mini bir etek ve içinde yine dantelli bir külotum vardı. Gencin gözleri sürekli üzerimde, beni baştan aşağı süzüyor, fütürsuzca ve küstahça bakıyordu. Sinir olmuştum ve yerimin değiştirilmesini istemiştim, fakat uçak full dolu olduğundan mümkün olmamıştı.

“Senin yerinde olsam çokta üzülmezdim.” dedi, ve (beni çok çekici bulduğunu, o yüzden gözünü alamadığını) söyledi. Cama doğru döndü ve birdaha da tek kelime etmedi. 4 saatlik yolculuk sonunda Londraya indiğimizde, bagaj alımında Sheffield’da okuduğunu ve bu gecelik Londra’da kalacağını söyleyerek, kaldığı otelin kartını uzatıp birer içki içmeyi teklif etti. Bu nasıl bir küstahlıktı, nesine güveniyordu, bir yandan sinir olmuş bir yandan meraklanmıştım, nasıl bu kadar kendinden emin olabiliyordu. “Çok beklersin sen!” diyerek hızla taksiye doğru yol aldım. Taksi tam evime varmak üzereyken, ki yarim saat geçmişti aradan, gözümün önüne yüz hatları belirdi. Tanrım, ne kadar detaylı belirmişti, her bir kıvrımını çok iyi hatırlıyordum. 1.70 boylarında 60-65 kg civarlarında olmalıydı, Karadeniz aksanlı şivesi ve yüzündeki yara izi…

İşte o anda karar verdim ve taksiyi elimdeki karttaki otele yönelttim. Bu küstah herife mutlaka bir ders vermeliydim. Otele vardığımda resepsiyondan aradım ve aşağıda beklediğimi söyledim. Az sonra yanıma gelen bir bellboy çantalarımı alarak yukarı çıktığımızı, kendisini takip etmemi söyledi. Sessizce başımı sallayarak itaat ettim, madem oyun oynamak istiyordu oynayacaktım. En seksi tavırlarımı takınacak, onu azdıracak ve öylece bırakıp gidecektim. Odanın kapısına ulaştığımızda kapı açıktı ve ortalıkta kimsecikler yoktu. Bellboy çantaları odaya bırakarak çıktı, kapıyı kapatmak için uzandığımda arkamdan bir el belimi diğer el ise ağzımı kavrayarak beni yüz üstü yere kapakladı. Yarı belim koridorda, kapı açık o ise arkamda ve tüm ağırlığı ile üzerimdeydi. Korkmuştum, ama o olduğunu bildiğimden bir yandan da heyecanlanmıştım.

Direnmeye çalışmak nafileydi, spor yaptığı belli oluyordu ve çok güçlüydü. Heyecandan amım ıslanmıştı. Tek eli ile bacaklarımı aralayarak külodumu çıkarmadan kenara sıyırdı ve sikini amıma soktu. Önce yavaş hareketlerle sonra bir ritm tutturarak beni sikmeye başladı, tıpkı hak ettiğim gibi! Garip olan, göğüs uçlarımın sertleşmesi veya sırılsıklam olmam veya ağzımı kapatmayı bırakmış olması değil, bunlara rağmen benim zevkten, iniltiden bağıramayıp, durmaması için kendisine yalvarmam idi. Tanımadığım bir erkek, daha önce hiç bilmediğim, hiç görmediğim ve duymadığım bir pozisyonda beni sikiyor, orgazm çığlıklarım odada yankılanıyordu. Kalçamın üzerine oturmuş, ata biner gibi o sımsıcak ve sert sikini amıma sokuyor iki eli ile omuzlarımdan tutup yere doğru bastırıyordu. Amım, bir yandan yerdeki halının tüyleri ile okşanıyor, diğer yandan götüm onun ağırlığı ile haz alıyordu…

Bir ara bir parmağını götüme soktu. Hafif canım yanmasına rağmen, durmasını hiç istemiyordum. Yaklaşık 15 dakika sonra sarsılarak boşaldım. Ayağa kalktı ve “İçeri girmezmisin?” diyerek beni odanın içine çekti, kapıyı kapattı. “Dilersen gidebilirsin?” derken, ela gözlerinde (kalırsan daha çok şey yaşayacaksın) bakışları vardı. Dudaklarına uzanarak deli gibi öpmeye başladım. Dudaklarından, yüzünden, göğsünden, öperek aşağıya o muhteşem sikine doğru indim. Siki ortalama bir boyutta fakat öyle sert öyle sıcaktı ki inanılmazdı. Sikini doya doya öpüyor, yalıyor, emiyordum, ilk defa bir erkek siki boşalmadan ağzımda bu kadar uzun bir süre kalabilmişti…

Hafif bir inleme sesiyle irkildim. İnlemenin geldiği yöne baktığımda, ilk defa o an odada benden başka bir hatunun daha bulunduğunu fark ettim. Duştan çıkmış olduğunu anladığım hatun, yan koltukta oturmuş bizi seyrederek kendini tatmin ediyordu. O gün geç vakitlere kadar beni ve o hatunu akla gelecek her pozisyonda becerdi, ikimizi de her delikten sikti, orgazmdan orgazma uçurdu. Sabah uyandığımda beni yatakta diğer hatunla bırakarak gitmişti. Hatuna, “Kimdi O ?” diye sordum. Hatun, “Bilmem küstah adamın biriydi ve ben dersini vermeye gelmiştim, adını bile soramadım!” dedi. Hatunu tanıdığımı fark ettim, uçaktaki hostesti. “Böyle erkek her kadına nasip olmaz, sanırım yaşadığımızla kalacağız.” dedi. Gülümseyerek bakıştık. Nasıl vermiştik küstah Yaralı Yüz’ün dersini ama :)

kocasına inat karısını siktim

28 Jul

Herkese selam, ben Muğla’dan Barış, 38 yaşındayım. Size anlatacağım olay tamamen gerçektir ve intikam için yapılıp zevk için devam edilmiştir. Olaylar şöyle gelişti: Çocukluk arkadaşım olan Hasan, eşi Aslı ile aramda bir ilişki olduğu şüphesine kapılmış ve bir gün beni telefonla arayıp, “Sen nasıl olurda benim eşimle çay bahçesinde oturup muhabbet edersin? Aranızda bir şeyler mi var sizin?” demişti. O an beynimden kaynar sular döküldü sandım, çünkü ailecek görüştüğüm, hatta yaz aylarında birlikte kampa gidip aynı çadır içersinde yatıp kalktığım arkadaşım, benim eşi ile ilişkimin olduğunu düşünüyordu. Buna inanamadım.

Aynı günün akşamı eve gittiğinde eşi Aslı’ya da aynı konu ile ilgili olarak bağırıp çağırmaya başlamış ve öldüresiye dövmüş. Biz ne kadar, “Aramızda böyle bir şey yok!” desekte, bize inanmadı ve bunca yıllık dostluğu iftira atarak bitirdi. Ancak ben bu iftirayı kendime yediremiyordum. O andan sonra eğer Aslı da isterse bu iftiranın intikamını alacaktım ve her fırsatta Aslı’ya imalı imalı konuşmalar yapıyor, bakışlar atıyordum. Derken Aslı ile kocasından habersiz görüşmeye başladık. O’da her görüşmemizde bu iftirayı kaldıramadığını söylüyordu.

Bende, yoktan yere iftiraya uğradığımı ve bunu hazmedemediğimi söylüyordum. Aslı ise “Sen iftiraya uğradın, ama olan bana oldu, kocam beni çok kötü dövdü.” diye serzenişte bulunuyordu. Bir keresinde, “Hani gerçekten böyle bir şey yapsam da dayak yesem, gam yemeyeceğim, ama suçsuz yere dayak yedim.” dedi. Bende hemen bunu fırsat bilip, “Biz de yapalım o zaman.” dedim. Aslı “Neyi yapalım?” dedi. “Neyi olacak, iftarayı gerçeğe çevirelim.” dedim. Aslı, “Yok artık, daha neler, olur mu öyle şey, ikimizde evli barklı insanlarız!” diyerek sert bir tavırla karşılık verdi.

Ben bu işin asla olmayacağını düşünmeye başlamıştım. Bu konuşmamızdan bir hafta kadar geçtikten sonra, birgün Aslı beni telefonla arayarak, benimle buluşup, konuşmak istediğini söyledi. Hemen buluşma yerini kararlaştırıp, saati gelince buluştuk. Aslı, “Dün akşam kocam aynı sebepten dolayı beni yine dövdü. Sen geçen gün söylediğinde ciddimiydin?” dedi. Bende “Evet ciddiydim ve aynı teklifi yine yapıyorum.” dedim. Aslı, “Bu sefer canıma tak etti, artık ne olacaksa olsun, hiç olmazsa yediğim dayağı hak etmiş olurum.” dedi ve kocasının ilçeye gittiğini, gece yarısından önce gelmeyeceğini söyleyerek “Eve gidelim.” dedi.

Eve vardığımızda ben salona geçtim ve Aslı su içmek istediğini söyleyerek mutfağa gitti, sonra salona gelerek yanıma oturdu. Bu arada Aslı 34 yaşında, 1,70 boylarında, 60-65 kilo, ince belli, göğüsleri dik, kumral, uzun saçlı, alıcı gözüyle bakınca gayet sexi bir kadın. Aslının önce dudaklarından öpmeye başladım, ilk anda biraz çekimser davrandı ama sonunda karşılık vermeye başladı. Deli gibi öpüşüyorduk. Bu arada taş gibi dik göğüslerini okşuyordum. Dudaklarını, gerdanını öperek üzerindekileri çıkartıyordum. Gömleğinin düğmelerini çözerek yavaşça çıkarttım. Memelerinin sütyenden taşan kısımlarını yalamaya emmeye başladım. Pantolonunu da çıkartığımda, Aslı karşımda sütyen ve külotla kalmıştı. Sütyeni ve külotu siyah dantelli sexi bir takımdı. Aslı’yı bu halde karşımda görünce şehvetim daha da artmıştı.

Aslı hiç doğum yapmadığından vücudunun hiçbir yerinde bozulma yoktu. Hemen bende üzerimdekileri bir tek külot kalana dek çıkardım. Sonra gerdanından başlayarak aşağılara doğru her yerini yalayarak inmeye başladım. Göğüslerini sütyeninden çıkartarak uçlarını emmeye, ufak ufak ısırıklar kondurmaya başladım. Vücudunun her yerini okşuyordum. Yalayarak göbeğinden aşağıya indim. Dantelli siyah külotunun üzerinden amını koklayıp yalamaya başladım. Bu arada Aslı inleyerek kendinden geçmişti bile. Amcığı mis gibi kokular salıyordu…

Ben Aslının külodunu çıkarmak için hamle yaptığımda, sırt üstü yatmakta olduğu üçlü koltuğun üzerinde kalçalarını yukarıya doğru kaldırdı ve külodunu çıkardım. Külodunun arası resmen ıslanmıştı. Ağda ile temizlenmiş kaymak gibi amcığı karşımda duruyordu. Hemen başımı bacaklarının arasına sokup deli gibi yalamaya başladım. Amcığı patlamaya hazır volkan gibi yanıyordu. Daha iki dakika geçmeden Aslı kasılmaya ve titreyerek orgazm olmaya başladı. Amının sıvıları ağzıma akıyordu, bende iştahla yalıyordum. Aslı daha önce böyle bir şey yaşamadığını, amının ilk defa yalandığını ve çok hoşuna gittiğini söyledi. Bende “Ben sana daha çok hoş şeyler yaşatacağım…” diyerek külotumu çıkardım. Benim 18 cm lik yarağı serbest bırakarak, “Sen hiç yarak ta yalamamışsındır.” dedim. Yalamadığını söyleyince, “Bunuda ilk kez yap ozaman.” diyerek ağzına doğru uzattım. Yarağımı eliyle kavradı ve sadece başını yalamaya başladı.

Acemice davranması üzerine, taşaklarımdan başına doğru yalayarak alabildiği kadarını ağzına almasını söyledim. Benim söylediğim şekilde devam ederek yarağımı ağzına almaya başladı. İlk başlarda ağzına sokunca kusacak gibi oluyor, hemen çıkartıyordu. Ama sonra alıştı ve ustaca yarağımı ağzına alarak beni çıldırtmaya başladı. Sonra 69 pozisyonuna geçtik ve bir müddet böyle devam ettik. Daha sonra Aslıyı sırt üstü yatırarak, bacaklarını omzuma aldım. Yarağımın başını amının dudakları arasına sürterek yerleştirdim. Amı sırılsıklam olmasına rağmen sokarken zorlandım, amcığı daracıktı. Benim 18 lik kalın yarağım amını yara yara içine doğru ilerliyordu. Aslı ise ise altımda yılan gibi kıvranıp inliyordu. Yarısına kadar yavaş yavaş girmiştim…

Kalanını sert bir hamle yaparak köküne kadar soktum Aslının amına. Aslı öyle bir çığlık attı ki, komşular duyup gelecek diye korktum. Aslı yarağımın uzun ve kalın olduğunu, canının yandığını söyledi. Kocasının yarağı ince ve kısa imiş. Ama sonradan bu acı yerini zevke bıraktı ve ben Aslının üzerinde ritmi yakalamıştım. Artık rahatca amına girip çıkıyordum. Aslı da elini kalçasının altından uzatarak, benim götüne çarpan taşaklarımı okşuyor, ara ara amına girip çıkan yarağımı sıvazlıyordu.

Bacaklarımı omzumdan indirip üzerine uzanarak memelerini emmeye uçlarını ısırmaya başladım. Bu arada Aslı avuçlarına koltuğun kumaşını almış, koltuğu sıkıyordu. Belliki çok zevk alıyordu. Çok geçmeden Aslı sarsılmaya başladı ve titreyerek ikinci orgazmını yaşadı. Bende gelmek üzere olduğumu söyledim. “İçime boşalma!” demesi üzerine, yarağımı amından çıkardım ve Aslının eline verdim. İki eliyle kavradığı yarağıma 31 çektirerek göbeğinin üzerine boşaltmaya çalışıyordu. Ben öyle bir patladım ki, yarağımdan tazyikle çıkan ilk damlalar Aslının yüzüne doğru fırladı. Kalanını da göbeğine ve göğüslerine boşalttım.

Bir müddet sessizce yığılıp kaldık. Sonra ben mutfağa giderek kağıt havlu getirdim ve önce Aslının yüzündeki döllerimi, sonrada göğüslerindeki ve göbeğindeki döllerimi sildim. Aslı kalkarak banyoya duş almaya gitti. Peşinden bende yürüdüm. Birbirimizi güzelce yıkadıktan sonra, Aslı bornozunu giydi, bende üzerime bir havlu sarıp çıktık. Ama ben Aslı’yı sikmeye doyamamıştım, dudaklarını öperek, “Bir kez daha yapalım.” dedim. “Olmaz, amacımız intikam almaktı, intikam için bir kez yeter!” dedi. Ve mutfağa doğru yürüyerek “Soğuk bir şeyler getireyim de içelim.” dedi. Bende peşinden gittim.

Buzdolabının kapısını açtı, meşrubat almak için eğildiğinde hemen üzerimdeki havluyu atarak arkasına geçip belinden sarıldım ve memelerini okşamaya başladım. Bornozunun bağını çözerek çıkardım, ve yüzünü bana döndürüp dudaklarını öpmeye başladım. Elim bacak arasında amını okşuyor, dudaklarım yukarda her yerini yalıyordu. Artık Aslı da dayanamadı ve kendini bana bıraktı. Kucağıma alarak onu mutfaktaki yemek masanının üzerine yatırdım. Kafamı bacak arasındaki kaymak gibi amcığa gömdüm, yalamaya başladım. Amcığı hemen sırılsıklam oldu. Biraz böyle yaladıktan sonra Aslıyı masanın üzerinde ters yatırdım ve başı hizasına geçerek benim yeniden kalkan yarağı ağzına uzattım. Bu sefer işi öğrendiğinden yarağımı hemen ustaca yalamaya başladı. Bende iki elimle kafasının iki yanından tutarak ağzının içinde ileri geri gidiyordum. Ağzından çıkarken yarağımı öyle bir somuruyordu ki, iliklerime kadar çekiyordu sanki.

Sonra bunu masanın üzerine domalttım ve arkasından amının dudakları arasına yarağımı sürtmeye başladım. Sürterek başını soktum ve ani bir hareketle dibine kadar hepsini kökledim. Aslı zevkten inlemeye başladı, kalçalarını sağa sola ve ileri geri hareket ettirerek, dans edercesine yarağımı içine alıyordu. İkimizde zevkten Ah’layıp Oh’lamaya başlamıştık. İnlemelerimiz mutfakta yankılanıyordu. Sonra ben masanın üzerine çıkarak sırt üstü uzandım ve Aslıya üzerime gelmesini söyledim. Aslı yarağımın üzerine doğru çömelirken yarağımı kavradı ve amına yerleştirdi. Artık amı benim yarağa alıştığı için, bir hamlede oturup hepsini içine aldı. Ata biner gibi üzerimde zıplıyordu. Bende kendime doğru çekerek memelerini emmeye başladım. Ellerim ise kalçalarında dolanıyordu…

Bir ara işaret parmağımı göt deliğine dokundurarak hafiften yokladım. Hemen elimi tutarak çekti ve “Götten olmaz, ordan istemiyorum!” dedi. Bende fazla üstelemedim ve amına girip çıkmaya devam ettim. Aslıyı yarım saat kadar değişik pozisyonlarda amından siktim, Aslı iki kez daha orgazm yaşadı. Bende boşalmak üzere iken Aslının amından çıktım, önümde diz çökmesini istedim. Aslının göğüslerine döllerimi boşalttım. Spermalarımı göğüslerine krem gibi sürmesini istedim, dediklerimi aynen yaptı.

Bir süre sonra Aslı banyoya gitmek için kalktı. Bende peşinden yürüyünce, “Birlikte girmeyelim, yoksa yine sikişmeye başlarız!” dedi. Ben, “Olsun, sikişelim, ne fark edecek ki?” dedim. “Artık yeter, amımı parçaladın.” dedi. Bende “Sen yıkanırken sana bakıp 31 çekeyim ozaman.” diyerek girdim banyoya. Aslı duşun altında su perisi gibi kıvrandıkça bende ona bakıp 31 çekmeye başladım. Aslıya, “Domal, amına bakarak boşalacağım.” dedim. Aslı önümde domalınca amı bütün ihitişamıyla karşımdaydı. Aslında içimden hemen arkasına geçip amına köklemek geldi ama yapmadım ve 31 çekmeye devam ettim. Boşalacağım sırada hemen Aslının arkasına yanaşarak belinin çukuruna bütün döllerimi boşalttım. Sonra birlikte duşun altında birbirimizi yıkayarak çıktık.

Aslında anlaşmıştık, intikam için sadece bir kez sikişip bu ilişkiyi unutacaktık. Ama öyle olmadı. Aslı’nın da hoşuna giden bu ilişkimiz bir yıldır devam ediyor. Son iki aya kadar her fırsatta buluşup sikişiyorduk, ancak iki aydır eşi işsiz ve evde olduğundan dolayı hiç sikişme fırsatı bulamıyoruz. Sadece kaçamak buluşmalar ve muhabbetle yetiniyoruz iki aydır. Aslı bir an önce tekrar benim yarağı yemek istiyor, ama evde sikişmek istediği için eşinin iş bulmasını bekliyoruz. Aslıyı canım çok çekince ise, kamerayla kaydettiğim sikişmelerimizi izleyerek 31 çekip tatmin oluyorum…

Herkese bol sikişli günler dilerim.

patronumun karısıyla kızını siktim

28 Jul

Merhabalar. Ben İzmir’den Gökay. Şu an 23 yaşımdayım, 1.83 cm boy, 89 kg, toplu bir fiziğim var. Anlatacağım olay bundan 8 sene önce geçti. Yüksel abi o zamanlar halamların orada internet kafesi olan (o sene 35 yaşında), 1.75 cm civarında 70-75 kg, çok yakışıklı değil ama karizması olan, uçanı kaçanı siken, evli ama bir o kadarda çapkın bir adamdı. Halime adında (o sene 33 yaşında) karısı, 1.65 boylarında 58-60 kg civarı dolgun kalçalı, iri göğüslü ve bakımlı gayet güzel bir kadındı. Neyse ben sürekli bu kafeye takılıyordum o zamanlar. Yüksel abiyle çok samimi olmuştuk. Yüksel abi herşeyini anlatıyordu bana. Aramızda yaş farkı olmasına rağmen resmen iki yakın dosttuk. Bazen dükkanı eşine bırakıp bilgisayar tamirine fala diye çıkıyodu. Geceye kadar gelmiyordu. Bana “Dükkanda, yengen de sana emanet.” diyordu. Yengeyle de baya samimi olmuştum. Evlerine girip çıkar olmuştum. Yüksel abiyi yenge daha önce evlerinde, kendi yatak odalarında bir karıyı sikerken yakalamış. Ama hamile olduğundan affetmek zorunda kalmış.

Neyse gel zaman git zaman Yüksel abi geleni sikiyor gideni sikiyor diye sürerken, birgün yine dükkanda yalnızdık. Kadının biri geldi. Çok seksi, iyi giyimli, tam tiki. Ama bir siksen 10 sene ömrünü uzatır cinsten. Oturdu bir bilgisayara. Bizde Yüksel abiyle muhabbet ediyoruz. 15 dakika sonra yüksel abi: “Gökay sen bir yarım saat kapının önüne çık. Gelen olursa çaldır beni.” dedi. Ve beni kapının önüne çıkarıp kapıyı kilitledi. Neyse 20 dakika falan oldu olmadı yengeyi gördüm karşıdan gelirken. Yüksel abiyi çaldırıyorum ne açıyor ne de meşgule alıyor. Kapıyı yumrukluyorum: “Abi yenge geliyor!” diyorum. “Oyala, az kaldı koçum.” diyor. “Benden günah gitti.” dedim içimden. Yenge geldi. Ama içerden nasıl inleme sesleri geliyor anlatamam. Ben “Yüksel abi içerde kaldı, anahtar kırıldı…” falan filan konuşurken kapı açıldı, Yüksel abi çıktı. Aldı yengeyi ileri doğru yürüdüler. Ardından o harika hatun şanzımanı dağılmış bir vaziyette kapıdan çıktı sıvıştı. Yüksel abiyle yenge hiçbir şey olmamış gibi geldiler. “Ne oldu abi?” dedim. “Oh! Ucuz yırttım oğlum.” dedi. Ama ne söyledi de yenge o sesleri duymasına rağmen cıngar çıkarmadı merak etmedim değil doğrusu.

Bir iki hafta sonra Yüksel abi İstanbul’a bilgisayar fuarına yeni bilgisayar bakıp almaya diye çıktı gitti. Giderken bana “Gökay ben bir hafta yokum. Yengen, kızlar, dükkan sana emanet. Hatunlar beni bekliyor.” deyip çekti gitti. Yengeyle biz dükkandaydık o gün. Müşteri de yoktu. Oturduk karşılıklı muhabbet ediyorduk. “Gördün demi o abi dediğin orospu çocuğunun 15 yıllık gül gibi karısına yaptığını?” dedi. Bende salağa yatıyorum ya “Hangi abi yenge?” dedim. “Ya salak yapma Gökay. Kim olcak? O kocam olacak göt.” dedi. “Ama ben biliyorum ona yapacağımı. Aynı şekilde alcam ondan intikamımı. Ama kimle?” derken birden bana dik dik bakmaya başladı. Ben neden baktığını anlamadım. Kızgınlıkla söylüyor herhalde dedim geçiştirdim.

Akşam telefonum çaldı. Arayan Yüksel abi: “Oğlum yengen korkuyormuş. Akşam bir programın yoksa git bizde kal. Tam iş üstünde aradı amına koyayım.” dedi. Bende iyi niyetle “Tamam abi. Kalırım.” dedim kapattı. Akşam dükkanı 00:30 gibi kapattık yengeyle kızlarla (Yüksel abinin kızları Cansel [Benimle yaşıt (Cansele hastaydım)], Meltem O sene 11]) eve gittik. Hemen kızlar odalarına yatmaya gittiler. Yenge bana “Gökay’cım sen otur TV falan izle. Ben duşa girip çıkacam.” dedi. Bende “Tamam yenge.” dedim. Hala kafamdan kötü birşey geçirmiyordum. Tek fantazim Cansel’i sikmekti. Neyse 10 dk sonra yenge çıktı bornozla. Geldi yanıma oturdu. Bornozun beli bağlıydı. Ama inanılmaz göğüs dekoltesi ve sağa sola açılan eteğiyle neredeyse amına kadar gözüken pürüzsüz bacakları tam 20 cm yanımdaydı. Hatta bacaklarımız birbirine temas halindeydiler.

Yenge birden “Gökay bugün çok yoruldum. Uzansam sırtımı ovar mısın?” dedi. Bende “Tamam yenge. Uzan.” dedim. Halime yenge kalktı, tuttu kolumda beni yatak odasına götürdü. Bornozunu bana sırtı dönük şekilde bir çırpıda çıkardı. Sütyen yoktu. Kenarlardan memelerinin ovallığını görebiliyordum. Ama beni asıl dumur eden o kırmızı tangasıyla o pürüzsüz ve abartısız Jennifer Lopez kalçalarıydı. Direkt yatağa bıraktı kendini. Ben şok olmuş bir biçimde öylece kala kalmıştım. “Hadi başla artık.” dedi. Ben bir silkelendim kendime geldim. Dedim (bu orospu intikamını benimle alcak. Kaçarın yok oğlum zevk almana bak). Yavaşça yatağa yürüdüm. Poposunun tam üstüne sikimi dayadım ve başladım sırtını ovalamaya. Yavaş yavaş okşuyordum altımdaki harika vücudu. Aşağılara indikçe suratımı yaklaştırdım sırtına. Hafif hafif hohlayarak nefesimi gezdirdim vücudunda. Halime yenge resmen erimişti altımda. Poposunu kavradım. Isırmaya başladım göt yanaklarını. Hiçbir tepki vermiyordu…

Tuttum indirdim külodunu. Şimdi altımda belliki yeni temizlenmiş, sikilmeyi bekleyen, alev alev yanan aç bir am vardı. Ve benim görevim onu sabaha kadar sikmekti. Hemen soyundum. Halime yengenin ayak parmaklarından amına kadar yaladım. Amının dudaklarını ağzıma alıp seri dil hareketleriyle klitorisine dakikada 77 dil darbesini çaktım. Şelale gibi boşalıyodu resmen. Çığlık çığlığaydı. Tam biri duyacak derken, kapıda Cansel’i gördüm. Ama tepki vermedim. Devam ettim. “Sok artık sooookk.” diye inlerken Halime yengenin bacaklarını omuzuma aldım. Zaten boşalmaktan sırılısıklam olan amına kızının seyri önünde yavaşça yarrağımı sokmaya başladım. Amı 2 çocuk doğurmuş kadına göre harikaydı. Her halde Yüksel abi diğer karıları sikmekten kendi karısını sikecek vakit ya da derman bulamıyordu. Yavaş yavaş sokarken birden kökleyiverdim bir gazla amına. Başladım hızlanmaya. Halime yenge ağzına yastık almış kimse duymasın diye resmen yiyordu yastığı. Ben deli gibi pompalıyordun pompacı Yüksel abinin karısına. Kim bilir kimlerin karılarını siken adamın karısı şimdi benim altımda inliyordu. Karılarına sahip olamayan tüm godoşların intikamını alıyordum belki Yüksel abiden. 15 dakia falan sonra boşalcağımı hissettim. Hemen çıkardım sikimi ağzına verdim. Orospu bardak dolusu dölümü resmen içti. Yarrağımı ağzında pipet gibi emip içine çekiyordu. Anlamıştım daha doymadığını ama benim aklım Cansel’deydi.

Bir baktım Cansel kapıda yoktu. Halime yengeyi yatakta bıraktım, kalktım. Halime yenge “Nereye gidiyorsun kocacım? Daha doymadım ben sana.” diyordu. Cansel’in odasına gittim hemen. Baktım yatakta oturuyor. Ama eli amında. Üzgün gözüküyordu. Bende elim sikimde yaklaştım ona. Tuttum kolundan kaldırdım. Çırılçıplak soydum. Hiç itiraz etmedi. Mahçup bir tavırla sadece yere baktı. Külodunu çıkarmaya eğildiğimde o muhteşem tazecik amını gördüm ve dayanamayıp bir masum öpücük kondurdum. Tuttuğum gibi kolundan yatak odasına götürdüm. Halime yenge bir anda kalktı. “Ne oluyor Gökay? Cansel niye çıplak? Niye yatak odasına getirdin onu?” falan filan derken Cansel eğildi yarrağımı ağzına aldı. Bir kere yalayıp Halime yengeye döndü. “Anne benimde Gökay’la yapmamı engelersen seni babama söylerim. Hatta bütün mahalleye yayarım.” dedi. Ve yalamaya devam etti. Bu tavır karşısında Halime susup izin vermekten başka yapacağı bişeyi olmadığını anladı ve kızının arkasına geçip sırtına öpücükler kondurmaya başladı.

Benim sikim kazık gibi olunca Cansel’i kaldırdım, yatağa sırtüstü yatırdım. Bacaklarını ayırıp amını sulanana kadar yaladım. Harika kokuyordu amı. Tatlı talı inlemeyle tıslama sesleri arasında sesler çıkarıyordu. Amı kıvama gelince sikimi tutup kafasını dayadım körpecik amına. “Korkma aşkım. Hiç acımıyacak söz veriyorum, söz veriyorum.” diye heyecanını yatıştırmaya çalışıyordum. Halime yenge kulağımı öpüyormuş gibi yapıp “Kızımın canının uzun süre yanmasını istemiyorum. Ben dudaklarına yapışcam sen birden sokcaksın.” dedi. Bende kafa salladım. Sonra o Cansel’in yanına uzandı. Yavaş yavaş yanaklarını, boynunu derken dudaklarına yapıştı. Ben tam o sırada yarrağımı kökledim Cansel’ime. Bir feryat etti. Halime yengenin dudağını ısırdı. Halime yenge hemen banyoya koştu. Ben ise köküne kadar girmenin zevkiyle, hem akan kanlara bakıyordum, hemde Cansel’ime demir kazık gibi yarrağımı köklüyordum. O kadar dardı ki iki-üç dakikaya kalmadı içine boşaldım Cansel’in.

Neyse ben yığıldım kaldım yatağa. Biraz dinlendim. Kalktım banyoya gittim Halime yengeye bakmaya. Baktım pek birşeyi yok. Gelmişken birde banyoda sikeyim şu orospuyu dedim. Hemen verdim yarrağımı ağzına. Hemen kaldırdı orospu. Domalttım çamaşır makinasına. Bir postada makinanın üstünde siktim. O gece Cansel’i bir daha sikmedim. Sabaha kadar Halime yengeyi 3 posta daha siktim. Sonra sabah kalktığımda yanımda ne Halime yenge, ne de Cansel vardı. Odaya Halime yenge geldi. Dudaklarımdan öpüp “Hadi uykucu, kahvaltı hazır.” dedi. Kalktım kahvaltı yaptık. Meltem kursa gidiyormuş. Onu geçirdi Halime yenge. “Hadi dükkanı açalım.” dedi. Cansel kahvaltıya kalkmamıştı. Sordum. “İyi merak etme, dinlensin biraz.” dedi Halime yenge. Velhasıl 4-5 gün ben bunlarda kaldım. Her gece Halime yengeyi sabahlara kadar siktim. Yüksel abi 2 gün sonra geldi…

Birgün dükkan çok kalabalık. Bende ne zamandır sikemiyorum Halime yengeyi. Ana bilgisayarın olduğu bölme baya yüksek. Böyle bar taburesi falan var önünde. Sadece kafası gözüküyor insanın. Ben ana bilgisayardayım. Halime yenge de yanımda. Yüksel abide çocuklarla Counter oynuyor. Kulaklıklar falan baya kaptırmış. Sırtıda bize dönük. Ben bunu farkedince Halime yengeye “Seni çok özledim.” dedim elimi götüne attım. “Napıyosun ya? Yüksel görürse öldürür bizi!” dedi. Ben “Baksana oyuna öyle bir dalmış ki görmez.” dedim. Eteğini kaldırdım. Külodunu yana sıyırdım sadece kafamızın gözüktüğü bölmede Halime yengenin arkasına geçtim. Sikimi tükürükledim. Halime yengeyi hafif öne eğdim yerleştirdim amına. Git gel yaparken birden Yüksel abi “Gökay sigarayı atsana.” dedi. Ben sikim karısının amındayken sigara paketini Yüksel abiye fırlattım. “Saol koçum.” dedi, taktı kulaklıkları, döndü önüne. Bende Halime yengenin belini kavradım ve deli gibi kökledim. 5 dakikaya kalmadan boşalcağımı anladım. Çıkardım sikimi. Halime yengeyi aşağı eğip ağzına boşaldım…

Harikaydı. Hem adrenalin hem seks. Bölmenin hemen yanında tuvalet vardı. Halime yenge hemen tuvalete girdi. Üstünü başını topladı. Ardından çıktı. Yüksel Abi hiçbir şey anlamadı. Ben o günden sonra senelerce siktim Halime yengeyi ve kızı Cansel’i. Askere gittim geldim. Şimdi Cansel’le nişanlıyız, yaza evlencez. Ama Halime yengeyi hala sikiyorum. Sonradan duydum ki iyi yapmışım. Çünkü benim Halime yengeyi siktiğim sene Yüksel abi de benim dul teyzemi sikmiş. Bu sene nişandan sonra 18’lik baldızım Meltem’i de siktim. Yani anlıyacağınız Yüksel Abimin (Müstakbel Kayınpederimin) karısını da kızlarını da sike sike dümdüz ettim…

Herkese seks dolu bir yaşam dileğiyle, hoşçakalın.

pazarcının dul kardeşini siktim

28 Jul

Slm. Benim hikayem bundan tam 5 yıl önce başladı. Ben İstanbul’da yaşıyorum, bir arkadaşımın yaptığı iş teklifinden sonra Ankara’ya gidip gelmeye başladım. Ankara’da Sosyete Pazarlarına çıkıyor, tezgah açıyorduk. Pazara çıktığımız ilk gün tezgahımıza bir bayan geldi, inanılmaz göğüsleri vardı, sanki tişörtünün içinden çıkmak ister gibiydiler. Arkadaşıma sordum, “Bu hatunu tanıyormusun?” diye. Arkadaşım da, “Evet, daha evvel bu kızın abisi pazarcılık yapıyordu ve arada sırada bu kız o tezgahta duruyordu. Kız kısa bir evlilikten sonra boşanmış, açık kapı yani!” dedi. Kızı ilk gördüğümde aletim yerinden fırlayacak gibi oldu. Birkaç tişört alıp yanına yaklaştım, konuşmaya başladık. Baktım ki işler istediğim gibi gidiyor, onu Pazar günü Eryaman’daki kaldığım eve davet ettim. İlk başta biraz nazlandı, ama sonra kabul etti.

Akşam oldu eve gittim, Pazar gününü heycanla beklemeye başladım. Sabahı nasıl yapacam diyordum, erkenden yattım. Sonunda Pazar sabahı oldu. Kız saat 11’de gelecekti. Arkadaşımı evden yolladım. Saat 10:30’da kapı çaldı, delikten baktım, o kız gelmişti. Çok heycanlandım, kapıyı açtım. “Merhaba!” dedi. Ben de, “Hoş geldin, buyur gir, kahvaltı yaptın mı?” dedim. “Hayır.” dedi, birşeyler hazırladık kahvaltı yaptık. Bu arada da sohbet ediyorduk, birbirimizi daha iyi tanıma fırsatı bulduk. Kahvaltıyı bitirdik sofrayı topladık. Ben Televizyonda bir Basket Maçı vardı, onu izliyordum, ama aklımdan başka şeyler geçiyordu. Tam o anda kız bana döndü ve “İskender sen beni eve neden davet ettin? Sabahtan beri oturuyoruz!” dedi. “Ne yapalım istiyorsun?” dedim. Altımda sadece şortum vardı, kız eliyle sikimi tutup, “Bunu istiyorum!” dedi. Şortumu çıkardım, “Al o zaman!” dedim. Kız eğildi ve sikimi ağzına aldı, öyle bir yalıyordu ki, sanki yarrağa hasret kalmış gibiydi…

Ben de yavaş yavaş kızı soyuyordum. Tişörtünü çıkardığımda o muhteşem göğüsleri ortaya çıkmıştı. Hemen südyenini de çıkardım, ayağa kalktık ve öpüşmeye başladık. Sonra ben kızın kocaman göğüslerini yalamaya başladım. Neden bilmiyorum ama yaklaşık 20 dakika göğüslerini yaladım, emdim. Çok büyüklerdi ve ne garip ki dimdiktiler! Sonra yavaş yavaş yalayarak aşağıya, göbek çukuruna, ardından da amına kadar indim. Amına ilk dil attığımda irkildi. Beni de heycanladırıyordu, sanki ilk defa am yalıyormuşum gibi hissettim kendimi. Amını yalarken kızın iniltileri beni çıldırtıyordu. Arada seksi konuşmaları çok etkilemişti beni. “Kocacım ne olur sik beni!” diye yalvarmaya başladı. Ama ben sikmek için biraz daha sabrettim, vücudunun her yerini, her santimini yalamak istiyordum. Öyle de yaptım zaten. Sonra tekrar sikimi ağzına verdim, yalamaya başladı…

Artık ben de fazla bekleyemedim, kızı sırtüstü yatırdım. Hemen bacaklarını ayırdı, “Becer beni! Sik beni!” diyordu. Sikimin kafasını tükürükledim, amına yasladığım anda tekrar irkildi ve “Sok! Sok! Sok hadi!” diye inliyordu. Amına dayandım ve içine girdim. Dibine kadar soktuğum anda bağırdı, ağzını elimle kapamak zorunda kaldım, komşuların duymasını istemedim. Sonra bunu bildigim her pozisyonda sikmeye başladım. Ama en güzel pozisyon, önüme domalıp amını bana altın tabakta sunmasıydı. O pozisyonda kızın arkadan amını sikerken gözlerimi götünün deliğinden alamıyordum. Kızın götü de çok güzeldi. “Seni götten de sikmek istiyorum!” dedim. “Arkadan hiç yapmadım daha!” dedi. “Herşeyin bir ilki olur!” dedim. Kız bayağı bir nazlandı, ama onun da götten istediğinden emindim. Israr ettim, sonunda “Tamam!” dedi.

Sikimi amından çıkarıp, yavaşca götünün deliğine yasladım, biraz sürttürdüm. Sonra tükürükle kayganlaştırıp, yavaşca kafasını soktum. Kız öyle bir bağırdı ki, çok korktum ve hemen çıkardım. Kız, “Neden çıkardın, devam et!” dedi. “Canın yandı sandım!” dedim. “Olsun devam et!” dedi. O öyle deyince, bu sefer götüne girişim çok sert oldu. Çığlıklar atıyordu, “İskender seni öldürecem! Mavettin beni!” diyordu. Bir ara elimi o kadar çok sıktı ki, canı çok yanmıştı. Üzülmüştüm, fakat yine de götünü sikmeye devam ettim. Sert sert, hızlı hızlı pompalıyordum. Boşalmamak için kendimi zor tutuyordum. Sonunda saldım kendimi ve daracık götüne boşaldım…

O gün kızı akşama kadar, 5 yada 6 defa siktim. Ve bu böylece 5 yıl devam etti. Her Ankaraya gelişimde buluşup sikişiyorduk. Kızı nerelerde sikmedim ki, arabada siktim, pazarın tuvaletinde, pastanenin tuvaletinde siktim, hatta bir keresinde de arkadaşın birinin işlettiği Tekel bayisinde siktim. Ama son noktayı koyma zamanı geldi, çok yakında ailesinin bulduğu bir adamla evleniyor. Burdan ona, bana yaşattığı unutulmaz seks dolu 5 yıl için teşekkür ediyor, mutluluklar diliyorum!

her kadın bir kere başkasına verir

28 Jul

Slm, ben Güler Hollanda Amsterdam’danım. 27 yaşındayım, evliyim ve evhanımıyım. Mutsuz bir evliliğim var ve artık kocamla seks yapmak bana zevk vermiyordu. Kocam beni gönlümce sikemiyor tatmin edemiyordu. Kocamla seks hakkında konuşamıyordum bile, ne zaman seks konusu açılsa, hemen sinirleniyor ve konuyu değiştiriyordu. Oysa ben seks için çıldırıyordum. Zamanla kocamdan gizli olarak, kendi kendimi tatmin etmeye ve porno videoları seyretmeye başladım. Seyrettiğim filimler beni daha da azdırıyordu.

Bizim Amsterdamda oturduğumuz mahallede çok Türk aile ve bir tane de Türk dükkanı var. Tam karşı binada Hayriye hanım diye bir tanıdığım var, kendisi de evli. Arada sırada Hayriye hanıma oturmaya, sohbete ve dertleşmeye gidiyordum. Kendisiyle evliliklerimiz hakkında, kocalarımız ve seks hakkında laflıyorduk. Bir keresinde Hayriye hanım, alt katlarındaki kiralık duran dairenin bir zenciye kiraya verildiğini anlatmasıyla, sohbetimizin konusu otomatikmen zenciler ve zenci yarrakları oldu. O gün akşama kadar, zencilerin yarrakları gerçekten çok mu büyük olur, at yarrağı gibi mi olur, zenciler çok mu iyi siker gibi konular konuştuk Hayriye hanımla. Hayriye hanıma belli etmesem de, içimden bir zenciyle sikişmek fikirleri geçirmeye başladım.

O günden sonra sürekli pencereden bakıp, Hayriye hanımın komşusu olan zenciyi izliyordum. Ve onu her gördüğümde onunla sikişmek hayali kuruyordum. O zenciyle sikişmek fikri kafamda iyice sabitlenmişti. Mutlaka o zenciyle sikişmek istiyordum, ama nasıl yapacaktım, bunu bir türlü bilmiyordum. Bu arada zencili seks videoları seyrederek daha da çıldırıyordum ve sürekli pencereden o yöne doğru bakıyordum. Sürekli Hayriye hanıma gidip gelmeye başladım, apartmanın girişinde çıkışında, merdivenlerde falan belki o zenci ile karşılaşırım diye. Her zaman olmasa da arada bir o zenci ile karşılaşıyor ve selamlaşıyorduk. Pencereden baktığımda görüyordum, zenci sabahları çoğu kez evden çıkınca aşağıdaki Türk dükkanına gidip birşeyler alıyordu. Artık ben de sabahları, zenci evden çıkarken, çıkıp Türk dükkanına ekmek almaya falan gidiyordum, zenciyle karşılaşalım, bir iki kelime konuşalım diye.

Türk dükkanına giderken kendimi zenciye farkettirmek için, güzel giyinip, güzel kokular sürerdim. Dükkandaki çalışan Türk işçilerin hepsinin beni sikmek istediklerini, bana yiyecekmiş gibi bakışlarından anlamıştım. Ama ben o zenciyi gözüme kestirmiştim ve ille de o zenciye siktirmek istiyordum kendimi. Bir gün dükkana giderken yine zenciyle karşılaştık ve bir iki dakika ayaküstü konuştuk. Ben tüm cesaretimi toplayarak, direkt olarak, ondan hoşlandığımı ve kendisi ile seks yapmak istediğimi söyledim. Hollandaca en çok hoşuma giden cümleyi kullandım: “Ik wil met je neuken.” dedim. Zencinin gözleri birden faltaşı gibi açıldı ve neye uğradığını şaşırdı, benden hiç böyle birşey beklemiyormuş. Bir kağıda önceden yazmış olduğum mobiel telefonumun numarasını verdim ve kocamın bu hafta gece çalıştığını, saat 22:00 den sonra isterse gelebileceğini söyledim ve ordan uzaklaştım.

O gün saatler geçmek bilmedi ve çok heyecanlıydım. Kocam saat 21:00 de evden çıktı ve işe gitti. Saat 22:00 olmuştu ama zenci birtürlü aramıyordu. 23:00 olunca artık bu gelmiyecek dedim ve yine seks videosu izlemeye ve amımla oynamaya başladım. Birkaç dakika sonra kapı çaldığında çok korktum, acaba gelen kocam mı idi, işten erken mi döndü diye. Gelen zenci olamazdı çünkü gelmeden önce telefon açacak diye bekliyordum. Kapının gözetleme deliğinden baktığımda zenciyi görünce, heyecandan kalbim duracaktı. Hemen içeri aldım zenciyi ve hemen orda başladık dudak dudağa öpüşmeye. Kolundan çekip salona götürdüm zenciyi, videoda porno filimi oynuyor, biz salonun ortasında öylece durmuş, deli gibi sevişiyorduk, nefes nefese kaldık.

Beni kucağına aldı, yatak odasına gittik ve beni çırıl çıplak soydu. Zencinin pantolununu da ben çıkardım, külodunu indirdiğimde gözlerime inanamadım. Aman tanrım, o ne öyle? Okadar kocaman bir yarak ki, hep filmlerde görürdüm de inanmazdım. Gerçekten de sanki at yarağı gibiydi. Yarrağını ağzıma vermeye başladı, fakat çok iri olduğu için ağzıma sığmıyordu, sadece yalıyordum. Beni yatağa sırtüstü yatırıp bacaklarımı ayırdı ve amımdan başladı yalamaya. Çok uzun bir dili vardı, dilini amıma sokuyor, amımın dış ve iç dudaklarını ağzına alıyor, klitorisimi emiyor, eliyle de amımın kıllarını okşuyordu. Müthiş birşeydi, daha ilk dakikada orgazm olmuştum. Yarrağını amıma soksun diye çıldırıyordum, “Hadi artık sok.” diyordum, ama adam sanki profesyonel bir Jigolo gibi, işi biliyor ve durmaksızın amımı yalıyordu.

Amımı yalayarak beni ikinci kez orgazm ettikten sonra, nihayet beni kucağına aldı ve yarrağını alttan amıma doğru sokup beni de üstten yarrağına doğru bastırdı. Yarrağı ıslak amıma mükemmel bir şekilde girmişti. Kocamın haricinde ilk kez bir başkası ile sikişiyordum. Tarif etmesi mümkün olmayan bir zevk alıyordum ve çok ta harika sikiliyordum. Hemen hemen denemediğimiz pozisyon kalmadı, nerdeyse her pozisyonnda sikiştik. Ben yataktan aşağı indim, kafam yerde götüm havada domaldım, zenci de arkamdan amıma soktu yarrağını. Yarrağı amıma öyle güzel giriyordu ki, bence en güzel pozisyon bu olsa gerek. Beni bu pozisyonda epeyce bir süre siktikten sonra ve içime boşaldı. İkimiz de aynı anda orgazm olduk, daha öncesinden yaşamadığım, bilmediğim, tanımadığım çok hoş bir duyguydu bu.

Yatağa yanyana uzandık ve öylece 10 dakika falan dinlendik, kağıt havlu ile kendimizi sildik, temizlendik. Zencinin adını da o anda öğrendim, Mamadu imiş adı ve Senegalli imiş. Evli imiş, fakat karısı Senegalde kalıyormuş, taşındığı evi de karısını Hollandaya getirebilmek için kiralamış. Konuşurken bir yandan da amımı okşuyordu ve amımın çok güzel olduğunu söyledi. Hatta kocamdan boşanırsam, O da karısından boşanacağını ve benle evlenceğini bile söyledi. Ben de onun yarrağı ile oynamaya başlayınca, yarrağı yeniden sertleşti ve kocaman oldu. Bana bu sefer götümden sikmek istediğini söyledi, ama ben bunu asla yapmayacağımı, daha önce hiç denemediğimi ve götümün yırtılmasından korktuğumu söyledim. En azından götümü okşamak istediğini söyleyerek beni yüzüstü çevirdi. Götümü avuçlayarak masaj yaptı ve parmakları ile göt deliğimi ovdu. Yarrağını götüme sokmak için çok ısrar ettiyse de sokturmadım. Ağzımla boşalttım.

O günden sonra artık, kocam geceleri çalıştığında, hemen hemen her gece gizlice geliyordu ve saatlerce sikişiyorduk. Amımı her nekadar sikse de, bu yine sürekli götümle oynuyordu, ama ben götümle oynamasından zevk falan almıyordum. Acaba götten sikilmek nasıl birşeydi, merak ta ediyordum aslında, fakat korkuyordum da. Derken göt sikme ile ilgili porno filimleri seyretmeye başladım. Filimlerde götten sikilen kadınları gördükçe, aslında güzel olabileceğini düşünmeye başladım. Ve ertesi gün geldiğinde beni götten sikmesine izin verecektim. Ertesi gün sabahtan gittim ve bir şişe, özellikle götten sikişirken kullanılan kaydırıcı aldım. Fakat boşuna bekledim. Gelmedi, telefon da açmadı. Günlerdir pencereden bakıyordum, sokakta da göremiyordum hiç, geceleri evinin lambaları yanmıyordu. Merak ediyordum, iyice çıldırmıştım. Haftalar geçmesine rağmen ortalıkta yoktu. Aradan iki ay geçmişti, bir gece aniden çıktı geldi. Memleketine, Senegale gitmiş, karısından boşanıp gelmiş.

Tabi yine deliler gibi sevişmeye başladık, o gece sanki amımı parçalayacakmış gibi sikti. Ona “Aşkım sana bir sürprizim var, artık götümden de sikişmek istiyorum.” dedim ve kaydırıcının olduğu şişeyi verdim, ters dönüp önünde domaldım. Bu önce amımı ve götümü diliyle iyice yalamaya başladı ve ardından kaydırıcıdan dökerek göt deliğimi güzelce yağladı. Ben de onun yarrağını avucuma alarak yağladım ve kalçalarımı ayırarak “Hadi aşkım sok, patlat artık şu bakire götümü.” dedim. Yavaş yavaş yarrağını götüme sokmaya başladı, fakat hem girmiyor, hem de götüm çok acıyordu. Acıya dayanmak için kendimi zorluyordum. Başı girdiğinde göt deliğim parçalandı sandım. O kocaman yarrak sanki götümü yırtarak, milim milim, ilerliyordu. Yarısına yakını henüz girmişti ki, dayanamadım “Öyle kal lütfen, çok acıyor, daha fazla sokma.” dedim. Bu biraz bekledikten sonra, yarrağını yavaş yavaş çıkarıp sokmaya başladı. Biraz da olsa acıyla karışık zevk almaya başlamıştım ki, birden çığlık attım, çok kötü basmıştı. Nerdeyse tamamı girmişti. Bağırmalarıma aldırış etmeden, sert sert sikmeye devam etti ve birkaç dakika sonra götümün içine boşaldı.

O gece götümün ilk defa sikilmesinden, acıyla karışık, müthiş değişik bir zevk almıştım. Artık her buluşmamızda götümü de siktiriyordum. Götüm iyice açılmış ve zenci yarağı yemeye alışmıştı. Hele kucağında iken götten yarak yemenin bana verdiği zevki anlatamam. Halen kocam çalışmaya gidince, zenci sevgilimle hemen hemen her gece sikişmeye devam ediyoruz. Etraftan şüphelenenler olduğunu biliyoruz, ama artık herşey bize vız geliyor. Am da benim, götte benim! Kime ne? Benim zenci yarağı yemem el alemi niye ırgalasın ki? Hem zenci yarrağının tadını, zenci yarrağı yiyenler bilir! Bence her kadın bir kez zencilerin o kalın iri yarağını yemeli diyorum.

kocam beni evsahibine siktirdi

28 Jul

Selam arkadaşlar, bu yaşadığım olayı anlatıp anlatmamak konusunda bayağı bir uğraş verdim. Sonunda anlatmaya karar verdim.

Kendimi nasıl tarif edeceğimi bilmiyorum. Adım Ayten, 32 yaşında, sarışın, mavi gözlü, 52 kiloda evli bir bayanım. Çekici bir kadın sayılırım, her dışarı çıkmamda kesinlikle erkekler tarafından iltifatlar alırım. Kocam bir kamu çalışanı ve benim ilk erkeğim. Bu zamana kadar kocam dışında ne biriyle çıkmışlığım nede cinsel ilişkim olmuştur. Sex konusunda bildiğim herşeyi kocamdan öğrendim. Halende fazla bir şey biliyorum diyemem. Kocam sexten çok fazla hoşlanan biri değil. Sexe başlar başlamaz hemen içime girer, en fazla 2 dakika sonra içime boşalır ve yan dönüp yatar. Sexte bu hareketten başka hiç bir hareketini görmedim şu ana kadar. Her defasında böyle oluyor. Böyle olunca da hiç zevk alamam.

Evleneli 7 yıl olmasına rağmen çocuğumuz olmadı. Çocuk yapmayı sürekli deniyoruz ama birtürlü olmuyor. Doktora gittik, kocamdan kaynaklanıyormuş. Sebebi Sperm azlığı imiş ve aslında tedavi ile giderilebilirmiş. Ben bunu hiç sorun etmedim. Kocamı gerçekten çok severim. Bilmiyorum belki ilk ve tek erkeğim olmasından kaynaklanıyordur. Çünkü dediğim gibi ondan başka bir erkekle hiç ortamım olmadı. Ama kocam sürekli çocuk çocuk diye tutturuyordu. Bunun gerçekleşmesi için tedaviye gitmemiz gerektiğini konuşurduk sürekli. Ama bu tedaviye başlamak için kocamın ne fırsatı vardı ne de parası yetiyordu.

Doktordan sonra bu konuşmalar günlerce sürdü. Böyle bayağı bir zaman geçti ve kocamın sex yapma isteği gittikçe azaldı. Daha sonraları ise, yatakta kocam sürekli başka erkeklerden, benim başka bir erkek ile sex yaparak hamile kalmam alternatifinden söz etmeye başladı. Neden bilmiyorum ama kocamla her sex yapışımızda ısrarla bunları konuşarak beni ikna etmeye çalışıyordu. Ama benim bunu nasıl yapacağımı düşünmüyordu. Zamanla başka bir erkekle sex yapmam konusunda baskıları iyiden iyiye arttı. Tamam sonuçta çocuk sahibi olacaktık, ama benim bir başkası ile sex yapmam düşüncesi kocamın daha çok hoşuna gidiyordu ve onu azdırıyordu. Kocam resmen beni bir başkasına siktirmek istiyordu ve bundan müthiş zevk alacaktı. Bunları ne zaman anlatsa hep konuyu kapatıyordum. Çünkü bunları dinlemesi bile beni ürpertiyordu.

Neyse bu konu aylarca hep dolaşıp durdu yeniden açıldı. Artık bende sabır kalmamıştı. İstemiyordum. Gerçekten bu istediği şeyi yapmak istemiyordum. Ve kocamın bu konuda sorularına da cevap vermiyordum artık.

Kocamla bir gece yatakta sex yaparken yine aynı konuyu açtı. Beni sırtüstü yatırmış hem amıma gidip geliyor hemde bizim ev sahibimiz Cemal beyi anlatıyordu. Ogün saunada onun yarağını görmüş ve şok olmuş. Bana, Cemal beyin kapkara, kalın ve uzun bir yarağı olduğunu, onu içime alamayacağımı, amımı yırtacağını söylüyordu. O anda kocamın bana gaz veriyor gibi hali vardı. Cemal beyle benim hakkımda konuştuklarını, çocuğumuzun olmayış sebebini falan anlatmış. Cemal beyin de liseye giden iki tane çocuğu var. Kocam bir akşam Cemal beyi eve getireceğini ve beni ona sunacağını falan anlatıyordu. Bende kesinlikle cevap vermiyordum, ne evet ne de hayır diyordum. Bir an önce sikmesini bitirip amımdan çıkmasını bekliyordum.

4 gün sonra kocam eve geldiğinde elinde bir şişe Rakı ve meze niyetine yanında bişeyler vardı. “Hayrola?” dediğimde “Bu akşam kafam esti gel beraber içelim.” dedi. Bense hayatta ağzıma içki sürmedim o güne kadar. Gecenin bayağı bir ilerleyen saatinde şişeyi birlikte yarılamıştk ve kafam iyice dönmeye başlamıştı. Kocamda öyle idi sanki. Bir ara benden kahve yapmamı istedi, kalkıp kahve yapmaya mutfağa gittim. Ben kahvelerimizi hazırlarken kapının zilini duydum. Kocam kapıyı açtı, gelen Cemal beydi. Ama aklımdan kocamın o akşamki anlattığı şeyler ile ilgili hiçbirşey geçmiyordu. Cemal bey ve kocam muhabbet etmeye başladılar. Bir şişe Rakı da Cemal bey getirmişti yanında. İkisi birlikte içmeye devam ettiler.

İçki beni mahfetmişti. Ben kahveleri onlara bırakıp banyoya gittim. Sarhoş olmuştum, başım dönüyordu ve kusmak üzereydim. Vücudum ateş atıyordu. Elimi yüzümü yıkarken kocamın seslendiğini duydum, “Aytenciğim bakarmısın, mezemiz bitti.” dedi. Salona gittim, masada boşalanları alıp mutfağa götürdüm. Arkamdan kocam geldi belime sarılarak yanağımdan öptü. “Hazırmısın hayatım?” dedi. Bende “Neye hazırmıyım?” dedim. “Bu akşam Cemal bey boşuna gelmedi buraya.” dedi. Şok olmuştum. Kocamın suratına bir tokat atıp “Hayır istemiyorum!” deyip doğruca yatak odasına gittim. Üzerime geceliğimi giyip lambayı söndürdüm ve yatağa girdim. Yüzümü yastığa gömüp ağlamaya başladım.

Bir müddet sonra kocam yatağa geldi ve beni okşamaya başladı. Daha doğrusu ben gelenin kocam olduğunu sanıyordum, kafamı biran için çevirdiğimde beni okşayanın Cemal bey olduğunu anladım. O an beni görmeliydiniz az kalsın bayılacaktım. Her yanım titriyordu. Yüzümü yeniden yastığa gömdüm. Cemal bey rahat olmamı söylüyor, sırtımı, omuzumu ve bacaklarımı okşuyordu. Kendime o an şaşırdım kaldım, elin adamına hiç birşey diyemedim. Elim ayağım birbirine dolaştı sanki, çenem tutuldu bir anda. Ama heryanım titriyordu. Altımdaki külodu çıkarmaya çalıştığında direndim ama adam külodumu yırtarak çıkardı. Eli popomda geziyordu. Boynumu öpüyor, kulaklarımı yalıyor, yataktan kalkıp kaçmamam için de bir eliyle sırtıma basıyordu. Beni yalaya yalaya popoma kadar geldi. Bacaklarımı açmamı istiyordu ama ben müsaade etmiyordum. Bayağı bir direndim ama en sonunda amıma dil atmaya başlayınca ani bir reflexle bacaklarımı biraz da olsa araladım. Aslında itiraf edeyim (kocam dahil) ilk defa bir erkek amımı yalıyordu ve dahası hoşuma gitmişti ve amımın yalanmasından büyük bir zevk alıyordum. Adam iştahla dilini sulanan amımın içinde gezdirirken, ben zevk alma ve utanç duyma çelişkisiyle yüzümü yastığa gömmüş, olacakları bekler gibiydim.

Bütün bu olanlara nasıl izin verdim halen anlamış değilim. Cemal bey ne zaman soyundu onuda bilmiyorum, yüzükoyun yatıyordum. Fazla sürmedi Cemal bey üstüme uzanarak yarağıyla amıma baskı yapmaya başladı. O ana kadar yarağının boyutları hakkında bir fikrim yoktu. Ama beni domaltıp amıma sokmaya başladığında yarağının ne kadar kalın olduğunu hissettim. Sürekli iteklemesine rağmen kolay girmiyordu. Sadece yarağının kafası zar zor girebilmişti. Bacaklarımı ayırmıştım ama hala kendimi kastığımdan ve direndiğimden birtürlü tam olarak sokamıyordu. Bir ara durakladığında sokmaktan vazgeçtiğini düşündüm ve kendimi serbest bıraktım. O bunu bekliyormuş, aniden amıma yüklendiğinde içimin yırtıldığını sandım. Yarağının yarısından fazlası içime girmiş ve Cemal bey halen dışarıda kalan kısmını da amıma sokmaya çalışıyordu. Acıdan avazım çıktığı kadar bağırıyordum ki Cemal bey eliyle ağzımı kapattı.

Hayatımda böyle bir acıyı daha önce hiç yaşamamıştım. O kocaman yarak amımın derinliklerine kadar girip, orada biryerlere çarptığında acıdan ölüyorum sanıyordum. Cemal bey yarağını amımdan çıkarmadan beni sırtüstü çevirdi. O şekilde amıma sokup çıkarmaya devam etti. Çok sert ve hızlı sikmesine rağmen adam boşalmak bilmiyordu. Oysa kocam olsaydı şimdiye çoktan boşalırdı.

Ben canımın acısıyla bunları düşünürken yatakodası birden aydınlandı. Kocam gelmiş ve ışıkları açmıştı. O anda kendimden utandım. Cemal bey hala bağırmayayım diye eliyle ağzımı kapatıyordu. Kocam Cemal beyin elini ağzımdan çekti ve dudaklarımdan öpmeye başladı. O an kendimi tutamadım ve ağlamaya başladım. Cemal beyin amıma her kökleyişinde çığlık atıyordum. Amım müthiş ağrımaya başlamıştı ve sanki iyice genişlemişti. Kocama “Ne olursun yeter artık, çok acıyor.” dememe rağmen, kocam “Az kaldı dayan, sıkma kendini, bitiyor…” diyordu.

Bu esnada Cemal bey sürekli pompalıyordu. Bir ara yorulduğundan olsa gerek yarağını amımdan çıkarak sol bacağımı omuzuna alıp tekrar amıma sokmaya başladı. Sağ bacağımın üstüne oturmuş sol bacağımı omuzuna almıştı. O anda yarağını ilk defa doğru dürüst gördüm. Yarağı kapkaraydı gerçekten. Çok vahşi görünüyordu. Kocamınki yanında kürdan kalırdı. Neden bilmiyorum yarağının her yanı beyaz bir sıvıyla kaplanmıştı ve ışıkta parlıyordu. Yarağının damarları çıkmış patlayacak gibiydi. Cemal bey o pozisyonda içime girdiğinde hepten mahfoldum. Köküne kadar amıma sokuyordu. Taşaklarının bile amıma çarptığını hissediyordum artık. O halde hem sikiyor hemde göğüslerimi okşuyordu. Kocam da dudaklarımı ve yanaklarımı öpüyor “Az kaldı, bitiyor bitiyor…” deyip duruyordu.

Valla ne yalan söylim, yarım saatten fazla sikti Cemal bey beni o pozisyonda. Sonunda Cemal bey gelmek üzere olduğunu söylediğinde kocam omuzumdan aşağı bastıryordu. Çünkü iyice hızlanmıştı ve çok daha sert sikiyordu ve ben adamın altından kaçmak için çabalıyordum resmen. Amım mahfolmuştu, yanıyordu, parçalanmıştı sanki. Hem ağlıyor hem de bağırmaya çalışıyordum. Ama bu kez kocam ağzımı sıkıca kapatmıştı. Burun deliklerim kocaman olmuştu resmen zor nefes alıyordum. Fazla sürmedi Cemal bey içime patladı, ama ne patlama bitmek bilmiyordu. O an öyle bir oldumki anlatamam. İçimde tuhaf birşeylerin gezindiğini hissedebiliyordum. Amımın içinde öylesine bir yanma başladı ki anlatamam. Kocam içime boşaldığında hiç böyle olmazdı.

Cemal bey az sonra amımdan yarağını çıkarttığında resmen bir boşluk hissettim içimde. Rahatlamıştım. Ama içim hem yanıyor hemde amım müthiş ağrıyordu. Elim ister istemez amıma gitti. Vıcık vıcık olmuştum. Sanki amım ateş atıyordu. Ve kocaman olduğunu hissediyordum. Bir süre ağrının dinmesi için amımı ovdum durdum. Elimi amımdan çektiğimde şok oldum. Avucum kan ve spermle doluydu. Kocam da korktu o an. Cemal bey ise çok rahat bir şekilde “Birşey yok. Sadece amı çok dardı, zorlayınca yırtıldı, bir süre sonra birşey kalmaz geçer.” dedi. Ben ağlamayı sürdürüyordum ve kocam beni dindirmeye çalışıyordu.

Cemal bey kalkıp duş almaya banyoya gidince kocamla yalnız kalmıştık. Ben yan yatmış dizlerimi kendime çekmiş bir halde yatıyordum. Kocamsa sürekli beni öpüp okşuyordu. Bu arada “Oldu bak, geçti bitti.” gibi laflar ediyor, beni çok sevdiğini falan söylüyordu. Bense acıdan onun söylediklerini yarım yamalak duyuyordum. Dakikalarca içimden birşeylerin aktığını hissettim. O şekilde uykuya dalmışım.

