Archive | Seks izle RSS feed for this section

evime zorla girip beni sikti

28 Jul

Merhaba ben Hülya, 28 yaşında, 1.68 boy, 75 kilo, esmer, balık etli bir kadınım. Kocamla evleneli henüz 2 yıl olmuştu ki, gecelerimizin ne kadar sıkıcı ve sakin geçtiğini anladım, ama birşey yapamıyordum. Çok fırsatım olduğu halde kocamı aldatmak hiç geçmiyordu aklımdan, ben de çeşitli porno filmler alıp, izleyip, kendi kendimi tatmin etmeye başladım. Bir gün süper bir film izliyordum ve filmin sesini farkında olmadan çok açmışım. Kendimden geçmiştim çünkü, kendi kendime kocamdan daha fazla zevk veriyordum. Neyse, tam o sırada karşı komşumuz Adnan sesleri duymuş ve uyuzluk olsun diye kapımı çaldı ve “Hülya hanım dışarı çok ses çıkıyor, filmin sesini biraz kısarmısınız!” dedi sırıtarak. Ben çok utanmıştım, adam herşeyi anlamıştı. Özür dileyerek kapıyı kapadım, içeri girip hemen filmin sesini kıstım.

Komşumuz Adnan, 1.90 boyunda, iri yapılı, tam hayallerimdeki erkekti. Benim için ulaşılmaz birisi geliyordu, yani ben öyle zannediyordum. Kocam uzun yol şöförüdür, bir gitti mi, 1-2 ay gelmez. Adnan da bunu biliyordu. Tabi geçen gün izlediğim pornonun seslerini duyan Adnan fırsatı kaçırmadı ve bir gece saat 3’te kapımı çaldı. Korktum bir an, kim bu diye delikten baktım, Adnandı. Kapıyı açmadan, “Ne oldu Adnan bey?” dedim. “Size önemli birşey söyleyecem, kapıyı açarmısınız?” dedi. Ben de biraz tereddütle kapıyı açtım. Üzerimde ince geceliğim vardı. Ve ben kapıyı açar açmaz Adnan üzerime çullandı, kapıyı da kapattı, geceliğimi yırtarcasına çıkardı ve heryerimi öpüp yalamaya, emmeye başladı. Ben bir yandan, “Yapma!” diye inliyor, bir yandan çok büyük haz alıyordum. Adnan ise, “Sus orospu! Senin amına koyacam! Yarak hastası orospu seni!” diyerek devam ediyordu.

Adnan önüme çöküp amımı yalamaya başladığında ben kendimi koyuverdim ve inleyerek orgazm oldum. Çeşme gibi akan amımın sularını yutarken ben dayanamadım ve Adnanı ayağa kaldırıp, onun elbiselerini parçalarcasına çıkardım ve yere yatırdım. Üstüne çıktım, heryerini ısırarak emiyor yalıyordum. Adnanın büyük ve kalın yarrağı ağzımı tümden dolduruyordu, ama nefes almaksızın yalıyordum. Çok güzel birşeydi yarağı, inanılmaz tad alıyordum. Sonra dayanamayıp Adnanın o koca yarrağını amıma yerleştirip üzerine çıktım ve hiç durmadan zıplamaya başladım. Şap şap şap diye sesler çıktıkça deliriyordum. Köküne kadar alıyordum içime. Ben 2. orgazmımı yaşarken iyice kendimi kaybettim ve Adnanın her yerini ısırmaya başladım. Ben ısırdıkça o hafiften bağrıyordu. Sanki o beni değil de, ben onu sikiyordum…

Sonra beni üzerinden aldığı gibi yere yatırdı ve bacaklarımı omzuna alarak amıma geçirdi. Amıma son hız pompalarken, “Sen nekadar azgın bir orospuymuşsun böyle!” diyerek göğüslerimi tokatlıyor, dudaklarımı koparırcasına öpüyor, bazen de parmaklarını ağzıma sokuyor, beni deli ediyordu. Sonra beni yerden kaldırıp, sürükleyerek yatakodasına götürdü ve yatağa fırattı. Dolaptan kocamın kemerlerinden birini aldı ve kemerin ortasını ağzıma verip, uçlarını dizgin gibi tutarak, beni domalttı ve arkama geçip amımı sikmeye başladı. Sanki ata biniyordu ve öyle hızlı sikiyordu ki, Şap şap şap seslerinden başka birşey duymuyorduk. Bazen de kemerin uçlarını asılarak, “Dehh dehh deh!” diye naralar atıyordu…

Sonra kemeri ağzımdan çıkarıp, kemerle de popoma vurmaya başladı. Hem amımı sikiyor, hem kemerle popomu kırbaçlıyordu. Canım yansa da inanılmaz müthiş bir haz alıyordum. Kaçıncıya orgazm olduğumu sayamıyordum bile. Sonra birden kemeri bıraktı ve iki eliyle belimden tutarak beni kendine çekti ve iyice abandı, titreyerek, böğürerek içime döllerini fışkırttı. Boşalması iyice bitene kadar amımda kaldı. Sonra arkamdan çekilip yatağa sırtüstü devrildi. Şimdi roller değişti işte! Adnanın sikini biraz yaladıktan sonra, onu altıma aldım ve bu sefer ata ben binmeye başladım. Bir yandan sikinde zıplıyordum, bir yandan da kemerle göğsüne vuruyordum ve “Nasılmış ha kemerle vurulmak!” diyordum. O da, “Vur amına koduğumun karısı, azgın orospu, pis kaltak, kuduruk fahişe!” diye küfredip delirtiyordu beni. Tam 2 saat böyle haşince sikişmeye devam ettik, ikimiz de defalarca boşaldık. Adnanın sikini yalamaktan ve emmekten çok zevk alıyordum, kaç kere de sikini emdim ve bütün döllerini yuttum…

Sabaha karşı karısı uyanmadan evine gitti. Şimdi haftanın en az 2 gecesi bana geliyor. Sabaha kadar çılgınlar gibi sikişiyoruz ve döllerini emmeye devam ediyorum!

hem yarak hem dayak sikiş

28 Jul

Selam, ben Asu. 24 yaşındayım ve evliyim. Kocamla çok iyi giden bir seks hayatımız vardı. Her sikişte beni en az 2 kere boşaltırdı. Fakat son zamanlarda bana olan ilgisi giderek azalıyordu. Haftada 3 kez seks yaparken artık ayda 2 kere falan yapıyorduk. Beni sikerken hiç istekli davranmıyordu. Bu olay giderek canımı sıkmaya başlamıştı. Ben de Chat sitelerinde dolaşmaya başladım. Birçok kişiyle camdan görüştüm. Nihayet bulunduğum çevreye yakın tamda istediğim gibi birini bulabildim. Adı Oğuz’du, 28 yaşındaydı. O da evliydi ve eşinin kendi isteklerini karşılayamamasından şikayetçiydi. Neredeyse iki hafta kadar, vakit bulabildiğimiz zamanlarda hep yazıştık. Sonra telefon numaralarımızı paylaştık. Boş olduğum zamanlarda telefonda seks yapıyorduk.

Artık yanıyordum. Ateşimi kocam söndüremiyordu. Kocamı işe yolladıktan sonra evimin yakınlarında bir parka gidip oturdum. Çok sıkılmıştım. Canım acayip yarak çekiyordu. Oğuz’u aradım. Ona sıkıntımı anlattım. O da, “*** otelin önünde buluşalım. Ben seni yarağa doyururum merak etme!” dedi. Ben de hemen taksiye atlayıp otelin önüne geldim. Banka oturup heyecanla Oğuz’u bekledim. Yaklaşık yarım saat sonra Oğuz geldi. Camda gördüğüm için onu hemen tanıdım. Koşup boynuna sarıldım. “Hadi aşkım! Yanıyorum söndür beni!” dedim. Dudağımdan öptü ve içeriye girip odamızı ayarladık. Asansöre bindik. Hemen dudaklarını öpmeye başladım. Çok vaktimiz yoktu. Asansörden inip odamıza geçtik. Daha kapıyı kapatmadan yine dudaklarına yapıştım. Müthiş zevk alıyordum. Amım vıcık vıcık olmuştu. Tam kıvama gelmiştim.

Elimi önüne attım. Kaskatı olmuş sikini pantolonun üzerinden sıvazladım. Diz çöküp fermuarını açtım. Sikinin başı şişmişti. 14-15 cm, kalın bir şeydi. Zaten önemli olan boyu değil işleviydi. Alttan dilimle sikini hoplatarak eğleniyordum. Sanırım bu hareketim onun hoşuna gitmedi :) Birden gırtlağıma kökledi. Nefes alamıyordum. Saçlarımdan tutup ağzımda gitgel yapmaya başladı. Ih oh gibi sesler çıkarıyordu. Zevk aldığı belliydi. Boşalmak üzereyken beni kaldırıp yatağa fırlattı. Sertliği sevmiyordum. Bu beni korkutmaya başlamıştı. Elbisemi ve tangamı yırtarak çıkarttı. Bir tek sütyenimle ortada kalakalmıştım. Kemerini çözüp yatağın başlığına bağladı. Kendisi de önümde çabucak soyundu. Üzerime atladı ve “Yarak yarak diye başımın etini yedin. Al sana yarak!” diyerek amıma geçirdi.

Bu işin sonunun iyi gitmeyeceğinin farkındaydım. Çok canım acımıştı. Ağzımı eliyle kapadığı için bağıramıyordum. Sert bir şekilde 10 dakika kadar kökledi. Hiç zevk almıyordum. Sadece canım acıyordu. Ağlamaktan makyajım akmış resmen palyaçoya dönmüştüm. Böğürerek göğüslerime boşaldı. Menileriyle göğsüme Oğuz yazdı. Mutfaktan aldığı kaşıkla da bir kısmını bana yedirdi. Kusmak üzereydim. Tangamla da gözlerimi bağladı ve yanımdan uzaklaştı. Ne olduğunu anlayamamıştım. Birden üzerimde flaşlar patlamaya başladı. Çırpınmaya başladım. Bir an önce kurtulmak istiyordum.

Beni çözdü. Çok sinirliydim. Direk yüzüne tükürdüm. “Orospu! Sen gelmedin mi bana kaltak? Git banyoya amını götünü yıka gel, daha işimiz bitmedi!” dedi. Daha önce götümden sikilmemiştim. Acaba götümdende mi sikecekti? “De hadisene orospu!” diye götüme şaplak atıp beni banyoya yolladı. Kapıyı kilitledim. Küvete su doldururken ağlamaya başladım. Su sesinden benim sesim duyulmuyordu. Sonra o hayvan gelip içeri girmeye çalıştı. “Kalk şu kapıyı aç! Yoksa ne yapacağımı iyi biliyorsun!” diye tehtid etti. Suyu kapatıp, “Siktir git şurdan! Yüzünü görmek istemiyorum!” diye bağırmaya başladım. “Sen bilirsin!” dedi. Kapı kapanma sesi geldi…

Ben de gitti zannederek kapıyı açtım. Kapıyı açar açmaz tokadı yapıştırdı. “Benimle oyun mu oynuyorsun sen fahişe!” diyerek beni küvete fırlattı. Su dolu küvete çok sert bir şekilde yapıştım. Banyo su içinde kalmıştı. “Bırak beni!” diye bağırmaya başladım. O da “Eğer bir daha bağırırsan…” diye bir tokat daha yapıştırdı. Ben de, “Ne olacak ha? Yaptın zaten yapacağını ibne!” dedim. Onu çok sinirlendirmiştim. Küfrederek suyun içine başımı gömdü. O pozisyonda beni domalttı. Götüme vurmaya, saçımı çekiştirmeye başladı. Boğulmak üzereydim. 1-2 dakika aralıklarla nefes aldırıyordu. Götüm resmen kan toplanmıştı. Krem falan kullanmadan, sikini ‘Flop!’ diye götüme soktu. O anda suyun içinde olduğum için bağıramıyordum. Başımı çıkarttığında sadece nefes aldığım için laf da yetiştiremiyordum. “Hadi bağır şimdi bakalım!” diye yine suya gömdü. Hızlı hızlı köklemeye devam etti. O şokun etkisiyle bayılmışım.

Uyandığımda yatağın üzerinde giyili olarak yatıyordum. O Oğuz denen hayvan da giyiniyordu. Amım, götüm, başım çok ağrıyordu. İçimden ona saydırıyordum. Bana, “Hadi kalk orospu!” dedi. Kalkmayınca zorla kolumdan tutarak kaldırdı. Ben daha kendime gelememiştim. Otelden ayrılıp arabaya bindik. Neredeyse 15 dakika yol gittik. Bu arada hiç konuşmadık. Sakin bir yere geldiğimizde arabayı durdurdu. Bana beni siktikten sonra çektiği fotoğrafları gösterdi ve “Bundan sonra benim isteklerimi karşılayacaksın! Yoksa seni rezil ederim! Anladın mı beni?” dedi. Şok olmuştum. Sadece ağlayarak başımı salladım. Bana bunları yapan heriften herşey beklenirdi.

Beni boynumdan öpmeye başladı. Sonra dudaklarıma gelip, bir öpücük kondurup, “Göster bakalım marifetlerini!” dedi ve fermuarını çözdü. Sadece ağlıyordum. Onun istediklerini yapmak zorundaydım. İstemeyerek başımı sikine doğru eğdim. Boynumdan tutarak ağzıma soktu, “Hadi!” deyip ellerini başının arkasına bağladı. Çabuk boşalsın da ben de kurtulayım diye hızlı hızlı gitgel yapıyordum. Arada taşaklarını ısırıp, yalayarak yavaşça yukarı çıkıyor ve sikinin başını öpüp, gırtlağıma sokuyordum. İstekliymiş gibi görünmeye çalışıyordum. Zorla yapmak iğrenç bir şeydi.

10 dakika sonra inlemeleri arttı ve ağzıma boşaldı. Kusmamak için kendimi zor tuttum. Döllerini sikinin üzerine tükürdüm. Tokat atıp zorla yutturdu. Mendille ağzımın kenarlarını sildim ve yola koyulduk. Yarım saat sonra evimin yakınlarında bir yerde durdu, “Telefonun açık olsun, hadi orospum!” diye götüme şaplak atıp evime yolladı. Çok kötü durumdaydım. Bacaklarımı kapatamıyordum. Eve geldiğimde kocam yoktu. Masanın üzerinde not vardı, geç gelecekmiş. Yemek yeyip evden çıkmış. Kocamı telefonla arayıp nerede olduğunu sordum. Nefes nefeseydi, “İşler çok yoğun hayatım, kapatmam lazım!” dedi. Kesin beni aldatıyordu. Sonuçta artık ben de onu aldatmıştım…

beden eğitmenini siktim

28 Jul

Selam adım Fatih. 22 yaşında, 1.87 cm, 88 kilo, sarışın, mavi gözlü, atletik vücutlu biriyim. Geçen sene yaşadığım bu olayı sizlere anlatma ihtiyacı duydum. İşte başımdan geçen olay: Üniversitenin beden eğitimi öğretmenliği bölümünden mezun olmuştum. Okulu bitirmenin vermiş olduğu sevinç ve ideallerimin gerçekleştirmenin gururunu yaşadığım bir gündü, artık üniversite mezunu biriydim. Şimdi 4 yılın vermiş olduğu stresi atmamız gerekiyordu. Her yılsonu olduğu gibi, mezuniyet partisi düzenlenecekti. Arkadaşlar müthiş bir gece organizasyonu hazırlamışlar. Bütün hocalar ve fakültenin bütün öğrencileri davet edildi. Parti yerinde müthiş bir kalabalık vardı. Şıklık ve sexylik yarışı vardı sanki. Birden kendimi Amerikadaki gençlik partilerinde sandım.

O gece bizim sınıftaki Aylinle takılıyordum. Kızın zaten bana karşı ilgisi vardı. Biraz dans ettikten sonra yavaş yavaş yiyişmeye başladık. Aylinin vücuduna ateş bastığı çok belliydi, ama o an ona karşı hiçbir isteğim yoktu. Kıza karşı biraz soğuk davrandıktan sonra, onun bulunduğu ortamdan uzaklaşarak, partinin yapıldığı salonun balkonuna, hava almak için çıktım.

Biraz sonra yanımda biri belirdi. Ama gördüklerime inanamadım, muhteşem bir güzellikteki Esra hoca yanımdaydı. Esra hoca üniversitenin son 2 senesinde dersimize giren, 28 yaşında afet bir kadındıı. İnanın onu her gördüğümde içimde fırtınalar kopuyordu. O kadar sempatik biriydi ki, yüzünde gülümsemeler eksik olmuyordu. O gece Esra hocanın üzerinde mavi mini dar bir askılı elbise vardı. Ona baktıkça vücudum yanıyordu. Esra hocayla balkonda birşeyler içtikten sonra parti yerine geri döndük. Artık Esra hoca ile dans etmeye başlamış, içtiğimiz içkinin etkisiyle de birbirimize daha da yaklaşmıştık.

Gecenin geç saatleri olmuştu, salon artık yavaş yavaş dağılıyordu. Ben de Esra hocayı evine bırakmayı teklif ettim. Kabul etti ve taksi çevirdikten sonra yola koyulduk. Esra hoca yolda bana, “Çorba içmek istiyorum, biraz ayılmam gerekiyor!” dedi. Ben de hemen taksiciyi gideceğimiz yeri tarif ettim. Çorbacıya vardık, birer çorba içtik. Çorbaların üzerine kahvelerimizi de içtikten sonra, eve doğru yürüyerek devam ettik. İnanamıyordum, yanımda okulun en seksi ve en sempatik hocasıyla yürüyordum. Yolda muhabbet bayağı koyulaştı, konu konuyu açtı ve tamda istediğim konu, cinsellik konusu açıldı. Bana kız arkadaşımın olup olmadığını sordu. Ben de 1 senedir hiçbir kızla işikimin olmadığını söyledim. Bana garip bir şekilde bakarak, “Nasıl yani? Senin gibi yakışıklı birinin bir senedir bir kızla ilişkisinin olmaması normal değil, çok çekici birisin!” dedi.

O an ne söyleyeceğimi şaşırdım. Ama böyle sexy bir kadından bu tarz bir iltifat almak müthiş bir duyguydu. O an bana deli bir cesaret gelmiş olacak ki, birden Esra hocanın dudaklarına yapıştım. O da sanki bu hareketimi bekliyormuş gibiydi, kaldırımda deliler gibi öpüşüyorduk. Öpüşe öpüşe Esra hocanın evine gelmiştik. Aceleyle kapıyı açıp içeri daldık. Esra hocanın üzerindeki el kadar olan mavi elbisesini çıkarıp göğüslerine yapıştım. Öyle bir inlemesi vardı ki, bu beni dahada azdıyordu. Göğüslerinden yavaş yavaş, göbeğine, ordan da amına indim. Amından sanki sel suyu akıyordu, olamaz böyle bir şey! Artık dayanamayıp amına sikimi sokacaktım ki, “Dur yapma, daha ben kızım!” dedi. O an şok olmuştum. “Kızım, ama sorun yok, götümden sik, seni bugün çok istiyorum Fatihim!” dedi ve hemen benim kazık gibi olmuş yarağımı ağızına alarak emmeye başladı. Ama nasıl bir zevkti bu! Daha önce çok kez kızlara yaptırdığım bu hareket, bana hiç bukadar zevk vermemişti…

Artık dayanacak gücüm kalmamıştı, nerdeyse ağzına patlayacaktım. Ağzından zor bela çektim yarağımı ve Esra hocayı köpek pozisyonuna getirdim. Çekmeceleri karıştırıp, oradan bir tane krem bulup, göt deliğine güzelce sürdüm, parmaklarımla içine iyice emiştirdim. Darlığına bakacak olursan, Esra hocanın daha önce götten de yemediği belliydi. Yarağımı da gözelce kremledikten sonra, yavaş bir şekilde götüne sokmaya başladım. Fakat götü o kadar dardı ki, sikim girmek bilmiyor, Esra hoca da kısık çığlıklar atıyordu. Sonunda yarağımın başını zorda olsa soktum. Ama ne çığlıktı o! Daha saniyesinde götünün içine boşaldım. Ama demir gibi yarağım inmemişti, boşaldığım halde götüne git gel yapıyordum. Artık Esra hoca da alışmış, götünü ileri geri yaparak bana karşılık veriyordu. Sabaha kadar kaç defa Esra hocanın götüne boşaldığımı hatırlamıyorum, ama müthiş bir duyguydu. O ana kadar birçok kız siktim, ama hiç birinden bukadar zevk almamıştım.

Şimdi beden öğretmeni olarak özel bir Lisede çalışıyorum. Burada da çok şey yaşadım, ama hiç bir kadın kız Esra hocanın vermiş olduğu zevki bana vermedi.

sarışın kızı siktim

28 Jul

Merhaba ben İzmirden Mert. 26 yaşındayım ve yakışıklı sayılabilecek biriyim. Bu olay 1 sene önce yaşandı. Ben ve erkek kardeşim Emre, İzmir Karşıyaka’da bir apartmanda tek başımıza yaşıyoruz. Annem ve babam İstanbuldalar. Ben genellikle geceleri evde olmam, dışarıda eğlenirim arkadaşlarla.

Yine bir gece arkadaşlarla gece vakti saat 23:00 gibi iskelede buluştuk. Benim bir arkadaşım vardır çok çapkındır. O gece yanında 3 tane hatun getirdi. Biz 4 erkek kızlara yavşamayı düşünürken çapkın arkadaşım dediğim Tayfun hatunları bırakıp başka yere gitti. Kızlar bize kaldı :). Kızlar içki almaya gidince, ben hemen arkadaşlara, “Sarışın benimdir, sakın sulanmayın!” dedim. Kızların adları Merve (bu benim bahsettiğim sarışın), Nazlı (bu tam bir esmer bomba), birde Ceren var, o da Kızıl saçlarıyla yakıyordu ortalığı. Benim Merve hiç abartısız 90-60-90 ölçülerindeydi. Nazlı ve Ceren de o civarlardaydı. Zaten Tayfun çürük mal getirmez yanında.

Hepsi yüzüne 1 ton boya sürmüştü. Neyse, içkileri alıp geldiler ve iskeledeki masalardan birine oturduk, başladık sohbete. Saat ilerledikçe konu aldı başını gitti. Kızlar artık konuyu sekse getirince, ben yanımda duran arkadaşa, “Bunlar yarrak istiyor!” diye fısıldadım. O da, “Aynen!” diyerek bastı kahkahayı. Kızlar ne olduğundan habersiz bizi izliyorlardı :). Artık herkesin kafası 1 milyondu. Yanımdaki arkadaşım Kerem hemen aldı Cereni, atladı arabasına bastı gitti. Amacın ne olduğunu anladığımızdan diğer arkadaşımda Nazlıyı aldı, onlarda binip gitti. Biz Merve ile başbaşa kaldık. Aslında benim amacım onunla birkaç gün çıkıp sonra işimi görmekti, ama kızın amacı başka. Neyse, ben de sıkılgan tavırlarından anladım ve direkt aldım kızı, hemen atladım arabaya.

Arabada ben Merveye bakmaktan yola bakamıyordum. Altında ‘Süpermini’ denilen bir etek vardı. Ben o güzel bacaklara bakarken şeritten çıkmışım farkında değilim. Neyse, geldik benim eve, kardeşim de dışarıda olduğu için direk daldık içeri. Ben kapıdan girince ışığı yaktım ki, gecenin karanlığında pek belli olmayan sikim pantolonu yırtıyordu. Ben hiç saklamadım zaten kız istiyor :) Kızı iki elinden tutup yatak odasına götürdüm, dudaklarına yapıştım. O güzel dudakları ısırıyor, ağzının içinde dilimi gezdiriyordum. Deli gibi emiyordu dudağımı. Onu yatağa ittim ve bana bir bakış attı ki, bende film koptu. O an delirdim ve kızı resmen sikmekten öldürmek istedim.

Direk üstüne uzanıp göğüslerini mıncıklayarak yalamaya başladım. Memelerinin ucu semsert oldu. Bugüne kadar kaç kızı yatağa attım hatırlamam, ama bu kadar diri ve dik göğüsleri hiç görmedim. Dilimi göbek deliğinde gezdirirken, o deli gibi inliyordu. Eteğini aşağıya sıyırdım ve külodunu tek hamlede çıkardım. Kasıklarını yalamaya başladım. Amını tıraşlamıştı, süper görünüyordu. Dilimi amının kenarında gezdiriyorum, ama o zorla amını ağzıma itiyordu. Benim kafam yine attı, amının içine dilimi soktum. Deli gibi inliyordu. Direkt onu domalttım, arkadan o muhteşem kalçasını ısırıkladım. Birkaç dakika ısırıkladım onun kalçasını. Sonra ayağı kalktım onu da yatağın ucuna oturttum…

Pantolonumu çıkardı ve benimkini elinin arasına aldı. Gerçi tam olarak alamadı, benim yarrağım biraz iri ve bayağı kalındır, bu yüzden işaret parmağını ve baş parmağını birleştiremedi. Direkt ağzına verdim. Öyle iştahla yalıyordu ki, benimkisi taş gibi oldu. Ağzına boşalmamak için ağzından çıkarıp, onu yatağa sırtüstü yatırıp, bacaklarını omzuna kadar ittirdim ve bacak arasına girip sikimle amına fırçalamaya başladım. Am dudakları süper gözüküyordu. Beni delirten gözlerine birdaha baktım, “Hadi sok, bakire değilim!” deyince, birden gömdüm amına. Sıcacıktı içi. Girip çıktıkça deli gibi inliyordu. Artık memelerini sıkıp, amını çok hızlı pompalıyordum. O sırada telefon çaldı, ben hiç istifimi bozmadan elimi uzatıp telefonu açtım. Arayan Keremdi ve arkadan, “Ahh, ohhh, evet canım!” gibisinden sesler geliyordu. “Nasıl gidiyor abicim?” dedim. Kerem de, “Süper!” deyince, ben Merveye bir hızla gömdüm ve “Ahhhh!” diye anırdı. Kerem telefonda kahkalar attı ve kapadı. Amından çıkarıp kasıklarına boşaldım.

Yanyana uzandık bir süre. Ben bu arada memelerini mıncırıyordum. Benim yarrak yine ayaklanınca, Mervenin o hayran olduğum götünü sikmeyi aklıma koydum. Domalttım ve göt deliğini yalamaya başladım. Merve, “Sok götüme! Sik götümü!” diye inlemeye başlayınca, yarrağımı tükürükledim ve götüne dayadım ve bir hamlede gömdüm. Kız deli gibi bağırdı. Birkaç dakika sonra ise zevkten inlemeye başladı. “Geliyorum!” diyerek bunun götünün içine boşaldım ve sikimi çıkarıp doğru duşa gittim. O da arkamdan geldi ve yıkandık. Sonra Merve giyinip çıktı gitti ve ben de direkt uykuya daldım.

Ertesi gün arkadaşlarla buluştuk. Hepimiz halsizlikten yanıyorduk. Aralarında en az boşalan benmişim meğerse. 2 arkadaşım da kızlara 5 posta boşalmış bütün gece :) Daha sonra Merveyi çok aradım ilişki başlatmak için, ama ulaşamadım, kendisi de beni aramadı birdaha. Meğersem orospunun tek derdi sadece sikilmekmiş!

komşumun kocasına siktirdim

28 Jul

Slm. Adım Alev, 32 yaşındayım, 1.72 boyunda ve 88-60-92 ölçülerinde, sarışın, mavi gözlü ve kapalı bir bayanım. Burda yazılanlar gibi bir olay da 3 ay önce benim başıma geldi ve sizlerle paylaşmaya karar verdim. Evliyim ve kocamla da çok mutlu bir hayatımız var. Taaki bu anlatacaklarıma kadar seks hayatımız da çok iyi gidiyor diye biliyordum. Kocam Samet, iri yapili birisidir. Hayatımda kocamdan başkasıyla beraber olmadığım için, seks konusunda fazla birşey bilmezdim. Kocamla seksin dışında, seks hakkındaki bildiklerim sadece kadınlar arasındaki sohbetlerden duyduklarımdı.

Bir gece kocamla yatmaya hazırlanmıştık ki, yan daireye yeni taşınan ailenin yatak odasınıdan garip garip sesler gelmeye başladı. Yatakodalarımız bitişik ve duvarlar biraz incedir. Ben kocama, “Ne oluyor acaba?” dedim. O da, “Yat uyu lan karı, adamı delirtme şimdi!” dedi. Ben anlam veremedim, fakat sesler devam ediyor ve ben uyuyamıyordum. Sabah oldu kocam işe gidecekti ve duşa girmeye hazırlanıyordu. Ben de kalkıp kahvaltı hazırlayım dedim, ama kocam, “Boşver kahvaltıyı!” diyerek, ben daha yataktan çıkmadan, hemen beni domalttı ve 2 dakikada sikti, sonra duşa girdi. Ben de boşalıyordum, ama kocam hemen işini bitiren biriydi. Başka birşey bilmediğim için mutluydum. Bilirsiniz, kapalı olmamdan dolayı da pek kimseyle konuşamıyordum bu konuları.

Kocam işe gitti. Ben de yeni taşınan komşulara hoşgeldiniz ziyaretine gidecektim. Saat 11 gibi yan dairenin kapısını çaldım, kapıyı komşum Leyla hanım (üzerinde sabahlıkla) açtı. “Müsaitseniz size hoş geldinize gelmek istiyorum.” dedim. Leyla hanım da, “Kocam birazdan gidecek, 10 dakika sonra gelebilirsiniz.” dedi. “Birazdan görüşürüz!” deyip evime geçtim. Sabah Kek Poğaça falan yapmıştım, onları tepsiye koydum ve 10 dakika sonra tekrar gittim, kapıyı çaldım. Levent’miş kocasının ismi, o açtı kapıyı, “Buyrun girin, ben çıkıyorum!” dedi ve gitti. Levent bey 1.90 boylarında, esmer, kalıplı ve karizmatik bir adamdı. Neyse ben Leyla ile oturdum, çay kahve, sohbet muhabbet falan derken, merakımdan işte, dün gece gelen sesleri sordum…

Leyla, “Çok mu ses geldi, rahatsız mı ettik sizi? Leventle sevişiyorduk!” dedi. Ben utanmıştım, “Kusura bakma, bilmiyordum…” dedim. Leyla da, “Yok canım, biz alıştık artık, her taşındığımız apartmanda bu konudan dolayı insanları rahatsız ediyoruz zaten!” dedi. Ben de, “Neden ki?” dedim. Leyla da anlatmaya başladı, Leventin fantazi dolu bir adam olduğunu, sikinin çok büyük ve kalın olduğunu, sikişmeye doymadığını, hergün sikse bıkmadığını ve her seferinde 1 saatten fazla sürdüğünü falan anlattı. Ben gözlerim faltaşı gibi açık, şaşkın bir şekilde Leylayı dinliyordum. O gün Leyla ile seks ağırlıklı 3-4 saat sohbet ettik, ayrıldım evime döndüm.

Akşam oldu, kocam işten geldi ve yatmaya hazırlandık. Yandan tekrar sesler gelmeye başladı. Ben seslerden uyuyamıyordum. Olanları düşünürken amımın sulandığını farketim ve kocama belli etmeden kendimi okşayarak boşaldım. Kocam sabaha kadar horlayarak uyudu. Bense 3 defa boşaldım, çünkü Levent Leylayı 2 saat aralıksız sikti.

Sabah kocam gittikten sonra hazırlandım ve kapının deliğinden Leventin evden çıkışını takip ettim. Levent tam çıkarken ben de çıktım. “Merhaba!” falan derken asansöre beraber bindik. Apartmandan çıkınca ben az ilerdeki durakta minibüs beklerken Levent arabasıyla yanaştı ve “Gideceğiniz yere bırakayım isterseniz?” dedi. Ben, “Sağol.” falan deyip teklifini geri çevirdim. Aslında adamı merak ediyordum ve Leylanın yerinde olmayı çok istiyordum. Ama nasıl olcaktı bu iş? Tekrar apartmana döndükten sonra Leylaya gittim ve “Ailecek görüşelim.” dedim ve onları akşama yemeğe çağırdım. Geldiler. Kocamla Levent iyi anlaşmaya başlamışlardı. Ev hali olduğundan benim üzerimde hafiften darca bir pantolon, bir bluz ve başörtüm vardı. O akşam Leventin de beni farkettiğini ve kaçamak bakışlarla beni süzdüğünü farkettim.

3 gün sonra yine Levent çıkmadan çıktım ve durakta minibüs beklemeye başladım. Leventle beraber Leyla da çıkmıştı. Arabayla durdular ve Leyla bana, “Gel canım, Levent seni de bıraksın gideceğin yere kadar.” dedi. Ben de kabul ettim. Zaten arabada Leyla da vardı, kimse şüpelenmezdi. Neyse, Leyla gideceği yere geldi ve arabadan indi. Ordan biraz uzaklaştıktan sonra Levent bana, “Öne gel istersen!” dedi ve durdurdu arabayı. Ben de geçtim öne. Levent hoş sohbet bir adamdı, bir kadına nasıl davranılcağını çok iyi biliyordu. Sohbet ve gülüşmeler derken, Levent samimiyeti artırmaya başladı ve vites değiştirirken çaktırmadan ellerini bacaklarıma değdirmeye falan başladı. Ve ben de işin farkındaydım. Yüzüm Levente doğru dönüktü ve sırtımı kapıya yaslamıştım, bacağımı da vitese yaklaştırmıştım, konuşarak gidiyorduk…

Levent bacağıma dokundukça, ben de bacaklarımı aralıyor ve istediğimi belli ediyordum. Levent birden, “Birşeyler içmek istermisin?” dedi. Ben dona kaldım, teklifine şaşırdım, “İşinden kalmayasın?” dedim. “Yok önemli değil, istersen birşeyler içer, biraz eğleniriz!” dedi. Ben de, “Olur!” dedim. 5 yıldızlı bir otele gittik. Resepsiyondakiler ve hemen hemen otelde çalışan herkes tanıyordu Leventi. Herkes, “Hoşgeldiniz Levent bey!” diye hitap ediyordu. Aklıma hemen otele karı kız getirdiği fikri geldi ve dayanamadım, “Oldukça popülersin burada galiba?” dedim. “Yok ya, toplantılarımı hep burda yaparım ben!” dedi.

Neyse en üst kata teras bara çıktık ve deniz manzarası eşliğinde birşeyler içmeye başladık. Levent Viski, ben de sıcak çukulata içiyordum. Yan yana oturuyorduk ve samimiyetimiz biraz daha artmıştı. konuşurken elini omzuma attı ve bir eli de bacağımdaydı. Çok heyecanlıydım. Bana, “İstersen daha rahat bir yere geçelim?” dedi. “Olur!” deyiverdim. Ama kalbim yerinden çıkacaktı. Zaten o otelde herzaman kullandığı bir oda varmış, o odaya geçtik. Daha içeri girer girmez belimden tutup kendine çekti ve yapıştı dudaklarıma. Kendimi salıverdim. Çok güzel öpüşüyordu. Boynuma öpücükler kondurarak kulak memelerimi yalamaya başladı. Elleriyle de beni soyuyor, iltifatlar ediyordu. Kocam hiç konuşmaz işini bitirir uyurdu. Levent beni nazikçe soydu ve üzerimde sadece siyah dantelli iç çamaşırlarımla kaldım. Heyecandan küloduma işeyecektim, Leventten lavaboya gitmek için müsade istedim. O da doğal karşıladı ve “Ben de bu arada Laptoptan E-Maillerime bir bakayım, işlerimle ilgili önemli bir mail bekliyorum!” dedi. Ben banyoya WC’ye girdim, işeyip geldim.

Banyodan çıktığımda Levent masadaki Laptopunun başından kalktı ve “Offff, harikasın bebeğim, seni bugün çok mutlu edeceğim!” diyerek yanıma geldi, saçlarımı da açtı ve beni yatağa yatırdı. Başladı beni yalamaya. Sütyenimi çözdü ve memelerimi ellerine aldı. Memelerimi biraz sıkı fakat nazikçe okşuyordu. Müthiş zevk alıyordum. Uçlarını emmeye başladı, sivrilmişlerdi. Amımın sulanmaya başladığını hissediyordum. Daha külodumu çıkarmadan amımı yalamaya başlamıştı. Amımdan akan sulara hakim olamıyordum. Külodumu yavaşça çıkardı ve amımı deliler gibi yalamaya başladı. Olamazdı böyle bir zevk! Hayatımda kocamdan başka ilk defa başka biriyle sevişiyordum ve adam amımı yalıyordu. Amımın ilk yalanışıydı bu ve daha amımı yalarlen 2 defa boşalmıştım.

Levent soyundu. Sikini gördüğümde büyüklüğünden korkmuştum. Leyla anlatırken abartıyor sanmıyordum, ama harbi büyük ve kalındı. “Yapamam! Alamam bunu içime!” dedim. “Korkma canım, Leyla da gerdek gecesinde ilk gördüğünde alamam demişti, ama şimdi köküne kadar alıyor! Bak gör sen de alırsın!” dedi. Kocamın sikinin yanında canavar gibi duruyordu. Elimi tuttu sikinden kavrattırdı ve “Ağzına al!” dedi. “Olmaz, ben hiç yapmadım, midem bulanır!” dedim. “Kocan hiçmi birşey öğretmedi sana?” dedi. Ben, “Yok!” deyince, Levent kalktı ve TV’yi açtı. Porno kanallarını gezerek, kanalın birini seçti. Filimde kadın adamın sikini emiyordu. Beraber izledik ve ben de kadının yaptıklarını yapmaya başladım. Sonra pozisyon değiştirdik, (Pozisyonun adını sonradan öğrendim!) 69 pozisyonuna geçmiştik! Ben Leventin sikini emerken, Levent te benim amımı yalıyordu.

Sonra Levent beni kucaklayıp pencerenin önüne götürdü ve denize karşı pencereye domaltıp, sikini arkadan amıma geçirdi. O koca sikinin hepsini bir seferde köklemişti. Ben bastım çığlığı, canım çok yanıyordu. Ama köşeye sıkıştırmıştı beni, kımıldayamıyordum bile ve deliler gibi amımı sikmeye başladı. Ben 2 defa daha boşaldım, Ama Levent halen kökleye kökleye sikiyordu. Sonra beni kendine dönderip kucağına aldı ve sikini amıma geçirip kucağında zıplatmaya başladı. Ayaklarım yere değmiyordu, gerçekten çok kuvvetliydi. Ben boynuna sarılmış, çığlıklar içinde orgazm üstüne orgazm olmaya devam ederken, Levent alttan pompalıyordu. 25-30 dakika kadar sikti beni ve bir volkan gibi patladı içime. Siki amımı hava girmeyecek kadar doldurmasına rağmen, amımdan dölleri dışarı taşıyor, göt deliğime süzülerek yere damlıyordu…

Yatağa oturup birer sigara içtik, soluklandık. Sonra Levent tekrardan yalamaya başladı beni. Bitmiştim ve amım sızlıyordu. Ne çabuk siki yeniden sertleşti anlayamadım bile, beni yatakta dörtayak domalttığı gibi arkadan amıma geçirmeye başlamıştı. Beni öyle güzel sikiyordu ki, bitmesini hiç istemiyordum, çünkü hayatımda ilk defa ard arda zincirleme boşalıyordum. Levent ise boşalmak nedir bilmiyordu, kalçalarımı tokatlıyor, saçımdan çekiyor ve kökledikçe köklüyordu. Eğer odayı dinleseler, 3-4 kişi karıyı hunharca sikiyorlar zannederlerdi, ama 1 kişi yapıyordu bunları. Levent bacaklarımı omzuna aldı, bir eliyle göğüslerimi sıkarken, bir eliyle de bızırımı okşuyordu, aynı anda da siki amımda gidip geliyordu. Uyarılacak her yerimi eliyle, ağzıyla, diliyle ve sikiyle uyarıyordu. Sanki bir kişi değil de, 3-4 kişi tarafından sikiliyormuşum gibi, her yerimden zevk alıyordum.

O gün Levent bana 4 posta boşaldı. Bense ne kadar boşaldığımı hatırlamıyorum. Duşumuzu aldıktan sonra Levent beni eve bırakıp tekrar işine gitti. Akşam kocam eve gelene kadar uyudum. Ertesi gün öglen Leyla bana oturmaya geldi. Kısa bir hoşgelin hoşbulduk muhabbetinden sonra, bana gülerek, “Nasıldı dün Levent?” deyince, ben utancımdan kıpkırmızı oldum. Her nekadar inkar etsem de, Leyla zaten olayı biliyormuş. Levent o gün otelde tüm olanları Laptopunun kamerasıyla kaydetmiş ve akşam da Leylayla birlikte izlemişler! Leyla zafer kazanmış gibi pis pis sırıtıyordu yüzüme. Leylanın bu haline şaşırmıştım ve “Kızmadın mı bana?” diye sordum. Verdiği cevaba ise dahada şok oldum, “Kızmadım canım, senle daha ilk tanıştığımız günden beri Leventle birlikte fantazilerimizi süslüyordun!” dedi ve elini elini dizime koydu, hafif hafif okşamaya başladı…

O günden sonra artık her fırsatta Leyla Levent ve ben aynı yatakta birlikte sikişiyoruz. Benim saf kocam da (şimdilik) hiçbir şeyin farkında değil!

stad tuvaletinde sikildim

28 Jul

Merhaba ben İzmirden Yasemin. 45 yaşında, 1.70 boyunda, 70 kilo, esmer güzeli, dul bir kadınım. 4 sene önce kocamı kalp yetmezliğinden kaybettim ve 4 yıldır bu koca dünyada oğlumla yapayalnız kaldım. Kocamdan kalan dairenin kira geliri ve maaşımla geçinip gidiyoruz. Oğlum oturduğumuz ilçenin futbol takımında top oynuyor, bir gün bana, “Anne yarın çok önemli bir maçımız var, sen de gel beni izle!” dedi. Fakat ev işlerinden dolayı ilkten reddetsem de kıramadım, “Tamam, gelirim!” dedim. Maç Pazar günüydü. Gittiğimde stadın önü tıklım tıklımdı. Nereden bilet alınır, nereden maça girilir hiç biliyordum. Hiç stada gitmemiştim ki. Etrafıma bön bön bakınırken, o sırada oğlumun arkadaşı İlhan geldi ve “Merhaba Yasemin teyze, hayırdır, maça mı geldin?” dedi. Ben de onu selamladıktan sonra, maça geldiğimi, fakat ne yapmam gerektiğini bilmediğimi söyledim. İlhan da, “Ben hallederim Yasemin teyze!” dedi ve biletlerimizi kestirdi.

İlhan oldukça uzun boylu, sarışın, mavi gözlü, atletik bir vücuda sahip, çok yakışıklı bir çocuktur. Stada girdiğimizde dışarıdan daha beter bir kalabalık vardı, maçı 2 kişi bir koltuğun önünde, ayakta izlemek zorundaydık. İlhan ban, “Yasemin teyze ben senin önüne geçsem değil sahayı stadı göremezsin, sen gel önümde dur, rahat rahat izle!” dedi. Ben de kabul ettim ve önüne geçtim. Ama inanın aklımdan fesatça birşey geçmemişti. Maç başladığında stad dahada doldu ve tribünün temposu iyi arttı. Fakat ben kalçalarımda uzun zamandır hasret kaldığım ve unuttuğum bir sertliği hissettim. Altımda tayt, İlhanın altında da eşofman olduğu için rahatlıkla İlhanın kalkık sikini kalçalarımda hissediyordum.

Kocam 4 senedir ölmüş olmasına rağmen, buzamana kadar hiç ihanet etmemiştim. Ama artık iyice kontrolden çıkmıştım ve ben de kalçalarımı sağa sola yavaşça oynatarak, İlhanın sikini iyice hissetmeye başladım. Artık maç umurumda değildi, İlhan ve ben birbirimizi arzuluyorduk çünkü. İlhan etrafımızın kalabalık olmasından faydalanarak elini taytımdan külodumun içine soktuğunda, amımın ıslandığını hissetmiştim. İlhan klitorisimi okşuyor, ben kalçalarımı onun sikine bastırıyordum. Maçın ilk yarısı bittiğinde tribün biraz rahatladı ve İlhan arkamdan çekilip, boşalan yan koltuğa geçti. Oturduk ve birer sigara yaktık. Yazık İlhan utancından yüzüme bakamıyordu. Her ne kadar eliyle eşofmanının önünü gizlemeye çalışsa da, siki halen daha kazık gibiydi.