Uyandığımda yatakta kocamla birlikte yatıyorduk. Cemal bey yoktu. Kalkmak istedim ama zorla kalkabildim. Kaltığımda ise yatağın aşırı bir derecede kanla ve spermle batmış olduğunu gördüm. O an kendimi direkt banyoya attım. Uzunca bir duş aldım. Amımı temizledim. İster inanın ister inanmayın dün gecenin kalıntılarını duş yaparken akıttım. İçimde halen Cemal beyin spermleri vardı. Duş alıp kahvaltı hazırlamaya başladım, etrafı ve akşamdan kalan masayı toparladım. Bu arada kocam da kalkmıştı ve direkt yanıma geldi bana sarıldı ve öpmeye başladı. Çok sulu gözlüyümdür. Ben yine ağlamaya başladım. Her zamanki gibi, beni çok sevdiğini, asla pişman olmamam gerektiğini falan sayıklamaya başladı. Hiç bir şey diyemedim ona. Bende ona sarıldım.

Kahvaltıdan sonra beni alıp yatak odamıza götürdü. Birlikte kanlı ve spermli çarşafı değiştirdikten sonra yatağa uzandık ve sevişmeye başladık. Amım dün gece Cemal beyin o iri yarağından dolayı iyice açılmış ve bollaşmış olmasına rağmen kocamın siki girdiğinde bile içim acıyordu. Neyse ki kocamın sikmesi herzamanki gibi çabuk bitti ve hemen boşaldı içime. Ama anlayamadığım şey, dün gece Cemal beyin spermleri içimi neden yakmıştı. Yatakta bir süre bu konuyu konuştuk kocamla. Gerçi hep o konuştu, ben sadece kafamı sallayarak onay verdim, evet ya da hayır anlamında.

Aradan bir kaç gün geçmesine rağmen hep gözümün önünde kaldı bu olay. Babam yaşında bir adamla nasıl sikiştiğimi halen anlamış değilim. Yaklaşık bir hafta sonra eşim eve geldiğinde bana “Cemal bey bu akşam yine gelecek.” dedi. “Bu akşam neden geliyor?” dediğimde, “Hem seni özlemiş hemde seni hamile bırakma işini sağlama almak istiyormuş.” dedi. O akşam Cemal bey belki iki saat boyunca sikti beni. 3 defa boşaldı içime. İlk boşaldığında sanki spermler içime yapışıp kaldı. Bu sefer banyoya gidip amımı temizlediğimde hiç birşey akmadı içimden.

Kısacası Cemal bey beni sikmek için her hafta gelmeye başladı artık. Cemal beyle karı koca gibi olmuştuk nerdeyse. Yaklaşık 2 ay sonra Hamile olduğumu öğrendim. Kocam ve ben buna çok sevindik. İçimde buruk bir sevinç vardı. Doğacak çocuk belki kocamdan değildi ama benim bir parçam olduğu kesindi. Onun için ben çok rahattım. Kocam da bunu kabullenmişti zaten.

Cemal bey hamileliğimin 5. ayına kadar beni sürekli sikti. Bazen kocam varken, bazen de evde ben tekken. Ama bir defa olsun onu ne öptüm, ne de güzel bir söz söyledim. Ne de beni rahatça sikmesi için ona yardımcı oldum. Kesinlikle ondan iğreniyordum. Bu gerçekten böyle idi benim için. Ama doğacak çocuğum için sevinçliydim. Doğum zamanı yaklaştığında hastaneye yattım. Sezeryanla çocuğumu dünyaya getirdim. 3 gün hastanede kaldım, oradan doğru eve. Bir haftada kendimi zor toparladım.

Cemal bey bize sürekli gelip gidiyordu artık. Yeni doğum yaptığım için bir isteğim, bir ihtiyacım olup olmadığını sorup giderdi. Aradan 3 ay kadar geçmişti, evde yalnızdım ve çocukla ilgileniyordum. Yine Cemal bey gelmişti. Çocuk için oyuncaklar, yiyecek ve giyecek birşeyler almış. Çocukla oynuyordu. Ona bir kahve ikram ettim. Sonra bana birşey söylemek için yanına çağırdı. Bende gittim. Beni çok özlediğini söyleyerek öpmeye başladı. Tekrar eskiye döndüğümüzü hissediyordum. Her nekadar karşı koysamda beni tutup yatakodasına götürdü ve sikmeye başladı. Yine birkaç kez boşaldı içime. Hayatımda ilk defa ağzıma boşalan erkek de Cemal bey oldu. Yarağını zorla ağzıma verip yalamamı söyledi. Bir anda ne olduğunu anlamama bile fırsat vermeden ağzımın içine boşalmaya başladı. Arkadan kafama bastırdığından böğüre böğüre yuttum bayağı bir kısmını. Boşalması bitince kendimi banyoya zor attım. Ben banyodayken o giyinip “Hoşçakal.” dedi ve gitti. Bunu kocama söylemedim.

Haftalar sonra 2. çocuğa hamile olduğumu öğrendim. Ve şuanda bunları yazarken karnımdaki ile birlikte yazıyorum. Kocam biliyor tabi bu 2. çocuğun da Cemal beyden olduğunu. Resmen 2 kocam vardı artık. Kurtuluşum yoktu hiç. Haftada bir kocamın, haftada bir de Cemal beyin karısı oluyordum. Şu anda Hamile olduğum için fazla birşey yapamıyorlar ama doğurduktan sonrasını düşünmek bile istemiyorum.

İşte arkadaşlar, benim başımdan geçenler bunlar. Hakkımda ne düşünürsünüz bilemem. Ama ben kendimden iğrenmiyorum. Kocam ve çocuk için herşeyi yaparım. Dünyaya getirdiğim o canlıyı görünce herşeyi unutuyorum…

yengeminde canı seks istemiş

28 Jul

Meraba ben İzmirden Hakan, 20 yaşında, 1.90 boyunda, esmer ve çekici biriyim. Sizlere, bundan yaklaşık 6 ay kadar önce yaşadığım, yengem ile aramda geçen bir olayı itiraf etmek istiyorum. Yengem hafif kısa boylu, balık etli, çok güzel kalçaları ve kavun gibi göğüsleri olan seksi bir kadın. Abimle evlendiklerinden beri, sürekli yengemin kalçalarını ve göğüslerini hayal ederek 31 çeker boşalırdım.

Abim yurtdışına çalışmaya gitmişti, giderken de benden yengem yalnız kalmasın, korkmasın diye onlarda yatmamı istemişti. Ben de büyük bir sevinçle kabul etmiştim. Ben balkonda açık havada yatıyordum, yengem de 8 aylık çocuğu soğuk almasın diye içerde yatardı. Abim gideli 3 ay olmuştu. Bazı geceler yengem uyuduktan sonra, banyoda kirli çamaşır sepetini karıştırıyor, yengemin iç çamaşırlarını kokluyordum. Hele bir tane kırmzı dantelli külodu vardı ki beni deli ediyordu. Yengemin özellikle o külodunu yalayarak sanki yengemin amcığını yalar gibi oluyordum ve boşalıyordum.

Bir gece yengemle oturup havadan sudan falan baya bi sohbet ettik. Vakit geç olmuştu, yengem “Benim uykum geldi, yiğenin dün gece beni uyutmadı. Saat 01:00’e geliyor, hadi kalk, sende git yat.” dedi. Kalktım ve yatağıma gidip uyudum. Bir süre uyuduktan sonra uyanmıştım, saate baktım saat 03:30’a geliyordu. Kalktım su içmek için mutfağa gittim. Mutfak ile yengemin uyuduğu oda karşı karşıyaydı, içerden yiğenimin ağlama sesini duydum ve içeri yöneldim. İçeri girdiğimde yengemin iri kavun gibi göğüsleri meydandaydı, yiğenimi emzirirken uyuya kalmış. Yengem çocuğun ağlamasıyla irkilir gibi oldu, ben hemen odadan kaçtım, yatağıma fırladım. Ama aklım yengemin göğüslerinde kalmıştı, dayanamayıp yatağımın içinde 31 çekip boşaldım ve yeniden uykuya daldım.

Sabah kalktığımda yengem herzamanki gibi kahvaltımı hazırlamıştı. Kahvaltımı yapıp evden çıktım, biraz dolaştım. Ama aklım hep yengemdeydi, yengemin kavun gibi göğüslerindeydi, akşamı iple çekiyordum. Neyseki akşam oldu ben yine yengemlere gitim. Akşam yemeği, yengemle sohbet, çay falan derken yatma vakti gelmişti. Yengeme iyi geceler diledikten sonra yatağıma gittim. Ama uyumadan önce telefonumun alarm saatini 03:00’e ayarladım, uyanıp yengemi yine o vaziyette görebilmem için. Yatağımda yengemin göğüslerini hayal edip sikimle oynaya oynaya uyumuşum.

Telefonumun alarm sesi ile uyandım, saat 03:00 idi. Hemen yataktan kalkıp sessizce yengemin uyuduğu odaya gittim. Yengem yine dün geceki halindeydi, fakat bu sefer dün gecekinden farklı olan birşey vardı. Yengem eteğiyle uyumuştu. Yengem uyurken yatakta sağa sola döndükçe eteği göbeğine kadar çekilmiş, karpuz gibi kalçaları ve külodu görünüyordu. Bazen kirli çamaşır sepetinden çıkarıp yalayarak 31 çektiğim o kırmızı dantelli külodunu giymişti. Sikim derhal kazık gibi olmuştu ve o anda yengeme saldırmamak için kendimi zor tutuyordum. Elimi daha sikime atmadan kendiliğimden boşalıvermiştim. Sessizce yatağıma gidip uyumaya çalıştım ama gözüme uyku girmiyordu. Sabaha kadar yengemin o halini göz önüme getirerek sikimle oynayıp boşalıyordum. Sabaha kadar hayalimde yengemi siktim!

Artık yengemi sikmeyi kafama koymuştum, ne olursa olsun yengemi sikecektim. Ertesi gece yine telefonumun alarmını ayarlayıp saat 02:00 de uyandım. Yengemin odasına gittiğimde yengem yine aynı pozisyonda yani kalçaları ve kavun gibi göğüsleri ortada uzanmış, yiğenim de kucağında uyuyorlardı. Yiğenimi yengemin kucağından alıp beşiğine koydum. Yengemin yanına uzanıp dilimi yengemin o kavun gibi göğüslerinin uçlarına değdirmeye başladım, bir yanda da sikimi sıvazlıyordum. Yengem birden irkilerek bir elini başına diğer elini de kalçalarının üstüne attı. Heyecandan ve korkudan ödüm bokuma karıştı. Ama tam tahrik olmuştum ve dönüşüm yoktu, yengemi sikmek için geberiyordum.

Hafiften yengemin dudağına bir öpücük kondurup sonra da dilimi göğüslerini yalayarak amcığına doğru götürüyordum, dilim göbeğinin üstüne gelmişti ki yengem çığlık atarak uyandı ve beni yanında görünce önce şoka girer gibi oldu fakat birden bağırarak “Ne yapıyorsun! Delirdin mi?” deyip buluzunu aşağı çekti. Ben cevap vermeden saçlarını okşadım, boynunu öptüm. Yengem “Dur yapma, ayıp, ben senin yengenim!” dediği halde ben yengemi okşuyordum. Yengem kızgın ve öfkeli bir şekilde gözlerimin içine ve kazık gibi olmuş sikime bakıyor, “Ne olursun yapma!” diyordu.

Ama ben dinlemiyordum ve kudurmuştum. Yengemi zorla sırtüstü yatırdım ve üzerine çıktım, göğüslerini okşamaya başladım, bir yandan da dudaklarına öpücükler konduruyordum. Yengem altımda çırpınıyor ve direniyordu. Yengemi bileklerinden kavrayıp göğüslerini yalamaya devam edince, artık yengem kurtuluşu olmayacağını anladı ve sakinleşti. Artık kendini iyice bıraktı ve “3 aydır benimde canıma tak etti, bileklerimi bırak ve ne yapacaksan yap!” dedi. Bileklerini bıraktığımda elini sikime atıp okşamaya başladı. Nerdeyse şortun içine boşalacaktım. Yengemi ellerinden tutup ayağa kaldırdım ve birbirimizi soymaya başladık. Bir yandan da öpüşüyorduk.

Yengem “Yaraksızlıktan öldüm.” deyip diz çöktü ve sikimi yalamaya başladı. Sikimi köküne kadar ağzına alıyordu ve o kadar güzel yalıyordu ki 10 saniye içinde yengemin ağzına boşaldım. Yengeme “Uzan şimdi ben senin amcığını yalayacam.” deyip yengemi yatağa uzattım ve hafif kıllı amcığını yalamaya başladım. Yengem saçlarımı okşayıp beni çıldırtıyor, kafamı amına bastırıyordu. Yengemin amı iyice sulanmıştı, am sularını yalıyordum ve aynı zamanda kavun gibi göğüslerini okşuyordum. Yengem zevkten gözlerini kapayıp, “Hadi gir, ne olursun gir!” diye inlemeye başladı. Sikimi yengemin amcığına sürttürmeye başladım. Yengem “Hadi sok, ama yavaş yavaş sok!” diyordu.

Ben artık çıldırmıştım yavaşı dinlermiydim, sikimin başını yengemin 3 aydır yarrak yüzü görmemiş amcığına dayadığım gibi kökledim. Yengemin amı zaten sırılsıklam olmuştu, birkaç kez kökledikten sonra, yengem çığlık atarak boşaldı. Ama ben sikmeye devam ediyordum. Yengem “Ben bittim, ne olur çıkar artık.” deyip inliyordu. Onu dinlemeyip hala git gel yapıyordum. Yengemin amcığı o kadar sıcaktı ki sikimi içinden çıkarmak istemiyordum. Yaklaşık 10 dakika kadar öyle devam ettikten sonra yengemle birlikte boşaldık. Sikimi amından çıkardığımda yengem bir ‘Ohhh’ çekerek yatağa uzanıverdi, bende koltuğa geçtim, birer sigara yaktık.

Yengem rahatlamıştı ve keyfine diyecek yoktu, “Sigaranın yanında bir de çay olsaydı.” deyince, ben hemen mutfağa gidip ocağı yaktım ve çaysuyu koyup geldim. “Hadi yenge çay olana kadar bir kez daha sikişelim.” dedim. Yengem “Nefes alacak halim kalmadı, biraz dinleneyim, sonra sikişelim,.” dedi. Ben de “O zaman biraz öpüşelim.” deyip dudaklarını öpmeye başladım. Yengemin dilini ağzıma alarak emiyordum, bir yandan da beni deli eden kavun gibi göğüslerini okşuyordum. Çay olana kadar öyle öpüştük elleştik. Mutfaktan birer çay doldurup geldim. Yengem çayını içer içmez, ben yatağa uzanıp yengemi üstüme çektim. Ben altta yengem üstte bir kez daha yengemi siktim. Birlikte banyoya girip duş aldıktan sonra yengemle birbirimize sarılarak, karı koca gibi uyuduk.

İşte ilk defa böyle siktim yengemi. Sonraki günlerde yengemi götten de siktim. Yengemi götünden nasıl siktim, onu da sonra anlatırım. Bye…

gençlere seks öğretmeni

28 Jul

Merhaba sevgili Seks Hikayelerim okuyucuları. Ben 54 yaşında evli bir bayanım. Yeğenim Fatma 23, kocası Cengiz 25 yaşında ve 3 yıllık evliler. Yeğenim bir gün bana geldiğinde, ağlayarak, evliliğinin bitmek üzere olduğunu anlattı. Kocası Cengizin kendisini hiç orgazm etmediğinden, sadece kendi zevkini yapıp bıraktığından, başka arkadaşlarının çok büyük zevkler yaşadığından, böyle giderse evliliğini bitireceğinden bahsederek, ne yapabileceğini sordu. Ben de, “Bekle kızım acele etme, bir doktora falan gidin!” dedim. Ama kocasının doktora gitmeye yaklaşmadığını anlattı. Ben, “Biraz daha sabret, her derdin bir çaresi vardır.” diyerek teselli etmeye çalıştım.

Aradan 15 gün kadar bir zaman geçti. Cengizin Bursadaki amcasının çok hasta olduğunu söylediler. Kocam da bana, “Ben izin alamıyorum, Cengizler gidiyor, sen de bizi temsilen onlarla git.” dedi. Sonuçta ben, Fatma ve Cengizle Bursa yoluna koyulduk. Bir gün sonrası da yıl başı gecesi. Bursaya vardık, hastayı hastanede kısa bir ziyaret ettikten sonra evlerine geldik. Evleri 3 katlı. Üst iki katlar Cengizin babasına ve hasta amcasına aitmiş. Alt katın sahibi Almanyada olduğu için, orayı bize tahsis ettiler. Biz biraz dinlendikten sonra ben Cengize, “Oğlum, biraz içecek al, bu gece yılbaşı gecesi…” dedim.

Cengiz bir büyük Rakıyla, bir şişe şarap ve meyva falan alarak geldi. Önce üst katta yemekler yendi, sonra biz izin isteyerek katımıza çekildik. Fatma sofrayı kurdu. Sohbet ederek içeceklerimizi de içmeye başladık. İkinci bardaklardan sonra ben Fatma ile Cengize, “Çocuklar evlilik nasıl gidiyor?” diyerek başladım. Fatma başladı yine ağlamaya. Cengiz bozuluyor Fatma anlattıkca. Ben de, “Oğlum, bu kız benim kızım sayılır, sen de oğlum sayılırsın, utanmanın gereği yok, mutlu olmak istemiyormusunuz?” dedim. Cengiz, “İstiyoruz halacığım, ama Fatma memnun olmuyor bir türlü.” dedi. Ben de, “Size yardımcı olabilirim, ama bu gece utanmak yok, itiraz yok, yalan yok, herşey açık açık konuşulacak ve ben ne dersem yapacaksınız! Eğer söz verir ve dediklerimi yaparsanız, ben sizin mutlu olmanızı sağlarım, size yardım ederim!” dedim. Cengiz itiraz edecek gibi oldu. Fatma ise, “Aşkım beni seviyorsan lütfen evet de! Yoksa böyle giderse senden ayrılacağım!” diyerek, Cengizi evet demek zorunda bıraktı.

Bu arada üçüncü bardakları da doldurduk, benle Cengiz Rakı, Fatma şarap içiyor. “Anlatın bakalım, nasıl bir sex yaşamınız var?” dedim. Fatma olduğu gibi anlattı. “Oğlum doğru mu?” dedim. “Evet halacığım, ama bu olmuyor, olamıyor!” dedi. Ben de, “Olmuyor diye birşey olamaz oğlum, bazı yöntemleri sen bilmiyor olabilirmisin?” dedim. “Hepsini biliyorum!” dedi. “Ama demek ki tam bilmiyorsun o zaman!” dedim. İkisi de çakır oldu bu arada, rahatlar yani. “Bu gece size ben yardımcı olacağım, ama bu gece burada yaşananlar burada kalacak, tamam mı?” dedim. Fatma tamam dedi. Cengiz sessiz kaldı. “Evet oğlum?” dedim. İstemeyerek de olsa, “Tamam halacığım…” dedi. Ben başladım, nasıl sevişilir, nasıl oral yapılır, kadın sekse nasıl hazırlanır gibi anlatmaya. İkisi de dikkatle dinliyorlar…

Epeyce anlattıktan sonra, “Uygulamak istermisiniz?” dedim. Bana tuhaf tuhaf baktılar. “Bakmayın öyle, ben bu gece öğretmen, siz öğrenci olacaksınız ve bunu bir ders gibi düşünün!” dedim. Kız, “Evet halacığım.” dedi. Ama oğlan, “Ben utanırım, olmaz öyle!” dedi. Kızdım, “Kız utanmıyor da, sen mi erkek olarak utanacaksın? Sendekinden kocamda ve oğlumda da var. 35 yıldır sende olanla oynuyorum ben!” dedim. Çekinerek o da tamam dedi, ama alkolün de etkisi var elbette. “O zaman Fatma sen başlat, ben ne dersem yapacaksınız ikiniz de! Kalk oğlanı yavaş yavaş soy! Oğlum sen de kıza aynısını yap, ama bu arada öpüşerek, sevişerek, birbirinizi okşayarak, acele etmeden yapın!” dedim. Biraz tereddütten sonra rahatladılar. Ben ne dersem yaparak, karşımda külotlarla kaldılar…

“Şimdi sevişin!” diyerek ben tarif ediyorum, onlar yapıyor. Bir süre bunları seviştirdim. İkisi de zevk almaya başladılar. Derken kıza, “Oğlanın yarağını okşayarak çıkart ve yavaş yavaş dondurma yalar gibi yala!” dedim. Kız yarağı çıkardı. İnanın keser sapı gibiydi oğlanın yarak. 15 cm kadar, ama sert, baştan dibe doğru kalınlaşan, harika bir yaraktı. Kıza dediğim gibi, taşaklarından yarağın başına, başından taşaklara kadar yalatıyordum. Oğlanın gözleri yumulup yumulup açılıyor. Kız acemi de olsa, dediklerimi yaptıkça kavrıyor. Yarak elinde, harika bir görüntü vardı. İnanın içim gitmedi değil o yarağa. Kız yaladıkça oğlan inliyordu. Sonra, “Oğlum şimdi sıra sende!” dedim. Kıza da, “Otur kanepeye!” dedim. Oğlana kızın külotunu çıkarttırdım. “Şimdi memelerini, kulak memelerini yalyarak, amını okaşayarak kızı iyice sev!” dedim. Dediğimi o da yapıyor. “Yalayarak şimdi amına in, orayı da yala!” dedim. Oğlan artık ne dersem yapıyor. Bu sefer kız gözler kapalı inlemeye başladı…

Ben hem tarif ediyor, hem izliyorum. Sonra, “69 olun şimdi!” dedim. Baktım, nasıl 69 olunacağını bilmiyorlar, oğlanı sırtüstü yatırdım, kızı da üzerine ters yatırdım, “Şimdi birbirinizinkini yalayın!” dedim. Yalamaya başladılar. “Ben bırakın deyinceye kadar yalayın!” dedim. Kızın başı ve oğlanın yarağı benden taraftaydı, harika bir manzara vardı karşımda. Oğlanda yarak çelik gibi oldu. Kız amının yalanmasından aldığı zevkle deli gibi yalıyordu oğlanın yarağını. Oğlana, “Sakın boşalma, boşalacağın zaman kızın ağzından yarağını çıkart, ama kızın amını yalamaya devam et!” dedim. Oğlan alkolün de etkisi ile uzun süre boşalmadan dayandı…

Bir süre 69’dan sonra, “Tamam, kalkın!” dedim, kalktılar. Kızı sırtüstü yatırdım. Oğlana, “Gel bakalım kızın önüne!” dedim. Cengiz kızın önünde diz çökerek o harika yarağı kızın amına doğrulttu. “Acele etme, şimdi yarağını tut kızın amcık yalağında yüzdür biraz!” dedim. Yüzüme bakıyordu. “Oğlum yarağının başını kızın amının dudakları arasında içine girmeden yüzdür!” dedim. Baktım dediğim gibi olmuyor, “Bir dakika…” dedim. “Anlaşıldı ben yardım edeceğim, kusura bakma!” diyerek, oğlanın onayını almadan yarağı aldım elime. İnanın o an heyecandan ölecektim. Harikaydı. Ateş gibi sıcak, çelik gibi sertti yarak. Kocamın ve oğlumunkinden sonra ilkkez bir yabancı yarak tutuyordum, ama şeytan içimi öyle dürtüyordu ki anlatamam…

Neyse ben yarağın başını elimle kızın amcık deresinde biraz yüzdürdüm, başı iyice ıslandı, am suyuyla yağlandı. Sonra yine kendi elimle kızın amına yarağın başını yavaşca soktum, oğlanın kalçasını diğer elimle yavaaaaşca iterek kızın içine tamamen sokturdum. Kız derin bir “Ooohhh!” çekti ki anlatamam. Sonra oğlana, “Bir süre bekle, yarağın amcık sıcaklığına alışsın!” diyerek beklettim. Yarağı kızın amcığında bir süre beklettikten sonra, “Şimdi bana bırak!” diyerek, oğlanın kalçalarını ve hatta zaman zaman taşaklarından tutarak, kızın amcığına giriş çıkışlarını ben idare ederek, kızı siktirmeye başladım. Oğlana sık sık, “Acele etme!” diyorum. “Boşalma durumun olursa dur!” diyerek, kızı 15-20 dakika kadar siktirdim. Bu arada Fatma 2 kez orgazm oldu, evet hiç olmayan kız 2 kez orgazm yaşadı, hemde ağlayarak, kasılarak…

“Oğlum dediğim gibi sikmeye devam et!” diyerek ben geçtim karşılarına, canlı porno izliyorum adeta. Ama benim de içim gitmeye başladı. Hatta içimden müthiş bir şekilde bu yarağa sikilme arzusu doğdu ki, delireceğim nerdeyse. Kocamdan başkasına sikilmeyen ben, delirircesine o yarağı arzulamaya başladım. Bilmiyorum belki görselliğin, belki alkolün, belki de yasak arzunun dürtüsü vardı. Bilmiyorum, ama müthiş şekilde hiçbir değeri düşünemeden o yarağa sikilmek istiyordum. Bu arada oğlan da hızlanmaya başladı. Ben de daha müdahele etmedim, kadehimi yudumlayarak izlemeye geçtim. Bir süre sonra Cengiz de kasıla kasıla boşalmaya başladı. Derken Fatma onun peşinden ağlayarak bir kez daha orgazm oldu ve ikisi birden yığılıp kaldılar. Ben dördüncü bardağı doldurdum içiyordum onları izlerken. “Kalkın duş alın!” dedim, banyoya gittiler. Ama benim içimdeki fırtınayı durduramıyordum ve kendime kızıyordum.

Temizlenip geldiler. “Giyinmeyin, çıplak oturun, birbirinizi izleyin!” dedim. İkisi de tamamen çıplaklar. Onlar da kadehlerini içiyorlar. Hiç kimsede ses yok. Ama Fatmanın yüzünde gülümseme ve mutluluk, Cengizin yüzünde biraz utançlık belirtileri okunuyor adeta. Sessizliği ben bozdum, “Çocuklar, biliyorum utandınız, ama başardınız da!” dedim. Fatma kucakladı beni, hem sevinçten ağlıyor, hem beni öpüyor, “Halacığım senin sayende ben bu zevki ilkkez yaşadım! Yoksa yuvamı yıkmayı göze almıştım!” diyerek. Sonra Cengizi öptü kucakladı, ona da teşekkür etti. Ama Cengiz hiç konuşmadan Rakısını yudumluyor ve Fatmanın çıplak vücudunu izliyordu. Benden tarafa ise bakmamaya özen gösteriyordu.

Bu manzara bir süre devam etti. Birer kadeh daha içtik. Derken yeni yıla girdik. “Evet çocuklar, yeni yıla, size ve zevkinize içiyorum!” dedim, hep birlikte kadeh kaldırdık. “Ne dersiniz çocuklar, yeni yılın ilk zevkini de yaşamak istermisiniz?” dedim. Fatma hemen, “Çok sevinirim halacığım!” dedi. “O zaman yatağınıza gidin! Ama dediklerimi unutmayın!” dedim. Kalktılar gittiler. Ben bir bardak Rakı daha doldurdum kendime ve salonda içmeye devam ettim.

Saat 00:30 gibi Fatma yatakodasından seslendi, “Halacığım lütfen gelirmisin?” diye. Birşey oldu galiba diyerek gittim. Baktım oğlanda yarak yine çelik gibi, kız yarağın üzerinde kalkıp kalkıp iniyor. Her kalkışında yarak meydana çıkıyor, amcık suyu ile yağlanmış şekilde ışığın şavkı ile parıl parıl parlıyor her amcıktan çıkışta. Zira ışığı söndürmeden, birbirlerinin vücudunu görerek sikişmelerini tembihlemiştim. “Ne oldu kızım?” diyerek ben içeri girince, kız yarağın üzerine oturdu ve o şekilde kaldılar. “Halacığım, senden birşey istiyorum…” dedi. “Söyle kızım?” dedim. “Sen bizim evliliğimizi kurtardın, bu gece bir fedakarlık daha yapabilirmisin?” dedi. “Nedir kızım söyle?” dedim. “Ama kızmayacaksın…” dedi. “Yok kızım niye kızayım? Yeter ki siz mutlu olun, ne istersen yaparım!” dedim. “Bize bir örnek sikişme gösterebilirmisin?” dedi…

“Anlamadım kızım, nasıl yani?” dedim, ama içimi müthiş bir heyecan sardı. Cengiz hemen, “Hayır olmaz!” dedi ve kızı üstünden attı kalktı. Kız, “Ya aşkım lütfen! Halam uygulayarak daha iyi öğretir, biz de daha iyi anlarız. Hem halam da eniştemden uzakta, bu gece o da bir kadın olarak zevkini yaşasın. Bizi izlerken canı istemiştir. Ne olur beni kırma Cengiz. Hadi halacığım…” gibi birşeyler saçmalamaya başladı. Cengiz, “Olmaz Fatma ya, sonra eniştemin yüzüne bakamam!” diyor da başka birşey demiyor. Ama benim içimde volkan kaynıyor. “Bir dakika çocuklar! Tamam Cengiz, seni anlıyorum, çok saygılı çocuksun, kaldı ki enişten burada değil, enişten duyarsa elbette yüzüne bakamazsın, ben de bakamam. Ama bu gece burada olanlar sadece üçümüzün arasında kalacak. Fatma haklı, benim de canım istiyor, hem de uygulayarak gösterirsem daha iyi anlar, daha iyi öğrenirsiniz. Ben de katılayım size, ama yarın hiçbirşey olmamış gibi olacak!” diyerek yaklaştım…

Cengize fazla söz etme fırsatı bırakmadan yarağını aldım elime, usta bir yalayıcı olarak dil darbeleri ile o muhteşem yarağı yalamaya başladım. Cengiz kendisini benden çekme gibi hareket yapınca, gözlerine sert bir ifadeyle baktım ve kızarak, “Yarak birtek sende yok oğlum! Kendini naza çekme!” dedim ve yalama işine devam ettim. Harika yalıyordum yarağı, Cengizin gözleri sönmeye başladı yine. Kız da benim üzerimi çıkarmaya başladı. Ben Cengize öyle bir muamele çekiyordum ki, çok hoş bir yarak, yalamaya bayılıyordum adeta. Kız beni çırılçıplak bırakacak şekilde soyduktan sonra, memelerimi okşamaya ve yalamaya başladı. Meğer Cengizden zevk alamadığı zaman birkaç kez kızarkadaşıyla Lezbiyen denemesi olmuş zillinin, (bunu sonradan söyledi). Ben Cengizin yarağını, kız benim göğüslerimi yalıyordu…

Derken yavaş yavaş oğlanı öpüp okşamaya, sevişmeye başladım. Hem ne yaptığımı söyleyerek, anlatarak yapıyorum öğrensinler diye. “Şimdi sen yala oğlum!” diyerek amımı ağzına dayadım. Başladı yalamaya. Harika bir duyguydu bir başka erkek tarafından yalanmak. Deliriyordum heyecandan, kalbim duracaktı sanki. Cengiz yalarken talimat veriyordum ve elimle de yönlendiriyordum zevkime göre. Fatma da göğüslerimi ve götümü okşayıp duruyordu. Ben çok çabuk orgazm olan biriyim. Cengiz amımı yalarken kasıla kasıla ilk orgazmımı oldum. Sonra Cengizle 69 pozisyonu aldık. Bir süre de öyle yalaştık. 69’da ben harika orgazmlar yaşadım. Şimdi o muhteşem yarağı içime almaktaydı sıra. Cengize, “Gel oğlum…” diyerek bacaklarımı açtım. Kıza da çok iyi izlemesini söyledim…

Cengizin kalçalarını elimle kontrol ederek, bir süre yarağını amımın oluğu içinde yüzdürdüm. Sonra yarağın o muhteşem başını amcığımın deliğinden içeri soktum ve bir süre öyle durdurdum. Sonra yavaşca kalçalarını iterek, o harika yarağı amcığımın derinliklerine, dibine kadar aldım. Harikaydı, kalbim sanki fırlayacaktı. Müthiş heyecan ve zevk alıyordum. Kalçalarını bastırdım, bir süre öyle kalakaldık. Yarak içimde tık tık atıyordu adeta. Cengizde ses yok, robot gibi ben ne dersem onu yapıyor, gözleri yarı açık, zevkin doruklarını yaşamaya veriyordu artık kendisini. Bu arada Cengizle öpüşüyorum, kulak memelerimi, boyun bölgelerimi yalattırıyorum, göğüslerimi yalattırıyorum. Dudakları ıslak öptürüyorum. Sikişmek ve sevişmek aynı anda nasıl yapılır öğretiyorum…

“Şimdi çok yavaş girip çıkacaksın!” diyerek bir elim kalçasında kontrol ederek, yarağının başı gözükene kadar çıkarttırıyorum, sonra çok yavaş dibine kadar alıyorum. Amıma her girişinde klitorisim zevkten yanıyor adeta. Bir süre öyle sikildim ve 2 orgazm daha yaşadım. Birkaç pozisyon denemesinden sonra 30 dakika kadar daha sikişerek birçok orgazm yaşadım. “Finale geçiyoruz şimdi!” diyerek bacaklarımı omuza verdim. Yine bir elimle kontrol ederek bir süre de öyle sikildim ve birkaç orgazm daha yaşadım. Cengiz hem Fatmayı sikip boşalmasının, hem alkolün, hem utancının, hemde yavaş hareketlerin ve benim kontrolümün ortak etkisiyle oldukça uzun süre sikebildi bu sefer beni…

Derken, “Halacığımmm, halaaaaammm, dayanamıyorum artık!” diyerek hızlanmaya başladı. Tam o arada amcık kaslarımı sıkarak, amıma giriş çıkışında yarağını amcığımla adeta inek memesi gibi sıkıştırarak sağmaya başladım. Cengiz öküz gibi böğürerek ve müthiş bir kasılma ile öyle bir boşalmaya başladı ki, içime fıskiye gibi fışkırdı. Kendimi bu harika zevke son kez teslim ederek, ben de onun bu zevki ile müthiş bir kasılma ve inilti ile hemen peşinden harika bir final orgazmı yaşadım. Kucak kucağa yığıldık kaldık. Yarak içimde halen atıyor, sanki yine boşalmak istiyordu. “Oğlum hadi bakalım göster kendini, içimden çıkmadan devam ediyorsun, en az 3 orgazm daha istiyorum! Ama bu sefer sen idare edeceksin! Taaki yarağın soluncaya kadar sikeceksin beni!” dedim.

Cengiz bir başladı gidip gelmeye, nasıl sikiyor anlatamam. Yarak çelik gibi, sanki boşalan o değilmiş gibi. İnanın 5 orgazm daha yaşadım ama ben de bittim. “Tamam oğlum, yeter, mahfoldum, çık!” dedim. Amımdan çıkardığında halen çelik gibiydi yarak. Fatmayla birlikte yalayarak boşalttık Cengizi…

Kocamdan sonra ilkkez bir yabancı yarağa sikilmiştim ve bu yarak yeğenimin yediği yaraktı. Onlara sex dersi vermekten ve kendim de sikilmekten pişman değilim. Üçümüz için de çok güzel ve heyecanlı zevklerdi. O gece sabaha kadar, Fatmayla birlikte ikişer kez daha sikildik, yeni yılın ilk gününe harika bir bir giriş yaşadık. Akşama Bursadan ayrıldık ve adını bile etmedik bir daha o gecenin. Şu anda hiçbir şey olmamış gibi hayatımıza saygı ve sevgi içinde devam ediyoruz.

kapalı menekşeyi açtık

28 Jul

İstanbul Fatih semtinde bir apartmana taşındık. Oturanların hepsi tutucu aileler. Bazıları çarşaflı, bazıları türbanlı. Karım açık giyinir ama fazlada açık olmayı sevmez. Apartmana taşınalı bir ay geçmesine rağmen hiçbir komşu hoşgeldine gelmediler. Erkekler bana, kapalı kadınlarda karıma selam vermiyorlardı. Bizi dışlamışlardı. Komşular hoşgeldine gelmeyince, karım kek pasta falan pişirmiş, onları çaya davet etmiş, ama kimse gelmemiş. Akşam karımın gözlerinden yaşlar akarak bana şikayet etti ve “Buradan taşınalım!” dedi. Ne olduğunu sorduğumda, komşular (Biz açık bir kadının pişirdiklerini yemeyiz!) demişler.

Benim de canım çok sıkıldı, fakat, “Taşınmayıp sabredelim, nasıl olsa bir aileyle bir gün samimiyet kurarız.” dedim. Ama 1 yıl kimseyle konuşamadan apartmanda oturduk. Birgün karşı komşumuz çarşaflı Menekşe hanımla apartman girişinde karşılaştım. Elinde çok büyük bir karton kutu vardı, taşımakta zorlanıyordu. Başını öne eğerek bana, “Komşu, yardım edermisin?” dedi. Ben de, “Hayhay efendim!” dedim ve elinden aldım, yukarıya kadar taşıdım. Karton gerçekten çok ağırdı, içinde Çelik Tencere takımı varmış. Kapısının önüne kadar götürüp bıraktım. Menekşe hanımın sadece gözleri görünüyordu ve gözleri gülerek bana teşekkür etti.

Birkaç gün sonra Menekşeyle tekrar kapıda karşılaştık. Bana selam verdi, gözleri yine gülüyordu. Bu sefer gözlerine dikkatli bakınca çok güzel olduğunu fark ettim. O da benim gözlerime derin derin baktı ve “Komşu, kocam sizinle tanışıp bir çay içmek ister, bize gelirmisin?” dedi. Ben, karımın bir aylığına annesine gittiğini, evde yalnız olduğumu söyleyip, “Karım gelince beraber ziyaret edelim.” dedim. O da, “Siz yalnız gelseniz de olur…” dedi. “Hayhay! Geleyim ozaman.” dedim.

Akşam yemeğinden sonra kapılarını çaldım. Menekşe açtı ve buyur etti. Beni oturma odasına aldı. Kocası yatakta uzanıyordu, beni görünce yarım oturdu ve “Komşu hoşgeldin, kusura bakma, ben biraz rahatsızım, ayağa kalkamıyorum.” dedi. Ben, “Önemli değil.” dedim. Kısaca tanıştık ve karısına yardımım için çok teşekkür etti. Kocası tutucuydu, ama neşeli bir adamdı, kısa zamanda muhabbete başladık. Altı ay önce trafik kazası geçirmiş ve belinden aşağısı felç olmuştu, her şeyiyle karısı ilgileniyordu.

Menekşe hanım çaylarımızı getirdi, çarşafını çıkarmadan odaya oturdu. Üçümüz biraz daha konuştuk ve erkenden ayrıldım. Menekşe hanım kapıdan uğurlarken ona, “Bir ihtiyacınız olduğunda söylemeniz yeterlidir, elimden geleni yaparım.” dedim. Güzel gözleriyle gülerek teşekkür etti.

Menekşenin gözlerini unutamıyordum. Çok güzeldi. Uyurken dahi hayal kurmaya başlamıştım, Menekşenin gözlerine bakarak onu öptüğümü düşünerek uyuyordum.

Bir akşam geç vakitte kapım çaldı, hemen açtım. Karşımda Menekşe duruyordu. Gözleri bu sefer daha da güzeldi, çünkü gözkapaklarını pembe ile renklendirmişti. Çarşafının yüz kısmını açarak, “Mesut bey, size bir tabak börek getirdim, alırsanız memnun olurum.” dedi. İlk defa yüzünü tam görmüştüm ve içimden (Aman Tanrım!) dedim. Parlak kırmızı rujlu dudakları, bembeyaz inci gibi dişleriyle, karşımda sanki bir manken vardı. Ne diyeceğimi bilemeden dondum kaldım. Menekşe benim şoka girdiğimi görünce tabağı elime tutuşturdu. Elini elime hafifçe değdirince kalbim duracak gibi oldu. “Menekşe hanım zahmet etmişsiniz, teşekkür ederim, tabağınızı boşaltıp hemen getiriyorum, biraz bekleyin lütfen.” dedim.

Hiç beklemedim bir cevap verdi, “Mesut bey müsadeniz olursa ben boşaltayım.” dedi. Hemen kapıdan çekilerek, “Buyurun.” dedim. Kapıyı kendisi örttü ve mutfağa girdi, ben de arkasından gittim. Bir melek gibi süzülerek yürüyordu. Çarşafının altında uzun topuklu ayakkabı vardı. Çarşafını biraz yukarı çekmiş, ayakkabısının ve ince siyah çorabının güzelliği ortaya çıkmıştı. Tabağı masaya koydu. Ben korkarak sandalyeyi çektim, “İsterseniz biraz oturun.” dedim. Hemen oturdu, ben de karşısına oturdum. “Kocanız nasıl?” dedim. Gözleri bir an sulandı ve “Çok kötü Mesut bey, çok ağır ilaçlar kullanıyor ve sürekli uyuyor, biraz önce yine uyudu, sabaha kadar top atsan uyanmaz artık!” dedi. Canının çok sıkıldığını ve biraz dertleşmek istediğini söyledi. Karımın olmadığını bildiği halde çarşaflı şuh bir hanımla evde yalnızdım ve şeytan (Tamam oğlum köşeyi döndün!) diyordu.

Menekşe biraz havadan sudan anlattı ve esas konuya girdi. Kocasının belinden aşağısıyla birlikte erkeklik organı da işlev görmüyormuş ve iyileşmesi yıllar alacakmış. Menekşe hanım benden ilk defa yardım istediğinde gözlerindeki gülümsemeyi anımsadım, ilk mesajını ta o zaman vermişti. Genç ve güzel kadın 6 aydan beri bir erkeğe açtı. Aklımdan bunlar geçerken, Menekşe hanım gözlerime bakarak, “Mesut bey ben çok özledim…” dedi. Anladığım halde, “Neyi?” diye sordum. “Biliyorsun… Bir kadın en çok neyi özlüyorsa onu…” dedi ve gözleriyle (Beni sik!) diye yalvarırcasına bakmaya başladı.

Ben de neredeyse 1 aydan beri karım olmadığından iyice sekse susamıştım. Yavaşça Menekşenin yanaklarından tuttum ve rujlu dudaklarını emmeye başladım. Belime sarılarak amını sertleşen yarağıma dayadı ve dilini ağzıma soktu. Dilini ısırdım, o da benim dilimi emdi ve ısırdı. Çarşafının üstünden poposuna yapıştım, altında külot yoktu ve ipek çarşafın yumuşaklığıyla poposunun sertliği beni çıldırtmaya yetmişi. Gözlerine bakarak, “Siz evdeyken makyaj yaparmısınız?” dedim. “Hayır, ilk defa bugün kocam uyuduktan sonra gizlice yaptım.” dedi. “Neden?” dedim. “Seni çıldırtmak ve kendimi siktirtmek için!” dedi. Çarşafını bir hamlede üzerinden çıkardım…

Memeleri çok güzel ve dimdikti. Siyah külotlu çorap giymişti. Ben külotlu çorap fetişiydim, onu öyle görünce yarağım biraz daha büyüdü ve kazık gibi oldu. Rujlu dudaklarıyla yarağımı yalamaya emmeye başladı. Ben de çorabının üzerinden amını yalamaya, öpmeye ısırmaya başladım. İkimiz de çıldırmıştık. Çorabının önünü yırttım ve dilimle içini yaladım. Başımdan tutarak kendine çekti, “Sik artık beni, dayanamıyorum, tam 6 aydan beri amıma yarak girmedi, sok artık, sok!” diye bağırdı. Siyah başörtüsüyle altımda sikilmeye hazır bir karı vardı. Ağzımla ağzına yapıştım. Nefes alamıyordu ama dilimi ısırıyor ve eliyle tuttuğu yarağımı amına sokmaya çalışıyordu. Amı vıcık vıcık ıslanmış köpürmüştü. Çok dar ve küçük bir amı vardı. Benim yarak ise hayli büyüktü, girerken zorlayacağı belliydi.

Menekşeye “Benim yarak biraz büyük galiba, sokarken acıtabilirim, kusura bakma.” dedim. “Evet Mesut bey, yarağınız çok büyük, kocamınkinin iki katı, sokun artık!” dedi. Birden ve de çok hızlı sokmalıydım altımdan kaçmasın diye. Bağırmamasını söyledim ve ağzımı ağzına iyice bastırdım, ki çığlık atarsa duyulmasın diye. Yarağımı amına en son hızımla soktum, Menekşenin çığlığı ağzımın içinde boğuldu ve gözlerinden yaş geldi. Altımdan kaçmaya çalışıyor fakat yaraktan kurtulamıyordu. Yavaşça çektim yavaşça soktum ve ağzını serbest bıraktım. Zevkten inlemeye başladı ve yüzlerce kez (Sik beni!) diye yalvardı.

15-20 dakika yavaş yavaş siktim ve Menekşe 2 kez orgazm oldu, elleri yana düştü. Birkaç kez dölüm gelmeden beklemiş ve geciktirmiştim. Birkaç kez geciktirince benim yarak küser ve dölü fışkırtmazdı. Kendi karımı da bu yöntemle en az bir saat sikerdim. Karım da (Ne olur boşal artık amım felç oldu!) diye yalvarırdı. Menekşe de aynı karım gibi başladı, gözlerime bakarak, “Hadi boşal artık, fışkırt dölünü, doldur içimi, korkma korunuyorum!” dedi. Ben de dölümün ancak bir saat daha amını sikersem veya götüne sokarsam fışkıracağını söyledim. “Tamam, nasıl olsa orospu olduk, götümü de sik ki tam orospu olayım!” dedi ve arkasını dönüp domaldı…

Menekşenin götüne hiç yarak girmediği belliydi. Amından akan sularla göt deliğini yarağımla yağladım. Sonra yarağımın başını göt deliğine dayayıp yavaş yavaş soktum. Bağırmasını ve kaçmasını bekliyordum, ama öyle olmadı. Başı girince, “Acımıyor mu?” diye sordum. “Acıyor, ama aldığım zevk daha fazla, yavaş yavaş sok canım!” dedi. Götünün o dar deliğine yavaş yavaş gitgeller yaparak giriyordum. 5 dakika içinde delik iyice genişledi ve dibine kadar gömünce Menekşe derin bir zevk çığlığı attı. Artık hızlı hızlı sokup çıkarıyordum. 5-6 dakika kadar daha götünü siktim, dölüm gelmek üzereydi. Dölüm tam fışkırmak üzereyken götünden çekip amına gömdüm ve boşalttım. Yarağımı amından çıkarmadan bir süre arkasına abanmış halde kaldım. Sonra amından çıkıp bunu sırtüstü yatırdım ve dudaklarına yapıştım. 10 dakika öpüştük. Menekşe aniden kalktı giyindi ve hiçbir şey söylemeden kaçtı gitti.

Ertesi akşam eve gelirken Menekşeyi tekrar sikmeyi hayal ediyordum. Ama birdaha uğramadı. Birkaç gün sonra da (ben işteyken) taşınmışlar. Kapıcıya nereye taşındıklarını sordum, bilmiyordu. Birdaha da Menekşeyi bulamadım.

ormanda buldugum güzele kaydım

28 Jul

Merhaba ben Okay, dağlarda orman işletmesi için çalışırım. Dağa çıktım mı 1 aydan önce dönmem. Dağda orman idaresine ait bir kulübe, içinde bir yatak var, yiyecek içecek falan orman idaresinden gelir. Bir de gözetleme kulesi var, bazen kulede bazen de yerde gözetleme yaparım. Dağda günlerce insan yüzüne ve hayat belirtisine hasret kalınır.

Temmuz ayında yanıma birkaç kitap aldım, kuleye döndüm. Sabaha karşı 5-6 el silah sesi duydum, 300 metre ilerde küçük çamlıktan geliyordu. Hemen telsizle jandarmaya bildirdim. Zimmetli tabancayı ve tüfeği aldım, sessizce, dikkatlice silah seslerinin geldiği çamlığa gittim. Kapıları açık Jaguar marka lüx bir araba duruyordu. Az ileride, 2 genç bir kadına tecavüz etmek istiyor, kadın yerde bağırıyor, debeleniyor ve kurtulmaya çalışıyordu. Bir tanesinin elinde tabanca vardı ve beni görecek halleri yoktu. Jandarma 3-4 saat sonra anca gelebilirdi, derhal olaya müdahele ettim. Tüfeğimi silahlı olana doğrultup, tabancayı elinden aldım ve ikisini de yere yüzükoyun yatırdım. Sonra, kelepçeyi çıkardım ve bunları birbirlerine kelepçeledim.

Hemen kadınla ilgilenmeye başladım. Kadının elbisesi ve külotu yırtık bir şekilde perişan, şoka girmiş vaziyette ağlıyordu. Kadını doğrultup, giymesi için çıkarıp ceketimi verdim ve teselli etmeye çalıştım. Kadın biraz şoktan kurtulduktan sonra, olayı anlattı. Kadın benzinlikte arabasına benzin alırken bu gençler görmüşler ve silah zoruyla kadını arabasına bindirip kaçırmışlar, tecavüz edip öldürmek için ormana getirmişler. Ben zamanında müdahele edip kadını kurtarmasaymışım, kadını tecavüz ettikten sonra kesinlikle öldüreceklermiş. Gençleri kelepçeli olarak arabanın arka koltuğuna, kadını da sağ ön koltuğa bindirdim, ben de geçtim direksiyona ve kulübeye gittik. Kulübede kadına bir battaniye verdim, çay yaptım, biraz kendine geldi. Hayatını kurtardığım için bana teşekkür ediyor, bunun karşılığını mutlaka vereceğini söylüyordu. Derken Jandarma geldi hepsini aldı götürdü.

Yaklaşık iki hafta sonra, yine orman kulübesindeyim, kulübenin önüne bir arabanın geldiğini duydum. Dışarı çıkıp baktığımda, o kadının arabasıydı. Hemen arabanın kapısını açtım, “Hoşgeldiniz.” deyip kulübeye davet ettim kendisini. Hal hatır sorma, teşekkür etme ve çay kahve faslından sonra, daha 10 dakika geçmeden, kulübenin önüne bir kamyonet durdu. Adamlar lüks bir yatak, plazma TV, müzik seti, buz dolabı, halı ve elektrikli bir soba indirdiler kamyonetten. Kadın “Size nekadar teşekkür etsem azdır, hayatımı size borçluyum, lütfen bu hediyeleri kabul edin.” dedi. Adamlar kulübedeki eski eşyaları kamyonete atıp, yenilerini kulübeye yerleştirdiler ve gittiler.

Kadın arabasının bagajından bir sepet getirdi. Sepette birbirinden harika yiyecekler, içkiler v.s. bir sürü malzeme vardı. Birlikte yeyip içtikten sonra “Biraz yürüyelim, bana etrafı gezdir.” dedi. “Tabi, memnuniyetle.” deyip, ormanda yürüyüşe çıktık. Geze geze dereye kadar geldik, gölcük kenarında soluklanmak için biraz oturduk, konuşmaya başladık. Adı Alev imiş, 43 yaşında, dul, İstanbulda kendine ait bir şirketi varmış. Olay Bodruma tatile giderken olmuş. Çok çekici bir kadın, böylesine güzel bir kadını rüyamda bile hayal edemem. Dinlendikten sonra yürümeye devam ettik. Sudan geçerken Alev hanım yosunlu bir taşa basıp kaydı ve çamurlu kısıma düştü. Sırılsıklam ıslanmış, üstü başı çamur olmuştu. Elinden tutup çıkardım sudan.

Çamurlu elbiselerini soyundu ve derenin duru yerinde yıkadıktan sonra, kurusunlar diye çalılara serdi. Sonra sütyenini ve külodunu da yıkamak için çıkarınca çırılçıplak kaldı. Aman tanrım bu ne güzellik. Ne derede yüzerken gizlice seyrettiğim Muhtarın karısının, ne de genelevde siktiğim kadınların bu kadar güzel bir vücudu vardı. Alev hanım aynı yabancı artistler gibiydi. O memeleri sanki yay gibi dik, bacaklar sütun gibi, göbek hiç yok. Sütyenini ve külodunu da çalılara serdikten sonra geldi yanıma uzandı. Benim kazık gibi olmuş sikime bakarak “Soyunsana. Birlikte suya girelim.” dedi. Derhal soyundum ve birlikte dereye girdik. Birgüzel yıkandıktan sonra sudan çıktık ve tekrar otlara oturduk.

Alev hanım, az önce suda küçülmüş sikime bakıyordu, “Giyinikken ki haline getirelim bunu tekrar.” diyerek yavaşça elini sikime attı ve sıvazlamaya başladı. Sikim avuçlarında büyürken dudaklarımdan öptü. Heyecandan donmuş bir vaziyetteydim. Beni sırtüstü uzatıp, okşayarak kazık gibi yaptığı sikimi yalamaya başladı. Bu arada ağzımın önüne gelen amını da ben yalamaya başladım. Dilimi amının içinde çevirdikçe inliyor, sikimi daha kuvvetli emiyordu. Birden kalktı, yüzü bana dönük vaziyette, ata biner gibi üstüme oturdu ve sikimin başını amının ağzına yerleştirdi. Sikimi yavaş yavaş içine almaya başladı. Hepsi girdikten sonra, sikimin üstüne kalkıp oturmaya başladı. Hızlandıkça, ben altta, o üstümde kıvranıyoruz. 20 gündür hiç seks yapmamıştım, bir patladım ki sular seller gibi boşaldım.

Alev hanım ise durmadan sikime oturup kalkmaya devam ediyordu. Nihayetinde O da kasıla kasıla, “Çok güzel, harika. Bu kadar zevkli bir orgazm hiç yaşamamıştım.” diye bağırarak orgazm oldu. Üstümden indi, sikimi ağzına alarak, kendi amının sularıyla karışmış spermlerimi yaladı yuttu. Yalayarak emerek sikimin sert kalmasına uğraşıyordu. “Devam, devam.” dedi. Sırtüstü yattı, bacaklarını ayırdı, “Hadi yine sik beni.” diyerek beni üzerine çekti. Memelerini yalamaya, emmeye başladım. Yavaş yavaş yalayarak amına kadar indim. Amını yalarken “Hadi ne olur sik, geçir sikini.” diye yalvararak, bacaklarını omzuma koydu. Sikimi amına denk getirip, birden tamamını kökledim, dibine kadar soktum. Alev otları yoluyor, altımda zevkten kıvranıyordu. 10 dakika kadar siktikten sonra sarsılmaya başladık, ikimizde ve iananılmaz bir zevkle, aynı anda boşaldık. Yorulmuştuk, otların üzerine uzandık. Yarım saat yerimizden kımıldayamadık. Biraz kendimize geldikten sonra derede yıkanıp, elbiseleri elimize alarak, çıplak vaziyette kulübeye doğru yürüdük.

Külübeye yaklaşırken, “Hadi, yangın kulesinde sevişelim.” dedi. “Olur, zaten ben kuleye çıkmaya, etrafa bakmaya mecburum.” dedim. Kulenin merdivenleri çok diktir, önce Alev hanım başladı çıkmaya, ardından ben. Alev hanıma her yetiştiğimde, basamakları çıkarken açılan göt deliğine dil atıyordum. Bana “Hele bir yukarı çıkalım, sana gösteririm.” diye bağırıyordu. 20 dakikada tırmandık kuleye. Alev hanım alışkın değildi, bitmiş, yorulmuştu. Ben gözetleme işimi yaptım, telsizle “Asayiş berkemal.” raporumu verdim. Mecburi işim bitmiş, öylesine etrafı seyrediyordum. Alev hanım yanıma geldi, “Hadi arkamdan becer beni burda.” dedi. Bunu parmaklıklara dayayıp domalttım, başladım amını ve göt deliğini yalamaya. Amından sular gelmeye başladı, parmaklarımla o kaygan suları aldım, göt deliğini ve sikimin kafasını ıslattım. Ben yavaş yavaş götüne sokarken, O da götünü sikime doğru bastırıyordu. Zorla da olsa tamamı girmişti. Bir müddet sikimi içinde bekletip, pompalamaya başladım. Hem acıdan inliyor, hem de “Daha hızlı, daha hızlı.” diye bağırıyordu. 15 – 20 dakika kadar götünü siktikten sonra içine boşaldım. O gün ve gece boyunca kuleden inmedik, sikiştik, 2 sefer daha boşaldım götüne. Ertesi gün Alev hanım İstanbula döndü.

Aradan bir hafta geçmiş, izin günüm gelmişti. Eve gitmek için köy yolunun sapağındaki benzinlikte otobüsten indiğimde bir sürprizle karşılaştım, Alev hanım arabasında beni bekliyordu. Çok şaşırmıştım, “Hayrola?” dedim. “Seni İstanbula götürücem.” dedi. Yarım saatliğine köye gidip, anamı gördüm, çantamı hazırladım, sonra yola çıktık ve İstanbula geldik. Evi 2 katlı, bahçeli, müştemilatlı, denize sıfır, büyük bir yatın bağlı olduğu özel bir rıhtımı olan bir yalı. Müştemilatta bir şöför ve bir bahçivan oturuyor. Bir de hizmetçi kız var, fakat O yalıda kalıyor, Alev hanımın odasının yanında kendinde ait odası varmış. Salonda başbaşa akşam yemeği yeyip, rıhtımda çay içtikten sonra, “Hadi odanı göstereyim.” dedi. Odam, bizim köydeki evin 2 misli büyüklüğünde bir oda, içinde saunası, jakuzisi olan bir banyo bile var. “Sen elbislerini yerleştir, ben hemen geliyorum.” dedi, suyu açtı ve gitti. Az sonra şeffaf bir gecelikle geldi, fokurdayan banyo teknesine şampuan döküp köpürttü, geceliğini çıkardı, beni de soyduktan sonra, birlikte köpüklü suya girdik. Suyun içinde, bir kere amından siktim, sonra yatağa geçtik. Yatakta bir kere de götünden siktikten sonra, yol yorgunluğu da var, hemen uyumuşum.

Ertesi sabah geç saate, hizmetçi kızın sikimle oynamasıyla uyandım, “Napıyorsun sen? Alev hanım nerede?” diye sorduğumda, “Alev hanım şirkete gitti, saat 18:00 den sonra gelecek.” dedi ve sikimle oynamaya devam etti. “Kızım dur bir dakika, napıyorsun sen yaa, sakat işler yapma, sonra işinden falan olursun.” dedim. “Senle sikişmemi, sabah giderken Alev hanım tembihledi. Zaten benim bir işim de bu, hanımın yanına gelen misafirlerle sikişirim hep. Benimle sikişmezsen asıl ozaman Alev hanım kızar bana.” dedi ve soyunup hemen sikimi yalamaya başladı. Buyur burdan yak! 43 yaşındaki artist gibi Alev hanımdan sonra şimdi de 19 yaşında, manken gibi, azgın bir hizmetçi kız! Valla ne diyeyim, anlattığı o (Alev hanım tembihledi) hikayesine pek inanasım gelmese de, yine de bir kere amından, bir kere de götünden siktim hizmetçi kızı ve yolladım. Ardından duşumu alıp, tekrar uzandım yatağa, bir iki saat daha uyudum.

Akşam hizmetçi kız sofrayı hazırlamış, Alev hanımın gelmesi bekleniyordu. Alev hanım, yanında 30 yaşlarında bir bayan arkadaşıyla geldi, avukatmış kendisi. Yemeğe başladık. Yemek esnasında Alev hanım bana göz kırparak, “Nasıl, hizmetçi kızın hizmetinden memnun kaldın mı bu sabah?” diye sordu. Ben de “Güzel hizmet ediyor, sabah eksiksiz bir hizmet verdi.” deyince, avukat hanımla bakışıp gülüştüler. Demek ki hizmetçi kızın anlattığı olay doğruymuş ve avukat hanımın bile bu olaydan haberi varmış. Yemek yendikten sonra Alev hanım, hizmetçi kıza seslendi ve “İçkilerimizi kütüphanede alacaz kızım.” dedi. Hizmetçi kız “Tamam hanımım.” diyerek içkileri hazırlamaya başladı, biz de üçümüz birlikte kütüphaneye geçtik. Kütüphanede deri koltuklar ve yerde serili peluş bir halı, ve birkaç tane büyük deri yastık vardı. Geçtik koltuklara oturduk. Avukat hanım bana “Yorgun görünüyorsun, al bu iyi gelir.” diyerek bir hap verdi, aldım yuttum.

Alev hanım bir klasik müzik CD’si koydu. Hizmetçi kız içkilerimizi getirdi, içmeye, sohbete, muhabbete başladık. Yarım saat sonra sikim kazık gibi oldu ve kasıklarıma bir ağrı girdi. Alev hanıma “Kasıklarım ağrıyor.” deyince, avukat hanım gülmeye başladı, Alev hanım da gülerek “Hap etkisini göstermeye başladı.” dedi. Ben daha neyin ne olduğunu anlayamadan, Alev hanım, kapıda hazırol vaziyetinde bekleyen hizmetçi kıza “Misafirimize yardımcı ol kızım.” talimatını verdi. Hizmetçi kız gelip beni kaldırdı ve soymaya başladı. Aynı zamanda Alev hanımla avukat hanım da soyunuyorlardı. Az sonra üçümüz de çırılçıplak bir şekilde peluş halının üzerine oturduk. Alev hanım dudaklarımı öperek, “Avukat hanıma söz verdim, bana yaşattığın heyecanı Ona da yaşat lütfen.” dedi ve beni halıya sırtüstü yatırdı. Avukat hanım geldi, sikime sarıldı ve yalamaya başladı. Alev Hanım hizmetçi kıza “Avukat hanımla ilgilen kızım.” deyince, hizmetçi kız da avukat hanımın amını yalamaya başladı.

Bir süre amını yalattıktan sonra, avukat hanım hizmetçi kıza “Yeter güzelim bu kadar.” deyip kalktı ve sikime oturdu. Alev hanım bacaklarını ayırıp hizmetçi kıza amını işaret etti ve “Gel kızım.” dedi. Hizmetçi kız bu sefer Alev hanımın amını yalamaya başladı. Bu arada avukat hanım sikimin üstünde çılgınlar gibi zıplıyor, “Nefis, harika, Alevin dediği kadar varmış. Sik beni, bitir beni.” diyordu. Ben de alttan hızlı hızlı pompalayınca, birlikte sarsıla sarsıla boşaldık. Avukat hanım bitik bir şekilde üstümden indi ve “Geliyorum hemen.” diyerek banyoya gitti. Herhalde hapın etkisinden olsa gerek, sikim inmedi, halen kazık gibi duruyordu. Alev hanım hizmetçi kıza kafasıyla beni işaret ederek, hizmetçi kıza sikimi, taşaklarımı ve karnıma göbeğime bulaşmış, avukat hanımın amsuyu ile karışmış spermlerimi yalattı.

Az sonra, avukat hanım banyoda temizlenmiş, elinde masaj yağı ile geldi. Sikimi masaj yağı ile yağladıktan sonra, masaj yağını hizmetçi kıza vererek önümde domaldı. Alev hanım iki eliyle avukat hanımın kalçalarını sağa ve sola ayırdı. Hizmetçi kız avukat hanımın göt deliğini iyice yağladıktan sonra, sikimi tutarak avukat hanımın göt deliğine sokmama kılavuzluk etti. Sikimin kafası girdikten sonra avukat hanımın göt deliğini pompalamaya başladım. Bu arada Alev hanım koltuğa oturmuş, bir yandan bizi seyrediyor, bir yandan da hizmetçi kıza amını yalatıyordu. Avukat hanım “Parçala götümü, sik, dağıt.” diye inledikçe, ben de daha sert, daha hızlı sikiyordum götünü. Alev hanımın sarsıla sarsıla orgazm olup hizmetçi kızın ağzına boşaldığını görünce, ben de fazla dayanamadım ve avukat hanımın götünün içine boşaldım. Hepimiz yorulmuştuk, soluklanmak için herkes kendini bir kenara attı…

Birer içki daha içtikten sonra, avukat hanım herşey için teşekkür edip, kocasının merak edeceğini, gitmesi gerektiğini söyleyerek giyindi ve yalıdan ayrıldı. Alev hanım da bana “Duş al benim odama gel.” dedi. Duşumu aldıktan sonra Alev hanımın odasına gittim. Alev hanım da duş almış, yatakta çırılçıplak uzanmış beni bekliyordu. Hemen ben de yanına uzandım öpüşmeye başladık. Az sonra kapı çalındı, Alev hanım “Gel kızım.” dedi, içeriye hizmetçi kız geldi. Fakat üzerinde bu sefer hizmetçi kıyafeti yerine, ipek bir gecelik vardı. Geceliği çıkarıp, çırılçıplak bir vaziyette yatağa geldi, Alev hanımı dudaklarından öperek, öbür yanıma uzandı ve benim dudaklarıma yapıştı. Ben bu ana kadar yaşadıklarımı daha hazmedemeden, hizmetçi kız Alev hanıma “Ne dersin anneciğim, itiraf edelim mi artık?” diye sorunca ben eşekten düşmüş gibi oldum!

Meğer benim hizmetçi diye bildiğim kız, Alev hanımın öz kızı imiş!!! Kulaklarıma inanamadım, şaşkına döndüm! Tam bu şaşkınlığım geçmek üzereyken, Alev hanım bir itirafta daha bulundu: “Avukat hanım da kızkardeşim olur.” dedi. Demin eşekten düşmüş gibi olmuştum, bu itirafla da damdan düşmüş gibi oldum, resmen dilim tutuldu!!! Annesi bir taraftan, kızı bir taraftan, beni öperek, sikimi taşağımı okşayarak, benim de bir elim annesinin amında, diğer elim de kızının amında, hep birlikte uykuya daldık.

15 günde daha kaldım yalıda, ve kaldığım sürede tam 5 kilo verdim. Daha sonra ormandaki işimden istifa ettim. Şu anda Alev hanımın şirketini yönetmesine yardımcı oluyorum. Geceleri de Alev hanım ve kızı ile birlikte yatıyor, sabahlara kadar üçlü sikişiyoruz. Haftada bir kez de, yalıya yemeğe, Alev hanımın Jet Sosyeteden bayan arkadaşlarından yeni birisini davet ediyoruz. Yemeğin ardından da içkilerimizi kütüphanede alıyoruz tabi ;))

götümden ilk sikiş

28 Jul

Selam ben Özlem. Şu an 19 yaşındayım ve oldum olası olgun erkeklerden hoşlanırım. Boyum 1.60 cm, kilom 44, esmerim, saçım siyah ve kısa, göz rengim ise kahve. O zaman daha liseye gidiyordum ve 16 yaşındaydım. O güne kadar cinsellikle ilgili hiç bir şey bilmiyordum. Ama okuldan bazı kızarkadaşlarım götten sikiştiklerini ve çok zevk aldıklarını bana anlatmışlardı. Her yıl olduğu gibi yaz tatiline köye gideriz. Köyümüz çok güzeldir, dağların arasında, ormanlık, pek fazla insanın olmadığı bir yerdir. Ana yola uzak olduğu için pek kimse bilmez. Annem babam ve küçük kardeşimle yaz tatilimizi köyde geçiririz. Babam yaklaşık 20 gün kalır tekrar Ankaraya döner, sonra haftada bir gün gelir kalır gider.

Evimiz köyün biraz dışındaır. Bir tane komşumuz var, o da köyümüzün çobanı Erol amca. Erol amca 32 yaşında ve bu zamana kadar hiç evlenmemiş, çok iyi bir adamdır. Aramız ailece de çok iyidir. Her sene Erol amcayla koyunları otlatmaya dağa giderim. Sabahtan akşama kadar koyunlarla vakit geçirmek çok eğlenceli olur. Bu sene de Erol amcanın ahırına gidip koyunlarla oynamaya başladım. Bir süre sonra Erol amca geldi, “Ooo, hoş geldin Özlem, nasılsın, iyimisin kız?” deyip sarılıp yanağımı öptü. “Hoş bulduk Erol amca, iyiyim, sen nasılsın?” dedim. “Ben de çok iyiyim, görmeyeli büyümüş, serilmiş serpilmişsin, kocaman genç kız olmuşsun be! Eee, sen büyüdükçe ben de kocadığımın farkına varıyorum!” dedi. “Yok be, hiç değişmemişsin!” dedim. Teşekkür etti ve babamın nerede olduğunu sordu. “Evde.” dedim. “Hadi gidelim babanın yanına.” dedi. Olur dedim, gittik.

Erol amca babamla biraz muhabbet ettikten sonra, “Çeneyi fazla çaldık, şimdi ekmek parası kazanmaya gideyim, yazık hayvanlar açıktı, bana müsaade!” diyerek ayağa kalktı. Bana da, “Hadi küçük çoban kalk, koyunları gezdirmeyi özlemişsindir!” dedi. (Erol amca bana hep küçük çoban der). “Tamam Erol amca, üzerimi değiştirip geliyorum!” deyip odama gittim, mavi kot pantolonumu ve beyaz gömleğimi giyindim geldim. Erol amcayla beraber koyunları otlatmaya gittik. Koyunları biraz gezdirdikten sonra bir çeşmenin başına geldik. Koyunlar sulanıyordu. Ben Erol amcanın yanına oturdum. Erol amca devamlı bana bakıp gülüyordu. “Erol amca sana birşey sorabilir miyim?” dedim. “Tabi ki, ne istersen sor küçük çoban!” dedi. “Bu zamana kadar neden evlenmedin?” dedim. “Yaramı deştin be… Zamanında bir kızı sevdim, istettim vermediler, ben de buraya yerleştim.” dedi. “Başka bir kızla evlenseydin ya?” dedim. “Aşk nedir bilir misin sen?” dedi. “Yoo bilmem.” dedim. “Aşık ol da göreyim seni!” dedi.

Bir süre muhabbetten sonra, “Kız sen kaç yaşındaydın?” dedi. “16 yaşındayım!” dedim. “Eee etrafındaki erkeklerin ciğerini yakmaya başlamışsındır, yakında gönlünü birisine kaptırırsın!” dedi. “Yok be Erol amca…” dedim. “Ne yani, sana arkadaşlık teklif eden de mi yok?” dedi. “Yok canım var, ama hepsinin aklı başka yerlerde…” dedim. “Anlamadım?” dedi. “Yaa hepsinin aklı seks’te!” dedim. “Haaaa, anladım! Neyse boş ver, zaten doğru kişiyle, doğru yerde ve doğru zamanda yapılmalı bence!” dedi. Bu sefer ben, “Anlamadım?” dedim. “Doğru kişi: evlenmeden önce birisiyle seks yapacaksan, kimseye anlatmayacak, aranızdakileri sır olarak saklayacak güvenilir birisidir. Doğru yer: sizi kimsenin bilmediği ve rahatsız edemeyeceği yerdir. Doğru zaman ise, doya doya o anı yaşamak için yeterli süre’dir!” dedi. Ben sesimi çıkartmadım. Bir süre daha oyalandıktan sonra akşam oldu, eve geldim.

Gece yatağıma uzandım, Erol amcanın dediği, (Seks doğru kişiyle, doğru yerde ve doğru zamanda yapılmalı) lafı aklıma geldi. Haklıydı. Eninde sonunda birisiyle bir ilişki yaşayacaktım. O kişi neden Erol amca olmasındı ki? Doğru kişi bence o olmalıydı. Kararımı verdim, Erol amcaya götümü siktirecektim. Fakat nasıl olacaktı, ona gidip, (Benimle seks yapar mısın?) diye soramazdım. Aileme fark ettirmeden onu tahrik etmeliydim. Babamın yine Ankaraya gittiği gün sabah erkenden kalktım, banyomu yaptım, altıma siyah külotumu ve siyah sütyenimi giyindim, üzerime düşük bel mavi kot pantolonumu ve gri renkli tişörtümü giyindim, Erol amcanın evine gittim…

Erol amca evin önündeki ağacın altında oturuyordu, “Gel küçük çoban, otur, ne yapıyorsun bakalım?” dedi. “Hiiiç geziyorum, canım sıkılıyor. Koyunları otlatmaya ne zaman gidiyorsun?” dedim. “Birazdan çıkarım.” dedi. “Ben de geleceğim. Şey… buralarda yüzebileceğim bir yer var mı?” dedim. “Tabi ki var!” dedi. “Oraya gidelim mi?” dedim. Tamam dedi. Neyse, bir süre sonra koyunları ahırdan çıkardık ve gezdire gezdire bir derenin kenarına geldik. Çok güzel bir yerdi. “Burada beni kimse görmez değil mi?” dedim. “Yok kimse gelmez buralara, rahat rahat yüz sen, ben bakarak olurum sana!” dedi. Derenin biraz yukarısında kulübe gibi bir yer vardı, “Orası kimin?” dedim. “Orası benim bazen orada kalırım.” dedi. “Tamam o zaman ben biraz suya girip serinleyeyim.” dedim. Erol amca arkasını dönüp uzaklaşmaya başladı. Ben tişörtümü ve pantolonumu çıkarıp, sütyen ve külotla suya girdim. Su gerçekten harikaydı, bel hizasına geliyordu.

Bir süre sonra ben sudayken bir çıtırtı duydum. Çaktırmadan sesin geldiği çalılıklara baktım, net göremedim, ama Erol amcanın beni gözetlediğinden emindim. Hiç istifimi bozmadan suyla oynuyordum. Suyun içinde türlü türlü şekile giriyordum, eğiliyordum, domalıyordum ve kalkıyordum. Amacım onu çıldırtmaktı. Bir süre sonra sudan çıktım ve kurulanmadan elbiselerimi giyindim (havlu yoktu). Tişörtüm ve pantolonumun önü arkası sırılsıklam olmuştu. Erol amca ıslık çalarak dere kenarına gelmişti. Beni o şekilde görünce, “Hasta olacaksın bu halde…” dedi ve elimden tutup kulübesine götürdü. Kulübesindeki eşyalar biraz basit te olsa, herşey vardı. Bana bir havlu verdi. Ben diğer odaya gidip gömleğimi ve pantolonumu çıkarttım havluyla vücudumu iyice kuruladım. Sonra bütün cesaretimi toplayıp Erol amcanın yanına iç çamaşırlarımla gittim, “Elbiselerimi astım, birazdan kururlar.” dedim ve Erol amcanın yanına oturdum…

Erol amca hiç sesini çıkartmadı, sadece gözleri ıslak sütyenimle külotumda dolaşıyordu. Baktım ki Erol amcanın önü kabarmaya başladı. Erol amcaya sordum, “Doğru yer burası, doğru zaman da şimdi, doğru kişi sen olurmusun?” dedim. Erol amca yine hiç konuşmadan elimden tutup beni ayağa kaldırdı ve “Arkanı dön!” dedi. Dediğini yaptım. Sütyenimin kopçalarını açıp yavaşça çıkarttı. Sonra iki eliyle kilotumu yanlarından tutup yavaşça aşağıya indirdi ve çıkarttı. Karşısında çırılçıplaktım, arkam dönüktü. Ayağa kalktı, elleriyle belimi sardı, boynumu öptü, sırtımı öptü sonra belimi öptü. Yavaş yavaş aşağıya iniyordu ve ben heyecandan titriyordum. Diz çöktü, götümün yanaklarını öpüp okşuyordu. Bacaklarımı öptü, sonra beni çevirdi ve çekyata oturttu…

Bacaklarımın arasına geçti ve göğüslerimi okşamaya, öpmeye başladı. Yavaş yavaş aşağıya doğru indi, göbegimi öptü. Elleriyle bacaklarımı araladı, amım tüm çıplaklığıyla karşısındaydı. Nihayet amımı öpmeye başladı. O kadar güzeldi ki, o zevki anlatmaya kelimeler yetmez. Yaklaşık 10-15 dakika kadar amımı öptü yaladı. Ve ben ilk defa bir erkek tarafından orgazm edilmiştim. Amımdan akan suları bile yalayıp yuttuktan sonra ayağa kalktı ve yavaş yavaş soyundu. Sadece külotu kalmıştı. Beni önünde diz çöktürüp, “Külotumu sen çıkarırmısın?” dedi. Ellerimle külotunun yanlarından tuttum aşağı indirirken, birden yarağı külotundan dışarı fırlayıverdi. Yarağı kocamandı, biraz korkmuştum, ama vazgeçmeyecektim. “Öp onu, yala!” dedi. Yarağını iki elimle tuttum, aynen dediği gibi yalamaya başladım. Birkaç dakika sonra, “Ağzına al!” dedi. Ağzımın içine almaya çalışıyordum, ama kocamandı, sadece ucu giriyordu…

Elleriyle saçımdan tuttu, başımı yarağına bastırıyor, geri çekiyordu. Artık ben hiçbir şey yapmıyordum, o elleriyle başımı bir ileri bir geri götürüyordu. Heyecandan ve zevkten başım dönmeye başlamıştı. Erol amca ise iyice hızlanmıştı. Başımı bıraktı ve yarağını ağzımdan çekip mastürbasyon yapmaya başladı. Ben ise diz çökmüş halde, yarağına bakıyordum. O kadar hızlı mastürbasyon yapıyordu ki komiğime gitti. Aniden bir eliyle kafamdan tuttu diğer eliyle mastürbasyona devam etti ve derken spermlerini yüzüme boşalttı…

Ağzım yüzüm sperm olmuştu, spermleri çenemden göğüslerime akıyordu. Boşaldığı halde yarağı sopa gibi duruyordu. Beni ayağa kaldırdı, omuzlarımdan tutup arkamı dönderdi ve “Eğil!” dedi. Eğildim. Dizlerimi çekyata koydurup, ellerimle de çekyatın üzerinden tutundurdu. Belimi bastırarak, “Belini yay gibi yap, poponu beline değdirmeye çalış!” dedi. Dediğini yaptım. Yüzümden halen spermler akıyordu, yüzümü çekyatın örtüsüne iyice sildim. “Bakiresin değil mi?” dedi. “Evet, bakireyim!” dedim. “Korkma, bekaretine zarar vermeyeceğim!” dedi. O anda amımı da sikse karşı koymayacaktım, tamamen teslim olmuştum ona. Götümün deliğine bolca tükürüp işaret parmağını götüme soktu çıkarttı. Bir süre sonra artık baş parmağını sokup çıkarıyordu. Götüm alışınca iki parmağını birden soktu. Ben de yavaş yavaş zevk almaya başlamıştım…

Daha sonra götümü parmaklamayı bırakıp, iki eliyle belimden tuttu ve yarağını götüme dayadı. Yavaş yavaş göt deliğime sokmaya çalışıyordu, ama girmiyordu. Tekrar parmaklarını götüme sokmaya başladı, bu sefer üç parmağını sokuyordu. Yaklaşık 10 dakika parmakladıktan sonra tekrar belimden tutup yarağını göt deliğime yerleştirdi. Yavaş yavaş bastırıyordu. Ucu girmişti ve canım biraz yanmıştı, ama sesimi çıkartmıyordum. Ağır ağır sokuyor, ben acıyor dediğim zaman biraz çıkarıyor, sonra tekrar sokuyordu. Yaklaşık 5 dakika sonra kasığını popomda hissettim, sonuna kadar girmişti götüme. Bir iki dakika bekledikten sonra yavaş yavaş çıkarıyor, sonra tekrar sokuyordu. Ben artık iyice zevk almaya başlamıştım. Gidip gelmeleri iyice hızlanmıştı. Derken belimden sıkıca tutup kendine iyice çekti ve o şekilde bekledi. “Oooohhhhh!” demesiyle içimde bir sıcaklık hissettim, boşalmıştı.

Bir müddet o şekilde bekledikten sonra yarağını götümden çıkarıp beni ayağa kaldırdı, dudaklarımdan öptü. Sonra çekyata oturdu, bacaklarını açtı, yarağı küçücük kalmıştı. Beni kucağına oturttu, öpüşmeye devam ettik. Boynumu boğazımı yalayıp öptü, sonra da göğüslerimi tek tek ağzına aldı emdi. Çok geçmeden altımda yarağının yeniden büyümeye başladığını hissetmiştim. “Bak daha doymamış, biraz daha öp onu da iyice sertleşsin!” dedi. Kucağından inip önünde diz çöktüm ve yarağını öpmeye başladım. Öptükçe büyüyordu. Birkaç dakika sonra kocaman olmuştu. “Ayağa kalk!” dedi, kalktım. Bacaklarını kapattı, iyice uzandı, “Arkanı dön, üstüne otur!” dedi. Ben otururken o da bir eliyle götümün yanaklarını ayırıp bir eliyle de yarağını tutup götümün deliğine yerleştirdi, yavaş yavaş hepsini alana kadar oturdum. O altta, ben üstte inip kalkıyordum, kocaman yarak köküne kadar götüme girip çıkıyordu. O şekilde 10-15 dakika gidip geldikten sonra bir kez daha içime boşaldı…

Kalktım üzerimi giyinecektim, “Hayır, daha değil!” dedi. Beni çırılçıplak oturup, dolaptan yiyecek birşeyler çıkarttı, beraber yedik. Sonra elimden tuttu, dışarıya çıktık. Çırılçıplaktık. Nedense çekinmiştim, “Ya bir gören olursa?” dedim. “Korkma kimse gelmez, burası itin öldüğü yer!” dedi. Dereye indik ve suya girdik, birde orada sikti götümü. Sudan çıkıp bir ağacın gölgesine oturduk, dinlendik. Eve gitmeden son bir kez de ağzımla boşalttım. Erol amca 4 saat boyunca tam 6 defa boşalmıştı. Bende derman kalmadı tabii, akşam eve gittiğimde yorgunluktan ölecek gibiydim.

Yaz tatili boyunca bunu sık sık yaptık, ama ilk günkü gibi çok değil. Diğer günlerde 2, bazen de 3 defa yaptık. Arkadaşlarım haklıymış, götten sikilmek çok zevkli oluyormuş!

azgın kızlara fena kaydım

28 Jul

Merhaba, ben Münih’ten Ali, 39 yaşındayım ve evliyim. 1.84 boyunda, 100 kilo civarında, kahverengi gözlü, siyah saçlı, bayanlar tarafından çok beğenilen bir tipe sahibim (hafiften göbekli olsamda!). Birazda çapkınımdır. Eşimi evlendikten sonra hiç aldatmadım, ta ki geçenlerde olan olaya kadar. Bunu itiraf edip, en azından sizlerle paylaşarak rahatlamak istiyorum.

O gün canım hiç işe gitmek istemedi. İşyerini arayıp rahatsız olduğumu söyledim. Eşim de çalışıyor bu arada ve sabah erkenden çoktan işe gitmişti bile. Çocuklarda okuldalar tabiki. Evde biraz daha kelle yaptıktan sonra, yüzmeye gitmeye karar verdim. Yüzmeyi çok severim ve bir kaç kulaç attıktan sonra, kendimi hep daha iyi hissederim. Mayomu, havlumu falan dolaptan alıp çantama koyduktan sonra, atladım arabaya ve doğru yüzme havuzunun bulunduğu parka gittim.

Oraya vardıktan sonra (hava iyi olmasına rağmen) çok az insan olduğunu fark ettim. Sonra kendi kendime ‘İş günü, belki ondandır’ diye düşünerek girdim içeriye. Üzerimi soyunma kabininde değiştirdim ve büyük havuzun yolunu tuttum. Büyük havuzda yüksekten atlama bölümü var çünkü. Bu ara atlamaktan zevk duyarım ;-) Çıktım 5 metrelik atlama kulesine ve saldım kendimi derinlere, tabiki salto halinde.

Bunu gören 3 bayanın hoşuna gitmiş olmalı ki, yakınıma geldiler ve bana bakarak gülüşüyorlardı. Ben bir kaç defa atladım ve değişik hareketler gösterdim. Bayanlardan bir tanesi bana seslendi ve “Tersten atlayabilirmisin?” diye sordu. Bende “Her türlü atlarım!” diyerek, biraz müstehcen bir şekilde cevap verdim. Onların da benden duymak istedikleri buymuş zaten, bana “İnanmıyoruz, göster bize!” diyerek fişekliyorlardı.

Bu arada sizlere bayanları tarif edeyim. Bir tanesi balık etli, çok hafif tombul, kumral güzel bir bayan. Malzemeler yerinde gözüküyordu, en azından benim hoşuma gidebilecek bir tip. İkinci bayan esmer, ince ve narin bir tipte, saç ve gözler kahverengi. Ölçülerini tahminle 85/65/85 olarak söyleyebilirim. Yani 50 kilo değildir bile. Üçüncü bayan ise tam öbür iki bayanın arası bir tipe sahip. Yani 95/65/95 diyebilirim. En seksi olanı da oydu benim gözümde. Zaten ötekileri gibi pek konuşkan değil, sakin biriydi. Saçları siyah ve gözleri yeşildi.

Muhabbet, onların bana laf atmasıyla başlamıştı, sonra ben onların yanına giderek, devam etti. “Ben Ali, ya siz…?” diye kendimi tanıttım. “Sen Alman değilmisin?” diye sordular. “Ne fark eder?” dedim. “Hiiiç, benzemiyorsun da…” dediler. “Ben Jutta.” (kumral olan), “Ben Sandy, (esmer ince olan) ve bu da arkadaşımız Shirin.” dediler. “Kendisinden duysam daha güzel olurdu, ne kadar güzel bir isim böyle!” dedim. “Malesef arkadaşımız konuşamıyor, dilsiz. Kendisi Azerbeycan’dan ve 2 senedir Almanya’da.” dediler. Kızların hiç biri 25 yaşından fazla değildi. Benim kendi tipimde zaten 39 falan göstermiyor, genelde tahmin edenler ‘30 başlangıcı’ diye iltifat ederler bana.

Kızlarla sohbet bayağı güzel gidiyordu. Amaçlarını her fırsatta belli etmeye çalışıyorlardı. Müstehcen konuşmalardan kim ne isterse onu anlıyordu zaten. Dedim ya, en hoşuma giden dilsiz Shirin’ di. Ne yapıp edip onu sikmeliydim. Sikemesem bile en azından elleyip öpmeliydim. Alman kızları daha azgın olduklarından (zaman ilerledikçe) el şakaları falan yapıyorlardı. Hatta iyice azdıklarında popoma elliyor ve iltifatlar yağdırıyorlardı. Bende kendi kendime ‘Senin elin armut toplamıyor ya…’ deyip onlara ara sıra küçük tacizlerde bulunuyordum. Shirin hep gülüyordu ama hep uslu duruyordu. Beni cezbeden de buydu zaten. O asil, çekingen, nazlı ama gayet efendi hali.

Kızlara sordum, “Havuza birlikte girelim mi?” diye. “Zaten bunun için burada değilmiyiz?” diye bir cevap aldım Jutta’dan. Hep birlikte atladık havuza. Kızların kesin sikiş peşinde olduklarına kanaat getirdim. Benim arzum ise Shirin’di. Adı gibi güzel ve çekici bu kızla muhakkak bir bağlantı ve yakınlık kurmam lazımdı. Fakat konuşma özürlü olduğu için, bunu nasıl yapacağımı bilmiyordum.

Havuzda şakalasmalar ve oyunlarla güzel zaman geçiriyorduk. Birden birisi suyun içinde mayomu aşağı çekince ürktüm. Sonra suyun berraklığından koyu saçlı birinin sikimi sıvazladığını gördüm. Etrafıma baktım Jutta ve Sandy biraz uzaktan gülüyorlardı. Bir tek Shirin yoktu, kesinlikle bu Shirin’di! Hiç bozuntuya vermeden Shirine sikimi dahada yakınlaştırıyordum. Tanrım, birden sikimi suyun altında ağzına aldı ve saksofon çekmeye başladı. Başından tutup sikime doğru ileri geri yapıyordum.

Birden bıraktı ve su üstüne çıktı. Nefes nefese kalmıştı. Mayomu geri çektim yukarı ve Sirine “Burda olmaz, gel birlikte kabinlere gidelim!” dedim. Utanmış ve nazlıca bir tavırla ‘Tamam’ anlamında kafa salladı. Sikim biraz indi ve elinden tutup havuzdan çıkardım onu. Bizi giderken gören öteki kızlar “Nereye?” diye sordular. Bende “Birazdan geliriz, merak etmeyin!” dedim. “Olmaz, bizde geleceğiz, Arkadaşımızı yalnız bırakmayız!” dediler.

Hep birlikte kabinlere giderken, onlara hepimizin kabine sığamıyacağımızı anlatmaya çalıştım. “Kabin olması şart mı?” diye sordular. Bende “Ulu orta olmaz ki!” dedim. “En iyisi hep birlikte, yüzme parkından çıkıp, göle gidelim!” dediler. Biraz uzak bir köyde küçük bir gölet vardı. “Tamam.” dedim ve onlar arabası ile, bende Shirin’le benim arabayla, arkalı önlü gölete doğru yola koyulduk.

Tahminen 30 km yolumuz vardı, yani nerden baksan yarım saat yalnızdım Shirin’le. Öteki kızlar arabayla bir ara öne geçtiler. Bendeki de muzurluk değil mi, onlara pek fark ettirmeden mesafeyi iyice araladım, sonra ormalık bir bölgede bir ara yoluna saptım. Muhakkak Shirin’i sikmeliydim. Benim onu arzuladığımı bilen Shirin ise davayı çaktı ve gayet rahattı.

İyice daldım ormanın içine ve etrafı kontrol ettim. Bizi burda kimse göremezdi. Arabayı stop eder etmez, dudaklarım Shirin’in dudaklarındaydı. Ellerimi göğüslerine attım, muhteşemdi, tam ellerimi dolduruyordu. Shirin ise sikimi Shortumdan çıkarmaya çalışıyordu. “Gel inelim arabadan.” dedim. Benim arabanın arkası station tip olduğundan bagajı düz ve içine uzanacak kadar rahattır. Shortumu çıkardım ve uzandım arabanın bagajına. Shirin’de üzerini soyundu, ama gayet yavaş bir şekilde, bana Striptiz Show yaparcasına üzerilerindekileri teker teker çıkardı.

O muhteşem kız ırıl çıplak önümdeydi, tüm güzelliğiyle. Üzerime abandı ve sikime sarıldı. Ağzıyla yavaş yavaş yarı kalkık sikimi tamamen dikti. Sakso yaparken gözleriyle bana bakıyordu. Bu duruma fazla dayanamadım ve patlamak üzereydim, “Geliyorum…” dedim. Ama Shirin durmadı, öyle bir şiddetle boşaldım ki Shirinin ağzına. Hepsini yuttu, bir damlasını bile ziyan etmedi.

Ve ‘Sikimin biraz molaya ihtiyacı var’ diye düşünürken, Shirin bırakmadı, hatta daha şiddetli şekilde sikimi emiyordu. Benim sik oldu öncekinden daha bir demir. Çok aşırı sert olduğunu anlayan Shirin üzerimden kalktı ve beni arabadan dışarı çekti. Kendisi yattı içeri ve bacaklarını ayırdı. O tertemiz ve kılsız küçücük amını ilk defa net gördüm. O benim kendisini sikmemi beklerken, yumuldum amına ve yalamaya başladım. İnlemeye başladı Shirin. Bende ‘Keşke konuşabilseydi, ne güzel sesi varmış kızın’ diye aklımdan geçiriyordum. Dilim hızlandıkça onun inlemesi de hızlanıyordu. Tam doruk noktasına yakın dilimi çektim ve yavaşça sikimi dayadım amının ağzına. Çok hassas bir şekilde soktum ucunu ve sanki bir direnç hissediyordum. Biraz daha yüklendim ve sikimin tamamını soktum amına…

“Ahh!” diye biraz ürkülen Shirin, sonra iyice gevşedi. Ben bu arada pompalıyorum sıcacık amının içinde. Biraz tuhaf bir hisle azıcık geri çekildim ve amından kanlar geldiğini fark ettim. “Sen bakiremiydin yoksa?” diye sordum. ‘Evet’ anlamında yine sadece başını salladı ve beni kendine çekti. Uzun bir öpücükten sonra, kanlı sikimi geri kanlı amına kendisi yerleştirdi ve haşince bakmaya başladı bana. Anlamıştım, sertçe sikilmek istiyordu. Var gücümle 10 dakika kadar siktim amından (olan oldu zaten düşüncesiyle). Shirin’in sesi ve nefesi yükseldikçe boşaldığı defaları sayıyordum adeta. Tam üç kez doruğa getirdim onu. Ben ise demin ağzına boşaldığımdan dolayı, daha belimi kontrol edebiliyordum. Ters çevirdim onu ve arkadan amına girdim tekrar. Bir elimle boynunu, diğeri ile belini tutarak vurduruyordum kalçalarına. Tekrar nefesi hızlandığında, bende büyük bir zevkele Shirinin amına boşaldım.

Nedense çok geçmeden yapmış olduğum yanlışı düşünmeye başladım. “Korunmadık, hamile kalmayasın?” dedim ona. Omuzlarını çekti, ‘fark etmez ki’ dercesine. Ben tabi kızların hiçbirine evli olduğumdan bahsetmemiştim. Korktum ve bir sigara yakarak ağacın birine dayandım. Shirin yalnız bırakılmış bir haldeydi. Durumuna dayanamadım ve yanına döndüm tekrar, sarıldım ona. Tam, “Bak ben evliyim, size söylemedim…” diye başlamıştım ki sözüme, ağzımı kapatıp, bana el işaretiyle önemli olmadığını, beni sevdiğini anlatmaya çalıştı. Kız kısacık sürede bana kapılmıştı ve o hisle kendini bana teslim etmişti.

Karımla aram pek iyi olmasada, onu bunca zamandır aldatmamıştım. Zaten çocuklarımda var, ayrılık söz konusu olamazdı. Tanrım ne yapmıştım ben. Zevk yüzünden yuvamı yıkmak üzereydim. Diğer taraftan Shirinin o haline ciğerim dayanmıyordu. “Ben sana ömrüm boyunca bakarım…” dedim ona, “…ama karımdan ve çocuklarımdan ayrılamam.” diye anlatıyordum Shirin’e. Shirin ise sadece dinliyordu beni. Zaten nasıl konuşacaktı ki?

Neyse üzerimizi temizledik, ve ben giyinmeye başladım. Shirin hiç bir şey umurunda değilmiş gibi, yaklaştı yanıma ve elini sikime attı tekrar. Doymamıştı hala, sikişmeye devam etmek istiyordu. Ben ise zor zahmet ona durumun gittikçe kötüye gidebileceğini anlatmaya çalışıyordum. Sonunda o yendi tabiki. Arabadan bir şişe su aldı ve sikimi temizleye başladı, bir yandan da amını temizliyordu. Sikim avucunun içinde yine büyümeye başladı. Demir gibi oldu sonunda.

Yine ters döndü ve ‘Sik beni!’ dercesine yaslandı ağacın birine. Arkadan girdim amına ve yavaşça git gele başladım. Ağaçtan bıraktı kendini ve tamamen domaldı bana. Ben onun amını siktikçe götünün deliği bana bakıp davet edercesine oynuyordu. Baş parmağımı ıslatıp götünün üzerinden deliğine doğru yaklaştırıyordum. Birden korktu ve ‘Olmaz!’ dercesine kafa sallamaya başladı. Ben kafama koymuştum, kaçarı yoktu, götünden sikecektim onu. Daha sert bir şekilde kaçamayacak şekilde tutuyordum onu. Bağırmıyordu, sadece kasıyordu kendini. Parmağımın birini götünün deliğine sokunca biraz gevşer gibi oldu. Sonra iki parmak, derken iyice alıştırdım götünü. Shirin kendini saldı ve bana bıraktı. Sikimin başı büyük bir mantar gibi olduğundan zorlanacaktı. Ağırca verdim sikimin başını göt deliğine. Tükürüklerle besliyordum etrafını…

“Rahat bırak kendini Shirin, yoksa canın yanar!” diyordum ona, ama öylede böylede acıyacağı belliydi. Onun hiç tahmin etmediği bir anda, birden yüklendim ve tamamını geçirdim götüne. “Aaaaaaaah!” diye bir çığlık attı. Canı çok yanmıştı. Öylece kaldım bir süre içinde. Ağırca kendisi başladı götünü ileri geri vermeye, kalçalarını kıvırmaya. Belli ki onun da hoşuna gitmeye başlamıştı. O daracik götüne fazla dayanamadım ve patladım içinde. Sikim biraz sertliğini kaybedince çıkardım götünden. Sikim tertemiz çıktı içinden. Götünden benim döller akıyordu bacaklarından aşağıya. Önümde diz çöktü ve sikimi ağzına alarak temizledi.

Tekrar bir sigara yaktım ve Shirine sarıldım. Onu bu harika sikişten sonra kollarımda dinlediriyordum, birde baktım Jutta ile Sandy bizi bulmuşlardı. Uzaktan arabalarıyla bize yaklaşırlarken, camdan bağırıyorlardı, “Hey oyunbozanlar!” diye. Hele ikimizi de çırılçıplak görünce, “Mesele anlaşıldı!” dediler ve Shirin’i sorguya çektiler. “Hani anlaşmıştık, neden bozdun anlaşmayı?” diye azarlarcasına yüklendiler Shirine. Ben merakla “Ne oldu, ne anlaşması?” diye sordum. Jutta bana herşeyi anlatmaya başladı. Bunların üçüde erkek peşindelermiş. Yani daha doğrusu sikiş delisiymişler. Beni de üçü bir tavlayıp, grup halinde benimle sikişmek istiyorlarmış. Zaten bu benim gözümden kaçmamıştı, böyle birşeyi tahmin ediyordum zaten. Anlamadığım tek şey, Shirin bakireydi, ve öbür kızlar da bakireye benziyorlardı, azgın olmalarına rağmen.

Jutta hikayenin devamını getirdi, Shirin ve diğer ikisi çoktandır bakireliklerini yitirmişler. Jutta ve Sandy özgür yetiştikleri için, ve ailelerinin evlilik dışı cinsel olaylara karşı olmadıkları için, bir sorun yoktu. Shirin Azeri kızı olduğu için, bu durum onun için tabiki söz konusu olamazdı. Fakat Shirin’de çok önceleri bekaretini vermiş. Anne ve Babasını kesinlikle Jutta ve Sandy gibi ikna edemiyeceği için, bir plan kurmuş bu üç kız. Planı çözmüştüm ve kobay ben olmuştum. “Peki tam nasıl çalıştı bu kızlık bozma işi?” diye sordum. “Sikini Shirinin amına sokunca bir direnç fark etmedin mi?” diye sordu Sandy. “Evet, ama o kızlık zarı…” demeye kalmadı, “O gıda boyasıydı, hemde küçücük bir misket halinde olan torbanın içinde.” diyerek devam etti Sandy.

“Vay be…” dedim, içim rahatlamıştı bu arada. Tüm dertler uçmuştu aklımdan. “Peki böylece…” derken, “Evet böylece Shirin, annesi ve babasına karşı mahçup kalmaması için, ve dolayısıyla bir aile faciasını önlemiş olmakla birlikte, kocası olacak herifi şimdiden boynuzladık!” diyordu Jutta kahkahalar içinde. Helal olsun kızlara, ne fikirmiş ama, ben yuttuktan sonra, herkes yutar diye bende buna inanmıştım. “Evet, Shirin planı biz olmadan da başarılı bir şekilde yerine getirdi.” dedi Jutta. “Ama biz bugün daha hiç sikişmedik, sen iyisin tabi Shirin hanım!” dedi Sandy.

“Benim Pilim bitti, buyrun Ali sizin olsun!” demez mi birden o konuşamayan Shirin. “Vay be, bu da plandı demek, sen konuşuyorsun ya?” diye şaşırdım. “Peki bunun sebebi neydi, dilsiz numarasına ne gerek vardı?” diye sordum. “Erkelere daha cazip geldiğini ve daha çekici olduğunu düşünerek, böyle yaptık!” diye gülümsüyordu. “Doğru, gerçekten öyle, hepiniz ayrı güzelsiniz kızlar, ama Shirin nedense daha cazip geldi bana!” dedim. İşte o ‘nedense’ kelimesinin tarifiydi.

Jutta önümde diz çöktü ve sarıldı sikime. “Bekleyin kızlar, aklıma bir şey geldi.” diyerek kızlara fikrimi anlattım, “Hep beraber güzel bir otele gidip, orda dinlene dinlene güzel zaman geçirelim.” dedim. “Tamam.” dediler “Yine kaçmak yok ama!” diye eklediler ve otele doğru yola koyulduk. Recepsiyondaki bayan şaşırmasın diye, odayı Jutta ile Sandy tuttu ve önden odaya çıktılar. Biz Shirinle yarım saat sonra gizlice girdik otele ve odaya çıktık.

Jutta ile Sandy Banyoda birbirileriyle oynuyorlarmış, kapıyı ıslak ve çıplak bir şekilde bize Jutta açtı. Juttayı o halde gören ben, dayanamadım direk soyunarak banyoya daldım. Sandy amını okşar bir halde benim demir gibi olmuş sikime bakıyordu. “Gel bizi de tatmin et bakalım!” diyordu. Jutta da bu arada direk sikime daldı. Ağzına alıp vantuzluyordu. Ben Sandy’nin amını yalamaya başladım. Bu ara Juttanın amı çok kıllı ve Sandy ‘Amerikan Traşlıydı’. Yani üç kızın üçünün de am traşları farklıydı. Juttayı domalttım önüme ve amına arkadan girdim. Sandy taşaklarımı yalıyor, hatta göt deliğimin etrafında dilini gezdiriyordu.

Shirin sonradan geldi yanımıza, oda Sandy’nin amını parmaklıyordu. Yani herkes mutluydu ve ötekisini bir şekilde tatmin etmeye çalışıyordu. Sikimi Juttadan çıkarıp ayakta Sandy’yi sikiyordum. Jutta’da Shirinle birbirilerinin amını yalıyorlardı. Uzun bir zamandan sonra Sandy’nin amına korkmadan boşaldım, bu kızlar öyle şeytan ki, herhalde bir şekilde korunuyorlardır düşüncesiyle. Nitekim hepside (sonradan öğrendim) hap ile korunuyormuş zaten. Neyse yıkanıp yatağa yattık hep birlikte, televizyonu açıp bir film izlerken hepimiz yorgunluktan uyumuşuz.

Bir ara uyandığımda, kendimi üç tane mis gibi kokan kızın arasında bulmak müthiş güzeldi. Ama aklıma yine sonradan dank etti. Tanrım, ben evliydim, ne yapıyordum burda? Saate baktım akşam olmuş bile. Hemen telefona sarıldım ve evi aradım. “Karıcım ben arkadaşlarla buluştum, maç seyrediyoruz, gecikebilirim.” diye bir yalan uydurdum. “Tamam, fazla gecikme.” diye cevap veren eşimin tepkisinden, anlattığıma pek inanmadığını hissetsem de, telefonu kapattım.

Kızların arasına yine girdiğimde, Shirin ve Sandy uyanmıştı. Hep birlikte Juttayı uyandırdık. Tabiki tüm vücuduna öpücükler kondurarak. Öyle bir azdık ki hepimiz, tekrar sikişmeye karar verdik. “En çok hayal ettiğin ne?” diye sordu Shirin bana. “Sadece bir şey değil Shirin, aklımda neler var bilsen!” dedim. “Söyle ozaman…” diye cevap geldi Shirinden.

“Birincisi: Sikim hiç iki kadın tarafından aynı anda yalanmadı. Aynı zamanda bende üçüncü bir kadını yalarsam ne süper olur. İkincisi: Bir kadını götten sikerken, birisi arada bir taşaklarımı ve sikimi yalamalı. Aynı zamanda diğer bir bayanla derince öpüşmek istiyorum. Üçüncüsü: Birinizi sikerken, diğer ikinizi parmaklamak, sonra teker teker sırayla, hatta sizi üst üste yatırıp, kat kat sikmek…” dedim.

“Öyleyse ne duruyoruz, çok işimiz varmış!” diye gülümsüyorlardı kızlar.

Arkadaşlar, saatlerce üç tane huri ile her türlü sikişmek bana nasip oldu, ben yaşadım ve inanılmaz güzeldi (dilerim sizlere de nasip olur!). Ama gece eve geldiğimde pilim bitmişti, yani karım o gece benle sikişmek isteseydi, imkansız yapamayacaktım.

Kızlarla o günden sonra bir daha malesef görüşemedim. Telefon numaralarını vermişlerdi, yalnız yine kandırmışlar beni, numaralar doğru değilmiş. O günden sonra defalarca yüzme havuzuna gittim, acaba orda onlara tekrar rastlarmıyım diye, malesef birdaha göremedim. Arabalarının plakasına da dikkat etmemiştim. Yine de umudumu kaybetmek istemiyorum, çünkü öyle bir sikişmeyi özledim yine!

kuaför baldızıma fena soktum

28 Jul

Merhaba arkadaşlar, ben Londradan Aslan. Hergün kaymak gibi sikilen amların hikayelerini zevkle okuyup, bir iki posta 31 çekiyorum. Bende sizlerle, kuaför baldızımı nasıl siktim, onu paylaşmak istiyorum. Evli ve 2 çocuk babasıyım. Karımla aram çok iyi olmasına rağmen, taa karımla evlendiğimden beri baldızıma hastayım. Biliyordum, baldız da bana iş veriyor, ama ben bir türlü uygun ortam bulup baldıza yanaşamıyordum. Baldız da evli ve 1 tane çocuğu var. Baldızın mesleği kuaförlük, fakat çalıştığı yer kapanınca, yaklaşık 1 aydır işsiz ve evde duruyor. Kocası olacak dümbük ise bir inşaat firmasında çalışıyor.

İzinli olduğum bir günde evde yalnızdım, çocuklar okulda, karım ise Londra dışında bir alışveriş mağazasında çalışıyordu ve geç gelecekti. Canım da öyle bir seks yapmak istiyordu ki, anlatamam. Biraz erotik hikaye okudum, pornoya baktım ve 31 çekerek boşaldım. Geçenlerde birkaç tane Viag.. hapı almıştım, akşama kullanıp hanıma hazırlanayım diye düşünüyordum. O sırada kapı çaldı. Baktım, baldız. Kapıyı açtım. Baldız “Ablam kaçta gelecek Enişte? Ona örgü örneği getirdim.” dedi. Bende “Birazdan gelir, geç otur baldız, çay yapayım içeriz.” dedim, baldızı içeri aldım, mutfakta ocağa çay suyu koydum. Aklıma ibnelik geldi, hemen haplardan bir tanesini yuttum. Aradan 20 dakika geçmeden hap etkisini gösterdi, kudurdum. Çaylarımızı içtikten sonra, “Baldız saçlarımı kesermisin?” dedim. Baldız da “Olur keseyim Enişte.” dedi. Etrafa kıl dökülmesin diye banyoya gittik…

Banyoya bir plastik sandalye koydum ve oturdum. Baldız “Üzerine kıl dökülmesin, istersen üst kısmını çıkar Enişte.” dedi. Tişörtümü ve atletimi çıkardım hemen ve “Baldız sana ayıp olmazsa sadece külotla kalayım, pantolonuma da kıl dökülmesin.” dedim. Baldız da “Tabi Enişte…” dedi. Pantolonumu da çıkardım, ama benim yarrak aynı füze gibi olmuştu ve beyaz külodumdan bariz bir şekilde belli oluyordu. Baldız tarağı ve makası aldı, saçlarımı kesmeye başladı. Fakat ben hissediyordum, baldız sürekli yarağıma bakıyordu. Yarağım iyice belli olsun diye bacaklarımı ayırmıştım. Baldız saçımı kesereken, bir sağ tarafıma, bir sol tarafıma geçiyordu. Geçerken de ya göğüslerini, ya karnını, göbeğini koluma değdiriyordu. Hatta bir ara sağ tarafımdayken üzerime eğilip sol saçımın tarafını kesereken, koluma amını dayamıştı, amıyla hafif hafif koluma sürtünüyordu. Saçımın tepesini düzeltmek için önden bacak arama yanaşıp kafamı öne eğdirince ise de nerdeyse göğüslerini ağzıma dayayacaktı.

Baldızın göğüs dekoltesinden taa memeuçlarına kadar görebiliyordum. Baldız “Az kaldı, nerdeyse bitti Enişte…” deyince, ben dayanamadım birden elimi baldızın eteğinin altından kalçasına attım, ateş gibiydi. Baldız neye uğradığını şaşırdı, “Enişte naıyorsun?” dedi. “Sus amına koyduğumun orospusu, sende istiyorsun!” dedim ve elimi külotunun içine sokarak amına attım. Baldız “Enişte dur biraz, bari ortalığı temizleyim, hertaraf kıl dolu, hem sende bir duş al…” dedi. Ben hemen sandalyeden kalktım küvete girdim, külotumu çıkardım, suyu açtım ve duş almaya başladım. Ben yıkanırken, baldız gözünü yarağımdan ayırmadan banyodaki kılları süpürdü. “Baldız hadi sende soyun gel duşun altına!” dedim. Baldız hiç ikiletmeden soyundu ve yanıma, duşun altına girdi…

Duşun altında baldızın hertarafını birgüzel şampuanladım ve yıkadım. Özellikle amını ve götünü bol köpükle okşaya okşaya yıkadım. Baldızda benim yarağımı tabii. Duştan çıktık, baldızı çamaşır makinesinin üzerine oturttum, tertemiz mis gibi, kaymak gibi amını yalaya yalaya boşalttım, dilimle orgazma ulaştırdım. Baldız zevkten deli gibi inliyordu, “Sik beni Enişte…” diye. Baldızı makineden indirdim ve yarağımı ağzına verdim. Baldız yarağımı 5 – 6 dakika emdi. Sonra baldızı ters dönderip çamaşır makinesine domalttım. Götünün yanaklarını ayırarak, epey bir süre de göt deliğini yaladım, dilimi götünün deliğine soktum çıkardım. Baldız “Hadi sik beni artık Enişte!” diye yalvarıyordu. Yarağımı arkadan baldızın nemli amına soktum ve tam yarım saat o pozisyonda baldızın amını siktim. Baldız inleyerek, orgazm üzerine orgazm oluyordu…

Baldızın amını bir 10 dakika daha siktikten sonra, baldız “Beni bitirdin Enişte, hadi sende gel artık…” demeye başladı. Eminim o anda beni o dümbük kocasıyla karşılaştırıyor ve kendi kendine (Bu adam neden hala boşalmadı?) diye soruyordu. Garibim bilmiyordu ki hap yuttuğumu! “Sabret biraz baldız, az kaldı boşalacam!” dedim ve yarağımı amından çıkardım. Şampuana uzanarak aldım ve baldızın göt deliğine biraz döktüm. Baldız irkildi hemen, “Napıyorsun Enişte?!?” diyerek. Bu arada yarağıma da bolca şampuan sürmüştüm. “Ne yapıyorum, götünü sikmeye hazırlanıyorum!” dedim ve yarağımı baldızın göt deliğine dayadım. Baldız çırpınmaya başladı, “Hayır Enişte, ordan istemiyorum, yapma! Kocama bile vermedim ordan!” demeye başladı. “Sus orospu! Götünü sikmeden asla bırakmam!” deyip, baldızın kollarını tutarak öyle bir yüklendim ki, yarağımı baldızın daha hiç sikilmemiş o bakire götüne kökledim. Baldız tabii “Yandım Anaaammm!” diye bastı feryadı…

Baldızın çırpınmalarına ve bağırmalarına aldırış etmeden, tam yarım saat zorla siktim baldızın götünü! Baldız artık çamaşır makinasına yapışmış, hiç sesi soluğu çıkmıyordu, kendini iyice salmıştı artık. Bende artık gelmek üzereydim, son birkaç darbeyle, titreye titreye baldızın götüne boşaldım ve üzerine kapaklandım. Bir iki dakika öyle hareketsiz kaldım. Sonra yarağımı götünden çıkardığımda, baldızın götünden osurukla karışık döllerim püskürdü. Baldız çamaşır makinesinden zorla kalktı ve ilk yaptığı şey, “Yırttın götümü hayvan herif!” diye bağırarak, suratıma okkalı bir tokat atmak oldu. Hemen baldızın dudaklarına yumuldum ve öpmeye başladım, bağırmasın, konuya komşuya rezil etmesin bizi diye. Baldız ilk başta dudaklarını kapadı öpüşmek istemedi, fakat ben elimi baldızın amına atınca gevşedi, karşılık vermeye başladı. Baldızla 4-5 dakika öpüştük ve baldızı son bir kez daha amından siktim. Sonra ortalığı toparlayıp, karım gelmeden baldızı evine uğurladım…

Baldız zorla götten siktiğim için iki hafta benle konuşmadı. Daha sonra gönlünü aldım. Fakat şimdi beni tehdit ediyor, “Enişte beni hergün öyle sikeceksin! Yoksa ablama söylerim!” diyor. Nerdeyse hergün otelde buluşup, baldızımla sikişiyoruz (götten de itiraz etmiyor artık). Fakat çok korkuyorum, birgün karım anlayacak diye. Baldız artık kocasıyla hiç sikişmiyormuş ve boşanmayı düşünüyormuş, bana “Enişte seni seviyorum, beni hiç bırakma!” diyor. Bende baldızımı çok seviyorum ve bırakmayı asla düşünmüyorum…

kocam erken boşaldı

28 Jul

Merhaba. Ben 26 yaşında, sarışın, bakımlı, sexy ve evli bir kadınım. Anaokulu öğretmeniyim, fakat atanamadığım için, iyi bir ailenin 1 yaşındaki kızlarına bakıyordum. Berna hanım hastanede çalışıyor, kocası Mete bey ise bir fabrikada müdür. Benim de kocamla mutlu bir birlikteliğimiz var. Fakat kocamla sex hayatımda ilk başlarda sorun olarak görmediğim erken boşalması, daha sonradan benim için problem olmaya başladı. Tam kocam beni sikerken motive oluyorken, kocam içime girince çok tahrik olduğundan hemen boşalıyordu. Ben ise orgazm olamadan öylece kalıyordum. Kocama, bir doktora görünmesini ve bu erken boşalma meselesine bir çözüm bulmasını defalarca söylediğim halde hiç oralı olmuyordu.

Berna hanımla kadın kadına ettiğimiz bir sohbet esnasında, kocasının çok iri bir penise sahip olduğunu ve her seferinde en az yarım saat 45 dakika falan seks yaptıklarını anlatmıştı. O günden sonra artık ben de öyle sikilmek istiyordum ve Mete beye farklı gözle bakıyordum. Mete bey eve eşinden 2 saat önce geliyordu. Ben Berna hanım gelene kadar evden ayrılmıyordum. Mete bey eve gelince kendime çeki düzen veriyor, güzel ve iri göğüslerimi, kalçalarımı ön plana çıkartmaya çalışıyordum. İlk başlarda bana ilgisiz gibi görünen Mete beyin daha sonradan vücuduma gizli kaçamak bakışlarını yakalıyordum. Mete bey çok yakışıklı bir adamdı. 1,85 boyunda, geniş omuzlu, fit bir vücuda sahipti. Her gece rüyalarımda Mete beyle deliler gibi sevişiyordum ve onunla artık gerçek anlamda da sikişmek istiyordum.

Bir sabah kalktım, duşumu aldım, dekoltesi bol olan bir elbise giydim. Şans benden yanaydı, Mete bey normalde eve saat 5’te gelirken, o gün saat 3’te gelmişti. Çok heyecanlanmıştım. Kapıyı açtığı gibi dudaklarına yapışmamak için kendimi zor tutmuştum. Biraz sohbet ettikten sonra Mete bey bilgisayarının başına oturdu, ben de bu arada kızları Eceye yemek yediriyordum. Aklıma o anda bir cinlik geldi, Ecenin bütün yemeğini üstüme döktüm ve Mete beyin duyacağı şekilde hayıflanmaya başladım. Mete bey, “Hayırdır, ne oldu?” diyerek yanıma geldi. “Üstüme yemek döküldü, elbisemi değiştirmem lazım, elbisem kuruyana kadar bana giyecek birşey verirmisiniz? Berna hanımın geceliklerinden biri olabilir mesela…” dedim. Mete bey tamam dedi ve içeriden eşinin geceliklerinden birini getirdi verdi…

Getirdiği gecelik askılı, kısa, saten bir gecelikti. Özellikle en sexy olanını seçip getirmişti. İşte fırsat bu fırsattı. Artık ok yaydan çıkmıştı. Banyoya gidip sütyenimi çıkarttım ve bütün vücudumu sergileyen geceliği giydim geldim. Mete bey bilgisayarın başında heyecandan terlemeye başlamış ve kaçamak bakışlarla beni süzüyordu. Ben Eceyi odasına götürüp uyuttum ve tekrar salona geldim. Mete beyin sandalyesine arkadan yanaşıp, “Ece uyudu, birşey içmek istermisiniz Mete bey?” diyerek, göğüslerimi hafifçe omuzlarına dokundurdum. Üstten bakınca sikinin kazık gibi olduğu belli oluyordu. Başını çevirip, “Evet, çay olabilir…” dedi ama o anda göğüslerimle de burun buruna gelmişti. Ben de az değilim hani, nerdeyse adamın ağzına dayamıştım göğüslerimi. Göğüslerime sürmüş olduğum parfüm çıldırtmıştı Mete beyi. Öyle biraz daha kalsam göğüslerimi yalamaya başlayacaktı. Mete beye davetkar bir şekilde gülümseyip, “Çayınızı hazırlayım.” dedim ve mutfağa gittim…

Bardakların olduğu dolabın kapağını açarak, sanki ulaşamıyormuşum gibi dolaba uzandım ve “Mete bey, bardaklara ulaşamıyorum, yardım edermisiniz?” diye seslendim. Tabii boyu zaten kısa olan geceliğin arkası yukarı toplanmış ve tangam görünüyordu. Mete bey gelip arkamdan dolaba uzanınca, sert siki kalçalarıma yapışmıştı. Ben istifimi bozmayınca biraz daha yüklendi arkama. Biliyordum, benim onu istediğim gibi, o da deli gibi beni istiyordu. Ben de kalçamı sikine bastırınca, bardakları bırakıp ellerini vücudumda gezdirmeye ve okşamaya başladı. Göğüslerimi sıkmaya başladığında benim de zevk sularım gelmeye başlamıştı. Birden döndüm ve öpüşmeye başladık. Mutfakta biraz öpüştükten sonra bana, “Yeter artık dayanamıyacam, benim olmalısın!” dedi. “Ben de seni istiyorum!” dedim. Beni kucağına aldı ve yatakodasına götürdü…

Geceliği tek hamlede üstümden sıyırdı, tek tangamla kalmıştım karşısında. O da soyundu. Gözlerimi sikinden alamıyordum, siki hakikaten Berna hanımın dediği kadar vardı. Beni yatağa uzatıp üstüme geldi. Göğüslerimi yalıyor, emiyor, ısırıyor, bir yandan da elini tangamın içine sokmuş, amımı okşuyordu. Ben ise gözlerimi kapatıp kendimi ona bırakmış, zevkten ölüyordum. Göbeğimi öperek yavaş yavaş aşağı indi, tangamı çıkarttı ve daha dün traş ettiğim amımı öpüp koklayama başladı. Amımın dudaklarını ayırıp amımı, klitorisimi yalamaya başladı. Yalamak değil, resmen diliyle sikiyordu beni. Zevkten bayılacak gibiydim, inliyor ve çığlıklar atıyordum. Amımı yalanırken müthiş bir orgazm oldum. Uzun zamandır yaşamadığım duyguları yaşamak mükemmel birşeydi…

Sonra o güzel yarrağını ağzıma verdi. Heryerini yaladım, emdim. Artık o yarrağı amımda istiyordum, resmen amım zonkluyordu. Yarrağının mantar gibi başını amımın dudakları arasına sürterek, “İstiyormusun aşkım?” dedi. “Evet aşkım, deli gibi istiyorum!” dedim. Birden yüklenerek içime girdi. Acıyla karışık zevkle çıldırıyor, deli gibi inliyor, bağrıyordum. Rüyalarım gerçek olmuştu ve Mete bey kendi evinde, kendi yatağında beni sikiyordu. Yaklaşık yarım saat beni sikip 3 kez orgazma ulaştırdıktan sonra, içime boşalmadan çıktı ve göbeğime fışkırttı. Abartmak istemiyorum, herhalde yarım çaybardağını doldururdu dölleri. Siki daha inmemişti, kazık gibi duruyordu. Döllerini göbeğime ve göğüslerime sıvadıktan sonra sikini tekrar yaladım…

O gün eşi Berna hanımın eve geliş saatine kadar defalarca sikiştik, her pozisyonda sikti doyurdu beni. Ertesi günlerde de bu sikişmelerimiz devam etti. Ama artık çocuklarına bakmıyorum. Mete bey garsonyer gibi bir daire kiraladı, haftanın 2-3 günü orda buluşup, istediğimiz herşeyi yapıyoruz. Maddi anlamda da beni mükemmel yaşatıyor, artık çok daha mutluyum. Birşeyden haberi olmayan kocamla da aram gayet iyi. Artık kocamın erken boşalmasına takmıyorum, nasıl olsa Mete bey beni müthiş orgazmlara uçuruyor.

göğüslerimi sikmeye doyamıyor

28 Jul

Slm. Ben Melike, 28 yaşında, Bursada yaşayan, bekar bir bayanım. Yaklaşık 2 yıldır çok düzeyli bir ilişkim olan erkek arkadaşım var, seks hayatımız da güzel gidiyordu. Ama geçenlerde şiddetli bir kavga yaşadık, neredeyse ayrılmanın eşiğine geldik. Bunun farkında olan arkadaşlarımız bizi barıştırmak için ellerinden geleni yaptılar, ama hiç biri Kaan gibi olamadı. Kaan erkek arkadaşımın şirketten arkadaşı, onu oldum olası çok beğenirdim. Çok yakışıklı, karizmatik, uzun boylu, geniş omuzlu ve atletik biriydi, ama malesef onunda sevgilisi vardı.

Kaan bir gün sevgilisi ile birlikte bana oturmaya geldi. Laf lafı açtı, erkek arkadaşım olan ile aramdaki mevzuyu sordu. Bende kavga ettiğimizi falan anlattım, bana hak verdi ve dinlemeye devam etti. Sohbet esnasında ben bir ara mutfağa geçtim, onlara çay ikram etmek istedim. Müjde de yanıma geldi (Müjde Kaanın sevgilisi). Biz Müjde ile mutfakta çay hazırlayıp sohbet ederken, Kaan içeride TV seyrediyordu. Müjdenin lavaboya gittiği bir anda Kaan mutfağa geldi ve bana Üzülme… gibilerinden teselliler verdi ve sarıldı. O anda o kadar etkilendim ki, gerçekten üzüntüm geçmişti. Sadece onun kollarının arasında olmak beni çok heyecanlandırdı. Kocaman, iri omuzları, atletik vücudu ve seksi bakışları, beni etkiledi. Birden göğüslerime baktığını fark ettim ve tebessümle Ne oluyor? gibisinden yüzüne baktım. Bana “Melike sen gerçekten Bora’ya çok fazlasın, o seni haketmiyor, onun için sakın üzülme.” dedi. Bende Sağol dedim ve Müjde de geldikten sonra çaylarımızı alıp salona geçtik. Çaylarımızı içtik ve biraz daha oturduk sohbet ettik, sonra onlar gitti.

Yaklaşık 2 saat sonra Kaan beni aradı, Nasılsın? diye sormak istemiş. Ama ben anladım onun asıl sıkıntısının ben olduğumu. Bende eve davet ettim, “Gel film izleriz…” dedim, “Çok iyi olur…” dedi. Ben odama geçtim fırfırlı şifon çok hoş kısa bir elbisem vardı, boyundan bağlamalı dekolteli bir elbise, onu giydim. Neredeyse göğüs uçlarım belli oluyordu, altıma da lacivert kenarları olan beyaz şifon bir tanga giydim ve Kaanı beklemeye başladım. Sonunda Kaan elinde bir poşetle geldi. Poşeti elinden aldım ve mutfağa götürdüm. Çerez, cips, bira falan almıştı. Onları hazırlarken mutfağa yanıma geldi ve birden arkamdan bana sarıldı. Ben bir anda çok heyecanlandım. Arkamda resmen sikinin kalktığını hissediyordum. Yapıştı resmen bana ve beni koklamaya başladı. Benim saçlarım çok uzun, dümdüz ve kumraldır. Saçlarımı eline dolayarak kafamı çektirdi ve boynumu, kulağımı öpmeye başladı. Ben “Kaan yapma…” diyordum, O ise “Melike kendini bana bırak, biraz rahatlamaya ihtiyacın var.” diyordu. Aslında bende çok istiyordum, ama korkuyordum da…

Boynumu iyice yaladı, omuzbaşlarımı emdi. Ben artık “Kaan… Kaan…” diye inliyordum, amcığım heyecandan ve istekten sırılsıklam olmuştu. Kulağıma “Melike, göğüslerine dayanamıyorum, harikalar… Ve bu elbise sana çok yakışmış, tüm vücudun beni delirtiyor.” dedi. Sol elini de önüme attı ve elbisemin üzerinden amcığımla oynuyor, bir yandan da boynumu öpüyordu. Bana “Amcığın çok sulanmış, beni mi istiyor?” dedi. Ben biraz utanarak, “Evet, seni istiyor…” dedim. Birden beni kendine doğru çevirdi ve kucağına aldı, ben bacaklarımı onun beline, kollarımı boynuna doladım ve öpüşmeye başladık. Bu şekilde yatak odama doğru gidiyorduk. Beni yatağın üzerine yatırdı ve kendisi bir çırpıda soyundu. O kadar muhteşem bir vücudu vardı ki, dayanamadım ve yataktan fırladığım gibi Kaanın üzerinde atladım. Sert ve atletik vücudunu öpmeye, hatta yalamaya başladım. Kaan “İşte böyle güzelim, rahatla biraz.” diyordu. Sonra benide çırılçıplak soyup, yatağa dörtayak üstünde domalttı. Saçlarımı ellerine doladı ve arkamdan amcığımla oynamaya başladı, “Hazırsan başlayalım mı?” dedi. “Evet…” diye inledim. Yarağı o kadar sert ve kalındı ki, o kocaman yarağın hepsini birden birseferde soktu arkadan amıma. Dizlerimin bağı çözüldü sanki. “Ohhhh, Kaan…” diye çığlık atmaya başladım.

Kaan ise arkada hızlıca gidip geliyordu amıma, “Melike, harika bir amın var, çok tatlısın güzelim…” diyordu. Birden boşaldığımı hissettim ve beni bu durum çok şaşırttı, çünkü daha önce hiç bu kadar erken boşalmamıştım. Kaan hala aynı sertlikte amımı sikmeye devam ediyordu. Bir yandan da saçlarımdan çekip, kalçamı tokatlıyor ve sıkıyor, “Off kalçaların harika!” diyordu. Birden amımdan çıktı, eğildi ve kalçalarımı yalamaya, ısırmaya başladı. Isırmaları hafif te olsa canımı yakıyordu, “Kaan aşkım çok sertsin…” dedim. Kaan da “Ben sert severim, sende benim sikimi yalasana!” dedi. 69 pozisyonunu aldık hemen ve ben de sikini yalamaya başladım. Siki çok sert ve uzundu, hepsini ağzıma almadım. O ise ısrarla ve zorla sikini ağzıma sokmaya çalışıyordu. “Kaan yapma!” deyince birden beni kaldırdı ve kucağına aldı. Kucağındayken sikini amıma soktu ve beni kucağında zıplatmaya başladı. Zevkten çılgına döndüm resmen, hiç böyle sikilmemiştim, bir kez daha boşaldım. Sonra tekrar yatağa yatırıp, göğüslerimi emmeye ve sıkmaya başladı. “Göğüslerin çok yumuşak ve büyük, çok hoşlar.” dedi. Sikini göğüslerimin arasına sıkıştırdı ve gidip gelerek göğüslerimin arasına boşaldı…

Kaan o kadar sexi ve etkileyiciydi ki ben onun vücuduna kokusuna tenine doyamıyordum, O da benim göğüslerimi yalamaya, emmeye ve sikmeye doyamıyordu. Bu şekilde yalaşık 2 saat kadar seviştik ve sikiştik, sonra ben banyoya gidip küveti doldurdum, Onu da çağırdım. Birlikte küvette yine yiyişmeye başladık. Kaan bana “Bora seni böyle sikebiliyormuydu?” diye sordu. Bende “Bora artık bundan sonra kendini siker, seni buldum ya, bırakmam birdaha!” dedim. O da “Bende senden vazgeçemem Melike, çok sexsisin, beni delirtiyorsun, artık amın benim, kimseye vermem!” diyordu ve biryandan da benim bir bacağımı beline atmış, kendiside biraz eğilmiş küvette beni sikiyordu…

O gün yaşadığım zevki asla anlatamam, tarif bile edemem. Eski sevgilimi çoktan unutmuştum bile. Yerine sexsi, alımlı, çıldırtıcı Kaan ile sevgili olmuştuk. Kısa bir süre sonra O da sevgilisinden ayrıldı ve tamamen birlikte olmaya başladık. Artık her gün, her gece sadece onun yarağını yiyor ve amımı ona siktiriyordum..

karımla sikiş

28 Jul

Bu aşağıdaki öykü gerçekten yaşanmış bir öyküdür, bunu bilerek okumanızı tavsiye ederim.