2. yarı başladığında İlhana, “Tuvalet nerede?” dedim. “Yasemin teyze sen bulamazsın, ben seni götüreyim!” dediğinde, artık dünyalar benim olmuştu. Birlikte tuvaletlerin olduğu yere gittik. Maçın 2. yarısı oynandığından tuvaletlerde kimseler yoktu. Yine de İlhan kabinleri kontrol ederek, içlerinden en temizini seçti ve o kabine girebileceğimi söyledi. Ben kabine girerken İlhanı da çektim kabinin içine ve kapısını arkadan kilitledim. İlhan bunu yaptığıma şaşırmıştı, ama ona sarılıp dudaklarından öpmeye başlayınca, o da karşılık verdi ve sevişmeye başladık. Sonra üzerimdekileri bir çırpıda çıkarıp, göğüslerimi hayranlıklıkla yalamaya başladı. Daha sonra taytımı külodumla birlikte sıyırıp, beni klozete oturttu ve amımı yalamaya başladı.

4 senedir elime erkek eli değmemişti, kocam yaşıyorken bile amımı hiç yalamamıştı. Zevkten bağırmamak için dudaklarımı ısırıyor, İlhanın başını amıma bastırıyordum. Birkaç dakika sonra sarsıla sarsıla boşaldım. Ve yine hayatımda bir ilki yaptım ve İlhanın sikini ağzıma aldım ve yalamaya, emmeye başladım. Ağzımla birkaç gidip gelmemden sonra İlhan ağzıma boşaldı ve rahatladı. İlhanın sikinden çıkan son damla dölleri de yalayıp yuttuktan sonra, beni ters çevirip domalttı ve arkadan amıma geçirdi, başladı sikmeye. Onu az önce ağzımla rahatlattığım için, beni yarım saate yakın sikti. Sonra da sikini amımdan çıkarıp kalçalarıma boşaldı. Ben zaten buarada 3 sefer daha boşalmıştım.

Hemen üstümüzü başımızı düzeltip, tuvaletten önce İlhan çıktı, sonra ben çıktım. Tribünlere giderken İlhan bana, “Yasemin teyze süpersin, 31 çekmeye başladığım günden beri hep seni düşünüyordum ve sonunda artık fantazi değil gerçekten benim oldun!” dedi. Ben de bundan sonra istediği zaman sevişebileceğimizi, fakat oğlumun ve komşularımın kesinlikle anlamaması gerektiğini, çok dikkatli olmamız gerektiğini söyledim.

Artık İlhan kocam gibi, oğlum her antrenmana, maça veya okula gittiğinde hemen onu arıyorum, eve geliyor ve zevkin doruklarına tırmanıyoruz!

sevgilim yerine dul kadını siktim

28 Jul

Gamze’yle halen çıkıyorduk. Sadece seks yapmak için çıkmıyordum onunla, onu seviyordum, onun da beni sevdiğinden emindim. Gamzeyi ilk siktiğim günden sonra, 2-3 kere daha seviştik sinemada, ama birdaha o tenhalığı bulamadığım için sikişememiştik. Sinemada, parkta doyasıya yalaşıyorduk. Bazı gecelerde uzun uzun mesajlaşıyorduk, genelde seks üzerineydi bu mesajlar. Arkadaşlarımız da tanışmıştı, tam sevgili ortamı yani.

Ama yiyişmek beni kesmiyordu artık. Evde de ablam ve kuzenim bizde yatıya kaldığından ev de boş olmuyordu. Hergün sevgilimle buluştuğumda, boşalamadan eve geliyordum. O da benim hasretimden yanıyor, sürekli sikimi özlediğini ve onu içinde hissetmek istediğini söylüyordu. Gece mesajlarda beni azdırıyor, azdırıyor, sonra yatıyordu. Gene bir gün beni iyice azdırdığında, ona, “Aşkım ne olursa olsun bugün seni sikecem! En kötü sinemada verecem ağzına! Boşaltacaksın bugün beni!” deyince, sinemaya gelemeyeceğini, orda çok utandığını söyledi. Sabah sabah sikim elimde, ben gene azgın azgın takılıyordum.

Hatice ablayı da çok ihmal etmiştim. Hemen telefon açtım, “Seni çok özledim, birazdan geliyorum!” dedim. Hemen çıkıp, evine gittim sabahtan. Hatice abla yeni kalkmış, geceliğiyle beni kapıda karşıladı. Kocaman sarıldım ona. “Ohoo, erkeğim özlemiş beni ha?” dedi ve öpüşmeye başladık. Kapıda ayaküstü sevişmeye başladık. “Güzel ablam, azgın orospum! Doyamıyorum sana!” dedim. Salona geçtik. Hemen kucağıma atladı. Bir süre öpüştükten sonra geceliğinden çıkardım memelerini. Koca memelerini hakikaten çok özlemiştim, onun o kahverengi uçlarını bebek gibi emmeye başladım. Emdikçe sertleşiyordu. “Ohhh nasıl özlemişim seni! aşkım benim!” diyerek memelerini emdiriyordu. Ayağa kaldırdım ve hemen oracıkta domalttım. Kondomum yoktu!

“Hayırdır aşkım? Kondomsuz sikmezdin beni!” dedi. “Kondomu siktir et şimdi!” deyip sikime okkalı bir tükürük attım. Sikime tükürüğümü yayıp amına bir hamlede sokunca, onun o sıcaklığıyla kendimden geçmiştim. Delirmiş gibi pompalıyordum. Çığlık çığlığa kalmıştı gene, onun o sevdiği sertlikte sikiyordum amını. Siktikçe dahada azıyordu orospu. Bıngıl bıngıl götü, kocaman memeleri, ben pompaladıkça jelatin gibi sallanıyordu. “Aşkım! Sik dul orospunu! Doyur yarağına, ohhh!” diye çığlık atarken kanepeye uzandı, bacaklarını ayırdı. Kıllı amına baktım, kabak gibiydi. Elimle ayırdım amını, şak diye soktum. “Nasıl azmışsın sen, ohhh!” diye inliyordu. Pompalamaya devam ettim. Kudurmuş gibi sikiyordum. Gamze’yi sikemememin acısını Hatice abladan çıkarıyordum.

Ayrık bacaklarını iyice ayırmış, amındaki sikin keyfini çıkarıyordu. “Abla geliyorum! Ablaaa!” diyerek sikimi çıkardım içinden, 31 çekerek göbeğine boşaldım. İnanılmaz rahatlamıştım. Hatice kalktı, donunu çekti, duşa girdi. Elimde sikle kalmıştım. Bende kalktım, pantolonumu giydim. Duştan çıkınca, “Ben gidiyorum, uğrayacağım arada, amını siksiz bırakmam ben!” dedim, eve gittim.

Eve geldiğimde kahvaltı hazırlanmıştı. Annem, “Oğlum nerdeydin sabah sabah?” demesiyle güzel bir yalan uydurdum. Oturduk kahvaltı etmeye başladık. Annem, “Bugün ablanla program yoğun oğlum. Birazdan alışverişe gidecez, ordanda gezeriz, akşamada Hayriye ablanlara gitcez. Babanda işte zaten, akşamada geç gelir. Dağıtma ortalığı!” deyince içimden bir Oleeey! çektim.

Kahvaltıdan sonra annemler hazırlanıp çıktılar. Ben de Gamze’yi aradım, “Aşkım benim! Ev boş hadi bize gel! Seni çok özledim!” dedim. Gamze de, “Aşkım ben dershanedeyim, beni gel al!” deyince koşar adım dershaneye gittim. Gamze beni kapıda bekliyordu. Dershaneden aldım, eve geldik. Kapıyı açar açmaz onu duvara yasladım, “Deliler gibi özledim seni!” diyerek öpüşmeye başladık. Sabah Hatice ablayla sikişmeme rağmen hala dopdoluydum. Deliler gibi öpüyordum kucağımda onu, dudaklarını eme eme, dilini yalaya yalaya. Kazağımı çıkardım, o da gömleğini çıkardı ve mor sütyeniyle karşımdaydı işte. İri memeleri beni benden alıyordu. Zaten kadınların en bayıldığım yerleri memeleridir. İri memeler, küçük memeler farketmez, hepsini bebek gibi emerdim.

Çırılçıplak kalmıştık. “Aşkım ne olur yatağa götür beni. Gecelerdir senle yatakta seksin hayallerini kuruyorum. Aynı yatakta yatmak istiyorum seninle!” diyince kucaklayıp annemlerin yatağına götürdüm. Perdeleri çektim, pantolonumu indirdim. Boxerımdan sarkan kobra gibi sikimi görünce, “Çok özledim onu!” deyip direk atladı sikime. Ben yatakta uzanmış, Gamze’yi izliyordum. Tüm vucudumu yalaya yalaya sikime geldi. Donumun üstünden yalamaya başladı. “Hadi al onu ağzına! Ahhhh sevgilim!” deyince saksoya başladı. Ama ne saksoydu o ya! Ucunu güzelce emiyor, tüm sikimin vücudunu yalayarak taşaklarımı avuçlayıp sonra taşaklarımı yalıyordu. Uzun bir süre çekti saksosunu aşkım. Sonra yatağa uzandı, bacaklarını ayırdı. Bu pozisyonda bugün 2. kez sikişiyordum!

Düzgün am dudakları kabarmış, her zaman ağdalı olan amcığı beni çağırıyordu. Elimle ayırdım am dudaklarını, o pembe amına bir hamlede girdim. Misyoner pozisyonda ileri geri pompalamaya başladım. Ben pompaladıkça Gamze “Ih, ıh!” diye sesler çıkarıyor, götümü okşuyordu. Hızlı hızlı pompalamaya başladıkça, Ih’lamaları artmıştı. Gözlerinin içine bakıyordum, arada memelerini yalıyordum. Uçları iyice kabarmıştı. Ben de iyice dolmuştum ve ne olur ne olmaz diye içinden biraz erken çıkartıp 31 çekmeye başlamıştım. Ben hafiften dizlerim bükülü asılırken, Gamze memelerini okşuyordu. Memelerine isabet ettirerek ılık ılık döllerimi fışkırttım memelerine. Gamze onları okşuyordu.

“Çok özledim aşkım seni!” deyip arkasına geçtim, sarıldım kocaman. Oldukça romantik bir pozisyondaydık, açıkçası Gamze’yle seksin romantizm halini seviyordum. Ama Hatice’yi sikerken vuruyordum, küfürler ediyordum. Sanırım Hatice’nin nasıl bir orospu olduğunu bildiğim içindi bu. Karının amı bir an boş durmuyordu. Genelde Beşir abi sikiyordu karıyı. Dulluk onu yaraksız bırakmamıştı. Sağda solda söylentiler geliyordu, sikmeyen kalmadı orospuyu diye. Ama dahada enteresanı, Gamze’yi aldatmış olmama rağmen aldatmış gibi gelmiyordu bana. PC’yi açıp porno izlemek gibi bir olay gibi geliyordu bana. Şimdi düşünüyorum da, ha bir şişme kadın sikmişim, ha Hatice’yi.. Benim için fark yoktu.

Omuzlarından öperek oynaşmaya başladım. “Doymaz mısın sen aşkım ya?” diye naza çekiyordu sevgilim. “Aşkım benim!” diyip boynunu emmeye başladım. Elimi götüne koydum, okşamaya başladım. O anda verdiği sözü hatırladım. Elimle deliğini yoklayınca, “Yavaş ol ne olur, çok acıyor!” diyordu. Şimdi öbür deliğinin bekaretini almalıydım. Gamze belki karım olamamıştı, ama götü hala bakireydi. “Çok zevk alacaksın aşkım! Hadi domal!” dedim. Gamze domaldı, çekmeceleri karıştırırken bir krem buldum. O kremi götüne sürmeden önce o güzel, kılsız, seksi göt deliğini gördüm ve ağzımı direk deliğine götürdüm. “Ah!” diye hafifçe bir çığlık attı. Amını yalar gibi götünü yalamaya başladım. Yaladıkça iyice ıslanıyordu amı. Amının sularıyla tükürüklerim karışmıştı. Okkalı bir tükürük attım götüne. Götünün yanaklarına sürmeye başladım kremi, hafifçe sikime de yedirdim. İyice kremleyince işaret parmağını hafifçe sokmaya başladım. “Sakın kasma kendini!” diyince “Çok acıyor ama!” demesi bir oldu. Alıştıra alıştıra parmakladım deliğini. Sonra, iki parmağımla yokladım deliğini. Yarağım zonklamaya başladı. Bir süre iki parmağımla parmaklayınca Gamze götündeki parmaklara alışmıştı. Zevkten inliyordu bu sefer!

Sikimi deliğine hizaladım, hafifçe ittirmeye başladım. Başı giriyordu, ama Gamze çığlık atıyordu. “Aşkım bağırma, çok zevk alacaksın!” dedikçe o gene çığlık atmaya devam ediyordu. Başının hepsi girdi göte. Hafifçe bekledim ve ilerlemeye devam ettim. Taşaklarımın amına çarpmasıyla Gamze, “Dur aşkım! Durrrr!” dedi, bende bekledim. Büzüğünü sıkıp gevşetiyordu. Alışmaya başlayınca götüne pompalamaya başladım. Ellerimle belinden tutup götünü sikmeye başladım. Saçlarını çok hafifçe çekmeye başladım. Üzerine çullanıp öyle sikerken kulak memelerini emmeye başladım. Gamze’nin götünün bekareti bendeydi! Hızlanmaya başladım iyice. Gamze elini amına atmış parmaklıyordu. Gamze 2. orgazmını olduğunda ben 15 dakikadır pompalamaya devam ediyordum. “Sik beni ahhh sevgilim! Sik götümü ohhh!” diye diye Gamze orgazm üstüne orgazm oluyordu. Ben de hafifçe sona geldim ve Gamze’ye daha farklı bir deneyim yaşatmak için ılık ılık götüne boşalmaya başladım. Fışkırıyordu döllerim içine. “Sevgilim benimmm, aşkımmm!” diyerek boşaldıktan sonra içinden çıktım. Yığılır tarzda yattım yatağa. O da benim göğsüme uzandı, “Seninle çok mutluyum ve seni çok seviyorum!” diye bir buse kondurdu dudağıma. Bir süre öyle uzandık, sigara içtik. Ben yatarken Gamze kalktı, mor tangasını giyerken, “Aşkım giyinme! Hadi duşa girelim!” dedim.

Duşta birbirimizi güzelce yıkarken ben uslu durmadım ve arkasından sarıldım gene. Döndü, yiyişmeye başladık, dudaklarını emer vaziyete bacağını kaldırdım ve sinemada onu ilk siktiğim pozisyonda sikmeye başladım. Amına geçiriyordum, sıcak suyun etkisiyle ve amındaki yarağın etkisiyle Gamze kendinden geçmişti. Ben gene memeleriyle meşguldüm. Hızlı hızlı pompalıyordum, pompalamam bitince diz çöktürdüm ve Gamzemin ağzına boşaldım. Güzelce yıkanıp çıktık. Yatak berbat bir haldeydi. Nevresimi Gamze’yle topladık, kirliye attık, aynı renkte beyaz nevresimi serdik. Sonra ben külodumu giydim, Gamze de tanga ve sütyenini giydi, gömleğini ilikledi. Pantolonunu da çekti bacağına. Salona geçtik. Ben oturuyordum, Gamze benim dizimde yatıyordu.

Saçlarını okşuyordum. Bir süre bakışarak durduk, sonra Gamze bana, “Gitmem lazım!” dedi. İnanın, onu orda bırakmak gelmedi içimden. Sonra üstünü giyindi, kapının önünde bir kez daha dudaklarımdan öptü, “Yarın dersanede görüşürüz!” deyip gitti. Ben yorgunluktan ölmüştüm. Tam 4 posta sikişmiştim bir günde. Odama girdim, kapıyı kapattım ve hemen uyudum.

olgun kadım muhteşem zevk

28 Jul

Seks hikayesi okuyan herkese selamlar. Bu siteyi uzun zamandır takip ediyorum ve hergün ilginç seks hikayeleri okuyorum, fakat yazmak bugüne kısmetmiş. İsmim Doğan, Kayseride yaşıyorum, 22 yaşında, atletik vücutlu ve yakışıklı biriyim. Aynı binada oturan, Filiz adında bir komşumuz var. Kadın 37-38 yaslarında, 1.65 boylarında, ama temiz, bakımlı, çok güzel ve mükemmel vücut hatları olan birisi. Her zaman ağzımın suyu akmıştır Filizi gördüğümde. Kadınlarla kızlarla birçok sex deneyimim oldu, fakat ilgimi her zaman orta yaş grubu ve üzerinde olan kadınlar çekmiştir. Filiz evli ve 1 çocuklu. Kocası Hakan abi TIR şöförü. Filizle de kocasıyla da fazla samimiyetimiz yoktu, fakat birbirimizi gördüğümüz zaman komşuluğun verdiği samimiyetle selamlaşırdık. Hepsi okadar.

Bir gün binanın önünde arkadaşlarımın gelip beni almasını beklerken, Filiz marketten geliyordu, selam verdi ve hiç yapmadığı birşeyi yapıp, yanıma geldi, hal hatır sordu, ne yaptığımı, okuduğumu mu, çalıştığımı mı sordu. Ayak üstü konuştuk, ama heycan yapmıştım. Konuşmalarımdan belli olmuş olcak ki sordu, “Neden heycanlandın Doğan?” dedi. Ben de, “Hiç başıma gelmemişti, senin hikmetin Filiz abla!” dedim, güldü. Bende deli cesareti olsa gerek, nasıl yaptığımı halen bilmiyorum, “Numaranı verirmisin Filiz abla?” dedim. Bir an duraksadı, şaşırdı, “Napcaksın numaramı?” dedi. “Hiiç, hal hatır sormaya, bayramda seyranda aramak için falan…” dedim. Tekrar güldü, “Şimdi numaramı verirsem komşular görür, birşey var zannederler. Sen akşam bize gel vereyim, Hakan abin de evde yok, hem bir çay içeriz!” dedi. Ben heycandan ölecek gibiydim, beni evine davet etmişti. Akşam olmasını sabırsızlıkla bekliyordum.

Sonunda akşam oldu. Kapılarının önüne gittiğimde heycandan kalbim yerinden çıkacaktı. Zile bastım Filiz abla kapıyı açtı ve içeriye buyur etti, girdim. “Çay kahve mi içersin, soğuk birşeyler mi?” dedi. “Soğuk olsun, içim yandı!” dedim, güldü. Oturdum, odalarını süzüyordum, içimde de bir heycan, bir korku vardı. Filiz ablanın kıyafetlerine bile dikkat edememitim. Neyse, elinde Cola’larla içeri geldi, siyah dar bir pantolon giymiş, üzerinde de gömlek vardı, ama gömleğin 2 düğmesi açık, harika göğüsleri çatalına kadar görünüyordu. Karşımdaki koltuğa oturdu. Cola’dan birkaç yudum aldım, konuşuyorduk. “Neden numaramı istedin?” dedi. “O an içimden öyle geldi!” dedim. Güldü, “Sen içinden gelen herşeyi yaparmısın?” dedi. “Evet, içimde hiç tutamam, ne istiyorsam, ne düşünüyorsam söylerim!” dedim. “Güzelmiş yaa! Peki şuan ne düşünüyorsun, ne istiyorsun?” dedi.

Olayın nereye gideceği belli olmuştu artık, “Şuan göğüslerine dokunmak istiyorum!” dedim. Hem şaşırdı, hem gülümsedi ve “Gerçekten de açık sözlüymüşsün!” dedi. Oturduğum yerden kalktım ve yanına gittim, tüm cesaretimi toplayıp, elinden Cola bardağını alıp, göğüslerini avuçlayarak dudaklarına yapıştım. Filiz abla da karşılık verdi ve öpüşmeye sevişmeye başladık. Öyle güzel öpüşüyorduk ki, dillerimiz hiç durmuyordu. Abartısız yarım saat seviştik bu şekilde. Sevişirken de birbirimizi soyuyorduk. Sütyen ve külotla kalmıştı Filiz abla, bende sadece boxer vardı. Sonra göğüslerini yalamaya başladım. Ufak dil darbeleriyle göğüs uçlarını yalıyor, ısırıyordum, avuçlarımla da sıkıyordum.

Nefes alış verişi değişmişti Filiz ablanın artık. Dilimle yavaş yavaş göbeğine indim, göbek çukurunu yaladım. Sonra yavaş yavaş öperek amına geldim. Amını yalamadan önce 2-3 dakika öptüm sadece amını. İyice kendinden geçmişti Filiz abla. Sonunda amını yalamaya başladım. Amını dilimle sikiyordum adeta. Parmaklarımla amının dudaklarını ayırıyor, girebildiğince dilimi içine sokuyordum. Filiz abla, “Ben de seninkini yalamak istiyorum!” deyince, 69 pozisyonuna geçtik. Sikimi çok güzel yalıyordu, inanın şuan anlatırken bile dilini sikimin üzerinde hissediyorum. 15 dakikaya yakın böyle yaladık birbirimizinkini. Filiz abla kaç kere orgazm oldu boşaldı bilmiyorum, ama amının kokusu müthişti. Ben de daha fazla dayanamadım ve bütün şiddetimle ağzına boşaldım. Döllerimin tek damlasını bile ziyan etmedi, yuttu. Sonra tekrar deliler gibi öpüştük.

Filiz ablayı çok istediğimden olmalı ki, sikim halen kalkıktı. Filiz abla da farketti bunu ve sikimi kavrayarak, “Sen benden de azgınmışsın, nasıl doyuracam seni ben?” dedi. “Bütün deliklerini siktirerek doyurcaksın! Bundan sonra sen benimsin!” dedim. O da, “Herşeyimle seninim aşkım, istediğin kadar sik beni erkeğim!” diyerek, beni iyice çıldırtıyordu. Tekrar Filiz ablanın amını yaladım, ıslanmıstı yine. Yalvarıyordu sikimi sokmam için. Islatması için sikimi yeniden ağzına verdim. Ağzından çıkarıp sikimi göğüslerine sürtüyor, sikimle sertleşmiş göğüsuçlarına vuruyordum. Sonunda bacaklarını ayırdım, kanepenin ucunda amı bütün güzelliği ile karşımdaydı. Yavaş yavaş amını fırçalamaya başladım. Atımda kıvranıyordu adeta. Hafif hafif inleyerek, “Sik artık erkeğim, içimde istiyorum seni!” diyordu. Ben de daha fazla dayanamıyordum ve sikimi yavaş yavaş amına sokmaya başladım. Hepsi girince, derin bir, “Ooohhhh!” çekti. Kenetlenip, öylece amının içinde bir süre hareketsiz kaldım, sonra ufaktan gidip gelmeye başladım.

Kendinden geçmişti, “Hızlı sik aşkım, parçala amımı, mahvet beni erkeğim!” gibi sözler söylüyordu. O kadar hızlanmıştım ki, her köklememde kasıklarımızın birbirine çarpması odada yankılanıyordu. İkimiz de deliler gibi inliyorduk. Su gibi terlemiştik ve resmen tek vücut olmuştuk. Bir süre o şekilde siktikten sonra, “Pozisyon değiştirelim! dedim ve domalttım. Domalınca ortaya çıkan harika göt deliğini yaladım önce. Çok hoşuna gitmişti. Ama sonra sikimin başını göt deliğine bastırınca istemedi, “Başka zaman aşkım, ordan hiç yaptırmadım, daha hazır değilim!” dedi. Ben de ısrar etmedim ve domalık pozisyonda amından sikmeye devam ettim. Sonunda amına boşaldım ve sikimi çıkartıp ağzına verdim. Öyle güzel yalıyordu ki, hızlı hızlı nefes alarak, hiç aklımdan çıkmıyor.

Filiz ablayla artık çılgın fantaziler yapıyor, her pozisyonda sikişiyoruz. Hatta az önce beni aradı ve götten vereceğini müjdeledi, onun sevinciyle yazıyorum bu hikayeyi. Olgun kadınlara bayılıyorum, evli yada dul farketmiyor, onlar seksin efendileri!

yurtta eş değişimi sikiş

28 Jul

Merhaba ben Berk, 18 yaşında, sarışın, yeşil gözlü bir erkeğim. Okulun yurdunda esmer ve uzun boylu, Burak adlı bir arkadaşımla aynı odada kalıyoruz. Bir alt dönemimizden, Hande ve Tuba adlı iki tane taş gibi hatun var ve biz bunlara hastayız. Her akşam bunlarla sikişme fantazisi kurar, öyle uyurduk. Hatta Burak, belki birşeyler olur diye Handenin hentbol antremanına gitmeye başlamıştı. Ben de Tubaya yakınlaşmaya çalışıyor, yanına gidiyor, birşeyler ısmarlıyordum. Handeyle Tuba da, Burakla ben gibi çok iyi arkadaştır.

Birgün yine kantinde Tubayla konuşurken konu sexe geldi. Daha önce hiç öpüşüp öpüşmediğini sordum. Öpüşmediğini, ama nasıl birşey olduğunu çok merak ettiğini söyledi. Bir süre havadan sudan konuştuktan sonra Handeyle ikisini akşam okey oynamak bahanesiyle bizim odaya davet ettim. Ama amacım belliydi tabii. Teklifimi kabul etmişti ve onun da istediğini anlamıştım artık. Akşam odaya geldiğimde Burağın da Handeyle epey yakınlaşmış olduğunu öğrendim. Haberi ona da verdiğimde deli olmuştu, hemen gitti yurdun temizliğine bakan hademeden (yurtta içki yasak olduğu için karaborsa fiyatına) bir şişe Vodka aldı geldi. Operasyon için tüm hazırlıklar tamamdı.

Birkaç saat sabırsızlıkla bekledik. Gece 01:30 gibi nöbetçi öğretmen uyuduktan sonra Handeyle Tubayı pencereden içeri aldık. Odamız birinci katta olduğundan dolayı bu çok zor olmamıştı. Bir süre konuştuktan sonra Vodkalarımızı yudumlayarak okey oynamaya başladık. Handeyle Tuba ortak, Burakla da ben ortaktım. Taşlar dizildikten sonra ben, “Ama böyle boşboş oynanmaz ki!” dedim. Kızlar da, yarın merkezde bir dönercide öğle yemeğine oynamayı teklif ettiler. Burak, “Ben o kadar küçük birşey için oynamam! Eğer biz kazanırsak sizlerle öpüşelim, siz kazanırsanız da Berkle ben öpüşürüm!” dedi. Kızlar önce bir şaşırdılar, ama sonra gülümsediklerinde, ben bu iş oldu dedim. Ama Burağın aldığı risk çok büyüktü, kaybedersek erkek erkeğe nasıl öpüşecektik? Sonra boxerının içinden çıkardığı taşları görünce hile yapmak istediğini anladım.

Oyunu Burağın hilesi sayesinde kazanmıştık. Tubanın yanına gidip, “Şimdi borcunu ödeme vakti!” dedim. O benden daha istekli olacak ki, ateş gibi dudaklarını dudaklarıma dayadı. Dillerimiz adeta dans ediyor, birbiri etrafında dönüyordu. Hayatımın en zevkli öpüşmesini yaşadığımı düşünürken, Burağın da yanda Handeyi kucağına almış, şapır şupur götürdüğünü gördüm. Daha çok tahrik olmuştum, elimi Tubanın göğüslerine atıyordum ki, elimi tutup, “Daha bunu kazanmadın, hadi bir parti daha oynayalım!” dedi. Bu sefer neyine oynayacağımızı ben seçecektim. Ortaklarımızı değiştirmeyi teklif ettim, artık benim ortağım Tuba, Burağın ortağı da Handeydi. Kaybeden çift, kazananın önünde sevişecekti. Kızlar bunu da kabul edince, onların da bizden aşağı kalır yanı olmadığını anladım.

Neyse oynamaya başladık. Tabi herkes kaybetmek için oynuyordu. Sonunda Burakla Hande kaybetti. İçimden ‘Şansımı sikeyim!’ diye küfür ettim. Hande yavaş yavaş soyunmaya başladı. Burak sikini açıp Handenin yüzüne doğrulttu. Hande iştahla yalıyordu. Ben bile baştan çıkmıştım. Birkaç dakika sonra önümüzde çatur çutur sikişiyorlardı. Dayanamdaım ben de Tubanın dudaklarına yapıştım. Bu kez elimi o koca memelerine attığımda itiraz etmedi. Elim yavaş yavaş aşağı doğru iniyordu. Göbek deliğinden yeni traşlanmış amına kadar indim. Amı sırılsıklam olmuştu. Bu sırada Burak ve Handeden inleme sesleri gelmeye başlamıştı. Parmaklarımı birden amına geçirdiğimde Tuba acıyla karışık bir zevk çığlığı attı. Hemen Tubayı kaldırdım ve soymaya başladım. Yüzü Handeye bakacak şekilde yatırdım ve amının dudaklarını ayırıp, sikimin başını amının deliğinin ağzına yerleştirdim. Tanrım, nasıl bir zevkti o öyle! Fırın gibi yanıyordu!

Yavaş yavaş (ve zorlanarak!) sikimi amına sokmaya başladım. Sikimin başı girdikten sonra, birden köklememle birlikte amından kanların akması bir oldu. Kızcağız bakire olduğunu söylemeye bile fırsat bulamamıştı. Ben amına pompalamaya başladığımda, Tuba gözlerini kapamış inliyordu. Az sonra odada kızların inleme sesleri birbirine karışmıştı.

O gece sabah saat dörde kadar ben Tubayı, Burak da Handeyi sikti. Hayatımın en güzel gecesiydi. Ve şimdi her fırsatta sikişiyoruz!

yalan söyleyince siktim

28 Jul

Merhaba seks hikayesi okuyucuları, ben Serkan. Bir gece sahilde gezerken, bankta bir kız oturmuş ağlıyordu. Yanına gittim ve ne olduğunu sordum. “Boşver!” deyip geçiştirdi. Tanıştık, adı Merve imiş. Sonra gidecek yeri olmadığını söyledi. Ben de, evde yalnız kaldığımı, isterse bende kalabileceğini teklif ettim. Kabul etti ve yoldan birkaç şişe bira aldık, eve geldik.

Evde biraları içerken, sahilde niye ağladığını sordum. Sevgilisinden ayrıldığını ve mutsuz olduğunu söyledi. “Peki niye ayrıldınız?” diye sordum. Sevgilisi bunu zorla sikip kızlığını bozmuş, bu yetmiyormuş gibi birde zorla götünü sikmek istemiş, bu da götten vermeyince kavga etmişler ve ayrılmışlar. Ben bunu duyunca kendi kendime, ‘Yaşadın oğlum Serkan, al sana açık kapı hatun, sikilecek amcık kendiliğinden düştü kucağına!’ dedim ve benim yarrak çadırı kurdu hemen. Ama ürkütmek olmazdı, müsade isteyip lavaboya gittim ve 31 çekerek boşaldım, indirdim sikimi ve içeri geldim.

2. biralar bittikten sonra, “Film izleyelim mi? Çok güzel porno filmlerim var!” dedim. Kabul edince güzel bir porno CD taktım ve izlemeye başladık. Benim yarak tabii yine kalktı. Bir ara Mervenin eli sikimi sıktı, ben de onun amını elledim ve dudaklarına yapıştım. Bir süre öpüşüp elleştikten sonra sikimi çıkardım ve ağzına verdim. O kadar güzel emiyordu ki, fazla dayanamadım ve sıcacık ağzına döllerimi boşalttım. Orospu hepsini yuttuktan sonra, “Sik beni!” diye inlemeye başladı. Hiç ikiletirmiyim, hemen kızın elbiselerini parçalarcasına çıkardım ve bacaklarını omzuma aldığım gibi geçirdim amına. Ama nasıl bir çığlık attı öyle, valla korktum! O korkuyla sikimi amından çıkardım ki, sikim kana bulanmıştı. Meğer kız bakireymiş!

Kızdım, “Bana niye yalan konuştun?” dedim, başladı gerçeği (?) anlatmaya. Sevgilisi falan yokmuş, manken olmak için evden kaçmış. Parası pulu ve kalacak yeri de olmayıca, her önüne gelen buna kalacak yer karşılığında sikişme teklif etmiş. Bir hafta kadar kapısı açık olan apartmanların merdiven altında falan yatmış ve artık canına tak etmiş, karşıma ilk çıkana vereyim de kurtulayım demiş. Tesadüfen de karşısına ben çıkmışım.

Bana bunları anlattıktan sonra, “Ne olur sende kalabilirmiyim, karşılığında ne istersen yaparım!” diye yalvarmaya başladı. Ben de, “Battı balık yan gider!” dedim ve bunu domalttım, köpek pozisyonunda bunun amına girdim ve pompalamaya, hunharca sikmeye başladım. Boşalacağım zaman da çıkmadım ve amına boşaldım. Sonra çıkardım yarağımı amından ve götüne dayadım. Kafası girerken kopardı ortalığı, “Çıkarrr! Çok acıyor, yırttın götümü hayvan!” diye, ama kim dinler! Köküne kadar geçirdim ve 2 saat boyunca siktim götünü. Götünden de kan geldi, ama yinede bırakmadım. Beni kandırmak neymiş gördü! Sonunda acıya fazla dayanamadı ve bayıldı. Ben de öyle bir boşaldım ki, sırtı beli bembeyaz oldu. Sonra hemen bunu yan çevirip arkasına geçtim, sikimi taktım amına ve uyudum içindeyken.

Orospuyu mahvetmiştim. Ama pişman mıyım? Tabiki değilim! Şimdi benim evde kalıyor, benim özel orosbum oldu. İşten geldiğimde hiç havam olmasın, gelir kucağıma ve beni eğlendirir.

metrodaki kapalı kızı siktim

28 Jul

Selam seks hikayeleri okuyucuları. Ben İstanbulda özel bir Üniversitede okuyan öğrenci bir gencim. Anlatacağım olay 2 hafta önce başıma geldi. O gün arabam bakımda olduğu için okuluma metro ile gittim. Akşamüstü tekrar evime dönerken metro çok kalabalıktı, insanlar sıkış tıkıştı ve ben de araya kaynadım. 2 durak sonra, başı kapalı, ama yüzü ve vücudu çok güzel bir kız bindi. İster istemez gözüm kaydı. Uzun boylu, güzel bir kızdı. 1 durak sonra çoğu insanın inip bindiği bir durağa geldik ve içerdekiler inince, kız da benim olduğum tarafa geldi ve tekrar insanlar bindi. Ama kızdan gözümü alamıyordum. Bir ara göz göze geldik, sonra arkasını döndü ve gitgide bana yaklaştı…

1-2 dakika sonra resmen bana sürtünüyordu. Götüyle, dar pantolonumda kalkan sikimi buldu ve sikime sürtmeye başladı. Ben de kalabalıktan istifade tek elle tutunuyor, bir yandan da nefesimi ensesine veriyordum. Kızın çok güzel taş gibi kalçaları vardı. Resmen terliyordum metroda. Metro tekrar durduğu zaman, kulağına eğildim ve evimin olduğunu, yalnız yaşadığımı, eve gidebileceğimizi söyledim. “Olmaz!” dedi. Ben biraz ısrar edince, “Sana güvenemem!” dedi. Ben de kalçalarını sıkıp, “Bence güvenmelisin! Bu durakta inecem, gel benimle!” dedim, arkama bakmadan indim metrodan. Yürüyen merdivene geldiğimde, arkamdan seslendi, “Bakarmısın? Eve gitmeyelim, ama bir çay içelim!” dedi. Bir Cafeye oturup çay içmeye başladık. Adının Elif olduğunu söyleyip, muhasebeci olduğundan, ailesinin çok tutucu olduğundan falan bahsetti. Fakat ben konuyu bir şekilde evimin yakın olduğuna, gidip orda sohbete devam edebileceğimize getirip, onu eve gitmeye ikna ettim.

Yürüye yürüye geldik evime. Eve girince oturduk, ne içmek istediğini sordum. Kahve içmek istediğini söyledi. 2 tane Nescafe yaptım ve tekrar konuşmaya başladık. Bana, ilk defa böyle birşey yaptığını, fakat ilkbaşta yanlışlıkla olduğunu, sonradan hoşuna gittiği için bana sürtündüğünü açıkladı. Ben de, “Burda yanlızız, kendini rahat bırak ve hoşuna giden şeyleri rahat rahat yap!” diyerek gülümsedim. Gözlerimin içine uzunca baktı ve birden dudaklarıma yapıştı… Öyle acemice öpüyordu ki, daha önce hiç öpüşmemişti, belliydi. Yaklaşık bir 4-5 dakika sadece öpüştük. Sonra ben elimi pardesüsünün üstünden göğsüne atınca, bir anda irkildi ve “Yapma!” dedi. Fakat ben öpmeyi bırakmadım ve elimi çekmeden göğüslerini okşamaya başladım. Nefes alışları hızlanmıştı. Ben de bundan istifade elimi kazağının altından sütyenin içine soktum ve uçları dimdik olan göğüslerini okşamaya başladım.

O kadar heycanlanmıştı ki, sanki o an boşalacaktı. Biraz daha okşadıktan sonra kazağını çıkarmasını söyledim. İlk başta yok falan dese de kabul etti ve 2 dakkia sonra o muhteşem dimdik göğüsleri emmeye başladım. Çok hızlı nefes alıyordu ve kafamı göğüsüne bastırıyordu. Sonra elini tutup pantolonumun üzerine koydum. Kalkmış sikimi pantolonumun üstünden okşuyordu, fakat hem utanıyor, hemde çok acemiydi. Göğüslerini emerken sikimi pantolondan çıkardım ve eline verdim. Öyle dikkatli bakıyordu ki sikime, ilk defa canlı bir yarak gördüğü belliydi. Sonra, “Hadi biraz ağzına al!” dedim. “Olmaz, yapamam!” dedi. “Hadi canım, bak sana zarar vermeyeceğim, ama bir dene en azından!” deyince, “Peki!” dedi ve ağzına aldı. Çok acemice yalıyordu, ama ben kafasını tutup biraz bastırınca, acemice de olsa çok hoşuma gitmişti. Başörtüsünü çıkarmadı, ama çok güzel sakso çekiyordu.

Yaklaşık 5-6 dakika sakso çekti ve ben bu arada amını pantolonunun üstünden okşuyordum. Düğmesini açınca, sikimi ağzından çıkarıp, “Olmaz, açma!” dedi. Ben yine de, “Sen devam et canım!” deyip onu hiç dinlemeden açtım ve zor da olsa pantolonunu indirdim. Bembeyaz bacakları çok güzel ve tamamen tüysüzdü, muhteşemdi. Sonra külodunun üstünden amını okşamaya başladım. Zaten külodu sırılsıklam olmuştu, ben de bundan cesaret alıp elimi içine soktum. “Lütfen yapma, ben bakireyim!” dedi. “Korkma zarar vermeyeceğim, ne sana, ne kızlığına!” dedim ve koltuğa yatırıp başladım amını yalamaya. Kızdan acayip acayip sesler gelmeye başladı ve 2 dakika içinde çığlık çığlığa orgazm olup boşaldı. Yüzünde güller açmıştı, sevinçten ağzı kulaklarına varmıştı resmen. “Bakıyorum da çok hoşuna gitti?” dedim. “Evet! Çok hoşuma gitti, çok güzeldi, Haticenin dediği kadar varmış!” dedi. “Hatice de kim?” dedim. “Boşver, sonra anlatırım, komşumuzun kızı…” dedi.

Ben üstelemedim ve dudağına bir öpücük kondurduktan sonra, sikimi ağzına verdim. “Sıra ben de mi?” dedi. “Evet!” dedim. “Ama ağzıma boşalma! Tamam mı?” dedi. “Tamam!” dedim ve başladı sakso çekmeye. Sakso çekerken, ben yine amını okşuyordum. Amından akan sularla ıslattığım parmağımı göt deliğine sokmaya çalışınca, bu yine irkildi ve “Yapma!” dedi. Fakat dinlemedim ve parmağımı yavaş yavaş götüne sokmaya başladım. Parmağımı götüne tamamen soktuğumda artık hiç karışmıyordu bana, ben de başladım sokup sokup çıkarmaya. Daha sonra 2 parmağımla yaptım ve baktım hoşuna gidiyor, “Hadi dön arkanı, götten sikecem!” dedim. “Hayır, lütfen yapma, o kocaman şey nasıl girer ordan, ilk sefer böyle şeyler yaşıyorum, olmaz, lütfen, çok acıyormuş!” dese de, acıtmayacağıma söz vererek ikna ettim ve domalttım. Ağzında ıslatmış olduğum yarrağımı ağır ağır götüne iteledim. Kafası girene kadar çok canı yandı, fakat tamamı girdikten sonra 1-2 dakika hiç kıpırdamadan bekledim ve alışınca yavaş yavaş git gel yapmaya başladım. Daracıktı ve sıcacıktı götünün içi. 10-15 dakika götünü siktikten sonra çıkardım ve ağzına verdim ve ona boşalacağımı söylemeden ağzına boşaldım…

Ağzına boşalacağımı beklemediği için biraz irkildi, fakat o kadar iğrenmedi. Hemen banyoya koştu ve döllerimi lavaboya tükürdü ve ağzını yüzünü yıkamaya başladı. Tam lavaboya eğilmiş yüzünü yıkarken ben de gittim banyoya, arkasına dayandım ve boynunu öpmeye, elimi önüne atıp amını okşamaya başladım. Amını okşayınca hemen sulanıyor, vıcık vıcık oluyordu, dayanamıyordu belliydi. Ben de azgınlığımla inmemiş olan sikimi dayadım tekrar götüne. Biraz canı yandı, ama sonra iyice eğildi ve yaklaşık bir 10-15 dakika daha siktim götünü lavabonun önünde. Götünü sikerken amını okşadığım için de, o şekilde 2 defa daha boşaldı. Sonunda boşalmak üzereydim, “Geliyorum aşkım!” dediğimde, “Yine ağzıma mı istiyorsun aşkım?” dedi. “Hayır götüne boşalacam!” dedim. “Boşal aşkım!” dedi. Artık ben durmuştum, o ileri geri yapıyordu ve derken buna kenetlendiğim gibi götünün içine boşaldım.

Çok güzel kalçaları vardı ve sıkmamdan kıpkırmızı olmuştu. Sikimi götünden çıkarınca döndü ve duş alıp alamıyacağını sordu ve tabiki alabileceğini söyledim, hemen duşa girdi. İlk o an çıkardı eşarbını, çok güzel kahverengi saçları vardı ve beline kadar iniyordu. O duş alırken ben tekrar azdım ve yanına gelmek istediğimi söyledim. “Gel aşkım!” dedi. Duşun altına girip onu önüme çömelttip tekrar sakso çektirmeye başladım. Ama dikkatimi çekti, artık zevkle yapıyordu ve resmen emzik gibi emiyordu sikimi. Ayağa kaldırıp domalttım ve tekrar geçirdim götüne. Ama bu sefer ben hiç hareket etmiyordum, sadece o kendisi ileri geri oynatıyordu götünü. Daracık götü suyun altında mest ediyordu beni. Ben de onu mest etmek için amını okşuyordum. 5-6 dakika içinde inlemeleri yükseldi ve tekrar orgazm oldu. Ben de gelmek üzere olduğumu söyledim bu sefer daha sert vurmaya başladı götünü. “Geliyorum aşkım!” diyerek götünden çıktım ve bir anda önüme diz çöktürüp ağzına verdim. Ve hiç çıkarmadan sakso çekerek bütün döllerimi yuttu…

Beni çok mutlu ettiğini söyledim ve banyodan çıktık. Giyinip biraz sohbet ettik. Bu yaşadıklarının ilk defa olduğunu, ama benimle tekrar olacağını, şimdi hemen gitmesi gerektiğini söyledi. Birbirimize telefon numaralarımızı verdik ve gitti.

Benim de ilk defa böyle birşey başıma geliyordu. O ilk sikişmemizin üstünden 2 hafta geçti ve bu 2 haftada 3 kere daha sikiştik. Evden rahat çıkabilmesi için, birdahaki sefere yanında komşusunun kızı Haticeyi de getirip getiremeyeceğini sorduğunda, şaka yollu, “Tabii getirebilirsin aşkım, hem onu da sikerim!” dedim. Suratıma sinsice bakıp güldü. “Ne oldu?” dedim. “Hiiç…” dedi. Söylemesi için ısrar edince, “Senden Haticeye bahsettim, o da senle sikişmek için can atıyor zaten. Hem o bakire değil, nişanlısı sikip bırakmış!” dedi. Hatice de aynı kendisi gibi başı kapalı biriymiş. Şimdi heycanla birdahaki sefere Haticeyle birlikte sikişmeye gelmelerini bekliyorum…

Herkese böyle şans ve bol sikişler diliyorum! Görüşmek üzere!

eşimin patronunu siktik

28 Jul

Merhaba seks hikayeleri meraklıları. Adım Kaan, 32 yaşındayım. Karım Aylin ise 30 yaşında, 1.75 boyunda, 38 beden, oldukca hoş vücut hatlarına sahip, sexy, girdiği her ortamda bakışları üzerine toplayan birisidir. İnsanları gibi havasının da sıcak olduğu Akdeniz bölgesinde yaşayan, 7 yıldır evli bir çiftiz. Her ikimiz de özel sektörde çalışmaktayız. Evliliğimizin ilk yıllarında oldukça iyi olan seks hayatımız zamanla monotonlaşmaya başlamış, biz de çoğu çift gibi zamanla yatakodamızda değişik seks fantezileri kurar olmuştuk.