Kafama koymuştum, ne pahasına olursa olsun, onu hem götünden sikecek, hem de siktirecektim. Evet karımdan bahsediyorum! Karım özel bir bankada yönetici pozisyonunda çalışıyor. Uzun (1.71 cm) boylu, kumral saçlı ve güzel vucutlu olan karım, 33 yaşında, özellikle sıkı ve dolgun kalçaları, ben dahil etrafındaki tüm erkeklerin aklını başından alır. Karımla sevişerek evlendik, ama evlendikten sonra, gerdek gecemizin sonunda, bana hayatında hiç orgazm olamadığını itiraf etti. Çok ciddiye almamıştım ve bu sorunu aşabileceğimi zannediyordum, ama olamadı. Seks hayatımız giderek monotonlaşmaya ve zevksiz hale gelmeye başladı. Karım benim çok istediğim fantazileri, hatta pozisyonları bile kabul etmemeye, sevişmeyi bir angarya olarak gördüğünü belli etmeye başladı. Nezaketen sırt üstü yatıp, kırk yılın başında da domalıp, bir an önce boşalmamı bekliyordu ve bu beni çok öfkelendiriyordu…

Geçen dört yıl içerisinde birçok kırgınlık, üzüntü ve öfke birikmiş, artık aramızda bir soğukluk olmuştu. Karım artık benim için bir yabancı gibiydi. En son sevişmemizde sikimi ağzına almasını istediğimde, “İstemiyorum! Yap işte bir an önce ne yapacaksan da yatalım!” demesi, bardağı taşıran son damla olmuştu. Kararımı vermiştim, artık boşa geçen dört yılımın acısını çıkartacaktım. Kaybedecek hiç bir şeyim kalmamıştı. Artık tek arzum karımı bir orospuya çevirmek ve cümle aleme siktirmekti. Tabii önce o güzel götünü de yalvarta yalvarta sikecektim. Ama bunu nasıl yapmalıydım? Cevap aslında elimin altındaydı, gazetede okuduğum bir haber bana müthiş bir fikir vermişti. Şantaj! Bunu nasıl yapacağımı biliyordum, Karımı sarhoş edecek ve tanımadığı bir adama siktirip kameraya çekecektim.

Geçen iki ayın sonunda bütün denemelerim başarısızlıkla sonuçlanmıştı. Karım ya içki içmiyor, ya da yeterince sarhoş olmuyordu. Artık çıldıracak hale gelmiştim. Ne yapmalıydım bilmiyordum. Sonra bir gün bir dergide “Tecavüz Hapı” ile ilgili bir haber okudum ve mesele çözüldü. Bu hap verilen doza göre, ya kişinin psikolojisini bozup, ne yaptığını bilmez bir hale getiriyormuş, kişi çekingense son derece atılgan oluyormuş, ya da körkütük sarhoş edip, o halde ne yaptığını hiç bir şekilde hatırlamıyormuş. İki kutu sipariş ettim. 6 gün sonra haplar elimdeydi ve sıra senaryoyu uygulamaya gelmişti…

Karıma evde bir parti yapmayı önerdim. Bütün yakın arkadaşlarımızı çağıracaktık. Bu fikir Karımın da çok hoşuna gitmişti. Üniversiteden karımın tanımadığı iki arkadaşımı da partiye davet ettim. Cumartesi gecesi parti tam hızıyla devam ediyor, içkiler su gibi akıyordu. Ben Votka içiyormuş gibi yapıp aslında su içiyordum. Parti yavaşlamaya, arkadaşlarımız evlerine dağılmaya başlamışken, içine hapları attığım içkileri Karıma ve üniversiteden arkadaşlarım Kaan’la Hakan’a içirdim. Bir süre sonra evde sadece Karımın en samimi arkadaşları Nejat, Aslı, Çiğdem, Füsun ve bir kaç kişi kalmıştı. Zamanı gelmişti, “Ben artık yatacağım, çok sarhoş oldum.” dedim. Kaan ve Hakan kanepenin üzerinde sızmışlardı bile. Karımı öperken kulağına, “Bırak uyusunlar…” dedim ve odamıza gittim. Yataktan içeriyi dinliyordum. Bir 45 dakika sonra son misafirimiz de gitmişti. Karım, Kaan ve Hakanı uyandırmaya çalışıyordu, ama onun da dili dolanıyordu. Sonra yanıma geldi ve beni uyandırmaya çalıştı, ama sızmış gibi yaptım. Biraz uğraştıktan sonra soyunarak yanıma yattı.

Beş, altı dakika bekledikten sonra kalktım, bir kaç kere seslendim, dürttüm ama Karım baygın uyuyordu. Hemen kalkarak salona gittim. Kaan ve Hakan da kanepenin üstünde sızmışlardı. İkisini de dürterek uyandırmaya çalıştım, ama onlar da baygın yatıyorlardı. Garanti olsun diye hapları normal dozdan fazla vermiştim. Cesaretimi topladım ve ikisinin de üzerindekileri çıkarttım, ışıkları da azaltarak yatak odasına, Karımın yanına gittim. Geceliğini ve iç çamaşırlarını çıkarttım ve kucaklayarak salona taşıdım. Kanepenin ortasına, Kaan ve Hakanın arasına oturttum, ama bıraktığım anda Karım yavaşça yana kaymaya başladı ve başı Hakanın kucağına, tam sikinin üstüne düşüverdi. Ben korkudan ve heyecandan kalp krizi geçirmek üzereyken, karım hiç istifini bozmadan uyumaya devam etti.

Evet dostlar! Sevgili karım çırılçıplak, yabancı iki erkeğin arasında yatıyordu. Bu görüntü beni çok heyecanlandırmıştı. Hemen storları biraz yukarı kaldırdım ve içeriye gidip yeni kameram Canon 7D’yi aldım. Pencereyi açarak pervazda duran saksılardan birinin üzerine yerleştirdim ve kayıt düğmesine bastım. Bu sayede filmi karşı apartmanlardan birisi çekmiş gibi olacaktı.

Önce krem alarak Karımın amını kremlemeye başladım, parmağımı yavaş yavaş içine sokup çıkarıyordum. Parmağımı her soktuğumda nefesi hızlanıyordu, devam ettikçe ıslanmaya ve hafif hafif inlemeye başlamıştı. Sıra oğlanlardaydı, yarraklarını elime aldım ve sıvazlamaya başladım, onlar da sertleşmeye başlamışlardı. Karımın kafasını hafifçe kaldırdım ve Hakanın sikini ağzına soktum. Birden Karımın gözleri açıldı, korkudan taş kesildim. Ama gözler tanımadan bakıyorlardı, cam gibi olmuşlardı. Gevşedim ve yaptığım işe devam ettim. Karım artık ağzındaki siki bilinçsizce emmeye başlamıştı. Kaan’ı yavaşça karımın üzerine doğru yasladım ve karımın elini alarak Kaan’ın sikini tututurdum ve sıvazlatmaya başladım. Karım artık kırk yıllık orospular gibi, biri elinde, öbürü ağzında, iki siki idare ediyordu. Hakan çoktan gözlerini açmış, elleriyle Karımın başını tutarak yönlendirmeye başlamıştı.

Geriye, odama doğru çekilerek, salonun lambasını biraz daha açarak onları izlemeye başladım. Karım birden kendini geriye doğru kaydırarak Kaan’ın sikini amına sürtmeye başladı. Birkaç denemeden sonra Kaan yana dönerek sikini Karıma yerleştirdi. Karım derin bir nefes alarak Kaan’ın sikini köküne kadar içine aldı ve Kaan gidip gelmeye başladı. Hakan’sa karımı çekerek dudaklarına yapıştı, Karım azmış bir şekilde Hakan’ın dudaklarını öpüyordu. Bense çoktan gelmiştim ama hala dimdiktim. Bir 10-15 dakika sonra olay bitmişti. Kaan boşalmış ve Karımın içinden çıkarak yerde uyuyakalmıştı. Karım ise dizleri Hakan’ın iki yanında kıvrılmış, üstünde yüzüstü yatıyordu. Üçü de sızmıştı. Kamerayı yerinden aldım. Daha sonra Karımı yatağımıza taşıdım ve dayanamayıp bir posta da ben kaydım. Kaan ve Hakan’ı giydirdim ve karımın yanında uyudum.

Sabah önce Karım uyandı ve beni kaldırdı. Giyindikten sonra arkadaşlarımı uyandırdım. Hiç biri gecenin sonunu hatırlamıyordu. Kahvaltı ettikten sonra Kaan ve Hakan gittiler. Sevinçten içim içime sığmıyordu, soğuk karımı iki erkeğe siktirmiş ve seks kölem olmasını sağlayacağım ilk video kasedimi elde etmiştim.

Pazartesi günü arkadaşım Levent’i arayıp garsoniyer olarak kullandığı Ataköydeki evinin anahtarlarını istedim. Levent “Vay karı mı atıcan lan?” dedi. Ben de ‘süper bir orospu bulduğumu, tadına baktıktan sonra orospuyu ona da siktirteceğimi’ söyledim. Levent anahtarı adeta uçarak getirdi.

Bütün hafta sabırsızlıkla bekledim ve Cuma günü Karımın sikiş görüntülerini çektiğim CD’yi, “Zarftaki görüntülerin orijinallerinin kocanın, iş arkadaşlarının ve ailenin eline geçmesini istemiyorsan Cumartesi saat 17:00 de Ataköy, (…) blok, (…) numarada ol!” yazılı bir notla işyerine yolladım. Karım akşam saat sekiz gibi eve geldi. Yüzü bembeyazdı ve alt üst olduğu belliydi. Ona ne olduğunu sordum, işyerinde çok yoğun olduklarını ve Cumartesi akşamı da çalışmak zorunda olduğunu söyledi. Planım çalışmıştı sevinçten içim içime sığmıyordu…

Beklenen gün gelmişti. Sabah yatakta Karıma sokulmaya çalıştım, ama o başının ağrıdığını söyleyerek beni tersledi. Hiç öfkelenmedim, aksine ‘dağıtacağım götünü merak etme’ diye düşünerek gülümsedim. Öğlen yanıma kameramı, hafta içi gizlice satın aldığım ses değiştiren aleti, 2 çift deri kelepçeyi, sadece gözlerle başın üst kısmını kapatan deri başlığı aldım ve başına gelecekleri bilmeyen karımı öperek, arkadaşlarımla buluşacağımı söyleyerek Ataköy’e doğru yola çıktım.

Eve girince deri başlığı, bir çift kelepçeyi ve sesimi değiştirerek yaptığım kaydı, “Teybi aç ve dinle, sana ne yapacağını söyleyecek. Aksi takdirde görüntülerin kocanın ve iş arkadaşlarına dağıtılacaktır!” yazılı notu, salondaki sehpanın üzerine koydum, tüm panjurları kapattım, kapının dışına, paspasın altına evin anahtarını koydum ve beklemeye başladım.

Saat 17:06 gibi kapı açıldı ve Karım kapıda belirdi. Tek parça, göğüs altından büzgülü yazlık bir elbise giymişti. Çok korktuğu her halinden belliydi, onu koridorun ucundaki perdenin arkasından izliyordum. Tedirgin bir şekilde içeri ilerledi, “Kimse yok mu?” diye seslendi. Korkuyla etrafına bakınarak biraz daha ilerledi ve sehpanın üzerindeki notu gördü. Eğilerek notu aldı. Titreyen ellerle teybin düğmesine bastı, “Şu anda izleniyorsunuz. Lütfen önce sehpanın üzerindeki başlığı, daha sonra da kelepçeleri elleriniz arkada olacak şekilde takınız. Bu kimliğimi gizlemem için gerekli, size zarar verme niyetinde değilim, anlaşabileceğimize inanıyorum. 30’dan geriye saymaya başlayacağım. Süre sonunda isteklerime uymadıysanız, mahvolacak evliliğinize, kariyerinize, hayatınıza geri dönebilirsiniz. 30…, 29…”

Karım teybi dinlerken sarsıldı, bir an bayılacak sandım, kapıya doğru yöneldi. Acaba gidecek mi diye korkmuştum ki, “23…, 22…”, geri döndü ve titreyen ellerle başlığı geçirdi. “17…, 16…”, artık hiçbir şey göremiyordu. Kelepçeleri aramaya başladı, “11…, 10…”, panik olmuş bir şekilde kelepçeleri takmaya çalışıyordu. “4…, 3…”, takmayı başarmıştı. Artık çaresiz bir şekilde salonun ortasında bekliyordu. Ses değiştiren mikrofonla, “Tebrik ederim, doğru kararı verdiniz.” dedim. Karım irkilerek arkasına döndü, kendine güven duyuyormuş gibi konuşmaya çalışıyordu ama sesi korkudan çatallaşmıştı. Karım, “Kimsiniz? Benden ne istiyorsunuz?” dedi. Karıma, “Sabırlı olun anlaşabileceğimize eminim.” derken bir yandan da kendisine yaklaşıyordum. Karım, “Çantamda nakit para ve birkaç mücevher var, onları alın ve bu işi bitirelim.” dedi. “Çok iyi bir teklif, bunu düşüneceğim.” derken yüzüne sert bir tokat attım, sonra bir tane daha, bir tane daha! Böyle 5-6 tokat attıktan sonra, “Orospu, sana ben ne söylersem onu yapacaksın anladın mı!” deyip iki tokat daha patlattım…

Karım yere düşmüştü, eteği sıyrılmış ve güzel bacakları ortaya serilmişti. Bir yandan ağlıyordu, yavaşça başını salladı. Bütün direnci kırılmış, teslim olmuştu. Kamerayı ayarladıktan sonra, başıma kar maskesini geçirdim ve ayağa kalkmasını söyledim, kalktı. Ellerimi eteğinin altına soktum ve elbisesini yukarıya doğru kaldırmaya başladım. Karım karşı koymaya çalışmıyordu. Devam ettim ve elbisesini başından geçirerek arkasına attım. İç çamaşırlarıyla kalmıştı. “Aferin, böyle uslu bir kız olursan canın yanmaz.” dedim ve külodunu yavaşça aşağı indirmeye başladım. Karım, “Ben evliyim, ne olur yapma…” derken elimle amını avuçladım ve tüm gücümle sıkmaya başladım. “Noolur yapma, çok canım yanıyor.” diye ağlamaya başladı. “Orospu, senin tek görevin emirlerime uymak! Bana hayır dediğinde sonuçlarına katlanırsın, anladın mı?” dedim. Karım, “Peki tamam, canımı yakma, ne istersen yapacağım.” diyerek sessizce ağlamaya devam etti.

Külottan sonra sıra sütyene gelmişti, Karıma arkasını dönmesini söyledim. Sütyenini çıkartarak, elbisesini başının üstünden çektim. Karım artık çırılçıplak, elbisesi kollarından aşağı sarkmış ve makyajı maskenin altından akmış bir halde, ağlamaya devam ederek emirlerimi bekliyordu. Saçlarından tutarak kanepeye doğru ittim. Kanepenin kol koyma yerine yüzüstü yatırınca, amı götü kabak gibi açılmıştı. Karıma ‘Bir orospu olduğunu ve onu sikmem için yalvarmasını’ söyledim.

Karım, “Ben bir orospuyum, noolur sik beni.” dedi. Devam etmesini söyledim. Karım, “Sik beni, noolur sik, ben bir orospuyum…” diye devam ediyordu. Sehpadaki kremle parmaklarımı kremleyerek, baş parmağımı yavaşça götüne sokmaya başladım. Karım kendini kasınca çıkarıp, götüne tokatlar atmaya başladım. Özür diledi. Yeniden parmağımı götüne sokmaya başladım, işaret parmağımıda amına sokup çıkarıyordum. Sırılsıklam olmuştu, demek bu durum onu heyecanlandırmıştı. Amını ve götünü parmaklamaya devam ettikçe, “Sik beni, ben senin orospunum.” demeye devam ediyordu. Şaşırmıştım… Demek soğuk karım aslında böyle bir muamele istiyormuş.

Bekletmeden sikimi götüne dayadım ve yüklenmeye başladım. Karım, ‘canının yandığını’ söyleyerek kurtulmaya çalışıyordu, ama dinleyen kim! Biraz daha abandım ve sonunda sikimin başı daracık götüne girdi. Karım artık yüksek sesle ulumaya başlamıştı. Saçlarından tutarak yüzünü kanepeye bastırdım ve sikimi köküne kadar götüne soktum. Yavaş yavaş gidip geliyordum. Götü daracıktı ve yanıyordu. Boğuk inlemeleri beni daha da azdırıyordu. Kafasını biraz kaldırdım, nefes almaya çalıştı, hıçkırıyordu. Ağlamasını, yalvarmasını dinlemeden, acımasızca karımın götünü siktim, ve götüne boşaldım…

Daha sonra olanlar birdahaki seferde…

liseli sikiş her türlü

28 Jul

Merhaba arkadaşlar. Son yaşadığım olaydan sonra bunu sizlerle paylaşmaya karar verdim. Kendimle ilgili teferruata gerek görmüyorum, direk anımı size aktarmaya başlıyorum. Lise yıllarımı Türkiyede adından sıkça bahsedilen bir Anadolu Meslek Lisesinde geçirdim. Kızlar çok fazla olmasada vardı. Ama bizim şansımıza da bulunan kızların hepsi turistik bölgelerde staj yaptıklarından dolayı bir çoğu gayet rahat hatunlardı ve cinsellik yönünden keyiflerine düşkünlerdi. Dediğim gibi okulda pek kız yoktu, ama ben popüler bir öğrenciydim. Hem hazırlıktan sonra geldiğim için, hemde kısa süre içinde hem haytalıkta hem de derslerde başarılı olduğumdan kızların dikkatini çekmiştim.

Artık Lise sona gelmiştik, okulda son yılımızdı. Lise 2’lerden gözüme çok fazla takılan, o zamanlarda bile vücut hatları inanılmaz sexy, esmer güzeli bir hatun vardı. Bayram tatiline girerken bir şekilde bu hatunun telefon numarasını aldım ve mesaj yazmaya başladım. O da cevapladı. Bu şekilde yazışarak bayram tatilinden dönmeden yakınlaşmaya başladık. Döndüğümüzde de kantinde sınıflarda filan buluşuyor, fırsat bulduğumuzda küçük muzurluklar yapıyorduk. Ama iyi bir fırsat bulupta onunla tam olarak cinsel bir şeyler yapamadan okul bitti, ayrıldık. O günden beri hep aklımdaydı. Yaklaşık 3 ay önce Facebooktan okulun sayfasında onu görüp dürttüm. O da beni dürttü. Birkaç dürtüşmeden sonra arkadaşlık teklifi gönderdi. Eh tabi ben de kabul ettim ve yazdım. Öncelikle sohbetimiz mesajlarla, nasılsın, nerdesin şeklinde gelişti. Bir akşam aynı saatlerde online karşılaşıp MSN’lerimizi aldık ve olay tamamen yön değiştirdi…

MSN’de konuşurken onunla eski günlerde yaptığımız muzurluklardan bahsettik. Sonra ona, “Keşke yine yapabilsek!” diye bir sinyal yolladım. O da, “Keşke!” diye cevaplayınca, onun da farklı yaklaşmadığını anladım. O gece sabaha kadar yazışarak sanal seks yaptık desem yalan olmaz. O bunu ilk kez benimle yaşadığını ve onu çok etkilediğimi söyleyip durdu. Daha sonra arada bir muzur sohbetler etsek de normal sohbetimiz de gayet olumlu devam etti. Benden etkilendiğini biliyordum. Ona sevgililer gününde sürpriz bir hediye yolladım, çok hoşuna gitmişti. Bundan 1 ay kadar önce ona, “İstanbula gelirmisin?” diye sordum. O da, “Olur!” diye cevapladı. Kuzenimin evinin boş olduğunu, ama kuzenimi de oyalayabilecek bir kız arkadaşını getirirse daha rahat edeceğimizi ekledim. O da gülerek, “Tamam!” dedi. Bir plan yapıp tarihi beklemeye başladık. O süre zarfında çok fazla online denk gelip sohbet edemedik ve denk geldiğimizde de cinsel sohbetlere fazla girmedik.

Gün gelip çattı. Kuzenimle kızları karşılamaya gittik. Otobüsten indiğinde gözümü ondan alamıyordum. Kırmızı mini bir elbise giymiş, içinde siyah kalın çoraplarıyla inanılmaz gözüküyordu. Liseden beri çok değişmişti ve gelişmişti, ama bu onu dahada güzelleştirmişti. Abartısız 90-60-90 ölçülerindeydi. Uzun düz siyah saçları neredeyse belindeydi. Simsiyah gözleri esmer teninde parıldıyordu. İnci gibi dişleri vardı. Gülümsemesi beni çok etkilemişti. El sıkışıp sarıldık. Kulağına, “Seni çok özlemişim, bunu şimdi fark ettim!” dedim gülerek. “Galiba ben de!” dedi. “Çok güzel olmuşsun!” dedim, teşekkür etti. Diğer arkadaşı da kuzenimle tanıştılar. Arabaya binip Caddeye gittik, birşeyler yedik içtik sohbet ettik, sonra da eve geçtik. Biraz dinlenip dışarı çıkacaktık. Eve girdik, kızlara odalarını gösterdim, “Siz burada kalacaksınız, ama bilmiyorum mümkün mü?” dedim. Ne ima ettiğimi anlayan Gözde gülümsedi…

Herkes akşam için hazırlandı. Gözdeyi gördüğümde birkez daha doğru bir hareket yaptığımı anladım. Mini bir kot etek, üstüne gömlek, düğmeleri göğüslerini gösterecek şekilde açılmış, üstüne yelek, siyah desenli çoraplar ve topluklu ayakkabılarıyla inanılmaz sexy idi. Onu görünce gözlerine bakarak dudağımı ısırdım ve “Bu gece seni elimde tutmak için çok çaba sarfetmem gerekecek anlaşılan!” dedim. Güldü, “Sen mi, ben mi?” diyerek o da iltifatıma karşılık verdi. Hep birlikte arabaya binip, sık sık adını duyduğumuz kulüplerden birine gittik. Bir güzel eğlenmiştik, Gözdeyle yakın temaslarımız olmuş, sık sık öpüşüp koklaşmıştık. Gece olup eve geldiğimizde biraz daha oturup sohbet ettik. Gözde, “Ben içeri gidiyorum, gelirim birazdan!” dedi. Hepimiz çakır keyiftik. Kuzenle diğer hatun da işi ilerletmişler, birbirlerine sarılmış sohbet ediyorlardı. Ortamda fazlalık olduğumu hissettim ve “Ben bir odama gideyim.” diyerek kalktım…

Gözdenin odasının önünden geçerken kapı açıldı ve Gözde, hemen kalçalarının altında biten saten siyah geceliği ve siyah jartiyerleriyle karşımdaydı. Bana bakıp, “Hala odana gitmeyi düşünüyormusun?” diye sordu. Cevap vermeden odasına girip kapıyı örttüm. Belinden tutup kendime çektim, onu yükseltip dudaklarına yapıştım. Ayakta öpüşmeye başladık, önce nefesimiz, sonra dudaklarımız, sonra da dillerimiz birleşti. Ellerini saçlarıma dolamış başımı çekiştiriyordu. Ben de eteğini sıyırıp kalçalarını okşamaya başladım. Gerçekten taş gibi dedikleri bu olsa gerekti. İçinde çamaşır yoktu. Beni yatağa itip oturttu. Üstümü çıkarıp öpmeye başladı. Sonra fermuarımı açıp kazık gibi olmuş sikimi çıkardı, gözlerimin içine bakarak önce bir öpücük kondurdu sikimin başına ve “Şimdi hayalleri gerçeğe çevirme zamanı!” diyerek sikimi emmeye başladı. Gerçekten işini biliyordu. Hem meziyetleri, hem güzelliğiyle tam bir afetti. Dilini dışarı çıkarıp sikimi kökünden başına kadar yalıyor, sonra kafasını ağzına alıp yuvarlak dil hareketleriyle emiyordu…

Bir süre böyle devam ettikten sonra hızlıca emmeye ve okşamaya başladı, iyice kurulmuştum gelmek üzereydim. “MSN’de konuştuğumuz gibi yapalım, ilkinde ağzıma boşal!” dedi. Oysa MSN’de konuşurken hep iğrenç bulmuştu, anlaşılan ilki olmama izin verecekti. Sesimi çıkarmadım, ellerimi uzatıp saçlarını yakaladım ve ağzında gidip gelerek ona yardımcı olmaya başladım. Bu iyice hızlandı ve ağzına boşaldım. Bir hayli fazla boşalmıştım, kafasını tutup bastırdım ve döllerimi yutmasını sağladım. Kafasını kaldırdığında suratında karışık bir ifade vardı. Uzanıp yatağın başucundaki sürahiden bardağa su doldurdum verdim, içti. “Ee nasıldı tadı?” dedim. “Beklediğimden iyiydi!” dedi. Güldüm, “Sıra bende!” diyerek onu yatağa yanıma çektim, sırt üstü yatırıp boynundan öpmeye başladım. Sonra kulaklarına, ordan göğüslerine geçtim. Göğüsleri Liseden beri hayalimi süslüyordu, ama ilk kez görecektim. Geceliğini sıyırıp onları açığa çıkardım. Göğüslerinde ne bir sarkma, ne bir yumuşaklık, sanki Paros mermerinden yapılmışlardı…

Göğüslerini biraz okşadım ve öpmeye başladım, göğüsuçlarını dudaklarımın arasında eziyor onu delirtiyordum. Usulca aşağı indim. Göbeğini kasıklarını öpüyor emiyordum. Ordan baldırlarına inip diz kapaklarına geçtim, biraz oyalanıp sağ ayağını elime aldım ayak başparmağını emmeye başladım, çok zevk alıyordu. Elimi uzatıp amını okşadım, bacaklarını iyice ayırdı, her yeri muhteşemdi. Tekrar hamle yapıp baldırlarına geldim, elleri saçlarımda kafamı yönlendirmek istiyordu, izin vermeyip delirtiyordum. Dilimi çıkarıp, alttan klitorsine kadar am dudakları arasında gezdirdim, bir inilti döküldü dudaklarından, tekrar ve tekrar bunu yaptım. Sonra da resmen amına yumuldum, am dudakları arasında klitorisini buldum ve emmeye, dilimle daireler çizerek onu delirtmeye başladım. İnliyor, kendine hakim olamıyordu. Bir süre sonra titreyerek boşaldı. Birkaç dil darbesi daha attığımda resmen titriyordu. Kalktı, “Çok güzeldi ama yetmez!” dedi ve güldü. “Bence de!” diye ekledim…

Yataktan indi, beni de yatağın kenarına oturtup bacaklarımı ayırdı, bacaklarımın arasına girip biraz sikimi yaladıktan sonra, bacaklarını belime dolayarak sikimi içine almak için hamle yaptı, ama izin vermedim, belinden yakalayıp onu durdurdum. Sikimi kavrayıp amına sürtmeye başladım. Sikime oturmak için çabalıyor, ben izin vermiyordum. MSN’de onu yalvartacağıma söz vermiştim ve bu sözümü tutacaktım. Amının dudakları iyice kabarmış, amı sulanmıştı, sikimin kafası amının o dudakları arasında gezindikçe deliriyordu. Kulağıma eğilip, “Hadi gir artık!” dedi. Belini daha sıkı tuttum, sikimin kafasını sokup çıkardım. “Off hadi gir içime!” dedi. Aynı şeyi yaptım, biraz daha ileri gittim. “Hadi aşkım, sik beni, yalvarırım sok!” dedi. Güldüm ve onu serbest bıraktım. Bir hamlede sikimi içine aldı, amı inanılmaz sıcak, ıslak ve dardı. Amının her santimini sikimle hissediyordum. Kucağımda oturup tam olarak sardı ve sıktı beni, sonra yavaş hareketlerle oturup kalkmaya başladı, sonra iyice hızlandı. Öpüşerek sikişiyorduk…

Kendimi geriye bırakıp alttan hızlıca vurmaya başladım. Alttan sert bir şekilde vurdukça göğüsleri sallanıyordu, görüntü harikaydı. Bir süre daha böyle devam ettik. Sonra bir hamlede onu sırt üstü yatırıp, altıma aldım. Bacaklarını belime dolamış, elleri göğsümdeydi, içine girip çıkmaya devam ediyordum, ama belimdeki bacaklar onu daha sert ve hızlı sikmeme engeldi. Bacaklarını bileklerinden yakalayıp havada birleştirdim, şimdi sert ve hızlı bir şekilde köküne kadar girip çıkarak onu sikiyordum. Elleri çarşafı sıkıyor, dudağından iniltiler dökülüyordu. Bacaklarını ayırıp iyice ona bastırdım, yüzünü daha net görmek istiyordum. İyice yüklenerek onu sikmeye devam ettim. Aldığı zevkten iyice kısılmış gözleriyle göz göze geldim. Dudağının kenarını ısırırarak inlemeye devam etti. Göz göze harika bir şekilde sikişiyorduk. Bir süre daha böyle devam ettim. İyice hızlandığımda, “Hadi birlikte gelelim!” dedi. Tempomuzu iyice artırdık ve birlikte sarsılarak boşaldık…

Bir süre sarılarak uzandıktan sonra, “Nasıl, beklediğin kadar güzelmiydi?” diye soran o oldu. “Fena değildi!” diyerek cevapladım. Sinirlenmişti, “Off uyuz, o zaman git başkasını sik!” dedi. Gülerek, “Kızma hemen, şakaydı, harikaydın, listenin ilk sıralarında yer alırsın!” dedim, gülüştük. Yatağın kenarından çantasını aldı içinden çıkardığı ıslak mendille önce benim sikimi sonra kendi amını temizledi ve tekrardan bana oral seks yapmaya başladı. “Anlaşılan birileri hala sikişmek istiyor!” diyerek güldüm. “4 kere geldim ama hala istiyorum, çok zamanımız yok o yüzden de sana uyku yok!” diyerek güldü ve oral sekse devam etti. Kısa sürede sikim sertleşti ve onu 69 olacak şekilde çevirdim, dilimi amında gezdirmeye başladım. Şimdi ikimiz de hem zevk alıyor hem veriyorduk. Bir süre böyle devam ettikten sonra onu üstümden kaldırıp yatağa domalttım, “Çantanda krem var mı?” diye sordum. “Ya arkadan yapmasan? Çok acıyacak şimdi!” dedi. “Bir bakalım, canın acırsa söz bırakıcaz!” dedim. “Tamam.” dedi. Kremi aldım işaret parmağıma sürdüm ve götünün deliğine soktum, bu arada amına yavaş yavaş girmeye devam ediyordum. Her iki deliğinde de olunması hoşuna gitmiş, inlemeleri artmıştı…

Götünden işaret parmağımı çıkarıp, orta parmağımı kremleyip soktum, o da kolayca girdi. İçi iyice kayganlaşmıştı. Şimdi iki parmağımı içine soktum. Alırken zorlandı biraz, Ihh’lasa da çok kısa sürdü ve alıştı. Bir sürede böyle devam ettim. Götü iyice alıştığında parmağımı çıkarıp sikimi de iyice kremledim, bir elimi göğsüne götürüp okşamaya başladım, diğer elimle sikimi göt deliğine hizlayıp kafasını ittim, girmişti. Biraz Ihh’ladı, biraz canı yandı, fakat Çıkar! demedi. Ben de boşta kalan elimi alttan uzatıp amını okşamaya parmaklamaya başladım. Hem zevk almasını hemde alışmasını bekliyordum. Amındaki parmağımdan zevk almaya başladığında, götüne biraz daha girdim ve bu kez o kadar inlemedi. Zevk alması daha önde geliyordu. Bunu fırsat bilip tamamen kökledim ve onu doğrultup göğsünü okşayıp amını parmaklarken arka deliğini dolduran sikime daha rahat alışması için ensesini kulağını öpmeye başladım. İyice rahatladığında götünde hafifçe gitgele başladım ve sordum, “Nasıl, sevdin mi?” dedim. “Daha önce denediğimde acıdan başka bir şey hissetmedim, ama bu sefer harika!” dedi. “O kadar olsun artık!” dedim ve güldüm…

Şimdi götünün içinde rahatça hareket edebiliyordum, her giriş çıkışımda zevk inlemeleri dökülüyordu dudaklarından. İyice hızlandım, onu yine domaltarak götünü sert ve seri sikmeye başladım. İnlemelerimiz tüm odayı doldurmuştu, ikimiz de zevkten dört köşeydik resmen. Bir süre sonra, “Üste çıkmak istiyorum!” dedi, kabul ettim, yattım. Yüzü bana dönük, sikimi eline alıp götünün deliğine denk getirip üstüne oturdu, anlaşılan çok sevmişti. Tam olarak üstüme yatıp dudaklarıma yapıştı, yavaş hareketlerle götüne alıp çıkarıyordu. Dudaklarını bırakıp kulağına, “Bakıyorum da arkadan yemek hoşuna gitti!” dedim. “Evet aşkım, çok sevdim, seninle yapılan her şey çok zevkli!” diyerek cevapladı ve doğruldu. Yavaş yavaş hızlandı, kucağımda hopluyor, her oturuşunda çıkan sesler odayı kaplıyordu. Göğüsleri her oturuş kalkışında sallanıyor, saçları savruluyordu. İyice hızlandı, eli bacak arasına gitti, amını okşayarak orgazm olacağını anladım. Gözlerini açtı ve bana bakarak, “Gelebilirmisin?” diye sordu. “Evet!” dedim. İyice hızlandı, bir eli amında, bir eli dizimde, kucağımda hoplayarak beni de, kendini de boşalttı. Sonrasında birlikte uyumuşuz. Sabah bana yaptığı oral seksle uyandım.

Şimdilik bu kadar arkadaşlar. Herkese bol şans ve zevkli günler.

kocamla yeğeni sikiyor

28 Jul

Meraba ben Hollanda’dan Seval. 1,69 boyunda, 63 kilo civarlarında, kumral mavi gözlü, oldukça güzel ve alımlı bir bayanım. Size anlatacağım olay bundan yaklaşık sekiz ay önce başladı. Kocamın Türkiyede okuyan Murat isminde bir yeğeni vardı. Murat 25-26 yaşlarında oldukça bakımlı, esmer, hani yağız delikanlı derler ya, öyle bir delikanlıydı ve dayanılmaz bir fizik yapısına sahipti. Kocam da aslında fena bir erkek değildir, ama şunu hikayemi tam olarak anlatmadan önce lütfen beni anlamanız açısından söylüyorum, ben kocasını deli gibi seven ve ondan başkasını görmeyen bir kadınım, her haliyle ben kocama tapıyorum, şimdi anlatacaklarım buna ters olsada, inanılması güç olsada, gerçek.

Birgün Türkiyeden kocamın ablasından telefon geldi. Telefonda kocama, yeğeninin okulu bitirdiğini, başarılı bir dereceyle üniversite sınavını kazandığını söylüyordu. Ben ilk önce para falan isteycek diye düğündüm, ama kocamın ablası oğlunun dayısının yanında Hollandada üniversiteye gitmesini istiyordu. Bizimde durumumuz baya bir iyi, kocamın kendi işyeri olduğu için. Tabii kocam önce biraz kem küm etti, işte “Abla gelemez, vize vermezler…” falan diye. Ama kocamın ablası çok ısrar edince mecburen “Tamam bir bakalım abla.” demek zorunda kaldı. Kocam telefonu kapatınca bana “Hayatım artık sende duydun, fazla itiraz etsem, kırılırdı. Lütfen sende anlayış göster, gelsin, okula başlasın, ona kalacak başka yer buluruz, bize fazla yükü olmaz.” dedi. Bende kocamı kırmamak için kabul ettim.

Yalnız bu arada ben Türkiyeye, Giresuna gitmeyeli yedi yıl olmuştu. Muratı en son yedi yıl önce görmüştüm. Onu hep o yedi yıl önceki çocuksu tipiyle hatırlıyorum tabiki. Ama kocam annesinin hastalığı nedeniyle sık sık gidip geliyordu. Neyse, ben kocama “Tabii hayatım, istiyorsan getir, sanki sırtımızda duracak değil ya, yerimiz müsait.” dedim. Kocam sanki memnun olmamış gibi bir ifadeyle “Sağol karıcığım…” dedi. Kocamın bu haline o an anlam verememiştim. Kocam sonra olacakları galiba tahmin ettiği için o yüz ifadesi varmış, bunu sonradan anladım. Neyse kocam yeğenini davet etti, sorun çıkmadı, öğrenci olduğu için hemen vize verdiler ve zamanı gelince kocam yeğenini almaya havaalanına gitti. Bende evde yemek hazırladım, yoldan geliyor, açlığı vardır diye. Sonra kapı çalındı, geldiler diye kapıya yöneldim. Kapıyı açtığımda bir an sanki şok oldum, karşımda o yedi yıl önceki Murat değilde, kocaman bir adam vardı. Dona kaldım, öyle yakışıklı olmuş ki, anlatamam. Biran elim ayağım birbirine dolaştı…

Kısa bir şaşkınlıktan sonra “Yenge benim, Murat, tanımadın mı?” diyerek boynuma sarıldı. İşte o an, belki saçma ama, vücuduma ilk kez bir erkek dokunuyormuş gibi heycanlandım ve yüzüm kızardı. Kocam da aşağıdan valizlerini çıkartıyor bu arada. Sonra içeri geçtik ve başladık sohbete. Kocam, “Seval görüyormusun bizim Muratı ya, basbaya delikanlı olmuş, demi?” dedi. Bende “Evet ya, çok şaşırdım hayatım.” dedim, ama bir türlü Murattan ve vücudundan gözlerimi alamıyordum. İlk kez böyle birşey yaşıyordum ve aynı zamanda da çok korkuyordum, kocamın dikkatini çekecem diye. O andan itibaren kocamın yeğeniyle sanki yıllarca sevişme arzusu yaşıyormuşum gibi bir his yerleşti içime. Onu o kadar beğenmiştim ki, sanki elimden gelse o gece altına yatmak istiyordum. Ama bu imkansızdı! Yinede kocamın yeğenine duyduğum bu hayranlık zamanla dahada ilerledi…

Murat okula başladı ve bizde kalıyordu. Sözde iki ay kalacaktı, tam 7 ay oldu hâlâ bizde. Ve ben gitmesin diye her türlü taktiği deniyordum. Bu arada kocam da kıskanç biri, ondan da çekiniyorum, ama artık içimdeki Murata karşı arzu dayanılmaz hale geldi. Ha bu arada bende güzel ve alımlı bir kadınım ve kendime dahada bir bakım yapıyorum, süsleniyorum, Muratın dikkatini çekmek için. O’da aynı sebebten bırakıp gitmek istemiyor, ama O’da bende açılamıyoruz birbirimize. Benim onu arzuladığımı o anlıyor, onunkini de ben, sadece birbirimize itiraf edemiyoruz…

Birgün kocamla sevişirken, kocam sürekli öflüyor püflüyor, ben “Neyin var hayatım?” diye sorduğumda, “Birşey yok ya…” deyip geçiştiriyor. Aslında var birşey ama bana söyleyemiyor. Sonraki haftalarda kocamın ağzından baklayı aldım: Sevişirken beni yeğeniyle hayal ettiğini, çok kıskandığını söylemeye başladı. Ama yüzüme bakmadan karanlıkta, belliki O’da benim tepkimden korkuyordu. İşte o an ben koptum, zaten onu duymak için yanıyordum. Ben hiç bozuntuya vermeden, “Aşkım ne diyorsun sen? Olur mu öyle şey? O senin yeğeninse benimde yeğenim sayılır!” dedim ve konu öylece kapandı. O andan sonra anladım ki, kocamda onunla yatmamı istiyor ama bunu itiraf edemiyordu…

Birkaç gün sonra kocama, “Aşkım ne yapabilirim söyle, senin için yapmayacağım şey yok.” dedim. O’da “Ya aslında söyleyceğim ama beni yanlış anlamandan korkuyorum.” dedi. Ben artık iyice emin oldum ve cesaretlendim, “Aşkım bak istersen ben söyleyim, doğruysa sen sadece kafanı salla.” dedim. Kocam tamam dedi ve ben “Kocacığım yoksa sen benim Muratla yatmamı mı istiyorsun? Bak eğer öyleyse çekinme söyle, benimde aslında çok zamandır hayallerimde, ama bende söyleyemiyorum.” dedim. Kocam bunu duyduğunda, “Seni seviyorum, anlayışlı karıcığım benim!” diyerek bir anda üzerime abandı. Sanki bana ilk defa dokunuyormuş gibi heyecandan titriyor ve “Aşkım sen varya sen, ne kahbesin sen, senin ağzından bunları duymak beni öyle azdırıyor ve heycanlandırıyor ki, sanki seninle yeni evlenmiş gibi hisediyorum kendimi.” diyordu. Bende aynıydım…

O gece kocamla 11 yılın ardından ilk defa arka arkaya 3 kez sikişmiştik. Kocam beni sanki ilk defa siker gibi öyle sert sikiyordu ki, altında kıvranıyordum. Ara soğumadan kocama Muratla nezaman sikişeceğimi sordum. Kocam, “Yeğenimin seni sikmesini çok mu istiyorsun aşkım?” dedi. Bunları kocamdan duymak beni iyice azdırdı, “Evet aşkım, yeğeninin yarağını yemek için yanıyorum.” deyince, ikimizde kopmuştuk. Kocam, “Merak etme karıcığım, izin veriyorum, yeğenimle ilk fırsatta sikişebilirsin. Ama sonraki sikişmelerinizde bende yanınızda olmak istiyorum.” dedi. Bende “Tamam aşkım, yeterki yeğenin siksin beni.” dedim. Bunları nasıl söylediğimizi bilmiyorduk, sanki birisi bizi uyuşturmuştu. O geceden sonra hem kendi isteğim, hem kocamında onayı ve isteği ile ben Murata daha yakın davranmaya başladım. Tabiki Muratta bana…

Artık önümde engel yoktu. Birgün kocam işteyken Murat eve erken geldiğinde, Muratı kapıda en seksi kıyafetlerimle karşıladım. Murat beni öyle görünce kendinden geçti. Zaten gözlerini alamıyordu benden. Kapıyı kapatır kapatmaz, hiçbirşey söylemeden Muratın dudaklarına yapıştım. Muratın dudaklarını öyle bir emiyordum ki nerdeyse koparacakmtım. Yavaş yavaş vücudunu okşamaya başladığımda, artık ikimizde çıldırmıştık. Muratta benim her yerimi okşayıp yalıyor, “Yenge, sen nasıl bir yaratıksın böyle, ne var sende beni çeken?” diye inliyordu. Muratın pantolonunu indirdim, külotla kaldı. Nihayet yarağını çıkarıp ağzıma aldığımda ağzım kapanmıyordu, yarağı çok kalındı. Ve önce ben onu öyle boşalttım, sonra o benim amımı yaladı ve beni boşalttı. Sıra artık gerçek sikişe gelmişti. Murat beni koridora yatırıp, bacaklarımın arasına girdi ve o kalın yarağını amıma dayadı. Amıma öyle sert sokup çıkarıyordu ki, benim zevk çığlıklarımı duyan başka şey zannedecek gibiydi. O gün kocam gelene kadar Murat beni tam 5 kez sikti…

O gün gerçek yarak yemenin tadına varmıştım. Gerçi kocam da çok güzel sikiyordu beni, ama bu değişiklik beni çok heycanlandırmıştı. Sonraki günlerde kocamı da aramıza aldık, artık kocam yeğeniyle birlikte sikiyor beni. Kocam götten, Murat amımdan sikiyor, bazen de değişiyorlar. Kısacası Muratın Hollandaya gelmesiyle hayatımın en mutlu heycanlı dönemini yaşadım, hâlâda yaşıyorum. Bu arada Muratın okulda ikinci senesi ve hâlâ bizde kalıyor. Nerdeyse iki akşamda bir sikiyorlar beni. Sabahlara kadar ikisinin koynunda yatıyorum. Sabah uykudan uyandığımda iki erkek var yanımda, bazen Muratın yarağı içimde uyanıyorum, bazende kocamınki içimde, anlatılmaz bir zevk ve heycan…

Yazın üçümüz birlikte tatile gideceğiz, tatilde de yiyecem ikisinin yarağını…

karımla pariste canlı porno

28 Jul

Karımla birlikte tatil için Paris’e gitmiştik. Paris insanı büyüleyen bir şehir. Hele ki gece olunca. Herkez Paris’in gece kluplerinden bahsederdi. Gidince mutlaka görün derlerdi. Ancak bu kulüler oldukça pahalı. İnsanlar limuzinleri ile geliyor. Biraz çılgınlık olsun diye çiftlere özel erotik şov yapılan bir kulübe girdik.

Küçük bir odaya soktular bizi, karşımızda bir cam, bizim bulunduğumuz yer oldukça karanlık. Garson kız bize içkilerimizi ikram etti. Biz merakla beklerken karşımızdaki camlı odaya iç çamaşırlı bir kız girdi. Başladı striptiz yapmaya. Açıkçası çok etkilenmedim. Kız da öyle ahım şahım güzel değildi. Tam paramıza yazık oldu, kalk gidelim derken odaya bir de erkek girdi. Üzerinde sadece siyah bir slip vardı.

Erkek kızın ayaklarından başlayıp tüm vücudunu yaladı. Yavaş yavaş soydu. Kızda yatakta türlü türlü kıvranıyor. Çok porno izlemiştim ama böyle canlı izlemek çok heyecanlıydı. Tabi benim ufaklık başladı kıpırdanmaya.

Kız erkeğin slibinin üzerinden sikini okşuyor, arada sırada bize doğru bakıyor, tabi insan merak ediyor acaba görüyorlar mı diye. Adamın sikide slibin içinde o kadar büyük duruyor ki, insan ister istemez kıskanıyor. Döndüm karıma baktım, ki o da pür dikkat şovu izliyor. Ona baktığımı görünce dudaklarıma ateşli bir öpücük kondurup, şovun tadını çıkar dedi.

Kız yavaş yavaş adamın slibini indirdi. O kocaman şeyin daha kalkmamış olduğunu görünce karım bir “offf” dedi. Benimse kıskançlığım iyice arttı. Kız göstere göstere adamınkini önce küçük ısırıklar, ardından dil darbeleri derken sonunda köküne kadar emmeye başladı.

Bu sırada benim sikim ise pantalonumu yırttı yırtacak derken karımın elini hissetim. Pantalonumun üzerinden başladı benimkini okşamaya. Dönüp dudaklarına gömülmek istedim ama bana şovu izle dedi.

Kız ve erkek şimdi 69 olmuşlardı. Kız adamın sikini yalıyor, emiyor, arada toplarını mıncıklıyor, onları da bir bir ağzına alıp emiyordu. Adamsa kadının amcığını öyle bir yalıyordu ki anlatamam.

Bütün herşey 2 metre önümüzdeki yatakta oluyordu. Arada sadece bir cam vardı. İnanın içimden camı kırıp aralarına katılmak geliyordu. Karım da bir yandan o kadar güzel okşuyordu ki dayanacak halim kalmamıştı.

Sonra adam kadını sırt üstü çevirdi ve başladı sikini amcığına sürtmeye, sonra ufak ufak başını derken sonunda tamamını içine soktu. Çok hızlı ve sert sikiyordu. E işi bu dedim kendi kendime. Karım da sanki pantalonun fermuarını indirmeye çalışıyormuş gibi geldi derken bir anda içimde bir sıcaklık hissettim. Karım fermuarı açmış, elini içeri sokmuş, sikimi okşamaya devam ediyordu. Bende bu sırada boş durmayıp karımın eteğinin altına elimi soktum. Amcığı sırılsıklam olmuş. Genellikle içine ya hiç bir şey giymez yada küçük bir parça bir şeyler giyerdi. Tangasını parmaklarımla kenara çekip başladım okşamaya. İyice kendinden geçti.

Sahnedeki çift yer değiştirdi. Adam sırt üstü yattı, kadında üzerine çıkıp hoplamaya başladı. Arada sırada sürtünerek, arada sırada da alttan adam pompalayarak devam ediyorlardı. Tam bu sırada karım “geliyorum” dedi. Bir kasılma hissettim. Gözlerini yummuş, sarsıla sarsıla boşalıyordu. Sonra hemen kalktı ve önümde diz çöküp sikimi ağzına alıp emmeye başladı. Ben zaten dakikalardır zor duruyordum, dayanamadım ağzına boşalmaya başladım ama karım emmeye devam etti. Hepsini yaladı yuttu ve yalamaya devam etti.

Ben bir yandan şovu izliyordum diğer yandan da karım sikimi ikinci kez boşaltmak için yalamaya devam ediyordu. Önümde hafifçe doğruldu. Kalçaları cama değdi değecek. Eteğini beline topladı. Sanki şovu bize onlar değil, biz onlara şov yapıyorduk. Sonra döndü ve sırtı bana dönük bir şekilde üzerime oturdu. Aynı anda dördümüzde sikişiyorduk.

Sahnedeki adam kızı yatağa yatırıp sikini ağzına verdi ve sonra da göğüslerine boşaldı. Karım da tam içine boşalacakken hemen üzerimden kalktı ve hepsini yalayıp yuttu.

Biraz toparlandık. Dışarıya çıkar çıkmaz lavaboya gidip elimizi yüzümüzü yıkadık, kendimize geldik ve Paris sokaklarında mutlu mutlu yürüyüp otelimize gittik.

Tabi ki maceramız burada bitmedi. Otelde yaşadıklarımızı da bir sonraki hikayemizde yazacağım.

zahidenin azgın götü

28 Jul

Slm, Avni ben, İstanbulda ikamet ediyorum. Bu anlatacağım olay geçen yaz başımdan geçti. Komşum Zahide 40 yaşlarında, hafif tombul, balık etli, normal göğüsleri olan, ama koca götlü bir hatun. Yıllardır onu sikmenin hayalini kurdum açıkçası. Bu arada ben iki senelik evliyim. Benim hatun köydeydi bu olay olduğu zaman. Zahideyi her gördüğümde ondan gözlerimi ayırmazdım. Zahide tek başına yaşıyor, yurt dışında abileri olduğu için ona para gönderiyolar. Zahideyle biz karşı karşıya oturuyoruz. Bazen sırf Zahidenin koca götüne bakmak için arada bir kapının gözünden bakarım, bence Jennifer Lopez bok yemiş yanında…

Bir Cumartesi işten geldim, duş aldım. Tabi Zahidenin koca götünü düşünüp mastürbasyon yaptım. Banyodan sonra, hava sıcak olduğundan büfeye gidip bir kaç tane bira alayım dedim. Biraları alıp geldiğimde Zahidenin bakkalda olduğunu gördüm. Evin altında bakkal vardır bizim pederin işlettiği. Zahide de birşeyler almış geliyordu. Binaya girerken bekledim, Zahide geldi. Ben ona hep Zahide Hanım diye hitap ederim. “Zahide Hanım nasılsın?” diye sordum. Zahide, “Karın yokya, yine efkar basmış, biraları götürüyorsun?” dedi bana. Bende, “Ne yapalım hatun yok, idare ediyoruz, bekarlık. Asıl sen yıllardır kocasız ne yapıyorsun?” dedim. O’da “Kader! Yapacak birşey yok! Biliyorsun kocam vefat etti…” dedi. Ne yapıp edip Zahideye bir şekilde yanaşmam lazımdı.

Bu arada Zahideyle merdivenlerden yukarı çıkarken otomatik söndü. Ben koca götlü Zahidenin arkasında olduğum için, fırsat bu fırsat deyip, Zahidenin götünü sıktım, yoklamak için. Zahidenin bir anda “Aay! Ne oluyor?” demesiyle benim yarak taş gibi oldu anında. Ama başka tepki vermedi Zahide. Yukarı çıktığımızda Zahide, “Açmısın? Yemek yedin mi?” diye sordu. Bende birşeyler yediğim halde, “Vallahi açım.” dedim, belki çağırır diye. Ama Zahide “Sonra görüşürüz…” deyip gitti evine. Hemen eve girip bilgisayarı açtım, canlı porno kanalına girip mastürbasyon yaptım, iki posta attım Zahideyi düşünüp. Sonra başladım bira içmeye, ikinciyi içerken kapı çaldı. Bu arada benim yarak yine kalkmış, ne yapayım diye düşünürken kapının gözünden baktım. Gelen Zahideydi, kapıyı açtım, sonuna kadar araladım ki, benim yarrağı görsün diye.

Kapıyı açmamla Zahide direk benim yarrağa bakıyordu. “Ne o, hayırdır Zahide Hanım, bana mı geldin?” diye sordum. O’da, “Yok, açsındır diye börek getirdim. Böreği bir tabağa koyda gideyim.” dedi. Böreği boşaltmış geliyordum ki, “Zahide hanım içeri gel ya, yarın düğüne gidecem, gömleğim var ütülermisin?” dedim. “Tabi, olur.” dedi ve içeri girdi. Zevkten çıldıracak gibiydim, yıllardır sikmek istediğim Zahideyle en sonunda beraber olacağımı hissettim. Hemen bilgisayarın olduğu odaya gidip, canlı porno kanalının sesini kıstım, yanına da sigara paketini bıraktım. Zahide ütü yaparken, ben içerde oturmuş bira içiyordum ve acaba Zahideyi sikebilecekmiyim diye düşünüyordum. Bu arada Zahide gömleği ütüleyip, “Hallettim gömleğini. Sigaran varsa bana bir sigara ver.” dedi, bende “Sigara içerde, git al, bir tane de bana getir.” dedim.

Zahide mutlaka pornoyu görüp azacaktı, herşey yolunda gidiyordu benim açımdan. Bu arada benim alet yine taş gibi olmuştu. Bir kaç dakika geçmesine rağmen Zahide gelmedi. Odaya gittiğimde koca götlü Zahidenin pornoya bakıp, amıyla oynadığını gördüm. Beni gördüğü halde devam ediyordu, adeta zevkten inliyordu Zahide. “Çok uyanık adamsın Avni, beni becermeyi kafaya koymuşsun. Sen amsız, ben yarraksız, aslında iyi olur, fena olmaz.” dedi. Yanına gitmemle “Erkeğim!” deyip dudaklarıma bir asıldı, Zahide öpüşmüyor adeta parçalıyordu dudaklarımı. “Senin şu aleti çıkarda bir göreyim, sekiz sene oldu yarak görmeyeli.” dedi. O’da haklıydı, sekiz sene yarraksız kalmış gariban, düşünebiliyormusunuz sekiz sene yarrak yemeden durmuş kadın…

Çok şanslı adamım ya, azmış vede dul bir kadını sikecektim. Bu arada bende abazayım tabiki, bir aya yakın olmuş bizde vurmuyoruz mala. Zahideyle 15 dakika kadar seviştikten sonra, elimi Zahidenin amına attım. Amı adeta su içinde kalmış, vıcık vıcık olmuştu. “Artık dayanamıyorum erkeğim, kocacım, içime gir hadi!” diyordu. Ama yıllardır sikmek istediğim Zahidenin karşımda “Beni sik!” diye yalvartmakta olması yüceltiyordu beni açıkçası. Zahideye “Hemen olmaz, zamanı var, biraz daha yalvar, yıllardır deli ettin beni, hiç farkına varmadın mı seni ne kadar becermek istediğimi?” dedim. O’da, “Kocacım, erkeğim, ne olur içime gir artık, dayanamıyorum. Ne istersen yaparım, paraysa para, amsa am, götse göt, al hepsi senin!” diyordu.

Benim yarrağı ağzına verip, Zahidenin ağzına boşaldım. Menilerimi içecek gibi yutuyordu Zahide. Bir yandan benimkini ağzına almış, “Ne kadarda büyük, benim rahmetlinin iki katı yarrak var sende! Zaten sikemiyordu beni, ikinciyi attıktan sonra uyuyordu!” diyordu. Zahide iki postayla doyarmıydı? Vay dünya be, adaletin bumu ya? diyordum kendi kendime. Bu arada Zahidenin ağzına ikinciyi boşalmamla, Zahide, “Yeter artık ya, içime girmeyecekmisin erkeğim, öldürdün beni! Karın çok şanslıymış, benim adam hiç bir zaman doyurmadı beni, bir an önce içime gir, hemen içime girersen bundan sonrada veririm sana!” dedi. Bende “Arkadan da isterim, götünü sikmek isterim!” dedim ve direk götünü çevirdim. O koca götünü parmaklarımla karıştırıyordum, götü açılsın diye. Zahidede benim yarrağı ağzına almaya, yalamaya devam ediyordu…

Hemen Zahidenin koca götünün deliğine tükürdüm, baya genişlemiş ve açılmıştı. Yıllardır sikmek istediğim o koca göt artık domalmış bir şekilde önümdeydi vede o götün sahibi bana yalvarıyordu. Zahidenin götünü iyice yarrak girecek pozisyona getirdikten sonra, benim yarrağı Zahidein ağzından çıkarıp götüne getirdim. Daha kafasını az birşey soktuğumda, Zahide bas bas bağırmaya başladı. Biri duysa tecavüz ettiğimi sanacaktı. Zahidenin ağzını elimle tutuyor, “Bağırma Kaltak!” diyordum. Zahide “Acıyor yaa, ne yapayım?” dedikçe ben vuruyordum. Bir yandan Zahidenin götüne totkat vurup, diğer yandanda sikimi yavaş yavaş götüne köklüyordum. Zahidenin gözleri acıdan yerinden fırlayacaktı sanki. “Erkeğim, kocacım, daha önce niye sikmedin beni? Sen birtanesin, ne olur hep sik beni, bundan sonra bırakma beni!” diye yalvarıp beni övüyordu…

Yarrağı Zahidenin götüne iyice soktuktan sonra, Zahide, “Yavaş götümü parçalayacaksın kocacım!” dedikçe, Zahidenin kafasını yastığa gömdüm, dibine kadar kökledim. Zahideye de helal olsun yani, benim yarrağı almak her kadının haddi değil, ayrıca bu yarrağı yemek her kadına da nasip olmaz yani. İki postada Zahidenin götüne boşaldım. Zahide, “Götümün üstüne oturamıyorum, biraz da amdan sik, birer sigara içelim devam ederiz.” dedi. Yalvarıp yakardı, “Amıma girmen için herşeyi yaparım, ne olursun amdan sik, yıllar oldu amdan yemeyeli.” dedi. Bu arada Zahide en son kocasıyla yatmış, sekiz sene olmuş yani. Sigara içerken Zahide benim yarrakla oynuyor, onu öpüp kokluyordu. Sigaralar bittikten sonra, Zahidenin bacaklarını açıp, 69 pozisyonuna geçtik. Zahidenin amı vıcık vıcık olmuştu, “Hadi kocacım amımı sik, ama biraz yavaş sik, amımı yırtma!” dedi. Eee, sekiz sene sonra ilk defa yarrak girecekti o tertemiz amcığa…

Zahidein bacaklarını ayırıp amına parmağımı soktum, karıştırıyordum, Zahide zevkten resmen bayram ediyordu. Zahidede iki avuç am var valla, şaşırdım, acayip am vardı karıda! Hemen benim yarrağı ağzından çıkarıp amına soktum. Amına yavaş yavaş gidip gelirken, Zahide, “Yavaş sik ne olursun kocacım, canım yanıyor, lütfen yavaş gir dayanamıyorum acısına.” demesiyle bir anda tüm gücümle abandım. Abanmamla birlikte benim yarak bir seferde sonuna kadar Zahidenin amına girmişti. Yarrağımı amına tek bir seferde sokmamla, üç beş sefer gidip gelmem, Ferrarinin 3 saniyede 200 km hıza ulaşabilmesi gibiydi. Zahide acıdan resmen ağlıyordu. Zahidenin böyle yapması beni hem deli ediyor, hemde hırslandırıyodu. Zahidenin amına vurdukça vuruyor, dahada bağırtıyordum Zahideyi…

O gün Zahideyle rahat üç dört saat kadar sikiştik ve Zahideyi zevkin doruklarına çıkardım. Halen işten gelirken ev yerine direk Zahideye gidiyorum ve sikişiyoruz. Ama iddia ediyorum ki, Zahidedeki am başka bir kadında yoktur, düşünebiliyormusunuz iki avuç am ne demek ya…

eniştem götümü sikti

28 Jul

İsmim Leyla. 40 yaşımda, evli, balık etli, çok güzel dolgun dik göğüslere, güzel pürüzsüz vücuda, yuvarlak kalçalara, sütün gibi bacaklara sahip, beyaz tenli bir kadınım. Kocamla hiç bir konuda anlaşamıyoruz, halen cahilin tekidir. 9 cm siki var, kendi de zaten ufak tefek bir adamdır. Kocamla anlaşarak ayrılmaya karar verdik ve beni kızkardeşimin evine bıraktı gitti. O akşam kızkardeşimle oturduk eniştemin eve gelmesini bekledik. Eniştem gece yarısından sonra geldi. Eniştemle sarılıp öpüştük, hal hatır sordu. Bana kocamı ve çocuklarımı sorunca, kızkardeşim, “Ablam ayrılıyor kocasından!” dedi. Eniştem nedenini sordu. “Anlaşamıyoruz enişte…” dedim. Eniştem evlerinde istediğim kadar kalabileceğimi söyledi. Bir süre daha sohbet ettik, vakit geç olmuştu, herkes odasına gitti yattı.

Günler geçiyordu. Dikkatimi çekmişti, eniştem eve her gece içkili gelip, sessizce odalarına gidiyor yatıyor, sabah erkenden kalkıp işine gidiyordu. Bir ay geçmişti aradan. Meğerse kızkardeşimin evliliği benimkinden önce bitmiş. Sorumlusu da kızkardeşimdi. Kızkardeşim benden 4 yaş küçük. Eniştem ile ben aynı yaştayız. Bir gün dayanamadım sordum, “Enişte, eve hergün içip içip geliyorsun, al rakını getir evde iç, biz de seninle içeriz, sohbet ederiz!” dedim. Kızkardeşim hemen, “Yok yaa! Ne güzel dışarda içiyor zıkkımlanıyor işte, birde evde masa mı kuracağım ona!” diye karşı çıktı. Eniştem de bana, “Kızkardeşinin dediklerini duyuyorsun değil mi baldız?” dedi. “Enişte sen ona bakma, getir ben kurarım sana rakı masasını!” dedim. Eniştem işe gitti, ben kızkardeşimle konuştum…

Kızkardeşim bana, “Abla eniştenle biz de anlaşamıyoruz!” dedi. Nedenini sordum. “Sikmekten doymuyor azgın herif, hergün sikilmedik ne amım, ne götüm, ne de ağzım kalıyor, artık bıktım!” dedi. Kızkardeşime kızdım, “Erkek adam, sikecek te, sevecek te, yoksa gider dışarda orospunun birini siker!” dedim. “Aman abla sen karışma işime, gitsin kimi sikecekse siksin, siktiği karıya teşekkür bile ederim!” dedi konuyu kapadı…

Eniştem o akşam işten erken geldi, bir büyük rakı almış getirmişti. Önce akşam yemeğini yedik, sonra salona geçtik. Rakı masasını ben hazırladım ve aralarını yapmak için kızkardeşime de bardak getirdim. Kızkardeşim, “Ben içmem, dizi bitsin ben gidip yatacağım, enişte baldız için siz!” dedi. Ben eniştemle içmeye başladım. Mecburen kızkardeşimin sevdiği diziyi izledik. Dizi bitti, kızkardeşim, “Ben yatıyorum abla, masayı kurduğun gibi sen kaldırırsın!” dedi ve gitti yattı. Eniştem bana, “Görüyorsun işte, kızkardeşin böyle baldız, neden dışarda içtiğimi anladın mı?” dedi. “Böyle de olmaz ki enişte, ben onu yola getiririm!” dedim. “Boşver baldız, yola gelmez o!” dedi. İçmeye devam ettik.

Ben bir ara kalktım lavaboya gittim. Ordan da odama gidip geceliğimi giydim. Dönüşte konuşmak için kızkardeşimin odasına girdim, horul horul uyuyordu. Kapıyı sessizce kapayıp, tekrar salona, eniştemin yanına gittim. Eniştem beni tepeden tırnağa süzdükten sonra, “Şöyle gel yanıma otur baldız!” dedi. Gittim yanına oturdum. Eniştemin gözleri bacaklarımda ve göğüslerimdeydi sürekli. Bir ara elini bacağıma koydu, fakat hemen geri çekti. Eniştemin bacağıma o birkaç saniyelik dokunuşu bile içimi ürpertmeye yetmişti. Bir tuhaf olmuştum. Acaba niyetini yanlış mı algıladım diye eniştemin yüzüne baktığımda, beni sikecekmiş gibi bakıyordu bana. Benden az bir cesaret alsa, kesin birşeyler olacaktı…

Kızkardeşimle konuştuklarımız geldi aklıma, ‘Kimi sikerse siksin, teşekkür bile ederim o karıya!’ demişti. Neden benimle olmasındı? Enişteme biraz daha sokulup, ben de elimi onun bacağına koydum, yarağına yakın yerleri okşuyordum. Eniştemin yarağı büyümüş, önü çadırı kurmuştu bile. Eniştem elimi tutup tam yarağının üzerine koydu ve elime yarağını kavrattırıp elimi sıktırdı. Yarağının nabız gibi atışını hissediyordum. Hiç konuşmuyorduk. Dayanamadım, fermuarını açtım ve yarağını külodundan çıkardım, okşamaya başladım. Yarağı kocamınkinden çok çok büyüktü. Eniştem kemerini çözüp pantolonunu biraz aşağı sıyırdığında o kocaman yarak tam serbest kaldı. Hemen eğilip ağzıma aldım ve emmeye başladım. Emdikçe sanki yarağı ağzımda daha da büyüyor, ağzıma sığmıyordu. Yarağı mosmor olmuştu ve damarları çıkmıştı. Ben yalarken eniştem de saçlarımı okşuyor, başımı yarağına bastırıyordu…

Hiç beklemediğim anda birden ağzıma boşalmıştı. Döllerini yuttuğuma eniştem çok memnun olmuştu. Enişteme, “Nasıl, rahatladın mı enişte?” dedim. “Sağ ol baldız harikaydın, ama sen rahatlamadın daha, ben de seni rahatlatayım!” dedi. Doğrusu kızkardeşime yakalanmaktan korkuyordum, “Beni boşver enişte…” dedim. Eniştem, “Ama olmaz ki baldız, sen de epeydir yaraksızsın!” diyerek göğüslerimi açtı, memelerimi emmeye başladı. Elini külotumun içine soktu, amımı okşadı. Sonra külotumu indirip çıkardı, beni koltuğa sırtüstü yatırıp, bacaklarımı yukarı kaldırarak yanlara açtı ve amımı yalamaya başladı. Deli gibi yalıyordu amımı, diliyle sikiyordu beni. Çok geçmeden kasılıp titreyerek orgazm oldum. Zevkten bağırmamak için dudaklarımı ısırdım resmen. Eniştem ayağa kalktığında yarağı da yeniden kazık gibi duruyordu. Birden beni tuttuğu gibi ters çevirdi ve koltuğa domalttı. Arkama geçti ve arkadan yarağını amıma birseferde köküne kadar soktu ve sikmeye başladı. Sonunda ikinci postayı amıma boşalmıştı…

Yaklaşık bir aydır, kızkardeşim yatmaya gittiğinde gizlice sikişiyorduk eniştemle. İkimiz de memnunduk bundan, fakat eniştemin derdi götümü de sikmekti. Sürekli, “Hastayım o götüne baldız, sikmezssem ölürüm!” diyordu. Ama ben karşı geliyordum, “Enişte sana vermeyip kime vereceğim, seve seve veririm, ama yarağın çok büyük ve kalın, elimde olmadan bağırırım falan, apartmanı ayağa kaldırırız!” deyip götten siktirmiyordum. Eniştem sonunda, “Bu böyle olmayacak baldız, yer ayarlayacağım ve bağırta bağırta sikeceğim seni götünden!” dedi. “Ozaman olur…” dedim. Ama kızkardeşim nereye gittiğimi sorunca ne diyecektim. Eniştem ona da çare buldu, “Avukata gideceğim dersin, evden beraber çıkar gideriz…” dedi.

Ertesi gün kızkardeşime aynen öyle dedim. Eniştem de, “Benim tanıdık avukat var, götüreyim…” dedi. Evden birlikte çıktık eniştemle. Arabasına bindik ve yola koyulduk. Arabada eniştem, “Baldız bugün seni öyle bir sikeceğim ki, hayatında öyle sikiş görmemiştirsin!” dedi. Yarım saat sonra tenha bir mahallede, diğer evlerden uzakta duran bir evin önünde durdu. Arkadaşının eviymiş. İndik, içeri girdik. Hemen öpüşmeye başladık. Sonra yatakodasına geçip soyunduk. Göğüslerimi sırayla dakikalarca emdi, ısırdı, yaladı. Zevkten delirtmişti beni, amımı siksin diye eniştemi üstüme çekmeye çalışıyordum. “Dur daha değil baldız…” diyerek kalktı ve ceketinin cebinden birşey alıp geldi. Küçük bir kavanoz bal getirmişti. Balı amıma dökerek amımı yalıyordu. Ben artık kendimi bırakmıştım, zevkten sesli sesli inliyordum. Amımı yalayarak beni bir kez orgazm etti…

Sonra beni ters çevirip yatakta dörtayak domalttı ve busefer götümün deliğine bal döküp yalamaya başladı. Amımı ilk defa eniştem yalamıştı, şimdi yine ilk defa götüm yalanıyordu. Eniştem bal döktüğü götüme dilini sokup çıkardıkça ben zevkten çıldırıyordum, tarifi imkansız bir zevkti bu. Enişteme küfür ederek yalvarmaya başlamıştım, “Orospu çocuğu sik götümü artık, yalvartma, haydi sok!” diye bağırıyordum. Eniştem yarağını bal kavanozuna daldırıp ağzıma verdi, biraz yalatıp tekrar arkama geçti ve o kocaman yarağını yavaş yavaş götüme sokmaya başladı. Ben duyduğum zevk ve acıyla karışık nasıl bağırıyordum ama. Yarağını taşaklarına kadar götüme köklediğinde nefesim kesilmişti, gırtlaklanan bir hayvan gibi böğürüyordum resmen…

Eniştem taşaklarını amıma çarptıra çaptıra ve beni bağırta bağırta sikiyordu götümü. Bana hiç bitmeyecek gibi gelen yarım saat kadar pompalayarak sikti götümü ve sonunda (o da böğürerek) götüme boşaldı. Eniştem o gün akşama kadar, dinlenip dinlenip, defalarca amımı, götümü ve ağzımı sikti. Tam 7 aydır avukat bahanesiyle sikiştik. Daha sonra gerçekten avukata gittik ve kocamdan boşandım. Şimdi eniştem bana ayrı bir ev kiraladı ve hergün, her fırsatta gelip, rahat rahat amdan götten sikiyor beni.

karısını götten sikti

28 Jul

Merhaba ben Tamer. Çevremde çok sevilen, sayılan biriyim, insanlara yardımcı olmayı çok severim. Aslen İstanbulluyum, karımdan ayrılıp emekli olduktan sonra Çanakkaleye yerleştim. Çanakkaleye geldiğimde elime valizimden başka birşeyim yoktu, dolayısıyla otelde kalıyordum.

Olayın erkek kahramanı arkadaşım Erhan’la bir birahanede tanışmıştık. Erhan geçimini boya, badana işleri yaparak sağlıyordu. Ancak bu işler her zaman olmuyordu tabi. İşleri olmadığı zamanlar Erhan’a elimden geldiğince maddi manevi destek olmaya çalışıyordum. Yalan yok, o da bu desteklerimi istismar etmeyip, borcunu gecikmelide olsa ödüyordu. Erhan 33, karısı Yasemin 25 yaşındaydı. Sevişerek evlenmişler. Karısı Erhan’ın bir dediğini iki etmezdi, benide bir abi gibi çok severdi. Bazı akşamlar balığımızı rakımızı alıp evlerine gider, yer içer, gece geç saatlere kadar eğlenirdik. Ve o gece ben onlarda kalırdım. Erhan bana çok güvendiği için işi olduğu günler beni karısıyla evde yalnız bırakır giderdi. Benim de aklıma hiçbir zaman kötü birşey gelmezdi, Erhan’dan sonra kahvaltımı yapar, bende evden çıkardım.

Gel zaman git zaman, birgün Erhan ve karısı, “Abi otelde rahat edemiyorsun, hem sana çok pahalıya geliyordur, gel sana bir ev kiralıyalım, rahat edersin.” deyip aklıma girdiler, bende kabul ettim. Kısa bir aramadan sonra, onların evine çok yakın bir ev bulduk. Evi ikinci el eşya satan bir yerden donattık. Kışı böyle geçirmiştim ve bahar gelmişti. Erhan karısı ile bir gece bende misafirlikteydiler. Karısı, “Abi bahar geldi, şu senin evi Erhan bir boyayıversin, bende temizliğini yaparım, mis gibi olur.” demişti, bende “Peki, olur.” deyip kabul etmiştim. O haftasonu benim evin boya işine başladık. Erhan işinin ehli oluğu için 1 günde işi bitirmişti. Ertesi gün kahvaltıdan sonra karısı temizlik işine başlamıştı. Biz Erhan’la tavla oynayıp bira içerken, karısı da yerleri siliyordu.

Erhan bir ara elindeki tavla zarını hızla atınca, zar tavladan dışarı fırlamış, arkamızda dizlerinin üzerinde yerleri silen karısının bacakları arasına düşmüştü. Zarı almak için eğildiğimde, karısının tangasının arasına sıkışmış olduğu amı ile burun buruna geldim. Çok kötü oldum, boynumda ve alnımda boncuk boncuk terler oluştu. Zarı aldım ve Erhana verdim. Erhan tavlada yeniyordu ve imalı bir şekilde benle dalgasını geçiyordu, “Karıcım Tamer abiyi yeniyorum, akşama ziyafet var, balık ve rakılar Tamer abiden, haberin olsun.” diyordu. Karısı da “Tamer abinin canı sağ olsun, birdahaki sefere de o seni yener.” dedi. Gerçektende ben yenilmiş, iddiayı kaybetmiştim. Erhan’a “Hadi kalk, çarşıya gidip akşam için alış veriş yapalım.” dedim. Kalktık benim arabayla çarşıya gitmek için yola çıktık. Yolda Erhan, “Tamer abi manzara nasıldı? Karımın şeftalisini beğendin mi?” diye sorunca, ben frene sertçe basarak arabayı kenara çektim, durdum ve Erhana “Sen karın ve benim hakkımda ne biçim konuşuyorsun öyle!” diye çıkıştım. Erhan, “Tamer abi sakin ol, yola devam et, anlatacağımı bir dinle hele!” dedi.

“Dinliyorum, anlat bakalım!” deyip marşa bastım, yola devam ettim. Erhan, “Bak abi, bunda kızacak bir şey yok. Biz Yaseminle, seni tanımadan çok önceleri, evimizde bire bir sevişirken bile aramızda bir üçüncü kişiyi hayal ederek sevşirdik. Karımın öyle saf durduğuna bakma, karım tam bir orospudur. Ne fantaziler var kaltakta! Tam bir yarak hastası karım, hep iki erkek tarafından sikilmeyi arzuluyor. Aslında benden de kaynaklanıyor, karımı bir başka erkekle sevişirken izlemeyi çok istiyorum. Ancak buralar küçük yer olduğundan buna bir türlü cesaret edemiyorduk. Karım seninle ilk tanıştığı günden beri (Kocacığım eğer beni biriyle paylaşmak istiyorsan, bu kişi Tamer abi olmalı!) diyor. Bende bu yüzden evde sizi defalarca baş başa bıraktım, belki sevişirsiniz diye. Her seferinde akşam eve geldiğimde karıma (Bir gelişme var mı?) diye sorduğumda, karım (Hayır, yine bana yaklaşmadı, ya ben beceriksizim, yeterince tahrik edemiyorum, yada Tamer abi yaşından olsa gerek, iktidarsız galiba.) diyor.” diye anlattı.

Kulaklarıma inanamadım, “Demek öyle! Ohalde bu akşam karın olacak orospuya gününü gösterelim!” dedim. Erhanda, “Ha şöyle be abi, karımı bu gece öyle bir sikelim ki, amını götünü dağıtalım orospunun, bu gece yarrağa doyuralım!” dedi. Alış veriş yaparken Erhan karısına telefon etti ve hazırlanmasını söyledi. Eve döndüğümüzde, karısı işini bitirmiş ve duşunu almıştı. Üstünde kırmızı ipek askılı bir tişört, ayağında siyah süper mini bir etek, siyah file çorap ile kırmızı, çok uzun, bilekten bağlı, önü açık ayakkabılarını giymiş olarak karşıladı. Bizi buyur ettikten sonra, hemen mutfağa geçip hazırlığa başladı. Yemeğimizi yemiş içkilerimizi yudumluyorduk, karşımda oturuyorlardı. Karısının bacak arasından amını anca örten kırmızı tangası görünüyordu, sikim pantolonumu delecek hale gelmişti. Karısı Erhanın yanından kalkarak yanıma geldi, kocasını gözlerinin içine bakarak elini uzatıp sikimi okşamaya başladı. “Müthiş kalın bir yarrağın var Tamer abi.” diyerek sikimi avçluyordu. Kocası da heyecanlanmış, “Karıcığım, merak etme, bu akşam bol bol yiyeceksin!” diyordu.

Karısı bana dudaklarını uzatıp, “Ye beni erkeğim, bu gece beni karın yap!” diyordu. Biz karısıyla sevişmeye başladığımızda, kocası da çoktan soyunmuş, bizi seyrederek 31 çekmeye başlamıştı. Ben bu arada karısını yatırıp külodunu çıkarmış ve amını yalıyordum. Karısı, “Oohhh aşkım, erkeğim, bitir beni, kocamın yanında sik amımı götümü, beni karın orospun yap!” diye inliyordu. Erhan yanımıza gelip sikini karısının ağzına verdi ve ağzını sikmeye başladı. Erhan 1-2 dakika sonra belini karısının ağzına boşalttı ve çekildi. Yasemin kocasının menilerini dilinin üstünde bana gösterip yuttuktan sonra, busefer benim yarrağımı ağzına alıp emmeye başladı. Öyle güzel emiyordu ki, bende dayanamayıp ağzına boşaldım. Benim spermlerimi de ağzında göstererek, gargara yapıp yuttuktan sonra peçeteyle ağzını yüzünü sildi.

Oturup birer kadeh rakı daha içtikten sonra karısı tekrar yarraklarımızı yalamaya başladı. Sırayla bir benimkini, bir kocasının yarrağını yalıyordu. Siklerimiz yine kazık gibi oldu. Erhan tekli koltuğa geçti, karısını yüzü bana gelecek şekilde kucağına oturtup amından sikmeye başladı. Bense ayakta kalarak sikimi karısının ağzına vermiştim. Birden aklıma müthiş bir fikir geldi, yarrağımı karısının ağzından çıkartıp, Erhana “Biraz dur, kımıldama.” dedim. Erhan durunca, karısının bacaklarını omuzuma aldım ve yarağımı Erhanın sikinin üstünden kaydırıp karısının amına soktum. Karısı, “Yırttınız amımı!” diye viyaklıyordu. Kocası, “Sus orospu, bunu sen istedin!” deyip basmaya devam etti. Erhanla harika bir ritim yakalamıştık, o sikini çekerken ben sokuyordum, ben çekerken o sokuyordu.

Bir müddet bu pozisyonda karısını siktikten sonra, peş peşe amının içine boşaldık. Bu arada karısı da boşalmıştı. Ben sikimi çektikten sonra karısı da Erhanın siki üzerinden kalktı. Kocasının ve benim döllerim amından süzülüyordu, koşarak banyoya gitti. Biz ellerimizi birbirine vurarak ‘Çak ortak’ yaptık ve rakılarımızı yudumladık. Karısı gecikince, Erhan, “Şu orospuya bir bakayım, nerde kaldı.” deyip banyoya gitti. Erhanda hemen gelmeyince merak ettim ve bakmak için bende gittim. Banyonun kapısına geldiğimde, Erhan karısını duvara domaltmış götten sikiyordu. Beni görünce, “Gel Tamer abi, karımın götünü sana hazırlıyordum.” dedi. Ben öne geçerek, uzun eşşek oynar gibi, sırtımı duvara, sikimi de karısının ağzına verdim. Karısı kısa zamanda sikimi direk gibi yaptı. Az sonra Erhan sikini karısının götünden çekerek, “Buyur abi!” deyip karısının götünü bana sundu. Erhanla yer değiştirdik…

Tam yarrağımı karısının götüne sokacağım zaman karısı bana, “Tamer abi, seninki çok iri, ne olur acıtmadan sik.” dedi. Bunun üzerine önce yarrağımı ve Yaseminin götünü bolca şampuanladım, sonra yarrağımı götüne dayayıp yavaşça götüne soktum. Omuzlarından tutup abanınca köküne kadar girmişti ve aynı anda ağzında kocasının siki olan Yaseminden “Iııaaooohhhh…” diye bir inleme duyuldu. Ben biraz duraksadım ve “Ne oldu aşkım?” diye sordum. Yasemin kocasının sikini ağzından çıkararak, bana “Yok birşey aşkım, harika bir giriş yaptın, devam et aşkım!” dedi ve kocasının sikini emmeye devam etti. Ben yavaş yavaş pompalayarak karısının götünü sikerken, seyreden kocası da zevkten mest oluyor, “Ohhh, sikine kuvvet Tamer abi, sik, dağıt orospu karımın götünü.” diyordu.

O yavaş tempoda 20 – 25 dakika kadar siktim karısının götünü. Sona doğru gittikçe hızlandım, daha seri sokup çıkarıyordum. Dizlerimin bağı çözülmek üzereydi. Soluk alış verişim sıklaşmış, muhteşem finale az kalmıştı. Erhana (Birazdan boşalacam) gibisine baktığımda, o da “Birlikte ağzına boşalalım, ortak!” dedi. Ben yarrağımı karısının götünden, Erhan da ağzından çıkardı, karısını omuzlarından bastırarak önümüze çömelttik. Erhanla beraber karısının yüzüne doğru 31 çekerken, karısı da ağzını açıp dilini oynatarak döllerimizi beklemeye başladı. Ve sonunda o muhteşem an gelmişti, ben ve kocası inleye inleye karısının ağzına, yüzüne ve memelerine boşaldık. Karısı yalanıyor, parmağıyla yüzünden vücudundan sıyırdığı döllerimizi ağzına götürüyor, bir damlasını dahi ziyan etmeden yutuyordu…

Yorulmuştuk, temizlendikten sonra doğruca yatak odasına gittik, karısını ortamıza alarak uyuduk. Sabah karısı sikimi yalayarak uyandırdı. O günden sonra artık nerdeyse hergün karısını birlikte sikiyoruz. Karısı “İkinizi de çok seviyorum, kocalarım benim!” diyor, bir dediğimizi iki etmiyor…

annemide benide sikti

28 Jul

Selam sekshikayelerim okurları. ben Almanyadan Hülya. 24 yaşında, evli ve 2 çocuk annesi, güzel ve sexy bir kadınım. Annem 46 yaşında ve yaşına göre çok alımlı bir kadın. Babam 52 yaşında, sırf çalışmasını bilen, birde kahvede saatlerce kağıt oynayan biri. Komşumuz Ahmet amca ise 47 yaşında ama daha genç gösteren yakışıklı bir adam. Ahmet amca bundan yaklaşık 10 sene önce eşinden boşanınca bizim oturduğumuz apartmana taşındı. Annem Ahmet amcanın okul arkadaşı ve eski komşusu idi, yani eski dostlar. Ahmet amcanın kendine ait bir oto tamirhanesi var. Ben 5 sene önce evlenip annemlere yakın bir eve taşındım, çalışmıyorum ve evimde çocuklarıma bakıyordum.

Bir gün çocukları kreşe götürüp eve dönerken (annem raporlu evde kalıyor) geçmiş olsun demek için anneme gittim. Anahtarım olduğu için zili çalmadım, anahtarımla açıp içeri girdim. Yatakodasından sesler geliyordu. Babam işteydi ama, belli ki annem içeride birisi ile sikişiyordu. Kim bu annemin sikiştiği adam diye merak ettim ve sessizce yatakodasının kapısına geldim. İçeriye baktığımda Ahmet amca annemi domaltmış, arkadan amına sokmuş pompalıyordu. Dikkatimi çeken şey Ahmet amcanın yarağı idi. Oldukça büyük ve kalındı. Ben hayatımda sadece kocamın yarağını (ve bir keresinde de yanlışlıkla banyoda babamın yarağını) görmüştüm. Ama onların ikisinin de yarağı bukadar yoktu. Hatta kocamın 13-14 cm. ve orta parmaktan biraz kalın siki, bunun yanında çocuk çükü sayılırdı.

Annem Ahmet amcanın altında, Hadi erkeğim hızlan, geliyorum! diyerek inim inim inliyordu. O sırada Ahmet amca beni kapıda fark etti, ama sanki birşey yokmuş gibi annemi sikmeye devam etti. Kapının ağzında donup kalmıştım. Ahmet amca yarağının neredeyse tümünü annemin amından çıkartıp yeniden sokup, bana bakıyordu. Ben de büyülenmiş gibi onun o kocaman yarağını seyrediyordum. Ahmet amca iyice hızlanıp, döllerini annemin amına boşalttı. Boşaldıktan sonra bir kaç git gel daha yapıp yarağını annemin amından çıkartıp, yarağını (sanki bunu sanada sokacağım dercesine) sallaya sallaya yanımdan geçip banyoya gitti. O an annem de beni fark etti. “Anne? Ne yaptığını sanıyorsun?” dedim. Annem gayet rahat bir şekilde, “Sikişiyorum kızım! Sen kocanla sikişmiyorsun?” diye, hiç beklemediğim bir cevap verdi.

“Ama Ahmet amca ile sikişiyordun!” dedim. “Ne var bunda kızım, baban sikmiyor, ben de Ahmete veriyorum!” dedi. O sırada Ahmet amca banyodan çıkıp yanımıza geldi. Daha çıplaktı ve yarı inik yarağı müthiş görünüyordu. Giyinirken bana bakıp, “Rezalet çıkarmanın hiç gereği yok, kocan annenin başkası ile sikiştiğini duyarsa, senin hakkında ne düşünür, düşün bir kere! Hem belli olmaz, belki bir gün senin de benim yardımıma ihtiyacın olur!” dedi. Yanımdan geçerken yanağımdan öpüp, götüme elledi ve gitti. Ahmet amca gidince annem de kalkıp duş aldı geldi ve oturup anlatmaya başladı. Annem Ahmet amca ile daha okul yıllarından beri sikişiyorlarmış. Hatta annem de annesini Ahmet amca ile sikişirken yakalamış. Dedem o zamanlar Türkiyede yaşıyormuş, anneannem de komşu oğlu olan Ahmet amcaya kendini siktiriyormuş. Sonra annem de kendini Ahmet amcaya siktirmeye başlamış.

Bu olaydan sonra ben ne zaman anneme gitsem önce telefon eder öyle gider olmuştum. Anemle sohbet ederken, her seferinde konu dönüp dolaşıp Ahmet amcanın yarağına geliyordu. Annem Ahmet amcanın yarağına çok hakim olduğunu ve hemen boşalmadığını anlatıyordu. Bir keresinde anneme sordum, “Ya o kocaman yarağı nasıl alıyorsun?” diye. Annem de, “O yarak seni sikse, taşaklarını da almak istersin!” demişti.

Bir gün kocam işe giderken arabasının motoru arıza yapınca, beni arayıp Ahmet amcanın kendisine yardım edip edemeyeceğini sordu. Ben de Ahmet amcayı bulup, kocamın yolda kaldığını, yardıma ihtiyacı olduğunu söyledim ve kocamın telefon numrasını verdim. Ahmet amca kocama ulaşıp arabasını tamirhanesine çekmişler. Arabanın motoru yatak sarmış (her ne demekse). Motoru değiştirmek gerekiyormuş. Ahmet amca kocama, “Bak oğlum, sen önce araştır başkası kaça yapacak, ondan sonra bana gel, eğer daha ucuza yaptırabilirsen onlara yaptır, ben kızmam. Ben sana bu arabayı 1.600 Euroya adam ederim.” demiş.

Kocam sağa sola telefon edip fiyat almaya çalıştı, ama daha ucuza yapacak yer bulamadı. Sonuçta Ahmet amcanın arabaya çıkma bir motor bulup değiştirmesine karar verdi. Motor değiştiğinde günlerden Cuma idi, kocam işte olduğu için arabayı benim teslim almam gerekiyordu. Çocukları kaynanama bırakıp tamirhaneye gittim. Ama gitmeden önce çok kısa bir elbise giydim, altıma külot giymedim. Bunu neden yaptım bilmiyorum, ama içimde bir his, bu gün kendini Ahmet amcaya siktirmelisin diyordu.

Tamirhaneye vardığımda Ahmet amca yalnızdı ve bizim araba ile ilgileniyordu. “Son ayarları yapıyorum, biraz sonra biter, sen büroya çık otur.” dedi. Ben yukarı büroya çıkarken Ahmet amca kesin arkamdan bakıyordu, biraz kıvırtarak ve yavaş yavaş çıktım ki götümü görmesini sağladım. Büroda otururken kocam cepten aradı, “Araba bitti mi?” diye sordu. Ben de, “Ahmet amcayı çağırayım, ona sor.” dedim ve Ahmet amcaya seslendim, kocamın daha nekadar süreceğini sorduğunu söyledim. Ahmet amca yanıma gelip telefonu aldı ve kocamla konuşmaya başladı, “Bir saate kadar biter, ama sen beni telefonda tutarsan daha uzun sürer.” dedi. Telefonu kapattıktan sonra bana, “Ayağa kalk bakayım…” dedi. Ayağa kalktığımda eteğimi yukarı kaldırıp, “Doğru görmüşüm!” dedi, güldü. Sonra beni kendine çekip dudaklarıma yapıştı…

Delicesine öpüşüyorduk. Elini amıma atıp okşamaya başladı, bunu çok güzel yapıyordu. Beni masanın kenarına oturtup bacaklarımı ayırdı, önümde diz çöküp amımı yalamaya başladı. Anında orgazm oldum. Ben böyle bir şeyi ilk olarak yaşıyordum. Sonra ben onun önüne diz çöktüm, yarağını pantolonundan çıkartıp sıvazlarken, “Kaç santim bu canavar?” dedim. O da, “24 cm, en son anneannen ölçtü!” deyip güldü. Yarağının alabildiğim kadarını ağzıma alıp emmeye başladım. Biraz sakso çektikten sonra Ahmet amca kemerini çözüp pantolonunu ve külotunu indirdi, bürodaki üçlü koltuğa oturup, “Gel bakalım, otur üstüne!” dedi. Yarağı elime aldım, amımın dudaklarına sürtüp yavaş yavaş amıma sokmaya başladım. Yaklaşık 5 dakika sonra büyük bir kısmını içime aldım ve inip kalkmaya başladım…

Daha sonra Ahmet amca beni altına alıp ritmik bir şekilde sikmeye başladı. Ama ne sikme, her sokuşunda sanki bayılacak gibi oluyordum. Kaç kere orgazm oldum bilmiyorum. Yaklaşık yarım saat siktikten sonra, “İçime boşalma!” dememe rağmen, döllerini amımın derinliklerine boşalttı. Yarağını amımdan çıkarıp tekrar ağzıma verdi. Yarağını yalayıp temizledikten sonra, “Anneme söylemezsin değil mi?” diye sordum. “Merak etme sen söylemezsen ben kimseye söylemem, ama bundan sonra arada sırada gelirsin ve sikişiriz!” dedi. “Tamam!” dedim. Uzun uzun öpüştük. Sonra arabayı tamamlayıp teslim etti.

Şimdi haftada iki defa düzenli olarak tamirhaneye uğruyorum. Kocama da, Çocukları kreşe bırakıp anneme gidiyorum. diyorum, gidip Ahmet amcaya kendimi siktiriyorum. Tabii annem de halen Ahmet amca ile sikişiyor.

kuzenimin karısını siktim

28 Jul

Slm, adım Tunç, 27 yaşındayım. Bursada Taksicilik yapıyorum. Benim kuzenimin bir karısı var, ismi Seval, gören der ki Banu Alkan, öyle bir kadın. Bir göt var kadında, insanı deli eder. Öyle de bir tahrik edici hareketleri var ki, gel de baştan çıkma yani. Kuzen ise kendi halinde, sessiz sakin birsi. Zaten kafam hiç almamıştı, Seval gibi ateş parçası bir kadının, nasıl kuzenimle evlendiğini.

Seval bir gün Taksi durağından beni aradı ve babasına gideceğini, müşterim yoksa, saat 4’de kendisini götürmemi söyledi. Saat tam 4’de evlerinin önündeydim. Seval indi aşağıya, ama ne iniş, yine öyle bir giyinmiş ki, hani kendisinin kuzenimin karısı olduğunu bilmesem, kesin Orospu derdim. Hatta giyinişi ile kırk yılık Orospulara taş bile çıkartırdı. Neyse, elindeki eşyaları aldım ve bagaja attım, ön tarafa yanıma bindi ve yola koyulduk. Babasının evi yaklaşık 2 saatlik yoldu. Yolda giderken Seval durmadan benim kuzenden şikayet ediyordu, “Kadın halinden hiç anlamıyor, beni hiç sevmiyor!” diye. Zaten ben araba kullanırken bir gözüm sürekli, o yarısı açıkta duran kocaman göğüslerinde ve taş gibi bacaklarındaydı. Sikim kalkmış, kazık gibi olmuştu…

Seval öyle kuzenden dert yanmaya devam ettikçe, aklımdan tek geçen şey, nasıl yaparım da bu karıyı sikerim düşüncesiydi. Ben de yangına körükle gidip, “Senin gibi kadın nasıl sevilmez, sen eşi bulunmaz şahane bir kadınsın!” diye iltifat ediyordum. Seval de gaza gelip, “Odun işte, anlamıyor benim gibi bir kadının kıymetini!” diyordu. Sevali biraz daha dolduruşa getirmek için, “Kuzen gece işinde nasıl?” dedim. Seval birden sinirlendi, “Bırak yaa, konuşturma beni şimdi! Ama madem sordun, ben de söyleyeyim, kuzenin yatakta da tam odun! Adam ayda en fazla bir iki defa yapar, onda da okşama, yalama, yalatma falan olmaz, iki üç defa girer amıma, boşalır, sonra arkasını döner yatar uyur. Sabah kalkınca da tık yok, erkenden işe gider. Ben de kendimi Pornofilm izleyerek tatmin ederim, ama filmlerde en az iki saat sikişiyorlar!” dedi.

Ben hayretle, “Vay bee, demek öyle! Ahh ulan, sen eğer benim karım olsaydın…” deyip, cümleyi bilerek yarıda kestim. Seval de, “Eee ne yapardın?” deyip birden yarağıma elledi. Ellemesiyle birlikte ben de elimi bacaklarına koydum ve okşayarak, arabayla yoldan saptım ve ormanlık alana giren toprak yola sürdüm. Sakin ve gözlerden uzak bir yerede durdum ve dudaklarına yumuldum, arabanın içinde sevişmeye başladık. İki dakika sonra birbirimize kudurmuş köpekler gibi saldırıyorduk. Arabadan çıkıp, bagajdan battaniyeyi alarak kuytu bir yere gittik ve birbirimizi soymaya başladık. Sevalı sırtüstü battaniyeye yatırıp Banu Alkan’ınkilerine benzeyen memelerini öpüp, arada bir ısırıyordum. Seval kendinden geçmiş, inliyor ve saçımı başımı yoluyordu. Ben amına ininceye kadar Seval iki defa boşaldı ve zevkten bayılacak gibi oluyordu…

Amına kafamı gömüp, yalamaya başladığımda, Seval, “Fazla zamanımız yok, yeter artık sik!” diye bağırarak, beni üstüne çekmeye çalışıyordu. “Sikecem merak etme Orospum!” diyerek, yarrağımı biraz yalattırmak için ağzına verdim, kudurmuş gibi yalıyordu yarrağımı. Sonra bacaklarını iyice ayırıp, bacak arasında yerimi aldım. Yarağımı bunun sulu amcığına birden geçirdim ki, nasıl inledi, anlatamam. Bacaklarını belime dolayıp, beni kendine çekiyor, daha çok sokmamı istiyordu. Yaklaşık 15-20 dakika git gel’den sonra, Seval birkez daha boşaldı ve ben de amına boşaldım. Ama içinden çıkmadan üzerine uzandım ve sarıldık birbirimize, öpüştük. Hiç çıkarmadan 5 dakika öyle kaldıktan sonra, benim yarrak amında hareketlenmeye başladı. Sevali bir posta daha sikip, ikimiz de birer kez daha boşaldıktan sonra, toparlandık ve tekrar yolla koyulduk…

Sevali babasının evine bıraktım ve geri döndüm. Ama aradan 20 dakika geçmeden Seval tekrar aradı. “Ne oldu Orospum? Yine mi canın yarrak istedi?” dedim. “Evet gel, sen de bizde kal, senin üç günlük Taksi ücretini verecem, sonra beraber döneriz. Babam sabah çıkıyor kahveye gidiyor, akşam dönüyor, annem zaten şüphelenmez, biz de evde sabah akşam sikişiriz!” dedi. Kafama yatmıştı, “Tamam geliyorum!” dedim ve gittim. Akşam hep birlikte yemek yedik. Annesi, “İyi etmişsin kalmakla oğlum, hem araba kullanmaktan yorulmaz, hem de benzinden tasarruf edersin!” dedi. Ben de çakmasınlar diye, Sevale ikide bir “Yengecim!” diyorum. Neyse yemekten sonra benim kalacağım odayı hazırlayıp, anne babası uyumaya gittiler. Biz de biraz TV seyredeceğiz diye kaldık…

Yarım saat falan bekleyip, uyuduklarından emin olduktan sonra, biz de sessizce Sevalin odasına geçtik. Odada Sevali çırıl çıplak soydum, yatağa uzattım. Ben de çabucak soyundum ve Sevali ayak parmaklarından saçının teline kadar öpmeye başladım. Amını yaladığımda bu yine kudurdu, inlemeye başladı, “Ben de senin yarağını yalamak istiyorum!” deyince, hemen 69 olduk ve amını yalarken yarağımı da bunun ağzına verdim. Yarağımı öyle bir yalıyordu ki, birden dayanamadım ağzına boşaldım. Sevalin midesi bulandı, koşarak banyoya gitti, ağzını yıkayıp geldi. Bu arada ben oynayarak sikimi kaldırmaya çalışıyordum. Seval sikimi tekrar ağzına alarak kaldırmama yardım ettikten sonra, üzerime çıktı ve yarağımı kendi eliyle amına yerleştirip, üstüne oturdu ve otrup kalkmaya başladı. Yaklaşık 20 dakika sonra ikimiz de boşaldık.

Biraz öyle kaldıktan sonra sırayla banyoya gidip temizlenip geldik. Yatağa uzandık birbirimize sarılarak yarım saat kadar öpüştük elleştik. Benim yarrak yeniden kalkınca, Sevali domalttım ve arkadan amını sikmeye başladım. Amını sikerken bazen parmağımı götüne sokuyordum ve bu da Sevalin hoşuna gidiyordu. Amını sikerek Sevali bir kez Orgazma ulaştırdıktan sonra, yarrağımı amından çıkarıp göt deliğine dayadım. İtiraz etmiyor fakat ama kendini sıkıyordu. Gevşemesini, kendini serbest bırakmasını söyledim. Kendini kasmayı bırakınca, birden bir soktum ki götüne, gözünden yaşlar aktı. Bağıracak, ama annesi babası duyacak diye bağıramıyordu da. Zaten fazla sürmedi, götü hiç sikilmediği için çok dardı, götünü 3-4 dakika anca sikebildim ve götüne boşaldım. İkimiz de yorulmuştuk, biraz öpüşüp birbirimize sarılarak uyuduk.

Sabah erkenden daha kimse uyanmadan ben odama gittim, sanki tüm gece odamda yatmışım gibi. Bu böyle üç gün devam etti. Sonra Bursaya geri döndük. Yolda gelirken aynı ormanlık yerde bir posta daha sikiştik ve Sevali evine bıraktım. Ayrılırken, benimle fırsat buldukça sikişmek istediğini ve beni arayacağını söyledi. Ertesi gün telefonum çalınca Seval arıyor diye heyecanla baktım, ama arayan Sevalin annesiydi. Biz Sevalle sikiştiğimiz üçüncü gece, annesi tuvalete kalkmış, gelen sesleri duyunca, kapının anahtar deliğinden bizi izlemiş, “Bana da bir gün misafirliğe gel!” diyor…

pariste son sikiş

28 Jul

Sabah kahvaltısından sonra çıkıp Paris’te alışveriş yaptık. Karım bir sürü güzel kokular, iç çamaşırları ve kıyafetler aldı. Tekrar otele döndük ve gece için hazırlandık. Aldığı yeni iç çamaşırlarını giyip bana mini bir defile yaptı. “Bunları sonraya saklıyoum” bu gece bunlar olmayacak dedi. Sonra üzerine seksi bir elbise giydi ve ben hazırım dedi. Tam bir fransız hanımefendisi olmuştu. Koluma girdi ve çıktık.

Gece boyunca bir çok mekan dolaştık ve eğlendik. Aslında benim aklımda bir gün önce kahvaltıdaki fantaziyi gerçekleştireceğimiz birini bulmak vardı ama gözüme kestirdiğim erkekler ya çok yakışıklıydı yada çok tipsiz. Gece olmuş ve otelimize dönmüştük. Asansöre bindik, tam kapı kapanacakken bir çift daha bindi. Belli ki eğlencenin dibine vurmuşlar. Hala eğleniyorlardı. Çift hızını alamamış ve odalarına kadar bile bekleyememiş olacak ki bizim yanımızda öpüşmeye devam ettiler. Fransa’da öpüşen insan çok görürsünüz ama bunlarınkisi gibi değil. Bunlar resmen elbiseleri ile sevişiyorlardı. Gaza geldim ve ben de karımı öptüm. Sonra karım resmen öyle değil böyle öpülür der gibi tekrar dudaklarıma yapıştı. Fransız öpücüğü bu olsa gerek dedim. Bir yandan da elini pantalonumun üzerinden sikime götürmüş, ufaktan okşuyordu. Yanımızdaki çift bize bakıp bişeyler dedi ve güldü, biz de sanki anlamışız gibi gülerek karşılık verdik. Kadın bana doğru yaklaştı nefesini içimde hissettim, bir an için olsun dudaklarıma yapışacak sandım. Tam sırada kendini geri çekti. Belli ki çok eğleniyorlardı. Kendilerince oyun oynuyorlardı. Karım da nispet olsun diye aynısını adama yaptı ama adamdan ikinci bir hamle geldi ve karımı ensesinden tutarak zorla öpmeye başladı. Karım bir an çok kızdı ve kurtulmak istedi, kendini zorla çekti. Ben öylece kaldım. Çok şaşırmıştım. Sonra diğer çift sanki hiç bir şey olmamış gibi tekrar öpüşmelerine kaldıkları yerden devam ettiler.

Bu arada 11nci kata çıkıyoruz, bu yazdıklarım saniyeler içinde gelişiyor. Karım çok kızmıştı ama öfkesi çabuk geçti ve aslında bu hareket hoşuna bile gitmişti. Elini adamın pantalonunun üzerine attıp okşamaya başladı. Adam kendisini okşayanın karım olduğunu fark edince afalladı. O şaşkınlık devam ederken 11nci kata geldik ve kapı açıldı. Karım çok seksi bir şekilde iyi geceler dedi ve ilk önce biz asansörden indik. Onlar da peşimiz sıra indi ve koridorda yürümeye başladık. Onların odaları bizden önceydi. Kapıda durup bir süre daha öpüştüler. Sonra zor zar odalarının kapısını açtılar. Tam içeri girerken dönüp tekrar bize baktılar. Bizim de onlara baktığımızı görünce kapıyı kapatmadan içeri girdiler.

Bir an karımla birbirimize baktık ve sonra odamıza gidip sevişmeye başladık. Fakat sonra bunun hayatımızda bir kez yaşanabileceğini düşünerek odadan çıktık, odalarının kapıları hala aralıktı. Sessizce içeri girdik ve kapıyı kapadık. Çift gerçekten çok ateşliydi. Yanlarına gittik. Orada olduğumuzun farkında bile değillerdi. Kadın adamı sırt üstü yatırmış sikini yalıyordu. Karım da yanlarına gitti. Önce biraz çekindi, sonra birlikte yalamaya başladılar. Kadın karımı tek başına bırakıp önce adamla biraz daha öpüştü sonra yanıma geldi. Yine öpecek gibi yaptı ancak bu defa kaçamadı. Duvara dayayıp öpmeye başladım. Kadın bacağını belime doladı. Bir süre öpüştükten sonra yatağa gittiğimde adam karımı diz üstü vaziyette orkasından amcığını sikerken buldum. Kadın beni karımın önüne getirdi ve birlikte sikimi yalamaya başladılar. Sonra beni sırt üstü yatırdı ve üzerime çıktı. Bir süre bu şekilde sikiştikten sonra kalktığımda bu sefer adam sırt üstü yatmış, karım da üzerindeydi. Ben de arkasına geçtim ve dimdik sikimi götüne sokup sikmeye başladım. Tabi bu heyecana çok dayanamadım ve götüne boşaldım.

Çok yorucu ve fazla heyecanlı bir gece olmuştu. Biraz soluklanmak için yatağın yanındaki koltuğa geçtim. Kadın da boş durmayıp geldi ve sikimi yalamaya başladı. Çok geçmeden tekrar sertleştim. Karımı bu şekilde izlemek, onun aldığı zevki görmek çok güzeldi. Kadın kalktı ve bacaklarını iki yana açarak üzerime oturdu. Çok yavaş hareketlerle üzerimde ben boşalana kadar gidip geldi. Adam da sikini hepsini karımın ağzına boşalttı.

Bir süre öylecene yattık. Onlar alkolü fazla kaçırmış olacaklar ki sızdılar. Biz de onlar sızdıktan sonra elbiselerimizi toparlayıp çırıl çıplak odamıza koşturduk.

Tatilimizin son günüydü. Yattık uyuduk ve sabah toparlanıp oteli terk ettik.

azgın hemşire sikiş

28 Jul

Selam. Adım Ufuk, 24 yaşındayım, Ankaralıyım ama okulum nedeniyle Antalyada bulunuyorum. 1,78 boyunda ve 70 kilodayım, kumral tenli, oldukçada yakışıklıyım, kendini beğenmişlik ve ukalalığı asla sevmeyen birisiyim. Ailemin maddi durumu iyi olduğu için burda rahat bir hayat sürüyorum. Kendime ait birde arabam var. Antalya gibi bir yerde arabasız gerçekten olmuyor. Gezmeyi çok seven birisi olarak haftasonları sürekli Antalyanın doğa harikalarını ve turistik bölgelerini geziyorum.

Bundan yaklaşık 3 ay önce, Ankaradan samimi olduğum Murat adlı arkadaşım aradı. Hal hatır faslından sonra bana, Kemerde özel bir hastanede hemşire olarak çalışan bir arkadaşının bulunduğunu, adının Selin ve 21 yaşında olduğunu, kendisiyle tanışmam gerektiğini söyledi. Murat daha önce Selinle telefonda konuşmuş, Selin kendisine Kemerde çok sıkıldığını, çevreyi birtürlü gezemediğini söylemiş. Bunun üzerine Murat benden bahsederek, benim de Antalyada olduğumu ve gezmeyi çok sevdiğimi, güvenilir birisi olduğumu ve tanışmamız gerektiğini söylemiş. Selinin kabul etmesi üzerine Murat beni aramış. Selinle önce tanışmak istemedim, “Murat oğlum, başımı ağrıtma, kız yaramaz çıkar falan…” dedim. Murat ise Selinin tanışmaya değer birisi olduğunu söyleyince kabul ettim.

Selinin telefon numarasını istedim ve aradım. “Merhaba ben Ufuk, numaranı Murattan aldım…” deyince, “Antalya’daki Ufuk mu?” dedi. “Evet.” dedim. Selin, “Murat senden çok bahsetti, müsait olursan Kemere gel, hem tanışırız hem de takılırız.” dedi. Haftasonuydu zaten, “Müsaitim, eğer sen de müsaitsen, hazırlanmamla birlikte 1 saate Kemerdeyim.” dedim. Selin akşam nöbeti olduğu için gece çalışıyordu. “Tamam gel, beni lojmandan alırsın.” dedi. Kemeri biliyordum, ama lojmanı bilmiyordum. Kuzdere diye biryer tarif etti. “Tamam bulurum, saat 14:00’de yanındayım.” dedim ve yola çıktım. Kemere gelince benzinliklerin birisine Kuzdereyi sordum. Tarif üzerine buldum ve lojmanın önünde beklemeye başladım. Selinin nasıl birisi olduğunu gerçekten çok merak ediyordum. Murat Selinin güzel bir kız olduğunu söylemişti.

Kapıda birisi göründü, biraz yaklaşınca inanın gözlerime inanamadım, gördüğüm görüntü beni şok etmişti. Uzun boylu, açık tenli ve kilosu çok idaeldi. Dizlerinin bir karış üstünde siyah dar bir etek, kalçalarının çıkıntısı, toplu ve yuvarlak görüntüsü, kalçalarının nekadar güzel ve harika olduğunu belli ediyordu. Bacaklarında desenli çoraplarıyla harikalar saçıyordu. Üzerinde beyaz bir gömlek vardı, üstten bir düğmesi açıktı. Göğüsleri, sanki daha önce hiç el değmemiş gibi, toplu ve dolgun duruyordu. Yüksek topuklu ayakkabı giymiş, gayri resmi görünüyordu. Saçları omuzlarında, hafif rüzgarın etkisiyle dağılıyordu. Selin gerçekten güzel bir kızdı.

Yerimde duramıyordum. Ben de çok yakışıklıyım ve gayet te bakımlıydım, ama yine de beğenmezse diye çok endişeliydim. Nihayetinde arabaya geldi, önce binmedi, bana bakarak, “Ufuk mu?” dedi. “Evet.” deyince arabaya bindi. Dar olan eteğini biraz toplanmıştı, bacakları sütün gibiydi, çok düzgün ve çok çekiciydi. “Tekrar ben Ufuk, merhaba!” dedim. “Ben de Selin, memnun oldum.” dedi. Çok heyecanlıydım. Daha önce böylesini görmemiştim, huyunu suyunu bilmediğim için tereddütlü davranıyordum. Selin bunu anlamış olmalı ki, rahat olmamı istedi. Ama olamıyordum. Seline, “Rahat olmamı istiyorsunuz, ama olmama içim elvermiyor.” dedim. “Neden?” dedi. “Bunun nedeni harika görüntünüz!” dedim. Teşekkür etti, “Siz de tahmin ettiğimden daha yakışıklısınız!” dedi. Murat beni biraz anlatmış olmalı ki, Selin de bu ön yargıya varmış. Ben de kendisine teşekkür ettim.

Bana nereye gittiğimizi sordu. “Nereye istersin?” dedim. “Ben buraları bilmiyorum…” dedi. Ben ise Kemeri iyi biliyordum, Çamyuva, Göynük derken en son Kelebekler Vadisine götürdüm. Selinle koyu bir sohbetimiz olmuştu. O gün Selini ürkütmemek için kendisine fazla yaklaşmadım, onu tekrar lojmanına bıraktım. Bana çok mutlu olduğunu ve muhteşem birgün geçirdiğini söyledi. Ben de, “Bunu sağlayan senin varlığındı!” diyerek inceden bir mesaj vermiş oldum. Tebessüm ederek gülümsedi ve ayrıldık.

Antalyaya eve gelir gelmez Seline mesaj attım, “Seninle çok mutluydum!” diyerek. Karşılığında cevap gelmedi. Heyacanla beklerken sonunda bir mesaj geldi, “Kusura bakma geç cevap verdim, nöbetim için hazırlanıyordum.” deyince çok rahatladım. Bir mesaj daha geldi, “Sen aklımdaydın, bugünü ben de düşünüyordum.” diye yazıyordu. Yarın pazardı, ben yine müsaittim, bunu Seline nasıl söyleyim diye düşünürken, Selinden bir mesaj daha geldi, “Birdaha nezaman geleceksin?” diye. Hemen, “Yarın!” dedim ve gönderdim. Gelen cevaplarda Selin de sevincini belli ediyordu. Yarın nereyi gezmek istediğini sorduğumda, Selinin cevabı, “Antalya Side tarafı.” oldu. Benim için sorun yoktu, “Tamam!” dedim. Pazar günü saat 9:00 da buluşmak üzere sözleştik, ama mesajlarımızın ardı arkası kesilmiyordu, birbirimize sürekli teşekkür ediyorduk, ama ilgimizi yavaş yavaş belli etmeye de başlamıştık. Selin Kemerde yeni olduğu için kimseyi tanımıyordu ve erkek arkadaşı da yoktu. Bunu bıraksam anında kaparlardı. Bırakma niyetim de hiç yoktu. Pazar sabahına kadar Selin gece nöbetinde, ben ise gece yatağıma uzanarak mesajlaştık.

Pazar sabahı lojmanın önünde Selini bekliyordum. Selin yine muhteşem görüntüsüyle kapıda göründü. Üzerinde bugün yine dizlerinin üstünde, yalnız dar olmayan bol bir etek vardı. Sanrım dün arabada rahat oturamadığını düşünmüş olmalı ki, bol eteği tercih etmişti. Bacaklarında desenli çorap yoktu, bacakları düşündüğümden daha pürüzsüz daha güzeldi, sütun gibiydi. Üzerinde ise dar bir mavi badi vardı, göğüsleri adeta belli oluyordu. Arabaya bindiği an öyle güzel parfüm kokusu vardı ki, o kokuyu içime çekiyordum. Bu sefer birbirimize, “Merhaba canım!” diyerek, yanaklarımızdan öpüşerek selamlaştık, artık daha samimiydik.

Selinin çıplak bacakları yanıbaşımda, benim aletimin kalkmasına neden oluyordu ve bu durum karşısında utanıyordum. Benim gözüm yola odaklandığı için, Selin rahatça çevresine bakıp, benim aletin hareketliliğinin farkına kesinlikle varıyordu. Gittiğimiz yol üzerinde gözlemeciler vardı. Durumumu toplamak için durmalıydım, çünkü aletimin ineceği yoktu. Gözlemecinin birisinde durduk, birer gözleme yedik, çay içtik yola devam ettik. Selinin düzgün harika bembeyaz bacakları yine yanıbaşımda, üstüne üstlük eteği de biraz toplanmış vaziyetteydi. Benim alet yine kalkmaya başlamıştı. Artık Manavgata gelmiştik.

Manavgat şelalesini gezdikten sonra Selinin uykusuzluğu dikkatimi çekti, gece nöbettten çıkmıştı. “Senin uykun var, istersen seni lojmanına bırakayım?” dedim. “Gerek yok, dayanırım.” dedi. “Hayır olmaz…” dedim. Ama tekrar Kemere dönmek çok vaktimizi alacaktı, “İstersen benim Antalyadaki ev yakın, ben aşağıda takılırım, sen çık uyu.” dedim. Güldü, “Öyle şey olmaz!” dedi. Ona güven vermeliydim, bir kızı eve çağırmak neyi ifade eder bunu düşünerek, “Evet olur, ben aşağıda takılırım, sen çık uyu biraz!” dedim. “Hayır, sen de gel ozaman!” dedi. Çok heyecanlanmıştım. Ama Selin ekledi, “Sen diğer odada oturursun, ben diğerinde uyurum!” dedi. “Tamam!” dedim.

Asansöre binince birden orda ona saldırmak geçti içimden, çünkü nefesini nefesimde hisediyordum. 6. kata gelince asansörden indik ve eve girdik. Selin çok yorgun olmalıydı ki, hemen Çek-Yat’a uzandı. Ona bir Nescafe yapıp getirdim. Kendime de bir bira açtım. Selin karşımda muhteşem bir görüntü sergiliyordu. Bana, alkolü sürekli kullanıp kullanmadığımı sordu. “Hayır, nadir alırım.” dedim. Kendisine de teklif etmiştim, ama o hiç kullanmıyordu. Artık biram da bitmişti. Seline, “Bu odada kalıp sen uyurken izleyebiliymiyim?” dedim. Selin de, “Hayır, sen diğer odaya gidiyorsun!” dedi. Boynumu bükerek gidiyordum ki, Selin, “Tamam tamam, kal burada!” dedi. Cesaretlenmiştim, yanı başına oturmuştum. Seline, “Dizlerimin üzerine uaznırmısın?” dedim. Selinin de bana ilgisi artmıştı, bunu bakışlarından anlayabiliyordum, gözlerime bakarken gözlerinin içi gülüyordu. Selin başını dizlerimin üzerine koyarak uzandı. Çıldırmak üzereydim, dayanamıyordum. Selinin eteği iyice toplanmış, baldırlarına kadar görünüyordu. Bacakları adeta, gel beni ye, somur, ısır, kopart diyordu.

Bir ara Selinin saçlarını okşamaya başladım. Selin, “Dur bakalım, ne yapıyorsun?” dedi. Ben utancımdan boynumu bükmüş, masumca duruyordum. Selin, “Okşa canım, hemen de küsermiş…” diyerek ellerimi tutmaya başladı. Seline, “Seni ilk gördüğüm andan beri çıldırıyorum sana, deliriyorum, anlamadın mı?” dedim. Selin, “Anlamamış olsaydım yanında olmazdım şimdi!” diyerek doğruldu, dudaklarımız birden kenetlendi. Dudaklarımızı ayırmak mümkün değildi. Selinin dudakları çok ateşliydi, bir üst dudağını emiyor, bir alt dudağını emiyordum. Bazen dilini bile yutacak kadar ağzıma alıyordum. Hemen Selinin üstüne geçip boynunun her karışını yalıyor, moratmamaya dikkat ederek emiyordum. Ama boyun altı ve arka kısmı saçlarının altında kaldığı için o tarafı çürütmüştüm. Selin altımda çıldırıyor, saçlarımı okşuyordu…

Sıra Selinin göğüslerine gelmişti. Gömlek düğmesinin sadece ikisini açtım, göğüsler birbirine çok yakın, sivri uçları ve toplu haliyle emilmeye hazır halde bekliyordu. Daha önce fazla emilmediği belliydi. Selin, “Hadi erkeğim, ye bitir onları!” diyordu. Acelem yoktu. Ben üzerimdeki tişörtümü çıkartıp attım, üstüm çıplaktı. Selin vücudumu emmek istiyordu. Ben onun göğüslerine eğildikçe, o da ateşli dudaklarıyla omuzlarımı somuruyordu. Selinin ellerini başının altına koydum, göğüsleri iyice dikilmişti, sivri uçları sırayla ağzımın içine alıp, diğer elimle de Selinin diğer göğsünü okşuyor, sıkıyordum. Selin altımda çıldırıyordu. Bir müddet göğüslerini yaladım, hatta bir ara ağzımın içine kadar vakum gibi çektim. Artık aşağılara inme vaktim gelmişti, o muhteşem bacakları mosmor etmeliydim, ama görünmeyecek yerlerini. Yani amının kenarlarını ve hemen aşağılarını…

Selinin göğüslerinden yalayarak küloduna kadar gelmiştim. Eteğini çıkartmıyordum, çünkü böyle daha sexydi. Eteğini beline kadar topladım, külodunu yavaşca çıkartıyor, çıkartırken de görünen heryerini öpüyor, kokluyor, yalıyordum. Selinin iniltileri artmıştı, “Hadi, ne bekliyorsun, gir artık içime!” diyordu. Ben de dayanamıyordum, ama Seline doymalıydım. Külodunu tamamen çıkartmıştım. Amı tertemiz ve çok küçüktü, belli ki Selini yırta yırta sikecektim. Külodunu ayak parmaklarından çıkardığım için, bu sefer ayak parmaklarından başlayarak sütün gibi bacakları öpüyor, hafif hafif ısırıyor, doya doya okşuyordum. Selin gözlerini kapatmış, “Ne olur yalvarırım, sok artık!” diyordu. O muhteşem küçük ve daracık amına gelene kadar ben de iyice kudurmuştum.

Amını deliler gibi yalıyor, iki elimle de o çıkıntılı kalçalarını yoğuruyordum. Hatta bir ara kalçalarından sıkıca tutarak başımı amına iyice bastırdım. Selin çıldırmıştı, hemen pantolonumu ve külodumu çıkarttı. Taşaklarımı ağzına alarak, yalamıyor sanki yutuyordu. Dilini çok güzel kullanıyor, yarrağımı delirmişcesine yalıyordu. Yarağımı ağzının içine alıp, ağzını öyle bir sıkıyordu ki neredeyse boşalacaktım. Hemen Selini yatağa yatırdım, amını bolca tükürüğümle ıslattım. Yarağım zaten Selinin ağzından sulu çıkmıştı. Selin, “Ne olur yavaş sok!” dedi, biraz korku içindeydi, çünkü amı çok küçüktü…

Selinin bacaklarını yana açarak, yarağımın başını amına dayadım. Artık sokmak için çok sabırsızdım. Derken başını soktum. Selin bana sıkıca sarılmış, yırtınıyordu. Bir hamle daha yaparak yarağımı yarısına kadar soktum. Selinin amı cayır cayır yanıyordu. Böyle dar am görmemiştim. İnanın çok zor giriyordu. Oysa yarağımın boyu da normaldi. Bu beni dahada azdırıyordu. Yavaş yavaş derken, artık köküne kadar girip çıkıyordum. Selin delirmişti, çığlık atmaktan gözünden yaşlar geliyordu. Aynı hareketi tekrar yapıp, dolgun kalçalarından tutarak Selini iyice kendime çektim. Selin zevkten öyle bir bağırmıştı ki, onu böyle mutlu etmek benide ateşliyordu. Yaklaşık 10 dakika kadar amına girip çıktım. Selinin hiç hali kalmamıştı, ben de dayanamayıyor, artık boşalmak istiyordum. Selin içine boşalmamı istediğinde ben tereddüt ettim. Selin, “Korkma canım, ertesi günü hapı alırım!” dedi. Sonuçta hemşireydi, üstesinden gelirdi…

Selinin içine volkan gibi patladım. Selin de orgazm olmuş, bana sımsıkı sarılmıştı. O gün Selini birdaha siktim, ama fazla yormak istemedim, çünkü zaten çok yorgundu uykusuzdu. Artık her haftasonu ve bazen de haftaiçi Selinle buluşuyor, deliler gibi sevişiyor sikişiyoruz.

köydeki gelini siktim

28 Jul

Selamlar. Ben Cüneyt, Çukurova Üniversitesinde okuyorum. Yaz tatillerinde aileme yardım için sürekli Urfadaki köyümüze giderim. Köyde tarlalarımız var, bizimkiler geçimlerini ekip biçerek sağlıyorlar. Tarlalarımız köyümüzden baya uzakta olduğu için sabahleyin erkenden kalktık ve hep birlikte tarlaya gittik. Daha saat 12 olmuştu ki soğuk suyumuz bitti. Babam da beni buz getirmem için eve yolladı. Eve geldim buzu aldım, poşetin içine koydum, tekrar tarlaya gitmek için yola koyuldum. Ben yola çıkınca bizim komşumuzun gelini de ev işlerini bitirmiş, o da kendi ailesine buz götürüyordu. Tarlalarımız birbirine yakın olduğu için birlikte yürüdük. Tarlalara giden iki yol var, birisi uzun ama köprüden gidiliyor. Diğeri ise kısa ama dereyi geçmek lazım, biraz yokuşlu, kayalıklı ve birde o yolda çok yılan çiyan oluyor. Yani erkek olmadan kadınlar ordan gidemezdi…

Ben kısa yoldan gidecektim. Komşumuzun gelini, “Ben de senle kısa yoldan geleceğim.” deyip takıldı peşime. Birlikte yokuşu indik, dereye geldiğimizdeyse ben paçalarımı dizime kadar kaldırdım. Gelin de eteğini kaldırdı, eteğin altından paçası lastikli şalvar giymişti, şalvarını dizine kadar çekti. Gelinin buz poşetini de aldım ve dereyi geçmeye koyulduk. Derenin içinden geçerken gelin dengesini kaybetti suya düştü. Üstü başı sırılsıklam olunca acayıp göründü gözüme, elbisesi üstüne yapışınca çok seksi olmuştu. Kolundan tuttum Nazlıyı kaldırdım (gelinin ismi Nazlı) ve dereyi geçtik. Nazlı bana, “Cüneyt sen burada bekle, ben elbiselerimi sıkayım da biraz kurusun.” dedi. Ben de, “Tamam, hadi seni bekliyorum!” dedim. Kayalıklar çok olduğu için iki kayanın arasına girdi, orda üstünü çıkartacak, eliyle sıkıp silkeledikten sonra kurutup giyecekti…

Nazlı iki kayanın arasına girince, şeytan beni dürttü. Zaten karısızlık başıma vurmuştu, gizlice izlesem bir şey olmaz diyerek, tepeyi biraz çıktım, ordan da kayaya tırmandım. Nazlı beni görmüyordu, ama ben onu ayna gibi görüyordum. Arkası bana dönüktü, şalvarını çıkarmış sıkıyordu, ama eteği üstündeydi. Şalvarını sıktıktan sonra kayanın üzerine serdi biraz güneşte kurusun diye. Sonra eteğini de çıkarttı. Off ne güzel bacakları vardı, süt gibi. Yuvarlak götü muhteşemdi. Ben dalmış Nazlıyı izlerken, o da eteğini yan taşın üstüne koymak için döndü, dönünce de beni gördü. Şaşkınlıktan ne yapacağını bilmiyordu, olduğu gibi çömeldi. Çömelince de amı aralandı. Amı biraz kıllıydı ama çok güzeldi. Ben (zaten olan olmuş diyerek) kayadan atladım Nazlının yanına indim. Kendisine yaklaştığımı görünce kaçmak istedi, kolundan yakaladım ve “Eğer rezil olmak istemiyorsan sesini çıkarma, iki dakika işimizi görüp gideriz!” dedim.

Nazlı elimden kaçmak isteyince, Nazlıyı hemen kayaya yatırdım ve üstüne çıktım. Altımda daha debeleniyordu, ama kaçışı da yoktu. Hemen pantolonumu ve külotumu çıkarttım. Baktı vermeden kurtulamayacak, biraz sakinleşti. Ben de hemen kıllı amına yumuldum, Klitorisini ağzıma aldım emmeye başladım. Elimle de memelerini okşuyorum. Amı sulanmıştı, am dudaklarını emiyor, dişliyor, dilimi amına sokup gezdiriyordum. Nazlı, “Ne olur acele et, biri gelecek rezil olacam!” diye yalvarıyordu. Haklıydı, fazla zamanımız yoktu. Hemen bacaklarının arasında yerimi aldım, sikimin başını amına soktum ve birden yüklenerek kökledim. Nazlı, “Ahhhh, amımı yırttın, yavaş ol!” diye bağırdı. “Tamam canım!” diyerek içinde biraz bekledikten sonra git gellere başladım. Nazlı artık kendini bırakmış, zevkten, “Aaah oooof haaadiii aslanım sik Nazlı gelini! Ooof ne güzel sikiyorsun! Ohhhhh!” diye inlemeye başladı. Ben de, “Kocandan daha mı iyi sikiyorum?” diye sordum ve yavaşladım. “Hemde bin kat daha iyi, hadiii durma, devam et!” dedi ve tırnaklarını sırtıma geçirerek beni kendine çekiyordu. “Artık kocan ben olacam!” deyip pompalamaya devam ettim. “Tamam yiğidim, hadiii daha hızlı sik karını, amım sana kurban olsun!” dedi…

15-20 dakika siktikten sonra Nazlı gelin üçüncüye boşalmıştı ve ben de artık boşalmak üzereydim, “Geliyorum, içine mi dışına mı boşalayım?” diye sordum. Nazlı da, “İçime boşalt dölünü yiğidim!” deyince, sarsılarak ve böğürerek müthiş bir şekilde içine boşaldım. Nazlının üstünden kalktığımda, Nazlı iki üç dakika öyle durdu. Ben de, “Kalkıyorsan kalk, yoksa birdaha sikerim!” dedim. Nazlı hemen kalktı. Sırtı, kalçası ve baldırlarının arka tarafları kum olmuştu, dereye gitti yıkandı. Ben de külot ve pantolonumu giydim, Nazlıyı bekliyorum. Nazlı dereden geldi, üstünü giydi, şalvarını ve eteğini giyecekti, ben bir daha beline sarıldım, amını okşadım. Nazlı, “Yeter, geç oldu, gidelim!” dedi. Nazlıya, “Her gün sen mi buz götürüyorsun tarlaya?” diye sordum. “Evet, ben götürüyorum!” dedi. “Tamam, artık hergün birlikte götürürüz!” dedim. Nazlı benden kurtuldu, şalvarını ve eteğini giydi, ordan uzaklaştık…

Yokuştan çıktık, artık tarlalara yaklaşmıştık. Yolda Nazlı bana, “Ben üç yıldır evliyim, kocam üç yılda senin gibi sikmemişti, en fazla iki dakika sikini içimde tutabiliyor. Ama birdaha senle o işi yapmam, çekirge bir zıplar, iki zıplar, üçüncüsünde kendini ele verir. Ben sik yüzünden ölmek istemiyorum. Sen de peşimi bırak!” dedi. “Hayır Nazlı, peşini bırakmam. Bir kere daha yapalım, peşini öyle bırakırım, söz!” dedim. “Olmaz, yakalanırız ikimiz de yanarız!” dedi. “Tamam söz, birkere daha sikişelim, artık sana karışmam. Hadi, olur değilmi?” dedim. Nazlı gelin başını salladı, “Tama ama nerede yapalım? Bu günkü gibi olmaz, her an biri gelebilir!” dedi. Ben de, “Yarın seninkiler tarlaya gidince ben geleyim evinize!” dedim. “Hayır sen gelme, ozaman sizin evinizde de kimse yok, sizin ev daha uygun, ben gelirim!” dedi, anlaştık.