İlkbaşlarda bu durumdan rahatsız olan karım da zamanla buna alışmış, fantazilerin tadını çıkartır olmuştu. Genellikle yatakta tek olmadığımız fantaziler, bazen dörtlü, bazen de üçlü seks fantezileri kurardık. Bu arada karımın patronu Muzaffer bey karıma çıldırıyor, bu da bizi kışkırtıyordu. Ben karım Aylini başka bir erkekle sikişirken izlemek isterken, biliyordun ki, karım da olgun bir erkekle seks yapmanın nasıl bir şey olduğunu yaşamak istiyor, ama buna cesaret edemiyordu. Tüm bunlar ikimiz için de sadece düşünce boyutunda kalıyordu. Anlayacağınız gibi sosyal yaşamda ikimiz de birbirimize sadıktık.

İşim dolayısıyla bazen şehirdışına çıkarım. Yine böyle bir işgezisi nedeniyle 1 haftadır şehirdışındaydım ve karımdan ayrıydım. Gecenin ilk saatleriydi, karımla telefonda konuşuyorduk, bir süredir ayrı olduğumuz için konu bir şekilde sekse gelmişti. Ben soruyordum, karımsa anlatıyordu. Patronunun gözlerini kalçasından ayıramadığından, bazen nasıl arkasına sürtünerek geçtiğinden bahsediyordu. İki gün önce, düşük bel pantolon giyen karımın ofiste otururken açılan kalça çatalına bakan patronunun önünde oluşan kabarıklığa kadar anlatıyordu. Ki, tüm bunları telefonda konuşurken her ikimiz de farkına varmadan baştan çıkmıştık. Benim sikim sertleşmiş, karımın amı ise sımsıcak sulanmış, telefonda bunları konuşurken karşılıklı mastürbasyon yapıyorduk.

O arzuyla biraz daha cesaretlenen aşkım, bir gün önce gördüğü rüyasını bana anlatmaya başlamıştı. Rüyasında patronuyla sikişmiş ve oluk oluk boşalmıştı. Bu rüyası beni aşırı derecede baştan çıkartmıştı ve o an karıma, isterse patronu Muzaffer beyle gerçekten sikişebileceğini söylemiştim. Ama bir şartım vardı, o an ben de orada olacak ve sikişmelerini canlı canlı izleyecektim. Karım utana sıkıla o gece konuyu kapattı. Kapattı ama, o günden sonra her ikimiz de bu konuyu kafamızdan bir türlü çıkarıp atamamıştık. Artık her sevişmemizde bu konu açılıyor, “Şimdi Muzaffer bey de burda yatakta olsa…” gibilerinden konuşuyor, ama boşaldıktan sonra fikrimizi değiştiriyorduk.

Yine böyle bir gece karımla sikişmiş ve boşalmıştık. Ama herzamankinin tersine ben halen karımı patronu Muzaffer beyle sikişirken izlemek istiyordum ve bunu karıma söylediğimde, ciddi olup olmadığımı sordu. Ben de gayet ciddi olduğumu söyleyince, “Bak pişman olursun sonra!?!” dedi. “Tam tersine, bunu çok istiyorum karıcığım!” dedim. Karım da güldü ve “Saçmalama!” diyerek konuyu kapattı. İlerleyen günlerde bu konu her ikimizi de içten içe yakıp kavurur hale gelmişti.

Karımın patronu Muzaffer beyin ailesi şehirdışında yaşadığından, Muzaffer bey yalnızdı ve sıkılırdı, biz de buyüzden bazen Muzaffer beyi bize davet eder, yer içer sohbet ederdik. Kafama koymuştum karımı patronuyla sikişirken izleyecektim ve planımı yaptım. O gün karımdan haftasonu için Muzaffer beyi eve davet etmesini istedim, “Yer içer sohbet eder, biraz da kafa dağıtırız!” dedim. Karım da, “Kendisiyle bir konuşayım, başka bir planı yoksa, olur.” diye cevap verdi. Daveti duyan Muzaffer bey, hem sıkılmanın etkisiyle, hemde sexy karımın harika kalçaları nedeniyle, davete anında olumlu yanıt vermiş, çokta memnun olmuştu. Ben artık dört gözle haftasonunu bekliyordum.

Ve nihayet o gün gelip çatmıştı. Öğleden sonra ben alışverişe, karımsa kuaföre gitmişti. Akşam üzeri eve geldiğimde gözlerime inanamamıştım. Karım tam bir afet haline gelmişti. Bana çaktırmamaya çalışıyordu, ama o da Muzaffer beyi aşırı derecede arzuluyor ve onun için kendini en iyi şekilde hazırlamak istiyordu. Karım elimdekileri alarak masayı hazırlamaya başlamıştı. İçkiler, kadehler, mezeler derken, masa birkaç eksik hariç neredeyse tamamdı. Derken telefon çaldı, arayan Muzaffer beydi. Yola çıkmış, gelmesine kısa bir süre vardı ve marketten herhangi birşey isteyip istemediğimizi soruyordu. Herşeyin tam olduğunu söyleyerek teşekkür ettik ve telefonu kapatarak son hazırlıkları yapmaya başladık. O esnada karım dolabın karşısına geçmiş ne giyeceğine karar vermeye çalışıyordu. Yanına giderek, ondan sadece benimle evde başbaşayken giydiği mini, ipli elbisesini giymesini istedim. Ne yapmak istediğimi anlamış bir şekilde gözlerimin içine muzip bir şekilde bakarak, emin olup olmadığımı sordu. Çünkü bu elbise son derece açık bir kıyafetti. “Evet!” dedim. “Peki o zaman!” diyerek büyük bir heyecanla giyinmeye başlamıştı.

Az sonra kapı zili çaldı. Gelen Muzaffer beydi. Gelirken o da biraz alkol ve meze almış, böylece alkol stoğumuz tamamlanmıştı. Ellerindekileri alarak masaya davet ettim. Birkaç saniye sonra karım kapıdan içeri girince, Muzaffer beyin kalbi sanki duruverecekti. Karım bütün seksapelliğiyle karşısında idi. İçine sütyen giymediği mini ipli elbise, karımın sadece göğüsuçlarını kapatıyor ve kalçasının ise üst kısmınında bitiyor, kalçalarının alt kısımlarını bütün güzelliğiyle sergiliyordu. Harika bir manzaraydı. Patronuna, “Hoşgeldin!” diyen karım, masaya son eksikleri de getirirken, adeta bir manken edasında salınıyordu. Bu da hem Muzaffer beyin, hemde benim kalp atışlarımızı hızlandırıyordu.

Yaz ayı olduğu için mutfaktaki masayı hazırlamıştık. Mutfak masamız oldukça küçük olduğu için, masanın bir yanına ben, karşıma Muzaffer bey, ikimizin ortasına da eşim oturmuştu. Kadehler arka arkaya dolup boşalırken muhabbet koyulaşmış, sıcacık bir ortam oluşmuştu. Eğilip kalkarken karımın göğüsleri harika görünüyordu, elbisenin alt kısmı ise, bacak bacak üzerine atan karımın kalçalarının neredeyse yarıdan fazlasını açıkta bırakıyordu. Muzaffer beyse kaçamak bakışlarla bu harika manzaranın tadını çıkartıyordu. Bir süre sonra alkolün de etkisiyle hareketlerimiz dahada rahat bir hal almıştı. Karım da iyice havaya girmiş, her ikimize de arzu dolu, isterik gözlerle bakışlar atıyordu.

Bir ara, boşalan meze tabağını eline alıp ayağa kalkan karım, tezgaha doğru ilerlerken kalçasını masanın kenarında olan Muzaffer beyin eline öyle bir sürttürdü ki, adamcağız avuçlasa ancak bu kadar olabilirdi. Muzaffer bey daha şoku atlatamadan, karım elindeki meze tabağını düşürdü. Tabii ben bunu yememiştim, amacı patronunu iyice baştan çıkartmaktı, başardı da. Yerdeki kırıkları toplamak için eğilen karım, zaten kalçalarının yarısını açıkta bırakan mini elbisesiyle kalçalarının tamamını öylesine bir gözler önüne serdi ki, elbisenin eteği tamamen yukarı kadar sıyrılmış, tangası kalçalarının arasında kaybolmuş, adeta hiç yokmuş gibi görünüyor ve sulanmış kabarmış amı insanı davet ediyordu. Sevgili biricik eşim bütün cömertliğiyle vücudunu bize sergiliyordu. Ki o an baktığımda, her ikimizin de sikleri taş gibi olmuş, fermuarlarımızı zorluyordu. İlk başlarda önündeki kabarıklığı eliyle koluyla gizlemeye çalışan Muzaffer bey de artık böyle bir çaba sarf etmiyordu.

Karım yerdeki kırıkları topladıktan sonra yeni bir tabakla gelip tekrar yerine oturdu. Alkol hızla tüketilirken, bir ara baktığımda karımın bir eli benim dizimde, diğeri ise Muzaffer beyinkindeydi. Karım yavaş yavaş beden temasına başlamıştı. Omuz askılarından biri aşağı kaymış olan elbisenin diğer askısını da çaktırmadan ben indirmiştim. Karımın her hareketinde göğüsleri daha bir açılıyordu. Ben bir ara işi dahada ilerleterek elimi kalçasına attım, hafifçe eteğini kaldırıp, yavaş yavaş okşamaya başlamıştım ki, artık karım kısık kısık zevk sesleri çıkarmaya başlar olmuştu.

Kafalarımız iyiden iyiye tatlı olmuştu. Bu durumun da verdiği cesaretle diğer elimle benden taraftaki göğüsünü tamamen açarak yalamaya başladım. Resmen sevişmeye başlamıştık. Karım dizimdeki elini yavaşca yukarı kaydırarak, pantolonumun üstünden sikimi okşamaya başlamıştı ki, diğer elini de patronu Muzaffer beyin sikine attığını gördüm. Bunun üzerine karımın elbisesinin üst kısmını tamamen aşağı sıyırdım ve Muzaffer beyin tamamen cesaretlenmesini sağladım. Mesajı almış olan Muzaffer bey de şimdi karımın diğer göğüsüne dudaklarını yapıştırmış, hunharca yalıyor, sıkıyor, yoğuruyordu. Karım sırasıyla fermuarlarımızı açıp dimdik ve taş gibi olmuş siklerimizi meydana çıkarttığında, artık film tamamen kopmuştu. Şimdi karım bir elinde benim sikim, diğer elinde patronunun sikini okşuyor sıvazlıyor, arasıra da ağzına alıyor, öpüp yalıyor, emiyordu.

Muzaffer bey bir ara karımın göğüsünü bırakıp eteğini iyiyce yukarı kaldırıp tangasını kenara sıyırdı ve karımın o harika sımsıcak sulu kaymak gibi amını okşayıp, parmaklamaya başladı. Bunun üzerine ben karımın patronuna doğru domalmasını sağlayarak, saçlarından tutup sikimi ağzına verdim. Manzara bir harikaydı. Ben karımın dudakları arasında gidip gelirken, patronu da karımın kalçaları arasına başını gömmüş, amını ve götünün deliğini yalıyor, parmaklıyor, parçalarcasına avuçlarıyla yoğuruyordu. Karım zevk çığlıkları atıyor, aynı anda iki erkeğin verebileceği bütün nimetlerden faydalanıyor ve patronu yaladıkça kalçasını geriye doğru itiyordu. Artık karımın sikilmeye hazır olduğu her halinden belliydi.

Derken Muzaffer bey, başı adeta bir mantarı andıran, kocaman, devasa, damarlı ve kalın sikini, karımın sulu am dudakları arasında sürttürmeye başladı. Karım bu koca siki biran önce içinde hissetmek istiyor, kendini geriye itiyor ve bana da, “Aşkım başı sıcacık, kocaman bu, çok sert, harika!” gibi şeyler söylüyordu. Muzaffer bey damarlı koca sikini karımın amına yavaş yavaş sokarken, bundan en az ben de karım kadar zevk alıyordum. Harikaydı! Muzaffer bey sikinin tamamını karımın amına yerleştirmiş, nerdeyse taşaklarına kadar sokmuştu. Karımsa içine aldığı bu koca sikin tadını çıkartıyor, zevkten dudaklarını ısırıyordu. Muzaffer bey yavaş bir tempoyla sikmeye başlamış ve giderek hızlanıyor, her girip çıkışında daha hızlı, daha sert bir şekilde karımın amına pompalıyordu. Patronu karımı belinin her iki yanından tıpkı bir mengene gibi kavramış, sikini ise adeta bir piston gibi sert ve ritmik bir şekilde sokup geri çekiyordu. Bu işi o kadar sert yapıyordu ki, her girmesinde kasıklarının karımın kalçalarıyla birleşmesinde ses çıkıyor, çıkan bu seslerin artmasıyla beraber de karımın kalçaları kızarıyor, teni pembe bir renk alıyordu.

Bir süre sonra ben karımın ağzında, patronu ise sulu küçük amında, aynı anda patlamıştık. Patronunun dölleri karımın amını tamamen doldurmuş, sikinin kenarından döllerin bir kısmı taşmış, karımın bacaklarının iç kısımlarına süzülüyordu.

Ben, “Hadi yatak odasına geçelim!” dedim ve hep beraber içeri geçtik. Bu sefer Muzaffer beyle yer değiştirmiştik. Karım sırtüstü yatağa uzandı ve bacaklarını araladı. Ben bacakları arasına girdiğimde karımın amı halen patronun dölleriyle dolu ve kaygandı, bu çok hoşuma gitmişti. Muzaffer beyin döllerinin verdiği kayganlıkla ben karımın amına girip çıkarken, Muzaffer bey de sırt üstü uzanan karımın ağzına sikini vermiş, saçlarından sertçe kavramış, boğazına kadar sokup çekiyordu. Hemde taşaklarına kadar, resmen karımın ağzını sikiyordu. Karımın gözleri yaşarmış, koca sik dudaklarının arasını tamamen doldurduğu için nefes alıp vermekte zorlanıyordu. Sert bir şekilde karımın ağzını siken Muzaffer bey bir süre daha devam ettikten sonra, homurdanarak ve güldür güldür karımın ağzına boşaldı. Canım eşim, patronunun sert bir şekilde saçlarından tutarak başını sikine bastırdığı için bütün dölleri yutmak zorunda kalmıştı. Adam halen sönmüş sikini karımın ağzına sokup çıkarırken, sikinin başı kocaman ve mosmordu. Sonrasında ben de karımla aynı anda boşalmıştık.

Bir süre dinlenmeye karar verdik, nede olsa gece daha yeni başlamıştı. Kalkıp 3 tane buz gibi limonlu bira ve sigara getirdim. Yatakta terlemiş vücutlarımızla biralarımızı yudumluyarak susuzluğumuzu giderirken, bir yandan da Muzaffer bey karımı öpüyor, okşuyor, mıncıklıyor, karım da bir elini Muzaffer beyin sikine atmış okşuyor, o koca sikin tekrar sertleşmesini sağlıyordu. Tabiki ben de bu harika manzarayı gözlerimi kırpmadan izliyordum. Sigaralarımız ve biralarımız bitene kadar karım Muzaffer beyin sikini tekrar sertleştirmiş, avuçlarının arasında sanki bir keser sapı gibi olan sikini sürekli sıvazlıyordu. Belli ki karım patronunun sikinin büyüklüğünden oldukça zevk almıştı.

Muzaffer bey elindeki biradan son bir yudum daha alarak, karımı önünde domalttı ve dolgun kalçalarının arasına yumularak yalamaya başladı. Bir yandan karımın amını yalıyor, diğer yandan da bir elini sikine atmış okşuyor, iyiden iyiye şahlandırıyordu. Karım ise tabiki zevk sarhoşu olmuş, kendini bu olgun erkeğe sunmanın tadına varıyordu. Patronu arada bir dilini karımın göt deliğine sokup çekiyor, bir taraftan da parmaklarının bir kısmını amına sokuyordu. Karım patronuna, “Hadi gir artık, içimde hissetmek istiyorum!” dediğinde, ben çoktan arka tarafta bitmiş, bu anı görebileceğim en yakın mesafeden görmek istiyordum. Ellerimle karımın kalçalarını her iki tarafa ayırarak patronuna yardımcı olurken, patronu sikini karımın amına sürttürüyor, ben de arada bir tükürerek karımın amını daha kaygan bir hale getiriyordum ki, nasıl olduğunu anlamadım, bir anda elimi atarak Muzaffer beyin sikini kavrayıverdim. Muzaffer beyin siki elimde taş gibi olmuş, kasılmış, ve sıcacıktı. Elimde damarlarını çok rahat hissedebiliyordum ve zonkluyordu. Yavaşca bir elimle karımın kalçasını kenara ayırdım ve bu koca siki kendi ellerimle karımın amının dudakları arasına yerleştirdim…

Patronu siki elimde yavaş yavaş karımın amında ilerlerken, içimi öylesine zevkli bir duygu yakıp kavuruyordu ki anlatamam. Kendi ellerimle biricik aşkımın, karımın amına başka bir erkeğin sikini yerleştiriyordum. Evet gözlerimin önünde, hemen yanıbaşımda, başka bir erkek karımı sikiyordu. Öyle sertti ki, öylesine kışkırtıcı. Karım zevkin doruklarına hızla tırmanıyordu. Bir süre sonra patronu, karımın am sıvısıyla iyice kayganlaşan sikini çekti ve karımın göt deliğine dayadı. Karım daha önce bana dahi hiç götten vermemişti. Karım, “Hayır ordan alamam, çok büyük!” falan dediyse de, Muzaffer bey karımın götünün tadına bakmayı kafaya koymuştu, “Sen merak etme canım, eminim bir süre sonra senin de çok hoşuna gidecek!” diye cevapladı. Bense merakla ve aşırı tahrik olmuş bir halde izliyordum. Acaba gerçekten daha önce hiç arkadan girilmemiş olan karım bu dev gibi siki götüne alabilecekmiydi?

Muzaffer bey sikini karımın göt deliğine yerleştirmeye çalışırken, ben de yine kalçalarını ayırıyor, ona yardımcı oluyordum. Muzaffer beyin sikinin koca başı yavaş yavaş göt deliğine girerken karım çığlık atmamak için kendini zor tutuyordu. Patronu bir süre öylece bekledikten sonra karım arkasındaki acıya alışır gibi olmuştu ki, patronu ani bir hamleyle sikini taşaklarına kadar sokuverdi karımın götüne. Karım resmen çarşafı ısırıyor, yastığa tırnaklarını geçiriyordu. Sanki adam karımın göt deliğini yırtacaktı, bu benim o ana kadar gördüğüm en kalın sikti.

Daha sonra yavaş yavaş gidip gelmeye başladı ve bir süre sonra karımın acı çığlıkları zevk inlemelerine dönüşmüştü. “Hadi daha sert sok, yırt, parçala, dağıt götümü!” gibi şeyler söylüyor ve bundan da oldukça zevk alıyordu. Adam gözümün önünde karımı havalara uçuruyordu. Bir süre daha böyle devam ettikten sonra, ben de onlara katıldım ve ben önden, patronu arkadan, karımı aynı anda her iki deliğinden, bir kadının tadabileceği en üst düzey zevke ulaştırdık. Artık karımın her iki deliği de açılmış, siklerimizi gayet rahat bir şekilde içine alır olmuştu. Ben çoktan bitmiştim, tekrar kenara çekildim, bir sigara yaktım ve sexy karımı Muzaffer beyle sikişirken izlemeye koyuldum.

Bu sefer patronu yatağa uzandı ve karım patronun kucağına ters bir şekilde oturmuştu, yüzü bana, sırtı patronuna dönüktü. Eliyle tuttu ve patronun sikini götünün deliğine yerleştirdi, belliki götten sikilmek çok hoşuna gitmişti. Adam bütün gücüyle karımın götüne pompalıyor, ellerini de öne atmış göğüslerini yoğuruyor, arada birde parmaklarını amına sokuyordu. Karım bu koca siki sonuna kadar götüne alıyor, başı çıkana kadar geri kalkıyor, sonra yine köküne kadar tekrar içine alıyordu. Muzaffer bey bir anda, “Gelmek üzereyim!” diyerek, sikini karımın götünden çıkarıp ayağa kalktı ve karımın ağzında devam etti. Adam karımın ağzını sikerken, karım da onun taşaklarını sıvazlıyor, gelmesine yardımcı oluyordu.

Derken Muzaffer bey sarsıla sarsıla karımın ağzına, koyu kıvamlı döllerini boşaltmaya başladı. Yine karımın başını sikine tüm gücüyle bastırıyor, döllerinin tamamını yutmasını sağlıyordu. Döllerin bir kısmı karımın dudakları arasından sızıyor ve göğüslerine doğru süzülüyordu. Muzaffer bey tamamen boşaldıktan sonra, karım göğüslerinin üzerindeki dölleri de parmaklarıyla alarak ağzına götürüyor, yutuyor, hiçbir damlasını israf etmiyordu.

O gün karımı patronuyla birlikte sabaha kadar defalarca siktik. Sabahın ilk ışıklarıyla beraber yorgun bir halde uykuya daldık. Öğleden sonra gözlerimi açtığımda, Muzaffer beyin halen inanılmaz bir eforla karımı siktiğini gördüm. Gerçekten üçümüz için de harika bir geceydi. Şahsen ben, biz insanların tek eşliliğe uygun olmadığı kanaatindeyim. Bence herkes bu zevki yaşamalı.

röntgencimle sikiştim

28 Jul

Selam ben Merve, 18 yaşındayım. İstanbul Yeşilyurtta oturuyorum. Semtten de anlayacağınız gibi ailem oldukça varlıklı. Henüz yaşımın tutmamasına rağmen, ailemin onayıyla 16 yaşımda estetik ameliyatla göğüslerimi büyüttüm ve süper büyük göğüslere sahip oldum. Ailem beni her konuda rahat yetiştirdiği için, geçen yaz da bakireliğimi erkek arkadaşıma verdim. Bu yüzden seks konusunda oldukça rahatım. Boyum 1.81 m, 63 kilodayım. Vücut ölçülerim 99-62-93, kavruk tenli ve siyah saçlıyım. Anlayacağınız her erkeğin arzulayacağı cinsten bir kızım.

Anlatacağım olay 2 hafta önce gerçekleşti. YGS sonucumun belli olmasıyla, ailemin Bodrum’daki yazlığına gitmek için valizlerimi topladım. 10 gün boyunca Bodrum’daki Villamızda tek başıma tatil yapacaktım. İstanbuldan uçağa bindim ve 1 saat sonra Dalaman’a iniş yaptık. Hemen bir araç kiraladım ve Villanın yolunu tuttum. Villaya geldiğimde hemen odama çıkıp bikinimi giydim ve ilk iş olarak havuzu doldurmaya başladım. Havuz dolana kadar güneşlenmeye karar verdim ve şezlongun üzerine uzanıp bikinimin üzerini çözdüm. Memelerim bir anda dışarı fırladı. Böylece üstsüz yarım saat boyunca güneşlendim. Güneşlenirken aniden gözüm bahçe duvarlarının önündeki çalıların arasında turuncu bir şeye takıldı. Birisi beni röntgenliyordu. Hiç bozuntuya vermeden toparlanıp villanın 3. Katına çıkıp, beni dikizleyenin kim olduğunu görmeye çalıştım.

Az sonra çalıların içinden 19-20 yaşlarında, kıyafetinden çöpçü olduğu anlaşılan bir genç çıktı. Çöpçü genç, 1.85 boylarında ve beyaz tenli birisiydi. Ürkek ürkek etrafa bakınarak oradan uzaklaşıyordu. 2 haftadır sikişmemiş olmam ve hep tanımadığım biriyle sikişme tutkumdan dolayı içim bir hoş oldu. Ne yapıp edip kendimi ona siktirmeliydim. Hemen odama gidip en küçük bikinimi giydim. Hızlı ama dikkatli adımlarla aşağı indim ve yola çıkıp çöpçü genci aramaya başladım. 2 sokak ilerde yolları süpürüyordu. Hemen seslendim ve yanıma çağırdım. Biraz utanarak yanıma geldi. Ben de ona biraz yaklaştım ve memelerim çocuğun yaklaşık 30-40 cm yakınına kadar gelmişti. Çocuk gözlerini memelerimden alamıyordu. Ben de bozuntuya vermeden ona bizim Villanın bahçesini temizleyip temizleyemeyeceğini sordum. Saatine baktıktan sonra, utanarak, “Mesaim de zaten bitti, tamam, temizleyim abla!” dedi. Ben de, “Aaa, sakın bir daha abla deme bana, yaşıt sayılırız canım!” dedim. Çocuk bu lafları duyunca bir anda kızardı ve “Olur hanımefendi!” dedi.

Anlamıştım, çocuk çok saftı ve bu benim sikişme iştahımı oldukça arttırmıştı. “Ee hadi o zaman gidelim, iş başına!” dedim, Villanın yolunu tuttuk. Yolda giderken muhabbet kurmaya çalıştım, ama çocuk heyecandan doğru düzgün konuşamıyordu. Sadece adının Şükrü olduğunu söyleyebildi. Villaya geldik ve Şükrü hemen bahçenin temizliğine başladı. Ben de şezlonga uzanıp karşısında güneşlenmeye başladım. Mahsus güneşlenirken göğüs uçlarımdan birini bariz bir şekilde dışarı çıkardım. Şükrü önümde dikilmiş doğrudan göğüslerime bakıyordu ve ağzının kenarından salyasının aktığını görebiliyordum. Biraz daha eğlenmeye karar verdim ve bikinimin üstünü çözüp, üstsüz güneşlenmeye başladım. Şükrüye dönüp, “Tatlım güneş kremimi sürer misin?” dedim. Hiçbirşey demeden yanıma geldi ve eli titreyerek kremi alıp avucuna sıktı. Yine eli titreyerek karnımı ovalamaya başladı. “Şükrücüm göğüslerime de sürer misin?” dedim. Şükrünün kıpkırmızı suratı daha da kırmızılaştı ve eli memelerime yavaşça kaymaya başladı. Memelerimi kremleken daha da sert bir şekilde ovuyordu. Ama halen çok çekiniyordu. Salyaları da sel olmuş göğüslerime damlıyordu.

Artık hamle sırası bendeydi, elimi Şükrünün önüne götürdüm ve sikini hissetmeye çalıştım. Ama beklemediğim bir şey oldu, Şükrü geri çekilerek, “Ben artık bahçenin temizliğine geri döneyim!” dedi. Resmen şok oldum, daha önce hiç bir erkek beni reddetmemişti. Şükrü yeniden bahçeyi süpürmeye koyuldu. Ama asla pes etmeyecektim, yine üstsüz bir şekilde güneşlenmeye devam ettim. Çok geçmeden Şükrünün bana seslendiğini duydum. Tuvaletin yerini soruyordu. Aradığım fırsat elime geçmişti. Doğrulup, “Beni takip et canım!” dedim. Üzerimde sadece bikinimin altı vardı. Onu odamdaki tuvalete götürdüm ve Şükrü içeri girdi. Ben bikinimin altını da çıkarttım ve kapının önüne çırılçıplak dikildim, Şükrüyü beklemeye başladım. Az sonra Şükrünün kapıyı açmasıyla donakalması bir oldu. Beni öyle görünce ne yapacağını bilemedi. Gözleri bir göğüslerime, bir amıma kayıyordu.

“Şükrücüğüm, en son ne zaman sikiştin?” diye sordum. Yine kızarıp utanarak, “7 ay önce…” dedi. “Yuh be, nasıl sabrettin?” dedim. Şükrü göğüslerime bakmamaya çalışıyor, ama beceremiyordu. Önü de çadırı kurmuştu. “Göğüslerim hoşuna gitti mi Şükrücüğüm?” diyerek, göğüslerimi iki elimle destekleyerek yüzüne doğru kaldırdım. Kekeleyerek, “Çok çok güzel ve büyük memeleriniz var!” dedi. Ben de, “Ah teşekkürler Şükrücüm, ağzına alıp emmek ister misin?” diyerek bir mememi kaldırıp Şükrünün salyalı ağzına dayadım. Şükrü önce memelerimi öpmeye başladı, daha sonra da memelerimi sıkıp, somurarak, emip, yalamaya başladı. 10 dakika yaladıktan sonra, ben, “Şimdi sıra bende!” dedim ve Şükrünün önünde diz çöküp, pantolonunu ve külodunu sıyırdım. Önümde bir şaheser vardı, bembeyaz, damarsız, uzunca bir yarak önümde sallanıordu. Hemen taşaklarını avucumun içine alıp, sikini okşamaya başladım. Şükrünün yüzü yine kıpkırmızı kesilmişti. Siki elimde nerdeyse patlayacaktı, hemen ağzıma alıp emmeye başladım. 1-2 saniye sonra Şükrü elektrik verilmiş gibi titreyerek birden ağzıma patladı…

Dölleri krem gibi katıydı, güçlükle yutabildim, ama Şükrünün siki halen inmemişti. Elinden tutup yatağıma götürdüm. Sırtüstü yatırdım ve sikini iki mememin arasına alıp, adeta memelerimle sikine 31 çektim. Şükrü zevkten havalardaydı. Biraz sonra Şükrünün üzerine çıktım ve “Asıl şova hazır mısın?” dedim. Şükrü soluk soluğa, “Hazırım abla!” deyince, yüzüne bir tokat patlattım ve “Bana birdaha Abla deme, sadece aşkım de!” dedim. O da, “Peki aşkım!” dedi, ama gözleri dolmuştu. Hemen öpüp, “Beni affet aşkım!” dedim. O da, “Affettim!” dedi ve ardından memelerime yapıştı. Memelerimi ölesiye emiyordu. Ben de amımla sikine sürtünüyordum ki, birden beni üstünden alıp, yatağa yatırıp, üstüme çıktı ve sikini bir hamlede kabarmış amıma kökledi. O anda çığlığı bastım. Amıma gidip gelmeye başladığında artık benim zevk çığlıklarım Villanın içinde yankılanıyordu. Şükrü bacaklarımı omzuna alıp, daha hızlı sikmeye başlamıştı. Memelerim çılgınca ileri geri gidip geliyordu. Şükrü eğilip, çılgınca sallanan memelerimi emmeye başladı. Çok geçmeden amımda bir ılıklık hissettim, Şükrü içime patlamıştı. Ama o, benim bunun farkında olmadığımı sanarak son hız becermeye devam etti. 20 dakika sonra içime birdaha boşaldı ve üzerime yığıldı. Uzun uzun öpüşüp birbirimize sarıldık. Daha sonra kalkıp duş aldık, sonra da sahile gitmeye karar verdik.

Ama önce Şükrüyü şık bir butiğe götürüp, onu güzel bir donattım. İş elbiselerini de bagaja koyduk ve sahile indik. Sahilde sadece 2 genç vardı, 16-17 yaşlarındaydılar. Zengin piçleri ve fırlama oldukları tiplerinden belliydi. Yanımıza gelip, “Abla memelerin çok güzel!” deyip yılışmaya başladılar. Bir an Şükrüyle göz göze geldik, o da ne yapmak istediğimi anladı ve bana, “Yapma!” der gibi baktı. Ama ben etrafı kolaçan ettikten sonra, bikinimin üstünü bir hamlede yukarı sıyırdım. Gençlerin gözleri faltaşı gibi açıldı, anında memelerime yumuldular. Gençlere biraz memelerimi yalatırdıktan sonra, “Hadi çocuklar bizim Villaya gidip, daha rahat bir ortamda devam edelim!” dedim. Şükrü epey bozulmuştu, ama sesini çıkarmadı. Ve dördümüz Villanın yolunu tuttuk. 3’ü birlikte defalarca beni sikip, gençler gece saat 02:00 gibi ayrıldılar, Şükrü bende yattı. Sabah beni bir kere daha sikip, işe öyle gitti.

Bodrumda kaldığım 10 gün boyunca 3’üyle sikiştim. Ve geçen Pazartesi İstanbula döndüm. Dönmeden önce Şükrüye hizmetinden dolayı 10.000 TL nakit verdim ve 2.000 TL değerinde bir telefon aldım. Henüz 4 gün geçmesine rağmen Şükrüyü çok özledim, 2 hafta sonra tekrar Bodruma gitmeyi düşünüyorum.

kocamın kumar borcu

28 Jul

Selam arkadaşlar, adım Hale, 43 yaşındayım ve evliyim. Ispartada yaşıyorum. Kocamın kumar borcunu nasıl ödediğimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Ben balıik etli, esmer, yaşıma rağmen etrafımdaki erkeklerin ilgisini çeken bir bayanım. Çok mutlu bir evliliğimiz vardı, taki kocamın kumar nedeniyle batması ve senet imzalaması sebebiyle borçlarımızı ödeyememize kadar. Kocam son zamanlarda hep sıkıntılı ve farklı bir adam olmaya başlamıştı, sürekli sinirli, bağıran ve kaba bir adam oldu. Çok üzülüyordum ve mutsuzdum.

Birgün kocam evde yokken, 2 adam geldi ve kocamı sordular. Ben kocamın evde olmadığını söyleyince, bir adres bırakıp, “Mutlaka bize uğrasın!” dediler gittiler. Akşam kocama olanları anlattım, kocam da, “Tamam ben hallederim!” dedi ve yattı. Aradan 2 hafta gecmişti ki, adamlar yine geldiler, “Bakın hanımefendi, kocanıza söyleyin gelsin, yoksa kötü olacak!” dediler. Ben de meraktan sordum, “Sorun ne?” diye, fakat söylemediler. Akşama kocama tekrar söyledim ve hergün sormaya başladım. 3 gün gecmişti fakat kocam bana elle tutulur bir cevap veremiyordu. Ben de sabah erkenden hazırlandım giyindim ve çıkıp adamların adresine gitmeye karar verdim.

Öğlene doğru adrese ulaştım. Kapıda 2 adam vardı. Onlara, buraya geldiğimden kocamın haberi olmadığını, sadece konuyu öğrenip gideceğimi söyledim. Beni patronlarına götürdüler. Patronları Alper bey ve ortağı Ersin bey beni kabul ettiler ve konuyu bana anlattılar. Kocamın 50.000 TL borcu olduğunu ve senet imzaladığını, senetlerin zamanı gelmiş olmasına rağmen halen ödemediğini, ödemezse istenmeyen olayların olacağını falan anlattılar. Gerçekten ikisi de çok nazik ve kibar adamlardı. Ben birşeyler yapıp kocamın borcunu ödemek istediğimi söyledim. Adamlar, “Hanımefendi bizi yanlış anladınız, biz kimsein namusuna göz dikmeyiz!” dediler. Ben de, “Asıl siz beni yanlış anladınız, ben bunu kastetmemiştim! Belki bana göre bir işiniz falan vardır, çalışır öderim diye düşünmüştüm!” dedim.

Ortada gerçekten bir yanlış anlaşılma olmuştu ve birbirimizden özür diledik. Ama o andan itibaren adamların hareketleri değişmeye başladı. Alper birden edepsizce, “Ersin lan bir laf vardır Ispartalılar için, bilirsin ya! Isparta Burdur!” dedi. Ve gülüşmeye başladılar. Ben anlamıştım, güya (Isparta Burdur, amı götü boldur!) demek istedi. Adamların tiplerinden belliydi, abaza ve sikici tiplerdi. Ben tam kalkmaya hazırlanırken, Alper bana, “Hale hanım, borcunuzun taksitlerini ödemek isterseniz yardımcı olalım!” dedi. Ben de sevindim, “Nasıl olacak? Ne iş yapacağım?” dedim. “Güzel bir hatunsun, sen bildiğin gibi öde kocanın taksitlerini!” dedi. Anlamamıştım, “Nasıl bildiğim gibi?” dedim. O da, “Taksit başına bizi memnun et, senedin birini al git!” dedi. Ben birşey demeden ordan ayrıldım…

Kocamı çok seviyordum ve ona yardımcı olmak istiyordum. Önceleri kabul etmesem de, 2 hafta sonrasına kadar adamların baskıları ve tahrikleri arttıkça, tekliflerini kabul ettim. O gün içime siyah dantelli bir külot sütyen takım giymiştim, üzerimde etek ve askılı bir bluz vardı. Kuaföre de gitmiştim, makyaj yaptırmış ve fön çektirmiştim, gerçekten de çok güzel görünüyordum. Adamların ofisine gittim. Ne yaptığını bilen bir kadın havasıyla, onları memnun etmek istediğimi belli ettim. Beni görünce gözleri parladı. Hemen bana viski verdiler. Hafiften yudumlayıp sohbete başladık. Arada sırada frikikler verip, onların ilgisini çekmeye çalışıyordum. Ersin müzik açtı, karşılarında dans etmemi ve striptiz yapmamı istedi, her dediklerini yapmam gerektiğimi, borcu ancak böyle ödeyebileceğimi söylediler…

Ayağa kalkıp masanın üzerine çıktım, dans etmeye başladım. Önlerinde domalıyor, kendimi okşuyor ve yavaşca soyunuyordum. İkisi de ağzı açık, elleri siklerinde beni izleyip viskilerini yudumluyorlardı. İç çamaşırlarımla kaldığımda beni masadan indirip aralarına aldılar ve her yerimi okşamaya ve avuçlamaya başladılar. Gerçekten de çok sert yapıyorlardı ve canım yanıyordu. Göğüslerim çok büyük olduğundan ikisi birden yalamaya başladılar. Sonra Alper sikini çıkarıp ağzıma verdi. Siki çok büyüktü, tadı da bir hoştu. Hayatımda kocamınkinden başka ilk defa gerçek bir sik görüyordum. Siki yaladıkça büyüdü ve ağzıma sığmamaya başladı. Ersin de çıkardı sikini, onunki ise anca kocamın siki kadardı, ama kalınlığı kolum kadar vardı. Korku sardı beni birden, ben bunları nasıl alacam diye düşünmeye başladım. Ama kocama olan sevgim yüzünden birşey demedim ve ikisininkini aynı anda yalamaya başladım. Bir Alperinki, bir Ersininki ağzıma girip çıkıyordu. Deliler gibi sömürüyordum siklerini, kocamın senedini alabaşlmek için onları mutlu etmem lazımdı. Taşaklarını bile yalıyor emiyor ve bazen siklerinin kafalarını dişliyordum. Kendi aralarında konuşuyorlardı, “Oğlum bak karı işini biliyor valla, kocası olacak pezevenk çok şanslı, ama doyuramıyor galiba bu azgın karıyı!” diyorlardı.

Alper beni domaltarak arkadam amımı götümü yalamaya başladı. Küçücük küloduma sığmayan amcığım kabardıkça külodumun yanlarından dışarı taşmaya başladı. Kalçalarımı tokatlıyor, benim çığlıklarım arttıkça, o da tokatların şiddetini arttırıyordu. Külodumu sıyırıp tek hamlede kökledi devasa sikini amıma. Ben bastım çığlığı. Daracık amım kocaman siki birkerede almıştı, ama mideme kadar baskı yapıyordu. Ersin de ağzıma tekrar vermiş, yalattırıyordu sikini. 15 dakika sonra Alper bögürmeye başladı ve içime boşaldı. Amımdan taşan dölleri bacaklarımdan akmaya başladı. Hemen lavaboya gidip temizlendim. Lavabodan döner dönmez direkt Ersinin önünde domalarak, Alperin sikini ağzıma alıp tekrardan kaldırmaya çalıştım. Alperin siki 20 dakikada ancak kalktı ve bu zaman zarfında Ersin deliler gibi sikti beni, 1 dakika bile dinlenmeden ve hız kesmeden. Sonra yer değiştirdiler, Ersin ağzıma boşaldı…

Alper girdi amıma, birkaç git gel yapıp, amımdan çıkartıp götüme doğru fırça yapıyordu. Sonra sikinin kafasını götüme bastırmaya başladı, yavaş yavaş giriyordu, ama benim de götüm parçalanıyordu sanki. Alıştıra alıştıra sonunda girdi götüme. Ersin koltukta oturmuş seyrediyordu, bana işaret edince sikini emerek kaldırdım. Bu sefer Alper beni kucağına alıp amıma soktu ve kanepeye uzandı, Ersin de arkama geçip götüme soktu. Beni tost yaptılar ve sikmeye başladılar. İtiraf etmeliyim ki, inanılmaz bir zevkti, çığlıklar içinde boşaldım. Ama ne boşalma, sesim kalınlaşmış, bir inek gibi böğürüyordum ve zangır zangır titriyordum. İkisi de gururlanmış, benim gibi bir karıyı ne hale getirdiklerini görmeleri onları mest etmişti. Bu beni dahada hırslandırdı ve kocamın borcunu ödeyebilmenin sıkıntısıyla daha fazla çığlık atmaya başladım ve dahada hızlandım. Artık onlar beni değil de, sanki ben onları sikiyormuşum gibi, tempoyu ben tutuyordum. Müthiş te zevk alıyordum…

Alper amımdan çıktı ve sikini yalamam için tekrar ağzıma verdi. Nasıl emiyordum ama, siki dudaklarım arasına hapsolmuş, ağzıma sığdığı kadarını almaya çalışıyordum. Çok hoşuna gitti bu ve o da kafamdan bastırıyor ve dahada zorluyordu. O devasa sik artık ağzımda kayboluyordu, soluk borumu sikmeye başlamıştı artık ve öyle bir boşaldı ki, dölleri direk mideme indi. Ağzımda kalanların da tek damlasını bile ziyan etmedim, hepsini yuttum. Ersin ise götümü biraz daha siktikten sonra tüm suratımı dölleriyle doldurdu. İkisi de koltuğa yığıldı. Ben de bitmiştim, aralarına girip oturdum. Birer sigara yaktılar ve viskilerini yudumlamaya başladılar. Biraz dinlendikten sonra birer posta daha siktiler beni. Ve o gün sonunda tam 3 senedi bana verdiler.

Toplamda 25 senet varmış! Kocam bilmiyor ve ben halen senetleri ödemeye devam ediyorum. Kocamı çok sevsem de, hayatımda seksten hiç bu kadar zevk almamıştım. Bazen kendimi orospu gibi hissediyorum, ama sikilirken aldığım zevk inanılmaz. Galiba senetler bitse de onlarla sikişmekten vazgeçemiyeceğim.

eş değişimi sikiş

28 Jul

Selam hikaye dostları. Adım Seyfi, 34 yaşında, evli ve 1 çocuk babasıyım. Karım Aysun 32 yaşında, standart Türk kadını, yani 1.60 boy, 65 kilo ve oldukça iri memeleri var. Bizim hikayemiz yakın arkadaşımız, hatta akrabamız sayılacak aile dostlarımız Recep ve karısı Ayça ile oldu. Recep ile tanışmamız, Recebin benim teyzekızı Ayça ile nişanlanmasıyla oldu. Onların nişanında, ben de Recebin amcakızı Aysun ile tanışıp, çıkmaya başladık ve sonra evlendik. Onlarla devamlı görüşürdük, evlerimiz yakın olduğundan, birbirimize misafir giderdik. Receple beraber kısadönem askerliğe gidince dostluğumuz dahada pekişti. Askerde aynı bölükte idik, aynı koğuşta kalıyorduk. Askerden dönünce de daha çok beraber olmaya başladık. Karılarımız da çok iyi anlaşıyorlardı. Onların 2 kız çocukları var. Yaz aylarında hep beraber pikniğe gider, akşamları Receple beraber içeriz, ara sıra şaka ile karışık birbirimize takılır, hatta bazen şakanın dozunu kaçırır, ileri bile giderdik, Recep sikimi falan ellerdi, ben onun götünü falan avuçlardım. Tabii şakaydı hepsi…

Bir gün Recep bana çocukluğundan anlatırken, ergenliğe geçiş döneminde, yazın amcaları ile tatil yaparken, denizde çaktırmadan amca kızlarının bacaklarına falan ellediğini, hatta bir keresinde yanlışlıkla amcasının karısının amına ellediğini anlattı. Amcasının karısı da bunun kulağını çekip azarlamış, “Bir daha yaparsan seni amcana söylerim!” diye tehdit etmiş. Şimdiiiii bu durumda, benim karım Aysun da Recebin amcakızı olduğuna göre, Recepe sordum, “Lan yoksa Aysunun amına da mı elledin?” dedim. “Yaa çocuklukta oluyor işte böyle şeyler…” deyip geçiştirmek istedi. Ama ben üsteleyince, ellediğini itiraf etti. O da bana aynı soruyu sordu haklı olarak, çünkü onun karısı da benim teyzekızı oluyordu. Bana, “Peki ya sen hiç Ayçaya elledin mi?” diye sorunca, ben de, “Çocuklukta oluyor işte böyle şeyler!” dedim ve ikimiz de kahkahaya boğulduk. Ama biz bunları konuşurken yarağım kazık gibi olmuştu…

Recebe, “Harbi söyle, en son ne zaman elledin karıma?” dedim. “Kızmak yok ama!” dedi. “Tamam, kızmak yok!” dedim. “Bugün asansörde elledim! Ya sen benim karıya en son nezaman elledin?” dedi. “Geçen hafta piknikte!” dedim. Birbirimize şöyle bir baktık, Recep, “Peki, siktin mi?” dedi. “Hayır, ya sen?” dedim. “Ben de sikmedim!” dedi. Recebe, “Ne tahmin ediyorsun, Ayça senden başkasına vermişmidir?” dedim. “Bilmem, tahminimce vermiştir, ama bana çaktırmadı hiç. Ya Aysun?” diye sordu. Ben de, “Zannedersem vermiştir, çünkü bir zamanlar sünnetsiz yarak nasıl olur diye çok merak ediyordu, herhalde merakını gidermistir!” dedim. O akşam eve gidince karımı iki posta siktim, dağıttım amını…

Birkaç gün sonra Recebin karısı Ayça şle süpermakette alışveriş yaparken karşılaştık. Kendisine yardım ettim. Arabam ile eve gelirken bacaklarına elledim. Baktım sesini çıkarmıyor, elini alıp yarağımın üstüne koyup biraz sıvazlattım. Kendisinden çok hoşlandığımı ve sikmek istediğimi söyledim. Arabayı ara sokağın birine çekip biraz öpüştük ve bana saxo çekti, “Ben varım, yer ayarla sikişelim, ama Recep duymasın!” dedi. “Tamam!” deyip evine bıraktım, kendi evime geçtim.

Akşam yemeğinden sonra yine Receple içkilerimizi alıp balkona çıktık, laflamaya başladık. Laf dönüp dolaşıp sekse geldi, “Ne o tertip, geçen gün burdan gidince Aysunun amını dağıtmışsın?” dedi. Şaşırmıştım, “Sen nereden biliyorsun?” diye sorduğumda, cebinden bir tanga çıkartıp, “Tanıdın mı?” dedi. Tangaya baktım, karımın tangası, daha çok şaşırdım, “Evet tanıdım, karımın tangası… Ne iş? Yoksa sikiştiniz mi?” dedim. Recep sırıtmaya başladı, “Yok yapmadık, ama uygun fırsat bulursak karının hiç itirazı yok, verecek bana. Yakalanmaktan korkuyor!” dedi. Ben de, “Seninki de alışverişte denk geldi, yardımcı oldum, bana saxo cekti, eğer fısrsat bulursak o da vermeye hazır!” dedim. Recep, “Tamam o zaman, kim önce sikerse haber verecek, ama kanıtlı ıspatlı isterim!” dedi.

Aradan iki gün geçti, karım bana, Cuma günü işarkadaşları ile doğumgünü partisine gideceğini söyledi. Ben hemen olayı anladım, demek ki benim orospu karım Recep ile sikişmeye gidecek! Bana fırsat doğdu, Ayçayı arayıp, “Cuma akşamı ne yapıyorsun?” diye sordum. “Hiiçç, evdeyim. Recep arkadaşları ile Bowlinge gidiyor, sen de onunla gitmiyormusun?” dedi. “Hayır gitmiyorum, Aysun doğum gününe gidiyor, bak tam fırsat, çocukları size toplarız, sen de yanıma gelirsin!” dedim. Ayça, “Bakalım…” deyip telefonu kapattı. Cuma günü işten erken gelip, güzel bir banyo yaptım. Aysun daha evdeydi, akşama hazırlanıyordu. “Çok güzel olmuşsun karıcığım!” diyerek boynuna sarıldım, biraz öpüştük. Kalkık yarağımı eline verip, “Bunu böyle mi bırakacaksın?” dedim. Karım da, “Gel erkeğim, ama çabuk ol, çocuk okuldan gelmeden bitir!” dedi. Hemen arkasına geçip, yarağımı amına soktum, 5 dakika siktikten sonra döllerimi amının derinliklerine boşalttım. İçimden de, (Orospu git şimdi bu dölleri Recebe yalattır!) dedim, çünkü ben onun Receple sikişmeye gittiğini çok iyi biliyordum.

Akşam yemeğinden sonra karım, “Ben gidiyorum aşkım!” deyip çıktı. Oğlum ile TV seyretmeye başadık. Onun belgesellerden hoşlanmadığını bildiğimden, ben bir belgesel kanalı açtım. Oğlum hemen sıkılıp, “Ya baba değiştir şu kanalı!” dedi. “Seyrediyorum oğlum, bak Recep amcan da evde yok, Bowlinge gitti, git yukarıda çocuklarla istediğiniz kanalı seyredin, nasıl olsa onlar da senin seyretiğin kanalları seyrediyorlar!” dedim. Oğlum yukarı çıkınca hemen yatak odasına geçip, video kamerasını yatağa göre ayarladım. 20 dakika sonra da Ayça aşağı geldi, “Hadi zaman kaybetmeyelim, çocuklara komşuya gidiyorum dedim, sonra beni orda aramasınlar!” deyip doğru yatak odasına gecti. Hemen sevişmeye başladık. Ayçayı yaklaşık 40-45 dakika evire çevire siktim. Boşalacağım zaman da ağzına boşaldım ve bu görüntüleri kamerayla kaydettim.

Ertesi akşam Receple bizim balkonda oturup içkilerimizi yudumlarken, Recep zafer kazanmış bir komutan edası ile karşımda oturuyordu. Bana telefonunu verip, “Karını sikerken çektiğim resimleri görmek istermisin?” dedi. Resimlere baktım, net çekilmese de karım olduğu görünüyordu. Yine cebinden bir tanga çıkartıp, üzerindeki yazıyı gösterdi. Üzerinde karımın elyazısı ile, “Teşekkürler sikicim!” yazıyordu…

Hemen Lap-Topumu alıp geldim, filmi kaydettiğim dosyaya girdim, açip izletmeye başladım. Recep karısını nasıl siktiğimi ağzı açık izledi. Film bitince, “Ya tertip, nasıl olsa birbirimizin karısını sikiyoruz, grup yapsak ya! Bence hem daha zevkli olur, hemde böyle gizli saklı olmaz, rahat ederiz. Ayrıyetten ben karımı sikişirken seyretmeyi çok istiyorum, ama bir türlü kendisine söyleyemiyorum!” dedi. “Olur aslında, neden olmasın? Ben karımın ağzını bir arayayım, onun ağzı ne çalıyor bir bakayım. Eğer kabul ederse ben varım grup olayında!” dedim.

Pazar günü oğlum arkadaşları ile gezmeye gitti, karımla evde yalnızdık. Biraz şakalaştıktan sonra sevişmeye başladık. Ben aslında vücudunda sikiş izleri arıyordum. Ve buldum da. Sırtının 3 yerinde diş izleri vardı. Karımı domaltıp, arkadan yarağımı amına soktum ve diş izlerini yeni görmüş gibi, “Ulan orospu sen kendini kime siktirdin? Ne bu sırtındaki diş izleri?” dediğimde, karım korkudan titremeye başladı. Yarağım amının içinde saçlarını elime dolayıp, “Söyle orospu, kime siktirdin?” diye çıkıştım. Karım kem küm etmeye başlayınca, “Hadi söyle, kızmayacağım, kim sikti senin bu amını, orospu?” dedim. Karım biraz cesaretlenmişti, “Bak canım seni aldatmak için yapmadım valla, nasıl sen ara sıra başka amcık istiyorsan, ben de başka yarak istiyorum. Hem senin annemi ve kızkardeşimi siktiğini bildiğim halde hiç sesimi çıkartmadım. Ama şimdi sana kendimi kime siktirdiğimi söyleyemem!” dedi.

“Tamam lan orospu, madem öyle, sana yarak bulacağım, benim karşımda sikişeceksin, ben de seyredeceğim! Eğer bu teklifime evet dersen, bundan sonra istediğin kişi ile sikiş, söz veriyorum karışmayacağım!” dedim. “Ciddi misin?” dedi. “Evet, hemde çok!” dedim. “Pek ala, kime siktirmemi istiyorsun?” dedi. Ben de, “Cuma günü kime siktirdiysen ona, yani Recebe!” dedim. Karım yüzüme şaşkınlıkla bakıp, “Sen nerden biliyorsun?” dedi. “Sen Recep ile sikişirken, ben de Ayçayı sikiyordum! Recep biliyor! Hatta grup yapalım diye o teklif etti!” dedim. “Ya Ayça? Onun da gruptan haberi var mı?” dedi. “Yok, onu sen ayarlayacaksın! Recep karısını sikilirken izlemek istiyormuş, ama Ayçaya açılamıyormuş!” dedim. Karım şöyle bir iki saniye düşündükten sonra, “Tamam, Ayçayı ben hallederim!” dedi. Sonra karımla deliler gibi sikiştik.

Karımla bu konuşmamızın üzerinden 2 gün geçmişti ki, karım müjdeyi verdi, “Ayça tamam, ayarladım!” dedi. “Nasıl ayarladın?” dediğimde, “O da istiyormuş, ama kocasına söyleyememiş!” dedi. Haftasonunu iple çekiyorduk. Haftasonu gelince, çocukları o gece orda kalmaları için Receplerin eve gönderdik. Receple Aysu gelince kapıları kilitledik, DVD’ye bir grup pornosu koyup, içkilerimizi yudumlamaya başladık. Ayça çok kısa bir etek ve transparan bir bluz giymişti, altında külot falan yoktu. Karım ise sırf tülden bir elbise, içine de şeffaf bir tanga giymişti. Karım Recebin yanında, Ayça da benim yanımda oturuyordu. Karımla Recep sevişmeye başladılar. Ayça ile de ben, hem öpüşüyorduk, hemde onları seyrediyorduk. Recep karımı sikmeye başladığında, ben Ayçaya, “Biz de yapalım!” dedim. Ayça, “Bekle, bitirsinler!” dedi. Yaklaşık 20 dakika sonra Recep ilk postasını boşaldı. Ve Ayça ile ben sevişmeye başladık…

Ayça yarağımı yalıyor, ara sıra ağzından çıkartıp Recebe gösteriyordu. İlk başta anlam veremediğim olay, sonra Ayçanın Recebe, “Demek beni sikilirken seyretmek istiyordun? Gel buraya pezevenk, al şu yarağı amcığıma kendi elinle sok!” dediğinde, olayı anladığım halde şaşkınlık içerisindeydim. Recep itiraz etmeden yanımıza gelip, benim yarağımı eline aldı ve dik tuttu, Ayça ata biner gibi benim yarağıma otururken, Recep elindeki yarağımı Ayçanın amına sokmaya çalıştı. Ayça Recebe bağırdı, “Ulan pezevenk, yarağı ıslatsana, amımı acıttı!” dedi. Benim şaşkınlığım daha da artıyordu. Ayçanın bağırması üzerine Recep yarağımı ağzına alıp, biraz saxo çekerek ıslattıktan sonra tekrar karısının amına soktu. Ayça yarrağımın üstünde kalkıp otururken, biryandan da Recebin saçlarını asılarak, “Yala lan pezevenk!” diye bağırıp, Recebe hem amını, hemde benim yarağımı ve taşaklarımı yalattırıyordu. Karıma baktım, o da ağzı açık olanları izliyordu. Ben bu tuhaf olayın heyecanına fazla dayanamadım ve bir elimle Ayçayı belinden tutup sikime bastırıp, diğer elimle de Recebin ensesinden asılarak ağzını Ayçanın amcığına yapıştırdım ve Ayçanın amının içine patladım. Ayça da benimle aynı anda boşaldı. Recep hem Ayçanın amını, hemde benim yarağımı yalayarak temizledi.

Biraz dinlendikten ve birer kadeh içtikten sonra, karım, “Haydin bakalım erkekler, beni tost yapın, uzun zamandır iki yarak ile sikilmedim, özledim!” dedi. Ayça benim yarağımı, karım da Recebin yarağını emerek kaldırdı. Karımı aramıza alıp, ben götünden, Recep te amından girdi, bir güzel siktik. Daha sonra aynısını Ayçaya da yaptık…

Sabah sikimin yalanmasıyla uyandığımda, baktım ki yalayan Recep. Karım mutfakta kavaltı hazırlıyordu, Ayça da ona yardım ediyordu. “Recep lan sen bu işe kötü alıştın amına koyum, oldu olacak seni de sikmemi istermisin?” dedim. “Hayır ben siktirmiyorum, sadece ağzıma alıyorum. Bunu da karıma hazırlıyorum…” dedi. Ama öyle bir emiyordu ki, karısına gerek kalmadan Recebin ağzına boşaldım. Hepsini de yuttu! İtiraf etmeliyim ki, ibne Recep karısından daha iyi saxo çekiyor!

bayan müdürü depoda siktim

28 Jul

Ben Can. Yaşanmış bir anımı paylaşmak istedim. Bir mağazaya sayım için görevli olarak gitmiştim. Sayımı gece yapacağımızdan altıma eşofman, üstüme de bir tişört giydim. Mağaza müdüresi mini etekli, beyaz gömlekli, şık, dolgun göğüslü ve koca götlü afet bir bayandı, ama çok agresif tavırları vardı. Sayıma 10 arkadaş katılacaktık, ama mağaza kapandıktan sonra başlayacaktık. Yani 2 saatimiz vardı. Mağaza müdüresine, “Bu arada depolarının sayımını yapalım, zaman kazanalım!” dedim. O da, stokta çok mallarının olmadığını, ama deponun karışıklığından dolayı çok dar olduğunu, ancak iki kişinin çalışabileceğini ve güvenlik açısından sayımın başında kendisinin de bulunması gerektiğini söyledi. Ben de, “O zaman ikimiz sayalım!” diyerek depoya yöneldim. Peşimden geldi, ama uflaya puflaya. Sayımları sevmediğini falan söylüyordu.

Göt kadar depoya girince, “Ben de sayımları sevmiyorum, ama ekmek parası, ne yapalım!” dedim. “Evlisin ve ev geçindiriyorsun canım, dimi?” diye sordu. “Evet canım!” diye takıldım. Her kelimesinin sonuna ‘Canım’ ekleyerek konuşuyordu ve ben buna güldüm. Gülmemin sebebinin de adımın ‘Can’ olduğunu söyleyerek açıkladım, ama o daha bir hevesli ‘Canım’ demeye, espiri yapmaya başladı. Onun adı da ‘Gül Afet’ imiş. “Tahmin etmeliydim ‘Afet’ adını!” diye takıldım.

Sayım yaparken karıştırıyor, arada bir, “Hay kafama sokayım, hay beynime sokayım!” gibi argo laflar ediyordu. O agresif kadın gitmişti. “Sayım yapmanın yararları, bak stresin gitti!” dedim. “Agresifliğimin sebebi özel!” deyince, ben herhalde aybaşısı var diye düşündüm ve “Pardon!” dedim ve ekledim, “Böyle daha sempatiksiniz, ilk geldiğimde, ne aksi biri diyordum sizin için!” dedim. Eğildikçe göğüsler, bacaklar fora oluyor, arkasını döndüğünde resmen götünün çatalı, kırmızı külodu görünüyordu. Benim yarrak kalkmaya başladı tabi. Ve sıcak olan depodan hava-su almak için kapıya yöneldim. İki kişi yan yana değmeden geçmek imkansızdı, depoda raflar alanı daraltmıştı. Yol vermek için doğrulup kenara çekildi, ama arkadan kalçalarına sürtünerek ve özür dileyerek anca geçebildim. Kısa süre de olsa, kalkmış yarrağımı götünde hissetmişti. “Özür dileme canım, imkanlar bu kadar, burdan çıkana kadar daha çoook sürtüneceğiz!” dedi. İkimiz de güldük.

Döndüğümde kapı kilitliydi, ben zorlayınca, açtı, “Gel!” dedi ve tekrar kilitledi. Üzerindeki gömleği çıkarmış, beyaz bir askılı ile duruyordu. “Mağazadakiler böyle görmesin, çok sıcak, ne yapalım, istersen sen de çıkar!” dedi. Ben üzerimdeki tişörtü çıkarınca, üst kısmım çıplak kaldı tabii. Vücudumu inceliyordu. “Ya bunlar kas mı? Dokunabilirmiyim?” diye sorup, karnıma elini sürdü. Okşuyordu adeta. “Yeter bak hoş olmaya başladım!” diyerek kalkan sikimi düzelttim. Bu sefer o müsaade isteyip sürtünerek geçti. Tam sikim götünü ortalamışken durdu, güya mal sayıyordu. Yan raftaki ürünlere uzanmaya çalıştı, ama ayağı raftan kayınca düşmek üzere iken yakaladım. Kollarımın arasındaydı. “Ne kadarda güçlüsün, he!” diyerek yere inmeye çalıştı. Dokunmadığım yeri kalmadı tabi. Resmen arkadan dayamış vaziyette, halen kolundan tutuyordum. Elindekileri yere bırakmak için eğilince, külotunun olmadığını gördüm. Ben bir ara dışarı gittiğimde külotunu çıkarmış olmalıydı. Belinden tutup, istekli bir şekilde dayamaya başladım.

Kocası ile ayrılmak üzere olduğunu, 6 aydır görüşmediklerini ve o yüzden biraz dengesiz olduğunu söyledi ve “Seninki de hemen kalktı! Beni beğendin yani?” diye sordu. “Beğenmek ne kelime, bayıldım!” dedim. “Eee güzel biriyim, işim de güzel, ama herif yok!” dedi. Artık dayanamıyordum o vaziyette arkasından sikimi çıkarıp amına dayadım. Bana yardımcı oluyor, eliyle amına yerleştiriyordu. Hiç konuşmadan 20 dakika siktim ayakta. Kendisi 2 kez orgazm olmuş ve “Artık boşal!” diye yalvarıyordu…

Çevirip dudaklarını, boynunu, boğazını, göğüslerini yaladım, ulaşabildiğim her yerini öpüyordum. “Çök!” dedim ve bir anda göğüslerinin arasına boşaldım. Sikimin ucunu yalıyor, kalan spermlerimi yutuyordu. Üstündekini oradan başka birşeyle değiştirdi. Rafa sakladığı külodunu giymeden de amını götünü bir güzel yaladım. “Çok güzeldi canım, ama bunu saymam! Sayımdan sonra gitme, seninle mağazada kalalım, şöyle doya doya sikişelim!” dedi. “Tamam!” dedim.

Sayımdan sonra mağazada sabaha kadar her pozisyonda müdüreyi siktim. Halen bazı geceler mağazada buluşmaya devam ediyoruz. Kocasından ayrıldı, bazen evinde sikiyorum artık. Bu aralar hiç agresif değil yani :))

yengem kendini bana siktirdi

28 Jul

Selam 31’ci arkadaşlar. Dayımın 18 yaşındaki çıtır karısını nasıl siktiğimi paylaşmak istiyorum. Dayım geçen sene evlendi. Evlendiği kız, yani küçük yengem Kezban, sarışın, mavi gözlü, memeleri ve kalçası taş gibi biri. Dayıma bu kızı bir köyden bulup evlendirdiler. Kız köyde büyüdüğünden, hem saf, güzel hem, de harika fizikliydi. Bu arada dayım 35 yaşında, sarışın pek yakışıklı olmayan bir adamdır. Neyse, geçen sene bu kızla evlendiklerinde, ben içimden, (Bu kız nasıl vardı bu adama?) diye düşünmeden edemedim. Kız gerçekten çok güzeldi ve ben çok etkilenmiştim. Kız benden neredeyse 10 yaş küçüktü. Ama benim sikim kalkmıştı bir kere bu kıza. Yanlış bir şey olsun da istemiyordum. Bu yüzden düğünden sonra sadece bir bayram hariç, hiç yüz yüze gelmemiştim kızla.

Geçen ay dayım beni aradı, “Oğlum, niye bize gelmiyorsun hiç?” dedi ve biraz da sitem etti. Dayım anneannemle beraber yaşardı ve evlenmeden önce biz çok beraber zaman geçirirdik. Fakat evlendikten sonra, ben kıza dayanamam bir şey yaparım diye hiç gitmedim evlerine. Dayımın ısrarlarına dayanamadım ve Pazartesi günü geleceğimi söyledim. Hem anneannemi de görecektim, 2-3 gün de kalacaktım.

Neyse Pazartesi günü, ben öğlen saat 1 gibi dayımın evine gittim. Anneannem evde sanıyordum. Apartmanın dış kapısı açıktı, yukarı çıktım, en üst katta oturuyorlardı. Evin bir de terası vardı, ama ne güzel, çevre binaların hepsinden yüksekte. Ben daire kapısının önüne gelince, tam zili çalacaktım ki, içeriden sesler geliyordu. Şeytan dürttü, içimden (Dinle biraz bakalım ne konuşuluyor içeride?) dedim.

Evin içinde biri telefonla konuşuyordu, herhalde Kezbandı konuşan. Telefondakine, “Evet, bu gün gelecek… Bir evlendiğimde, bir de bayramda gördüm… Evet, çok yakışıklı…” dedi. Sonra bir gülüşme oldu. Ardından, “Üstüne atlamazsam iyidir!” dedi. Biraz daha gülüştüler ve “Hadi görüşürüz Fatma abla.” dedi kapandı telefon. Fatma abla dediği de, büyük dayımın karısıydı, yani büyük yengem. Kulaklarıma inanamadım, yengemler benim hakkımda neler konuşuyorlardı. İçimden, (Ne yapsam, girmesem mi eve?) dedim, kapıda bekledim biraz, sonra bastım zile. Kapı direk açıldı. Karşıma Kezban yengem bir afet gibi çıktı. Saçlar hafif ıslak, yeni banyo yapmış gibi, memeler tişörtü neredeyse patlatacak, altında bir tayt, am göt kabak gibi çıkmış…

Ama o da beni görünce gözleri parladı, “Hoşgeldin!” dedi. “Hoşbulduk!” dedim. Kezban bana bir sarıldı, memelerini göğsüme yapıştırdı, sıcacık meme uçlarını bile hissettim. Bacağının biri benim bacak arama gelecek şekilde, amını da sürttü bana ve “Ev hali, kusura bakma.” dedi. Ben anneannemi soracaktım ki, “Annem Fatma ablamlara gitti.” dedi. İçimden, (Ne alaka, benim geleceğimi biliyordu, niye gitti ki?) dedim. Ben dayımı aradım hemen, “Dayı ben geldim, ama anneannem yok?” dedim. Dayım da, “Biliyorum, abimin karısı biraz hastaymış, sabah ona bakmaya gitti, sen keyfine bak, Kezban evde, akşam görüşürüz!” dedi, kapattı telefonu.

Bir Katakulli vardı bu işte. “Kezban ben üstümü değiştirmek istiyorum.” dedim. Bana bir oda gösterdi, oraya geçtim. Benim ardımdan bu hemen sarıldı telefona. Beni de şeytan dürttü, paralel telefonu da gördüm odada, sessizce kaldırdım ahizeyi. Kezban, Fatma yengemle konuşuyordu. “Abla, geldi!” dedi. Fatma yengem de, “Hadi iyisin, ben de annemi ikna ettim, burada kalacak bu akşam!” dedi. “Abla kendimi zor tutuyorum, üzerine atlayacağım!” diyordu. Fatma yengem de, “Canın çektiyse siktir kendini, ama dikkat et çok düzgün çocuktur, ben yıllardır neler yaptım da, yan gözle bile bakmadı bana. Ama sen çok gençsin, güzelsin de, belki sana dayanamaz!” dedi. “Ben şimdi halı yıkamaya başlayacağım, tahrik ederim herhalde, odun değil ya, nihayetinde o da bir erkek, hem de tam istediğim gibi bir erkek.” dedi, gülüştüler, sonra kapadı telefonu.

İçimden, (Sizi orospular, dayılarımın aldığı karılara bak be, bunların ikisi de orospunun önde gideni!) dedim. Üzerime alt eşofman ve bir tişört giyip çıktım odadan. Kezban hemen telefondaki gibi, “Tarkan sen keyfine bak, ben şu halıyı yıkayayım terasta, hava çok güzel.” dedi. Ben “Tamam.” dedim. Ne yapacak orospu diye beklemeye başladım. Kezbam halıyı aldı, hortumu çekti terasa, odaya gitti üzerine kısa bir tayt, bir de memeleri gözüken bol bir tişört giydi geldi. Ben TV’yi açtım, kanepeye uzandım, Kezban da tam çaprazımda, terasın kapısı açık, bana memelerini gösterecek şekilde başladı halıyı yıkamaya…

Orospu halı mı yıkıyor, yoksa karşımda erotik duş mu yapıyor anlamadım. Suyu halıya tutarken, biraz da üstüne başına tutuyordu. Üzeri ıslandı hemen, Kezbanın memeleri, amı götü belli oluyordu. Dikkat edince sütyen takmadığı ve altına tanga giydiğini de görmüştüm. O manzarayı görünce benim sikim aynen kalktı tabii, altımda da eşofman olduğundan, dimdik oldu. Çaktırmadan baktım, Kezban göz ucuyla benim sikime bakıyor. Ben de iyice görsün diye, eşofmanın önünü elimle düzelttim, tam bir çadır kurdum. Birden seslendi, “Tarkan, bir yardım et, şu halıyı kaldıralım.” dedi. Ama gözü benim sikimde…

“Tamam.” dedim, ayağa kalktım, sikim önümde çadır gibi, gittim yanına. Kezban öne eğilmiş, memelerinin yarısı dışarıda, halıyı hafif kaldırmış bekliyor. Arkasına geçtim halıya yardım bahanesiyle dayadım sikimi ıslak taytından götünün yarığına. Halı da ıslanınca bayağı ağırlaşmış. Yan yapalım, dik yapalım derken, ben yarağımı bunun götüne aşağı yukarı zorlamaya başladım. Kezban birden halıyı bıraktı yere, “Böyle olmaz, ben halıyı kucağıma alayım, sen arkadan destekle, kollarımın yanından kaldır, terasın duvarına asalım!” dedi. Aslında ben halıyı tek başıma asarım, ama ibneliğine, “Tamam.” dedim. Kezban benim yardımımla kucağına aldı halıyı, yukarı kaldırırken halıyı, ben kollarına alttan yardım bahanesiyle memelerini alttan bastırmaya başladım. Ben numaradan gücüm yetmiyormuş gibi yapıp, arkadan yarağımı dayıyor, önden memelerini sıkıştırıyordum. Sanki ayakta sevişiyorduk.

Birden Kezban halıyı bırakıp sikimi eşofmanın üzerinden yakaladı. Bende de film koptu, bunu kendime çevirdiğim gibi yapıştım dudaklarına. Memelerini tamamen açığa çıkarttım, nasıl emip yalıyorum ama. Kezban da benim yarağımı nasıl sıktıra sıktıra 31 çektiriyor, “Dayında keşke bunun yarısı olsa…” diyerek. Bunun taytını tangasıyla birlikte sıyırıp, amına indim, o nasıl bir am öyle, ince bir çizgi. Dilimle am dudaklarını ayırınca, am deliğinin neredeyse yok denilecek kadar küçük olduğunu gördüm. Mis gibi kokuyordu. Dilimle amının deliğine girmeye çalıştım. Kezban birden titremeye, kafamı amına bastırmaya başladı. Şiddetli bir şekilde orgazm oluyordu. Ben de neredeyse boşalacaktım…

Kezbanın önünde doğruldum ve sikimin tamamını gösterince başladı kemirmeye. Benim sikim kızın elinde kürek sapı gibi duruyordu, iki eliyle bana 31 çektiriyordu. Ağzına sokmaya falan çalışırken, ben “Boşalacağım!” dedim ve tazyikle fışkırtmaya başladım. Kızın ağzı, yüzü, saçları, memeleri, halı, teras duvarı hep döl oldu. Ama, boşalmam bitmiyordu. Kezban hayretle sikime bakıyordu, “Bu ne bee? Terkos suyu mu bu?” dedi. Açık havada da sevişmek ayrı güzel oluyormuş. Nasıl olsa bizi kimse göremezdi, hem bina yüksek, hem de terasın duvarları yüksekti.

Ben boşalmama rağmen sikim kazık gibi duruyordu. Ben bunu terastaki koltuğun üzerine yüzüstü yatırdım, arkasına geçip sikimi dayadım amının deliğine. Amının heryeri vıcık vıcık olmasına rağmen, ittirdim sikimi ama kafası bile girmedi. Kezban da çığlık atar gibi olunca, ben yarağı buna sokana kadar bütün mahalleyi toplar başımıza diye korktum. Kezbanı kucağıma aldığım gibi içeri götürdüm. Kapıyı pencereyi kapatıp, bunu önüme dört ayak domalttım, arkadan amına tekrar zorladım. Bu sefer yarağımın kafası girdi, ama Kezban nasıl bağırıyor. Tekrar itince dibini buldum bu sefer. Ama Kezban altımda kıvranarak, önünde duran koltuğun minderini ısırdı ve ayı gibi böğürdü…

Başladım ben yavaş yavaş pompalamaya. Ama ben soktukça Kezban altımda çılgınlar gibi kıvranıyordu. Amı yarağımın çapına alışınca başladı, “Hızlı… Daha hızlı sok!” demeye. Ben de, “Bak hele orospuya, içine zor aldı, bir de hızlı istiyor!” diyerek hızlanınca, 1 dakika geçmeden bu yine başladı titremeye, kıvranmaya. Orgazm oluyordu yine. Boşalması bitince bunu kendime çevirdim, öpmeye, yalamaya başladım. Bir yandan da yavaş yavaş amına sokmaya başladım yine. Birbirimize sarılarak, öpüşerek sikişiyorduk. Ama ben nasıl sokuyorum buna. 4-5 dakika sonra Kezban yine orgazm olmaya başlayınca, ben de aynı anda içine öyle bir fışkırmaya başladım ki, sanki biraz önce musluk gibi boşalan ben değilim. Öylece birbirimize sarılarak yığılıp kaldık. Ter içinde kalmıştık ikimiz de.

Sonra konuşmaya başladık. Kezbana dayımın fotoğrafını ilk gösterdiklerinde, ben de varmışım o fotoğrafta ve damadın ben olduğumu sanmış, çok sevinmiş. Ama sonra dayıma istediklerini anlayınca içi burkulmuş. İstanbula gelmek te tesellisi olmuş. Ben birşey demeden banyoya gittim ve yıkanıp çıktım, giyindiğim odaya girdim. Kezban yine telefona sarılmıştı hemen. Ben yine paralel telefonu kaldırdım. Tahmin ettiğim gibi Fatma yengemle konuşuyordu, “Abla, yaptık.” dedi. Fatma yengem de, “Ne çabuk kız? Hele anlat!” dedi. “Abla dayanamadım, halıyı bırakıp sikini tuttum. Ama o da en az benim kadar istekliydi. Abla inanırmısın muhteşem sikiyor! Sikmeden önce amımı bile yaladı!” dedi…

Fatma yengem de, “Kız birşey soracağım, yarağı nasıl? Büyük mü?” dedi. “Abla hani bizde hamur açtığımız küçük merdane var ya, onun gibi kalın, boyu da el bileğimden neredeyse dirseğime kadar valla!” dedi. Fatma yengem, “Deme yaa! Ah keşke beni de sikse, benim de amım şöyle bir bayram yapsa! Bana bak, kız sen nasıl aldın o daracık amına?” dedi. “Bir de bana sor abla, bozuntuya vermedim, ama neredeyse bayılacaktım ilk girerken!” dedi. Fatma yengem, “Dayısına söyleyeceğim, bize çağırsın onu, bu sefer de ben siktirecem kendimi!” dedi. Kezban, “Mutlaka tadına bak abla!” dedi. Fatma yengem, “Nerede şimdi senin sikici?” dedi. “Öbür odada giyiniyor abla.” dedi. Fatma yengem, “Aman dikkat et, kocan anlamasın, gerçi kocan akşam gelene kadar daha çok vakit var, daha sikişirsiniz siz!” dedi. “Bırakırmıyım abla, gelsin hemen atlayacağım kucağına!” dedi. Fatma yengem, “Hadi kapa telefonu, anlamasın konuştuğumuzu. Haa, dikkat et yırtmasın amını!” dedi. Gülüştüler ve telefonu kapattılar.

Ben odadan çıktım, Kezban telefonda Fatma yengeme dediği gibi atladı üstüme. Akşam dayım gelene kadar çatır çatır siktim Kezbanı. Akşam dayım gelince, sohbet muhabbet derken, dayım demesin mi, “Abimle konuştuk bugün, senin geldiğini söyledim, abim de Fatma yengem de seni çok özlemişler, yarın birgün onlara da bir uğra, uğramazsan ayıp olur oğlum!” dedi. İçimden, (Fatma yengemin neyi özlediğini çok iyi biliyorum, o orospu da azmış!) dedim. “Tamam dayı, bu hafta onlara da bir uğrarım!” dedim. Ertesi sabah dayımla beraber evden çıktım ve o günden beri gitmedim onlara birdaha.

Fatma yengem dayıma aratıp duruyor, ziyaretlerine gideyim diye. Fatma yengem de 33 yaşında, türbanlı falan, ama tam bir afet. 2 gün sonra onlara gideceğim. Ve Fatma yengemi ağlatana kadar sikmezsem adam değilim!!!

otobüste şikiş yaptık

28 Jul

Merhaba ben Sibel. 40 yaşında, 1.70 boyunda, 73 kilo ağırlığında, beyaz tenli, dolgun ve diri vücutlu bir bayanım. Evliyim. Ben de bir Lisede öğretmenlik yapıyorum (Kusura bakmayın hangi Lisede öğretmenlik yaptığımı yazmıyorum, ayrıca isimleri de değiştirdim!). Kocam ise uluslarası TIR şöförlüğü yapıyor. Kocamı çok seviyorum, ama cinsel hayatımız nasıl olur bu durumda, siz düşünün. Bu anlatacağım olayı yaşadığımda, kocam yurtdışına gideli 15 gün kadar olmuştu. O gün okuldan çıktım, eve gidecektim. Otobüste bir yer buldum ve oturdum. Otobüste, bizim okuldan birçok öğrenci vardı. Yanımda ise Emre adındaki öğrencim dikiliyordu. Emre aynı zamanda karşı komşumun oğluydu. 16 yaşında, ama biraz utangaç birisiydi, yani pek arkadaşlarıyla takılmazdı, ama yakışıklı sayılırdı.

Neyse, otobüs duraklardan yolcu aldıkça kalabalıklaşmaya başladı. Yanıma yaşlı bir teyze geldi, ben de kalkıp yerimi ona verdim. Ama arkamı Emreye dönüp tutununca, Emre de ister istemez arkama dayandı. Ben ne olduğunu anlamak için sağıma soluma bakarken hak verdim çocuğa, çünkü kimse kıpırdayamıyordu. Emreye, “Oğlum geri gitsene biraz!” dedim. O da, “Öğretmenim kıpırdayamıyorum!” dedi. Biraz yan dönmeye çalıştım, ama nafile. Bir müddet sonra arkamda bir sertlik hissetmeye başladım, Emrenin yarrağı kalkmaya başlamıştı. Dönüp baktığımda Emrenin yüzü kıpkırmızı olmuştu. Resmen öğrencim tarafından otobüste taciz ediliyordum. İçim bir tuhaf olmuştu, 15 gündür de yarrak yüzü görmediğim için, amım sulanmaya başlamış, ne yapacağımı bilemez haldeydim. İşin ilginç yanı, giderek te zevk almaya başlamıştım ve arkamdaki sertlik te iyicene büyümüştü. Ben zevk aleminde gezerken, Emrenin, “Öğretmenim siz inmiyormusunuz?” demesiyle irkildim. İneceğimiz durağa gelmiştik, ama ben halen orda öylece duruyordum. Hemen kalabalığın arasından sıyrılıp indik ve yürümeye başladık…

Emreye, “Otobüste ne yaptığının farkındamısın sen?” dedim. Emre de, “Yemin ederim öğretmenim, istemeyerek oldu!” dedi. “Tamam, ama bir daha böyle birşey istemiyorum!” dedim. Aslında istiyordum da, ama öğrencim olduğu için böyle demek zorunda kaldım. Apartmana girdiğimizde Emrenin yüzü halen kıpkırmızıydı. Bir an (Şuna kendimi siktireyim!) diye düşündüm, ama hemen vazgeçtim. Eve girdiğimde amım cayır cayır yanıyordu, hemen odama gidip, kocam olmadığı zaman bana kocalık yapan Vibratörü aldım çekmeceden, pantolonumu ve külodumu çıkardım, yatağa yatıp bacaklarımı araladım, hiç ıslatmaya gerek duymadan Vibratörü amıma soktum, çünkü amım sırılsıklamdı. Vibratörü amıma sokup çıkartırken Emreyi düşünmeye başladım, sanki Emre beni sikiyordu. Gitgide hızlandım, sonra öyle bir boşaldım ki, ben bile şaşırdım. O zevkle, amımda Vibratörle, iki yana elimi koydum ve uyuyup kalmışım…

Uyandığımda amımda Vibratör halen duruyordu, amımdan çıkarıp kalktım. Kendime inanamıyordum, öğrencimle sikiştiğimi düşünüp boşalmıştım. Banyoya girdim, duş alıp çıktım. Telefon çaldı. Kocam, “Yarın ordayım karıcığım!” dedi. Ben de onu çok özlediğimi söyledim. Ertesi günü okula giderken yine Emreyle aynı otobüs durağında beklemeye başladık. Emreyi yanıma çağırıp ona gülümseyerek, “Tamam, dün bilmeyerek birşeyler oldu, ama bugün otobüste arkama geçme!” dedim. O da, “Tamam öğretmenim!” dedi, ama yine kızarmıştı. Neyse, akşam okuldan sonra eve geldiğimde kocam evdeydi. Hemen sarıldım kocama ve öpüşmeye başladık. Beni yatak odasına götürdü, hemen soyunduk ve ufak bir ön sevişmeden sonra beni sikmeye başladı. Bacaklarım omzundaydı, beni öyle bir sikiyordu ki, anlatamam. Kocamın yüzüne baktığımda Emreyi görüyordum, kendime inanamıyordum, kocamla sikişirken Emreyi düşünüyordum. Kocamla bir güzel sikişmiştik, ama beni kocam mı sikti, Emre mi sikti anlayamamıştım.

Sikiştikten sonra kocam yanıma yattı ve bana, “Sen bir başkasın karıcığım!” dedi. Ne demek istemişti? Demek ki kocam dışarıda başkalarıyla da sikişiyordu. Bir an kızmıştım, ama daha sonra hak verdim, ben nasıl Vibratörle falan kendimi rahatlatıyorsam, kocamın da rahatlamaya ihtiyacı vardı. Kalkıp bir duş aldım. Daha sonra yiyecek birşeyler hazırladım. Yemeğimizi yedikten sonra, 3 sefer daha sikiştik. Ertesi günü Cumartesi olduğu için geç kalktık. Kahvaltıda kocam, “Yarın yine gidiyorum!” dedi. Ben de, “Daha yeni geldin?” dedim. Acele gitmesi gereken yük olduğunu falan anlattı. “Tamam…” dedim. O da bana, “Üzülme canım, napalım ekmek parası…” falan dedi. O gün kocam beni kaç kere sikti hatırlamıyorum, ama her sikişinde Emreyi düşündüm. Ertesi günü kocam gitmişti…

Aradan yarraksız 5 gün daha geçmişti. Günlerden Cuma akşamıydı, kapı çaldı, Emrenin annesiydi. “Biz köye gidiyoruz, bizim oğlana bakar ol hoca hanım!” dedi. Ben de, “Tabi, ben de yalnızım zaten, yemeğini falan veririm, merak etmeyin!” dedim. Teşekkür etti ve gitti. Ben kapıyı kapatır kapatmaz kendi kendime (Sibel aradığın fırsat bu, siktir şu çocuğa kendini!) dedim ve hemen bir plan yaptım. Ertesi günü öğleye doğru kapıyı çaldım, Emre açtı kapıyı. Benim üzerimde uzun bir tişört, altımda da bir şort vardı. İçimde sütyenim olmadığı için göğüslerimin uçları belli oluyordu. Emrenin de yataktan yeni kalktığı belli oluyordu, uykulu gözlerle bana bakıyordu. “Hadi elini yüzünü yıka kahvaltıya gel!” dedim. Ama o beni süzmekten cevap verememişti. Ben de, “Ne bakıp duruyorsun, hadi!” dedim. Toparlanıp, “Tamam öğretmenim!” dedi.

Ben gittim kahvaltıyı hazırladım. 5-10 dakika sonra da Emre geldi. Ona gülerek, “Gel bakalım Emre, öğretmenliğini yapıyoruz, bakıcılığını da yapalım!” dedim. Ama içimden (Senin seks öğretmenliğini de yapacağım!) diyordum. Kahvaltımızı yaptık, Emre kaçamak gözlerle bana bakıyor, ben ona baktığımda hemen kafasını çeviriyordu. Kahvaltıdan bir müddet sonra evlerine gitti. Akşam üstü yine kapısını çaldım. Ama bu sefer altımda şort yoktu, üzerimde sadece tişört vardı, o da kalçalarımı anca kapatıyordu. “Hadi gel yemek hazır!” dedim. Ama o, “Ben birşeyler atıştırdım, sağol öğretmenim.” dedi. “Uzatma, hadi gel, yemek yiyeceğiz!” dedim. “Tamam öğretmenim!” dedi, birlikte benim eve geldik. Yemeğimizi yedikten sonra, salona geçtik…

Kocamın Avrupadan getirdiği viskiler geldi aklıma, Emreye, “Hiç içki içtin mi?” dedim. Ama Emre beni duymuyor, bacaklarıma bakıyordu. Emreye, “Sana diyorum?” dedim. “Efendim öğretmenim?” diyerek irkildi. Tekrar, “Hiç içki içtin mi sen?” diye sordum. “Hayır!” dedi. Kalkıp bir viski açtım, “İstermisin?” dedim. “Hayır!” dedi. Ben de, “Bak bu cesaret getirir insana!” dedim. “Tamam, içeyim…” dedi. Birer duble doldurdum, içtik. İkinci dubleyi içerken, “Emre kız arkadaşın var mı?” diye sordum. “Hayır yok öğretmenim, kızlarla aram pek iyi değildir.” dedi. “Niye?” dedim. “Ne bileyim, utanıyorum onlarla konuşurken!” dedi. “Niye utanıyorsun? Bak benle nasıl konuşuyorsun!” dedim. “Bilmiyorum…” dedi. “O gün benim arkama dayadığında hiç utanmamıştın, şimdi de bacaklarıma bakarken hiç utanmıyorsun!” dedim. Yerinden kalktı ve “Ben gideyim artık…” dedi. Ben de hemen kalkıp, “Nereye gidiyorsun? Beni o günden beri azdırdın, beni siktiğini düşündürüp duruyorsun, şimdi nereye gideceksin?” dedim ve dudaklarına yapıştım…

Öyle bir öpüşmeye başlamıştık ki, artık iş çığrından çıkmıştı. Elimi yarrağının üstüne attım, yarı kalkık yarrağı gitgide büyüyordu. Hemen üzerimdeki tişörtü çıkardım, göğüslerim gözlerinin önündeydi, öylece bakıyordu. “Ne bakıyorsun, em yala onları!” dedim ve başını tutup göğüslerime yapıştırdım. Emmeye yalamaya başlamıştı. Ben zevkten ne yapacağımı şaşırmıştım, ayrılıp altımdaki külodu da çıkardım. Ona da, “Soyun!” dedim. Üstündekileri çıkardığında yarrağı kazık gibi olmuştu, kocamın yarrağından büyüktü. Hemen yarrağına yapıştım ve ağzıma aldım. Yaladıkça dahada büyüyordu sanki. Taşaklarını falan yaladım, ağzıma tekrar aldım. Emre de saçlarımdan tutmuş ağzıma sokup çıkarıyordu. Birden titremeye başladı. Boşalacağını anladım, ama emmeye devam ettim. Birden döllerini ağzıma fışkırtmaya başladı. Ben emdikçe o boşalıyordu. Bütün döllerini yutmuştum…

Ayakta durmakta zorlanıyordu ve koltuğa oturdu. Yarrağı elimdeydi, önünde diz çökmüş vaziyette, “Nasıl, hoşuna gitti mi?” dedim. “Evet!” dedi. Ben de başımı yarrağına gömdüm ve eski halini alana kadar yaladım ve kalktım, elinden tutarak yatak odasına götürdüm. Yatağa yattım, bacaklarımı iki yana açtım ve “Hadi, yala amımı!” dedim. Emre üzerime uzandı, önce dudaklarıma yapıştı, bir müddet öpüştükten sonra aşağılara göğüslerime geçti. Ordan amıma doğru yol aldı. Amımı yalamaya başladığında, ben artık zevkten kıvranıyordum. Zaten bir dakika sonra inleye inleye boşaldım. Emre yalamaya devam etti 5 dakika kadar. Ben artık onu içimde hissetmek istiyordum, saçlarından tutup çektim ve “Sik beni!” diye bağırdım. Emre de beni kırmayıp yarrağını amıma yerleştirdi ve yüklendi, köküne kadar sokup beni sikmeye başladı. Ben altında zevkten dört köşe olmuş kıvranıyor, o da bana köküne kadar sokup çıkarıyordu…

Ben, “Aşkım, canım benim, sik beni kocacığım, doyur beni yarrağa, öğretmenin sana kurban olsun!” diye inliyordum. Emre üzerimde birden kasılmaya başladı. Boşalıyordu. Amımın içine akan sıcacık döllerini hissedebiliyordum. Tabi aynı anda ben de boşaldım. Emre üzerime yığıldı. Bir müddet sonra yanıma uzandı. Bana, “Teşekkür ederim öğretmenim!” dedi. “Asıl ben teşekkür ederim!” dedim ve dudaklarına yapıştım. Ordan göğüslerine, ordan da yarrağını ağzıma aldım. Yarrağını kaldırdıktan sonra üzerine çıktım ve zıplamaya başladım. 5 dakika kadar zıpladıktan sonra önünde domaldım ve beni öyle de siktikten sonra, içime bütün döllerini boşalttı, yanıma uzandı, bana tekrar teşekkür etti. Ben artık zevkten yerimden kalkamıyordum, öylece uyuyup kalmışız.