Akşama kadar tarlada çalıştıktan sonra ailemle eve döndük. Babama, “Yarın merkeze gideceğim, biraz işim var, işimi bitirdikten sonra akşam olmadan gelirim.” dedim. Babam da, “Tamam.” dedi. Sabah oldu, saat 5 idi, bizimkilerle birlikte ben de kalktım. Bizimkiler tarlaya gidince pencereden Nazlı gelinin evine baktım. Nazlınınkiler de tarlaya gittiler. Nazlı da hemen ev işlerini yapmaya başladı. Yarım saat geçti, baktım Nazlı yola çıktı ve tarlaya doğru gidiyor. Benden kaçıyordu, sinirden patlamak üzereydim, amına koyduğumun oruspusunu şimdi gidip yolda sikmeli diye düşünürken, birisi en arka odanın penceresini tıklatıyordu. Hemen arka odaya gittim ki, Nazlı! Kimse görmesin diye tarlaya gider gibi gitmiş, evimizin yanından geçmeden hayvan avlusuna girmiş, evin arkasından pencereden içeri girmek için pencereyi tıklatıyordu. Nazlıyı görünce sinirim geçti, hemen pencereyi açtım, elinden tutarak içeri girmesine yardımcı oldum…

Pencereyi kapatır kapatmaz Nazlıya yumuldum, dudağını öptüm, elimle de memelerini yoğuruyorum. Nazlı gelin temkinliydi, “Kapı kilitli mi?” diye sordu. Hemen bir koşu kapıyı kilitledim tekrar Nazlıma döndüm. Nazlının üstünü çıkarıp çıplak bıraktıktan sonra ben de hemen soyundum. Nazlıyı dıvana uzatıp bir daha dudağını öptüm, boynunu, ensesini, kulakmemesini sırayla emip yalıyordum. Ordan da memelerine geldim, elimle yoğururken biryandan da yalıyorum, göğüsuçlarını dişliyorum. Nazlı inliyor, “Aaah ooof ne güzel yalıyorsun kocacığım!” diyordu. Memelerinden yalayarak göbeğine, ordan da kasıklarına, en son Klitorisini ağzıma aldım emiyorum. Parmaklarımı da amına sokunca Nazlı gelin sarsılarak orgazm oldu. Amının sularını da yalarken göt deliğini de okşuyorum. Nazlı da eliyle başımı amına bastırıyordu. Burnumu amına sokup, sağ sol, ileri geri yapıyordum. Nazlı kendinden geçmiş, “Ne olur artık sik beni, hadiii, yalvarıyorum, bitirdin beni!” diye inliyordu…

Bacaklarının arasında yerimi aldım, sikimle sulu amına fırça atıyorum. Nazlı amını kaldırıp sikime ulaşmak istiyor, “Sookkkk artık yeteeer!” diyordu. Bir hamlede amına girdiğimde, Nazlı bir “Ooohhhh!” çekti. Başladım Nazlının amında gidip gelmeye. Sikim Nazlının amında dans ediyordu resmen. Nazlı kaç orgazm yaşadı bilmiyorum, inleye inleye sürekli orgazm oluyordu. Amı vıcık vıcıktı. Ben daha boşalmamıştım, Nazlının üstünden kalkıp yere ben uzandım, Nazlı da üstüme çıktı, amını sikimin üstüne koydu ve oturdu. Sonra deli gibi oturup kalkmaya başladı. İkimiz de nefes nefese kalmıştık. Ona, “Nazlı hızlı ol, geliyorum!” deyince, Nazlı daha da hızlandı. Ben tüm vücuduma kramp girmiş gibi kasılmaya ve titremeye başladım. Tam boşalmak üzereyim Nazlı birden üzerimden kalktı, “Nazlı niye kalktıınnnn?” demeye kalmadı, sikimi ağzına aldı ve döllerimin hepsini yuttu. Benim şaşkınlıktan ağzım uçuklayacaktı, “Vaaayyy Nazlı geline bak! Bunu da nerden öğrendin köylük yerde?” diye sormadan edemedim. Nazlı da, “Sağlık ocağına İstanbuldan yeni gelen hemşire anlatmıştı birkeresinde. Hep merak ederdim nasıl birşey diye, fakat utandığım için kocama yapamamıştım. Hoşuna gitmedi mi yoksa?” dedi. “Bayıldım!” dedim.

Daha kahvaltı yapmamışım, Nazlı da yapmamış, aç acına sikişmekten susamıştım. Ben gittim su içmeye, geri geldiğimde Nazlı giyiniyordu. “Nazlı ne oldu? Niye giyiniyorsun?” dedim. “Artık gitmem lazım!” dedi. “Hayır Nazlı hanım, birdaha yapmadan hiçbir yere gidemezsin!” dedim ve elinden elbiseleri alıp yere attım. Nazlı şaşırmıştı, “Bir kere daha mı yapacaksın?” dedi. “Evet!” dedim. “Benim kocam bir kere yaptı mı bir hafta yapamaz!” dedi. “Eee kızım, ben kocanmıyım? Seni akşama kadar sikebiririm!” deyip Nazlıyı okşamaya başladım. Nazlıyı yere yatırıp hemen 69 olduk. Nazlı sikimi yalarken ben de Nazlının amını yalıyordum. Nazlının götünü parmaklamaya başladığımda, “Ne yapıyorsun? Orası göt!” dedi. “Biliyorum, seni götten sikecem!” dedim. “Yahu amım dururken götümü ne yapacaksın?” dedi. “Dedim ya, götünü sikecem! Kocana götten hiç verdin mi?” dedim. “Hayır vermedim, ama amcamın oğlu beni götten 4-5 kere sikmişti!” dedi. “Acımışmıydı?” dedim. “Evet, ama az acımıştı!” dedi. “Ben acıtmadan sikerim! Hadi kalk domal!” dedim…

Nazlı kalktı ve domaldı. Hemen arkasına geçtim. Sikimi önce amına yerleştirdim, bir iki git gel yaptım, sikim ıslanmıştı ve amından çıkarıp götüne dayadım. Fakat girmiyor. “Nazlı kendini kasmazsan daha kolay olacak!” dedim. Nazlı kasmayı bırakmış benle konşuyordu, birden Nazlının götüne yüklendiğimde yarısı girmişti. Nazlı, “Aaah götüm parçalandı, ne olur yapma, gel amdan sik beni!” diye bağırdı ve durmam için yalvarmaya başladı. Biraz durdum ve birdaha abandım, yine “Aaah!” dedi ama bu sefer sesi daha yavaş çıkmıştı. Biraz daha durdum ve götünde git gellere başladım. Bu arada amını da elliyorum. 5 dakika geçmişti ki Nazlı zevkten inlemeye başladı. “Ne oldu Nazlıcığım?” dedim. “Oooof ne güzel sikiyorsun, amcamın oğlu götümü sikerken bukadar zevk almamıştım! Götüme koyuyorsun amımdan boşalıyorum! Haaadiii yiğidim daha hızlı sik götümü!” dedi. Harbiden Nazlının amı vıcık vıcık olmuş, amının suları elime akıyordu. 20 dakika kadar Nazlının götünü siktim ve götüne boşaldım…

Nazlı kalktı, giyindi ve “Ben artık gidiyorum!” diyerek çıkmak için pencereye yöneldi. “Nazlı birdaha nezaman sikişeceğiz?” diye sordum. “Söz verdin, birdaha sikişmeyeceğiz! Senin beni istemenden daha fazla istiyorum, ama seninle sikişmek uğruna ölmek de istemiyorum, eğer devam edersek illa ki birgün biryerden hata yaparız, yakalanırız, o zaman beni kesin öldürler!” dedi ve pencereden atladı, geldiği gibi sessizce kayboldu.

azgın aşık sikişi

28 Jul

Merhaba sikişmeyi seven Arkadaşlarım. Ben Almanyadan (Berlinden) Şirin, 36 yaşında, 1.66 boyunda, 57 kiloda evli bir kadınım. Esmerim ve güzel sayılırım. Sex yapmayı inanılmaz derecede seviyor ve yaşıyorum. Ben 17 yaşımdayken, ailem odun gibi biriyle evlenmemi isteyince, aldım bohçamı şimdiki eşime kaçtım. İyi de yapmışım, eşim dünya iyisi bir insan, adam gibi adam. Fakat sorun da orda değil zaten. Eşim 1.88 boyunda ve 95 kiloda, atlethik bir vücuda sahip. Ben evlenmeden önce hayatımda hiç sik görmedim. Yani eşimin sikinin diğer siklere göre küçük mü, büyük mü, kalın mı ince mi olduğunu bilmediğim için o güne kadar eşimimin sikiyle mutluydum, taki hayatıma bir başka erkek (Mustafa) girene kadar.

Sikişen bayan arkadaşlarım hep sikten bahsederlerdi, (Geçen biriyle sikiştim yine, siki nekadar uzundu! Nasıl becerdi beni, saatlerce sikildim!) diye falan anlatırlar, ben de herhalde masal anlatıyorlar derdim kendi kendime. Çalışmayı seven güleç bir insanım, bir Klinikte Doktor yanında çalışıyorum. Sporumu düzenli yaptığımdan olsa gerek, tanımayanlar ‘25 yaşındamısınız?’ deyince, “Yuuh artık!” diye cevap verenlerdenim. Yine Klinikte çalıştığım sıradan bir günde Mustafa çıktı karşıma, tanıştık, biraz sohbet etdik. Mustafa artık sürekli Doktora geliyordu, bu da benim tuhafıma gidiyordu. En sonunda köşeye kıstırdım ve ne istediğini sordum. O da beni deli gibi arzuladığını, çok ama çok şeker biri olduğumu söyledi. Ne tuhaf, çok kişiden iltifatlar almama rağmen o beni başka etkilemişti. Terslememe rağmen peşimi bırakmadı. İyiki de bırakmamış…

Birgün Klinikte yalnızdım, herkes paydos etmişti. Mustafa geldi yanıma. Beni kendine çekti ve dudaklarıma yapıştı birden. Karşı koyamıyordum. Öpüşürken elim aniden pantolonunun üstünden kalkık sikine değmişti, aman Tanrım, eşimin sikinin nerdeyse iki katıydı. Dudaklarımı koparırcasına yaladı yuttu ve kulağıma, “Seni sikmek istiyorum!” dedi. “Olmaz, yapamam, ben evliyim!” dedim, ama can atıyordum. Biryerde de eşimi düşünüyordum. Mustafa çok sempathik, 43 yaşında, benim gibi deli dolu bir insandı, şişman ve diktatör eşinden kurtulmuş, hayatın tadını çıkartıyordu. O gün paydos esnasında bir süre daha öpüştük ve gitti.

Birkaç gün sonra yine geldi ve busefer beni evine davet etti. Ben de gittim. İçeri girer girmez öpmeye ve benim elbisemi çıkartmaya başladı. Yapma demiyordum, amım şelale olmuştu, O da bunun farkındaydı. Beni çırılçıplak soyduktan sonra kendi de soyundu ve birden yatakta bulduk kendimizi. Önce beni yatırıp amımı yaladı yuttu, sonra ben de onunun o kalın sikini yaladım, adeta koparacaktım. Çıldırıyordum, bana inanılmaz zevk veriyordu, “Sik beni!” diye adeta yalvarıyordum. Birden üzerime çıktı. Ellerimi tuttuğu gibi beni kendine çekti ve sikini bir seferde amımın dibine kadar soktu. “Senin gibi bir hatunu kocan sikmiyor mu?” dedi. Birşey demedim. Ogün Mustafa beni abartısız bir saate yakın sikti ve bana orgazm üstüne orgazm yaşattı. Sonra ben duşumu aldım, giyindim ve evime gittim, fakat Mustafa aklımdan çıkmıyordu.

Kocamla sikişmemiz en fazla 5 dakika sürüyordu, beni tatmin edemeden hemen boşalıyor, sonra yeniden kaldıramıyordu, bende üzülmesin diye birşey demiyordum. Ama bilseydim böyle sikler var, bilseydim böylesine sikilmek olağanüstü birşey, sadece kocamla kalmazdım. Herkes hayatını dilediği gibi arzuladığı gibi yaşasın, yarın için hic birimizin garantisi yok, bu yüzden eşime karşı artık suçluluk duygusu duymuyorum. Bu arada Mustafa sürekli bana E-Mail atıyordu. Karar verdiğini, beni siktikten sonra artık başkasını sikmeyeceğini yazıyordu. Ben de yanıyor tutuşuyordum, fakat Mustafayı arayamıyordum. Aradan dört hafta geçtikten sonra dayanamadım, ve aradım. Beni yine evine çağırdı, gittim. İçeri girdim. Bana hediye almıştı, çok güzel kırmızı iç çamaşırı, “Giyersen sevinirim!” dedi. Banyoya girip hazırlandım, aynada adeta kendime aşık olmuştum. Beni öyle görür görmez, “Sen nesin yaa? Yeryüzünde bir melekmisin?” dedi ve öpüşmeye başladık, deli gibi sevişiyorduk…

Ben internette izlediğim filmlerden öğrendiğim gibi sikini yalıyordum, çok hoşuna gidiyordu, “Benim ol, sana bitiyorum!” diye inliyordu. Sonra 69 posisyonunu yaparak birbirimizi yaladık. Ben boşaldıkça boşalıyordum. Sonra benim üstüme yattı ve sikmeye başladı, ama ne sikmekti be, feleğimi şaşırttı. Sikerken dolgun Gögüslerimi ısırıyor, elleriyle yoğuruyordu. Değişik pozisyonlarda, yaklaşık 7 saat sikiştik ve resmen ‘olamaz böyle birşey!’ dedim, eğer benim daha vaktim olsaydı kesin devam sikerdi beni. Böylesine sikişmeye can kurban. Malesef bana aşık oldu, ama ben her ne olursa olsun eşimi onun icin terketmeyeceğimi söyledim. O da, “Yeterki beni sensiz bırakma, herşey kabulüm!” dedi. Yaklaşık bir senedir beni sikiyor, daha nekadar siker bilemiyorum, ama onunla sikiştiğime birgün bile pişman değilim!

Sikişin anasını satayım, zevkin tadına varın. Hepinize bol sikişler!

azgın alt komşum

28 Jul

Bu anlatacaklarım bundan 1 hafta önce yaşanmıştır, buraya yazma sebebim ise az önce bu sitede çok güzel bir yazı okudum ve benim de hikayemi yazmam gerektiğini düşündüm. Ankarada bir Üniversitede öğrenci olarak bulunmaktayım. Balgat semtinde (tutucu bir mahallede) 3 arkadaşımla ev tuttuk. Muhafazakar bir mahallenin biraz hareketli gençleriyiz aslında. Bundan 1 ay önce evde tek başımayken kapı çaldı. Açtım, 30’lu yaşlarda bir adam vardı kapıda, alt komşumuz olduğunu, eşinin yaptığı sarmalardan bize de getirdiğini söyledi. O sıra muhabbet etmeye başladık. İsminin Ali ve öğretmen olduğunu, akşamları eve geç ve yorgun geldiğini, bizden gelen sesten çok rahatsız olduğunu söyledi. Kendisinden özür diledik. Muhabbetimiz koyulaşmıştı Aliyle artık.

Bir akşam balkonda sigara içerken alt balkonda bir tıkırtı duydum. Eğilip baktığımda karşılaştığım manzara inanılmazdı, altında kısa bir şort, üzerinde ise göğüslerini neredeyse tamamen gösteren bir bluz giymiş olan bir bayan vardı. Alinin karısı olmalıydı bu. Mutfaktan balkona sızan ışık onu adeta bir güneş tanrıçası gibi göstermekteydi. Vücudunun güzelliği her hücremi titretti. O da benim gibi sigara içiyordu. Eğilip bir iyi akşamlar dilesem mi diye düşünürken, oturduğu sandalyeden küllüğe meyletti ve o sıra şortunun altındaki gizli hazinenin bir kısmını görmüş oldum. İçinde siyah renkte bir tanga vardı ve çatala doğru olan kısmı dantelliydi. Ben artık konuşabilecek durumda değildim zaten ve adeta süzülürmüş gibi mutfağa geçti, ışığı söndürdü. Bütün gördüklerim hafızama kazınmıştı, ekleme yaktığım diğer sigaramla onu sikmenin planlarını yapmaya başlamıştım bile. Bunun için en iyi yol Türk adetlerini kullanarak, gelen tabağın boş döndürülmemesi olabilirdi.

Bir sonraki gün okulum yoktu, öğlene doğru kalkıp marketten irmik tatlısı yapmak için malzeme almaya gittim. Yemek konusunda gayet maharetliyimdir. Malzemeleri alıp bir an önce işe koyuldum. Yaklaşık yarım saat sonra tatlım hazırdı. Hemen üzerimi giyindim ve alt katın kapısını çaldım. Evde olduğunu biliyordum, çünkü Ali ile konuşurken eşinin çalışmadığını öğrenmiştim. Kapıyı çaldım, açtı. Öylece kalakalmıştım. Üzerinde dün akşam gördüğüm kıyafetler vardı. Küçük bir gülümsemeyle, üst komşuları olduğumu söyledim ve kendimi tanıttım. Gönderdiği sarmaların ne kadar lezzetli olduğunu söylerek iltifatlar yağdırmıştım. Kapı muhabbetimiz iyi derinleşti. Kendisi de bizim üniversiteden mezun olalı 2 sene olmuş. Benim de son senem olduğunu falan anlatarak konuyu iyice uzatma çabalarına girişmiştim…

Yaklaşık 15 dakikalık kapı sohbetimizde ben devamlı göğüslerine bakıyordum. Aslında onu çılgınlar gibi arzuluyordum o an, ama bir anda üzerine saldıramazdım. O da göğüslerine baktığımı fark ediyordu ve konuşurken iyice ön plana çıkartmaya çalışıyordu. Benim aletim kazık gibi olmuştu bile. Onun da benim aletime bakmaya başladığını fark ettim. Çok büyük bir aletim yok aslında, 17 cm, ama biraz kalın, yani üzerimdeki eşofmandan rahatlıkla belli oluyordu, ama umurumda bile değildi. Ben onun göğüslerine, o benim aletime bakmayı sürdürerek devam ediyordu sohbetimiz. Bir an sonra içerden telefonu çaldı ve içeri geçti. Kapı açıktı. Acaba içeri girip onu çılgınlar gibi siksem mi diye düşünürken terlemeye başlamıştım bile…

15-20 saniye sonra gelip, bana teşekkür etti, elinde telefonu vardı. Ben de teşekkür ederek evime çıktım, ama onu halen çılgınlar gibi arzuluyordum. Aradan yarım saat geçmişti ki, kapı çaldı. Açtım, o idi. Beni az önce beni kovar gibi gönderdiği için özür diledi ve “Bana ikram edebileceğin bir çayın var mı?” diyerek içeri girdi. İşte, onu çılgınlar gibi sikeceğim an geldi dedim içimden, buyur ettim ve ocağa su koydum. Evin yapısından konuşmaya başladık. Bana, “Senin odan neresi?” dedi. 3 oda da yan yana bizim evde, gösterdim, benimki kapıya en uzak olandı. “Anlamalıydım!” dedi. “Neyi?” dedim. “Kocam herzamanki gibi yorgun bir halde götünü dönüp yatıp uyurken ben bazı geceler senin sevişme seslerinden uyuyamıyorum, ama neyse…” dedi. “Devam et!” dedim. “Yatakodama gelen seslerinizle azıyorum!” dedi.

(Benim de arada gidenim gelenim olur hani). “Kusura bakma, birdahakine ya daha sessiz yaparım, ya da seni de çağırırım!” dedim. İkimiz de hafifçe güldük. Aslında ikimiz de istiyorduk bunu, ilk hamleyi beklemekteydik. Evde sadece poşet çay vardı, yaptım ve geldim. O salonda koltukta oturmuş beni bekliyordu. Ben onun o göğüslerine, o benim aletime bakıyorddu. Elimde çay varken saklayamazdım, zaten saklamak isteyen kim ki :) Çayı üzerine iyice yaklaşarak verdim, sikim neredeyse ağzına girecekti. O da heyecanlandı. Sonra yanına geçip oturdum, göğüslerini daha iyi görebilmek için. Konuşmaya devam ettik. Konu seks idi halen. Ben ona kocasıyla ne sıklıkta yaptığını sordum. “Haftada 1!” deyince, “Ooo, senin işin çok zor öyle bir tiple! Ben evli olmadığım halde haftada en az 2-3 kez yapıyorum!” dedim, güldük. “Zaten şu sizden gelen seslerle mastürbasyon yaparak tatmin ediyorum kendimi!” dedi…

“Senin gibi güzel bir kadına yazık olmuş!” dedim. “Bence de, ama yaptım birkere böyle bir hata işte…” dedi. Artık dayanamıyordum, onu deliler gibi sikmek istiyordum ve şu an avuçlarımın içindeydi. “Evet, hangimiz hatalar yapmıyoruz ki?” diyerek elimi yavaşça bacağına koydum. Onu sikmek istediğimi hissettiği için biraz ürktü, “Çok hızlısın!” dedi. “Senin için deliriyorum!” dedim ve elimi yavaşça bacak arasına götürmeye başladım. Bacakları o kadar güzeldi ki, daha eşofmanımın içindeyken boşalacaktım. Elimi amına götürürken tuttu ve kendisi götürdü, iyice bastırdı amına. Göz göze bir haldeyken öpüşmeye başlamıştık. Kendimi o kadar iyi hissediyordum ki, onu birazdan deli gibi sikecektim. Deliler gibi öpüşürken elimi şortunun içine soktum, amı pürüzsüzdü. Elimi amına iyice sürtmeye, klitorisi ile oynamaya başladım…

“Hadi şu meşhur odanın marifetlerini bana da göster!” dedi. O önde, ben arkada odama gidiyorduk. Kalçaları taş gibi duruyordu. Odama geçtik, üzerindeki bluzü ve sutyeni çıkarttım, göğüsleri o kadar diri duruyordu ki anlatamam. Yalamaya başladım göğüslerini. O da tişörtümü çıkarttı. Deliler gibi sevişiyorduk. Yavaşça şortunu ve tangasını indirdim. O an gelmişti artık ve amını yalamaya başladım. Amının dudaklarını bir vantuz gibi emiyordum. Sulandı 2 dakikada, boşaldı. Sularının hepsini yaladım…

Sıra ondaydı, eşofmanımı ve donumu çıkardı, sikimle yüzyüze kalmıştı. “Biraz büyükmüş!” dedi. “O kadar sesi nasıl çıkarttırıyorum zannettin?” dedim. Ağzına almaya başladı. 40 yıllık orospu gibi yalıyordu. O kadar çok sıkıyordu ki, kopartacak zannettim. Elimi kafasına götürdüm bastırmaya başladım. Neredeyse taşşaklara kadar girecektim ağzına. Kötü oldu bir an, “Devam et!” dedim, deli gibi saxo çektiriyordum. “Yeter, yatağa yat!” dedim. Sırtüstü uzandı. Bacaklarının arasından o daracık amına girdiğimde hiç çıkmak istemedim. Deli gibi sikiyordum. Birkaç farklı pozisyonda siktikten sonra, “Boşalacağım!” dedim. “Ağzıma istiyorum!” deyince ağzını spermle doldurdum…

Biraz yatakta uzanıp kendimize geldik. Elleşmeye başladık, benim alet yeniden sertleşmişti. Sıra götündeydi, mutlaka o götü de sikeliydim. Ters çevirdim, anladı, “Ordan olmaz!” dedi. “Neden?” dedim. “Kocam beni hiç götümden sikmedi, acır!” dedi. “Merak etme acıtmayacağım, bana güven!” tarzı laflarla ikna ettikten sonra banyodan vazelini aldım geldim. Sikime ve götüne sürdüm, başını dayadım ve bastırdım. “Ihhhh! Lütfen yapma!” dedi. “Merak etme daha fazla acımayacak!” dedim ve biraz daha ilerledim. Gözyaşı akmaya başladı. Artık dayanamıyordum ve bir anda hepsini kökleyiverdim. Deli gibi bağırdı, iyice ağlıyordu. Fakat ben götüne git gel yapmaya başlamıştım bile. Bir süre sonra acısı zevke dönüştü, artık zevkten inliyordu altımda. “Kocan senin bu götünü nasıl sikmedi, bu göt sikilmez mi hiç?” diyerek pompalıyordum. O da, “Sik aşkım, sik beni!” diye inliyordu. Benim vuruşlarım iyice sertleşmişti ve en sonunda götüne boşaldım.

Ogün banyoda buna birer posta daha amdan götten kaydım, karı müptelam oldu. O hafta 2 kez daha siktim onu. Artık ne zaman istesem kapısındayım, deliler gibi sikişiyoruz!

üvey abimle grup sikiş

28 Jul

Merhaba arkadaşlar, ben Nilay, sizlere daha önce üvey abimle aramızda geçen aşkı ve sikişi anlatmıştım. Üvey abimle olan ilişkimi birtek en yakın arkadaşım Nesrin biliyordu, o da sürekli bize katılmak istediğini söylüyor, ama ben yüz vermiyordum. Fakat bu Nesrin orusbusu kafasına koymuş, illa ki aramıza girecek. Abim aslında böyle birşeye dünden hazır, ama ben yok olmaz diyordum. Nesrinin halasının oğlu Fırat var, Nesrin ona hep ‘Abi’ der, Fıratla da abim çok yakın kankalar, yedikleri içtikleri ayrı gitmez. Fırat abi evlenmiş ve eşiyle bir yıl kadar evli kalmış, fakat anlaşamamışlar ve boşanmışlardı.

Nesrin birgün Fırat abiye, “Sana birşey söyleyeceğim, ama kimseye söyleme!” diyor, o da, “Tamam söylemem!” diyor, yemin ediyor. Nesrin de abimle benim ilişkimi Fırat abiye anlatıyor ve Fırat abinin ağzı açık kalıyor, “Yok kız olamaz! Yalan söylüyorsun!” diyor. Nesrin de yemin ediyor. Fırat abi, “Vay anasına, çok ilginç! Ama ben bu öğrendiğimi kankama söylemem gerek, benim bildiğimi bilmeli, ben ondan şimdiye kadar hiçbir şey gizlemedim, o benden neden gizlemiş, bunun hesabını ona sorarım!” diyor. Nesrin Fırat abiye yalvarıyor, “Ne olur abi söyleme, Nilay benle konuşmaz birdaha, bana küser!” diyor. Fırat abi, “Yok, soracağım!” diye diretiyor. Nesrinin o zaman aklına bir hinlik gelmiş, “Madem soracaksın abi, öyleyse bir akşam bizimkiler veya sizinkiler evde olmadığı zaman onları davet edelim ve bu konuları konuşalım!” diyor. Fırat abi de, “Bak bu iyi fikir!” diyor, kabul ediyor.

Birkaç gün sonra Fırat abi abimi gördüğünde, “Kanka bu akşam gel de oturalım, bizimkiler evde yok, bir Nesrin bir de ben varım, gelirken Nilayı da getir Nesrin de sıkılmamış olur.” demiş. Abim de beni aradı, “Akşam hazırlan Fıratlara gidiyoruz, bizi davet etti, Nesrin de ordaymış.” dedi. Ben bir anlam veremedim ama, “Tamam abi!” dedim. O akşam hazırlandım, sanki başımıza geleceklerden haberim varmış gibi en seksi iç çamaşırlarımı ve elbiselerimi giydim ve abimle Fırat abilere misafirliğe gittik. Kapıda bizi Fırat abi ve Nesrin karşıladı. Nesrinin de benden aşağı kalır yanı yoktu, o da çok seksi ve zarif giyinmişti. Fırat abi abime Nesrinle beni işaret ederek, “Kanka şunlara bakarmısın, birbirleriyle şıklık yarışına girmişler, göz kamaştırıyorlar!” dedi. Abim de, “Ama ikisine de yakışmış!” dedi. Nesrin bir sürü yemek hazırlamış, onunla yemekleri servis yaptık. Mutfaktayken Nesrin bana bir ara, “Bu akşam sana bir sürprizim var…” deyip, ısrarlarıma rağmen cümlenin sonunu getirmedi.

Yemeklerimizi yedik oturma odasına geçtik. Ben abimin yanına, Nesrin de Fırat abinin yanına oturdu. Kahvelerimizi içerken ordan burdan konuşmaya başladık. Ama hep konuşmalar ya benim, ya da Nesrinin üzerinde dönüp dolaşıyordu. Fırat abi dolaptan bir büyük şişe Rakı getirdi, biz de Nesrinle biraz meyva hazırladık ortaya ve içmeye başladık. Birkaç dubleden sonra Fırat abi abime, “Bunları evlendirmeyelim kanka, evlendirirsek kıskanırız ve zorumuza gider!” deyince, abim de, “Ben zaten Nilaya evliliği yasakladım!” dedi. Bunun üzerine Fırat abi, “Biliyorum kanka, herşeyden haberim var!” dedi. Abim şaşırmıştı, “Neden haberin var?” dedi. Fırat abi de, “Aslında sana dargınım kanka, ben senden hiçbir şey saklamadım, ama sen benden sakladın, Nilayla aşk yaşadığınızı biliyorum!” dedi. Abimle birlikte ben de kıpkırmızı oldum ve Nesrine, “Dayanamadın yumurtladın, değil mi?” dedim. Nesrin de pişkin pişkin, “Evet söyledim, çünkü sizleri çok seviyoruz, bizden utanmanıza çekinmenize gerek yok!” dedi. Abim Fırat abiye, “Kanka sana karşı mahçup oldum, sen şimdi beni ahlaksız biri olarak görürsün!” dedi. Fırat abi de, “Olur mu kanka, asla öyle düşünmem, bana göre bunlar normal şeyler!” dedi.

Abim de, “Normal şeyler diyorsun da, peki sen yaparmısın böyle bir şey? Mesela Nesrinle?” dedi. Fırat abi, “Valla bilmiyorum ki, şimdiye kadar böyle birşeyi hiç düşünmedim…” dedi. Abim de, “Şimdi düşün işte, bak Nesrin yanında, mesela onu öpermisin?” dedi. Fırat abi de Nesrin de şaşırmışlardı ve ne diyeceklerini, ne yapacaklarını bilemediler. Fırat abinin şaşkınlığı geçince, “Öperim tabii, ama bunu Nesrin de istemeli!” dedi. Ben hemen lafa girdim ve Nesrine, “Kız topu sana attılar, haydi bakalım, söz sende!” dedim. Nesrin bir iki saniye düşündükten sonra, “İsterim… ama siz varsınız, sizin yanınızda olmaz, utanırım!” dedi. Benim kafa çakır ya, hemen abimin dudaklarında yapışıp öptüm ve “Bak biz sizin yanınızda öpüştük! Haydi şimdi siz de öpüşün!” dedim. Fırat abiyle Nesrin akıllarınca bize oyun kurmuşlardı, şimdi o oyunun içinde kendileri kalmıştı. Abim de Fırat abiye ısrar ederek, “Haydi kanka, görelim marifetini!” dedi. Fırat abi Nesrini kendine çekti ve dudaklarından kısaca öptü bıraktı ve “Hiç de zor değilmiş!” dedi. Nesrinin kafa da çakır, eteğini hafif yukarı çekerek Fırat abinin kucağına oturdu ve dudaklarına bir yapıştı ve çok iştahlı bir şekilde öpüşmeye başladılar…

Deli gibi öpüşürlerken Fırat abi de Nesrinin göğüslerini ve kalçalarını okuşuyordu. Nesrin kırmızı iç çamaşırı giymişti. Biz de abimle öpüşmeye başladık, aynı vaziyette bende eteğimi yukarı topladım ve abimin kucağına oturdum, deli gibi öpüşüyorduk. Ben beyaz dantelli iç çamaşırı giymiştim. Artık karşılıklı koltuklarda öpüşüyorduk. Abim benim üstümdeki elbiselerimi çıkarırken, Fırat abi de Nesrinin üzerini çıkarıyordu. Nesrin de ben de sadece iç çamaşırları ile kalmıştık. Fırat abi abime, “Kanka burada rahat olmuyor, yatak odasına gidelim!” dedi. Hep birlikte kalktık. Yatak odasına giderken Nesrinle benim başımız hafiften dönüyordu ve sallanarak yürüyorduk. Erkekler henüz soyunmamıştı, odaya vardığımızda ayakta ben abimi soyarken, Nesrin de Fırat abiyi soydu. Şimdi hepimiz de de iç çamaşırlarımızla kalmıştık. Yanyanaydık, ilkönce ben abimin külodunu indirdim, sonra Nesrin Fırat abininkini indirdi, biz eğildik abilerimizin siklerini yalamaya başladık. Bu arada Fırat abi bir benim başımı abimin sikine bastırıyordu, bir Nesrinin başını kendi sikine…

Biraz saksodan sonra, abim Fırat abiye, “Kanka bu amına koduğumun oruspularını bu gece yarrağa doyuralım!” dedi. Fırat abi de, “Doyuracağız ortak, sen merak etme!” dedi. Sonra bizi yatağa yanyana sırtüstü yatırdılar ve kasıklarımızdan tutarak yatağın kenarına çektiler, onlar ayakta, abim bana, Fırat abi de Nesrine sokmak için pozisyon aldılar. Nesrin daha bakireydi, “Fırat abi ilk erkeğim sen olacaksın, ikinci erkeğim de kankan olacak, ona göre!” dedi. Fırat abi de, “Olacak olacak merak etme, sen önce benim karım ol şimdi!” deyip Nesrine bir soktu, Nesrinin çığlığına ben bile irkildim. O sırada abim de bana soktu, bizi öyle bir sikiyorlardı ki, sanki yarışmaya girmişler, en iyi sikiciyi seçiyorlar gibiydiler…

Belli bir zaman sonra abim Fırat abiye, “Ortak eş değişelim mi?” dedi. Fırat abi de, “Tamam ortak, haydi!” dedi ve üstümüzden çekildiler, biz Nesrinle aynı vaziyette yatıyoruz. Fırat abinin siki kanlıydı, o kanlı sikini amıma öyle bir soktu ki, o anda kendimi sanki benim de kızlığım yeni bozulmuş gibi hissettim. Abmin yarağı Fırat abinin yarağından az kalındı, abim de Nesrinin kanlı amına yarağını soktukça Nesrin daha da sesli bağırmaya ve inlemeye başladı. O gece yediğimiz yarağın hesabını tutamadım, sabaha kadar Nesrinle benim sikilmedik yerimizi bırakmadılar. Aklınıza gelecek her pozisyonda ve her delikten siktiler bizi. Bir ara abimle Fırat abi Nesrini tost yaptılar, Nesrini bağırta bağırta amdan götten aynı anda siktiler. Sonra da ben aynı anda 2 yarak yemenin zevkine vardım. İki yarağı birden yemeyen kadın bence çok şey kaçırıyor, onun zevkine varmayan hayatında seksi tam tatmamıştır…

evli komşum bana sakso çekiyor

28 Jul

Merhabalar ben tarık istanbul bahçelievlerden , bulunduğumuz katta kapı komşumuz bir aile var adam 45 li yaşlarda ismi cengiz karısı ise 38 yaşında evhanımı ismi sevda. Bazen asansörde bazen otoparkta karşılaştığımız oluyor sevda giyindiği kıyafetleri ve insanlara yaklaşımları ile çok seksi bir görüntü veriyor içimden bu kadını kocası çatır çatır sikiyordur diyordum.
Bir akşamüstü kapımı çalıp yeni aldıkları televizyonun kurulumu için cengiz bey benden yardım istedi. Devasa bir led tv almışlar uydu bağlantıları ve ayarlarını yapmakta zorlanıyorlar bende elektronikci olduğumdan ilk bana danışmak istediler. Gittiğimde dar bir eşofman takımı ile bizi karşıladı ben uydu alıcısını bağlayıp kanal ayarlarını yaptıktan sonra ordan ayrıldım ama aklımda sevda hanımın verdiği frikikler vardı. Daracık eşofmanla eğilip kalçalarını göstermesi ve evin içideki şuh bakışları beni aşırı etkilemişti. Ertesi gün sabah 10 gibi hazırlanmış evden çıkacakken kapımı sevda hanım çaldı tv nin anten bağlantılarını yapmıştım ancak dvd player in bağlantısı olmadığını eski dizileri dvd den izlediğini eğer vaktim varsa onuda bağlamamı istiyordu. Tabiki diyerek evlerine gidip dvd nin bağlantısını yaptıktan sonra deneme için bir flim istedim bana verdiği filmi takıp çalıştırdığımda bir anda şok olmuştum hard porno bir sahneyle başlayan bir dvd çıktı kadın koşarcasına pardon diyerek tv yi kapatmaya çalışıyor ama bir türlü beceremeyince bende reflex olarak kumandadan dvd playi kapatarak yanlış cd verdiniz sanırım dedi sevda hanım kıpkırmızı olmuş size bir çay ikram edeyim dvd için sağolun en azından çalıştığını gördüm teşekkür ederim derken çayı getirmişti bile. Tekrar mutfağa gidip bana seslenerek siz elektronikcisiniz benim şu robota da bakarmısınız 2 haftadır çalışmıyor tarık bey derken ben muhabbet hızlıca mutfağa geçtim ve robotun kablosunda kesik olduğunu isterseniz size bir kablo getireyim akşam diyerek çıkmak istiyordumki birden benim arkamdan geçerken dik göğüslerini sırtımda hissettim. Mutfak dardı ve geçerken sürtünmüş bu durumda bende aşırı tahrik olmuş ve sertleşmiştim. İçimden dönüp sevdanın dolgun dudaklarını emerek sikmek geçiyorduki arkamı dönmemle burun buruna gelmemiz bir oldu. Sevda o esnada vücudunu bana yaslayarak elinden her iş geliyor acaba benim sorunumuda çözebilirmisin derken ben heyecandan oda şehvetten ölmek üzereydi. Ellerini boynuma dolayarak dudaklarıma yapışında bende kendime gelip ellerimle belinden kavrayarak dudaklarını vantuz gibi emmeye başladım. Ellerim muhteşem kalçalarına inmiş avuçlayıp yoğurdukca emdiğim dudaklarından inlemeler çıkıyordu. Kolunun tekini boynumdan çekip direk yarrağımı avuçlamaya tutmaya çalışıyor ancak giyindiğim kot pantolon buna engel oluyordu. İki eli ile kemerimi çözmesi ve kilodumu aşağıya indirmesi 15 saniye içinde gerçekleşti ve taş gibi olmuş kemikleşmiş yarrağım ortaya çıkınca bunun için deliriyorum ver onu bana deyip ağzına alması beni iyice çıldırtmıştı, sadece şuh konuşmaları bile birçok erkeği boşaltacak gibi olan sevda yarrağımı ağzına almış kafasını emiyor vakumluyor ve sonuna kadar yarrağımı ağzına almaya çalışıyordu. Erkeklerin genelinde olan erken boşalma sorunu , bende tam tersine geç boşalma sorunu vardı kolay kolay boşalamıyordum hele ağzıyla boşaltan şimdiye kadar eskortluk yapan güzel bir kadındı. 2-3 dakika yarrağımı emdikten sonra sevdayı dayacık mutfağın tezgahına dayayıp eşofmanını izine indirerek yarrağımı kalçalarının arasından amına sokmaya çalıştım . Tam hedefi bulamamışken sevda bacak arasından elini uzatarak yarrağımı amının ağzına getirmiş iki elimle kavradığım belinden tutarak bastırmamla dibine kadar kaymıştı içine . Yarrağımı emerken amcığı öyle bir sulanmıştıki 2 dakikaya yakın sokup çıkarmamla inlemeleri bağırtıya dönüşerek orgazm oldu onun amcığından çıkan zevk suları yarrağımı sanki uyuşturmuşcasına ben hala pompalamaya devam ediyordum bir ara dur dur bekle dedi. Ne oldu diye sorunca daha rahat bir yere geçelim diyerek beni salondaki kanepeye götürdü tam tvnin karşısında beni kanepeye oturtup üzerime çıkarak bu sefer kendi yarrağımın üzerinde zıplamaya başlamıştı. Tamamını içine almıyor 3te 2 si giriyor kafasına kadar çıkıp tekrar içine alıyordu. 5 dakikaya yakın bu şekilde kucağımda zıplarken bu sefer ben alttan vurmaya dibine kadar sokmaya başladım ve o anda boynuma sarılıp yeniden orgazm olmaya boynumu emmeye başlamıştı. Kucağımda hareketleri yavaşlamış sadece ben alttan amına sokup çekiyordum yarrağım içindeyken bana neden hala boşalmadığımı sorunca geç boşalıyorum ama çok kuvvetli orgazm oluyorum dedim. Banyoya gitmek istediğini söyleyip peşinden benide banyoya çağırdı ılık bir duş almış benide duşun içine sokup elleriyle yarrağımı ve taşşaklarımı sabunlayarak yıkadı. Tekrar salona geçerken bana bir meyve suyu getirip az önceki dvd yi çalıştırdı ve başını kucağıma dayayarak eşinin sertleşemediğini ve uzun zamandır kendi kendini tatmin ettiğini bende bir çekicilik bulduğu için beni eve çağırdığını porno cd yi de bilerek verdiğini itiraf etmişti. Ben kucağımdaki bağını okşayıp saçlarını severken oda diliyle sikime dokunmaya kafasını yalamaya başlamıştı bile. Bu arada benim yarrak iyice şahlanmıştı sevda yarrağımın tamamını ağzına almaya çalışıyor ama alamıyordu. Bir ara nefes almak için başını geri çekince benim içime bunun tamamı nasıl girdi deyiverdi. Ben o esnada tekrar başını yarrağıma bastırmış yalamasını istiyordum diğer elimlede amını okşuyor arada bir orta parmağımı göt deliğine sokmaya çalışıyordum. Sevda ağzına aldığı yarrağında hakkını veriyor dilini kafasında çeviriyor tepesine dil atıyor ara sıra vakumluyor ve birden boğazına kadar sokup nefessiz kalıncaya kadar ağzında tutuyordu. yaklaşık 15 dakika bu şekilde yaladıktan sonra kanepeye uzatıp iki göğsünün arasından ağzına vererek hem göğüslerini hemde ağzını sikmeye başladım elim hala amcığında ve göt deliğindeydi ama amcığını okşarken yarrağımı daha bir şehvetle emiyordu bu kadarı yeterdi ve bacaklarını kollarıma alarak yarrağımın kafasını amına yerleştirip dibine kadar sokmamla yeniden inlemeler ve çığlıklar başlamıştı ve gözlerimin içine bakarak aynı anda boşalalım fışkırt içime sımsıcak döllerini amcığım sıcacık döllerinle dolsun gibi konuşuyordu. Bende boynunu emmeye başlamıştım kulağına bir ara götüne boşalacağım deyince olmaz oradan amıma boşal amıma fışkırt hadii diyerek inlemeleri çığlıklara dönüyordu. Bende ısrarla götünü fışkırtacağım sımsıcak döllerimi o kadar bol gelecekki içine sığmayacak diyordum. Bu esnada sevda yeniden orgazm olmuştu. Biraz nefes aldıktan sonra hadi erkeğim hadi sikicim boşal artık amım sikilmekten çürüyecek gece tekrar sikeceksin boşal artık deyince götüne boşalmak istediğimi tekrarladım. Sevda tamam o zaman ama kontrol bende olacak deyip beni kanepeye oturttu tekrar yarrağımı ağzına alıp iyice ıslattıktan sonra üzerime çömelme pozisyonunda çökerek kafasını döt deliğine dayadı bende sevdanın götüne sikme heyecanı ile iyice sertleşmiştim yarrağım kemik gibi olmuş kafasıda mantar gibi şişmişti. Sevda zorlana zorlana kafasını götüne alabildi ama dahada oturamıyor dizleri titriyordu benim hareket edeceğim zaman çığlıklar atıyor beni durduruyordu ben sevdayı biraz kendime çekerek göğüs uçlarını yalamaya elimlede amını okşamaya başlamıştım ve kelimelerle onu motive ediyordum hadi aşkım sikicine götünü siktir artık arkanın bekaretini bana ver kadınım ol delirt beni derken birden ittirdim yarısına kadarı girmişti ama sevdada iyi bir çığlık atmış boynuma sımsıkı sarılmıştı hadi çıkaracağım deyip yavaş yavaş geri çekip tekrar yüklenmemle biraz daha fazla girdi sevda sımsıkı boynuma sarılmış kesik kesik nefes alarak boşal artık yırttın götümü çok acıyor diyordu. Bende ona götünemi boşalayım kıcınamı akıtayım derken sevda evet hadi siktiğin götüme boşal yırttığım kıçıma akıt fışkırt döllerini götüme diyerek beni motive ediyordu ve başarılı olmuştu. Geliyordum ve olanca gücümle sevdayı kucağıma çekerek götüne diplemiştim sevdanın götü çok dardı ve yarrağımı sımsıkı sarmıştı içine kesik kesik boşalıyordum artık. Sevdayı kucağımdan yana kaydırıp içinden çekip yarrağımı ona doğru sıvazladığımda kalan döllerim sevdanın göğsülerine kadar fışkırmıştı. Sevdanın götünün darlığı yarrağımı o kadar çok sıkmıştıki tamamen boşalamamıştım ve kalanları ile sevdanın göğüslerine sperm banyosu yaptırdım. Banyoya gidip temizlendikten sonra saate baktığımda 3 e geliyordu sevda bana akşam için beklediğini eşinin başkente gidip hafta sonu döneceğini o zamana kadar istediğim zaman ona gidebileceğimi ve bu akşam özellikle beklediğini söyledi. Bana ulaşmak isteyen bayanlar için msn adresim seksierkek1@hotmail.com.tr sevdanın bana akşam için hazırladığı süprizi yakın zamanda sizlere anlatacağım.

teyzeme mutfakta kaydım

28 Jul

Selam ben Ahmet. Geçen yıl Liseyi bitirdim. Herhangi bir Üniversiteye giremedim ve bu yıl şansımı yine deneyeceğim. Kızlara çok düşkün olmama rağmen hiç cinsel deneyimim yoktu. Kadınların kızların kalçalarına göğüslerine bakar, gece onları hayal ederek 31 çekerdim. Bazen de İnternette Pornofilm izler azarım, ancak bir amı canlı olarak görmemiştim.

Annemle Teyzem kilo konusunda sohbet ediyorlardı. Odamdan kısık sesle ulaşsa da konuşmaları dikkatimi çekmişti. Teyzem, bütün çabalarına rağmen ancak 87 kiloya düşebildiğini, Annem gibi daha zayıf bir kadın olmak istediğini anlatıyordu. Annem de, “Ne yapacaksın, biz bulmuşuz bulacağımızı, gençler düşünsün!” diyordu. Teyzem ise, “Öyle deme, fazla kilo seksiliği de azaltıyor, Eniştenle kardeş olduk!” deyince, kulaklarım aniden dikleşti. Annem Teyzeme, erkeklerin çoğunun iri kalçalı kadınları sevdiğini, eniştemin başka derdinin olabileceğini anlatıyordu. Teyzem, “Bilmem… önceki gece çok hevesliydim, yatağa külotsuz girdim, ama Eniştenin iki haftadır siftahı olmadığı halde siki bile kalkmadı!” dedi.

Annem ve Teyzem gibi insanların böyle şeyler konuşmasına hem inanamıyordum, hem de çok tahrik olmuştum. Teyzemi öyle külotsuz olarak yatağın içinde sikilmeyi bekliyor olarak düşünmek, sikimin demir gibi olmasına yetmişti. Daha fazla dayanamadım kalktım banyoda Teyzemin iri göğüslerini ve kalçalarını hayal ederek 31 çektim. O günden sonra hep Teyzemi hayal ederek 31 çekmeye başladım. Teyzem 42 yaşında, 1.65 boylarında ve kilolu biriydi. Ancak vücudu diri ve dolgundu. Öyle sarkık, ya da itici bir yeri yoktu, aksine yuvarlak hatlı ve eteğinin üstünden, Ben buradayım! diyen kalçalara ve Bluzünü zorlayan dolgun iri göğüslere sahipti.

Ertesi gün Dersaneden çıkmıştım, Teyzemde bir Çay içip eve öyle gitmek istedim. Hem belki bir iki frikik yakalarım diye düşündüm. Zili çaldığımda, Teyzem kapıyı, üzerinde daracık bir Tayt ve Tişört ile açtı. Kalçaları ve kasığı bütün hatlarıyla belli oluyordu. Gözümü ayıramıyordum. Teyzem, “Ahmet sen otur, üzerime bir etek geçirip geleyim.” dedi. Teyzem yatak odasına giderken, kalçalarını arkadan seyretmek beni uçurmuştu. Teyzem üzerine ev içinde rahat olacak bir etek giyip dönmüştü, ama benim sikim halen taş gibiydi, belli olmasın diye oturduğum yerde elimi önümde tutuyordum. Teyzem bunu çoktan farketmişti bile. Çay demlemek için mutfağa gittiğinde, ben de su içmek ve sohbet etmek için yanına gittim. Raftan bardak almak için uzandığım sırada Teyzem de alt çekmeceden Şekerliği almak için eğilince kalçaları önüme çarptı. Sikimi bütün sertliğiyle iki kalçanın arasına sürttüm. Mest olmuştum. 31 çekerken hayal ettiğim o kalçaların sıcaklığı beni çarpmıştı.

Hemen, “Özür dilerim Teyze!” dedim. Teyzem de, “Önemli değil!” dedi, ama sikimin öne çıkıntılı duruşu gözünden kaçmıyordu. Acaba istesem verir miydi? Çok korkuyor ve heyecanlanıyordum. Teyzeme dokunmak ve onu etkilemek istiyordum. Salonda Çay içerken kanepede Teyzemin yanına oturdum. Konuşurken elimi dizine koydum, sohbet ederken hafif hafif ovaladım, itiraz etmedi. Heyecandan ses tonumun değiştiğini hissediyordum. Elimi hafifçe yukarılara götürdüm, Teyzem elimi tutarak tekrar dizine doğru itti, ama yine kızmadı. Bundan cesaret aldım avucumu kaydırarak ta kasıklarına yaklaştırdım, bir yandan da bacaklarını okşuyordum. Teyzem niyetimi anlamıştı ve “Ben senin Annen sayılırım, o düşündüğün şey olmaz!” dedi. “Ne yapıyorum ki Teyzeciğim? Sadece seni seviyorum!” diyerek, devam ettim. Artık amını eteğin üzerinden okşuyordum. Elimi itip ileri alıyorsa da, ben tekrar kasığını okşuyordum. Teyzem, “Yapma!” diyor, ama sert çıkışmıyordu. Elimi uzun saçlarının üzerinden boynuna atıp, Teyzemi kendime çektim…

Her Bayramda elini öptüğüm Teyzemin bu kez boynunu, yanaklarını ve dudaklarını öpüyordum. Teyzem ise, “Bu yaptığın çok yanlış! diyor, beni itmeye çalışıyordu. Ben de, “Teyze Seni seviyorum!” diyerek, artık gögüslerini de avuçlamaya başlamıştım. Bir iki dakika kadar öpüşmeye devam ettik. Hayatımda ilk defa bir kadını öpüyor okşuyordum. Teyzemin dudaklarını adeta yiyordum. Ellerim de, omuzları, kalçaları ve memeleri arasında geziyordu. Teyzem aniden ayağa kalktı, ciddi ve sert bir tonla, “Bak çocuğum, ben senin hem Teyzenim, hem de evli bir kadınım! Bu yaptığımız hiç doğru değil!” diyerek mutfağa doğru yürüdü, “Ben Çayları tazeleyim, sonra da akıllı uslu oturalım!” dedi.

Ama benim uslu duracak halim kalmamıştı, ısrar etmezsem hayatımda ilk defa milli olma şansını kaçıracaktım. Teyzemin arkasından mutfağa gittim. Teyzem tezgahın üstünde duran bardakları dolduruyordu. Arkadan Teyzeme sarıldım, bardakları ileri ittim, göğüslerini avuçladım, “Yanıyorum Teyze! Senin için ölüp geberiyorum!” dedim. Arkadan boynunu öpüyor, bir elimle amını, bir elimle memelerini okşuyordum. Teyzem biraz kararsız kaldıktan sonra kendini saldı bıraktı. Biraz umutlanmıştım, ama Teyzem her an cayacak diye korkuyordum da. Teyzemi ensesinden biraz aşağı bastırıp, tezgaha hafif yasladım, arkadan eteğini yukarı kaldırdım. Teyzemin bembeyaz bacakları ve götüne sıkıca oturmuş külotu tüm çekiciliğiyle gözümün önündeydi. Teyzemin beline bastırarak, elleriyle mutfağın tezgahına dayanmasına ve arkasını iyice geriye vermesini sağladım. Sonra külotunu dizlerine kadar sıyırdım. 31’lerimin hayali, Teyzemin o güzel ve yumuşacık götü artık avuçlarımın arasındaydı…

Teyzemin arkasına çömelip, kalçalarını yoğuruyordum. Götünün yanaklarını yanlara açıp açıp geri kapatıyordum. Ben öyle yaptıkça götünün harika deliği ve kıllı amının dudakları da açılıp açılıp kapanıyordu. Hayatımda ilk kez bir amı ve götü yakından görüyordum. Manzara nefisti, zevkten kuduruyordum. Bir kez daha götünün yanaklarını yanlara ayırıp, suratımı arasına yapıştırdım. Teyzemin Büzüğünü koklayarak, kıllı amını yalamaya başladım. Nasıl yalıyorum ama, Köpeğin yalaktan su içtiği gibi! Teyzemin amını yalamaya doymuyordum, rahat 10 dakika kadar yaladım. Bu arada Teyzem de iyice gevşemiş, titremelerle amının sularını salmıştı. Amının sularını da yalayıp, dilimi bu sefer Teyzemin göt deliğine sokup çıkarmaya başladım. Dilimi sokup çıkardıkça Teyzemin Büzüğü nefes alıp veriyor gibiydi. Teyzem inlemelerini yükseltmiş, adeta devam etmemi istiyordu…

Doğrulup, bir çırpıda pantolonumu külotumla birlikte indirip, demir gibi sertleşmiş olan sikimi Teyzemin kalçasının arasına yerleştirdim. Sikimin başını büzüğüne dayayıp, birden yüklendim. Teyzemin acıyla inlemelerine aldırış etmeden, götüne köklemiştim. Adeta tecavüz eder gibi hızlı davrandığımın farkında bile değildim. Heyecandan ayaklarımın titrediğini hissediyordum. Teyzemin götünü birkaç dakika kadar siktikten sonra, kasılarak götünün içine boşaldım. Sikimi götünden çıkarmadan, Teyzemin üzerine eğildim ve memelerini yoğurdum. Boşalmıştım fakat sikim halen kazık gibi sert duruyordu. Sikimi götünün içinde biraz oynattım ve hafif hafif sokup çıkarmaya başladım. İşte o anda Teyzem suskunluğunu bozdu ve “Amıma sok!” dedi.

Geri çekilip, sikimi götünden çıkardığım gibi, hiç beklemeden sikimin başını Teyzemin kıllı amının deliğine dayadım. Sikimin başını itmemle o sıcacık amın içine girmesi bir oldu. Harika bir duyguydu, zevkten ve heyecandan ölecek gibiydim. Biraz daha ittim, dibine kadar, taşaklarıma kadar içine girdi. Zevkten uçuyordum. Geri çekip tekrar hızla itiyordum. O kadar hızlı gidip gelmeye başlamıştım ki, kalçasından ‘Şlop Şlop’ diye vurma sesleri geliyordu. Sikim gözlerimin önünde Teyzemin kalçaları arasından amının dibine kadar girip çıkıyordu. Teyzemin amını sikmem, götünü sikmemden daha uzun sürmüştü. Teyzemin sarsılmasından yine Orgazm olduğunu hissettiğimde, ben de birden uçacağım zannettim, benim de tüm bedenim sarsılıyordu. Teyzemi kasıklarından tutup kendime doğru çekip iyice kökledim. Gözlerimi kapattım ve kendimi bıraktım. Sikim bu sefer adeta bir volkan gibi Teyzemin amının dibine dölleri boşaltıyordu. Boşalmam bitince Teyzemin üzerine yığılıp kaldım.