Sabah uyandığımda Emre yoktu. Amıma baktım, döller akıyordu, doğruca banyoya koştum. Kapıyı açtığımda Emre duş alıyordu, hemen yanına gittim ve beraber duş aldık, tabi önce beni duşta bir posta daha siktikten sonra! Bir hafta boyunca, okuldan çıkışta eve gelip sikişiyorduk. Ama haftasonu kocam gelmişti ve 15 gün gitmeyecekti. Emrenin ailesi de dönmüştü. Ama kocam beni siktikçe, ben Emreyi düşünüyor boşalıyordum. Emreyle sikişmek için fırsat kolluyordum, ama 10 gün kadar geçmiş, Emreyle bir türlü fırsatını bulup sikişememiştim.

O gün benim son dersim boştu ve gitmeye hazırlanıyordum. Koridorda Emreyle karşılaştık. Emreyle iki aşık nasıl birbirine bakıyorsa, öyle bakışıyorduk. Emre de kitaplarını almış çıkıyordu. “Nereye Emre?” dedim. Son derslerinin boş olduğunu söyledi. Ders zili çalmış herkes sınıflara girmişti, koridorda sadece ikimiz vardık. Emrenin elinden tutup çektim. Emre şaşırmış, “Öğretmenim okuldayız, napıyorsunuz?” falan diyordu. “Sus yürü!” dedim ve harita odasına girdik. Hemen arkadan kapıyı kilitledim ve “Seni çok özledim aşkım!” diyerek dudaklarına yapıştım. Emreyle sanki senelerdir görüşmüyor gibi öpüşüyorduk. Biryandan da gömleğinin düğmelerini çözüyordum. Atletini yukarı sıyırıp göğüslerini öpmeye, yalamaya başladım. Ordan aşağılara indim, kemerini çözdüm, pontolonunu indirirken içimi bir heyecan, bir mutluluk kaplamıştı. Çünkü 10 gündür kocam siktiği halde, beni bu yarrak sikiyormuş gibi hissediyordum. Ama beni şimdi gerçekten sikecekti…

Baksırını da indirdiğimde, işte genç sikicimin yarrağı karşımdaydı. Hemen ağzıma aldım ve yalamaya başladım. Emre de saçlarımdan tutmuş, ağzımın içinde gidip geliyordu. Zamanımız kısıtlı olduğu için hemen doğruldum ve Emrenin dudaklarına yapıştım. Emre de gömleğimin düğmelerini çözdü, sütyenimi çıkardı ve göğüslerimi yalamaya başladı. Ben zevkten dört köşe olmuştum ama inleyemediğimden dudaklarımı ısırıyordum. Bu arada Emre altımdaki kumaş pantolonun kemerini çözdü, fermuarımı indirdi, pantolonumla beraber külodumu da dizlerime kadar sıyırıp, masanın üzerine beni domalttı ve arkamda diz çöküp, zaten sırılsıklam olan amımı yalamaya başladı. Ben de zevkten ne yapacağımı şaşırmıştım. Ben zevk denizinde yüzerken, işte o an gelmişti, yarrağını amımda hissetmiştim. Emreye sadece, “Sik beni!” dedim…

Ama Emrenin acelesi yok gibi, yarrağını amımın dudaklarında gezdiriyor, beni daha çok çıldırtıyordu. “Hadi sok!” diye bağırdım ve Emre yarrağını amıma sokmaya başladı. Köküne kadar sokunca, taşaklarını amımın dudaklarında hissetmiştim ve benim ağzımdan bir, “Oohhhhhh!” çıkmıştı. Emre içimde gidip geldikçe çıldıracak gibi oluyordum, tırnaklarımı masaya geçirmeye çalışıyordum. Bir müddet sonra Emre yarrağını amımdan çıkardı. “Ne oldu?” diye döndüğümde, bana, “Sırt üstü yat öğretmenim!” dedi, ben de yattım. Bacaklarımı omzuna alıp amıma kökledi. Pantolonum ve külodum halen dizlerime kadar inikti. Yarrağı ateş gibi içimi dağlıyordu sanki. Emre şak şak sesleriyle beni sikerken, ben kaçıncıya boşalıyordum bilmiyorum. Ama artık o da gelmek üzereydi ve sarsılmalarla amıma döllerini boşaltmaya başlamıştı. O içime boşaldıkça, ben sanki göklerde uçuyordum. Ve ikimiz de bitmiştik. Amımdan çıkıp yanıma dikildi. Ona, “Seni seviyorum aşkım!” diyerek dudaklarına yapıştım. Tam o sırada zil çaldı, hemen aceleyle toparlanıp, ayrı ayrı harita odasından çıkıp öğrenci kalabalığına karıştık…

Otobüse binip eve doğru giderken arkama biri dayandı, dönüp baktığımda Emreydi. Gülümseyerek yola devam ettik. Otobüsten indikten sonra eve kadar beraber yürüdük. Asansöre bindiğimizde, “Öğretmenim sütyeniniz bende kalmış!” dedi ve çantasından çıkardı. İkimiz de gülümsedik ve tekrar dudaklarımız birleşti. Asansör durmuş, biz hala öpüşüyorduk. Bunun farkına vardığımızda başka bir kattan asansörü çağırdılar. Hemen durdurma düğmesine bastık ve asansörden indik. Vedalaşıp eve girdiğimde kocam yoktu. Hemen banyoya girdim ve duşumu aldım. Kocam geldiğinde bana müjdeyi verdi, yola gidiyordu ve en az 20 gün yoktu. Tabi üzülmüş gibi yaptım, ama bu benim için bir müjdeydi. Artık ikinci kocam, öğrencim Emreyle 20 gün rahat rahat sikişecektim…

Öyle de oldu. Ama sırf 20 gün değil, kocam her gittiğinde gelip beni sikip gidiyordu. Emre de iyice sikişmeye alışmıştı, okulun bütün kaşar kızlarını sikiyor ve akşam gelip bir de beni sikiyordu. Şimdi üniversitede okuyor, ama her geldiğinde beni sikmeyi ihmal etmiyor :))

masöre siktirdim

28 Jul

Merhaba ben Ankara’dan Tülay. 45 yaşında bakımlı ve güzel bir bayanım. Geçen yıl Afyon’a Termal tatil için güzel bir otele kocam ve 2 çocuğumla beraber gittik. Arabayla gece yolculuğundan sonra otele ulaştık. İşlemlerimizi yaptırdıktan sonra odamıza yerleştik. Çocuklar uykuları olduğunu söyleyip yattılar. Kocam da araba kullanmaktan yorulmuştu ve biraz odada dinlenmek istedi. Ben se kendimi hemen sıcak sulara bırakmak istiyordum. Yeni aldığım siyah bikinimi içime giyip, Trmal banyoların yolunu tuttum. Aşağı inince oteli öğrenmek amacı ile gezmek istedim. Restaurant nerdedir, barlar nerdedir diye…

Daha alt kata inince ‘Spa ve Hamam’ levhasını gördüm. Masajı sevdiğim için ilgimi çekti ve fiyatları öğrenmek için hemen oraya yöneldim. Spanın girişinde güzel bir bayan vardı. Onunla selamlaştıktan sonra bilgi almaya başladım. Nerede ne var anlattıktan sonra dolaşmak için yanından ayrıldım. Hamam bölümüne geçtikten sonra kapının dışına gelen gülüşme sesleri dikkatimi çekti ve kapıyı yavaşça açtım. Ortadaki göbek taşının üstünde Turist bir kız çıplak bir vaziyette uzanmış, genç ve yakışıklı sayılabilecek belinde peştamalıyla bir erkek te üstüne köpükler atıp vücudunu ovmaktaydı. Kapının açıldığını duyunca, gülüşme meraklı bir bakışa yerini bıraktı. Ben de şaşırarak, ne zaman müsait olacağını sorabildim. Genç adam hemen kendini toplayıp, bana dışarıdaki soyunma dolaplarından birine bikinimi koyabileceğimi, oradaki temiz peştamallardan birini örtünmemi ve 5 dakika sonra müsait olacağını söyledi.

Şaşkınlığımı üstümden atıp, hemen soyunma odasına geçtim. Temiz bir peştamal aldıktan sonra, üstümdeki minik 2 parçadan oluşan bikinimi çıkarıp, peştamalı sardım ve hamam kısmına geçtim. Aklımda en ufak cinsel bir duygu yoktu. Genç adam, az önceki çırılçıplak Turist kıza su döküp duruladıktan sonra, sarması için yeni bir peştamal vererek hamamdan gönderdi. Ben de kurnanın yanına oturup, göbek taşını temizlemesini ve benim için hazırlamasını bekledim. Göbek taşına temiz bir peştamal serdikten sonra, başımın altına koymak için katlanmış bir peştamal koydu ve beni çağırdı. Ben tam uzanırken, bana üstümdeki peştamalı çözmemi söyleyince ben yine şaşırdım ve “Nasıl olur? Ben evli bir kadınım! Bayan masör yok mu?” diye sordum. Ne yazık ki bayan masörün o gün izinli olduğunu ve istersem yarın gelebileceğimi söyledi…

Arabada her yerim tutulduğundan masaj yaptırmadan gitmek istemiyordum, “Tamam o zaman, durumumu sana söyledim, Turistlere göre değil, evli bir bayana yakışacak masaj yap!” dedim. “Siz merak etmeyin bayan!” diyerek, bana yüzükoyun yatmamı söyledi. Sonra dışarı çıkıp geldi. “Ne oldu?” diye sorduğumda, “Görevliye içeride evli Türk bayan var, içeri kimse girmesin diye tembihledim!” dedi. Yanıma yaklaşarak, peştamalı hafifçe çözerek su dökmeye başlayınca, sıcak suyun etkisi ile rahatlamaya başladım ve gözlerimi kapatarak kendimi genç adamın hareketlerine bıraktım. Aslında bayağı yakışıklı ve atletik bir vücudu vardı. En azından o masaj yaparken ben de fantezi kurarım diye düşündüm. Bunun ne zararı olabilirdi?

Üstüme bolca köpük yaptıktan sonra benimle konuşmaya başladı. Bu arada elleri sırtımda dolaşıyor ve beni gevşetiyordu. Ben de gözlerim kapalı, bu yakışıklı tarafından sikildiğimi düşlemeye başlamıştım. Daha önce kocamı hiç aldatmamıştım, ama zararsız fantazileri hep kurardım. Elleri vücuduma dokundukça amımın ıslandığını hissediyordum. Karşılıklı tanışma sonrasında, ben az önceki Turist kızın sesinin dışarıdan duyduğumu ve ne olup bittiğini merak ettiğimi söyledim. İsminin Atalay olduğunu öğrendiğim genç adam bana, biraz suskunluktan sonra, dokunduğu yerler için Turist kızın o sesleri çıkardığını söyledi. Gülerek, “Nerelerine dokundun da bu sesleri çıkardı?” diye sordum. O biraz utanarak ve kısık sesle, “Hassas bölgelerine!” diye yanıtlayınca, Ben de o zaman bana da aynı şeyi yapmasını istedim, ama bu iş temastan ileri gitmeyecekti. Atalay benim emin olup olmadığımı anlamak istercesine bakıp, “Peki o zaman!” dedi. Sadece masajın gerektirdiği kadar elleyip okşayacaktı.

Sırtımda dolaşan elleri biraz sonra ayak bileklerimde ve bacaklarımda dolaşmaya başlamıştı. Bu da çok hoşuma gitti. Biraz sonra baldırlarımdan yukarıya yavaşça elleri çıkınca heyecanlanmaya başladım. Atalay benim sessizliğimden cesaret alarak peştamalı tamamen çekip, önce popomu yoğurduı, sonra da elini amcığıma attı ve okşamaya başladı. Bense zevklenmeye ve yavaşça inlemeye başlamıştım. Aklıma dur demek bile gelmiyordu. Şimdiye kadar kocamdan başkasının eli o bölgede dolaşmamıştı. Atalay bana sırt üstü yatmamı söyleyince hemen dönüp sırt üstü yattım ve gözlerimi yumup olacakları beklemeye başladım. Yine köpük yaptıktan sonra göğüslerimi ovmaya başladı. Artık ben kesik kesik inlerken, Atalay başucuma çömelmiş bana zevk vermekle meşguldü. Göğüslerimi okşarken, “Ne güzel amınız var, daracık, kocanız pek eskitememiş!” deyince, yine hafifçe inledim.

Gözlerimi açıp Atalay’a çevirince, peştamalının altında hiçbir şey olmadığını ve yarağının kalktığını gördüm. Bu beni iyice azdırmıştı ki, tam o sırada elimi Atalay’ın yarağına attım. Başka bir erkeğin yarağını ilk kez tutuyordum. Anlatması zor bir duygu, gerdek gecesinde duyduğum heyecana benzer duygular içindeydim. Atalay yavaşça kalkıp hamamın kapısını kilitledikten sonra yanıma geldi. Ben zaten çoktan hazırdım. Atalay önüme diz çöküp yarağını ağzıma uzattı. Bu iri siki emmek ve içimde hissetmek için sabırsızlanıyordum. Hemen 69 pozisyonu aldık ve o da ıslak amıma yumuldu. Sanki ilk defa sikişecek kız gibi heyecanlıydım. Kocamın dışında ilk defa canlı bir yarak emiyor ve amımı emdiriyordum.

Atalay’ın yarağını biraz emip tam hazır hale getirince, üzerimden indi ve bacaklarımı yalayarak omzuna aldı. Yarağının kafasını amıma sürterek gezdiriyordu. O sokmak için acele etmiyor, ama ben bir an önce o siki içimde istiyordum. Amımın tam ağzına gelince kalçalarımı kaldırıp, zaten hazır olan amıma girmesini sağladım. Ben yediğim yarağın tadıyla inlemeye başlamıştım çoktan. Atalay da hareketlenip kökledi. Şimdi o kocaman sik taşaklarına kadar içimdeydi. Amımın duvarları zorlanıyor ve sanki yarılıyordu. Birkaç girip çıkmasından sonra amım da bu yarağa uyum sağlamış ve genişlemişti. Artık koca yarak rahatça girip çıkıyordu.

Muhtemelen benden önce o Turist kızı da sikmişti ve bu yüzden boşalmıyordu. Amıma her yüklendikçe ben zevkten inliyordum ve belim gelmeye başlamıştı. Çığlıklarım dışarı duyulmasın diye eli ile ağzımı kapatmıştı, ama amımı sikmeye devam ediyordu. Ben iyice çileden çıkmştım ve onu da kudurtmak istiyordum, “Hadi sik beni, senin orospunum, amımı sana sundum, onu iyice becer. Derinlere sok, hiç bir yarağın girmediği yerlere kadar geçir, yanan amımı söndür!” diye onu ateşliyordum. Atalay da, “Böyle güzel, dar ve temiz am sikilmez mi. Onu gerçek yarağa alıştıracağım, sikimin tadını birdaha unutamayacak!” diyerek hızlı hızlı pompalıyordu…

Geleceğini anladığımda, “Kökleeeee, içimi dölle, en dibine fışkırt!” diye inlemeye başladım. Biraz sonra Atalay gelmeye başladığında, ben kaç kere belimi getirdim bilmiyordum. Bu sikişme tam olmuştu ve benim adım atacak halim kalmamıştı. Atalay beğenip beğenmediğimi sorunca, kendisine bir öpücük verdim ve üstüme biraz su döküp, kendimi dışarıya attım.

Artık ben de kocamı aldatmıştım. Ama aldatmaya değdiğini ve güzel bir başlangıç olduğunu biliyordum. Artık bundan sonra daha rahat olabilecektim ve yeni maceralar yaşamak istiyordum. Bu duygularla odanın yolunu tuttum…

beni sikerken kocam 31 çekti

28 Jul

Ben Ayla, 35 yaşında seks esnasında defalarca orgazm olan olay ve kolay doymayan, saatlerce sevişmeyi seven, kocasını çok seven evli bir kadınım. Eşimle hemen hemen her gece saatlerce sevişiyoruz. Her gün seks yapma isteğim oluyor, bunu engelleyemiyorum.. Daha önce hiç grup deneyimi yaşamamıştık ama kocam eşim sürekli porno sitelerinde eşler bölümünde hikayeleri okuyarak karısını başka erkeklerle seviştirenler veya eş değiştirerek sevişen çiftlerin hikayelerini okuyarak kuduruyordu.

Başka bir zevki de beni telefonda başka erkeklerle konuştururken sikmekti.Bu sadece fantezimizdi asla kendimi başka bir erkeğe vermeyi düşünmezdim,ama Doğan!la tanışıncaya kadar.Doğan,daha önce internette tanıştığı bir çiftle başka bir şehirde birlikte olan, bu anısını saniyesi saniyesine yazarak hikaye sitelerine yolladığı için birçok yeni kişiyle tanışan eşinden boşanmış bir adamdı.Onunla önce telefonda sohbetlere başlayıp, msn de birbirimizi gördük,kısa sürede çok iyi dost olduk ve artık karar vermiştim onun kalın aletini ağzıma almak,emmek, sonra da içime yerleştirmek istiyordum.Kocam zaten çok istiyordu.Güveilir bir insan olduğuna iyice kanaat getirdikten sonra buluşmaya karar verdik.

Daha sonra beklenen gün geldi bizi arabayla aldı ve doğruca otele gittik, sanki başka şehirden gelmişiz gibi yapıp, 2 tane oda tuttuk ve odalarımıza yerleştik.Daha sonra telefonlaşarak aynı odada buluştuk. Kocam koltukta ben de yatağın üzerinde oturuyorduk,Kalbim heyecandan çarpıyordu, çok heyecanlıydım,o içeriye girdi, gülümsedi yatakta benim yanıma oturdu, düşünebiliyor musunuz kocamın yanında yatakta başka erkekle birlikteydik, müthiş heyecan verici bir duyguydu. Uzanıp dudaklarımdan öpmeye başladı, uzun süre dudaklarımızı ayıramadık, sanki yıllardır birbirimiz bekliyormuş gibi öpüşüyorduk, beni elleriyle soydu, önce bluzümü, sonra sütyenimi, parçalarcasına çıkarttım, sonra yatağa uzandı bir yandan memelerini öperken eteğimi sıyırıyordu, bembeyaz kar gibi ve balık eti bir vücudum vardır. Siki hemen taş gibi olmuştu, ben de onu soydukça sikinden gözümü ayıramıyordum. Boyu aynı kocamınki kadar fakat kalın beyaz bir aletti. En son kilotunu indirerek aleti serbest bıraktım, ellerimle yarağına dokunduğum an müthişti…

O da elini amıma uzattı, sırılsıklamdı, zaten amımın sürekli ıslandığını,sürekli seksi düşündüğümü doyumsuz olduğumu söylemiştim. Kalçalarımı ona dönerek sikini ağzıma aldım, aletin başından süzülen ilk kayganlık sıvılarını dilimle alıyor, sikini ağzıma sokuyor çıkartıyor, bazen de yandan dilimle dondurma yalar gibi yalıyordum,kocam bir ara gözümüze ilişti ,kalakalmıştı heyecandan Doğan bizi seyrederek 31 çekmesini söyledi, o da heyecanından kurtulup, koltukta sikini çıkartarak 31 çekmeye başladı,ben uzun süre aleti yaladım,yalamayı çok severim,Doğan da aynı anda kalçalarımı okşuyoramımı yalıyordu, bir an önce içime girsin istiyordum kendimi zor tutuyordum, Beni çevirerek yatağa bastırdı bacaklarımı araladı ve aleti amcığın önüne yerleştirdi, sanki bir mıknatıs siki içeri giriyordu, alet kendiliğinden kaydı ve içeri girdi, o an müthişti inanılmaz bir durumdu, kocamın yanında beni sikiyordu. Kocamdan farklı olarak Doğanın siki çok sıcaktı ateşi amımı kor gibi yakmıştı.Bu kadar sıcak bir sik olabileceğini hiç düşünmemiştim. ikimiz de zevkten ölüyorduk, en dibe girdi,orada bekledi yarrak en dipte içindeyken dudakları dudaklarımda dilini istedim ve dilini vantuz gibi emiyordum.

O sırada amımı sıkıp bırakmamı istedi, dediğini yaptım. sikim sanki bir mengeneyle sıkıp bırakıyordum,uzun süre içimde böylece kaldı, daha sonra ritmik olarak hızlı vuruşlar yaptı, bu sırada taşakları iri olduğundan kalçalarıma vuruyor slap şlap diye sesler çıkıyordu.uzunca süre böyle siktikten sonra sikini sadece kafası içeride kalacak şekilde çekti, bir müddet sadece kafasını sokup çıkararak pompaladı,8-10 defa sadece kafasını sokup çıkartıyor sonra tek bir vuruş en dibe yapıyordu,böyle yapınca her vuruşta çığlık atıyordum, ikimiz de çıldıracaktık, en az 3 saat bu şekilde sikiştik ama hala doyamamıştık, ikimizde de büyük açlık vardı, sonra ben sanki onun karısıymışım gibi kocamı da yanımıza yatağa davet etti.

Kocam heyecandan tutulmuş kalmıştı, daha sonra anlatıığına göre; önce pişman olmuş, bunu nasıl yapabildiğini kendine sorgulamış,daha sonra karısının tanımadığı bu adamın altımda müthiş zevk aldığını görünce de mutlu olmuş, içinden nereye kadar gidecekse gitsin diyerek seyrediyormuş. Zaten pantalonu çıkarmıştı sadece üstü giyinikti onları da hızla çıkartarak yanımıza geldi, Ben Ayla yani karısı ortada çırılçıplak vaziyette iki tarafında 2 erkek yaraklarını bana dayamış vaziyette bacaklarını benim bacaklarıma sürtüyorlardı. Ben de aletleri ellerimle tutup, okşuyordum. Sanki Doğan benim kocam Ahmet misafirdi, daha sonra sanki kendi karısını misafire sunar gibi benim bacaklarımı ayırarak kocama sundu, kocam yavaşça amcığıma girmeye başladı bacak omuza yapıyordu.

Doğan da saçlarımı okşayarak dizlerinmin üzerinde yarağı ağzımna yerleştirdi,müthişti aynı anda bir erkeğin yarağını emiyor diğerini içime alıyordum bir müddet sonra dudaklarımdan öpmeye başladı, kocam öylece bir süre sikti,Doğan dışarıda kalmaktan sıkılmış olacaktı ki,Ahmet ben yine sikmek istiyorum sen nasıl olsa hergün sikiyorsun, karının tadına doyamadım çekil yine ben sikeceğim dedi,kocam ona hak vererek tekrar yan tarafa çekildi.Kocamın yarağı henüz çıkardığı ıslak amcığa tekrar o sıcacık yarağı yerleştirdi. Ten uyuşmamız mükemmeldi , içeriye her girdiğinde sanki yanan bir şömineye su boşaltınca coooozzz etmesi gibiydi, ikincisi de birbirimizi çeken mıknatıs gibiydik,asla birbirimizi bırakamıyorduk, sanki ikimiz tek kişi olmuştuk. Uzun süre bu şekilde neredeyse her poziyonda sikiştik, defalarca orgazm olmuştum,sayısını hatırlayamıyordum daha sonra hayatında hiç bu kadar çok sayıda orgazm olmadığımı ona söyledim.Seviştikten sonra üçümüz birlikte yatakta yattık, sohbet ettik, müthiş bir duyguydu. Daha sonra giyindik ve yemek yemek üzere otelden ayrıldık, bir hafta kendime gelemedim , sanki rüya görmüş gibiydim, içimden iyi ki bunu yaşadım diyordum,hayatım boyunca unutamayacaktım, hayatımın en mutlu günüydü diyebilirim, o da aynı duygular içindeydi, bu inanılmazı yaşamaktı.

Kocam beni daha çok seviyordu,çok mutlu olmuştu. Bu olay 1 sene kadar önceydi ve yazdıklarım tamamen eksiksiz olarak yaşandı.Daha sonraki günlerde defalarca birlikte olduk, şu anda da birlikteyiz, istediğim zaman Doğan beni alıp otele götürüyor ve sevişebiliyoruz.Kocamdan sonsuz izinimiz var. Bazen de akşamları üçümüz buluşuyoruz, arabanın arka koltuğunda beni sikerken kocam da ön koltukta bizi seyrederek ve dinleyerek 31 çekiyor.Onu kudurtmak için Ahmet karına yerleştiriyorum, karını sikeyimmi, sikimi çok güzel yalıyor, gibi cümleler kuruyor.Onda ayrıldıktan sonra da evimize giderek sabaha kadar sevişiyoruz.Kocamın yanında benimle Sikişti

içimde bir orospu var

28 Jul

Sırayla 5 bayan, ayda bir, birimizde kahvaltı partisi yapardık. O gün 4 arkadaşımla beraber, Filiz ablaya kahvaltıya gitmiştik. Filiz ablamız 44 yaşında olduğundan yaşça hepimizden büyük, ama yaşını göstermeyen, daima güleryüzlü, tombul, genelde hep mutlu tanıdığımız ve çevresine mutluluk veren biriydi. Bazen kendisiyle bukadar barışık olan bu kadının mutluluk sırrını merak ederdim. Neyse, kahvaltıdan sonra, çaylar içildi, sohbet eşliğinde kahvelerimizi de içtikten sonra, benden hariç herkes gitmişti. Kocamın ve çocuklarımın eve gelmesine daha çok vardı, o yüzden ben biraz daha kalmıştım…

Filiz abla bana, “Necla sen TV’ye takıl, ben masayı toplayım, sonra birer kahve daha içeriz!” dedi. Ben de kumandayı aldım elime, kanalları yoklarken yanlış uyduya girmişim, birden porno kanalı açıldı ve adamın birinin kadına tam sikini sokması koca ekrana gelmişti. Panikleyip, delice tuşlara basıyor, o uydudan çıkmak istiyordum, ama nafile, sanki uydu alıcısı kilitlenmişti. Tam o arada Filiz abla mutfaktan geldi. Benim perişan halimi görünce kahkayı bastı, “Bu kanalda işin ne kız? Yoksa sen de benim herif gibi böyle şeylere mi meraklısın?” dedi. “Ya abla sende yani, bilerek mi açtım sanki?” dedim, ama çok utanmıştım…

Filiz abla kumandayı alıp, ekranda sikişenlere son kez bakıp, “Adamınki de güzelmiş, aynı benim herifinkine benziyor!” dedi ve kanalı değiştirdi. Hakikatten adamın siki güzeldi, orta boy, kalın ve dimdikti. Utanmıştım, ama böyle bir filmi ilk gördüğüm için, aynı zamanda hoşumada gitmişti. “Aman abla, sende amma yaptın, Hıdır abim 48 yaşında, yoksa eski halinden mi bahsediyorsun?” dedim. “Olurmu kız, Hıdır eski halinden hiç taviz vermedi, tam tersine cinsel hayatımız dahada kaliteli olmaya başladı!” dedi. “Nasıl yani?” derken, aklımdan bizim evdeki halimiz aklıma geldi. Oğlumdan sonra 8 yıl önce kızımız dünyaya geldikten sonra, eşimin istek gücü bayağı zayıflamış, bazen 2 ay kardeş gibi yanyana yatardık, ben de artık bu duruma alışık olmuştum, hiç bir istekte bulunmuyordum…

Filiz abla anlatmaya devam ederek, “Eskiden yaptığımız hızlı ve kısa sevişmelerden daha ziyade, şimdi uzun uzun sevişip, ilişki arasında fantaziler kurup birbirimizi zirvelere taşıyoruz!” dediğinde ciddi olduğu belliydi. Ben yine sadece, “Nasıl yani?” diyebildim. “Bak mesela, bazen, tabi her seferinde değil, böyle bir toplantı gününden sonra, Hıdırla sevişirken, bana sorar kimler vardı diye, ben de isimleri sayarım. O da, (Hayırsız kadın, hepsini niye yolladın, birisini yatağımda bıraksaydın ya!) der!. Ben de kocamı tamamen çıldırtmak için, (Hepsini yollamadım, bak Vildanı sana bıraktım, şimdi Vildanı sikeceksin!) derim. O da hemen Vildan yataktaymış gibi bana, (Vildan hanım hoşgeldin, niye geldin?) der. Ben de Vildanmışım gibi, (Hıdır abi amım sikini çekti, sana siktirmeye geldim!) derim. O da, (Madem öyle, hemen amına takayım!) der. Sonra, (Amın çok güzel Vildan, sokuyorum bak dibine kadar girdim!) der. Ben de, (Sok Hıdır abi, sok!) derim. O da, (Dayanamıyorum Vildan, amına fışkırtacam!) der. (Fışkırt Hıdır abi, döllerini içime akıt!) derim, ve iştahla içime boşalır! İşte buna benzer çok fantaziler yaparız. Bazen de benim başka bir erkekle sikiştiğim fantaziler yaparız. Ama herşey yatakta kalır ve biter!” dedi.

Kulaklarıma inanamıyordum, böylesini ne duymuş, nede yaşamıştım. Ama muazzam tahrik olmuştum. Kaybettiğim sandığım istek duygusu birden içimi parçalamış, amım sulanmaya başlamıştı. Filiz ablanın, “Noldu kız, şok mu oldun? Yoksa aklın halen deminki sikte mi?” dedi ve yine kahkahayı bastı. Utanarak güldüm, “Gerçekten içimi kıpırtdattı abla!” dedim ve birazcık bizim yatak odasında olan bitenden bahsettim, yani daha doğrusu olmayanlardan. Bana, “Vah zavallım!” dedi, biraz durdu, sonra, “Aklıma birşey geldi kız, Hıdırıma süpriz yapmak istiyorum, sen şimdi gidip soyunup yatağa yatacaksın, birazdan o da gelir seninle ilgilenir!” dedi. İşte buna şok olmuştum, “Saçmalama abla! Söylediğin ne biçim bir laf öyle?” dedim, ama gerçekten kızmıştım…

“Bak güzelim, 32 yaşındasın, şimdiden hayata küsmüş gibisin, hem sen biraz zevk, heyecan ve kadınlığını yaşarsın, hem ben de Hıdırımın en büyük arzusunu, fantazisini gerçekleştirmiş olurum!” dedi. “Asla yapamam ve yapmam!” dediysem de, o ısrar ettikçe bu fikre yatkın oluyordum. O da ne yaptı etti, sonunda bana kabul ettirdi ve öocuk gibi sevinerek, “Yaşasın!!! Bakalım bizim Hıdır bey fantaziden ileri gidebilecek mi?” dedi…

Üst kata çıkıp, çırılçıplak soyunup, yatağa girmiştim. Tahminen ateşim 45 derece vardı. Yorganı kafama çektim. Tanrım, ben burda yabancı bir yatakta çırılçıplak neler yapıyordum? Yorganı tekrar indirdim, vazgeçmeyi kafaya koymuştum, tam giyinip gitmek isterken kapı açıldı, Hıdır abi içeri girdi. Beni öyle görünce afallayıp kaldı. Yaklaşık 1 dakika kadar taş kesilmiş heykel gibi odanın girişinde durdu, sonra toparlanıp, aşağıya seslendi, “Sürprizine bayıldım karıcığım, harikasın, seni çok seviyorum!” diye ve kapıyı kapattı. “Hoşgeldin Necla hanım!” deyip, gömleğini çıkartmaya basladığında, ben başımı yana çevirmiş, deminki ateşimin yerini soğukluk almış, resmen havale geçiriyordum…

Hıdır abi soyunmuş olmalı ki, yatağa geldi, bir eliyle elimi tutarken, diğerini de yorganın altına atıp, ayağımı okşadı. Biraz olsun yumuşamıştım, ama yine gergindim. “Pişman olmayacaksın güzelim!” deyip, yanağımı hafifden öperken, sıcak nefesini yüzümde hissediyordum. Hıdır abinin sakin konuşmaları ruhumu okşuyor, gittikçe rahatlıyordum. Demin elinin bulundugu ayak kısmına şimdi yüzünü getirmişti, ayaklarımdan başlayarak yukarıya doğru, süt beyaz tenimi öpe öpe, inceleye inceleye çıkıyordu. Şimdi baldırlarıma varmış, parmak uçlarını baldırlarımın iç kısmında gezdirirken, sanki o büyük elleriyle değil de, bir kuştüyü ile okşuyor gibiydi…

Deminki tedirginliğimin yerini zevk ve istek almış, bundan sonra olacakları sabırsızlıkla bekliyordum. Şimdi kafası baldırlarımın arasında, öperek bana ilk orgazmımı yaşatıyordu. Nihayet dudakları amıma kavuşmuş, diliyle klitorisime çok hafif değiyordu. Okadar ustaydı ki, bacaklarım açıldıkça açılmış, bale dansçısı gibi ayırmıştım onları. Kendimden geçmek üzereydim, iki elimle başını kavramış, bazen bastırıp bazen çekiyor, orgazmlarıma destek oluyordum. O bölgeden yalayarak göbeğime, sonradan memelerime gelip, susamış bebek gibi onları avuçlayıp, hoyratça emmeye başladı. Uçlarını ısırıp, acıyla zevk arasında oyunlar yapıyordu süt beyaz diri göğüslerime. Dekoltemden çıkıp boynuma, boğazıma yapışmış, tenimi yalarken, benim içimde fırtınalar kopmuştu…

Kendimi zevk seline kaptırmış gidiyorken, birden amcığımın içine kalın sikinin hiç zorlanmadan oturduğunu hissettim. Artık akıntıya kapılmış, şelaleye doğru sürükleniyordum. Bu dakikadan sonra seks ve sevişmek benim için yeni bir defter acmıştı hayatımda. Hıdır abi sikini köküne kadar içime sokmuş, bir müddet böyle durduktan sonra, çekip geri gömmüştü. Şimdi gelip giderken, “Harikasın Necla hanım, daracıksın, çok mutlu ettin beni!” deyip, hoş sözleri bir yandan, amıma vuruşları öbür yandan, zincirleme orgazmlar yaratıyordu bende. Yaklaşık 9-10 dakika beni böyle sikti…

Sonra birden değişmeye başladı, sanki Hıdır abi deminki narin ince ruhunu terketmiş, gittikce kabalaşıyordu. Hoyratca amıma çarparken, benden de tepki gelmeyince dahada vahşileşiyor, buda bana ayrı bir zevk veriyordu. Kullandığı kelimeler argolaşmış, ikimizi de inanılmaz senaryolara sürüklüyordu. “Yarrağım amında Necla, hoşuna gidiyormu?”. “Gidiyor abi, sok amıma, sok, sertçe sok!”. “Vay kaltak vaay! Demin utanırken şimdi yarrağım yetmez oldu haa?”. “Ohhhh, ahhhh, abi harika yarrağın var, vur amıma, kudurt kaltak Neclanı!”. “Al ozaman kaltak karı! Ayır amını, amına soktuğumun orospusu!”. “Öyle deme abi…”. “Sus orospu! Orospu! Orospu! Orospu! Sen adi bir orospusun! Utanmıyormusun arkadaşının kocasına amını dayamaya?”. “Utanmıyorum lan pezevenk! Senin o Filiz denen orospu karın istedi, ben de açtım amımı! Kapa çeneni de, amıma geçir pezevenk!”. “Geçiriyorum lan orospu, senin pezevengin olacam, satacam seni, siktirecem herkese, kaltak karı, adi fahişe seni!”. “Oohhh geçir koçum! Offf offff, sok, sok, daha hızlı, fışkırt içime, döllendir beni!”…

Ve ikimiz de çığlık atarak aynı anda boşaldık. Hıdır abi üstümde yığılıp kaldı. İkimiz de bitmiştik. 2 dakika sonra, “Neclacığım, güzelim, umarım demin söylediklerimden dolayı bana kızmadın?” dedi. Gülümseyerek, “Yok abi, neden kızayım? Bana hiç yaşamadığım harika şeyler yaşattın, demek ki benim de içimde orospuluk yatıyormuş!” dedim, gülüştük. Doğrulup yatakta oturduk. Hıdır abi bana sarılıp uzun müddet saçımı okşadı. Sonra kalkıp ıslak mendille biraz temizlenip giyindim. Hıdır abiye sarılırken sonsuz minnettardım ona. O sırada Filiz abla kapıyı tıklatıp, müsade isteyip içeri geldi. Hemen koşup ona da sarıldım, “İyi ki varsın ablacığım, seni çok seviyorum!” deyip, muhteşem çifti başbaşa bıraktım.

karısının eline verdim

28 Jul

Mrb arkadaşlar, ben ilköğretimde öğretmenlik yapan biriyim. Okulda en samimi olduğum Öğretmen arkadaşım Haluk’un karısı Necmiye ile olan ilişkimi sizlerle paylaşacağım. Okula atandığımda tanıştığım Haluk ve Necmiye çiftiyle zamanla samimiyetimizi iyice geliştirmiştik. Bunlar daha yeni evlilerdi, yaş itibariyle de aynı yaşlarda olduğumuz için çok iyi anlaşıyorduk, her konuda muhabbet ediyorduk. Bunlar beni birileriyle baş göz etmenin peşindelerdi, “Bekar bekar olmuyor, sana da birilerini bulalım, artık senin de baş göz olma zamanın geldi!” filan diyorlardı. Ama ben evlenme taraftarı değildim, daha yeni atanmıştım ve biraz maaşın tadını çıkarmak istiyordum.

İlk başlarda Necmiye o kadar da hoşuma gitmiyordu, ama tanıdıkça, biraz da abazalıktan olsa gerek, gözüme çok tatlı gelmeye başlamıştı. Bunların sex hayatlarını hayal edip, nasıl sikiştiklerini tahmin etmeye çalışarak, ara ara zevke geliyor, 31 çekiyordum. Bir gün Haluk’un memlekette bir işi çıktığından, 2 günlüğüne oraya gitmesi gerekiyordu. Bunlarla da samimiyetimiz oldukça fazla olduğundan ve bana çok güvendiklerinden, beni aradı, karısının tek başına kalmaktan korktuğunu söyledi ve 2 günlüğüne karısının yanında kalabilir miyim diye sordu. Ben tabi havalara uçarak, fırsat bu fırsat, belki bir şans doğar diye, hemen kabul ettim. Daha sonra, akşam Haluk hocayı Necmiye ile birlikte otogara bırakıp yolcu ettikten sonra, eve geçmeden önce bir lokantada yemek yedik, sonra da evlerine geçtik.

Necmiye bana, “Ben üzerimi değiştireceğim, rahat birşeyler giyeceğim, istersen sen de değiş, eşofmanlarını giy, rahat edersin!” dedi. “Tamam!” dedim. Necmiye yatak odalarına gitti, ben de onun arkasından farkettirmeden gidip, kapı deliğinden onun üstünü değişmesini izledim. Vücudu tahmin ettiğimden de güzeldi ve üzerinde çok seksi bordo bir iç çamaşırı vardı ve göğüsleri bunların altından harika görünüyordu. O an kapıyı açıp içeri girmemek için kendimi zor tuttum. Sonra ben de diğer odaya üstümü değiştirmeye gittim. Boxerla kaldım ve sikimi kaldırdım. Giyinmeyi biraz ağırdan alıyordum ki, belki Necmiye gelir, kalkık sikimi görür gibisinden. Ki tahmin ettiğim gibi oldu, Necmiye kapıyı bir anda açınca, beni boxerla gördü. Tabii kısa bir anlığına da olsa, gözleri benim kazık gibi olmuş sikime takıldı, sonra hemen özür dileyip, çıktı.

Ben üstümü giyindikten sonra mutfağa yanına gittiğimde, Necmiye çay demleyip, meyve tabağı hazırlıyordu. Beni görünce biraz utandı, ama gülerek, “Ya pardon dalgınlığıma geldi, hiç kapıyı vurmadan açtım pat diye!” dedi. Ben de gülerek işi ibneliğe vurdum, “Önemi yok, yabancı mıyız sanki?” dedim. Baktım halen gülüyor, içimden (Bu iş tamamdır, Necmiye tav olmaya hazır, biraz yıkama yağlama yapmak lazım!) dedim kendi kendime ve mutfakta oturup çay içtiğimiz yerde konuyu, bana kız bulma meselesine getirip, “Ne zaman bana bir kız ayarlayacaksın ya?” dedim. O da, “Sabret ayarlayacağız…” dedi. Ben de, “Sabrederim etmesine, ama değmesi lazım, senin gibi güzel ve tatlı birşey olsun bak, yoksa beğenmem!” dedim. Necmiye gülerek teşekür etti, “Beni beğeniyormusun?” dedi…

“Bu da sorulur mu şimdi! Fıstık gibi kızssın, her şeyin yerli yerinde, nazar değmesin! Kocan çok şanslı senin gibi biriyle beraber olduğu için!” dedim. “Hadi yaa, yalan söyleme, ben kendimi bilmiyormuyum sanki!” dedi. Ben de, “Valla çok hoşsun, seni çok beğeniyorum, tatlılık desen var, vücut desen, sexilik desen var, daha ne olsun? Ben senin gibi biriyle beraber olsam, bir deri bir kemik kalırım!” dedim. “O niye ki?” dedi. “Eee yataktan hiç çıkmayız da ondan!” dedim. Bu Necmiyenin hoşuna gitti ki, kahkaha ataraktan, “Ne terbiyesizsin sen ya, iyice azmışsın sen, sana bir an önce bir kız bulmak lazım!” dedi. “Valla şaka bir yana, hakikaten bu aralar çok azgınım, canım fena halde birileriyle beraber olmak istiyor!” dedim. “Tamam, sen merak etme, ben sana ayarlayacağım arkadaşlarımdan birini!” dedi. “İyi o zaman, sabırsızlıkla bekliyorum!” dedim.

Artık ikimiz de rahat rahat konuşmaya başladığımızdan, ben buna, “Sizin aranız nasıl? Kocandan memnun musun? Aşk hayatı nasıl gidiyor?” dedim. Necmiye de hiç çekinmeden anlatmaya başladı. Kocasını çok sevdiğini, onun gibi birini bulduğu için çok şanslı olduğundan filan bahsetti, “Ama bir sorun var, kimseye söyleme bak, aramızda kalsın!” dedi. Ben, “Tamam!” deyince devam etti, “Yatakta hiç iyi değil, performansı çok düşük. Acaba sorun benden mi kayanaklanıyor bilmiyorum. Beraber oluyorken hiçbir şey anlamıyorum, tam hoşlandığım sırada yorulup bırakıyor! Ben de Haluk kendini kötü hissetmesin diye birşey diyemiyorum, ama bir yandan da ben mutsuz oluyorum. Ne yapacağımı bilmiyorum. Kimseye de soramıyorum, söyleyemiyorum, sen bana bir akıl versene bir erkek olarak, ne yapmam lazım?” dedi.

Artık ben iyice azmıştım, Necmiye ile böyle açık açık her şeyi konuşmak beni çıldırtmış, benim yarak kazık gibi olmuş, konuşurken boşalacaktım nerdeyse. Ben Necmiyeye ufak tüyolar verdim, sex hayatlarını canlandırmak adına, Halukla sevişirken, onu cesaretlendirici, kışkırtıcı sözler söylemesini ve sevişirken neden hoşlanıyorsa onu devam ettirmesini, hemen boşalttırmamasını, sevişme sürecini uzatmasını söyledim ve “Gerekirse sen üstte, o altta kalacak şekilde pozisyon değiştir, sen onu yönlendir!” dedim. Necmiye, “Tamam, birdahaki sefere denerim! İyiki gelmişssin, valla bu konuda ne yapacağımı bilmiyordum, çok teşekkür ederim!” dedi. Ben dolaptan soğuk su almak bahanesiyle ayağa kalktım, asıl amacım benim kalkan yarrağı buna göstermek istiyordum. Ve öyle de oldu, ben buzdolabının önünde dururken, Necmiye benim yarrağa kaçamak bakışlar atıyordu, giydiğim eşofman da yarrağımı direkt belli ediyordu zaten…

Ben de Necmiyeye gülerek, “Ne o kız, nereye bakıyorsun öyle? Kocanı mı özledin?” dedim. “Ya yok, ondan değil de, seninki de epey dikkat çekici, gözüm kaydı…” dedi. Gülerek ona, “Ne yapayım, böyle muhabbetler edince ister istemez kalktı… Baksana birşey merak ediyorum, sence senin kocanınki mi büyük, yoksa benimki mi?” dedim. Necmiye ilk başta nazlandı, “Ya ne bileyim ben!” deyip geçiştirmeye çalıştı. Ben de konunun üzerine giderek, “Hadi söyle ya, bunca şeyi konuştuk ta, o mu kaldı söylemeyeceğin?” dedim. “Ne bileyim ben, daha önce başka bir erkeğinkini görmedim, ama kocamınki çokta büyük değil herhalde…” dedi. “Benimki daha mı büyük yani?” dedim. “Bilmem, seninki ne kadar ki? Eşofmandan çok belli olmuyor, ama seninki daha büyük sanki…” dedi. “O zaman göstereyim bak, kıyasla!” dedim. “Saçmalama, olmaz öyle şey, ben yapamam!” dedi. “Ya ne var yapamayacak, bir bakacaksın sadece!” dedim ve yanına gidip, direkt eşofmanımı boxerle birlikte indirdim…

Necmiye ilk başta ne yapacağını şasırdı, bakmamak için kafasını başka tarafa çevirip, gülmeye falan başladı. Ben de gülerek, “Hadi kız, ne var utanacak, sanki daha önce bir erkeğinkini hiç mi görmedin? Zaten sabahtan beri önüme meraklı bakışlarla bakıyordun, al sana direkt canlı canlı alet!” dedim. Necmiye sonra kafasını çevirip bakmaya başladı. “Nasıl, beğendin mi? Kocanınki mi büyük, bu mu?” dedim. “Hemen hemen aynı sanki, ama seninki belki biraz daha büyük…” dedi. “İyi o zaman, bak sana kocanı aratmam işte, bu iki gün! Eline almak, okşamak ister misin?” deyip, yanına doğru iyice yaklaştım. Necmiye biraz teredütte kaldıktan sonra, eline alıp benim yarrağı okşamaya başladı. O an sanki kalbim duracak sandım, kaç kez hayalleyip 31 çektiğim kadın yarrağımı eline almış okşuyordu. Ama sonra elini çekti ve “Yapmayalım! Senle böyle birşey yapmam yanlış olur!” dedi.

Ben de, “Söz veriyorum, yaşadıklarımız sadece ikimizin arasında kalacak! Ve kocan geldikten sonra asla böyle birşey birdaha yapmayız, sadece sana iki gunlüğüne kocalık yapacağım, hem pişman da olmazssın bak, benimle yaşadığın şeyler senin için büyük bir tecrübe olur, kocanla nasıl sevişmen gerektiğini, bir erkeği yatakta mutlu etmenin yollarını öğretirim!” dedim. Necmiye kabul etti, “Ama bak kimse duymayacak, yoksa mahvolurum!” dedi. “Deli misin sen? Niye söyleyeyim, ben de senle beraber rezil olurum, kendimi niye ateşe atayım?” dedim. Necmiye ikna olunca benım yarrağı tekrar eline verdim, ben ayakta dururken bunu çömelttim. Sikimi iyice sıvazladıktan sonra, buna sikimi öpmesini, sonra da dondurma yalarmış gibi yalamasını söyledim. Necmiye uslu bir öğrenci gibi dediklerimi aynen yapıyordu, itiraz etmeden. Sikimi öyle bir yalayışı vardı ki, sanki kırk yıldır sike hasretmiş gibiydi.

Sonra buna sikimi somurmasını söyledim, bu somurmaya başladı. Ben iyice zevkten sarhoş olmuştum, içimden sanki iliklerimi alıp çıkarıyolar gibiydi, kasıklarımda karıncalanmalar oluyordu. Bıraksam sabaha kadar somuracaktı nerdeyse, ama ben de dur demeye nefes kalmamıştı, sonra boşalacağımı hissedip, ağzına boşalmamak için, belki huylanır, sevişmeyi bırakır diye, bunu saçından çektim ve o anda yere boşaldım…

İkimiz de nefes nefese kalmıştık. Biraz soluklandıktan sonra, Necmiyeyi ayağa kaldırıp, üzerindekileri çıkarıp, öpüşmeye başladık. Bunun dudaklarına öyle bir yapıştım ki, bırakmıyordum. O da öpüşmekte harikaydı. Sonra boynundan göğüslerine dogru öperekten indim. Bunun göğüslerini iyice öpüp yalamaya başladım. Göğüs uçları iyice sivrilmişti, zevkten inim inim inliyordu. Necmiyeyi daha sonra mutfaktaki masanın üzerine yatırıp, bacaklarını açtım ve amını yalamaya başladım. Üst üste dil darbeleri atıyordum. Necmiye artık zevktten çıldırmış bir vaziyetteydi, bacakları iyice kasılıp, karnı titriyordu, bir yandan da amı sulanmaya başlamıştı. Am suyu geldikçe ben daha da iştahlanıp, amını iyice somuruyordum. Necmiye, “Artık yeter, bitirdin beni, gir içime!” demeye başlamıştı. Ama benim hemen girmeye niyetim yoktu, onu elimden geldiğince çıldırtmak istiyordum. Bu kadar zaman beklemişim, hemen girip zevkini almak istemiyordum…

Sikimi elime alıp, bunun amının üzerinde gezdirip, aşağı yukarı yaparak amını fırçalıyordum. Sonra tekrardan eğilip amını yalıyordum. Bu artık iyice kudurmuştu, “Yeterrrr, sok hadiii, sik beni!” demeye başladı. Ben de daha fazla dayanamayıp, bunun amının içine kaydırdım yarrağımı. O anın zevkini anlatamam, yok böyle bir şey! Kendimden geçmiş, sanki transa geçmiş gibiydim ve durmadan gel git yapıyordum. Necmiye ellerini belime dolamış, tırnaklarını derime geçirmiş, zevkten çıldırıyor, altımda orgazm olurken çığlıklar atıyordu. Ben de gelmek üzereydim, kenetlendim ve bunun içine boşalmaya başladım. Ama volkan patlaması gibi, durmadan geliyordum, o kadar dolmuşum, özlemişim ki, hiç durmayacak gibi geliyordum…

Biraz sikim amında kaldıktan sonra, kalkıp birlikte duş almaya gittik. Bir yandan birbirimizi sabunluyor, bir yandan da konuşuyorduk. Necmiye daha önce hiç böyle olmadığını, gerçekten çok iyi seviştiğimi söyleyip duruyordu. Mutfakta bunun amını yalarken, amının kıllarından biraz rahatsız olmuştum, jiletle onları temizledim ve amını kaymak gibi yaptım. İyice yıkadıktan sonra bunun amını tekrardan yalamaya başladım. Ve Necmiye yine çılgınlar gibi iliyordu. Banyonun akustik etkisiyle de sesi öyle bir azdırıcı geliyordu ki kulağıma, ben bunu köpükledikten sonra ters çevirip, ellerini fayanslara dayayıp domalttım, sonra arkadan amına sikimi biraz sürttükten sonra içine girdim ve pompalamaya başladım. Sabunun da etkisiyle gir çık yaparken baldırlarımızın birbirine değerken çıkardığı ses inanılmazdı.

Banyoda Necmiyeyi sikerek 2 kez daha orgazm ettikten ve kendim de boşaldıktan sonra, tekrar yıkandık ve kurulanıp yatağa geçtik. Biraz dinlenip sohbet ettikten sonra, mutafaktan meyve tabağını getirip, dilimlenmiş meyveleri bunu göğüslerine, göbeğine ve amına dizdim, ve hepsini tek tek ağzımla alırken, bir yandan da öpüp okşuyordum Necmiyenin vücudunu…

İki gün boyunca, o yataktan yemek, banyo ve WC haricinde hiç çıkmadan seviştik, sikiştik. Hayatımın en zevkli, en heyecanlı deneyimiydi. Artık Necmiye ile beraber olmasakta, her ortamda birbirimize kaçamak bakışlar atmadan duramıyoruz!

lezbiyenin daracık amı

28 Jul

Günlerden Cuma, işten gelip dinlendikden sonra, hava almak icin bisiklete atladım, 6 km. ilerdeki merkeze geze geze gittim. Günlerdir yağan yağmur ara vermişti, bundan faydalanmak için meydandaki Cafe’ye oturdum. Garsona içeceğimi söyledikten sonra etrafta olan biteni seyrediyordum. 4-5 metre ilerdeki çapraz masada iki kadın oturuyordu. Birbirlerine sarılacak kadar yakın oturmaları, bunların Lezbiyen olabileceklerini aklıma getirmişti. Fazla sürmeden tahminim doğrulandı, birbirlerinin gözlerinin içine baka baka dudaktan öpüştüler. Almanyada eşcinsellik yıllardır yasal olduğundan, Mainz şehrinde de bunlara alışmıştık artık. Yollarda elele dolaşanlar, sokakta öpüşen eşcinseller, toplumun bir parçası olmuş, bizler de bunları şaşırmadan varsayıyorduk.

Yalnız bu Homo’larda birşeyin farkına varmıştım, çiftlerden biri zayıf (narin), diğeri güçlü, sanki erkek gibi, görünüşleri farklı olurdu. Nitekim bu ikilinin de biri bakımsız, biraz erkek tipli, altında bol bir Jeans pantolon, üstünde 3 numara büyük Sweatshirt’ün içinde, çekici bir kadından başka herbirşeye benziyordu. Aslında yüz hatları olsun, zayıf fiziği olsun, bakımlı olsa, güzel kadın denilebilirdi. Ama diğeri, şeker gibi tatlı ve çıtıpıtı idi. Mavi mini elbise üstünde, altına kalın siyah çorap giymiş, dizkapağının üstüne kadar varan yüksek topuklu deri çizmesi, çok seksi Görünüm yaratmıştı. Saçları enseden biraz aşağıda, kıvırcık ve vahşi şekilde, kocaman güneş gözlüğü ve uçuk renge boyanmış dolgun dudakları da genel görünümü tamamlıyordu. İnsanın içinden, “Kalk kız gidip nikahlanalım!” diyesi geliyordu. Birde ara ara sağa sola başını savururken parmaklarıyla saçlarını taraması, bazı şimarık mimikleri, çizdiği genel tablonun tuzu biberi oluyordu. Bu ikili etrafı hiç umursamadan sohbetlerine ve öpüşmelerine devam ediyorlardı. Çirkin olanı, güzelden gözünü ayırmıyor, hatta onu zorla sahiplenmek ister gibi bir tutum sergiliyordu.

2. içeceğim geldiğinde bütün cesaretimi toplayıp masalarına gittim. “Merhaba adım Ercan, müsade ederseniz sizlerle sohbet etmek istiyorum.” dedim. Çirkin olanı (Gisela) daha karşı gelemeden, çıtır olanı (Juliet), “Buyur otur!” dedi ve kendilerini tanıştırdı. Gisela bundan memnun kalmasa da, Julieti kıramıyordu. Havadan sudan konuştuktan sonra, asıl beni ilgilendiren soruyu, neden, Lezbiyenliği seçtiklerini sordum. Gisela sert tavırla, Erkeklerin kadınlarını anlamadıklarını, kadınlarının isteklerini hiçe sayıp, sadece kendi zevklerini düşündüklerini, ellerinden gelse tüm kadınlarla beraber olmak istediklerini, eşlerini saymadıklarını anlatıyor ve anlattıkça da harareti yükseliyordu. Belli ki, bir erkek tarafından ihanete uğramıştı.

Juliet ise, küçük yaşta üvey babası tarafından sekse zorlandığını, 17 yaşındayken de bir arkadaşı bunu içki ve hapla uyuşturup kullandığını ve şimdi Gisela sayesinde yavaş yavaş sekse karşı yeni yeni ilgi duyduğunu anlattı. Yaşadıklarına üzüldüğümü, tercihlerine saygı duyduğumu, ama yinede herkes eşcinsel olursa insanların neslinin tükeneceğini dile getirdim. Sohbet oldukça ilerlemiş, meşrubat yerini kokteyller ve biralar almıştı. Hava kararmış, Cafe de artık boşaldığından, sahibi kapatmak istediğinde, Juliet, sohbetimizin güzel olduğunu, istersem evlerinde devam edebileceğimizi söyleyince, ertesi günü işim olmadığından teklifi kabul ettim. Herkes kendi hesabını ödedikten sonra, yakın olan dairelerine vardık…

Daire Stüdyo Penthouse biçiminde büyük tek oda, mutfak odaya dahil, modern döşenmiş, kocaman bir yatak ortada, üstünde tüylü battaniye, birkaç şişme koltuk ve yemek bölümünden mevcuttu. Loş bir ışığın eşliğinde mumlar yakıldı, üstüne kokulu sıvı tabağı koyuldu, ardından köpüklü şarap açıldı. Ben koltukta yer almıştım, bunlar yatak üzerine rahatça yerleştiler, biraz sohbet ettik. Gisela, bana soğuk davranmasının sebebini, erkeklerin onlara hep ‘Sizi sevişirken seyretmek istiyorum!’ gibi sapık tekliflerde bulunduklarından kaynaklandığını söyledi ve benim öyle olmadığımı, gayet doğal olduğumu belirtti. Aslında eve erkek almadıklarını da ekledi. Ben de teşekkür ettim. Böylelikle Giselayla da aramız biraz yumuşamıştı.

Daha sonra bunlar gittikçe rahatlaşıp, mumların ışığı ve kokusunun yarattığı muazzam erotik ortamda öpüşüp, yalaşmaya başlamışlardı. İtinayla sevişmeleri, birbirlerini yeni keşfetmiş gibi okşamaları, tek tek üzerlerindekileri çıkartırken çıplak kalan yerlerini özenle emip koklamaları, için için iniltileri, beni müthiş tahrik ediyor, sikim pantolonumu patlatacak şekilde baskı yapıyordu. Piyangoda büyük ikramiye bana vurmuş, bunları canlı canlı yaşıyordum. Kendime de, (Aman oğlum Ercan dikkat et, herhangi bir yanlış hareketin, lafın, bu rüyayı bozar, kendini dışarda bulursun!) diyordum…

Benim kahramanlarım artık tamamen çıplak kalmışlardı. Gisela ufak memeli, ama rahat 2 santim (!) uzunluğunda meme uçlarına sahipti. Bunlar Julietin ağzında dimdik olmuşlardı. Simsiyah kıllı amının yırtmacı bile gözükmüyordu. Bana adeta show yapıyorlardı. Juliet giyinik ayrı güzel, çıplak apayrı bir güzeldi. Hafif esmer, balık etli, tek kelimeyle harikaydı. Avuç dolusu memeler, dolgun kalçası, harika bacakları vardı ve amının kıllarını temizlemiş, sadece üstünde kalp modeli bırakmıştı. Kudurmak üzereydim. Gisela sırtüstü yatan Julietin bacak arasına yerleşmiş, amını yalıyor, arasıra da dimdik olan meme uçlarını içine çekiyor veya dudaklarını etrafında gezdiriyordu. Julietin bundan müthiş zevk aldığı iniltisinden, derin derin ‘Ohhhh!’ çekmesinden bellli oluyordu…

Bir ara Juliet Giselayı yukarı çekti, kulağına birşeyler fısıldadı, o da başını sallayarak onaylayınca, bana dönüp, “Aramıza gel!” diye emir verdiler. Guiness Rekorlar kitabına girecek rekor zamanda üstümdekilereden kurtulmuş, keserin sapı gibi dimdik yarağımla aralarında yer alıp, iki Lezbiyenin ortasındaydım. Üçümüz de diz üstü oturuyorduk, kadınlarımın sırtlarını okşuyor, ordan aşağı inip kalçalarını avuçlayıp, arkadan vıcık vıcık am dudaklarını parmaklarken, Julietin muhteşem ağzına yapışmış, dudaklarını emiyordum. Gisela da sikimi kavramış, sikime 31 çeker gibi boyunu ölçüyordu. Gisela Julieti ensesinden kavrayıp, “Senin ne istediğini biliyorum!” dedi ve Julietin başını sikime doğru götürüp, sikimi ağzına soktu. Juliet yarağımı yarısına kadar kapmış, dilini mantarımın etrafında gezdirip, ufak ufak gelip giderken, arasıra başını eğip bana bakıyor, benim mutlu ifademden cesaret toplayıp dahada güzel emiyordu.

Acaba önce hangisinin amına soksam diye düşünürken, Juliet sikimi yalamayı bırakıp, önüme yatıp, bacaklarını ayırdı ve “Lezbiyenlik güzel olsa da, şimdi sikilmek istiyorum!” dediğinde, borumu amcığına dayamış, yaydan çıkmış ok gibi içine döşemiştim. Derinden ohlaması Giselayı kıskandırmış olmalı ki, bir hamleyle Julietin ağzına oturup, kıllı amını ağzına dayadı. Galiba bu da Piyango biletimin extrası olsa gerek, yumuşak amı dipleyerek sikerken, birde karşımda domalmış göt duruyordu. Julietin çığlık sesleri Giselanın amında kaybolurken, Gisela titreyerek orgazmlar yaşıyordu. Julieti sert hamlelerle pompaladıkça, sanki nefesi kesiliyor, üst üste orgazm olmaktan bitkinleşiyordu. Bu sefer Giselanın belini iki elimle kavrayıp kendime doğru çekip, Julietin amından çıktığım gibi Giselanın önümde hazır domalmış kıllı amına, “Sen de sikimden nasibini al!” diyerek, dibine kadar geçirdim. “Mein Gott!” diyerek çığlığı bastı. Bu daracık kıllı amcığa ancak sadece 3-4 kere gidip gelebildim, hayvan gibi bağırarak derinlerine döllerimi fışkırttım. Nefes nefese böyle biraz kaldıkdan sonra, Gisela dönüp bana, “Manyaksın sen!” dediğinde, yüzünü güzel bir tebessüm kaplamıştı.

Yaklaşık yarım saat sonra Lezbiyen kahramanlarımı terk edip, bisiklete atladığımda müthis bir yaz yağmuru koptu. Bana ne!!! Tenha caddede bisikletin direksiyonunu sağ sol yaparak, “I’m singing in the Rain!” şarkısını söylüyordum :))

kadın dayanamadı siktirdi

28 Jul

Selam sekshikayelerim okurları. Adım Behçet, 41 yaşındayım. Karım Sema, deyim yerindeyse, sülün gibi bir kadındır. Biz Türkiye’de evlendirildiğimizde, ben 18, Sema ise 16 yaşında idi. Ailelerimizin isteği ve baskısı ile evlendik ve ben Semayı Almanyaya getirdim. Sema sade bir evkadını idi. Birbirimize çabuk alışmıştık. Evliliğimizin ilk senesinde bir kızımız (Derya) oldu. Deryadan sonra uzun süre çocuk yapmadık, daha sonra, biri kız biri erkek olmak üzere, ikizimiz oldu. Sema yorgun olmadığında her gece sikişirdik. Ama Sema bunu bir karılık vazifesi gibi görür, sanki sikişmekten bir zevk almazdı. Yani sikişmelerimiz genelde gece karanlıkta ve ön sevişmesiz olurdu. Ben biraz başka şeyler istesem, “Ya sapıkmısın? Sikeceksen sik! Benim uykum var!” der, bana kızardı.

Türkiye’den tatil dönüşüydü, Avusturya’da otobanın park yerinde tartıştığım adamın biri ile kavgaya tutuştuk. Adamı bıçak ile yaralayınca, beni tutukladılar, 4 sene ceza verdiler. Bunun 2 sene 8 ayını içeride geçirdim, sonra beni Alman vatandaşı plduğum için Almanya’ya sürdüler. Hapishanede ilk zamanlar kendi kendimi yiyiyordum, acaba karım ve çocuklarım ne yapıyor diye. Abazalığım da tavan yapmıştı, günde en az iki kere 31 çekiyordum ve fantazilerimde hep karım vardı. Merak ediyordum, acaba ben burdayken, karım kendini başka birine siktiriyormuydu. Kendimi bu fikre öyle inandırmıştım ki, karım kesin kendini başkalarına siktiriyordur diyordum. Ve acaba çevremizde hangi erkeğe kendini siktiriyor diye düşünür, o zaman sikim kalkar ve 31 çekerdim. Bu artık bende takıntı haline gelmişti, karımı tanıdık kişilerle sikişirken düşünür, değişik fantaziler kurardım.

Karım beni ceza evindeyken 3 defa ziyarete geldi. Ben gelmelerini istemiyordum, ama geldiğinde kılık ve kıyafetinin değişmediğini gördüm. Yani karım tesettürde değildi, ama hep kapalı geyinir, etek boyu devamlı dizlerinden aşağıda olur. Onu öyle görünce de, (Yapmamıştır, yapmamıştır!) diye kendimi teselli ediyordum. Dediğim gibi, cezamın büyük bölümünü çektikten sonra beni uçak ile Almanya’ya sürdüler. Havaalanından eve telefon açtığımda kimse çıkmadı. Ben bir firmanın 3 ortağından biri olduğum için orasını aradım, telefona ortağım Bekir çıktı. Ona, Havaalanında olduğumu, evde kimsenin olmadığını söyleyerek, “Beni birisi buradan alsın!” dedim. O da, “Yenge burada, Kemal ile hesapları düzenliyorlar, hemen birisini gönderir aldırırım!” dedi. (Kemal kardeşim olur).

Ardan 45 dakika geçmişti ki, Kemal, karım ve büyük kızım Derya beni almaya geldiler. Hep beraber sarılışıp, biraz ağlaştık, sonra eve gittik. Evde çay sohbet derken, Kemal, “Abi ben çocukları (İkizleri) alıp bize gideyim, senin yengem ile konuşacakların vardır!” diyerek çocukları alıp gitti. Daha saat 14:00’ü gösteriyordu. Karıma, “Ben bir duş alayım!” dedim. Karım da, “Önce ben alayım, sonra ben yemek hazırlarken sen de yıkanırsın.” dedi. Önce o ykandı, sonra ben duşa girdim. Suyu açıp, kirli çamaşırların içinde birşeyler aradım, acaba ben hapisteyken birisini eve aldı mı, kendisini başka birine siktirdi mi diye. Kafamda hep bu sorular vardı. Ben bunları düşünürken feci haz alıyordum ve sikim kazık kesiliyordu. Ama hiç bir işaret bulamadım…

Yıkandıktan sonra hafiçe birşeyler atıştırıp, biraz havadan sudan sohbetten sonra, kendisini özlediğimi ve geceye kadar beklemek istemediğimi söyledim. Karım hemen gelip kucağıma oturdu ve öpüşmeye başladık. Aman tanrım, o nebiçim öpüşme! Aklımdan ilk geçen şey, (Bu karı kesin başkasına vermiş!) oldu, çünkü daha önce böyle öpüşmezdi. Ama öyle abazaydım ki, şimdi bu karıyı önce sikeyim, o meseleyi daha sonra konuşuruz diye düşündüm. Karımı kucakladığım gibi yatak odasına götürdüm. Birbirimizi soyduk ve karım bana daha önce hiç yapmadığı şeyi yapıp, sikimi ağzına aldı, yalamaya, emmeye başladı. Öyle güzel yapıyordu ki, bu işte oldukça tecrübe kazandığı belli oluyordu. Fazla dayanamayıp ağzına boşaldım. Üstelik hepsini yuttu…

Karım sonra sırtüstü yatıp, “Sen de beni yalasana!” diyerek, tangasını çıkartınca gördügüme inanamadım. Amının kıllarını Brezilya traşı yaptırmış! Yani amının üstünde kalan kılları üçgen şeklinde bırakmış, (Almayada bazı kuaförlerin amlara Brezilya traşı yaptığını duymuştum, karımın amının da profesyonelce traşlanmış olduğu hemen belli oluyordu) şahane duruyordu. Bilmiyorum kaç dakika yaladım, ama uzun bir süre karımın amını yalayıp, onu defalarca Orgazm’a ulaştırdım. Sonra da halen kazık gibi olan sikimi amına sokup, karımı sikmeye başladım. Evelden gıkı çıkmayan karım, şimdi altımda inliyordu. Hem de ne inleme, neredeyse komşuların duyacğı kadar bağırıyordu. Yaklaşık 20 dakika karımın amını pompaladım ve içine boşaldım…

Ben yatağa uzandım, terlemiştim, susamıştım. Karım kalkıp bana soğuk su getirdi, yeniden yanıma uzandı. Konuşmuyorduk, sadece birbirimiz okşayıp, öpüşüyorduk. Bir müddet sonra sikimi yeniden ağzına alıp tekrar kaldırdı. Biraz bacak omuza pozisyonunda siktim, biraz da domaltıp arkadan amına girerk sikmeye başladım. Arkadan amını sikerken, “Birde götünü sikeyim!” dedim, sikimi amından çıkartıp tükürükleyip götüne dayadım. Hic itiraz etmedi. Bir yüklenişte sikimi kökledim götüne. Karımdan sadece kısa bir “Ihhh!” çıktı, hepsi okadar. Evelden götüne elletmezdi bile, “Günah!” derdi, “Acıyor!” derdi, siktirmezdi. Demek elin oğlu dinlememiş, karımın sırf amını değil, götünü de dağıtmıştı. 10 dakika da götünü siktikten sonra, götünün içine boşaldım…

Yarım saat hiç konuşmadan yatakta oturduk. Sonra karıma, “Sema, bana birşeyleri izah etmek istermisin?” diye sordum. Karım cevap vermeden ağlamaya başladı. Onu kendime çekip öptüm ve “Ağlama, sadece olup bitenleri öğrenmek istiyorum, korkma sana birşey yapmam, sadece olayları öğreneyim, sonra gereği neyse düşünürüz, bir karar vermek için çok erken!” dedim. Karım da anlatmaya başladı. Ben cezaevine girdikten sonra kardeşim Kemal, “Gel yenge bizim büroda çalış, hem evde sıkılmazsın, hem de hesapları falan kontrol edersin, abimin yokluğunda bize de yardımcı olursun!” demiş. Ama almancası yetersiz olduğu için özel bir dil kursuna yazılmış. İlk zamanlar anlam veremesede, hep fena şekilde azıyormuş, ama ne yapacağını bilemiyormuş. Kursta sınıf arkadaşı bir Afrikalı ile yakınlaşmış. Aklından ona vermek gibi birşey geçmese de, bir gün kursu asıp, bu genç ile biraz gezmişler, dolaşmışlar ve genç bunu evine götürüp sikmiş. “Aslında aklım yanlış diyordu, ama vücudum yanıyordu!” diye anlattı.

Bu genç ile kurs boyu beraber olmuşlar, 6 ay sonra genç memleketine geri dönmüş. Tam onu unuttum derken, büyük kızım Deryayı erkek arkadaşı Klaus ile evimizde sikişirken yakalamış. Deryayı, “Seni babana söyleyecem!” diye tehdit edeyim derken, Derya da, “Söyle! O zaman ben de seni kurstaki Afrikalı arkadaşınla sarmaş dolaş öpüşürken gördüm, onu söylerim!” deyince, karımın yelkenler suya inmiş. Derya karıma, “Gel anlaşalım, ikimiz de susalım, istersen kendine bir erkek arkadaş bul, yada bulmana yardımcı olayım!” demiş, geçici olarak olay kapanmış. Daha sonra Derya karımı, erkek arkadaşı Klaus’un doğum gününe götürmüş. Karım orada delikanlının babası Mannfred ile tanışmış. O akşam adam karımla çok ilgilenmiş, içki falan ikram etmiş. Ama karım içmemiş (hiç alkollü içki kullanmaz). Gecenin geç saatlerinde herkes evlerine gidince, Derya da Klaus ile (sikişmek için) bir odaya çekilmiş. Dolayısıyla karım Mannfred ile yalnız kalmış ve bunlar da sikişmişler. Karım o akşamdan itibaren Mannfred ile beraber olmaya baslamış. Adamın kuaför dükkanı varmış (ben bunu duyunca anladım, amındaki Brezilya traşının nerden çıktığını). Karım haftada bir iki kez, “Saçlarımı yaptıracam!” bahanesi ile gidip kendisini Mannfred’e siktiriyormuş…

Karım bunları anlatırken, benden sert bir tepki gelmeyince, cesaretlenip daha ince detaylarına giriyordu. Ve o anlattıkça sikim kazık kesiliyordu. Karım bunun farkına varmış, bir eliyle sikimi okşayarak bana herşeyi anlatıyordu. Kendisine, “Ortağım Bekir yada kardeşim Kemal ile sikiştin mi?” dediğimde, Kemalin sadece birkaç kere imali bir şekilde, “Birşey lazım mı yenge?” dediğini anlattı. Bekirle de ofiste yalnız kalınca, Bekir sikini kaşıyarak, “Her zaman emrindeyim yenge!” demiş. Karım da Bekire fırça atmış, “Ulan şerefsiz sen git karını sik, bu hareketi bana birdaha yaparsan o sikini kökünden kestirir götüne soktururum!” demiş. Ondan sonra Bekir birdaha pot kırmamış. “Peki ya çevrede başka tanıdık kişilerle sikiştin mi?” dediğimde, “Hayır, onlar beni işten eve, evden işine giden biri biliyor!” dedi…

Konuşmamız bitince, karımla birkere daha sikiştikten sonra yatıp uyuduk. Sabah uyandığımda karım telefonda kızım Derya ile konuşuyordu. Deryaya, “Babana herşeyi anlattım, ama herşeyi!” dedi. İki saat sonra Derya erkek arkadaşı Klaus ile geldi. Derya yanıma oturup yanağımdan öptü, “Benim anlayışlı babam!” dedi. Beni Klaus ile tanıştırdı. Klaus hoş bir çocuktu, babasının yanında kuaförlük yapıyormuş. Klaus bana, “Akşama mahsuru yoksa babam da gelmek ve sizinle tanışmak istiyor!” dedi. Ben de, “Gelsin tanışalım!” deyince, karım gülümsedi.

Akşama, Manfred büyük bir çicek yaptırmış, bir şişe de şarap almış, geldi. Onunla da tanıştık, oturup sohbet muhabbet derken vakit geç oldu. İkizler zaten Kemalde kalmışlardı. Derya Klaus ile odasına çekildi. Ardana 10 dakika geçmedi, Deryanın odasından sikiş sesleri geliyordu. Mutfağa birşey almak için gider gibi yapıp, Deryanın kapısının anahtar deliğinden içeri baktım, Klaus Deryayı bacak omuza yapmış sikiyordu. Sanki mutfakta aradığımı bulamamış gibi yapıp, karımı yanıma çağırdım. Karım yanıma gelince, “Anahtar deliğinden bak, Klaus Deryayı nasıl sikiyor!” dedim. Karım bakıp yanıma geldi, pantolonumun üstünden kalkık sikimi avuçlayarak, dudaklarımız birbirine kenetlendi. Mutfakta biraz öpüştükten sonra karıma sordum, “Mannfred ile sikişmek istiyormusun? İstiyorsan yapabilirsin!” dedim. Karım yüzüme baktı, “İstiyorum, ama ikinizle birden! Derya ile Klaus birazdan Discoya gidecekler zaten!” dedi. “Tamam olur!” dedim, içeri geçtik…

Az sonra Derya ile Klaus sikişlerini bitirmişler, “Biz dışarı çıkıyoruz!” dediler ve gittiler. Onlar çıkınca karım gelip kucağıma oturdu, ben de eteklerini yukarı sıyırıp bacaklarını okşamaya başladım. Karım çağırınca Mannfred de yanımıza geldi, karımın bacaklarını ayırıp amını yalamaya başladı. Sonra kalkıp yatak odasına geçtik, orada Mannfred ile birlikte sabaha kadar karımı siktik. Karım da, biz de haşat olduk.

Bundan sonra haftada bir kere buluşup, böyle sikişme kararı aldık. Bu arada da karım bana sikmem için tanıdığı birkaç karı getirdi. Bunlardan birisi de kardeşim Kemalin karısı Hülya idi. Hülya da, “Kardeşin iyi sikemiyor, ben de ara sıra başkasına veriyorum!” diyordu. Sizin anlayacağınız, bir karı yaraksız kaldı mı, çaresini bulur siktirir kendini!

müşterim beni zorla sikti

28 Jul

Herkese iyi günler Benim adım İnci, 27 yaşındayım, boyum 1.80 ve 55 kiloda güzel bir bayanım. Ankarada bir Otomotiv firmasında çalışıyorum ve 8 yıldır bu firmada görevliyim. Bu anlatacağım olay başımdan geçeli 1 hafta oldu. İnanamadım ve hala şoktayım, çünkü herşey bir anda oldu. Aslına bakarsanız ben de istiyordum, ama bu kadar acele olacağını ve bir müşterimiz tarafından, çalıştığım işyerinde sikileceğim aklıma bile gelmezdi. Hem de götümden!

Günlerden Perşembe günü, bir araç teslimi vardı. Aracı alan kişi 25 yaşlarında, uzun boylu, yakışıklı birisiydi. Araç teslim işlemi bittikten sonra, ben satış sonrası için kendisini bilgilendiriyordum. Ama çocuk beni hiç dinlemiyordu bile, gözleri hep vücudumda ve bacaklarımda idi. Ben de ogün süper bir mini kot etek, altımda açık siyah bir külotluçorap giymiştim. Bacaklarım boyum gereği uzun olduğundan, oldukça davetkar duruyordu. Hiçbir şeyin farkında değilmişim gibi anlatmaya devam ettim. Sonra işim bittiğinde masama geçmiştim. Aracı alan çocuk elimi sıkıp, iyi günler dileyip, mağazadan çıkmıştı…

10 dakika geçmeden tekrar gelerek, araçta sorun olduğunu, emniyet kemerini taktığı halde ikaz lambasının yanıp söndüğünü, soruna bakmaları için araçı teknik servise bıraktığını ve sorun giderilene kadar burda beklemek istediğini söyledi. Normalde aracı satan başka arkadaşımdı ve o ilgilenmek için kalktı. Ama çocuk ona pas bile vermeden benim yanıma gelerek oturdu. Arkadaşım da başka müşteri ile ilgilenip kendi masasına geçti. Ben de yakışıklı çocuğa çay ikram ederek, sohbete başladık. Havadan sudan konuşurken, çocuk yine çaktırmadan bacaklarıma bakmaya başladı. Ben de bunu iyice anlamıştım ve hoşuma da gidiyordu, ona frikik vermek istedim. Eteğim zaten 1 karış oldugundan, birde oturunca iyice sıyrılıyordu. Ama aramızdaki masadan dolayı, fazla birşey göremese de, emin olun, eridiği her halinden belliydi…

Derken sigara içmek istediğini söyleyerek 2 tane sigara çıkardı, “Bana eşlik edermisiniz?” diye sordu. “Tabiki eşlik ederim…” deyip mağazadan dışarı çıktık. Sigaramı yakarken elime dokunmak için elinden geleni yapıyordu. Gözleri ile de beni siktiğini anlayabiliyordum. Sigaralarımızı içerken sohbete devam ettik. Bana nerde oturdugumu ve iş çıkış saatlerimi sordu, ben de söyledim. Ama çocuk çok hızlıydı, bir yandan da bana iltifatlarda bulunup resmen asılıyordu. Ben de bundan hoşlandığımdan, teşekkür edip gülümsüyordum. Bundan cesaret alan çocuk direkt bacaklarıma bakarak, fiziksel olarak da harika olduğumu, özellikle bacaklarımın kusursuz olduğunu söylediğinde, şaşkınlığımı gizleyemedim. Ama çocuk iltiftlara devam etti. Bu sırada aracın işleminin bittiğini haber verdiler. Ama çocuk oralı bile olmadı, “Tamam!” deyip, servis elemanını sepetlemişti. Çünkü beni tam kıvama getirmişti…

Sigara içtiğimiz yer yedekparça deposunun giriş kapısının önüydü ve kapısı açıktı, arada sırada malzeme alıp çıkanlar oluyordu. Çocuk birden, “Akşam müsaitsen, seninle kahve içmek istiyorum!” dedi. Yine şaşırmıştım. Daha ismini yeni öğrendiğim biri ile kahve içmek huyum değildi, ama ben de istiyordum galiba. Çocuk konuşurken gözleri kalçalarımda, bacaklarımda ve artık dikkatlice göğüslerimde idi. Niyeti açıkça anlaşılıyordu, niyeti beni sikmekti. Bunu anlamıştım, ama bu kadar hızlı olacağını tahmin etmemiştim. Bu arada çocuğun önü de iyice kabarmıştı ve utanarak bunu gizlemeye çalıştı. Ben de gülerek önüne baktığımdan biraz kızardı. Aslında çocuğun istediği de oymuş, beni arzuladığını gösterip, beni oracıkta sikmekmiş, bütün amacı buymuş. Ama bu mümkün değildi, orda bırakın beni sikmesini, öpmesi dahi mümkün değildi…

Derken çocuk, “Bu depoda ne malzemesi var İnci hanım?” deyip, elindeki sigarayı yere attığı gibi depoya adım attı. Ben de doğal olarak yanında yürüdüm. İçeri girmiştik ki, kapıyı sert bir şekilde kapatıp, kilitledi. Korkmuş ve şaşırmıştım, “Neler oluyor?” dememe kalmadan, ellerini kalçamda hissettim. “Ses çıkarma, seni aşırı derecede istiyorum, beni müthiş azdırdın!” dediğinde, ürkmüştüm. “Yapmayın lütfen, burası yeri değil!” dememle cesaretlenip, “Biliyorum aşkım haklısın, sakin ol, sadece o muhteşem kalçalarına dokunmak ve öpmek istiyorum, işimiz çok kısa sürecek!” dedi. Ama ben yalvarıyordum, “Yapmayın biri görür, rezil olurum, işten kovulurum!” diyordum. Ama dinleyen kim?

Ellerini kalçama sarmış ve okşayarak, “Senin de istedigini biliyorum yavrum, naz yapma!” dediğinde güldüm ve “Tamam istiyorum, ama burda değil!” dedim. “Sabret aşkım, müsait yerde seni bas bas bağırtacam, doyuracam seni, ama şimdi sen beni bir doyur, çok azdırdın beni, bu nasıl bir kalça, bu nasıl bir etek böyle!” dediğinde, tebessüm ettim. Mutlu olmuştum, hayatımda ilk defa böyle birşey başıma geliyordu. İstemeden de olsa birini kendime arzulatmak, benim de ıslanmama sebeb olmuştu. Sonra birden hızlıca arkama eğilip, “Hafif duvara yaslanıp, domal aşkım!” dedi. Ben de acele edip, bir an evvel burdan çıkmak istediğimden dediklerini harfiyen yapıyordum…

Zaten minicik olan eteğimi belime toplayıp, külotluçorabımı aşağıya sıyırdıktan sonra, tangamı yana çekerek, amımı ve göt deliğimi karışık olarak yalaması, beni adeta uçurmuştu. Nefesimi tutuyordum ve sesim bile çıkmıyordu. Ama ne yalamak! Adeta somuruyordu! Dilini amıma sokar gibi yapıp, beni dahada azdırıyordu. Sonra birden dilini göt deliğime sokup çıkarmaya başladı. O kadar hoşuma gidiyordu ki, “Tut beni!” dedim. Dermanım kalmadı, boşalacaktım. Ve beni tutmasıyla sarsıla sarsıla, ağzına yüzüne boşaldım. Ayakta duramıyordum.