Sikim Teyzemin amının içinde küçülmüştü, ama halen ikimiz de burunlarımızdan soluyorduk, 4-5 dakika sonra anca kendimize gelebildik. Teyzem beni arkasından iterek, benden yere, halının üzerine sırt üstü yatmamı istedi. Sikimi çektiğimde Teyzemin amından döller akıyordu, benim de sikim ve taşaklarım döllerden yapış yapış olmuştu. O halde halıya sırt üstü yattım. Teyzem tezgahta duran kağıt havlu ile, önce kendi amından ve götünden süzülen döllerimi sildi, ardından benim sikimi taşağımı kuruladı. Sikimi tekrar kaldırana kadar yalayıp emdikten sonra. Bacağından külotunu tamamen çıkarıp kenara attı ve bir Ata biner gibi üzerime oturdu. Sikimi eliyle tutup amına yerleştirdi. Üzerime eğildi ve hızla kalçalarını geri geri vurarak, kalçalarını indirip kaldırmaya başladı. Kalçaları bacaklarıma inanılmaz zevk verirken, memeleri de ileri geri salınıp duruyordu. Çok geçmeden Teyzem inlemeye başladı. Adeta yaralı bir Ceylan gibi inliyor, titriyordu. Bana iyice yapışmasından ve amının kayganlaşmasından Orgazm olduğunu anladığımda, ben de alttan biri iki pompalama yaparak, ikimiz aynı anda bir defa daha boşaldık. Bir süre öylece yerde yattık…

İnanılmazı başarmıştım, artık yaşam daha zevkliydi. Ve artık daha mutlu bir Teyzem vardı. Nerdeyse hergün dersaneden çıkınca Teyzemin yanına uğruyorum ve en az bir posta sikiyorum Teyzemi. İleride evlensem bile Teyzemi sikmekten vazgeçebileceğimi sanmıyorum.

karımın seks fantazileri

28 Jul

Eşimle yaseminle 3 yıllık evliyiz. Eşim oldukça seksi etine dolgun geniş kalçalı bir kadındır. Bir gün eşime değişik bir fantezi yapmak istediğimi söyledim. O da nasıl yani diyince akşam hakan bize yemeğe gelicek biraz açık saçık giyip azdırsana onu dedim. Yasemin gülerek saçmalama dedi. Bende lütfen aşkım çok istiyorum. Erkeklerin sana arzulu bakmaları beni m çok hoşuma gidiyor dedim. Sen ciddimisin diyince evet çok ciddiyim, zaten hakanın bakışlarından belli sana deli oluyor bide seni açık bir elbiseyle görürse çıldırır dedim. Yasemin biraz naz yapsa da ben ısrar edince tamam dedi. Hemen odaya geçip elbise giymesini söyledim. Eşim elbiseleri giyip yanıma geldi. Gerçekten manyak olmuştu daracık kalçalarına yapışan bir kot üstte dar bir badi vardı fakat badinin dekoltesi fazla olduğu için yakasına iğne vurmuşut. Hemen gidip iğneyi çıkarttım böyle kalsın dedim. O da böyle çok açık oluyor ama beni böyle görüp üstüme atlamasın sakın dedi gülerek. Bende yok atlamaz dedim. Neyse akşam oldu ve hakan geldi. Karım içerde olduğu için kapıyı ben açtım. Hemen hakana gel balkona geçelim rakıyı açtım diyip onu balkona götürdüm. Birinci dubleyi içiyorduk ki eşim yasemin yanımıza geldi. Hakan bir anda yasemini o şekilde görünce gözleri fal taşı gibi oldu. Resmen baştan aşağı bir süzdükten sonra selam verdi ve içmeye devam ettik. İçki muhabbet bayağı koyulaşmıştı, hakan hem benimle muhabbet ediyor hemde kaçamak gözlerle karımın göğüslerini dikizliyordu. Balkon biraz dar olduğu için karıma biraz hakana doğru git ayaklarımı uzatamıyorum diyerek iyice yakınlaşmalarını sağladım. Artık yan yanalardı, bacakları birbirine sürtünüyordu hemde hakan karımın göğüslerini daha net görebiliyordu. Bir ara eşim ayağı kalkıp balkonun uç kısmına gitti ve balkonun yanındaki ağacın dalından kiraz toplamaya başladı. Bende çok topla yeriz diyince ya yetişemiyrom ki dallar uzak dedi. Hakan hemen yerinden kalkıp dur ben yardım edeyim dedi ve eğilip dalı tuttu. Eşim daldan kirazları toplamak için hakanın önüne geçmişti. Hakan bunu fırsat bilerek arkadan eşimin kalçalarına sürtünüyordu. Karım ya ilerdekin dalda daha çok var onu tut diyince hakan iyice sikini karımın götüne dayıyarak dala uzandı resmen siki karımın götüne yapışmıştı. Artık o şekilde duruyorlardı hakan da eşimden tepki gelmeyince iyice dayandıkça dayanmaya başladı ben ise görmemezlikten geliyordum. Daha sonra gelip yanıma oturdular baya bir zaman geçmiş iyice geç olmuştu. Hakana bugün biz de kal bu saatte gitme dedim. O da bunu beklermiş gibi hemen kabul etti. Karım içeri hakana bir yer açtı ve uyumak için içeri girdik. Yatak odasına girer girmez karımın dudaklarına yumuldum. Beni deli ettiniz nasıl bakıyordu sana hele o kalçalarına sikini dayaması bitirdi beni az kaldım boşalayım dedim. Karım da gülerek sorma ya kötü sıkıştırdı beni orda sende hiç ses çıkarmadın yani sikmeye kalksa seyredicektin dedi. Bende evet seyredicektim ama sıkştırdı deme seninde hoşuna gitti o dalı tut diğerini tut diyerek iyice dayattırdın dedim. Munzurca gülümsedi evet gitti dedi. Ama hakanın siki çok büyüktü arkamda bayağı iri bir şey hissetim dedi. Karım böyle konuştukça kuduruyrdum. Şimdi içerde seni hayal ediyordur kesin, her pozisyonda seni sikiyordur dedim. Gülümsedi yok canım o kadar değildir dedi. Bende bıraksana ya şimdi o iri sikini eline almış sennni düşünerek çekiyordur. Bir işaret versen anında atlar sana, istersen çık bir mutfağa git bak hemen peşinden gelir dedim. Yok o kadar da değil burada saldıracak hali yok ya diyince bende iddalaşıp hadi git dene, ama üstüne geceliğini giy dedim. Yasemin yok gecelik olmaz o her yerimi gösteriyor gerçekten gelirse orada beni siker dedi. Bende gülerek sikerse siker hadi beni kırma diyip geceliğini giydirdim ve mutfağa gönderdim. Eşim mutfağa gideli 1 dakia olmamıştıki hakanın odasının kapısı açıldı ve eşimin peşinden mutfağa gitti bende kapı deliğinden izlemeye başladım. Hakan mutfağa girince karımın bacakları hemen tüm güzelliğiyle karşısında duruyordu. Gecelik oldukça kısaydı ve sütun gibi bacakları tamamen açıktaydı. Üst taraf dantelli olduğundan iç çamaşırları falan görünüyordu. Hakan karıma yaklaşıp su istedi. Karım musluğa doğru döndü su almak için tam bu sırada hakan arkadan karıma yapıştı ve sikini kalçalarına dayadı. Elleriyle göğüslerini sıkıyor boynunu yalıyordu. Eşim dur yapma desede onun pek umrunda değildi. Beni çok azdırdın dayanamıyorum seni sikicem diyerek karımı kucakladı ve masanın üzerine uazttı. Hemen bacaklarını ayırıp kilodunu çıkardı ve kafasını yaseminimin amına dayıyarak başladı yalamaya. Karım yapma lütfen diyordu ama onunda ses tonundan hakanı istediği belliydi bir süre sonra karımın yapma lafları kesilmiş yerini iniltiye bırakmıştı. Hakanım aşkım kafasını iyice amına bastırıyordu. Hakanın dil darbeleri onu çıldırmıştı. Rahat 10 dakika amını yaladıktan sonra eşimi ayağı kaldırıp dudaklarına yumuldu, elleriyle kalçalarını sıkıyordu. Yaseminse elini hakanın fermarının içine sokmuş sikini okşuyordu. Hakan hemen eşimi diz çöktürüp kalın sikini eline verdi. Gerçekten çok iri siki vardı. Güzel karıcım sanki hiç yarak görmemiş gibi saldırdı hakanın sikine. Emiyor, yalıyor fahişeler gibi sakso çekiyordu. Sikini, ayalarını her yerini yaladıktan sonra ayağı kalktı ve sik beni hakanım diyerek masaya oturdu hakan da sikmem mi aşkım diyerek yaseminin bacaklarını aralayıp sikini amına dayadı. Hemen sokmak yerine sürtüp öekiyor onu iyice kudurtuyordu. Yasemin bir yandan ahhh ımmmm diye inliyor bir yandan da hadi aşkım sok içime sik beni hadi bebeğim dayanamıyorum amcığım yanıyor sok diye yalvarıyordu. Hakan onu daha fazla kıra dı ve abanarak amına girdi. Artık benim evde olmam ikisinin de umrunda değildi. Çığlık çığlığa sikişiyorlardı. Karımı hiç böyle ben bağırtamamışıtım. Hakan her pozisyonu deniyor orgazm üstüne orgazm oluyorlardı. Bu şekilde üç pozisyonda karımı sikti ama bırakmaya niyeti yoktu götünü istiyorum diyerek sikini götüne dayadı o kalın yarağı zorlaya zorlaya karımın götüne geçirdi. Artık ben dayanamıyordum en sonunda odadan çıkıp yanlarına gittim hakan beni görünce korktu fakat ben hemen gülerek devam et hakan çekinme diyince karımın götüne pompalamaya devam etmeye başladı bende hemen sikimi çıkarıp eşimin ağzına verdim. Bir süre bu şekilde sikiştikten sonra hakana bende karımın götüne bir gireyim dedim. Hakan da beraber ikmiz birden sikelim sen arkadan ben önden dedi. Bende olur dedim ve hemen yasemini yere yatırıp arkadan sikimi geçirdim hakan da önden amına girdi başladık iki kişi bunu deli gibi sikmeye. Karım zevkten uçuyor aşkım beni hep böyle sikin ahh aşkım her zaman ben böyle iki kişi becerin diyordu. Artık zevkin doruklarınndaydıkk vir süre sonra volkan gibi ben karımın götünü hakan da amını dölledi. Sonra siklerimizi çıkarıp ağzına verdik ve bir güzel emdirdik. O gün sabaha kadar bu şekilde sikiştik. Hakan 2-3 günde bir artık bizde karımı doyuruyor bende tabi destek oluyorum.

kocam askere gitti

28 Jul

Slm adım berna ben eşimle evleneli daha 1yıl olmuştu eşim askere gitmek zorunda kaldı beni emanet bırakacak kimse yoktu ailesi bizim oturduğunuz şehirde değildi o yüzde beni ablamla enişteme emanet etti aynı mahallede oturuyorduk oturduğunuz ev bizimdi eşim giderken bana yeteri kadar para bırakmıştı çocuğum yoktu daha yapmamıştık eşim geldikten sonra yapacaktık neyse eşim gittikten sonra ben çoğu zaman ablamda kalıyordum eşimi çok özlüyordum daha yarağa doymamışken beni bırakıp gitmişti eniştemlerde kaldığım zaman eniştemle ablam sıkıştığı zaman sesleri odama gelir çok tahrik olur elimi amıma atar kendimi boşaltıyordum ama bu bana yetmiyordu eniştem yakışıklı biriydi ablamla sikişken ablamın çıkardığı zevk çığlıklarından ben eniştemden çok etkilenmiştim sürekli eniştemi hayal ederek amımı okşuyordum ne yapıp yapıp eniştemle sıkışmeliydim arkadaşlar bu işler öyle kolay olmuyor beraber oturduğunuz zaman gözlerini eniştemin gözlerinden çıkarmıyordum eniştemde farkına varmıştı bir gün Ablam markete gitmişti benle enişte yanlız kalmıştık ben bi camdan bakıp bi ah ah dedim eniştemde hayırdır…baldız çok dertlisin neyin var yoksa bacanağımı özledin dedi bende evet çok özledim dedim beni teselli etmek için yanıma gelip elini boynuma atıp üzülme az kaldı kavuşacaksın dedi ben o anda çok heyacanlanmıştım yanlızlik zor dedi ve gözlerimin içine baktı öyle bi kaç sanye göz göze geldik nerdeyse kalbim duracaktı dudaklarına yapışmamak için kendimi zor tutuyordum birden eniştem bak baldız seni anlıyorum istersen senin sıkıntını giderebilirim bende anlamamazlıktan gelerek nasıl yani diyince birden dudaklarıma yapışarak işte böyle dedi ve elini göğüslerime attı sürekli hayal ettiğm eniştem dudaklarımı öpüyordu bende hemen karşılık verdim deliler gibi öpüşmeye başladık ben ona dedimkı şimdi olmaz nerdeyse ablam gelecek akşam ben eve gidecem ablama telefon Edip enişteyi gönder bana yardım etsin yatak odamın dolapların arkasını temizleyecem diyecem neyse anlaştık ben hemen eve gittim önce eczaneye gidip doğum konturol hapı aldım amımı traş edip banyo yaptım sonra eniştemin en sevdiği beyaz renkli kilmtla sutyenimi giydim çünkü biliyordum eniştemin beyaz renkli iç çamaşırlardan hoşlandığını üzerime kırmızı renkli geceliğımi giydim çok heyacanlıydım sanki bu akşam kocam askerden gelecek gibiydim ve ablama telefon ettim durumu anlattım ablam tamam hemen gönderiyorum dedi ve istersen bende gelip yardım edeyim sana dedi yok yok hayır gerek yok sadece enişte gelsin yeter dedim tamam dedi ve aradan yarım saat geçmiştikı kapı çaldı heyacadan kalbim duracaktı kapıyı açtım gelen eniştemdi hemen içeri geçtik yarıştık birbirimize onu elinden tutup yatak odama götürdüm evet kocamdan sonra eniştem beni burda sikecektı hemen bir birimizi soymaya başladık ben eniştemin pantolonunu çıkarırken o geçeligimi çıkarttı ve o baldız en sevdiğim renk iç çamaşırı Giymişsın dedi ben güldüm hemen eniştemin kilotunu çıkarttım oda traş olmuştu yaragi kazık gibi olmuştu benim amım çoktan ıslanmışı eniştem beni yatağa yüz üstü yatırdı ve vücudumu yalamaya başladı her yerini öyle zevk alıyordumki sonra beni çevirdi meme uçlarım dimdik olmuştu sanki fırlayack gibi duruyordu eniştem onları ağzına alıp emiyordu daha eniştem bana koymadan nerdeyse boşalacaktım yasak ilişkinin verdiğ zevk olsa gerek eşimden asla böyle zevk almıyordum neyse eniştem aşağı inmişti su içinde kalan amımı yaliyor dilini amima koyuyordu ben çığıkıkar atıyordum ben artık enişteme kocacım diyordum ne olur o yarağını sok bana diyordum oda çok harika amin var sanki sikilmemiş belliki bacanak fazla sıkmemiş diyordu gerçektende fazla sıkmemişti ve eniştem o koca yarağını amima dayadı kafası girince benin gözlerim yanlara kaydı evet eşimden sonra eniştemin yarağı amımdaydi çok zevk alıyordum eniştem amıma vuruyordu canım baldızım diyordu bende canım eniştem vur bana kocama bi şey Bırakma her şeyimi al kocam sensin kökle bana taşaklarınıda koy diyordum eniştem iki bacağımı omuzuna atmış o tatlı yarağını sonuna kadar kokuyordu bana eniştem baldız boşalacam dedi bende boşal içime erkeğim ve yarağını içimden çıkarma eniştem içime boşaldıktan sonra üzerime uzandı bir birimize o şekilde on dakka sarılı kaldık ve eşim gelene kadar böyle gizli gizli sıkışırdik allah herkese böyle bi enişte nasip etsin şimdi kocam askerden gelmiş artık fazla yapmıyoruz yakalanacz diye eniştemden aldığm o zevki şimdi kocamdan alamıyorum zaten eniştemed sürekli bana senden aldığm o zevki eşimden alamıyorum diyor

arkadasını fena siktim

28 Jul

Yaklaşık 1,5 yıl önce başıma gelen bir öyküyü paylaşmak istedim. Hayatımda kimsenin olmadığı bir dönemde gerek iş hayatında, gerekse internet ortamında bir çok kadınla tanışıyor ve bazılarıyla da birlikte oluyordum. İşte internet üzerinden tanıştığım Harika’da sadece bu kadınlardan biriydi.

Normalinde internetten biriyle tanıştığın zaman ilk buluşmaya kadar çeşitli kurlarla kadını nasıl sikeceğini hayal eder ve o zamanın gelmesini beklersin.. Bu seferki biraz olağan dışıydı. Gündüz iş yerinde tanıştığım, daha sonra msn de sohbeti ilerlettiğim hatun ile akşam kordon da buluşmaya karar vermiştik. Arkadaşıyla spordan çıkacağını ve daha sonra yanımıza geleceğini söylediğinde bende hemen en yakın arkadaşımı arayıp gece ona ekmek çıkardığımı belirttim. :)

İş sonrası biz arkadaşımla kordonda bir şeyler içerken kadınlar dedikleri zamanda mekanın önünde belirdiler. İlk başta çok beğendiğimizi söylemesemde seksi giyinmeleri ve bizimde hafif alkollü olmamız sonucu ön tarafımızdaki hareketlenmeye hakim olamıyorduk..

Neyse kadınlarla masaya geçtikten sonra birinin 41, diğerinin ise 38 yaşında olduklarını ve tek yaşadıklarını öğrendik. Derken şarap seven kadınların 3. dubleden sonra nasıl konuyu sekse getirdiklerine gülerek şahit oluyorduk, zaten bizim de istediğimiz buydu. Ben yanımdaki Harika ile iyice kaynaşıp ufak öpücüklere geçmişken, karşımdaki arkadaşım ve onun yanındaki hatunda aynı kıvama gelmişlerdi..

Harika atık lafı uzatmadan hadi kalkıp bize gidelim, lafı çocuk gibi uzatmak istemiyorum, “bu akşam beni sikmeni” istiyorum dediğimde gözlerimdeki parıldamayı görmeniz gerekirdi. Alkolün de etkisiyle hemen kalkıp arabaya bindik ve yarım saat sonra 4 kişi Harika’nın evinden giriş yapmıştık..

Artık herkesin niyeti belli olduğuna göre konuda devamlı sekse geliyordu. Harika banyoya girerken bana yatak odasına geçmemi söylediğinde bir asker edasıyla verilen emri dinleyip yatak odasına geçtim ve çıplak bir şekilde yatakta onu beklerken bir yandan da kendi sikimle oynuyordum..

10 dakika sonra nihayet odanın kapısı açıldı ve Harika bornozuyla kapıda belirdi. Bir sigara içelim ve içerkende sana bir şey söylemek istiyorum dedi. Kadıncağız yaklaşıl 3 yıldır seks hastası olduğunu ve bunun için tedavi gördüğünü söyleyince önce bir şaşkınlık yaşadım ve ardından konunun detaylarına inince şuanda o modda olmadığımı ve hemen kendisini sikmek istediğimi söyledim. Muhabbete ilk postanın sonunda devam etmeliylik..

Kadının normal yaşantısıyla seks sırasındaki halindeki farklılıklar hemen belli oluyordu. İnanılmaz çılgın ve sert bir kadın vardı karşımda.. Sevişirken canını yakmamı, bir amına bir götüne sokarken aynı anda vibratörüyle oynaması ilgi çekiciydi.. Benim sikimi ağzına alırken aldığı zevk inlemelerine yansımıştı. Bu beni daha da delirtiyordu. Derken başka bir vibratörü götüne sokarken benimde amından sikmemi istedi. Verilen her emir kutsaldır bilinciyle derhal görevimizi yerine getirirken zamanın ne kadar geçtiğini anlayamamıştık.. 2. postanın sonunda bendeki alkol ve yorgunluk baş gösterirken Harika’nın da uyku gözlerinden akıyordu..

“Ben uyuyorum canım ama sen sonra azıp dalganı kaldırırsan ben uyurken dahi beni sikebilirsin” ilgimi çekmişti ama benim aklım içeride bizim arkadaşın siktiği diğer hatuna kaymıştı şimdi.. Yaklaşık 2-3 saaat uyduktan sonra işemek için tuvalete kalktığımda salonda bunlarında çıplak uyduğunu farkettim..

O anda önümdeki hareketlenme ve içimdeki isteğe hakim olamadan, parmaklarımın üstünde yürüyerek kadının göğüslerine dokundum. Biraz sert bir uyarmadan sonra tuvalete gel diye işaret yaptığımda kafasıyla tamam anlamında onayladı beni.. Ben direk tuvalete gidip aynada kendime bakarken kapının açılması ve benim kadınla yiyişmeye başlamam bir oldu. Harika’nın bizi görmemesi için de sessiz ama vahşi bir biçimde kendimizden geçiyorduk..

Tuvalet ufak olduğundan hareket alanımızda dardı. İlk olarak kolzetin kağağını kapayıp üstüne oturduktan sonra hatunu sert bir şekilde benimkinin üstüne oturttuğumda çıkardığı ses sonrası ani bir hareketle ağzını kapadım. Derken duşakabinin oraya doğru domaltıp sert hareketlerle sikerken hem hatun hem de ben gelmek üzereydik. Sonrasında işimiz bitip ayrı yataklara doğru yol alırken havanın aydınlandığı ve milletin iş için kalkıp yollara koyulduğunu gördükten sonra giyinip eve doğru yol almamız gece başlayan uzun maratonun sonu oluyordu. Üzerimizdeki yorgunluğa rağmen yaşananlar bunlarla ibaret değildi.

üvey ablam ve azgınlıkları

28 Jul

Merhaba ben Barış, evin tek çocuğuydum. Babam öz annemden boşandıktan sonra, yetişkin bir kızı olan bir kadınla evlendi. Yani üvey annem ve bir de üvey ablam oldu. Üvey anneme normal ‘Anne’ diye hitap ediyorum, üvey ablama da normal ‘Abla’ diye. Sizlere ablamla olan seks hikayemi anlatmak istiyorum. Bizim buralarda yaz aylarında yaylaya çıkarlarlar. Yaz mevsimiydi, Mayıs sonu Haziran başıydı. Annemler yine yaylaya çıkmışlardı. Ben ve ablam çalıştığımız için yaylaya sadece hafta sonları çıkıyorduk, anlayacağınız hafta içi evde ablamla birlikte kalıyorduk.

Yine sıcak bir Mersin günüydü, artık havalar oldukça ısınmıştı. Akşam işten eve gelmiştim. Ablam henüz eve gelmemişti. Ben sıcaktan bunalmış bir durumda hemen üstümü çıkardım ve duşa girdim. Bir güzel duş aldıktan sonra, belime havluyu sarıp, rahatlamak üzere oturma odasına geçtim ve bir sigara yaktım. Daha yeni oturmuştum ki kapı çaldı, kapının gözetleme deliğinden baktım, ablam gelmişti, kapıyı açtım. Ablamla çok samimi olduğumuz için yanında havlu veya Boxer’ımla dolaşabiliyordum, o da benim yanımda iç çamaşırlarıyla gezebiliyordu, birbirimizden hiç çekinmezdik. Ablam da sıcaktan bunaldığı için eve girer girmez üstünde ne var ne yoksa çıkardı (iç çamaşırlarına kadar) ve sıcağa hayıflanarak banyonun yolunu tuttu. Bizim Şohben gazlı olduğu ve banyoda havalandırma penceresi olmadığı için, zehirlenme olmasın diye duşa girdiğinde banyo kapısını tam kapatmamıştı…

Ben de üstümü giymek üzere odama geçerken, aralık banyo kapısından ablamın o güzel vücudunu gördüğümde birden tuhaf oldum. Bu arada ablam 35 yaşında, kısa bir evlilik yaşamış, 1.80 boyunda, 75 kilo civarında, iri göğüslü, süper kalçalara sahip, ayaklarına son derece iyi bakan, muhteşem fizikli bir bayandır. Odama geçtiğimde ablamı çıplak görmenin vermiş olduğu bir hazla sikim kalkmıştı. Daha önce hiç böyle bir duygu içerisine girmemiştim ve ablama hiç sikim kalkmamıştı. Bugün neden böyle oldu bilmiyorum. Üzerime şortumu giydim mutfağa geçtim, atıştırmak için birşeyler hazırlarken, ablam da banyodan havluya sarılı bir şekilde çıktı ve yanıma mutfağa geldi. Saçları ıslaktı, bir elinde küçük bir havlu ile şaçlarını kurulayıp, rahatladığını söyledi. Ben de, “Sıhhatler olsun abla!” deyip kendisine soğuk bir kola verdim…

Ablam kolayı aldı ve yanımdaki sandalyeye oturdu. Üzerindeki havlu bacaklarının yukarı kısmına kadar açılmış, neredeyse amı görünüyordu. Ben daha çok tahrik olmuştum ve kalkık sikim şortumun üzerinden artık fazlasıyla belli olmaya başlamıştı. Bu durum belli etmemek için saklamaya çalışırken, ablam, “Hayırdır, kaldırmışsın yine!” dediğinde utancımdan yerin dibine girecektim. Ablam kolasını bitirip üstünü giymek üzere odasına gittiğinde, kendime kızıyor söyleniyordum ve biryandan da kalkık sikimi elimle bastırarark indirmeye çalışıyordum. Ablamın tekrar yanıma geldiğini bile duymamıştım, gülerek, “İndiremedin mi?” dedi. Arkamı dönüp baktığımda ablamın külot ve sütyenle arkamda olduğunu farkettim. Utancımdan kıpkırmızı olmuştum, ablama verecek cevap bulamadım. Üstelik sikim halen kazık gibi kalkıktı ve şortumun önü çadır gibi duruyordu…

Ablam arkama gelip, vücudunu bana yapıştırdı ve “Dur sana yardım edeyim!” diyerek elini önüme attı, şortumdan içeri soktu ve sikimi okşamaya başladı. Ablamın sikime ellemesi o kadar zevkliydi ki, heyecandan kalbim duracaktı. Birden beni kendine çevirip dudaklarıma yapıştı, çılgınlar gibi öpüşüyorduk. Ablam bir eliyle sikimi okşuyor ve şortumu çıkarıyordu. Sonra önüme çömelerek sikimi ağzına aldı ve yalamaya başladı. Daha sikimi ağzına alalı bir dakika olmadan sarsıla sarsıla ablamın ağzına boşaldım. Ben boşalırken ablam taşaklarımı avuçluyor ve ağzına fışkıran döllerimi yutuyordu. Benimse dizlerim titriyordu. Boşalmam bittikten ve sikimden çıkan son damlaları da yaladıktan sonra ablam ağzını silerek ayağa kalktı. Dudaklarımdan öpükten sonra sütyeninin kopçasını çözdü, sütyenini çıkardı ve göğüslerini iki eliyle birleştirerek, yalamam için uzattı…

Ablamın göğüslerini öpüp yalamaya, emmeye başladım. Ablamın göğüslerini emerken bir elim de kalçalarında geziniyordu. Elimi külodunun arkasından içine soktum ve ablamın götünü biraz okşadım avuçladım. Ablam başımı aşağı bastırınca anladım ki amını yalamamı istiyordu. Göğüslerinden göbeğine yalayarak küloduna kadar imdim. Ablam ayakta, bu sefer ben önünde çömelmiştim. İki elimle külodunu aşağı sıyırınca ablamın kıllı amıyla burun buruna geldim. Ablamın amını önce derin derin koklayıp, mis gibi amının kokusunu içime çektikten sonra, amının kıllarından ve dudaklarından başlayarak, amının her tarafını yaladım. Dilimi içine sokmak için uğraşıyordum, fakat ablam ayaktayken biraz zor oluyordu. Ablam beni ayağa kaldırarak, külodunu tamamen çıkardı ve “Odama gidelim hadi!” diyerek elimden tuttu, odasına götürdü.

Ablamın odasına girince yatağa uzandı. Ablamın o muhteşem bakımlı ayaklarını yalamaya başladım. Sonra ablam bacaklarını ayırarak karnına çekti, iki eliyle amının dudaklarını açarak Nar gibi amcığını ortaya çıkardı. Ben de hiç vakit kaybetmeden hemen yumuldum amına. Dilimi busefer rahatça amının deliğine sokup çıkarabiliyordum. Ablamın amını dilimle siker gibi bir süre dilledikten ve yaladıktan sonra ablam kasılmaya ve titremeye başladı. Ağzıma boşalıyordu. Amından akan suları da iştahlı birşekilde yaladım. Ablamın titremesi geçtikten sonra beni yatağa sırtüstü yatırarak kendisi de üzerime ters bir şekide uzanarak 69 pozisyonuna geçtik. Ben ablamın amını yalarken, ablam da benim yarı sertleşmiş sikimi kökünden tutarak yalıyor, emiyordu…

Ablam sikimi yalayarak yeniden kazık gibi yaptıktan sonra üzerimden kalkmadan aşağı kaydı ve ayak bileklerimden tutunarak kalçasını kaldırıp amıyla sikime oturdu ve yavaşça hepsini aldı içine. Ablamın amı yanıyordu, sikim sanki fırına girmiş gibiydi ve amının içi kaygandı. Önce kalçalarını bir süre sağa sola oynatıktan sonra, yukarı aşağı oynatmaya başladı. Az sonra ablam bu hareketlerini hızlandırarak inlemeye başladı. Ablam yeniden orgazm olup boşalıyordu galiba. O esnada parmağımı götüne sokunca çığlık çığlığa boşaldı. Amının sıvıları sikimden süzülüyor, taşaklarıma kadar akıyordu. Ablamın amı okadar kayganlaşmıştı ki, sikim zırt pırt çıkıyordu, ablam da eliyle tekrar yerleştiriyordu amına. Baktı yine çıkıyor, üzerimden inerek domaldı ve “Hadi böyle sik!” dedi. Ablamın arkasına geçip amına sikimi soktum ve pompalamaya başladım…

Bu poziyonda da sikim arada bir çıkıyor, ben yeniden amına sokuyordum. Fakat sokmaya çalışırken, sikim arasıra götünün deliğine denk geliyor ve girmeyince sikimi aşağı bastırarak amına sokuyordum. Bu birkaç kez tekrarlanınca, ablam “Götümden de mi sikmek istiyorsun?” diye sordu. Oysaki ben bunu bilinçli olarak yapmıyordum. Ablamın bu sorusuna şaşırmakla birlikte sevinmiştim, “Sikebilirmiyim?” diye sordum. Ablam, “Dur ozaman!” dedi ve Komodinin çekmecesine uzanarak Bebe Yağını aldı ve bana uzattı, “Güzlece yağla!” dedi. Ablamın göt deliğini ve sikimi güzelce yağladım ve sikimi götüne dayadım. Giriyordu fakat amına girer gibi birden girmiyordu, götü çok daha dardı. Hafif zorlanarak sonunda hepsini sokabilmiştim. Ablam, “Şimdi yavaş yavaş yap canım!” deyince, ağır ağır git gellere başladım…

Sonunda iyice hızlandığımda, ablam çıldırmış gibi bağırıyor, aynı zamanda zevkten kuduruyordu. En az 10-15 dakika götüne girip çıktım ve ani bir kasılmayla o güzel götünü döllerimle doldurdum. Ablam zevkten gözlerini bile açamıyordu, ben ise üzerine yığıldım kaldım. O gün ablamla birlikte yattık ve sabaha kadar ablamı siktim! Artık ablamla evde yalnız olduğumuzda sürekli sikişiyoruz!

karımın orospulukları

28 Jul

Ben 34 yaşındayım , karım ise 29 .. Görücü usülü evlendik .. İş hayatında başarısızlıklarım evliliğimizde hep sorundu çünkü karımın gözü hep yükseklerdeydi.. Babamın mirasından kalan para bile bir apartmanın zemin katında , arka kapısı bahçeye açılabilen bir ev almıştım ama karım bunu da sevmemişti…

Birgün şirket beni azerbeycanda iş bağlamam için görevlendirdi . sabah erken saatte uçağım vardı ve karım yolculama zahmetinde bile bulunmadı.. havalanında bineceğim uçakta teknik sorun olduğu için yarına ertelendiği söylendi.. şirkete haber vermedim , evde kafa dinlerim diye ve eve döndüm , bahçe katına inip oradan girerim , hatta bahçeden bir gül koparıp karım uyurken ona uzatırım jest olur gibilerinden hayaller kuruyordum.. kapı pimapen tarzı olduğu için ses çıkarmadan açılabiliyordu , içeri girdim tam elimdeki bavulu yere bırakıp gül koparmak için dönüyordum ki , içerden kahkaha sesi yükseldi.. kalbim sıkıştı birden , soğuk soğuk terlemeye başladım.. sessizce koridordan yatak odasına doğru ilerledim , hafifce başımı eğerek yatak odasına baktığımda irkildim , patronum karımı altına almış sert bir şekilde sikiyor , karım ise onu sıkıca sarmış , ”hadi bebeğim , hadi bebeğim” diyerek daha da azdırıyordu.. hemen geri dönüp bavulumu bahçede çıkardım ve geri döndüm, tam yatak odasının karşısında ütü odası olarak kullandığımız yer vardı , oraya geçip kapının arkasından seyretmeye başladım.. bir yandan kıskançlık duymaya bir yandan da zevk almaya başlamıştım… patronum iyice karıma girip çıktıktan sonra içinden çıktı ve göğüslerine boşaldı , karımın zevk inlemelerini 4 yıllık evliliğimizde bu kadar duymamıştım.. banyoya geçtiler , orada da iş bitiriler diye düşünürken patronum yatak odasına geri döndü , bir kaç saniye sonra da karım yanına gitti , patronum doymadım ben diyerek aletini karımın eline verdi , karım biraz okşadıktan sonra ağzına aldı ve sömürmeye başladı , oysa ben ne zaman istesem bunu tiksinirdi ama patronumun aletini özenle yalıyordu . Patronum bir yandan parmaklıyordu.. Karımı domaltı ve içine girdi , karım ”sik beni sik beni aşkım” diyordu.. daha sonra patronum uzandı ve karım üstüne çıktı . Patronum bir yandan memelerini sıkıyor , bir yandan kalçalarına vuruyordu . Karımın zevk sesleri evi sarmıştı.. Patronum onu bir çevirişte altına aldı ve bacakları omuzuna koydu.. inanılmaz sert vuruyordu.. Sonra içinden çıktı ve karımın ağzına vererek , ağzına boşaldı… Kalkıp banyoya geçtiler ben de o sırada sessizce arka kapıdan çıktım .. Azerbeycan dönüşü terfi aldım… Karımın orospuluğu sayesinde oldu..

sarışın müşteriye 5 posta

28 Jul

Yapı & Dekorasyon üzerine küçük bir şirketin ortağıydım,işimiz müşteri bize internetten v.b kanallardan ulaşır ben veya ortağım müşterinin evine gider tadilat v.b için fiyat verir anlaşırsak işi alırdık, geçen yıl temmuzda Ankaranın bir semtinde bayan bir müşterimizle randevumuz oldu. Ortağımın işi olduğu için tesadüfen ben gitmek zorunda kaldım, iykide ben gitmişim :) sarışın ve çok güzel bir bayan kapıyı açtı, salona geçtik soğuk bişeyler içtik koyu bir sohbetten sonra mutfağın tadilatı için fiyat teklifini verdim, 2-3 firmadan daha fiyat alacağını bize olumlu olursa döneceğini söyledi, teşekkür ettim ayrıldım. Aradan 2 hafta süre geçti beni aradı; “müsaitseniz sözleşme için görüşmek isterim” dedi… 3 saat sonrasına randevulaştık, evine gittiğimde son derece sexy; dar, bol dekolteli tshirt’ün altına kısa shortla beni karşıladı, yaz ayının sıcaklığıyla çıldırmıştım, elimden geldiği kadar soğukkanlılığımı bozmadan sözleşmeyi imzaladık. sonra havadan sudan kaynatmaya başladık, facebook tan adreslerimizi alıp ekledik, sonra ben daha fazla çıldırmadan evden çıktım. Sonra hergün konuşmaya başladık face ten msn den, eşinden 5 sene önce ayrıldığını üniversitede okuyan kızı olduğunu evin hergün boş olduğunu söyledi. Ben evde kendimi rahat hissetmeyeceğimi arkadaşımın bekar evi olduğunu orada görüşebileceğimizi söyledim, bir cumartesi akşamı bahçelide buluştuk, gece saat 12″ye kadar içtik, dul olmanın zor olduğunu benim ilk görüşemede ona asılmadığım için çekici geldiğimi felan filan edebiyatı yaptı :) kafamız çok güzel olmuştu, kankayı çaktırmadan aradım, evi boşaltması gerektiği konusunda ikna etmem çok uzun sürmedi… eve geçtik, kapıdan içeri girer girmez sarı saçlarından tutup yüzünü duvara yasladım… bir elimlede elini arkasına doğru kıvırdım, tek parça elbise giymişti eteğini kaldırdım, bir yandan çılgın gibi hem boynundan öpüyor bir yandan tangasını sıyırıyordum, manyak gibi öpüşüyorduk, benim yarrak tank namlusu gibi çelikten olmuştu, oda bayağı ıslanmıştı… arkadan ıslanmış amcığına yavaş yavaş sürttürmeye başladım.. çılgın gibi inliyodu, gelen ses zaten beni çıldırtıyordu.. yavaş yavaş ıslaklığı hissede hissede içine girdim. artık elini bıraktım, bir yandan göğüslerini sıkıyor, bir yandanda sert tempoyla aşağıdan amcığın içine giriyordum kısa bir süre sonra önce o boşaldı 2-3 dakika sonra ben, dolaptan soğuk bişeyler içip üzerimizdekileri çıkartıp banyoya geçtik duşun altında önümde eğildi sanki hayatında hiç yarrak görmemiş gibi sarılıp emmeye başladı bir yandan diliyle yalıyor emiyor vakum yaparak içine çekiyordu , bu zor koşula çok fazla dayanamadım, ayağa kaldırdım. tek ayağını duşun kenarına kaldırdı, tekrar sert bir şekilde amcığın içine girdim kalçalarından sıkıp amcığın derinliklerine girip çıkartıyordum. 2.yi boşaldım. sonra havlulara sarılıp birer bira alıp yatağa geçtik, yine yüz üstü yatırdım arkadan içine girmek delirtiyordu beni, tenimizde uyuşmuştu 3 ve 4 ü boşaldım. sabah erken kalktım, sırtını dönmüş uyuyordu, bacaklarının arasından yarrağı sürtmeye başladım, uykuda bile ıslandı amcığı, sonra göğüslerini sıktım sıktım içine girdim. hatun uyanmıştı 5. oldu… hatun ne kadar boşaldı bilmiyorum, evden çıktık güzel bir kahvatıdan sonra evine bıraktım, 15 gün sonra mutfağın montajını bitirdik, yaklaşık 2-3 ay daha görüştükten sonra malesef ayrıldık…o cumartesi gecesi hayatımda yaşamadığım seksi yaşamıştım… çok teşekkürler tatlı sarışınım :)

baldızımın azgın fantazileri

28 Jul

Selam, ben Berent. Size geçen yıl yaşadığım bir anımı yazıyorum. Evliyim, eşim her yaz olduğu gibi bu yaz da ailesiyle birlikte Marmaristeki yazlıklarına gitmişti. Ben işimden dolayı İstanbulda kalmak zorundaydım. Ertesi gün telefonum çaldı, arayan dul baldızımdı (eşimin ablası). Hal hatır sorduktan sonra benim niye gitmediğimi sordu. İşimin yoğunluğundan gidemediğimi söyledim. “Bekar kaldın demek, eee ne yapacaksın şimdi 15 gün boyunca?” diye sordu. Baldızım olduğu için çekiniyordum, fazla birşey diyemiyordum, “Ne yapayım, akşamları arkadaşlarla falan takılıp birşeyler içeriz, sonra da eve…” dedim.

Akşam üzeri eşim aradı ve ablasının evine elektrik tesisatı tamiri için ustaların geleceğini, oraya gitmemi istedi. “Ne zaman?” diye sordum, “Ablam seni arayacak.” dedi. Akşam baldızım aradı ve yarın müsait olursam evinde birkaç saat durmamı istedi. Baldız çalışıyordu ve iş çıkışında yetişse bile adamlarla yalnız kalmak istemiyordu. Ertesi gün işlerimi bitirip doğruca baldızın evine gittim, anahtarı kapıcıdaydı, aldım eve girdim. Ustalar geldiler, işlerini 2-3 saatte bitirdiler. Ben baldızı aradım ve bitirdiklerini söyledim. Baldız teşekkür etti ve “İstersen gitme, akşam gelirken Pide yaptırıp getireceğim, birlikte yeriz!” dedi. Ben ne kadar yok desem de ısrar etti. “Ben gelene kadar istersen internete falan gir, film falan izle…” dedi. “Tamam.” dedim.

Bilgisayarı açtım ve internete girdim. Biraz sörf yaptıktan sonra Bilgisayarı karıştırırken baldızın özel dosyalarını buldum. Gördüklerime inanamadım, baldızımın birsürü çıplak resmi vardı. Benim yarak dikilmeye başladı. MSN görüşmelerinin geçmişini kurcaladığımda ise daha da şok oldum. Yazışmalarının hepsini okudum. Baldız MSN’de, amlı yaraklı, amdan götten sikişmeli laflarla, bir sürü erkekle sanal seks yapmış. Baldızımın bu kadar azgın olduğunu bilmiyordum. Bilgisayarı kapatıp, baldızın yatakodasına gittim. Çekmecelerini kurcalamaya başladım. Fantazi iççamaşırları, sexy çorapları… Hemen onları yatağın üstüne koydum, dokunmaya başladım. İlk defa böyle birşey yapıyordum, ama güzeldi. Çekmecenin birinde Vibratörler ve Dildolar vardı. Sonra banyoya girdim. Kirli sepeti açıktı, iyi ki ustalar buralara girmemişti. Giyilmiş tanga külotlar, ince çoraplar, sexy gecelikler vardı. Kendimi tutamıyordum, hepsini koklamaya başladım. Artık dayanamıyordum, baldızımı sikmek istiyordum.

Baldızımın işten çıkış saati yaklaştıkça heyecanım artıyordu. Vakit geldi ve telefonum çaldı, arayan baldızımdı, dolmuştan inmiş, Pidelerin yanında ne içmek istediğimi sordu, “Bira içermisin?” dedi. “İyi olur!” dedim. 10 dakika sonra baldız elleri dolu bir şekilde geldi. Kapıyı açtım, yardım ederken gözüm göğüslerine takıldı. Baldız farketti ve güldü. İçeri geçerken de arkasını bana sürttü ve “Pardon!” dedi. Dolmuşta çok terlediğini söyleyerek, “Yemekten önce duş almak istiyorum!” dedi. Hiç bir delil bırakmamıştım ortada, baldız anlamasın diye. Ben salona geçtim, baldız da duşa girdi. Banyonun kapısını aralık bırakmıştı, acaba bu bana bir sinyalmiydi? Yavaşça ayaklandım ve banyonun kapısına yaklaştım. Duşakabin olduğu için beni görmesi imkansızdı. Benim yarak yine dimdik olmuştu. Baldızın vücudu çok güzeldi, orta yaşlı olmasına rağmen genç kız gibiydi…

Baldızın yıkanma işi bitti ve bana seslendi. Ben sessizce uzaklaşıp salona gittim ve “Efendim?” dedim. “Balkondan bornozumu getirirmisin?” dedi. “Hemen!” dedim ve gittim getirdim, banyonun aralık kapısından uzattım, aldı. Ben salona, o bornozla yatakodasına, giyinmeye gitti. Üzerine askılı beyaz bir elbise giymiş, içini belli ediyordu, içinde siyah bir külot ve sütyen vardı. Çok kötü olmuştum, artık dayanamıyodum. Mutfağa gelmemi söyledi. Gittim. “Otur, sohbet edelim, ben de bu arada Pideleri hazırlarım.” dedi, Bira verdi, kendine de açtı bir tane. “Eeee neler yapıyorsun, anlat?” dedi. “Çalışmaya devam…” dedim, ama gözüm baldızın orasında burasındaydı. O da farketmiş olacak ki, dolaptan birşey alırken bacaklarını açıyor ve daha çok eğiliyordu. Külodu tüldü, amı gözüküyordu.

Baldız Pideleri servis yaptı, yedik. İçtiğimiz Biraların etkisiyle ikimiz de cesaretlenmiştik. Yemekten sonra ben Televizyon izlerken baldız tabakları falan toparlıyordu. Birkaç dakika sonra baldız yanıma geldi, “Yoruldum, şöyle uzanabilirmiyim?” dedi. “Tabii!” dedim. Sütyenini çıkarmıştı, yan yatıyordu. Sohbet ediyorduk. Başının ağrıdığını söyledi. “Biraz masaj yapmamı istermisin?” dedim. “Oluuurr!” dedi ve yere oturdu. Ben masaj yaparken kolları dizlerimde asılıydı, açıp açıp kapatıyordu. Omuzlarına indim. “Süper yaaa! Hiç bozma devam et!” dedi. “Sırtına da yapmamı istermisin?” dedim. “Yaapp!” dedi, devam ettim. Aşağılara indikçe inliyordu sanki. Omuzu sikime değdinde, “Dur!” dedi. Korktum, durdum. Baldız döndü, yüzüme ilginç bir bakışla, “Ne oluyor?” dedi. “Ne oldu ki?” dedim. “Niye kalktı o?” dedi. Utancımdan kıpkırmızı oldum, salağa yattım, “Neden bahsediyorsun?” dedim. Baldız elini sikime attı ve “Bundan bahsediyorum!” dedi. Fermuarımı açtı, sikimi çıkarıp okşamaya başladı…

Benim hiç sesim çıkmıyordu. Baldız önüme diz çöküp sikimi ağzına aldı ve emmeye başladı. Halen inanamıyordum, baldızım sikimi emiyordu. Bir süre saxo çektikten sonra doğruldu ve öpüşmeye başladık. Dakikalarca öpüştükten sonra baldızı üçlü koltuğa uzatıp, tül külodunun üstünden amını yalamaya başladım. Aynı MSN geçmişindeki okuduklarım gibi, “Isır, em, yala beni!” diyordu. Külodunu sıyırdım bacaklarından çıkardım ve dilimi amında gezdirmeye, yalamaya devam ettim. Amının suları akıyor, inliyordu. Beni üzerine çekerek, “Hadi sok artık yarağını, seni istiyorum, sik beni!” dedi. Bacaklarının arasına yanaşıp, yavaşça sikimi amına soktum. Amının içi sıcacıktı, sikim rahatça kayıyordu. Baldızla farklı pozisyonlarda sikişmeye devam ettik. En son baldızı koltuğa domalttım, arkadan amını sikiyorum. “Kalçalarıma vurarak sik!” dedi. Kalçalarına vura vura sikiyordum baldızımın amını, saçlarını çekiyordum…

Epey bir siktikten sonra baldız, “Ben bittim, sen de geleceğin zaman çıkma, içime akıt!” dedi. İyice hızlandım, bağırarak, baldızın kalçalarını tokatlayarak, götünü parmaklayarak, amının içine boşaldım. Baldız mutluluktan mayışmıştı, “Uzun zaman oldu böyle sikilmeyeli!” dedi.

Eşim Marmaristen dönene kadar, 15 gün boyunca siktim baldızı. Halen uygun vakitlerde çağırır beni, gider farklı fantazilerle sikerim baldızımı!

otobüste bana boşaldı

28 Jul

Merhaba Ben 55 yaşında yaşımı göstermeyen oldukça bakımlı giyimine özen gösteren bir kadınım. Kendimi yaşıma rağmen oldukça seksi bulduğumu söylemeliyim. 5 Yıldır bir erkekle seks yaşantım yok kendimi tatmin ederek ihtiyacımı gidermeye çalışıyorum. Ancak kendimi tatmin etmeden önce kendime o gün için beni fırtınalara itecek olaylar yaşatmaya çalışıyorum. Kısacası gösteripte vermeyen biriyim. Kalabalık yerlerde bacaklarımı iç çamaşırımı özellikle külotumu
(Külot giydiğim zamanlar ) dolgun kalçalarımı teşhir etmeyi erkeklerin bana bakıp pantolonlarından siklerini gizlemeleri benim akşam kendimi tatmin etmek için en güzel malzemelerim. Size Belediye otobüsünde başımdan geçen benim 1 hafta hayallerimi süsleyen bir olaya gireceğim. Son senelerde enerji ile çalışan belediye otobüsleri var ıstanbul da yaşayanlar bilirler. Sabah saat 10,30 du Mecidiyeköy den Bahçeşehir e gitmek üzere yola çıktım üzerime mini bir etek ve içime külot giymedim. Pürüzsüz bacaklarımla vücudum tam bir uyum içindeydi.
Otobüse bindim iki kişi vardı birisi en arkada yüzü arabanın arka tarafına bakacak şekilde ters oturmuştu hemen onun tam karşısına gelecek şekilde oturdum en arka taraf onun oturduğu koltuklara nazaran biraz daha yüksekte kalıyordu. Çantamdan kitabımı çıkarttım ve okur gibi yaparak bir yandan karşımdakinin nasıl biri olduğunu anlamaya çalıştım. 18 yaşlarında bir genç idi karşımda oturan . Sanıyorum ilgisini çekmiş olmalıyım ki aptal bir şekilde bacaklarıma bakıyordu. Kendi kendime tamam dedim biraz amımı ıslatmanın zamanı geldi dedim . Kendimi biraz daha öne doğru iterek eteğimin kalçalarımı gösterecek şekilde olmasını sağlayacak duruma getirdim. Tabi bu arada halen kitap okuma numaram devam ediyordu. Çocuğun sikinin kalktığı açıkça belli oluyordu. Yaşına rağmen pantolonunun kabarıklığından iri bir aleti olduğu gözüküyordu.
Bacaklarımı biraz daha araladım. Artık amımı görmemesi için kör olması gerekirdi. Bacaklarımı bir açıp bir kapatıyor onu iyiden iyiye delirtiyordum. Otobüse 2 kişi daha binmişti. Onlar beni görmüyorlardı sırtları dönüktü bana. Bacaklarımı iyice açtım. Islaklığımın şırıl şırıl aktığını çocuk görebiliyordu. Elimle bacaklarımı kaşır gibi yapıp şekilden şekile giriyor gizemli yerlerimi daha rahat görmesini sağlıyordum. Çocuk daha fazla dayanamadı elini sikine koydu ve ceketiyle elini kapattı. Elinin hareketlerinden bana bakarak kendini tatmin ettiğini ben anlıyordum. Ama anlamamazlık tan geliyordum.
Çocuğun elinin hareketlerinden sikini pantolonundan çıkarttığı elinin her yükselmesinden de yarrağının iriliği belli oluyordu. Tam bu esnada kitabı kapattım ve çocuğun gözlerine baktım o ise hiç istifini bozmadan ceketini birden üzerinden çekti , sikini bana göstererek sıvazladı ve çok tazzikli bir şekilde boşaldı bacaklarıma
spermleri gelmişti. Bana bir öpücük işareti yaparak ilk durakta indi. Ben mahvolmuştum. Bacağıma gelen spermi elimle alarak ağzıma götürdüm bu tadı unutalı tam 5 yıl olmuştu. Eve kendimi zor attım ve o çocuğun beni siktiğini düşünerek kendimi tatmin ettim.Bir hafta aklımdan çıkmadı defalarca beni doyuma ulaştırdı bu olay. Başka maceralarımı anlatmaya devam edeceğim.

olgun komşuma kaydım

28 Jul

Aslında tam olarak nerden başlasam bilemiyorum,hani bazı olaylar vardır insan yaşar ve sanki ona rüyaymış gibi gelir benimde başıma gelen öyle birşey karşı dairemiz boşalmıştı ve yeni komşular nasıl birileri olucak diye merak ediyordum çünkü eski komşularımızla çok iyi anlaşıyorduk eski komşularımızn söylediğine göre ev sahibi evi 2 tane kızı olan bir aileye vermişti zaten bunu duyunca yüzümde aptal bir sırıtış oldu :) her neyse yeni komşularımız taşınmıştı 2 tane kızları vardı 2side birbirinden güzeldi biri üniversiteye hazırlanıyordu diğeride liseye gidiyordu anneleri ise sarışın beyaz tenli güleryüzlü 45 yaşlarında ama muhteşem fiziği olan çok hoş bir bayandı
Gel zaman git zaman aradan yaklaşık bir sene geçmiş büyük kızları üniversiteyi kazanmış istanbula gitmişti tabi kızlara sitedeki bütün erkekler hastaydı istanbula gidince baya bir kişinin hayalleri suya düşmüştü benim olduduğu gibi,aynı katta olduğumuzdan asansörde çok sık denk geliyorduk hem kızlarla hem anneleriyle yine bir gün anneleriyle denk geldik eşyaları vardı bir tek kişinin girebileceği yer vardı ve fırsat bu fırsat hemen bindim meraba nasılsınız havadan sudan tabi sıkışık olduğu yan yanaydık elimle hafif hafif dokunuyordum bir şekilde ilk adımı atmalıydım çünkü bakışlardan konuşmalardan birşeyler olduğunu ve olabileceğini seziyordum spora gittiğimden baya bir kas yapmıştım denk geldiğimizde ooo spor mu yapıyorsun çok güzel vücudun var diye iltifatlar almıştım kendisinden
Tabi ben dokundum hafifçe elimi gezdirdim sinyali vermiştim ve olumlu veya olumsuz bir tepki almamıştım valide her salı arkadaşlarıyla bulumak için öğlen çıkar akşamüstü gelirdi bende sabah spora gittikten sonra evde takılırdım yine böyle bir günde evde yalnız takılırken kapı çaldı karşı komşumuz annen evdemi dedi yok dışarda dedim bende kahve istiycektim dedi tabi hemen veriyim buyrun dedim ve içeri girdi üstünde daracık bir kot ve beyaz bir t-shirt vardı görünce aklım başımdan gitmişti içeri geldi eee madem kahve var kendine de yap beraber içelim dedi tabi dedim kahveleri yaptık birer sigara yaktık konuşmaya başladık söz eşiyle arasındaki soğukluğa geldi uzun zamandır araları bozukmuş o kadar bozuk ki kaç aydır birlikte bile olmamışlar ben zaten bunu duyunca artık daha fazla dayanamadım kahveyi bıraktım o muhteşem dudaklarına yapıştım anında karşılığı aldım bende daha ateşli bir şekilde o dilini nerdeyse küçük dilime değiyordu.
Yarrağımın resmimde gördüğünüz gibi olması heralde 3 saniye sürdü eşofmanı yırtıcak gibiydi öpüşmeye devam ederken elini yarrağıma attı eşfmanı hafif sıyırdı yalamaya başladı onu bu kadar istediğimden mi yoksa işi çok iyi bildiğinden mi bana muhteşem gelmişti bende bu sırada t-shirtünü çıkartıp memelerini avuçluyordum sonra meme uçlarını yalamaya başladım inliyordu daha dur nerelerini yalıycam dedim ayağa kalktım bunu da koltuğa oturttum bir çırpıda kotla donunu çıkartıp o yeni ağda yaptırmış beyaz amını dillemeye başladım bir yandanda amının sularını göt deliğine sürüp parmaklamaya çalışıyordum götümden olmaz daha önce hiç yapmadım yapmakta istemiyorum dedi dedim ki geçmiş olsun senin o el değmemiş beyaz güzel götünü öyle bir sikicem ki dedim sen bana koşa koşa geliceksin ne olur götümü sik diye dedim tabi bu sırada çoktan iki parmağımla götünün deliğini kıvama getirmiştim ne kadar itirazda etse.
Yalamayı bırakıp bacaklarını omzuma aldım ve o ıslak amcığına bir kerede köküne kadar yerleştirdim ohhh erkeğim diyebildi sadece hırsla azgınlıkla öyle güzel sikiyordum ki ben bile performansıma hayran kaldım sonra ben koltuğa geçip onu üstüme aldım yine hızlı ve süratli bir şekilde sikmeye başladım ama hala aklımda götü vardı bu sırada elimle götünü parmaklamaya devam ediyordum ama boşalmama az kalmıştı götünün içine boşalmadan onu göndermiycektim bu sırada üstümden kaldırıp domalttım o muhteşem el değmemiş beyaz götü karşımdaydı ve dilimle götüne yumulmuştum resmen dilimle sikiyordum ve inlemekten yorgun düşmüştü artık o güzel götü sikmenin vakit gelmişti lütfen yavaş ol canımı yakma diyordu gidip krem aldım ve yarrağama bolca sürdüm ve yavaş yavaş geçirmeye başladım işimi bir cerrah ustalığıyla yapıyordum o el değmemiş götü incitmeye hiç niyetim yoktu zaten,sadece başını sokup çıkartıp iyice alıştırmıştım nasıl güzelim hoşuna gitti mi diye sordum anlatılmaz yaşanır diyebildi sedece bende geri kalanını geçirdim ve şimdide yine bir ilki yaşayacaksın çünkü götünün içine boşalıcam dememe kalmadan o götüne boşaldım bir sigara yaktım onada ikram ettim her fırsatta bekliyorum dedim sen hiç merak etme dedi giyindi gitti her fırsatta bol bol birlikte oluyoruz hatta çoğu zaman sadece götünden sikiyorum ;)

işyerinde iki kadın siktim

28 Jul

Merhaba. Bir Fabrikada sağlık görevlisi olarak çalışıyorum. 2 gün önce 12-8 vardiyasında başımdan geçen bir olayı paylaşmaktan zevk duyacağım. Bir tane bayan hasta topallar vaziyette geldi ve dizinin çok ağrıdığını söyledi. Uzun boylu, sarışın, zayıf ama dolgun göğüsleri, güzel poposu olan orta sexy bir kızdı. Ben de paravanın arkasına geçip açmasını söyledim. Gerekli malzemeleri aldım geldim ki, pantolonunu tamamen çıkartmış ve oturmuş beni bekliyor. Gördüğüm anda sikim direk gibi oldu. Krem alma bahanesiyle uzaklaşıp sessizce kapıyı kilitledim, bir iş çıkar hesabı yapıyorum.

Dizine krem sürüp masaj yaparken, o da beni tahrik etmek için, Aaah, acıyor! diye bağırıyordu. Sonra bacağının iç tarafının da ağrıdığını söyleyerek, kremle masaj yapmamı istedi. Ben de, “Tabi!” diyerek sıcak ellerimle başladım masaj yapmaya. Arada kızın işi hakkında soru sorup gevşetiyor, bacağının iç kısımlarını ovalarken elimi daha yukarı çıkarıyor ve külodunun kenarından amcığına parmağımı değirip çekiyordum. Sonra göz ucuyla baktım ki bizim kızın külodu ıslanmış. Amcık çalışıyordu. Göz ucuyla amcığına bakarken, birden beklenmedik şekilde boynuma sarılıp suratımı amcığına yapıştırdı, kulağıma hafif eğilerek, “Yeter artık, deminden beri nefesin bacak aramda esiyor, ne yapmak istersen yap, dayanamıyorum!” dedi…

Ben cevap bile vermeden hemen külodunu sıyırdım ve dilimi sıcacık amcığın içine gömdüm. Bir müddet sonra sert bir kasılmayla kıpkırmızı ve az tüylü amcık, suyunu dışarıya çıkardı. Ağzım yüzüm amcık suyu olmuştu. Yakınımdaki lavabodan peçete alıp ağzımı yüzümü sildim ve ayağa kalkarak kızın dudaklarına yapıştım, öpüşmeye başladık. Hemde orta parmağımı bızırına yerleştirip yavaş yavaş parmakladım. O da fermuarımı açıp sikimi çıkarmış, elinde tutuyor ve bazen sıkarak boşalmamı önlüyordu. Terlemesi ve çıkardığı sesler beni dahada azdırıyordu. Dudaklarından, boynuna, göğüslerine ve karnına indim. Hatta koltuk altlarını bile yalayıp emiyordum. Kızın ağzını açıp birden sikimi kökledim ağzına. Taşaklarıma asılıp yarağıma sakso çekiyor ve beni çıldırtıyordu. Kızın ağzına öyle bir boşaldım ki, kendi standartlarıma göre normalden 2 katı belkide.

Toparlandık giyindik. Yarım saat sonra tekrar gelmesini söyledim. Bu sefer yan kapıdan diğer bölmeye geçecekti. Orası daha karanlık ve güvenliydi. Neyse yarım saat sonra kız geldi ve içeri girdi. Vakit kaybetmeden bunu duşun olduğu bölüme soktum, perdeyi kapattım ve dudaklarına tekrar yapıştım. Tişörtümün altından ellerini sokup sarıldı. Kotunun düğmelerini bir hamlede açtım ve elimi daldırdım içeriye. Amcığı yine az önceki gibi yanıyordu. Pantolonlarımızı dizlerimize kadar indirdik. Kız sol elini yarağıma uzattı, benim kazık elinde girecek yeri yavaş yavaş aramaya başladı. Kız, “Bakireyim, arkadan gir, sabun kullan, sakın amıma kaydırma!” dedi.

“Bugün her söylediğin şeye tamam diyeceğim!” diyerek yağlı kremlerden birini kaptım, kızı domaltıp, masaj ve tükürük yardımıyla götünün daracık deliğine yavaşça soktum yarağımı köküne kadar. Kız, “Sen bu işi biliyorsun erkeğimmmm!” diyerek popomdan kavradı ve kendine çekti. Ben de ellerimi önüne atıp, amını kavrayıp ona kenetlendim ve götünü sikmeye başladım. En çok sevdiğim şey de, o yumuşacık buz gibi götünün kasıklarıma vurmasıydı. Götüne 15-20 dakika git gelden sonra boynunu ısırarak götünün içine boşaldım. Hülyayı gönderdim ve bir dahaki görüşmemizde neler olacak artık bilmiyorum…

Birkaç gün sonra, yine fabrikadayken, beni götünün müptelası yapan Hülya geldi ve bana büyük bir sürpriz yapmak istediğini söyledi. Ben de espriden, “Sikerim sürprizini, benim için en büyük sürpriz sensin!” dedim. “Pişman olabilirsin, reddetme bence!” dedi. Ben de, “Yap ozaman sürprizini!” diyerek göz kırptım. Hülya hemen kapıya yönelip, gel işareti yaptı, ama kime yaptı bilmiyordum. Sonra Sultan geldi içeriye. Sultanla daha önce birkaç kez yemekhanede gözgöze gelmiştik. Ufak boylu, dik göğüslü, harika kalçaları ve bakımlı vücuduyla Hülyayı sollamak üzereydi. Sultan hemde dul ve sikişmeye hasretti, açık kapı yani. Meğer Hülya benimle götten sikiştiğini Sultana anlatmış. Sultan da Hülyaya yalvarmış, “Kız bir kere de beni siksin, çok ihtiyacım var, amım kurudu, yaraksızlıktan ölüyorum! Ne olur, sadece bir kere!” diye. Sır tutma konusunda bana çok güvendikleri için rahat konuşuyorlardı.

Hülya bana Sultanı sikmemi, fakat sikerken seyretmek istediğini söyledi. Saat 12’den 3’e kadar vaktimiz vardı. Sultan çok heyecan yapmış ve onunla ilgilendiğimi görünce mutlu olmuştu. Kapıya yazı asıp içeriden kilitledim ve lambaları kapattım. Çalıştığım yerde çok rahat bir sedye vardı, onu açarak Sultanı yatırdım, ben de ayakta, öpüşmeye başladık. Sultanın dudaklarını ve o tatlı dilini yutmaya başladım. Öyle güzel ve ihtiraslı öpüşüyordu ki, bir ara sikimin kalktığı bile aklıma gelmedi. Belki 15 dakika öpüştük. Göğüslerini ve boynunu, tadını çıkarta çıkarta emiyordum. Hülya da boş durmayıp pantolonumu çıkartıp sikimi ağzına aldı ve beni çılgına çevirdi. Ben Sultanın ayva göbeğini emerken, eliyle başımı aşağıya itiyor, amını yalamam için ısrarcı davranıyordu. Ama önce benim küçük fahişem Hülyanın işini bitirmek istiyordum. Maksadım Hülyayı kıskandırmamaktı. Çünkü onu kaybedersem daracık alev alev yanan göt bana hayal olacaktı. Bu konuda hızlı davrandım. Hemen Sultanı bırakıp Hülya ile öpüşmeye başladım, dudaklarını emerken biryandan da amıyla oynuyordum.

Sultan, “Benim vaktim az, önce beni sik de gideyim! Sonra Hülyanın götünü doya doya sikersin!” deyip soyundu ve Hülyayı devre dışı bıraktı. Artık ilk hedef Sultandı. Hemen Sultanın bacaklarını ayırıp dilimi o bakımlı ve alev alev yanan amcığının içine gömdüm. Sultan bacaklarını boynuma dolayıp şiddetli kasılmayla boşaldı. Bu arada benim de sikimin kafası zonklamaya ve ağrımaya başlamıştı. Sultan, “Hemen sik beni, yoksa delireceğim!” diye yalvardı. Ben de, “Emrin olur!” deyip hemen amcığına bastım sikimi ve pompalamaya başladım. Kısa zaman sonra Sultan, “Oooh! Hayatım benim, erkeğim!” diye inleyerek boşaldı. Dudaklarıma bir öpücük kondurdu ve “Sonra seni tekrar istiyorum!” deyip giyindi, izin alarak gitti.

Kapıyı tekrar kilitleyip, hiç beklemeden Hülyanın elbiselerini çıkardım ve sedyeye yatırdım. Bu sefer o amcığa iştahla ve hızla dilimi sokup çıkartıyordum, sanki işe geç kalmış biri gibi süratli davranıyordum. Hülyanın gözleri kaymış ve “Hadi aşkım sik götümü, bugün komaya girmek istiyorum, sik götümü, ooohh!” diyerek inliyordu. Domaltıp kremi bolca sürdüm. Göğüslerine arkadan yapışarak, sikimi Hülya’nın göt deliğine biraz sürtüp, hafifçe yüklendim. Hülya da hemen girmesi için bana doğru kendini itti. Hülyanın yumuşacık götü benim kasıklarıma öyle bir yapıştı ki, zevkten uçuyordum. Hülyanın götünü sikerken ensesini ve sırtını yalıyor, bir elimle de vıcık vıcık olmuş amını sıkıp onu çılgına çeviriyordum. “Aşkım hadi, geliyorum, çabuk!” dedi ve sarsılmaya, orgazm olmaya başladı. O sırada ben de Hülyanın o güzelim götünün içine, böğürerek boşaldım.