Sonra beni tutarak kendisi hızla ayağa kalktı. Ne olduğunu düşünürken, fermuar ve kermerin açılma sesiyle arkamı döndüm, pantolonunu indirmiş, Boxerla duruyordu. “Neler oluyor?” dedim. “Ben seni boşalttım, sıra sende güzelim, al ağzına!” dedi. Acele ettiğimden hemen eğildim önüne, Boxerını aşağıya çektiğimde, yarağı yüzüme öyle bir çarptı ki, gözlerime inanamadım. Kendi kendime, (Bu ne yaaa?) demişim. Yok böyle bir alet! Filmlerde görürdüm, zenci aletleri tıpkı öyleydi. “Hadi!” demesiyle kendime geldim, ağzıma almaya çalıştım, ama kafasını anca alabiliyordum, çünkü küçük ağzı olan biriydim. Başımdan tutarak yineledi, “Hadi!” dedi. Alabildiğim kadar aldım, ama demeden de edemedim, “Tanrı aşkına, bu nasıl bir alet yaa? Bunu alan var mı?” dedim…

Gülerek, “Olmaz mıııı!” dediğinde, ben de güldüm. Ama biraz sonra o kocaman yarağı bana sokacağını bilmiyordum tabii. Bana ayağa kalkmamı söyledi, kalktım. Eline tükürerek sikine sürdü. Ben olanları hayretle izleyerek ne yapacak diye bekliyordum. Beni döndürüp, arkamda yarrağını hissedince anladım ki sikecekti. Hemen elimi arkaya attım, sikini tutarak, “Yapma ne olur, bunu alamam, bu bana girmez, bu çok büyük ve kalın!” dedim, çünkü amım küçük ve saysam daha 6 yada 7 kere anca sikilmişti. “Alırsın aşkım, kendini sıkma, serbest bırak, hadi bir an önce bitirelim de gidelim!” lafıyla kendime geldim, “Tamam!” dedim…

Elini amıma atıp zevk sularımla oynayarak, göt deliğime dokununca iyice ürktüm, “Dur, ordan kesinlikle olmaz, sen delirdin mi yaa?” diyerek sinirlendim. Ama çocuk ne dese beğenirsiniz? “Dışarda göt çoooook, ama böyle göt yok!” dedi. Beni iyice korku sarmıştı ve gözlerim dolarak, “Yalvarırım bırak gideyim, mesaiden sonra dışarda buluşalım, rahat bir yerde yap!” diye kurtulmaya çalısıyordum. Ayrıca ofisten çıkalı yarım saat olmuştu, birisi anlayacak diye de ödüm kopuyordu. Ama çocuk kafasına koymuş beni oracıkta sikecekti, hem de götümden. Bu aklıma geldikçe sinirden deliriyordum…

Derken birden sikini göt deliğime dayadığında, sıcaklığından etkilenerek, “Yavaş yap ne olursun, bu ilk olacak, yalvarırım yavaş!” diyebildim. O da kulağıma, “Tamam aşkım, sen kendini kasma, çok hoşuna gidecek!” diyerek, beni ilk götsikişime hazırlıyordu. Bir eli de amımı kurcalarken, ben artık su gibi olmuş ve direnmeyi kesmiştim. Sikinin kafasıyla göt deliğime fırça yapar gibi sürterek beni daha da azdırıyordu. İşini çok iyi yapıyordu. Sonunda sikinin kafasını götüme geçirmesiyle kendimi öne atmak istedim, ama beni öyle bir tutmuştu ki, bir eli göbeğimde, bir eliyle de ağzımı kapamıştı, yani hazırlıklydı kaçmamam için. O anki can havliyle elini ısırdım. Ama çocuk banamısın demeyerek öyle durdu. Hemen kendime gelerek kısık sesle, “Çıkarrrttttt, yalvarırım çıkarttt, yırttın!” dedim…

Çocuk içimde öyle hareketsiz beklediğinden acı azalmıştı ve yine kulağıma, “Az kaldı aşkım sabret, işin zor kısmını hallettik!” diyerek bekledi. Aradan 1 dakika geçmeden 1-2 milim daha soktu, yine aynı acıyı duydum. Ama nafile, çocuk bırakmıyordu. Kendimi iyice sıkarak, “Bitir artık ne olur, çok acıdı, yalvarırım bitir artık!” dediğimde, çocuk sikinin dışarda kalan kısmını tek seferde öyle bir soktu ki, siki ağzımdan çıkacak sandım ve o anda çığlığı bastım. Hemen ağzımı kapatarak, “Sakin ol aşkım! Bak nerdeyse köküne kadar aldın!” dedi. Gözlerimin önü kararmış, beynimde şimşekler çakmıştı, acıdan başka birşey hissetmedim, götüm uyuştu resmen. Çocuk ise aldırmadan, bir yandan beni tutmuş, bir yandan pompalamaya başlamıştı bile. “Hepsini sokma ne olursun, hepsini sokma!” diye yalvarıyorum. Beni duymuyordu bile, tamamını sokup çıkarıyordu…

“Ohhh aşkım daracık götün var, çoook göt siktim, ama bukadar darını ilk defa sikiyorum!” diyerek, deliğimin darlığına daha fazla dayanamadı ve öyle bir boşaldı ki, sanki götümün içinde bir volkan patlıyordu. İçime ılık ılık boşalıyordu, ama oluk oluk akıyordu. Hemen çıkardı sikini götümden, beni çevirip, önüne çömelterek, yalamamı istedi. Her an birileri gelebilirdi, hemen dediğini yaptım, ağzıma alarak bir güzel temizledim. Sonra o pantolunu çekti, ben de külotluçorabımı çekerek, eteğimi indirdim. Bana teşekkürler ederek, iltifatlar yağdırarak, beni öptü, bana aşık olduğunu, devamını istediğini söyledı. Ama o anda benim tek derdim ofise, masama dönmekti. Ben de ona teşekkür edip, “Sonra görüşürüz!” diyerek depodan çıkmak istedim, ama daha ilk adımda sendeledim. Hemen beni tutarak güldü, “Aşkım bu yarrağı götten yeyipte hemen yürüyen kimseyi görmedim!” dedi. İnamıyordum, dediği gibi yüreyemiyordum, götümün yanakları sanki ayrık ve göt deliğim açık duruyordu. Ve öyle bir acı vardı ki…

Çocuk, “Götünün sızısı geçince ara beni aşkım!” diyerek, arabasına bindi gitti. Ben de zorla da olsa masama geldim. Herkes nerede kaldığımı sorunca, “Eski bir arkadaşımla kapıda karşılaştık, lafa dalmışız!” diyerek geçiştirdim. Ama sandalyeme oturmamla, kalkmam bir oldu. O gün götümün acısından akşama kadar ofiste ayakta kalarak vakit geçirdim.

bir günde yediğim yaraklar

28 Jul

Mrb arkadaşlar. Ben Tuğçe, 22 yaşındayım, İstanbulda bir üniversitede okuyorum. Baştan söyleyim, sekse çok düşkünüm. Yaşadığım heycanlı sikişmeleri, burda benim gibi sekse meraklı olan sizlerle paylaşmak düşüncesi açıkçası beni tahrik ediyor. Aynı zamanda yaşadığım inanılmaz anları burda kalıcı kılmak, defalarca okumak ve okurken de tekrar tekrar orgazm olmak istiyorum. Dilerim siz de hikayemi okurken defalarca boşalırsınız!

Yakınlarım beni çok tatlı olarak tanımlarlar. Çoğuna göre ben erkeklerin bir içim su diye tabir ettikleri kızlardanım. Esmerim, gözlerim de kahverengidir. Kalçalarım nefis diriliktedir. Bacaklarımın çok hoş olduğunu erkek arkadaşlarım itiraf etmişlerdi. Göğüslerim de yeterince dolgundur. Zaten bu halimden ve aşifteliğimden Lisede de birkaç yaramazlığım olmuştu.

Hikayem geçen sene Mayıs ayında geçiyor. Okuduğum üniversitenin bahar şenlikleri başlamıştı. Bir akşam arkadaşlarla okuldaki bir konsere gidecektik. O gün tüm vaktimi hazırlanmayla geçirdim. Biz kızlar böyle fırsatları kaçırmayız ve hem erkeklerin bakışlarını çekmek, hemde diğer kızları kıskandırmak için, süslenir püslenir, açılır saçılırız. Ben de o gün tek parça, dizimin 5-6 parmak üstünde biten hafif göğüs dekolteli turuncu elbisemi giymiştim. Siyah parlak çoraplarımla birlikte ayağıma Babetlerimi giymiştim. Bordo rengi iç çamaşırlarımla kendimi süper hissediyordum.

Otobüse bindiğimde şanslıydım ki, oturacak yer bulmuştum. Orta kapının hizasındaki boşluğun hemen bitişiğinde, sol taraftaydım. Yanımda bir kadın oturuyordu. Otobüse binen herkes beni görebiliyordu. Elbisemin yapısından dolayı oturunca eteğim baldırlarımın yukarısına kadar çıkmıştı. Açıkçası günümdeydim ve umrumda değildi, bacaklarımı kapatmadım. Hemen önümde, ayakta, 40 yaşlarında bir adam beni süzüyordu. Çok yakışıklı, ama biraz paspal biriydi. Ruhumdaki fahişe ortaya çıkmıştı, bacak bacak üstüne attım ve dışarıyı izlemeye koyuldum. Bacaklarımı salladıkça adam derin derin bacaklarımı baldırlarımı süzüyor ve kimbilir nasıl kuduruyordu…

Bir süre sonra yanımdaki bayan kalktı ve direk adam yanıma oturdu. Biraz iri yapılı olduğundan ve eminim bacaklarımın nefis görüntüsünden dolayı, bana çok yakın oturdu, ama temas etmiyordu. Ben bacaklarımı sallamaya devam ediyordum. Bacak bacak üstüne attığımdan ve bacaklarımı salladığımdan dolayı eteğim de hareketleniyor ve nefis bir görüntü oluşturuyordu. Bir süre sonra otobüs kalabalıklaşınca sıcakladım. Önümdeki pencereyi açmak için ayağa kalkıp, önümdeki tutunma demirinin üzerinden eğildim ve camı ittirdim. Yerime oturduğumda sağ bacağım adamın sol bacağına resmen yapıştı. Demek ki ben ayağa kalktığımda benim tarafıma iyice kaymıştı. Gerçekten bunu beklemiyordum, ama akıllı biriydi. Bana direk bacağını yaslamak yerine resmen ben adamın kucağına oturmuş gibiydim…

Bacak bacak üstüne atıp tekrar sallamaya başladım. Ben salladıkça bacağım adamın bacağına sürtüyordu. Bir süre sonra adam gazete açtı ve okumaya başladı. Ancak sol elini, gazeteyi de tutarak, bacağımın üstüne koymuştu. İnanamıyordum, otobüs gibi halka açık bir yerde herifin biri resmen beni taciz ediyordu. Fıstık gibi bir kızın hem bacağına yapışmış, hem de elliyordu. Abartmıştım sanırım. Trafik felaketti. Otobüs okulumun önüne gelince inmek için ayağa kalktım. Adama gülümseyerek, “Pardon!” dedim. Yüzüme baktıktan sonra yerinden kalkmadan, “Buyrun!” dedi ve soluna doğru bacaklarını çekti. Yapacak bir şeyim yoktu. Bu adama daha fazlasını vermeliydim. Ellerimi dirseklerimden hafifçe kaldırarak arkamı da adamın omzuna sürtünerek geçiyordum. Adam da eteğimin altına doğru elini yaklaştırmıştı. Ben geçerken parlak çoraplı taş gibi bacaklarımda elini gezdirdi. Tam o sırada otobüs ani bir fren yaptı ve ardından tekrar gaz verdi. Dengem bozulmuş damın kucağına düşmüştüm. Şoför sürekli gaz verip frene bastığından yerimden kalkamıyordum, çünkü yokuştaydık. Adamın popomdaki eli kalçalarımı resmen yoğuruyordu. Sesimi çıkarmadım, ona dönüp, “Pardon… kalkamıyorum!” dedim. “Önemli değil!” dedi. Yaklaşık 3-5 saniye boyunca otobüste elin adamının kucağındaydım ve kıçımı yoğuruyordu. Üstelik elbisemde iyice yukarı çıkmıştı. Yerimden kalkarken adamın malum bölgesinden destek aldım. Siki taş gibi olmuştu. Neyse otobüsten indim. Ama farkedemediğim bir şeyse, otobüsten o adamın da inmesiydi.

Arkadaşlarıma buluştum. Okula girdik. Konserden önce içki içip rahatladık. Grubumuzda erkekler de vardı. Hepsi beni ve diğer kızları süzüyordu. Açıkçası diğer kızlar da süperdi. Ayça mini şort, üstüne yakası bol tişört ve altına parlak çorap, Funda ise incecik bir tayt ve üstüne büstiyer giymişti, götü ortadaydı. Kızlar benden seksilerdi, kıskanmıştım. Erkekleri etkilemek için, erkeklerin yaptıkları esprilere onlara dokunarak gülüyor, yürürken önlerinden gidiyor ve kıvırtıyor, onlar konuşurken parlak rujlu dudaklarımı dilimle ıslatıyordum. Konser öncesi karnımız acıkmıştı. Cafe’de bir masaya oturup yemeklerimizi yiyorduk. Yanıma erkeklerden biri oturmuştu. Ben farkettirmeden bacaklarımı iyice sıyırmıştım, eteğim kalçalarımdaydı. Yemek yemeye başladığımızda yanımdaki erkek bir anda elini bacağıma attı ve okşamaya başladı. Ben tepkisizdim. Masanın altında bacaklarımı okşuyor, beni benden alıyordu ve kimse bunu görmüyordu…

Eli bacaklarımdan yukarıya doğru çıktı ve elini eteğimin içine daldırıp amımı okşamaya başladı. Zaten otobüsten beri ıpıslaktım, bu hareketle resmen akıyordum. Beni yaklaşık iki dakika boyunca okşadı ve hiç çaktırmadı. Bu böyle olmayacaktı. Uzun süredir seks yapmıyordum. Çocuk çok yakışıklıydı ve benim kafam güzeldi. Kendimi hemen orada ona vermeliydim. Ama orospuluğum üzerimdeydi. Bacağımı herkesin önünde kaldırıp çocuğun bacağının üstüne attım. Elini hemen çekti. “Ya Eren dizim çok ağrıyor, sen biraz bana masaj yapsana!” dedim. Herkes bana bakıyordu. Elbisem resmen kıçımdaydı. Pürüzsüz parlak siyah çoraplı bacaklarım ortadaydı. Yanımızdan geçenler dahil tüm erkeklerin gözü bendeydi. Eminim kızlar çatlamıştır. Eren biraz dondu, sonra, “Neresi? Burası mı?” diye dizimin üstünü ovmaya başladı. “Biraz daha yukarısı!” deyince milletin ortasında baldırlarımı ovmaya başladı…

“Hakan sen de omuzlarına masaj yap, çok yoruldum bugün!” dedim. Hakan okul girişinde buluştuğumuzda beni öperken elini kalçama koymuştu. Biraz tadıma bakması hoşuma giderdi. Hakan yerinden kalktı ve tepeme dikilip omuzlarımı ovmaya başladı. Eminim ki, biraz eğik durduğumdan bordo sutyenli göğüslerimi görüyordu. Ortalık yerde daha fazla abartmak istemedim. Aklımda bir hinlik vardı. Elimdeki kolayı sanki Hakan omuzlarımı ovarken beni aşırı sarsmış gibi yaparak üzerime döktüm ve “Ayy naptın Hakan ya? Battı üstüm!” dedim. Kola biraz göğsüme biraz da bacaklarıma dökülmüştü. Yerimden kalktım, eteğim kıçımdaydı, “Ben temizlenmeye gidiyorum!” diye Lavaboların oraya yürümeye başladım. Lavabo kafeye biraz uzaktı. Hakan peşimden koştu, “Dur ben de geleyim, kusura bakma!” dedi. Birlikte Lavabonun önüne gittik…

İçerisi bomboştu. Ben içeri girdim, Hakana da, “Sen burda bekle. Ama ayy çantam orada kaldı. İçinde yedek çorabım vardı. Ara Eren’i getirsin!” dedim. “Tamam!” dedi ve Ereni aradı. Ben içeride elbisemin askılarını indirmiştim, kola sol göğsüme dökülmüştü. Artık vaktiydi, Hakana seslenip, onu boş tuvalete çağırdım! Gelince, “Hakan sen yaptın, sen temizle!” dedim. Hakan gözlerini bacaklarımda ve askıları inmiş elbisemde ve göğüslerimde dolaştırdı ve sadece, “Tamam!” dedi. Ben Lavabonun tezgahına yaslanmış, aynaya bakıyordum. Hakan arkadan elindeki mendille göğsümü siliyordu. Ben biraz daha eğilince oda arkama dayandı. Aynadan birbirimize bakıyorduk. Bir anda popoma abandı, “Seni orospu, kaşınıyorsun demek!” dedi. “Napıyorsun, dur!” dedim, ama sırf onu kudurtmak içindi bu. Bana resmen saldırdı, elbisemi kıçımın üstüne topladığı gibi çorabımı yırttı ve külodumu kenara sıyırdı. Ben kıvranma numarası yapıyordum, “Yapma, hayır!” deyip duruyordum. Bir eliye fermuarını indirirken, diğer eliye göğüslerime dadandı. Sikini tükürükleyip bir hamlede amıma geçirdi ve pompalamaya başladı…

Kudurmuştum. Zevkten kafamı geriye atmıştım. Okuldan bir arkadaşıma üniversite tuvaletinde fıstık gibi bir kıyafetin altındaki amımı siktiriyordum. Aynada göz göze geldik. Zevkten inliyordum. Belimden tutmuş, habire amıma geçiriyordu. Tanrım ne güzel şeydi o an. “Doy orospu, doy!” diyerek hırıltılar çıkarmaya başladığında kendimi sertçe geriye attım. Amımdan çıktı ve dölleri fışkırmaya başladı. Ama dölleri hep gömleğinin üstüne ve eline bulaşmıştı. En azından amımın içini Hakan’ın döllerinden korumuştum. Bana, “Lan orospu ne yaptın, üstüm battı!” dedi. Hiç umursamadım, “Evet orospuyum ve beni çok güzel becerdin, iki kere boşaldım, ama içime tohumlarını bırakmana izin vermem!” dedim kırıtarak. Küfür ederek çıktı. Muhtemelen evine gidecekti, üstünü değiştirmek için. Dönüp aynada kendime baktım, saçım biraz dağılmıştı. Hakan hayvanı dudaklarımı ellemeyip direk amıma yumulduğundan makyajım taptazeydi. Eteğimi kalçamın sadece biraz üstüne indirdim. Amımın üstündeki çorap yırtığı görünmüyordu. Ve Ereni bekledim…

Eren gelince kapıyı tıklattı, “Tuğçeciğim ordamısın?” dedi. “Evet Eren, gel içeri!” dedim. Yavaşça kapıyı açıp içeri girdi, “Çantanı getirdim, al!” dedi ve kapıya yöneldi. Hemen, “Eren aslında bana yardım etsen olmaz mı? Çantanın içinde çorap paketi olacak, onu çıkartırsan sevinirim!” dedim. Eren elleri titreyerek çorap peketini aldı ve açmaya koyuldu. Çorap beyaz ve tekliydi. Yani don kısmı bulunmayan çoraplardandı ve puantiyeli (benekliydi). Eren bir çoraba bakıyor, bir bana bakıyordu. Siki taş gibi olmuş, kendini belli ediyordu. “Nasıl yardımcı olmamı istersin?” dedi. Ben de, “Bacaklarımla masada çok güzel avuçlayarak ilgilenmiştin ve sonra da masaj yapmıştın, şimdi de bacaklarımla senin ilgilenmeye devam etmen gerekiyor! Çoraplarımı değiştir! Önce ayakkabılarımı çıkar!” dedim. Eren yere çöktü bacaklarımdan tutarak, daha doğrusu avuçlayarak, ayaklarımdaki Babetlerimi çıkardı. Tam kalkarken götümü görmek için kafasını kaldırdı ve yırtık kısmı gördü. Ama birşey demeden kalktı…

Ben sonra gözlerinin içine bakarak mermer tezgahın üstüne eğildim. Eren yutkunarak, “Çok güzelsin!” dedi. Gülümsedim, “Biliyorum!” dedim. Eren yaklaştı ve eteğimi sıyırdı, götümü okşamaya başladı. Arkadan bana dayadı. “Off Eren!” dedim. Açıkçası Eren beni daha çok tahrik ediyordu. Sonra hareketleri hoyratlaşmaya başladı. Kıçımı sertçe mıncıklıyor, göğüslerimi sıkıyordu. “Yavaş ol!” dedim. O da bana, “Sen sakın konuşma, yalnıza inleyebilirsin!” dedi. Sözünü dinledim ve ona karışmadım. Çoraplarımı paramparça etti, ucuz orospularınki gibi yırtık pırtıktı. Beni yüzükoyun çevirdi. Pantolonunu indirdi ve sikini çıkarttı. Siki kocamandı ve damarlıydı. Bekletmeden kökledi amıma. Derinlere gittikçe beni uçuruyordu. Sırtından tutunup tırmalamaya çalışıyordum. “Tuğçe senin o nefis bacakların, amın, götün benim!” diye inliyordu. Bense havalarda uçuyordum. Okuldan ikinci arkadaşıma da siktiriyordum kendimi, çok tahrik ediciydi. Ben boşaldım, ardından Eren de, “Geliyorum!” dedi ve sikini amımdan çıkarttı, kafamdan tutup sikini ağzıma verdi ve bütün döllerini ağzıma doldurdu…

Boşalması bitince ağzımda dölleri tükürüp, ağzımı yıkadım. Sonra hemen çorabımı çıkarttım. Eren, “O bana ait, senden bir hatıra!” diyerek yırtık çorabımı aldı cebine koydu, “Hatta donunu da ver!” diyerek külodumu da çıkarıp aldı. Kendime çeki düzen verdim. Bu salak ta bana yumulmak, yavru gibi hatunu önce öpüp, koklayıp sonra sikmek varken, hemen amıma girişmişti. Makyajım sağlamdı. Sonra Eren beyaz puantiyeli çoraplarımı giydirmeye başladı. Çoraplarımı giydirirken eliyle götümü okşamaya başlayınca, “Yapma Eren!” diyebildim. Çünkü yorulmuştum, 15 dakikada 2 kişi üstümden geçmişti. Ama o durmadı. Galiba beni külotsuz görünce yeniden azdı. Bir anda ayağa kalktı. Çoraplarımı henüz yeni giymiştim ve çok seksiydim. Beni duvara yapıştırdı. Arkam ona dönüktü. götümü tükürükledi ve sikini ıslattı. “Hayır yapma, olmaz!” diyebildim sadece. Eliyle ağzımı kapattı ve sikini götüme ittirmeye başladı. Ellerim duvardaydı. Ve yavaşça götüme girmeye başlamıştı…

Bir süre sonra artık götümün içinde gidip geliyordu ve ben de tekrar kudurmuştum. Elini ağzımdan çektim, “Sok Eren, sok! Mıncıkladığın götüme sok! Amımı siktin götümü de doldur! Yüklen bana, dağıt kıçımı! Aaaaayyy!” diye inliyordum. Gittikçe hızlanmıştı. “Saçımı çek ve göğüslerimi okşa!” dedim. Saçımı çekmeye başladı ve göğüslerimi yoğurmaya başladı. Arkadan ne güzel pompalıyordu öyle. Bu biraz daha böyle devam etti, sonra belimden kavradı ve kaldırdı beni, tezgaha yapıştırdı. Sikini hiç çıkarmamıştı götümden. Arkama iyice dayanıp döllerini götüme boşalttı. O çekilince ben yere yığıldım ve “Eren mahvettin beni!” dedim. Bir süre öylece kalakaldık.

Sonra kendimizi toparlayınca, “Bana taksi çağır, eve gidip kendime gelmem gerek!” dedim. Taksi geldiğinde beni taksiye bindirdi. Salak Eren beni ön tarafa bindirmişti. Götüm ağrıdığından doğru düzgün oturamadım. Eteğim kıçıma kadar sıyrılmıştı, çorabımın bittiği yer görünüyordu. Göğüs çatalım ortadaydı ve saçlarım dağınıktı. Kim görse sikildiğimi anlardı. Hemde ne sikilme sikilmiştim! En yakın iki arkadaşım tarafından ayrı ayrı toplam üç kere sikilmiştim. Aslında sikildiğim için mutluydum. Yakın arkadaşlarımın beni sikmesi fikri müthiş bir şeydi…

Taksicinin, “Nereye gidiyoruz?” sözüyle kendime geldim. Evimin adresini söyledim. Yolda yanımızdaki otobüslerden herkes bacaklarıma bakıyordu. Eteğim iyice sıyrılmış, resmen kıçımın ortasındaydı. Taksici de beni kesip duruyordu. Derken çantamın yanımda olmadığını farkettim. Elimde sadece cep telefonum vardı. Hemen Eren’i aradım. O da çantamın Murat’ta olduğunu söyledi. Rezil olmuştum, çantamda prezarvatifler vardı. Murat düzgün ve seviyeli bir çocuktu. Ben Cafede oramı buramı açıp, kendimi teşhir ederken, bir tek o bana gözlerini yapıştırıp bakmamıştı…

Offf! Evin önüne geldiğimizde kafama dank etti, taksiden inmem için para ödemem gerekiyordu ve cüzdanım da çantamda kalmıştı…

sinemada ağzına attırdım

28 Jul

Selam seks hikayelerim okuyucuları. Daha öncede söylediğim gibi, gezmeyi eğlenmeyi ve olmazsa olmazım, değişik değişik karılarla kızlarla sikişmeyi çok severim. Aklı sikinde denilen tiplerdenim yani. Övünmek için söylemiyorum, fakat sikmeyi kafaya koyduğumu, bir yolunu bulur sikerim. Şunu da bilmenizi isterim, öyle yılışık, entel dantel bir tipim de yok. Hatta yakışıklı bile sayılmam. Ama ağzım burnum kulağım falan olması gerektigi gibi :) Tabi ufak Cengiz de öyle. Ben siktiklerimin yalancısıyım, “Kocaman sikin var!” diyorlar :) Birde, bilmiyorum kötü mü yapıyorum, iyi mi, ama en fazla birini 3-4 defa sikerim, sonra soğurum ve dünya güzeli de olsa işim olmaz onla. Tabi arkadaşımın annesi Suna abla farklı, onla fantazi kurup, içimdeki sapıklıkları yapıyorum. Biraz da ona iyilik yaptığımı düşünüyorum, o yüzden onu 4 aydır her fırsatta sikmeye devam ediyorum.

Bu sefer başka bir sikiş anımı paylaşmak istiyorum. Bir arkadaş ortamında tanıştığım Ebru isimli kızla takılmaya başladım. Sikecektim kafaya koymuştum. Ebru esmer güzeli bir çıtır, ençokta beni kalçaları etkilemişti. Gördügümde üstünde bir kot vardı, kalçalarını sarmış, görseniz aklınız gider, yuvarlak dik ve orta boy bir kalça. Zaten benim de aklım gitti, mutlaka sikmeliydim bunu. Tanışma faslı falan filan derken, bunla sohbete başladık. Daha sonraki günlerde takıldığı yerlere takılıp, tesadüf karşılaşıyormuş dümeni yapmaya başladım. Ve sonunda istediğim oldu, telefon numarasını verdi. Ve arayıp mesajlaşmaya başladık. Arkadaşlar, alkol kullanan kızları hertürlü sikerim :) ve Ebru da alkol kulanıyordu…

Birgün Ebruya sinemaya gitmeyi teklif ettim, o da kabul etti. Akşam iş çıkışı aldım sinemaya götürdüm. Arabayı parka bırakıp, caddenin karşısına geçerken, yardım amaçlı elini tuttum, ama dümendi tabii. O da birşey demedi zaten. Sinemaya girmeden dışardaki Tekel bayisinden birtane ufak Viski alıp Ebrunun çantasına koyup, içeri girdik. Filmin başlamasını beklerken, sinemanın büfesinden de iki bardak kola aldık, Viskiyle karıştırıp içtik. Sonra salona geçip yerlerimize oturduk. Sağımızda ve solumuzda 3’er 4’er koltuk boştu. Film başladı. İzlerken, ne yapayım da bunu ayartayım diye düşünürken, ne olursa olsun elini tutayım dedim ve elini tuttum. O da hiçbirşey söylemeyince, ben de tutuğum elini onun dizine koyup, öyle biraz bekledikten sonra, parmaklarımla dizini okşamaya başladım. Baktım tepki vermiyor, hafiften eteğini yukarı sıyırıp, bacağını sıkıp okşamaya başladım. O da benim parmaklarımı sıkıp, okşamama yardım etmeye başlayınca, elini alıp kendi dizimin üstüne koyup, yavaş yavaş yukarı çıkmasını sağladım. Kalkmış olan sikimi artık pantolonumun üstünden kavramıştı…

Ben daha da ileri gidip, fermuarımı açtım ve sikimi çıkarıp eline verdim. Ebru sikimi okşarken, ben de elimi eteğinin altına sokmuş, parmağımı külodunun kenarından sokmuş ve amcığını parmaklıyordum. Ebru bacaklarını iyice açmış, parmağımın amcığına daha rahat girip çıkmasını istiyordu. Elindeki sikimi de öyle bir sıkıyordu ki, sanki daracık göt sikiyordum. Birden Ebrunun kasılıp bacaklarının titrediğini hissettim. Anladım ki boşalmıştı, ama ben halen doluydum. Ebrunun kulağına, “Hadi al ağzına!” diye fısıldadım. O da, “Olmaz insanlar var!” deyince, “Sadece birkere ağzına al, öp bırak hemen!” dedim. Kırmadı eğildi önüme, sikimin kafası ağzına girdiğinde, birden kafasına bastırdım ve ağzına aslan sütümü fışkırttım. Zaten eliyle bana 31 çekerken kafamda hep ağzına vermek vardı. Kusacak gibi oldu ve ağzındaki döllerimi pantolonumun üstüne tükürdü. Sonra doğrulup çantasından selpak çıkartıp, ağzını ve benim pantolonuumu temizledi…

Daha sonra midesinin bulandığını ve WC’ye gitmek istediğini söyledi. Kalktık beraber WC’ye gittik. Ben kapıda bekledim, o girdi. Geri geldiğinde, ben, “Filmden birşey anlamadm, istersen artık çıkalım, arabayla dolaşırız?” dedim. Kabul etti ve sinemadan çıktık, bindik arabaya, dolaşmaya başladık. Arabayla gezerken tekrar başladım bacaklarını okşamaya ve sikimi eline vermeye. Artık onu sikmem gerekiyordu, ona otele gitmeyi teklif ettim. İlk başta kabul etmedi, ama daha rahat olacağımızı, korkmasını gerektirecek bir yer olmadığını falan söyleyerek ikna ettim. Otele gidip odamıza çıktığımızda, öpüşürken biryandan da soyunmaya başlamıştık. Ona, ilk gördüğüm günden beri kalçalarına hasta olduğumu, domaltıp bağırta bağırta sikmek istediğimi söyledim. Ben tamamen çıplaktım, Ebru da sütyen külotla kalmıştı ve yarağımı eline almış okşuyordu. Kulak memesini emdikçe iyice kendinden geçmeye başlamıştı…

Sütyenini çıkarınca, füze gibi göğüsler, uçları dimdik bir şekilde serbest kaldı. Memelerini yalayıp, uçlarını ufak ufak ısrarak, aşağıya balkutusuna indim. Tanga külodunu nazikçe çıkarıp, amcığının her tarafını yalayıp, dilimle amcığını sikmeye başaldım. O da hemen 69 pozisyonuna geçmiş, benim sikimi yalayıp emiyordu artık. Boşalmamak için kendimi zor tutuyordum, ağzına patlamadan amcığın tadına bakmak istiyordum. Yatağa uzattım ve kenara çektim, kendim ayakta, bacaklarını omzuma alıp, sikimi vıcık vıcık olmuş amcığına geçirdim. Yüz hali beni daha çok tahrik etti, biraz canı acımıştı. İyice kökleyip pompalamaya başladım. Ebru artık çırpınıyordu, başını sağa sola çevirip orgazm oluyordu. Ben de patlayacaktım, amından çıkartıp göbeğine boşaldım…

Sigaralarımızı içtikten sonra Ebru duş almak için banyoya girdi. Benim aklım götündeydi, acaba götten sikmeme izin verir mi diye düşünürken sikim yeniden kalktı. Ben de banyoya gidip, “Beraber duş alalım!” dedim. Kabul etti. Birbirimizi yıkıyorduk. Ben onu yıkarken arkasını bana çevirdim ve sikimi sabundan kayganlaşmış kalçalarının arasına sürtüyordum. Sikimi göt deliğine denk getirip hafif bastırdığımda, Ebru hemen, “Ordan yapma canım, çok acıyor!” dedi. Ben de, “Daha önce yaptın mı?” dedim. “Evet, ama canım yandı!” dedi. Zaten böyle güzel göt sikilmedi deseydi inamazdım. “Canını yakmayacağım, kendini kasma!” deyip, bunu duşun altında domalttım…

Büzüğünü biraz daha sabunlayıp kayganlaştırdıktan sonra sikimin kafasını yavaş yavaş sokmaya başladım. Sonunda hayallerimdeki götün içine giriyordum. Ebru acıyla, “Off, dur yapma!” dedi, ama belini kavramıştım, bırakmadan birden hepsini kökledim ve gidip gelmeye başladım. 2-3 dakika sonra Ebrunun göt deliği açılmış, sikim daha rahat girip çıkıyordu. Götünü sikerken bir elimle de saçlarından tutmuş çekiyordum. Ebru da amını okşuyor, parmaklıyordu. Daha fazla dayanamadım ve daracık götünün içine döllerimi fora ettim. Ama Ebru daha boşalmamış, halen amcığını parmaklıyordu…

Kucakladığım gibi yatağa götürüp, sırt üstü yatırdım, amcığını yalayıp parmaklamaya başladım. Az sonra Ebru da kasılarak boşaldı. Ama benimki yine kalkmıştı. Ebrunun ağzına verdim, saçlarından tutup ağzını sikmeye başladım. Arada bir sikimi çıkartıp, sikimle suratına dudaklarına vuruyordum. Ebrunun, “Ağzıma boşalma!” demesi beni daha çok azdırdı, “Tamam!” deyip ağzına tekrar soktum, ensesinden çekerek sikimi gırtlağına kadar sokup, döllerimi midesine yolladım. Döllerimin hepsini yutana kadar ensesini bırakmadım. Bu sefer tükürmeyip hepsini yuttu…

Ebruyu o hafta birkaç kere siktikten sonra, herzamanki gibi ondan da soğudum ve sepetledim.

içimdeki orospuluk

28 Jul

Sırayla 5 bayan, ayda bir, birimizde kahvaltı partisi yapardık. O gün 4 arkadaşımla beraber, Filiz ablaya kahvaltıya gitmiştik. Filiz ablamız 44 yaşında olduğundan yaşça hepimizden büyük, ama yaşını göstermeyen, daima güleryüzlü, tombul, genelde hep mutlu tanıdığımız ve çevresine mutluluk veren biriydi. Bazen kendisiyle bukadar barışık olan bu kadının mutluluk sırrını merak ederdim. Neyse, kahvaltıdan sonra, çaylar içildi, sohbet eşliğinde kahvelerimizi de içtikten sonra, benden hariç herkes gitmişti. Kocamın ve çocuklarımın eve gelmesine daha çok vardı, o yüzden ben biraz daha kalmıştım…

Filiz abla bana, “Necla sen TV’ye takıl, ben masayı toplayım, sonra birer kahve daha içeriz!” dedi. Ben de kumandayı aldım elime, kanalları yoklarken yanlış uyduya girmişim, birden porno kanalı açıldı ve adamın birinin kadına tam sikini sokması koca ekrana gelmişti. Panikleyip, delice tuşlara basıyor, o uydudan çıkmak istiyordum, ama nafile, sanki uydu alıcısı kilitlenmişti. Tam o arada Filiz abla mutfaktan geldi. Benim perişan halimi görünce kahkayı bastı, “Bu kanalda işin ne kız? Yoksa sen de benim herif gibi böyle şeylere mi meraklısın?” dedi. “Ya abla sende yani, bilerek mi açtım sanki?” dedim, ama çok utanmıştım…

Filiz abla kumandayı alıp, ekranda sikişenlere son kez bakıp, “Adamınki de güzelmiş, aynı benim herifinkine benziyor!” dedi ve kanalı değiştirdi. Hakikatten adamın siki güzeldi, orta boy, kalın ve dimdikti. Utanmıştım, ama böyle bir filmi ilk gördüğüm için, aynı zamanda hoşumada gitmişti. “Aman abla, sende amma yaptın, Hıdır abim 48 yaşında, yoksa eski halinden mi bahsediyorsun?” dedim. “Olurmu kız, Hıdır eski halinden hiç taviz vermedi, tam tersine cinsel hayatımız dahada kaliteli olmaya başladı!” dedi. “Nasıl yani?” derken, aklımdan bizim evdeki halimiz aklıma geldi. Oğlumdan sonra 8 yıl önce kızımız dünyaya geldikten sonra, eşimin istek gücü bayağı zayıflamış, bazen 2 ay kardeş gibi yanyana yatardık, ben de artık bu duruma alışık olmuştum, hiç bir istekte bulunmuyordum…

Filiz abla anlatmaya devam ederek, “Eskiden yaptığımız hızlı ve kısa sevişmelerden daha ziyade, şimdi uzun uzun sevişip, ilişki arasında fantaziler kurup birbirimizi zirvelere taşıyoruz!” dediğinde ciddi olduğu belliydi. Ben yine sadece, “Nasıl yani?” diyebildim. “Bak mesela, bazen, tabi her seferinde değil, böyle bir toplantı gününden sonra, Hıdırla sevişirken, bana sorar kimler vardı diye, ben de isimleri sayarım. O da, (Hayırsız kadın, hepsini niye yolladın, birisini yatağımda bıraksaydın ya!) der!. Ben de kocamı tamamen çıldırtmak için, (Hepsini yollamadım, bak Vildanı sana bıraktım, şimdi Vildanı sikeceksin!) derim. O da hemen Vildan yataktaymış gibi bana, (Vildan hanım hoşgeldin, niye geldin?) der. Ben de Vildanmışım gibi, (Hıdır abi amım sikini çekti, sana siktirmeye geldim!) derim. O da, (Madem öyle, hemen amına takayım!) der. Sonra, (Amın çok güzel Vildan, sokuyorum bak dibine kadar girdim!) der. Ben de, (Sok Hıdır abi, sok!) derim. O da, (Dayanamıyorum Vildan, amına fışkırtacam!) der. (Fışkırt Hıdır abi, döllerini içime akıt!) derim, ve iştahla içime boşalır! İşte buna benzer çok fantaziler yaparız. Bazen de benim başka bir erkekle sikiştiğim fantaziler yaparız. Ama herşey yatakta kalır ve biter!” dedi.

Kulaklarıma inanamıyordum, böylesini ne duymuş, nede yaşamıştım. Ama muazzam tahrik olmuştum. Kaybettiğim sandığım istek duygusu birden içimi parçalamış, amım sulanmaya başlamıştı. Filiz ablanın, “Noldu kız, şok mu oldun? Yoksa aklın halen deminki sikte mi?” dedi ve yine kahkahayı bastı. Utanarak güldüm, “Gerçekten içimi kıpırtdattı abla!” dedim ve birazcık bizim yatak odasında olan bitenden bahsettim, yani daha doğrusu olmayanlardan. Bana, “Vah zavallım!” dedi, biraz durdu, sonra, “Aklıma birşey geldi kız, Hıdırıma süpriz yapmak istiyorum, sen şimdi gidip soyunup yatağa yatacaksın, birazdan o da gelir seninle ilgilenir!” dedi. İşte buna şok olmuştum, “Saçmalama abla! Söylediğin ne biçim bir laf öyle?” dedim, ama gerçekten kızmıştım…

“Bak güzelim, 32 yaşındasın, şimdiden hayata küsmüş gibisin, hem sen biraz zevk, heyecan ve kadınlığını yaşarsın, hem ben de Hıdırımın en büyük arzusunu, fantazisini gerçekleştirmiş olurum!” dedi. “Asla yapamam ve yapmam!” dediysem de, o ısrar ettikçe bu fikre yatkın oluyordum. O da ne yaptı etti, sonunda bana kabul ettirdi ve öocuk gibi sevinerek, “Yaşasın!!! Bakalım bizim Hıdır bey fantaziden ileri gidebilecek mi?” dedi…

Üst kata çıkıp, çırılçıplak soyunup, yatağa girmiştim. Tahminen ateşim 45 derece vardı. Yorganı kafama çektim. Tanrım, ben burda yabancı bir yatakta çırılçıplak neler yapıyordum? Yorganı tekrar indirdim, vazgeçmeyi kafaya koymuştum, tam giyinip gitmek isterken kapı açıldı, Hıdır abi içeri girdi. Beni öyle görünce afallayıp kaldı. Yaklaşık 1 dakika kadar taş kesilmiş heykel gibi odanın girişinde durdu, sonra toparlanıp, aşağıya seslendi, “Sürprizine bayıldım karıcığım, harikasın, seni çok seviyorum!” diye ve kapıyı kapattı. “Hoşgeldin Necla hanım!” deyip, gömleğini çıkartmaya basladığında, ben başımı yana çevirmiş, deminki ateşimin yerini soğukluk almış, resmen havale geçiriyordum…

Hıdır abi soyunmuş olmalı ki, yatağa geldi, bir eliyle elimi tutarken, diğerini de yorganın altına atıp, ayağımı okşadı. Biraz olsun yumuşamıştım, ama yine gergindim. “Pişman olmayacaksın güzelim!” deyip, yanağımı hafifden öperken, sıcak nefesini yüzümde hissediyordum. Hıdır abinin sakin konuşmaları ruhumu okşuyor, gittikçe rahatlıyordum. Demin elinin bulundugu ayak kısmına şimdi yüzünü getirmişti, ayaklarımdan başlayarak yukarıya doğru, süt beyaz tenimi öpe öpe, inceleye inceleye çıkıyordu. Şimdi baldırlarıma varmış, parmak uçlarını baldırlarımın iç kısmında gezdirirken, sanki o büyük elleriyle değil de, bir kuştüyü ile okşuyor gibiydi…

Deminki tedirginliğimin yerini zevk ve istek almış, bundan sonra olacakları sabırsızlıkla bekliyordum. Şimdi kafası baldırlarımın arasında, öperek bana ilk orgazmımı yaşatıyordu. Nihayet dudakları amıma kavuşmuş, diliyle klitorisime çok hafif değiyordu. Okadar ustaydı ki, bacaklarım açıldıkça açılmış, bale dansçısı gibi ayırmıştım onları. Kendimden geçmek üzereydim, iki elimle başını kavramış, bazen bastırıp bazen çekiyor, orgazmlarıma destek oluyordum. O bölgeden yalayarak göbeğime, sonradan memelerime gelip, susamış bebek gibi onları avuçlayıp, hoyratça emmeye başladı. Uçlarını ısırıp, acıyla zevk arasında oyunlar yapıyordu süt beyaz diri göğüslerime. Dekoltemden çıkıp boynuma, boğazıma yapışmış, tenimi yalarken, benim içimde fırtınalar kopmuştu…

Kendimi zevk seline kaptırmış gidiyorken, birden amcığımın içine kalın sikinin hiç zorlanmadan oturduğunu hissettim. Artık akıntıya kapılmış, şelaleye doğru sürükleniyordum. Bu dakikadan sonra seks ve sevişmek benim için yeni bir defter acmıştı hayatımda. Hıdır abi sikini köküne kadar içime sokmuş, bir müddet böyle durduktan sonra, çekip geri gömmüştü. Şimdi gelip giderken, “Harikasın Necla hanım, daracıksın, çok mutlu ettin beni!” deyip, hoş sözleri bir yandan, amıma vuruşları öbür yandan, zincirleme orgazmlar yaratıyordu bende. Yaklaşık 9-10 dakika beni böyle sikti…

Sonra birden değişmeye başladı, sanki Hıdır abi deminki narin ince ruhunu terketmiş, gittikce kabalaşıyordu. Hoyratca amıma çarparken, benden de tepki gelmeyince dahada vahşileşiyor, buda bana ayrı bir zevk veriyordu. Kullandığı kelimeler argolaşmış, ikimizi de inanılmaz senaryolara sürüklüyordu. “Yarrağım amında Necla, hoşuna gidiyormu?”. “Gidiyor abi, sok amıma, sok, sertçe sok!”. “Vay kaltak vaay! Demin utanırken şimdi yarrağım yetmez oldu haa?”. “Ohhhh, ahhhh, abi harika yarrağın var, vur amıma, kudurt kaltak Neclanı!”. “Al ozaman kaltak karı! Ayır amını, amına soktuğumun orospusu!”. “Öyle deme abi…”. “Sus orospu! Orospu! Orospu! Orospu! Sen adi bir orospusun! Utanmıyormusun arkadaşının kocasına amını dayamaya?”. “Utanmıyorum lan pezevenk! Senin o Filiz denen orospu karın istedi, ben de açtım amımı! Kapa çeneni de, amıma geçir pezevenk!”. “Geçiriyorum lan orospu, senin pezevengin olacam, satacam seni, siktirecem herkese, kaltak karı, adi fahişe seni!”. “Oohhh geçir koçum! Offf offff, sok, sok, daha hızlı, fışkırt içime, döllendir beni!”…

Ve ikimiz de çığlık atarak aynı anda boşaldık. Hıdır abi üstümde yığılıp kaldı. İkimiz de bitmiştik. 2 dakika sonra, “Neclacığım, güzelim, umarım demin söylediklerimden dolayı bana kızmadın?” dedi. Gülümseyerek, “Yok abi, neden kızayım? Bana hiç yaşamadığım harika şeyler yaşattın, demek ki benim de içimde orospuluk yatıyormuş!” dedim, gülüştük. Doğrulup yatakta oturduk. Hıdır abi bana sarılıp uzun müddet saçımı okşadı. Sonra kalkıp ıslak mendille biraz temizlenip giyindim. Hıdır abiye sarılırken sonsuz minnettardım ona. O sırada Filiz abla kapıyı tıklatıp, müsade isteyip içeri geldi. Hemen koşup ona da sarıldım, “İyi ki varsın ablacığım, seni çok seviyorum!” deyip, muhteşem çifti başbaşa bıraktım.

taksici ve kapıcı sikiş

28 Jul

Taksiden inerken taksiciye, “Paranızı şimdi evden getiriyorum!” dedim ve apartmana yürümeye başladım. Taksici herhalde parayı ödemeden kaçacağımı düşünmüş olmalı ki, arkamdan indi ve apartmana geliyordu. Dönüp ona bakınca, bana, “Size asansör çağırayım, kalçanız iyi değil herhalde, düzgün yürüyemiyorsunuz?” dedi. Bende hem utanmış, hemde işi orospuluğa vurmuştum, “Evet çok ağrıyor, çok sert birşey çarptı!” dedim. “Kaçıncı kattasınız?” dedi. Bende “8. kat!” dedim. Önümden fırlayıp asansör çağırmaya koştu. Yanına geldiğimde, “Asansör çalışmıyor, yürüyerek çıkacağız!” dedi. (Bu kadar aksilik olmaz!) dedim kendi kendime ve adamın önünden merdivenleri çıkmaya başladım. Zaten götümde olan eteğimin altını görebildiğinden eminim. Acıdan doğru düzgün yürüyemiyordum, kıvırtıyormuş gibi elin adamının önünde 8 kat çıkacaktım!