Hemen giyindik. Biraz oturup konuştuk. Hülya, “Sultan orospusunu birdaha sikmeyeceksin, bir seferlik izin verdim, tamam mı?” dedi. İki arada bir derede kalmıştım, sıkıcı bir durumdu, mecburen ‘tamam’ demek zorunda kaldım. Ama bu sözümde durmayacağım, en yakın zamanda o azgın Sultanı eve atıp, o tadına doyamadığım amını ve hemde bugün sikemediğim götünü sikeceğim!

gayın karısını siktim

28 Jul

Anlatacağım olaylar yaklaşık 6 ay önce yaşanmış ve gerçektir.ben kadın doğum uzmanıyım devlet hastanesinde çalışıyorum nöbetim olmadığı zamanlar özel muayenehanem var orada hastalarıma bakıyorum.normalde hastalarımla pek ilişki yaşamam ama sonuçta erkeğim ve yakışıklı yapılı uzun boylu kadınların ilgisini çeken bir erkeğim bazen yolda bile laf atan kızlar oluyor pek karşılık vermem ama muayene sırasında gözümün içine bakıp bakışlarla tahrik ederlerse çok beğendiğim kadınları muayene sırasında yoklarım olumlu tepki alırsam devam eder ve hiç tatmadığı zevkleri veririm ona .
sıkıcı bir günün sonuna gelmek üzereyken odamın kapısı çalındı hastalar bitmişti son hastam içeri geldi yanında eşi de vardı.içeri girdiler.kadın türbanlı beyaz tenli renkli gözlü çok çekici idi büyük göğüsler ince bir bel ve kocaman kalçalar.gülümseyerek içeri girdi.eşi de ardından buyrun dedim oturun.
hastanın kaydına bakıp sordum şikayetiniz nedir dedim
kadın kısık ve ıslak bir ses tonuyla çekinerek eşimle 2 yıldır evliyiz bir kez bile ilişki yaşayamadık dedi kocasına baktım utangaç pısırık bir tipi vardı yere baktı.kadına sordum sinem hanım sorun siz de mi eşiniz de mi diye o da bilmiyoruz doktor bey siz bu işin uzmanısınız dedi tamam buyrun muayene masasına sinem hanım dedim ayağa kalktı yavaşça paravana geçti soyunmaya başladı bu arada kocası necip e baktım heyecanlanmıştı.hazırım dedi sinem hemen muayene masasına yatırdım önce karın bölgesini muayeme ettim teni çok güzeldi göbek deliği çok güzeldi.ellerken parmağımın birini yavaşça deliğe soktum kısık bir oh dedi hemen çekip meme muayenesine geçtim sütyen takılı idi elimle çıkarttım eşi necip de bizi sessizce izliyordu.sinem hanım rahat olun dedim ve memelerini yoğurmaya başladım 10 dakika sonra göğsü uyarılmış uçları dik hazırdı.sinem de iyice zevklenmişti belli idi alt tarafa geçtim külodunu elimle sıyırdım kılsız bir vajina ve anüs deliği vardı.ikisi de çok dar açılmamıştı.az önce yaptıklarımın etkisiyle amı sulanmış hafif de boşalmış gibiydi.vakit kaybetmeden parmağımı vazelinleyip göt deliğine bastırdım tek parmağım bile zor girdi yavaşça alıştırdım diğer elimle de amını parmaklıyordum.tabii bunları normal muayene havasında belli etmeden yapıyordum ama 15 dakika sonra sinem inlemeye başladı kendini zor tutuyordu.hemen göt deliğine iki parmak amına üç parmak sokarak hızlandırdım artık resmen boşalacaktı ki eşine dönüi necip bey eşiniz siz varken rahat olamıyor muayene biteme kadar dışarıda bekleyin dedim hemen çıktı kapıyı aralık bıraktı ama oradan bizi gizlice izliyordu.kocası çıkınca sinem sik beni doktor amımı götümü dağıt erkeğim dedi.bende elimi çekip önce amına yarağımı soktum sırtüstü 10 dakika sikip hemen götüne soktum ama ilk kez ordan sikiliyordu acı bir ahh dedi kocasına baktım ki kapı arasında 31 çekiyordu bizi izleyip ben göt deliğini iyice alıştırdım ve 20 dakika böyle siktim ilk kez anal orgazm yaşattım sineme sonra bir de domaltıp devam ettim en son yüzüne ve memelerine doğru boşaldım ve toparlandık giyindik bana eşinin pasif gay olduğunu söyledi istersen bize gel ikimizi birden becer dedi ben de numara ve adresini aldım haftasonu gelirim dedim ve ozamandan beri evlerinde ikisini de hert türlü sikiyorum.geçen de doktor arkadaşım götürdüm sinemi tost yapıp siktik artık delikleri folloş oldu kocaman genişledi artık gerçek bir kadın oldu..

sebnem2

28 Jul

ilk bölümde şebnemi özel iç çamaşırlarını giymesi için içeri göndermiştik ve erdalla şebnemi beklmeye başladık..çok geçmeden şebnem yalpalaya yalpalaya geldi.içkinin etkisi bariz belli oluyordu fakat bu ilşiki türünü tercih etmesinin sebebi kesinlikle sarhoş olması değildi.erdalın etkileyici fiziği bunda belirleyici etken olmuştu..ki erdalın aletiyle henüz tanışmamıştı daha…
ne yapıcağımızı bilmiyorduk açıkçası.odaya iki adet tekli yatak getirip çakma bir çift kişilik yatak oluşturduk.üçümüzde ayaktaydık ve kimse başlıyamıyordu.sonra ben şebnemi tutup yatağa oturttum ve bende yanına oturdum.sonra erdalda yanımıza oturdu.bir kaç kez anlamsız bakışmadan sonra ben şebnemi yatağa uzanmasını söyledim.herkes dediğimi yapıyodu o an.başka birisi komut verse bende onun dediğini yapıcak durumdaydım zaten.şebnem siyah tangası üstünde de tangasını kapatmıcak kadar uzun tül bir zımbırtı vardı ( adı neyse artık ) :) ben askılarını omuzundan sıyırıp göğüslerini ortaya çıkardım ve sol tarafına yumulmaya giderken erdala da sağdakiylede sen ilgilen dedim..
şebnemin aa hopp noluyo falan demesine kalmadan erdalla ikimiz şebnemin göğüslerini emmeye yalamaya öpmeye başladık..ki şebnemin dayanamadığı şeylerden biridir göğüslerinin çok hard olmamamk kaydı ile sertçe ilgilenimesi..
şebnem bu duygularla coşadursun benim de içim içme sığmıyordu.yıllardan beri hikaye anlattırarak uğraştığım olay sonunda gerçeğe dönüşmüştü.şebnem iki erkeğin altında zevkten kıvranıyordu.bu bundan sonraki hayatımın süperleşeceği anın ilk dakikalarıydı..
beş – 10 dk kadar bu işlem sürdü..sonra ben aşşa doğru kayarak yawaşça sebnemin tangasını aşşağıu doğru sıyırırken erdal da yukarı çıkarak şebnemle tekrar öpüşemeye başladı..ben bi yandan şebnemin vajinasını yalarken bi yandan da öpüşmelerini seyrediyordum.ama şebnem sanki vajinsı yalanmıyormuş gibi bana aldırmıyor gibiydiçolayın heycanına öyle kaptırmış ki kendini erdalla öpüşmeleri deli gibiydi..
sonra bir ara şebnemin elinin aşşa doğru kaydığını gördüğümde kafamı bastıracağını sanrken eli erdalın aletine doğru gi,diyordu.boxerının içine elini daldırdı,onu tuttu ve sıvazlamaya bnaşladı.bunu yaparken amı yalanıyor erdalla öpüşüyor ve göğüsleri ve kalçarı okşanıyordu..ben yalamayı sürdürürken erdal dahada yukarı çıkarken bi yandan da boxerını çıkartıyordu.o büyük aleti bende şebnemde ilk defa görüyorduk.bu kadar büyük olucağını beklemiyordum açıkçası.erdal çok eski arkadaşımdır fakat aramızda hiç bu muhabbetler geçmediği ve beni ilgilendirmediği için böyle bir beklentim yoktu..bu zaman kadar kendi aletimi iri ve kalın zannederken beni utandıran bir görüntü ile karşılaştım desem yeridir.. (bööle durumlarda naapıyoruz ?? boyu değil işlevi diyip konu üzerinde fazla olanmıyoruz :)
erdal yukarı doğru çıkışını tamamladı ve aletini şebnemin dudaklarıyla buluşturdu..sevgili nişanlım ilk defa görümüşçesine bi açlıkla sömürmeye başladı resmen.hepsini alamıyordu ama almk için çırpınışı takdire şayandı..o kocaman şeyin etkisini azaltmak için bişe yapıyım dedim ve erdalınkinden küçük aletimi şebneme sokup çıkarmaya başladım.şebnem sırt üstü yatar vaziyette ben bacaklarının arasındsayken erdalda şebnemin suratına doğru yatmış aletini yhalatıyordu..içinde ve ağzında alet bulunan şebnem alkolun de ewtkisiyle hangi alemde nası bi uçuş yaşıyordu o an bilemiyorum ama iniltiler istekli tabırları,açlığı o gece altlerimizi hiç indirmedi..
benden sonra erdala yer değiştirdik.bu sefer nişanlımın bacaklarının arasında başka bir erkek vardı ilk defa..aletini bir kaç sürtmeden sonra şebnemin içine doğru ittirmeye başladı.şebnem off ahh filan hepsini aldı içine ve seri bir şekilde gidip gelmeye başladı.o esneda şebnemin zevki katlamak için ağzımla memelerini emerken ellerimlede vucudunun açıkta kalan yerlerini okuşuyorum.açıkta kalan yer diyorum çünkü iki erkek şebnemi yutmak üzere adeta yüklendik kıza..

ama şebnem memnundu halinden gıkı çıkmıyoru ne desek yapıyordu..erdal pozisyon değiştirip şebnemi kollarından tutup kucağına aldı.şebnem o alete binmeye hazır erdalın karnına doğru oturdu.erdalın üstünde saçlarını geriye atarak onları toplamaya başladı.ki bunu erkeklerde bilir kadın saçlarını toplarken kolları iki yana açılır ve göğüsleri daha net belirginleşir,tüm org. göğüs hatlarını o esneda görebilirsiniz..ki şebnemin göğüsleri 85-90 arası tam istediğim ölçülerdedir..hem bu sexi pozisyon hem erdalın üstünbde oluşu beni daha çok tahrik ettiç boşalmak istemiyorum.boşaldıktan sonraki pasif geçecek olan 5-10 dk.yı yaşamk istemiyorum ve kendimi tutmaya karar verdim..
büyük olmasına rağmen erdal kucağında oturan şebneme alttan geçiremedi (boyu değil işlevi önemli diye demiştim size..:) neyse hikayelerde okuduğum o gerizekalı an benimde başıma geldi.erdalın alleti tuttum ve şebnemin amına doğru götürdüm..şebnemede otur şimdi dedim..kendi ellerimle siktirdim lafı varya o an a cuk diye oturdu..şebnemin inlemelerinin arasında şehvetlice söylenen ” çok büyük,çok büyük ” kelimeleri duyuluyordu arasıra.
değişe değişe gece başlayan sewişmemiz sabahın erken saatlerine kadar sürdü.hepimiz için heycanlı güzel bir deneyim olmuştu.ve bu maceranın ilk günüydü daha..
not1:bunu ilk defa yaşıcak çiftler varsa bunu okuyan şunu söylemek isterim bunun tramvaları oluyor,ben naaptım neden yaptım,utanma hissi,birbirinizin yüzüne bakamamama gibi haller oluyor..
ben kendime bunu şöyle anlattım;
sex =zevk ise..kadın açısından söylüyorum hem vajinal zevk ve hem oral sexi aynı anda yaşamakatan keyifli ne olabilir..??
!!!!not2 ve bunu nasıl yaparsınız diyen ahlak zabıtalrına ( ki madem ahlaklısın ne işin var bu sayfalarda ve bu hikayelerle) cevabım bir sonraki bölümde aktarılıcaktır..saygıyla kalın

sebnem1

28 Jul

Herkese selam..
Yaklaşık bir seneden beri yaşadığımız toplu seks hayatımızın başladığı geceyi anlatıcam.bu bir seks hikayesi değildir birebir ysaşanmış bir olaydır.içinde fantezi ürünü hiçbir cümle barındırmaz..
şebnem 21 ben ise 29 yaşında trakyada ikamet eden nişanlı çiftiz.şebnemle cinsel hayatımız flört döneminin 6 ayından sonra renklenmeye başladı.hertürlü değişik fanteziler pozisyonlar derken bu artık bana yetmemeye başlamıştı.bu sebeple sevişirken genellikle alkol alıyor ve bu esnada şebneme değişik hikayeler anlattırıyordum.bu hikayelerde genellikle çewremizdeki başka bir erkeğin ismini zikrederek onuda hikayeye dahil etme şeklinde oluyordu.ilk bir kaç denemede ters tepkilerde alsam bu konuda yumuşadı.bu yöntemi boşalmak için kullanıyordum çünkü 15 yaşımda başlayan seks hayatım sebebiyle bir çok şey bana zewk vermez ve boşalamaz olmuştum.bu hikayeler ve verdiği değişik hazlar hemen boşalmama olanak veriyordu.iki üç seneyi bu hikayelerle geçirdikten sonra özellikle bu sitede yayınlanan orgy-gang bang ve my wife videolarınında etkisiyle bu hikayeleri gerçeğe dönüştürebilme ihtimalimi düşünmeye başladım..çewremde bu işe dahil edebileceğim çok fazla insan yoktu ve zaten hem şebnemin hemde benim iş çewrem,ailelerimiz filan herhangi bi deşifre durumunda bizi oldukça olumsuz bir yere sürüklicek cinstendi..
bu düşüncelerle geçen bir senenin ardından yine alkol aldığımız bir gecede sevişirken şebneme o an aklıma gelen çocukluk arkadaşım olan erdal dan bahsettim…
-erdal senden çok hoşlanıyormuş..
halbuki erdalın haberi bile yok.erdal fiziği ve karakteri düzgün yakışıklı bir çocuktu..şebneme sunucağım seçeneğin iddialı bir tip olması gerekiyordu ki duvara toslamak istemezdim..
-ne dedin sen??
-erdal seni beğeniyormuş..
bu arada ben içine girip çıkarken konuşuyoruz bunları..hareketleri yavaşladı ve konuyu anlamaya dinlemeye çalışıyordu..
-sanamı söyledi?
-geçen konuşuyorduk kadınlardan ve seksten.kendisinin olumsuz seks hayatını anlattıktan sonra sen şanlısın dedi bana.neden dedim,sebnem guzel bir kadın neticede dedi..evet dedim geçiştirdim..
-çok şaşırdım
bende şebneim bu tepkilerine sevinirken şaşkınlığım da artıyordu.bu şeklde karşılıyacağını zannetmiyordum
-çağıralımmı erdalı..?dedim.
-saçmalama nasıl çağırıcaz..
-sen istiyosan arayalım gelsin dedim
-sen istiyormusun dedi
-istediğimi biliyorsun dedim.hem bizim için de değişiklik olur dedim bunca sene üstüne..alkolun de etkisiyle şebnem bu işe ok verdi.
telefonu aldım ve erdalı aradım.naber nasılsın faslından sonra şebnemle takıldığımızı isterse bize gelebileceğini söyledim.oda şaşırdı.söylicek bişe bulamadı.sonra sebneme verdim telefonu.vodka al ve gel dedi,biraz eğleniriz..
bir kaç saat sonrası için gelebileceğini söyleyip teli kapattı.bu andan sonra bizimde heycanımız artmaya başlamıştı.biz vodkaya devam ettik.bu gecenin bozulmasını istemiyorum.şebnemin olası bir alkolden etkilenip evet dmesini ayılmaya başladığı zaman reddetme riskini göze alamadım ve içmeye devam ettik..
erdal gelmeden şebneme etkili birşeyler giymesini söyledim.soframmızı hazırladık ve erdal geldi..
erdal gördüğü şebnem karşısında şok olmuştu.daha once onlarca kez aynı ortamda arkadaş olarak gördüğü şebnem şimdi karşısında yeşil bir mini etek ütündeiçine sütyen takmadan göğüs dekolteli bir buluz vardı.buyur ettik ve üçümüz de aynı kanapeye oturduk.içkilerimiz sehpada ve önümüzdeydi.erdalda bi kaç vodkadan sonra havaya girmiş ve muhabbet cinselliğin üst seviyelerinde dolaşır olmuştu.şebnem aramızda oturuyor ve ikimizede artık rahat rahat dokunur olmuştu.erdal da bunlardan cesaret alıp şebnemin bacaklarını yüzüne koluna sırtına istediği yere rahatca dokunabiliyordu..son içkileride yuvarladıktan sonra zaman gelmiş gibiydi.başlangıç için içeri gitmem gerekiyordu.ikiside birbirine hazır gibiydi.ben lavaboya gidiyorum dedim ve odadan çıktım.bulunduğumuz odanın ve yan odanın balkonları aynıydı.hemen yana odaya geçip balkona çıktım ve odanın önüne gelip içerisi seyretmeye başladım.bizimkiler ateşli bir şekilde öpüşmeye başlamışlardı bile.gecenin başından beri dim dik olan benim aletim bu sahneyi gördükten sonra dahada bir taş olmuştu sanki,.o esneda boşalmamamkk için zor tuttum kendimi.erdal şebnemin dudaklarını emiyor şebnemde aynı şekilde karşılık veriyordu.bu esneda elleri boş durmuyor birbirlerinin vucudlarını okuşuyorlardı..bir süre sonra toparlandılar ve beni beklemeye başladılar.bende bu durumu görüp içeri girdim tekrar..
şebneme güzel bir iç çamaşırı seç ve gel dedim.hemen içeri gitti ve siyah jartiyerli takımını giydi geldi.tangası göğüsleri teni..şebnem o esneda ikmizide doyurucak aç bir kadın gbiydi.21 yaşında fakat oldukça tecribeliydi.ve iki yarak karşısında bu ilk buluşmasıydı.
devamı gelicek…

bakire kuzenimi siktim

28 Jul

Selamlar, ben Ertuğrul. 23 yaşında, 1.87 boyunda, 90 kilo ağırlığında, esmer bir erkeğim. Size anlatacağım hikaye kuzenim Şeyda’nın ilk deneyimidir. Kuzenim Şeyda benden 3 yaş küçük, 1.71 boyunda, 50 küsür kiloda, kumral ve mükemmel bir hatundur. (Nazlı Tolga’ya acayip benzer).

Kuzenim Şeyda ile olan hikayemiz bundan 4 yıl önce, Temmuz ayında, bir saatlik bir araba yolculuğuyla başlıyor. Dayımlar ve biz, haftasonlarını genelde yanyana olan bağevlerimizde geçiririz. Yine böyle bir haftasonunu birlikte geçirirken, şehir merkezine gidip birşeyler almamız gerekti. Alışverişe Şeyda ile ben gitmeye karar verdik. Şeyda o yıl sınava hazırlanıyordu, ben ise üniversitede öğrenciydim. Yolda giderken üniversite ortamından falan konuşurken, laf dönüp dolaşıp kız-erkek ilişkilerine, haliyle de sekse geldi. Şeyda utana sıkıla seks hayatımın nasıl gittiğini sormaya başladı. Bense bu konularda utanacak birşey olmadığını, rahat olmasını söyledim. Tabi aklıma hınzırca şeyler gelmişti ve ben Şeyda’yı o hınzır şeylere hazırlamaya çoktan karar vermiştim.

Bir müddet yaşadığım deneyimleri anlattıktan sonra, kendisinin hiç seks yapıp yapadığını sordum. Halen bakire olduğunu öğrenince oldukça şaşırdım. Şeyda’ya, “Senin gibi güzel bir kızı nasıl olurda rahat bırakırlar? Sanırım etrafında doğru dürüst bir erkek yok!” dedim. Ve bir müddet daha bir sürü iltifat ettim. Şeyda hiç çıplak bir erkek görmediğini, sadece ara sıra izlediği porno filmlerde çıplak erkek gördüğünü söyledi. Ben ise, “Merak etme, yakın zamanda görürüsün!” deyip gülümsedim. Kendisinin de gülümsediğini görünce, zamanı geldi deyip harekete geçmeye karar verdim.

Birkaç dakika kendisini süzdükten sonra elimi yavaşça bacağına attım ve tepkisini kontrol ettim. Baktım ki Şeyda da olacaklara razı, arabayı sakin bir kenara çektim ve işe koyulmaya başladım. Bir müddet yavaşça öpüştükten sonra işi ilerlettim ve kontrolü elime aldım. Birkaç dakikalık ateşli öpüşmeden sonra yavaşça Şeyda’yı soymaya başladım. Tam ritmimi yakalamışken Şeyda birden beni durdurdu ve devam etmek istemediğini söyledi. Nedenini sorduğumda, yol kenarında arabanın içinde kendisini kötü hissettiğini, kendisini sanki para karşılığında sevişen kadınlar gibi hissettiğini söyledi. Ben de, “O zaman hadi size gidelim!” dedim ve hemen arabayı çalıştırdım. Yolda hemen bir eczaneye uğradım ve prezervatif aldım. 5 dakika sonra evdeydik. Ve gerçek hikaye o andan sonra başladı.

Eve çıkar çıkmaz çok ateşli bir öpüşme başladı. Şeyda adeta dudaklarımı kemiriyordu. Bu ateşli öpüşmeden sonra Şeyda’yı çırılçıplak soydum. Ben de sadece boxerımla kaldım ve memelerini yalamaya başladım. Memelerini deli gibi yaladıktan sonra aşağılara indim ve dil darbelerimi amına vurmaya başladım. Amı öyle güzeldi ve zevkten sırılsıklam olmuştu, ve ben ağzımı amından çekmek istemiyordum. Şeyda çığlıklar atarak, “Beni sik, hadi gir içime, seni istiyorum!” diye bağırması beni daha çok azdırıyordu. Daha sonra ayağa kalktım ve Şeyda’ya dizleri üzerine çökmesini söyledim. Şeyda’dan sakso çekmesini istedim. O ise yapamayacağını, daha önce bir yarrağa dokunmayı, ağzına almayı bırak, hiç canlı olarak görmediğini söyledi. Ben ise hiç bir zorluğunun olmadığını, izlediği porno filmlerdeki gibi yapmasını söyledim ve ikna ettim.

Şeyda boxerımı yavaşça indirdi. Taş gibi yarrağımı görünce önce bir afalladı, sonra yavaşça dokunmaya başladı ve en sonunda ağzına aldı. Öyle bir sakso çekmeye başladı ki, 40 yıllık pornoculara taş çıkaracak cinsten. Sakso işi bitince prezervatifi verdim ve yarağıma takmasını söyledim. Şeyda prezervatifi yarağıma taktıktan sonra yavaşça amına yarrağımı sokmaya başladım. Şeyda kortuğunu söylüyordu, ben ise korkacak birşey olmadığını, çok büyük zevk duyacağını tekrarlıyordum. Ve artık zamanı gelmişti kuzenim Şeyda’nın bekaretini bozuyordum. Birden bire yarrağımı Şeyda’nın amına sonuna kadar kökledim. Şeyda acı bir çığlık atınca hemen dudağına yapıştım ve hızlı hızlı gidip gelmeye başladım. Hem seri bir şekilde Şeyda’nın amında gidip geliyordum, hem de ona güzel aşk sözcükleri söyleyip, bir yandan dudaklarına yapışıyor, bir yandan memelerini avuçluyordum.

Şeyda ilk andaki acıyı atlatıp da iyice zevk almaya başlayınca, bu defa da zevk çığlıkları atmaya başlamıştı. “Erkeğim, kocacığım, beni sik, tek erkeğimsin Ertuğrul!” çığlıklarıyla beni daha da azdırıyordu. Bir süre sonra çok hızlı gidip gelmemi istedi ve orgazm yaşayacağını söyledi. Bir müddet sonra Şeyda çığlıklar ve titremelerle mükemmel bir orgazm yaşadı ve hayatında o güne kadar yaşadığı en büyük mutluluk olduğunu söyledi. Birkaç seri gidiş gelişten sonra, ben de dehşet bir orgazm yaşadım ve birbirimize sarılıp bir müddet uzandık.

Kuzenim Şeyda’nın bekareti gitmişti, ama benim aklımdaki hınzırlıklar bitmek bilmiyordu. Şeyda’yı bir defa da götten sikmek istiyordum. Ama Şeyda’yı buna nasıl ikna edeceğimi tam olarak kestiremiyordum. Yavaş yavaş konuya girip ikna etmeyi düşünürken, Şeyda derdimi sezinledi ve “Sen artık benim kocamsın, ne istiyorsan yaparız!” dedi ve beni mutluluktan uçurdu. Biraz dinlenip sohbet ettikten sonra tam işe koyulacakken, Şeyda’yı yengem aradı ve neden geciktiğimizi sordu. Biz de alışveriş merkezinde olduğumuzu ve biraz dolaşacağımızı söyleyip merak etmemeleri konusunda yengemi ikna ettik ve işimize kaldığımız yerden devam etmeye başladık.

Şeyda ile tekrar dudaklarımız birleşti ve deliler gibi öpüştük adeta birbirimizi somuruyorduk. Sonra ben yine memelerine deliler gibi yumuldum ve yavaş yavaş amına doğru indim. Amına dil atmaya başladım ve biraz önceki orgazmda gelen sıvının tadını hissediyordum. Sonra Şeyda da yarrağımı yalamaya başladı ve bana mükemmel bir sakso deneyimi yaşattı. Daha sonra Şeyda’ya krem getirmesini söyledim. Şeyda’nın getirdiği kremle işe koyuldum, domaltıp götünün deliğini yağladım.

Şeyda’nın mükemmel bir götü vardı ve tam karşımda yarrağımı içine almayı bekliyordu. Önce parmağımla deliği biraz gevşettim. Kıvama geldiğini düşündüğüm anda yavaşça sikimin kafasını sokmaya başladım. Daracık götüne yarrağım girmeye çalışıyordu. Şeyda kasılıyor ve “Yavaş ol aşkım, lütfen yavaş ol, çok acıyor!” diye altımda inliyordu. “Yavaş ol kocacığım, yavaş ol erkeğim, lütfen çıkar!” dedikçe, ben biraz daha sokuyordum. Şeyda’nın gözlerinden yaş gelinceye kadar sokmaya devam ettim. Artık götünün deliği iyice genişlemiş Şeyda da iyice zevk almaya başlamıştı.

Şeyda’nın zevk çığlıklarından da güç alarak götüne çok hızlı ve çok sert bir şekilde gidip gelmeye başlamıştım. Şeyda’nın, “Yeter artık, çıkar, bayılacağım!” çığlıkları arasına bir kez daha doruk noktasına ulaşmak üzereydim. En sonunda yarrağımı Şeyda’nın o mükemmel daracık götünden çıkardım ve memelerine boşaldım. O günkü sikişmemiz, kuzenim Şeyda’nın ilk, benim de hayatımda yaşadığım en zevkli seks deneyimlerinden biriydi. Halen düzenli aralıklarla Şeyda ile sikişmelerimiz devam ediyor, resmen karı koca gibi olduk. Her sikişmemizde, o ilk günkü gibi zevkli ve heyecanlı orgazmlar yaşıyoruz

kayınconun azgın karısı

28 Jul

Merhabalar. İstanbuldan ben Murat. 1,78 boy ve 70 kiloda, atletik, kumral, mavi gözlü, dikkat çeken bir tipim. Bundan seneler önce askerden gelmiş, iş arıyordum. Benim çalışkanlığımı hırsımı bilen bir arkadaşım vasıtasıyla, oto sektöründe, döşeme dizayn malzemeleri satan bir şirkette çalışmaya başladım. Şirketi yönetenler patronun kızkardeşi ile patronun kızıydı. Üstelik patronun kızı nişanlıydı, ama beni görür görmez işe aldılar. Kısa bir süre sonra Bafrada tatilde olan gerçek patronla da tanıştım. Bana verilen görevimi dürüst ve işimi eksiksiz yerine getirdiğim için, kısa sürede şirketin gözdesi oldum. Özellikle patronun, sonra da patronun kızının…

Tahmin edeceğiniz gibi, kısa sürede patronun kızı nişanı attı ve bana kancayı taktı, tabii babasının da onayıyla. Babasının tek derdi, bütün işlerine koşturacak ve kendisine daha çok para kazandıracak bir damat, kızının derdi ise yakışıklı bir kocaydı. Ve öyle de oldu. 3-4 ay gibi kısa bir sürede, pazarlamacı olarak giridiğim işyerine, bir anda damat oldum. Tabii bana verilen sorumluluklar daha bir arttı, daha çok para kazanmaya ve şirkete de kazandırmaya başladım. Kayınpederim zevkten dört köşe, kızı da tabii. Kayınpederin işle güçle, parayla derdi kalmamıştı, tek derdi Çerkezköyde fabrikanın başına diktiği salak oğlunu da biran önce evlendirmekti. Fakat sorun gerçekten büyüktü. Daha önce de maddi durumlarının hatırına bir kere zor bela nişanladıkları oğlunun salaklıkları yüzünden, nişanladıkları tessettürlü kızcağız dayanamamış, (Nalet olsun paralarına! deyip) eve gelen sucuya kaçmıştı. Kayınpederim ve kaynanam telaşlıydı bu konuda. Bu işlerde para pul fayda etmiyor çoğu zaman. Parası da olsa, hangi genç kız bir embesille evli olmak ister ki?

Nihayetinde İstanbulda aramaları taramaları boşa çıktı. Sonunda Bafradan, köyden bir kız bulur basar parayı alırız mantığıyla, tanış akraba sayesinde, bir gelin adayı buldular. Gelin adayı kız 16 yaşında, yaşına göre vücudu fazla gelişmiş, 1.75 boyunda, iri kıyım, balık etli, dolgun göğüsleri ve yuvarlak kalçaları olan, gösterişli bir kızdı Tuğba. Kızın babasına elaltından verilen hatırı sayılır parayla kızı aldılar, anlı-şanlı bir dügün yapıldı (havayı civayı çok severler). Ben eşime daha ilk günden dedim, “Vay bu kızın haline, yazık oldu!” diye. Çünkü kayınçom, kadın nedir, seks nedir anlamayan, salak ve asalak bir adam. Hayatını sadece elektronik olaylara adamış, hatta abartısız, sikini tuvaletten tuvalete gören bir adam. Ve dediğim gibi de oldu, gerdek gecesi olay patlak verdi. Kayınço kızın bekaretini bozmak için salatalık sokmuş kızın amına. Kız da ertesi günü bunu eşime anlatıyor. Eşim de bana anlatınca, ben çok gülmüştüm, “Ben sana demedim mi!” diye.

Neyse, oldu bittiye getirdiler. Silivrideki evlerinden biri dayandı döşendi, Tuğba gelin köyden indi şehre, vede salak bir koca müsvettesiyle, kayınpeder kaynanadan uzak yaşamaya başladılar. Salak kayınçonun aksine, Tuğba gelin, parlayan gözleriyle ve uzun boyu posu, dolgun fiziğiyle etrafa seks kokulaları yayıyordu. Ben kendi kendime dedim, bu salaktan çok Silivrinin erkekleri siker bu kızı diye. Kızın biraz gözleri açılsın, bu salağa çeşit çeşit boynuzu takar dedim. Ve tabii ki de dediğim oldu. Bafranın köylü güzeli Tuğba gelin, gün geçtikçe çiçek gibi açılıp saçılmaya başladı, etrafında gezinen erkeklere cilve yapmaya başladı. Kocası olacak salak kayınço da bu durumdan gayet memnundu. Ben yiyemiyorum eller yesin der gibiydi, Gavatlık ruhunda vardı…

Ben de eşimle ciddi anlamda problemler yaşıyordum, hem manevi, hem maddi. Eşim iyice zıvanadan çıkmış, artık bana karılık görevlerini yerine getirmez olmuştu. Üstelik şikertte kazanılan paraları ve malları sağa sola kaçırmaya başlamıştı. Eşim tam anlamıyla babasının kızıydı, (babası da daha önce buna benzer birkaç birşeyler yapmıştı). Eşimin gizlice benden para kaçırdığını öğrendiğimde, içimde uyuyan yılan da uyanmıştı. Ben hırsızlık yapamazdım, kimyamda yoktu, ama kimyamda mevcut olan başka şeyler vardı ve onlara bir ders vermem gerekiyordu, ama nasıl? Tam bu sıralarda kayınpeder ölmüş, Tuğba gelin kayınpeder baskısı kalmayınca iyice cozutmuş, arka arkaya hatalar yapmaya, umarsızca yaşamaya başlamıştı. Kocası olacak Gavat ta, Tuğbanın iplerini tamamen salmış, bana dokunmasın da ne yaparsa yapsın mantığıyla hareket ediyordu.

Bir seferinde Tuğba yalnız başına 2 haftalığına memleketine ailesini ziyarete gitmişti. 2 hafta sonra kayınçom olacak salak herif karısını Bafradan alıp gelecekti. Ben de o arada fabrikada işin başında durmam gerekiyordu. Gelmeleri birkaç gün gecikince, mecburen onların evde kaldım. Evde kaldığım sırada, bizim Tuğba gelinin banyo dolabından havlu alırken, üzerinde birşeyler yazılı not kağıtları düştü. Notları okuduğumda bu kadar da olmaz dedim. Notlarda, (Kocan uyuduktan sonra seni sikmeye gelecem!) gibi şeyler yazıyordu. Karı birileriyle birşeyleri dolu dolu yaşıyor, kimseden de çekinmeden notları ulu orta bir yere koyuyordu. Ben istedim 1 göz, Tanrı verdi 2 göz, elime fırsat geçmişti…

Neyse bunlar Bafradan geldiler. O akşam kayınçom olacak salak sanki içkiye çok dayanıklıymış gibi, “Bira içelim!” diye tutturdu. 3. biradan sonra sallanan kayınço, “Ben yatıyorum!” diyerek, karısıyla beni başbaşa bıraktı ve gitti yatmaya. Sanki, (Siz kafanıza göre takılın!) der gibi. Tuğbayla başbaşa kalınca havadan sudan konuşmaya başladık. Bu arada ben bulduğum notları nasıl soracağım derken, muhabettin bir yerinde soruverdim. Tuğba hiç çekinmeden direk hayatında birinin olduğunu, kocasının salaklıklarına dayanamadığını, güzel ve isterik bir kadın olduğunu, kocası dışında herkesin ona aç gözlerle bakarken, kendini gençliğinin baharında bu adamla körlediğini, parası yüzünden ailesinin böyle bir adama peşkeş çektiğini, onların yüzünden bu asalak pasif adama mahkum olduğunu söyledi. Tuğbayı dinlerken hak veriyordum, sonuna kadar haklıydı üstelik, bu kadar güzellik bir asalak herife teslim edildiyse olcağı buydu.

Bu arada biraların dibine vurmuş, 7-8 şişe içmiştim. Tuğbaya bakışım değişmiş, kendimi frenleyemez hale gelmiştim. Karşımda Tuğbanın askılı tişörtünden göğüsleri fırlayacak gibi dururken, bende ok yaydan çıkmıştı çoktan. İkimizin de nefes alışlarımız değişmişti. Tuğba bir ara, “Ben senin gözünde nasıl bir kadınım?” deyince, “Sen her erkeğin arzuladığı, kısrak gibi bir kadınsın!” dedim. Tuğba yanıma sokulup dudaklarıma yapıştı. Birbirimize sarıldık biranda. Öyle arzulu ve ateşli öpüşüyordu ki, sanki delirmişti. Dudakları alev alev yanıyordu. Bir anda tişörtünü ve sütyenini çıkardım. Böyle bir güzellik olmazdı. Böyle bir güzelliğin bir asalağın elinde heba olması içler acısıydı. Artık deli gibi sevişiyorduk. Ben göğüslerini hamur gibi yoğururken, Tuğba altımda yılan gibi kıvranıyor, nefes alışları verişleri gitgide hızlanıyor, “Muratım benim, erkeğim, herşeyim sensin, parçala beni!” diyordu.

Ben seslerin içerde uyuyan kayınçonun duycağından endişe ederek, sessiz olmasını söyledim. O da, “Boşver sen o salağı, adam olsa karısını gecenin bir yarısı senle yalnız bırakıp gidip yatmaz! Beni nerelerde ve kimlerle yalnız bıraktığını, neler yaşadığımı bir bilsen! Ona nekadar boynuz taksam az bile!” dedi. Tuğba coşmuştu, üstümü bir çırpıda nasıl soydu anlamadım bile. Ben göğüslerinin her santimetrekaresini yalıyorum. Göğüslerinden aşağı doğru indim, tangasını çıkarıp bal kutusunu yalamaya, amının dudaklarına ufak ısırıklar atmaya başladım. Tuğba kocası duysun istercesine çığlıklar atıyor, ben de artık ne olursa olsun der gibi umursızca hareket ediyordum…

Sonunda Tuğba daha fazla dayanamadı, bir hamleyle altımdan kayıp, benim üstüme çıktı, yarağımı tutup ağzına aldı. Öyle bir yalıyordu ki, ağzına öyle bir alıyordu ki, sanki senelerce mahrum kalmış gibiydi. Dayanacak gücüm kalmamaşıtı, patlamamak için kendimi sıkıyordum. En sonunda dayanamadım ağzına patladım. İnanın son damlasını yutana kadar emmeye yalamaya devam etti. Kendime gelmeme bile fırsat vermeden, yalayarak tekrar kaldırana kadar devam etti. Resmen çıldırmış gibiydi. Nihayetinde benim yarak tekrar dimdik oldu. Tuğba yarağımı eliyle tutup amına denk getirdi ve yavaş yavaş aletimin üstüne oturmaya başladı. Kafası girdikten sonra, öyle bir hırsla oturdu ki, “Ohhh!” sesi, gecenin içinde duvarlarda yankılandı. Buna rağmen benim salak kayınçom mışıl mışıl uyuyordu.

Tuğba üstümde zıplarken, zevkle naralar atıp, “Sen sik beni artık, sen olmalıydın benim kocam, sen olmalıydın, bu asalak herif beni haketmiyor, bana sen lazımsın, senin gibi erkek lazım, parçala beni, ben seninim artık, sen olduktan sonra bana kimse lazım değil! Seni karın da haketmiyor, bunlar hiçbirşeyi hakketmiyor, senin arkadandan da neler yapıyorlar, bunlara iyillik dürüstlük yaramaz, onlara o kadar kazandırdıklarına rağmen sana bile kazık atmaya kalktılar!” diye konuştukları, beni dahada hırslandırıyordu. Haksız da değildi hani. Tuğbayı üstümden alıp domalttım, arkadan amını öyle bir hırsla sikiyordum ki, aynı anda da kaçalarını tokatlamaktan kaba etlerini kıpkırmızı etmiştim. Sikişirken çıkardığımız sesler, duvarları bırakın evin içinde yankılanıyordu ve salak kayınçom bu sesleri duymuyordu, yada duymazdan geliyordu…

Tuğba ardı ardına orgazm olup inledikçe ben zevkten öleceğim sanıyordum. Sonunda ben de öyle bir patladım ki, sanki bütün iliklerime kadar boşalmıştım. Sabaha kadar kaç defa, kaç pozisyonda, neler yaptık siz düşünün.

Tuğba dur durak bilmeyen, ateşli ve isterik bir kadındı ve artık benim kadınımdı. Asalak kayınçomun salaklıkları ve Bafralı gelin Tuğbayla yaşadığım maceralarım o geceyle bitmedi tabii…

kalabalıkta baldıza dayadım

28 Jul

Herkese selam arkadaşlar, ben Ömür, 38 yaşında ve 1,75 boyundayım, evliyim. Sizlerin göndermiş olduğu sex hikayelerini büyük zevkle okuyorum, hepinize teşekkürler. Ben de bir sex anımı yazıp, sizin de hoş vakit geçirmenizi istedim.

Yazın eşimle tatil için Sivasa, kaynımlara gittik. Hoş beş, hal hatır, gezmeler derken 1 hafta geçmişti. Kaynım resmi dairede çalışıyor, karısı da evhanımı, geçinip gidiyorlar. Akşam evde TV seyrederken kaynım, “Enişte yarın alışveriş merkezinde büyük indirim varmış, TV’ler yarı fiyatına, yarın ablamla gidip bana bir 106 ekran HD LCD TV alırmısınız?” dedi, ben de, “Olur!” dedim. Eşim hemen, “Ben anlamam, Hülya ile gitsinler, Hülya beğensin alsın!” dedi. Bu arada Hülya kaynımın karısı, 27 yaşında, minyon tipli, 50 kilolarda, sarışın, beyaz tenli, güzel bir bayandır. Hülya da, “Abla çocuk ne olacak?” dedi. Hülyanın bir çocuğu var ve henüz 1 yaşında. Eşim, “Çocuğa ben bakarım, siz gidin alın!” dedi. Eşimin bu teklifini onayladılar.

Sabah erkenden kaynımın karısı Hülya ile mağazaya gittik. Mağzanın önü çok kalabalıktı, millet birbirini ezecek durumdaydı. Tabii yarı fiyatına TV almak için sabah 6 dan beri bekliyorlar. Hülya, “Enişte kalabalıkta birbirimizi kaybetmeyelim!” diyerek koluma girdi. Bu şekilde mağzanın açılmasını bekliyorduk. Gitgide kalabalıklaşıyordu ve biz kalabalığın tam ortasındaydık. Kol kola olmamız birşey ifade etmiyordu, ayrıca Hülyanın da arkasında erkekler vardı, rahatsız olduğu yüzünden belli oluyordu. “Enişte çok kalabalıklaştı, ezileceğim, en iyisi önüne geleyim!” diyerek önüme geçti. Ben de ellerimi omuzuna koyarak Hülyayı muafaza ediyordum. Kalabalık sıklaştıkca Hülyayla vücutlarımız bütünleşiyordu. Hülyanın boyu kısa olduğu için kalçası aşağıda kalıyor, beli önüme dek geliyordu. Vücut ısısını ve kokusunu hissediyordum. Benim yarak ayaklanmaya başladı, ister istemez beline sürtünüyor, yarağım kalktıkça da zevk alıyordum. Bazen dizlerimi kırarak sürtünüyor, kalçalarının arasına denk getiriyordum…

Hülyanın tedirginliği artmıştı, ama yapacak birşey yoktu. Bir ara kafasını çevirip, “Enişte istersen vazgeçip eve dönelim?” dedi. Ben de, “Bekledik bukadar!” deyince sustu. Benim yarak artık iyice kıvamına gelmiş, nerdeyse boşalacak gibiydim. Ellerimi Hülyanın beline doladım, ses çıkarmadı. İkimizde de kumaş pantolon ve tişört vardı. Ben yarağımı aşağı doğru indirince, pantolon kumaş olduğu için çadır kurmuştum. Dizlerimi kırınca Hülyanın götüne tam denk geldi. Bana dönüp kaşlarını çatıp baktı. Ben de (yapacak bir şey yok!) gibi omuzlarımı kaldırarak gülümseyince, tekrar önüne döndü. Ben sürtünmeye devam ediyordum ve boşalma sınırına gelmiştim. Hülyayı kendime iyice bastırınca dayanamadım ve boşalmaya başladım. Pantolonumun önü batmıştı…

Mağzanın kapısı açıldı, artık içeri giriyorduk. Sonunda girdik de. Önüme baktım, ıslaklık belli oluyordu. Zar zor LCD TV’lerin olduğu bölüme gittik. Hülya göz ucuyla önüme bakıyor, ıslaklığı görüyordu. Ben de başkaları görmesin diye tişörtümü pantolondan çıkarıp önümü kapatmaya çalışıyordum. İndirimdeki LCD TV’leri arıyorduk, ama sıra bize gelene kadar hepsi satılmıştı. Zaten çok az sayıda varmış. Görevliye sorduk, “Yarın tekrar gelecek!” dedi. Biz de ufak tefek alış veriş yapıp eve gitmek için mağzadan çıktık.

Hülya hiç konuşmuyor, soru sorarsam kaçamak cevap veriyor, bazen de bana çaktırmadan önüme bakıyordu. Eve geldik, ben eşime, “Hava çok sıcak ve mağaza çok kalabalıktı, acil duş almam lazım!” diyerek banyoya kendimi attım. Sikim yeniden dikeldi, ama 31 çekmeyecektim, hıncımı gece Hülyayı hayalleyerek karımı sikmeye saklayacaktım. Eşim külotumdaki dölleri görmesin diye duş aldıktan sonra külotumu da elle yıkadım ve banyodan çıktım. Ben çıktıktan sonra Hülya, “Ben de çok terledim, ben de bir duş alayım!” diyerek banyoya girdi. Hülya da duşunu alıp çıktıktan sonra, ben traş olmak için tekrar banyoya gittim. Traş olurken aklıma geldi, hemen kapıyı kilitledim, kirli camaşırların içinde Hülyanın çamaşırını aradım ve külotunu buldum. Onun da külotu ıslanmıştı. Benim külota baktım, ben sıkıp öylece çamaşırların içine atmıştım, oysa külotum açılmıştı. Demek ki Hülya da benim külotuma bakmıştı. Traş olup banyodan çıktım…

Akşam kaynım geldi, “Ne yaptınız?” diye sordu. Ben de, “Kalmamış, yarın tekrar gelecekmiş, bu defa da siz ablanla gidin alın!” dedim. Kaynım da kabul edince, “Ama sabah erken gidin yoksa yine kalmaz!” dedim. Tamam dediler. Yatma zamanı gelmişti, eşimle gittik yattık. Yatağa girer girmez hemen soyunup karıma sarıldım ve onun külodunu sıyırdım. Karım da, “Dur biraz, uyusunlar da öyle sikişelim!” dedi. Benim sabrım yoktu, ısrar ettim. Karım, “Herif bu ne acele? Kudurdun mu?” dedi. Ben de, “Buranın havasından herhalde!” diyerek karımın külodunu çıkarıp amına yarağımı soktum. Karım, “Önce biraz sevişseydik ya?” dedi. “Sonra sevişiriz!” deyip sikişmeye başladık. Bir müddet sonra karımı üste çıkartıp yarağıma oturttum, çünkü bu şekilde karım hiç dayanamaz, hemen boşalır. Karım boşalınca altıma alıp sikerek ben de boşaldım. Biraz içinde durduktan sonra kalktım, yarağımı yıkamak için, ışığı yakmadan WC’ye gittim. Kaynımın yatakodasının önünden geçerken Hülyanın inleme sesi duyuluyordu. Demek ki Hülya da etkilenmiş ki, kocasıyla zevkle sikişiyordu. WC’ye girip çıktım, karımın yanına gidip yattım.

Sabah uyandığımda karım ve kaynım gitmişlerdi. Eşofmanla banyoya gidip duş aldım. Hülya da kahvaltı hazırlamıştı. Yıkandığı saçlarının ıslaklığından belli oluyordu. Hülyanın altında pijama ve üzerinde askılı penye bir tişört vardı, südyen de giymemiş, memelerinin uçları belli oluyordu. Bende ise eşofman ve üzerimde atlet vardı. Hülya mutfakta yürürken götüne baktıkça benim yarak kalkmaya başladı. Öyle kıvırarak yürüyordu ki, götünün tüm kıvrımları belli oluyordu. Normal yürüyüşü böyleydi, önceden dikkat etmemiştim. Benim yarak ayaklanmaya başlamıştı ve eşofmandan belli oluyordu. Ama gayet rahat hareket ediyordum vede bu gün ne olursa olsun Hülyayı sikeceğim diyordum kendi kendime. Birdaha bu fırsat elime geçmezdi.

Hülyayla kahvaltıya oturduk. Çocuk kucağındaydı. Kahvaltıyı yaptık. Çocuğu sevme bahanesiyle kucağından alırken memelerine dokundum, o da göz ucuyla bana baktı. Çocuğu aldım salona gittim. Hülya da işini bitirdi geldi, “Çocuğu uyutacağım, verirmisin?” dedi. Ben çocuğu verirken yine memelerine dokundum. Çocuğu alıp odasına götürdü, uyutup geldi. Ona, “Bizimkiler ne zaman gitti?” dedim. “1 saat oluyor.” dedi. Ben de, “Ooo, akşama ancak gelirler!” dedim. Hülya da, “Evet, ben en iyisi şimdiden akşam yemeğini hazırlayım!” dedi ve mutfağa gitti. Biraz salonda durduktan sonra ben de mutfağa gittim. Hülya ocakta birşeyler yapıyordu. Arkadan yanaştım ve “Ne yapıyorsun?” dedim. “Yemek!” dedi. Ben önümü kalçalarına dayayınca birden döndü ve “Ya enişte ne yapıyorsun sen?” dedi. “Hiiiç!” dedim…

“Enişte, yaptığın olmuyor ama!” dedi. Pişkince, “Ne yapıyorum ki?” dedim. “Daha ne yapacaksın ki? Mağzanın önünde, burada… Şu önünün haline baksana! Hiç saklamıyorsun da!” dedi. “Ne yapayım, sana dayanamıyorum!” dedim ve sarıldım. “Enişte yapma, hem duyulsa ne oluruz biliyormusun?” dedi. “Kim duyacak kız? Evde bir sen, bir ben varım!” dedim ve dudaklarına yumuldum. Hülya kaçmak istedi, ama bırakmadım. “Yapma enişte, gelirler şimdi!” dedi. “Akşama anca gelirler, o zamana kadar da seni 5 defa sikerim!” dedim ve tekrar dudaklarına yapıştım. Hülya bir müddet direndikten sonra karşılık vermeye başladı. Öpüşerek koridora çıkmıştık, duvara yasladım bunu, kollarını yukarı kaldırdım, parmaklarımızı birbirine kenetledim, bacağımı amına sürtüyor, dudaklarını emiyordum…

Tişörtünü çıkardım, memelerini tek tek ağzıma alıp emiyordum. Aşağılara indim, pijamasını külotuyla birlikte indirip çıkardım. Ayak bileklerinden yalamaya başladım. Yavaş yavaş yalayarak yukarı çıkıyordum. Amının etrafında dilimi gezdirdim. Hülya da bacaklarını ayırdı. Dilimi am dudaklarında gezdirince inlemeye başladı. Kafamı saçlarımdan tutup amına bastırıyordu. Amını yalarken bu arada ben de soyundum. Önünde oturdum, bacaklarını omuzuma aldım, amı ağzıma gelmişti. Dilimi amının içine sokuyor, çıkarıp amının etrafını emiyor, tekrar amına dilimi sokuyordum. Amı küçücüktü. Ayağa kalktım ve omuzumdan indirdim. Bacaklarını belime sararak, dudak dudağa öpüşüp dillerimizi emiyorduk. O vaziyette yatak odasına gittik…

Yatağa yatırdım. Ayak parmaklarını tek tek emiyor, yalıyordum. Hülyanın inlemeleri artmış, nefes alışları hızlanmıştı. Yalayarak amına geldim. Bacaklarını yukarı kaldırdım, amıyla göt deliği kabak gibi ortaya çıktı. Am dudaklarını yalayarak göt deliğine indim. Göt deliğini vakumlayarak emiyor, dilimi içine sokmaya çalışıyordum. Belli ki götten hiç yememişti. Ben sırayla amını ve göt deliğini yalarken Hülya titremeye başladı, boşalıyordu. Amı vıcık vıcık am suyula ıslanmıştı, hepsini yaladım. “Oooohhh, rahatladım ben enişte!” dedi, fakat ben emmeye devam ediyordum. Yalayarak yukarı çıktım, memelerini emiyordum. Boynuna geldim. Boynunu emerken, “Moratırsın, fazla emme oraları!” diye mırıldandı. Göğsünün üstünde doğruldum, ağzına yarağımı getirip dudaklarına sürtmeye başladım. Ağzı okadar kücüktü ki, yarağımın kafasını ağzına alamıyor, sadece uç kısmını emiyor, dil gezdiriyordu…

Tekrar aşağılara, amına indim, tazecik amını yalamaya doyamıyordum. Hülya da artık sabırsızlanarak, “Yeter artık, sok ne olur yarağını!” diye inliyordu. Önünde doğrularak yarağımı amına sürtmeye başladım. Kafasını soktum. Alıştırarak sokuyordum. Hülya altımda kıvranıyor, “Ooooohhh çok güzel!” diye inliyordu. Yarağımı sonuna kadar soktum. Amı okadar dardı ki, yarağımı sımsıkı sarmıştı. İleri geri yaparak, amının sularının da yardımıyla içi iyice kayganlaşmıştı. Artık rahatça girip, yarıya kadar çıkarıp, tekrar sokuyordum. Hülya da, “Oooohhh canımmm, çok güzelmiş yarağının tadı, içimi yakıyor, sookkk, kökle amıma!” diye inliyordu, ben de kökleyip pompalayarak sikmeye devam ediyordum…

Sonra yatağa ben sırtüstü yatıp, Hülya da yarağımı amına sokup üstüne oturdu. Götünü sağa sola kıvırıp, yukarı aşağı zıplıyor, “Sik birtanem, soookkk!” diye inliyordu. Ben de memelerini okşuyor, sıkıyor, kafamı kaldırıp emiyordum. “Enişte mağzanın önünde yarağın nasıl kalkmıştı öyle, neredeyse pantolonumu yırtacaktı!” dedi. Ben de, “Pantolonunu değil göt deliğini yırtacağım şimdi!” deyip götünü parmaklamaya başlayınca, Hülya zıplamalarını hızlandırdı. Ben de hızlandım ve aynı anda birlikte boşalmaya başladık. Ben öyle boşalıyordum ki, döllerim bitmek bilmiyordu. Hülya üstüme yığıldı kaldı, yarağım halen amındaydı. Bir müddet sonra yarağım amından çıktı, Hülya da üstümden kalktı. Amından döller süzülüyor, bacaklarından aşağı akıyordu. Elini amına tutup koşarak banyoya gitti, belden aşağısını yıkayıp geldi. Ben de kalkıp yarağımı soğuk suyla yıkayıp geldim…

Yatakta birbirimize sarılmış yatıyorduk ki, çocuk ağladı. “Ben mamasını yedirip geleyim!” diyerek kalktı ve çocuğun yanına gitti. Hülya çocuğuyla ilgilenirken ben de dinlenmiş oldum. Benim yarak tekrar ayaklanmaya başlamıştı bile. Elimle yarağımı sıvazlayarak iyice kaldırdım ve “Hülya bitmedi mi işin daha?” diye seslendim. “Az kaldı, biraz sabırlı olsana!” dedi ve bir müddet sonra çıplak haliyle yanıma geldi. “Baksana şunun haline!” diyerek yarağımı gösterdim. “Bu ne yaa enişte? Ne azgın şeymiş bu, yine mi am istiyor?” dedi. “Hem am istiyor, hem de göt!” dedim. “Am olur da, göt olmaz!” dedi ve dudaklarımız birleşti. Hülya artık çekinmiyor, karımmış gibi davranıyordu. 69 olmuştuk. Hülya benim yarağımı emerken ben de onun amını yalıyor, göt deliğini okşuyor, götüne parmağımı sokmaya çalışıyordum. Göt deliğini iyice tükürükledim, işaret parmağımı göt deliğine soktum. Götünü parmaklayarak amını yalıyordum…

Sonra 69’dan çıkıp düzeldik, öpüşmeye başladık, boynunu ve göğüslerini emdim, yalayarak amına indim. Yine amının suları akıyordu. Hülyayı yüzüstü çevirdim, karnının altına yastık koydum, o da götünü yukarı kaldırdı. Suları akan amını yaladım. Göt deliği kıp kırmızıydı, göt deliğine ağzımı kapadım, emiyor dilimi içine sokuyordum. Hülya, “Çok hoşuma gidiyor, fakat bırak götümü de amımı sik, hadi canım, her an gelebilirler, yarım kalmak istemiyorum!” dedi. Doğruldum arkadan amına sokmaya başladım. Amı okadar güzeldi ve sikmeye doyamıyordum, ama yine de aklım götündeydi. Yarağımı amından çıkarıp göt deliğine dayayınca, ileri çekilip, “Orası olamaz enişte, hiç vermedim ordan! Hem alamam, seninki çok büyük, yırtarsın, ölürüm inan ki!” dedi. Ben ısrar edince, “Tamam, sadece kafasını deneyelim, olursa hepsini alırım! Ama önce güzelce krem sür!” dedi…

Aynanın önünde duran kreme uzandım aldım, göt deliğine iyice sürüp parmaklamaya başladım. Şimdi parmağım daha rahat girmişti. Önce bir parmağımı, sonra ikinciyi soktum. Götü iyice alışmış ve açılmıştı. Parmaklarımı çekip yarağımın kafasını göt deliğine denk getirdim, hafif yüklendim. “Enişte yavaş ne olursun! Alıştırarak sok!” diyordu, ben de aynısını uyguluyordum. Kafası girince, “Aaahhh!” dedi. “Acıdı mı kız?” dedim, “Biraz…” dedi. İleri geri yaparak yavaş yavaş sokuyordum götüne. Sonunda köküne kadar soktum, hafif hafif ileri geri yaparak götünü sikiyor, parmaklarımla da amını okşuyordum. “Bak gördün mü canım, aldın işte!” dedim. “Evet aşkım, o kocaman yarağı götüme aldım ya, artık ölmem! Sik götümü aşkım, hızlı sik!” diye inliyor, zevk alıyordu. Götten yarağımı tam çıkarmadan, kafasına kadar çekip, geri sokuyordum…

Hülyanın amı yine sulanmış, parmaklarımı ıslatmıştı. O ana kadar kaç defa boşaldığını saymadım, ama yine inlemeye başladı, “Oohh bittim ben Enişteeee! Hadi sen de gel, mağzanın önünde boşaldığın gibi boşal, ama bu sefer götüme boşal, doldur götümü döllerinle enişte!” diye inliyordu. Hülyanın bu lafları beni tarik ediyordu, dahada hızlandım ve “Geliyorum aşkım!” diyerek Hülyaya kenetlenip götünün içine boşalmaya başladım. İkimiz de bitmiştik. Boşaldıktan sonra biraz dinlendik, sonra kalkıp sırayla banyo yaptık. Hülya bacakları ayrık ayrık yürüyordu. “Ne biçim yürüyorsun kız?” dediğimde, “Ne yapayım, götümü dağıttın! Ama pişman değilim, götten yemenin bu kadar güzel olduğunu bilmiyordum!” dedi.

Karımla kaynım şüphelenmesinler diye, onlar gelmeden evden çıkıp çarşıda dolaştım, akşam eve geç geldim. Geldiğimde kaynımın istediği LCD TV’yi almışlardı, keyifle hep beraber TV seyrettik. Diğerlerine çaktırmadan bazen Hülyayla göz göze gelip buse atıyordum. Hülya bir ara çerez getirmek bahanesiyle kalktı ve kaşgöz işaretiyle beni mutfağa çağırıp, “Sakın birdaha buse atma enişte, valla birdaha vermem! Hem görürlerse ikimizin de ocağı söner!” diye uyardı. “Tamam aşkım, daha dikkatli olurum!” deyip, Hülyanın götünü avuçladım ve elimizde çerezlerle salona gittik.

kızımın arkadaşı beni sikiyor

28 Jul

Merhaba seks sevenler, ben Banu. İzmirliyim. 38 yaşında, sigortacı bir bayanım. 16 yaşında Liseye giden çok hoş, çok tatlı bir kızımla, benden 15 yaş büyük, Banka Müdürü bir kocam var. Kusura bakmasın ama, çeşitli kereler kocamı aldattım. Sebebine gelince, kocam sekse pek düşkün olmayan, ayda bir siki kalkınca üstüme çıkıp, 2 dakikada boşalan, bitik bir adam. Oysa ben sikilmeye doymayan, döle, sperme aç, hoyratça sikilmek, siktirmek isteyen bir kadınım. İzmirde en çok Sigorta Poliçesini ben pazarlar, hep ödüller alırım. Çünkü bir çok malı, mülkü, yatı, arabası olan olgun erkeklerin, zevk için çoook fahişeliğini yapmışımdır. Ama fantazilerimde hep, ilk ergenliğe geçen bir delikanlıya kendimi çatır çatır siktirmek istemiş, ama bunu uygulamaya cesaret edememişimdir.

Bundan 6 ay evvel, öğlen saatlerinde, unuttuğum bir evrakı almaya eve gittiğimde, evden gelen kızımın çığlık sesleriyle karşılaştım. Paniklemiştim, kızım o saatte okulda olmalıydı! Tam o sırada kızımın odasından, “Ohh aşşkıım, ohh…” diye inlemeleri geliyor, bir kaç saniye sonrada yine çığlık seslerine karışıyordu. Usulca kızımın odasına doğru gittim. Anahtar deliğinden baktığımda, daha önce evimize defalarca ders çalışmaya gelen, Canan hanımın oğlu Alper, kızımın götünü sikmeye çalışıyordu! Alper kızıma yalvarıyordu, “Aşkım tamam ilk olduğu için biraz acıyacak, fakat bakiresin diye amını da sikemiyorum, 31 çekmekten bıktım valla! Nolur katlan biraz da, sikeyim şu götünü!” diyordu. Kızımı öyle görünce kendi gençliğim aklıma geldi, ben de Kız iken ilk götten vermiştim. Hala o ilk götten yediğim sikin tadı götümün en derinlerinde tatlı bir sızı olarak kalmıştır. Kızım da bu götten yediği siki, bu sızıyı hiç unutmayacaktır. Bir süre daha izlediğimde, Alper sikini sonunda kızımın götüne sokmayı başardığını, fakat tecrübesizliğinden dolayı kızımın götünü iyi sikemediğini farkettim. Zaten fazla da dayanamadı, 5 dakika sonra, taze döllerini kızımın ilk kez sikilen götünün derinliklerine boşalttı. Sikini çıkardığında, kızımın götünden sızan hafif kan sikine bulaşmıştı…

Korkunç tahrik olmuştum, o anda içeriye dalıp, Alperin sikini yiyip bitirebilirdim, okadar yani. Bunu yaparsam en büyük fantazim gerçekleşebilir, yada elimden kayıp gidebilirdi. Derhal karar verip odaya daldım. İkisi de panik halinde yorganın altına saklanmaya çalıştılar. Yorganı üstlerinden biraz çekip, “Kızım nedir bu yaptığın?” diye sordum. Kızım, “Anne ne olur kızma, okulun tek bakire kızı benim, ama canım çok sevişmek istiyordu. Alper okulun en yakışıklı öğrencisi, daha önce birkaçkez ağzıma verdi, fakat eğer götümü sikmezse benden ayrılmakla tehdit etti!” dedi. Kızıma, “Götün nasıl?” diye sordum, “Biraz canım yandı ve kanadı, o kadar.” dedi. Kızıma, “Giyin ve evden çık, ben çağırıncaya kadar da gelme, Alperle konuşacaklarım var!” dedim. Kızım apar topar üstünü başını giydi ve çıktı.

Kızım gidince Alpere, “Utanmıyormusun kızımı seni bırakırım diye tehditle götünü sikmeye! Seni annene babana söyleyeceğim!” diye fırça attım. “Banu abla inan kızınızı çok seviyorum, ama 31 çekmekten bıktım, tüm arkadaşlarım bir kızla sikişti, sikişmeyen bir ben kaldım, benle dalga geçiyorlar!” dedi. Yüzü kıpkırmızıydı. “Ne olur anneme babama birşey söyleme, ne istersen yaparım!” dedi. Alperin artık hiç kaçarı yoktu, ne istesem sike sike yapacaktı. Ogün de tesadüfen herzamankinden daha dekolte giyinmiştim. Dudaklarımı hafif ıslatarak, mini eteğimle frikik verip, Alperle gözgöze geldim. Alpere şuh bir sesle, “Günde kaç kere 31 çekiyorsun?” diye sordum. Alper sorduğum soruya iyice şaşırmıştı, gözü bacak arama, mini eteğimden gözüken küloduma takılmıştı. Gülümseyerek, “Hayrola Alper, 31 çekmeye malzeme mi topluyorsun?” dedim. Alpere iyice cesaret gelmişti, “Banu abla zaten seni az düşünüp 31 çekmedim, çarşaflara, banyonun fayanslarına az attırmadım.” dedi…

Ben Alpere daha da cesaret vermek için, “Yaa, öyle mi? Peki en çok neremi sikmeyi hayal ettin? Amımı mı, götümü mü?” diyerek, bacaklarımı biraz daha ayırdım. Alper yutkunarak bakışlarını küloduma kenetlemişti. Alper cevap veremeyince, elimi yorganın altına sokarak sikini yokladım. Siki kalkmıştı. Sikini biraz okşadım ve tekrar sordum, “Haa? Amımı mı sikmek isterdin, götümü mü?” dedim. Alper bütün cesaretini topladı ve “İkisini de, hem amınızı hem götünüzü sikmek isterdim!” dedi. “Sik ozaman, daha ne duruyorsun!” dedim. “Ama kızınıza söylemeyeceksiniz, değil mi? Kızınızı gerçekten çok seviyorum! Kızınızı amından da sikmeme izin verecekmisiniz?” dedi. “Bak Alpercim, tamam kızımı sikmene izin veriyorum, ama amından sikince içine kesinlikle boşalma, tamam mı? Onun dışında izin var!” dedim. Fırlama hemen, “Banu abla tamam da, senin içine boşalmaya izin var mı?” dedi. “Var var, hadi gel seni 31 çekmekten kurtarayım!” diyerek dudaklarına yapıştım. Alper acemice öpüyor, boynumu göğüslerimi okşuyor, arada da bacaklarımı, amımı külodumun üzerinden avuçluyor, mıncıklıyordu. O kadar toy ve tecrübesizdi ki, yanındaki herşeye hazır karıyı doğru dürüst sikemeycek kadar acemice davranıyordu.

Fazla uzatmadan yorganı üstünden tamamen çektim, kasıkları ve taşakları yeni kıllanmaya başlamış dipdiri sikini ağzıma aldım. Siki tazecikti, taşaklarını ısırıyor, Alpere saksonun her türlüsünü çalıyordum. Alper 2-3 dakika sonra heyecandan titreyerek, mis gibi spermlerini gırtlağımın duvarına fışkırtarak ağzıma boşaldı. Ben sikini emmeye devam ettim, sikini yiyecekmişim gibi hırsla emiyordum. Alper nerdeyse zevkten bayılıyordu. Menilerini son damlasına kadar emdim. Boşalmış, fakat siki inmemişti, sikini tekrar ağzıma sokmaya çalışıyordu. “Şşşt… Acele etme!” diyerek dudaklarından öptüm ve hemen soyundum. Alpere önce arkamı döndüm götümü gösterdim, sonra tekrar yüzümü dönüp, bir ayağımı yatağa koyarak, parmaklarımla amımın dudaklarını ayırdım ve “Göt mü? Am mı? Önce hangisini sikmek istersin?” dedim. Artık iyice kendine güveni gelmiş, bana ismimle hitap ediyor, gol atmanın rahatlığıyla, “Banu üstüme çık, amınla sikime otur ve zıpla!” diyordu. Dediğini yaptım. İnanın tam 15 dakika amımı o pozisyonda sikti. Elleriyle götümü avuçlayarak, beni kucağında hoplata hoplata, hayat dolu döllerini amımın içine fışkırttı! Bu sefer de ben zevkten bayılıyordum, üstüne yığılıp kaldım…

Alperin tazecik dudaklarını ve dilini öpe öpe, yalaya yalaya doyamıyordum. “Artık milli de oldun…” diye biraz şakalaştıktan ve dinlendikten sonra, sikine elimi attım, tazecik siki yeniden canlanmıştı. Eee olacak okadar, 17 yaşında gencecik delikanlı, onun siki günde 5-6 sefer kalkmayacak da, kocamın siki mi kalkacak. Alper kalktı ve hemen arkama geçti. Beni yatakta domalttı. Artık sıra götüme gelmişti. Abaza soytarı (sanki bana ‘Götünde şov yapacam, kızından daha çok inletecem!’ der gibi), bu güne kadar onlarca siki rahatlatmış götüme hırsla soktu taze sikini. 2 saat önce kızımın götünü delen çivi gibi sik, şimdi benim götümü çatır çatır sikiyordu. Alper, “Banu bundan sonra hep, hem seni sikecem, hem kızını! Artık ikiniz de benimsiniz!” diyerek, işini sağlama almak için de, biryandan Cep telefonuna beni götten siktiğini çekiyordu. Aklınca ben yokuş yaparsam beni onla tehdit edecekti. Beni hep sikmek istemesi hoşuma gitmişti, kameraya, “Canım Alperim, erkeğim benim, hem kızımı hem beni hep sik, asla bırakma beni, yarağını esirgeme benden ne olur!” diye cilveler yapıyordum. İyice kuduran Alper götümün içine son 20 yılımın en körpe spermlerini akıttı.

“Canım benim, götümün deliğini döllerinle yıkadın, sağol erkeğim!” diye götümden çıkardığı sikini öpmeye, yalamaya, emmeye doyamadım. Fakat çalan telefonumun sesiyle kendime geldim. Arayan kızımdı, “Anne yaa, ne konuşuyorsunuz iki saatir? Geleyim mi?” diye sordu. Kızıma, “Tamam kızım konuşmamız bitti, yarım saat sonra gel!” deyip kapattım. İkimiz de acele giyindik. Bir süre birbirimize sarıldık, öpüştük. Alper, “Banu seni sikmeye doyamadım, ne olur bana hep ver!” dedi. “Tamam aşkım sana hep verecem, ama kızımın bundan haberi olmayacak!” dedim. “Ayıpsın Banu, ben çocukmuyum, elbette söylemem!” diye söz verdi. Ve sözünü de tuttu, ben de tuttum tabi. 17 yaşındaki fırlama, 6 aydan beri kızımın haberi olmaksızın, hem beni hem kızımı sikiyor! Kızım bu arada kızlığını kaybetti ve mutluluktan uçuyor, amdan sikişmesine izin verdim diye. Kızıma, “Alper içine boşalıyor mu?” diye sordum. “Asla boşalmıyor anne, hemde o kadar, boşal içime aşkım dediğim halde yinede yapmıyor. Ama götümü affetmiyor, en az 2 posta götümü suluyor dölleriyle!” dedi.

Benim gibi hayatı dolu dolu yaşayan tüm olgun bayanlar, etrafınızdaki Alper gibi gençleri kaçırmayın! İnanın tonlarca para verdiğiniz güzellik kremleri vitaminleri yerine, ergen gençlerin spermlerini yalayın, yutun, yüzünüze sürün, amınızı götünüzü fışkırta fışkırta siktirin, bakın nasıl dirileşiyorsunuz!

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.