Bir süre sonra yoruldum ve 3. katta durdum. Adam hemen, “Durun destek olayım size!” dedi ve elleriyle yakalayıp beni kucağına aldı! Ben, “Durun ne yapıyorsunuz?” derken düşmemek için boynuna sarılmıştım. Taksici, “Böyle çıkmaya çalışırsak bitmez bu yol!” dedi. Bir eli kalçalarımdan tutuyordu, diğer eliyle sırtımdan göğsüme dokunuyordu. Göğüslerim iyice meydandaydı ve etek artık örtme vasfını kaybedecek kadar yukarıda olduğundan kasıklarım görünüyordu. İçimden (Bu adam beni sikecek!) diye geçirdim. Ve eskiden Lisede dolmuşçuya verdiğim gibi, bu adama da vermek istedim. “Ay durun, bacaklarım çok ağrıdı!” dedim ve beni kucağından indirdi. 5. ve 6. Katların arasındaydık. Taksicinin önününde domalarak bileklerimi ovdum. Arkamdan kalçalarımı tutarak bana dayadı ve “Ne oldu hanfendi? Neyiniz var?” dedi. Ben de “Birşeyim yok, sadece azdım, bakıyorum da, senin sikin de kocaman oldu!” dedim…

Gerçekten bana neler olmuştu. Kudurmuş gibiydim. Sevgilimden ayrıldığımdan beri 6 aydır sikişmiyordum ve bugün gerçekten çok azdığımı farkettim. Adamın sikine kıçımı bastırarak kafamı geriye çevirdim ve kıpkırmızı parlak dudaklarımı adamın şaşkın ağzına yapıştırdım. Taksici şoku atlatınca, benim o nefis ve o gün hiç dokunulmamış dudaklarımı emmeye başladı. Elleriyle de göğüslerimi yoğuruyordu. Döndüm ve taksiciyi duvara ittirdim, önüne eğilip sikini çıkardım ve yumulduğum gibi yalamaya, emmeye başladım. Adam zevkten titriyor ve “Off seni üniversiteli orospu, çok güzel yapıyorsun, emmeye devam et!” diyordu. Bugün bana herkes ‘Orospu’ diyordu ve ben de orospuluğun hakkını veriyordum anlaşılan. Adamın sikini eme eme boşalttım. Boşalırken kafamı bastırdı ve resmen gırtlağıma akıttı döllerini. Mecburen hepsini yuttum. İlk kez döl yutuyordum ve tadı bir garipti…

Adam kalktı, sikini donuna geri sokup, beni kucakladı ve asansöre gitti, asansörü çağırdı. Meğerse asansörün bozuk olduğu falan yokmuş! Adama kızdım, “Seni pislik, götümü görmek, beni ellemek için yalan söyledin demek!” dedim. “Evet güzelim ve daha fazlasını da alacağım!” dedi. Ben ne olduğuna anlam vermeye çalışırken asansöre bindik ve bodrum düğmesine bastı. Ben hiçbirşey demeye fırsat bulamamıştım bile. Bodruma indik ve beni kazan dairesinin yanındaki depoya soktu. Tozlu yere fırlattı beni ve üstüme çullandı. Elbisemi fermuarından resmen söküp çıkardı bir kenara fırlattı. Bembeyaz çoraplarım ve bordo sutyenimle karşısındaydım. Hemen sikini çıkardı ve üstüme uzanıp, amıma hoyratça geçirmeye başladı. Okadar kabaydı ki, aldığım zevkin tarifi yoktu. Hızlı hızlı sikiyor ve beni delirtiyordu. “Sik beni erkeğim, doldur beni, söndür ateşimi, daha hızlı, daha hızlı!” diye inliyordum…

Amıma defalarca sokup çıkarttıktan sonra, ayağa kalktık. Beni bacaklarımdan tutup kucağına alıp sırtımı duvara yapıştırdı. Boynuna sarılmıştım. Taksici içime girmeye başlayınca dudaklarımı dudaklarına yapıştırdım ve deli gibi sikişmeye devam ettik. Kaç dakikadır sikişiyorduk bilmiyorum, ama bir an karşıdaki depo kapısında bizi izleyen birini farkettim. Dikkatli baktığımda bu kapıcının oğluydu ve seslere gelmişti. Kapıcının oğlu Ahmet 17-18 yaşlarındaydı, Liseye gidiyordu daha. Merdivenden inerken etek giydiysem hep altıma bakar, çöpleri vermek için eğildiğimde göğüslerimi keser, tayt giydiysem apartmanın kapısını açıp bana selam vermek bahanesiyle eğilir, ben yanından geçerken taytlı götümü süzerdi. Hatta bir keresinde sevgilimle sevişmeye eve geldiğimizde asansörde denk gelmiştik. Kapıcının oğlu Ahmet arkamdaydı ve asansör durup biz inerken kıçımı sıkıp bırakmış ve ufak sessiz bir tokat atmıştı. Hoşuma gittiği için sevgilime çaktırmamıştım…

Şimdi ise beni bir taksici tarafından depoda fena bir şekilde sikilirken izliyordu. Ona göz kırptım ve inleyerek boşaldım. Biraz sonra da taksici böğürerek sikini çıkarttı ve göğüslerime boşaldı. Ben iyice bitkinleşmiştim. Bugünkü 4. sikilişimdi ve saat henüz 19:00 civarı olmalıydı. Daha konsere gidecektim, arkadaşlarım bekliyorlardı. Taksici üstünü başını düzeltti toparlandı ve “Para istemez küçük orospu, tadın nefisti, o yeter!” dedi ve dudaklarıma öpücük kondurup çekti gitti. Ben de kapıcının oğluyla uğraşamayacağımdan, elbisemi giymeden hemen yanından seğirttim, kendimi asansöre attım ve sonra direk daireme girdim…

Üstümü başımı çıkarıp (zaten üstümde sadece sutyenim ve çorabım vardı) banyoya girdim. Aklımdan bugün evden nasıl çıtı pıtı, taş gibi çıktığım ve eve nasıl döndüğüm geçip duruyordu. Elimi amıma attım, amımın içerisi ateş gibiydi, bugün 3 yarrak birden yemişti. Ben gerçekten müthiş bir orospuydum ve Taksiyle eve bedavaya gelmiştim! Aptal Hakan ve Eren beni sikerken bir kere bile öpmemişlerdi, ben de taksiciye vermiştim dudaklarımı ve taksici resmen sömürmüştü. Kendime inanamıyordum, bukadar sikilmeme rağmen halen çok azgındım ve istekliydim. Sıcak suyla belime ve kıçıma masaj yaptım, ağrısı çok azalmıştı. Duştan çıktım. Ne giysem diye düşünmeye başladım. Dolabımı açtım. İnce siyah taytımı, gri beyaz bir yakası omuzdan düşük bol tişörtümü ve kırmızı, dantelli iç çamaşırlarımı çıkardım. Hepsini giyince, dudaklarıma pembe bir ruj ve gözlerime siyah kalem çektim. Aynanın karşısına geçince bomba gibi olduğumu gördüm. Tişörtümün bir omuzu düşük olduğundan kırmızı sutyenimin askıları görünüyordu. Ayrıca tişörtün altından sutyenim belli oluyordu. Arkamı döndüm, kırmızı iç çamaşırım, ışıkta parlayan incecik siyah taytımın altından rengini belli ediyordu…

Buzdolaptan bir enerji içeceği alıp içtim ve evden çıktım. Tam kapımın önünde kapıcının oğlu Ahmet’le karşılaştım, “Merhaba Ahmet, nasılsın?” dedim gülerek. “Çok iyiyim, siz de oldukça yoğunsunuz heralde Tuğçe hanım?” dedi. “Evet şekerim çok yoğunum, kusura bakma kaçmam gerekiyor!” dedim ve asansöre yöneldim. Ahmet asansörün kapısını açıp eğildi. Güldüm, galiba yine kıçıma bakacak dedim ve kıvırta kıvırta önünden geçtim. O da benimle asansöre girdi ve arkama geçti. Zemin kata inerken, “Biraz önce çok güzeldiniz ve şimdi de taş gibisiniz!” dedi. Ben de, “Ahmeeet, yaramaz çocuk, teşekkür ederim!” dedim ve dönüp omuzlarına ellerimi koyup, bacağımı bacak arasına koyarak, yanaklarından öptüm. Ve geri çekilmeden tekrar önüme döndüm. Kıçımın arkasına sikini denk getirmiştim. Ne olduysa o anda oldu, Ahmet asansörü durdurma düğmesine bastı ve ellerini tişörtümün içine daldırdı…

Oysa bu çocuğa o an kendimi siktirmek istemiyordum, sadece biraz kudurtma niyetim vardı. Ama bana saldıracağını düşünmemiştim. Ve “Dur, ne yapıyorsun sen öyle?” demeye başladım. Ahmet hiç beni dinlemiyordu bile, tişörtümü sıyırıp göğüslerime yumuldu. Göğüslerimi öperken bir eliyle de taytımı külotumla birlikte sıyırdı ve aşağı eğildi. Amımı vantuz gibi çekerek emmeye başladı. Beni asansörün kapısına dayamıştı. Aynadan kendimi ve Ahmeti görüyordum. Daha Lisedeki çocuk kendisinden kaç yaş büyük üniversiteli hatunu asansörde götürüyordu! Acayip tahrik olmuştum. İnliyordum. Bir süre sonra boşalmıştım. Saçından çekip Ahmet’i yukarı kaldırdım. Elleri kıçımdaydı. Aynaya ellerimi dayayıp geriye doğru kıçımı çıkardım. Ahmet hiç vakit kaybetmeden sikini çıkarıp ıpıslak amıma kökledi ve pompalamaya başladı. Biraz öyle amıma devam etti, ardından sikini amımdan çıkarıp götüme dayadı. Hiçbirşey demedim. Fazla zorlanmadan götüme girmişti. Siki çok kalın değildi, ama benim gibi bir orospuya yeterdi!

Götüme de biraz pompaladıktan sonra, bir götüme bir amıma sokmaya başladı. Bunu yapması okadar hoşuma gitmişti ki, deli gibi bağırıyordum, “Sik beni Ahmet, sik bakalım üniversiteli senden büyük orospunu. Bak senin için giydim kırmızı iç çamaşırımı, incecik taytımı, off doldur içimi hayatım. Dağıt beni, parçala her yerimi, Lisede yoktur böyle yavrular!” dedim. Kulağıma yaklaşıp, “Okadar da değilsin, senden daha iyileri var!” dedi. O an sinirden kudurmuştum, kimse benden daha iyi olamazdı. O an bunu duymak beni delirtmişti. Ahmet’ten kurtulup ona döndüm ve bir tokat patlattım. Ardından onu yere oturtup, o tepki bile veremeden sikinin üzerine oturdum. Kafasını göğüslerime bastırarak kucağında zıplıyordum ve “Sen halt etmişsin, benden daha iyisini bulamazsın, adi şerefsiz, sen hem beni sik, hem de laf söyle, olmaz öyle şey!” diyordum. Dudaklarına yumulup daha hızlı zıplamaya başladım. Birden Ahmet, “Evet, senden iyisi yok, sen bir numarasın kaltak Tuğçe! Ohhhh, geliyorumm!” dedi. Hemen üsütnden kalkıp sikini ağzıma aldım ve gözlerinin içine bakarak, döllerini yutmaya başladım. Bir taraftan da “Mmmmhhh!” diye inliyordum.

Boşalması bitince ağzımı kağıt mendille sildim. Üstümü başımı düzeltip, külotumu taytımı götüme çektim. Saçımı da düzelttiğimde evden çıkarkenki gibi olmuştum. Zemin kat düğmesine bastım. Garibim Ahmet daha olayın şokundan kendine gelememişti, çünkü biraz önce Ahmet beni değil, resmen ben Ahmet’i sikmiştim. Gerçekten işini bilen bir kaltak olmuştum. Topuklu ayakkabılarımı ayağıma geçirip, Ahmetin dudağına bir öpücük kondurup doğruldum. Asansörün kapısı açılınca bir ayağımla Ahmet’in bacaklarının arasına adımımı atıp dışarı çıktım ve Ahmet’e “Hoşçakal bebeğim, sikin çok güzeldi gerçekten. Beni asansörde nasıl becerdiğini o Lisedeki şıllıklara anlatabilirsin!” dedim ve göz kırparak yanından ayrıldım…

Beni bugün 4 kişi sikmişti ve saat henüz 20:15’ti. İçimde bir his vardı, bugün daha da güzelleşecekti benim için. Kıvırtarak otobüs durağına yürüdüm ve bizim okuldan geçen en kalabalık otobüse bindim. Herkesin gözü üzerimde, özellikle kıçımdaydı…

hemşireyi bir güzel siktim

28 Jul

Selamlar. Siteye uzun süre takılmamın verdiği cesaretle yazıyorum. Yalnız isimleri affınıza sığınarak değiştireceğim. 31 yaşında öğretmenim. Eşimle severek evlendik ve çok da mutlu bir ilişkimiz var. Hikayemin başlangıcı bel fıtığı olmamla başladı. Eşimin hemşire arkadaşı var, ismi Aslı. Fizik tedavi bölümüne fıtık nedeniyle hastaneye yattıktan sonra, ufak bir operasyon geçirdim. Eşim çalıştığı için pek sık gelemiyordu. Zaten gelmesine de gerek yoktu, çünkü çocukluk arkadaşı Aslı benim kaldığım serviste çalışıyordu. Ameliyattan sonra yürüme egzersizleri başlayınca, Aslı sürekli omuzumun altına girip beni yürütüyordu. Kesinlikle cinsel bir istek uyanmamıştı bende, ama göğüslerine bakmadan da edemiyordum.

Aslı 30 yaşında, oldukça güzel yüzü ve fiziği olan bir kadındı. Çok narin bir ses tonu vardı, onu duyupta etkilenmeyecek erkek yoktur. Beni odaya yatağa yatırdıktan sonra sırtıma ufaktan masajlar yapardı, rahatlamam için. Bu Aslının işiydi. Bazen sikimin kalktığı da oluyordu, fakat yüz üstü yattığım için, Aslı bunu görmüyordu. Ensemden başlayıp ta kuyruk sokumuma kadar masaj yapıyordu. Ve ben gittikçe deliriyordum.

Eşimin söylediğine göre, Aslının kocasıyla maddi problemleri yüzünden arası bayağı açılmıştı. Birgün akşam eşim bana bir miktar altın verdi, “Sabah bunları Aslıya vereceksin!” dedi. Ben de, “Tamam.” dedim. Sabah saat 10 gibi Aslıların zilini çaldım. Uzun uzun çalmadan sonra Aslı üzerinde sabahlıkla kapıyı açtı, ama kapının arkasına saklanmıştı, sadece kafası görünüyordu. Ben altınları verdikten sonra, teşekkür etti ve beni sabah kahvesi içmeye davet etti. Ben derse yetişmem gerektiğimi söyleyip, red etsem de, ısrarlarına dayanamayıp girmek zorunda kaldım. Direk mutfağa geçtim. O da geldi, sırtı bana dönük kahve yapmaya başladı. İnce saten sabahlıktan tüm vücut hatları belli oluyordu. İçinde sütyeninin olmadığı sabahlığının sırtına engelsiz temasından belli olurken, altında da Tanga külodun olduğu kenarlarının dantel kabartmasından anlaşılıyordu…

Benim sikim yine kalkmış ve heyecandan terlemekten sırıl sıklam olmuştum. Kocası işteydi ve normalde akşama kadar gelmezdi, ama ben yine de panik oldum ve kahveyi acele içip gitmek istedim. O ise, “Konuşacaklarım var!” deyip oturttu beni. Kocasının yaptığı borçları anlatırken, bir taraftan da ağlıyordu. Ben teselli etmek için elimden geleni söylesem de, hüngür hüngür ağlamasıyla birlikte yatak odasına kaçması bir oldu. Nasıl olduysa peşinden gittim. Aslı yatağa yüz üstü uzanmış ve hıçkırıyordu. Yatağın kenarına oturup, saçlarını okşayıp, sorunların halledilebilir sorunlar olduğunu söyledim. O arada hem saçlarını, hem yüzünü okşuyordum. Sonra elimi sırtına doğru indirdim ve sırtını okşadım, masaj gibi. Biraz rahatlamıştı. Ağlaması kesilince devam ettim, omuzlarını, ensesini derken birden döndü, dönmesiyle birlikte gögüslerinin üst kısmı açılmıştı…

Göğüslerini görünce bende kayış koptu, ister istemez elim göğüslerine kaydı ve okşamaya başladım. Aslı da boş durmuyor, bir eliyle elimi tutup, göğüslerine bastırırken, diğer elini de Tangasının içine sokmuş, amını okşuyordu. Bunları bilinçsizce yaptığı çok belliydi. Ama olan olmuştu birkere, yavaşça dudaklarından öpüp, sabahlığını tamamen açtım. Sadece tangasıyla karşımdaydı. Elimi tutup, gülerek, “Masaj yapma sırası sende, ben sana Hasatanede çok masaj yaptım!” dedi ve elimi Tangasının içine götürdü. Elim sıcacık amına temas ettiğinde elektrik çarpmış gibi oluyordu. Amına uzunca masaj yaptım, inleyerek sırılsıklam olunca, tekrar arkasını döndü, kalçalarına da yaptım, yoğurdum. Arasıra göt deliğine parmaklarımla dokununca çıldırıyordu. İnleyerek, “Parmağını sok!” dedi…

Götüne parmağımı sokup çıkarmaya başladığımda, Aslı zevkten kuduruyordu. Birden döndü ve beni üstüne çekti, kravatımı ve gömlegimi bir hamlede çıkarttı ve deliler gibi her tarafımı öpüyordu. Sonunda sikimi eline alıp sakso çekmeye başladı. Çok büyük bir sikim yok, ama yinede idare eder. Nasıl olduğunu anlayamadan bir anda Aslının ağzına boşaldım. Midesi bulandı ve hemen kalkıp ağzını yıkamaya gitti. O kadar çabuk boşalmam normalde, ama ne oldu ben de anlamadım…

Ağzını yıkayıp geldikten sonra, sırtüstü uzandı ve bacaklarını açıp, beni arasına aldı ve sikimi amına sürtmeye başladı. Söylediğine göre hep öyle boşalıyormuş. Amına fırçadan sonra boşalınca, “Hadi sok içime!” dedi. Ben gerçekten kararsızdım ve nedense korkuyordum da. Bir anda eliyle tutup sikimi kaygan amına soktu ve belimden asılarak, içine girmemi sağladı. Sikim dibini bulunca, “Ooohhhhhh!” diye inledi. Yemin ediyorum, 3 yada 4 kez gidip geldikten sonra boşaldım. İnanamıyordum, o nasıl sıcak bir am, o nasıl kaygan bir am! Daha içindeyken boşaldıktan sonra sikimi çıkarmdan devam ettim. 1-2 dakikadan sonra yine boşaldım. Aslı yüzüme garip garip bakarak, “Sen böyle erken boşalmazdın, ne oldu?” deyince şaşırdım. Meğerse eşim anlatırmış, en az 30-40 dakika sikiştiğimizi…

Kendime inanamıyordum, heyecandan 10 dakikada 3 kez boşaldım, ama yinede sikim kazık gibiydi. Aslı arkasını döndü ve arkadan amına girmemi istedi. Dediğini yaptım. Bir müddet arkadan amına git gelden sonra, “Verdiğine karşılık ben de sana bir hediye vereceğim! Kocama hiç götten vermedim, ama senidir artık, götümü sikmeni istiyorum!” dedi. İşin ilginci daha önce hiç göt sikmemiştim, çok heyecanlanmıştım. Aslı iyice domalıp götünü kaldırdıktan sonra, göt deliğini tükürükleyip parmaklamamı istedi. Ben götünü parmakladıkça titriyordu ve amını okşuyordu. Sonunda bir daha boşaldı. Bu arada göt deligi iyice açılmıştı. Benim yarak ta fazla büyük olmadığı için rahatça girdi götüne. Götüne git gel yapmaya başladığımda fark ettim ki, götten daha zevkli oluyormuş. Zaten Aslının inlemeleri ve peş peşe boşalmaları bunun kanıtıydı. Sonunda yine dayanamayıp götünün içine boşaldım. Ama yine de götünü sikmeye devam etmek istiyordum. Ama Aslı bugün kocasının eve erken gelebileceğini söyledi ve ben de çıktım götünden. Hemen acele bir duş alıp ayrıldım ordan…

Okula gittikten sonra, olanları aklımdan çıkaramıyordum. Birkaç gün sonra bize geldiler. Aslı bana isterik isterik bakışlar atıyordu, ama ortam müsait değildi, birşey yapamadık.

dört zenci sevgilimi sikti

28 Jul

Selam sevgili okurlar. Bundan 3 yıl önce başımdan geçen bir olayı sizinle paylaşmak istiyorum. Ben 22, nişanlım Sema ise 19 yaşında idi. İkimiz de öğrenci olduğumuzdan, aynı öğrenci yurdunda, fakat ayrı katlarda kalıyorduk. Ailelerimizden ayrı şehirde okuyorduk. Sema kumral saçlı, mavi gözlü, beyaz narin tenli, çok güzel bir kızdı. Ben onun ilk sevgilisiydim ve nişanlıydık. Üniversitede tanışmıştık. Sema bekaretini bana vermişti ve ilk benim oldu. Önceden hiç sikişmediği için ilk başlarda acemilik çekiyordu, ama zamanla ben ona herşeyi öğrettim…

Onu çeşitli fantazilerle baştan çıkarıyordum. Bir keresinde onu soymuş ve kanepeye yatırmıştım, ona benim, tanımadığı bir masör olduğumu söyledim ve sohbet etmeye başladım. Sanki yeni tanışıyormuşuz gibi, nişanlıma, “Sevgilin var mı?” gibi sorular soruyordum, aynı anda masaj yapmayı sürdürüyordum. Nişanlım da sanki sevgilisinden habersiz gelmiş gibi konuşuyordu benimle. Bu arada elim, nişanlımın o tarifsiz güzel götünün aralarında geziyor, amının etrafını sıvazlıyordum. Resmen vıcık vıcık olmuştu nişanlımın amı. Tabii nişanlımla sikişmelerimiz de o denli zevkli oluyordu, bu tür fantazilerden sonra.

Boynuz kulağı geçer derler ya, herşeyi benim öğrettiğim nişanlım da öyle oldu, gitgide içindeki orospuyu keşfedercesine devamlı yeni fantazilerle, yeni arzularla gelmeye başladı. Bir gün durup duruken bana, kendisine tecavüz etmemi söyledi, bundan çok hoşlandığını söyledi. Ben de artık eve girer girmez, kapıyı kapatıp, hiçbirşey söylemeden nişanlımı koridorda duvara yapıştırarak, tecavüz eder gibi çatır çatır sikmeye başlamıştım. Bir gün yine kapının hemen arkasında nişanlımı sikerken, karşı dairenin kapısından sesler duydum ve kapının dürbününden baktım. Karşı daireden 3’ü beyaz, biri de Zenci olmak üzere 4 Amerikalı öğrencinin çıktığını gördüm. Dikkatimi çekmişlerdi, çünkü bizim burda Amerikalı öğrenci pek bulunmazdı. Üstelik hepsi de ayı gibi kas yapmış, iri yarı şeylerdi. Nişanlım da benim neye baktığımı merak edip, kendisi de baktı. Ben bu sırada nişanlımı sikmeye devam ediyordum. Nişanlım Amerikalıları görünce, inlemeleri yükselmeye basladı. Sanki sesini onlara duyurmak istiyordu. Ben bunun farkına varır varmaz aklıma birşeyler geldi, ama (Yok daha neler! Herhalde nişanlımı elin Amerikalılarına siktirecek kadar da sapmadım!) diye düşündüm…

Günler geçtikçe, ben o Amerikalı gençleri daha sik görmeye başlıyordum, artık dikkatimi çektiklerindendir herhalde. Heriflerin kapıları hiç kapalı kalmaz, devamlı açık olurdu ve devamlı parti yapıyorlardı. Bir gün yine nişanlımı koridorda sikerken, onların sesi geldi bize, nişanlımla göz göze geldik bir ara. Artık nişanlım da biliyordu benim ne denli çılgın olduğumu. Dış kapıyı açıp biraz araladım. Bizim kapının önünden geçenler baksa bizi içeride sikişirken görebilecekti. Nişanlım da inlemelerini biraz yükseltince, karşı daireden sesler kesilmeye başladı ve adımların bizim kapıya doğru yaklaştığını duyuyorduk. İçeriye baktıklarından adım gibi emindim, ama ne içeri giren oldu, ne de seslenen.

Aradan bir hafta falan zaman geçmisti. Benim dersim yine erkendendi ve nişanlımın o gün dersi biraz daha geç başlıyordu. Benim ders bitince eve çıkayım dedim. Yurda varıp, üst kata çıkarken nişanlımın kapısının aralık olduğunu gördüm ve (Hay şu akılsız kıza, giderken kapısını çekmeyi unutmuş!) deyip kapıyı kapatmaya yeltendim. Tam kapıyı çekip kapatacaktım ki, içeriden sesler duydum. İlk başta, TV’yi açık unuttu herhalde diye geçti içimden, çünkü yalnız kaldığı geceler TV’yi kapatmazdı, yalnızlıktan korktuğu için. Fakat salona girmek isterken kapı aralığından bir de ne göreyim?!? O Amerikalı gençler bizim hatunu almışlar aralarına, oturtmuşlar kanepeye, biri sağında, diğeri solunda, biri memeleriyle oynarken, diğeri pantolonunu çıkarıyor. İki tanesi de ayakta, soyunmuş vaziyette, siklerini sıvazlıyorlardı. Birininki normal boyutta, ama diğer 3 tanesinin siki NASA roketi kadar dev yarraklar! Gözlerime inanamadım. Nişanlım da zaten o sikleri büyük bir iştahla seyretmekle meşguldü…

(Şimdi anlaşıldı bu kaltağın neden derse gitmediği!) dedim icimden. Tereddüte kapıldım ilk başta, acaba odayı basıp, ortalığı toza dumana mi çevirsem diye. Sonra kendi kendime düşündüm, (Ulan adamlar 4 tane goril, sen tek başına ne bok yiyeceksin?) dedim ve çaresiz bakakaldım…

Herifler nasıl da büyük bir istekle, sanki 4 tane aslan bir tek yavru ceylanı ortalarına almış, bunu nasıl yesek der gibi iştahla, nişanlımı hayatının sikişine hazırlıyorlardı. Sonra Zenci olan, kocamam kalkmış yarrağını getirdi nişanlımın burnunun dibine dayadı, “Take that bitch!” diyerek. Nişanlımın önce gözleri faltaşı gibi açıldı. Çok merak etmiştim, acaba şimdi nasıl tepki verecek diye. Bir de baktım ki, eline aldı Zencinin yarrağını ve sıvazlayıp, “Ohhh my God!” diye söylenerek yavaşça ağzına almaya başladı. Gençlerden birisi de nişanlımın tangasını kenara çekmiş, amını parmaklıyordu. Nişanlım artık Zencinin yarrağını dahada bir iştahla yalamaya başlamıştı. Nasıl da zevk alıyordu orospu! Aslında çicek gibi bir kızken, onu benim bir orospu haline getirdiğimin farkına varıyordum o an.

Zenci nişanlımın ağzına boşalıp döllerini yutturduktan sonra çekildi ve gençlerden biri nişanlımı yatırdı kanepeye, tangasını çıkardıktan sonra, sikini nişanlımın vıcık vıcık olmuş amına dayadı ve nişanlım ellerini onun beline dolayıp onu kendine çekti ve sikişmeye başladılar. Nişanlım bayılma derecesine varacak kadar çok zevk alıyor, “Ohh fuck me, yess yes yes, oh my God, ohh my God, yess, fuck me!” diye inliyordu. Yaklaşık bir saat boyunca değişe değişe siktiler ve nişanlımın amını resmen dev bir tünele dönüştürdüler. Üstelik hepsi de içine boşaldı, bizim hatun hap kullanıyordu sonuçta. Onlar toparlanırken ben hemen ordan çıkıverdim ve merdiven arasında beklemeye başladım. Herifler sırıtatarak ve keyifleri gayet yerinde kapıdan çıkarken, nişanlımın yarı çıplak haliyle onları kapıya kadar savuşturması beni şaşırtmadı pek açıkçası.

Artık kapı kapanmıştı ve ben ne yapmam gerektiğini düşünmeye başladım. Acaba ne yapsam, herşeyi gördüğümü desem mi, demesem mi, ne zaman gitsem yanına diye. Sonunda 10-15 dakika bekledikten sonra kapıdan içeri girdim. Anahtar bende de vardı…

İçeri girince baktım, nişanlım yatağa tanga ve sütyenle uzanmış, öylece tavana bakıyordu. Büyük bir ihtimalle halen yaşadığı zevkin etkisindeydi ve yorgun düşmüştü. O vaziyette beni karşısında görünce çok şaşırdı. Benim eve gelebileceğimi unutmuştu. Herhalde nişanlımın sadece amını değil, aklını da sikmişlerdi. Biraz şaskınlık duraksamasından sonra, “Hayırdır aşkım, sen kütüphaneye gitmedin mi bugün?” diye sordu. Ben de, “Keyfim yoktu, eve çıkayım dedim. Peki ya senin derste olman gerekmezmiydi?” diye sordum. Nişanlım da, “Bugün canım gitmek istemedi, ben de evde kaldım!” dedi. Nerdeyse ağzımdan kaçıracaktım, (Ulan orospu, canım yarrak çekti de gitmedim desene!) diye. Son anda tuttum kendimi…

Yatağa yanına geçtim ve onu arzuladığımı, deli gibi sikmek istediğimi söyledim. Panikledi ve başının ağrıdığını söyleyerek, “Yapmayalım!” dedi. “Hiç kurtuluşun yok aşkım, kurtlar gibi açım sana, baksana yarrağım kazık gibi!” dedim. Nişanlım daha yeni sikildiğini anlarım diye yanaşmak istemese de, ben bir çırpıda soyundum ve tangasını nerdeyse zorla çıkardım ve hiç bekletmeden yarrağımı amına dayadım. “Dur aşkım, yapma, etme…” dese de hiç dinlermiyim, yarrağımı amına dayamamla köklemem bir oldu. Sanki hava boşluğuna sokuyorum sikimi, amının içi halen vıcık vıcık döl dolu. Farkına varmamışım gibi sikmeye devam edip, hatundaki tepkiye bakıyordum. Biraz git gelden sonra yarrağımı amından çekip çıkarttım, tabii sikim döllerden bembeyaz, “Aşkım bu ne?” dedim…

Nişanlım vaziyeti kurtarmaya çalışırcasına, “Aşkım aslında ben de okadar açtım ki senin yarrağına, hemen boşaldım!” dedi. Orospuya bak, aklınca elin döllerini bana kendi amının Orgazm sıvısı diye yutturacağını sanıyordu. Ben de yemiş numarası yaptım…

O günden sonra uzun uzun düşünmeye başladım, bugüne kadar halen ne yapacağımı bilmiyorum. Karmaşık duygular içindeyim. Gerçi o günden sonra bu olay birdaha tekrarlanmadı, çünkü herifler kısa süre sonra ülkelerine geri döndüler. Ama ben olayı halen kafamdan atamadım.

otobüsteki erkeklerle sikiş

28 Jul

Bindiğim otobüs gerçekten çok kalabalıktı. Altımdaki incecik tayttan ve üstümdeki düşük omuzlu bol tişörtümden olsa gerek, yine herkesin gözü üzerimdeydi. Oturacak yer bulamamşıtım, ben de ortada, ellerim yukarıdaki demirden tutunmuş gidiyordum. Her durakta otobüs daha da kalabalıklaşıyordu ve otobüsün arkasına geçenler bana sürtünüp geçiyorlardı. Bir süre sonra ben de arka taraflara ilerledim ve bir koltuğun kenarına tutundum. Tutunduğum koltukta bir kızla erkek arkadaşı oturuyorlardı. Çocuk benim tarafımdaydı ve kız çocuğun omzunda uyuyordu. Artan kalabalığı bahane bilerek bacağımı çocuğun bacağına yasladım. Otobüs gittikçe iyice yaslanıyordum. Bu sırada arkama yaşlı bir adam gelmişti ve o da üstteki demirlerden tutunuyordu. Adam otobüsün hareketleriyle bana arkadan dayamaya başladı. Gerçekten kıyafetim başıma iyice bela oluyordu bugün. Adam yaslandıkça yaslanıyor, bazen de elliyordu…

Buna bir son vermek amacıyla, arkamı oturan çocuğa döndüm. Şimdi kıçım çocuğun yüz hizasındaydı ve eminim en küçük kıvrımlarına kadar çocuk tarafından inceleniyordu. Ben yaşlı adamdan sakınmak için kendimi iyice geriye ittirdim. Şimdi çocuğun kolu ve bacakları benim baldırlarıma temas ediyordu. Zaten biraz sonra çocuk, uyuyuan sevgilisinin yanında, bacaklarımı ellemeye başladı. Ben de iyice yaslandım. Derken iki durak sonra sevgilisi ve çocuk otobüsten indiler. İnerken çocuk son kez arkama sürtünmeyi ihmal etmedi. Kalktıkları yere, cam kenarına ben oturdum. Yanıma ise hemen yaşlı amca geldi ve lap diye oturdu. Bacağını tamamen bacağıma yaslanıştı. İçimden, (Pekala öyleyse!) deyip, bu yaşlı amcayı kudurtmaya karar verdim. Kimbilir ne kadar zamandır böyle çıtır bir kıza bu kadar yakın olmamıştı…

Bacaklarımı toplayıp, dizlerimi önümdeki koltuğa dayayarak, koltukta biraz aşağı kaykıldım. İyice sünen taytım artık derimin rengini alelen belli ediyordu ve çok seksi bir görüntü oluşturmuştu. Tişörtümü de iyice çekiştirerek sağ yanını göğüs hizama getirdim. Amcaya göz şöleni yaşatıyordum. Amca eminim donup kalmıştır. Ben dışarıyı izlerken birden kıçımda bir el hissettim. Amca kalçamı kavramış, “Pardon kızım, kalemim yere düştü, onu alacağım!” deyip yüzünü göbeğime, oradan da amımın hizasına gömmüştü. Bir eliyle kalçamı sıkarken, diğer eliyle kalemini arıyordu. Beni yeterince okşayıp, amımı yeterince koklayınca kalemini yerden aldı ve doğruldu, ama bacağı yine bana yaslanmıştı. Kalemi cebine atarken yine düşürdü. Busefer kalem tişörtümün üzerine geldi. “Ah pardon yavrum!” deyip eliyle tişörtümü silmeye çalıştı. Sanki eliyle temizleyebilecekti. Ben de, “Önemli değil amcacığım!” deyip adamın elini tuttum. Görünüşte adamın elini çekmeye çalışıyordum, ama iyice göğsüme bastırdım. O sırada bir iki kere göğsümü sıkmayı başardı…

Doğrusu yaşlı amca beni şaşırtmıştı. Cesurdu ve otobüste benim yaşımda bir kızı ellemekten çekinmiyordu. Ve bunu odunca değil profesyonelce yapıyordu. Aklımdaki hınzırlıkların sonu yoktu. Otobüs okuluma yaklaşınca, amcaya dönüp, “Pardon kaleminizi alabilir miyim?” dedim. Hemen verdi ve ben de kimseye çaktırmadan amcanın avucunun içine telefon numaramı yazdım ve “Yarın ara!” diye not düştüm. Kalemi amcaya geri verirken, “Herşey için teşekkürler!” deyip göz kırptım ve ayaklandım. Ben geçeyim diye o da koltuğundan kalktı ama çekilmedi. Mecburen götümü yaşlı amcanın sikine sürte sürte, donumun kırmızılığını görsün diye domalmış vaziyette yavaşça geçtim. Ben geçerken eliyle belime destek oluyordu.

Otobüste heycanlı dakikalar yaşamış ve yarınki programımı yapmıştım. Okula girince direk arkadaşlarımı aradım. Çimenlikte bir piknik masasında oturuyorlardı. Beni görünce Eren ve Hakan’ın gözleri parlamıştı. Onlara hiç yüz vermedim. Çünkü çantam Murat’taydı! Hakan’la Eren’in ortasında Ayça oturuyordu. Çok sıkışmışlardı ve kimbilir Hakan’la Eren’in elleri Ayça’nın nerelerinde dolaşıyordu. Karşılarında ise Murat ve sevgilisi Funda vardı. Onları sıkıştıramayacağımdan, ben de masanın üstüne oturmaya karar verdim. Ayağımı Murat’ın oturduğu yerin yanına koyarak masaya oturdum. Murat’ın diğer yanında sevgilisi Funda vardı, bana şöyle bir baktı. Çünkü Murat’ın yüzünün tam karşısında benim malum bölgem vardı. Bacak bacak üstüne atıp sohbete koyuldum…

Bacağım Murat’ın yüzüne çok yakındı, ikide bir kaçamak bakışlar atıyordu. Ama asla ben ona bakarken bakmamıştı. Çok utangaç bir çocuktu. Bu hali onu o anda çok daha çekici kılıyordu. Sohbet ederken Eren arkadan kollarını boynuma dolayıp, “Neredesin sen bakayım?” dedi. Ben de şakayla, “Sana ne?” dedim ve onu ittirdim. Ama o ise beni kollarımdan tutup masaya yatırdı ve kalkmama izin vermiyordu. Refleks olarak bacaklarımı toplamıştım, karnıma doğru. Bu yüzden eminim kırmızı donumun tüm detayları Murat’ın gözlerinin önündeydi. Eren, “Bana ters konuşmak ha, al işte seni böyle yatırırım masaya!” dedi. Gözleri göğüslerimdeydi. Beni bir gülme almıştı, ama ondan kurtulamıyordum. En sonunda beni bıraktı. Doğrulduğumda Murat’ın kıpkırmızı suratını görmüştüm. Sevgilisi (aynı zamanda benim arkadaşım olan Funda) ise bana gözlerinden ateşler saçarak bakıyordu…

Sonra Ayça, “Aaa hadi dönme dolaba binelim!” dedi. Hep beraber kalktık. En önde Eren, Hakan ve Ayça, arkalarında Murat, Funda ve ben sıradaydık. Sıra bize gelince Murat bindi, ama Funda son anda, “Ya ben binemem, vazgeçtim!” dedi ve çekildi. Oturma yeri bir kabinde iki kişilikti. “Aşağıda seni bekliyorum!” dedi Funda son olarak. Bu benimle ilgili bir göndermeydi. Çünkü Funda çekilince ben yerine geçmiştim ve Murat’ı azdıracaktım. Onun gibi terbiyeli ve düzgün bir çocuğun benim yüzümden azması fikri, benim başımı döndürmüştü. Sonunda Murat’la karşı karşıya oturduk ve gondol hareket etmeye başladı. Onun karşısında kendi koltuğuma dizlerimi dayayarak domaldım ve önümüzdeki Ayça’lara el salladım. Eren resmen Ayçayı kucaklamıştı. Ben domalınca Murat’ın siki taş gibi olmuştu anlaşılan ve döndüğümde düzeltmeye çalışıyordu…

Bana, “Çantanı vereyim. Benim poşetimin içine koymuştum.” dedi ve çıkardı çantamı verdi. “Ayy Murat çok sağol, sana da zahmet oldu!” dedim ve yanına gidip onu yanaklarından sarılarak öptüm. Murat sevgilisi görür diye tedirgin olmuştu. Ama ben yanındaki daracık yere kendimi sığdırdım ve yanında kaldım. Çantamı açıp baktığımda, içindeki prezervatifler dağılmıştı. “Çantamı neden karıştırdın?” diye hafif sert kızdım. Murat hemen yine kızardı ve “Özür dilerim, ben sadece meraktan…” diyebildi. Gülümseyerek tekrar sarıldım. Bu sefer bir elimi bacağına koydum ve “Önemli değil! Baya iyi bir koleksiyonum var da, kaybolsun istemem!” dedim, prezervatifleri kastederek. Dudakları titreyerek gülümsedi…

Biz dönme dolaba binerken iyice akşam olmuş, hava kararmıştı. Şimdi en yukarıya çıkmak üzereydik ki, birden dönme dolap durdu. Bir iki dakika sonra aşağıdan yapılan anonsla, küçük bir arıza çıktığı, ama tamirinin çok uzun sürmeyeceği duyuruldu. Bu elime geçen bir fırsattı, “Tüh burada kaldık. Rüzgar da var, üşüdüm!” diyerek, Muratın kolunu omzuma attım, koynuna yanaştım. Murat birşey diyemedi. Şimdiye başkası olsa çoktan dudaklarıma yumulmuştu. Sakin beklemesi ve çekingenliği beni daha da isteklendiriyordu. “Murat ya, bacaklarım çok üşüdü!” dedim ve elini tutup bacaklarıma koydum ve ovalamasını söyledim. Biraz benim ısrarımla da olsa okşamaya başladı. Ben de gözlerimi kapattım, yüzümü yüzüne doğru döndüm, tişörtümü biraz çekiştirerek kırmızı sütyenimi iyice görmesini sağladım. Dudaklarım pembe pembe tam karşısındaydı. Normalde bir erkek buna dayanamazdı, ama Murat beni öpmedi. Ben de, “Tamam ısındım!” dedim ve ayağa kalktım…

Manzara çok güzeldi. Muratı da kaldırıp arkama geçirdim ve “Bak ne güzel manzara var!” dedim. Ellerini tutup kendime doladım. Siki arkama yaslanmıştı. Tam o sırada biz ayaktayken dönme dolap aniden çalıştı ve tekrar durdu. Bu sarsıntıyla Murat koltuğa, ben de onun üstüne düştüm. Hafif yan duruyordum. Elimi hemen boynuna doladım ve “Özür dilerim, düştüm!” dedim. “Önemli değil Tuğçe!” dedi ve elini bacağıma koydu. Beklediğim işaret buydu. Direk alt dudağını yakaladım ve dilimi ağzına soktum. Nefis bir şekilde öpüşmeye başladık. Çenesini tutuyor ve öpebildiğim kadar ateşli öpüyordum onu. Murat elini bacaklarımın arasına götürdü ve taytımın içinden elini sokarak amımı okşamaya başladı. En yakın arkadaşım Funda’nın sevgilisiyle, hemde bir dönme dolabın tepesinde, herkesin ortasında deli gibi öpüşüyordum…

Bir süre öpüştükten sonra, ben kucağından aşağı kaydım, fermuarını indirip, Murat’ın kocaman sikini dışarı çıkardım. Tahmin etmezdim hiç Murat’ın bu kadar büyük siki olduğunu. Kocaman ve damarlı bir şeydi. Yavaşça öpüp ağzıma aldım ve boğazıma kadar öğürtülerle sokarak yalamaya başladım. O da boş durmuyor elini kalçama atmış okşuyor, göğüslerimi sıkıyordu. Ben sikini yalarken bana, “Bugün Fundayla kavga ettik. Hatırlıyormusun bugün ilk geldiğimizde, senin üzerinde turuncu elbisen vardı, masaj yaptırıyordun, işte ozaman Funda beni, senin orana burana baktım diye suçladı. Aslında hiç orana burana bakmamıştım, ama Fundaya kızıp, bana vermezse böyle olacağını söyledim!” dedi. İçim titremişti. En yakın arkadaşım Funda, sevgilisi Murat’la iki yıldır çıkıyordu ve ona hiç vermemişti! Şimdi ise ben en yakın arkadaşımın sevgilisinin sikini yalıyordum. “Funda ağzına bile hiç almadı!” deyince, daha istekli yalamaya başladım. Bir taraftanda erotik sesler çıkararak Murat’ı iyice tahrik ettim…

Salak Funda iki yıldır böyle büyük yaraklı bir çocukla çıkıyordu ve onu hiç ağzına almamıştı. Bense şimdi Murat’ın dev yarağını adeta sömürüyordum. Çok geçmeden Murat beni de uyarmadan ağzıma volkan gibi patladı. Hepsini yuttum. Murat kendine gelince, “Göreceksin Tuğçe, çantandaki bütün prezervatifleri bugün bitirttireceğim sana!” dedi. “Canıma minnet aşkım, sik beni, doyur bu kocaman yarrağa!” dedim ve dudaklarına yumuldum ve tekrar öpüşmeye başladık. Dönme dolap çalışmıştı, ama bizim umrumuzda değildi. Aşağı inene kadar ben Murat’ın kucağında öpüşmüştük. Aşağı inince anca görevlinin, “İnin artık gençler!” demesiyle kendimize geldik ve dudaklarımız ayrıldı. İnerken Murat elimi tutuyordu. Funda bizi görmüştü ve kafasını sallayarak yanımızdan koşarak gitti. Eren de, Ayça ve Hakan’ın yanına gitmişti…

Yaşadıklarım gerçekten inanılmazdı, en yakın arkadaşımın sevgilisini, bir kaç tahrik edici oturuş ve 15 dakikalık bir dönme dolap sırasında kapmıştım ve hatta ağzımla boşaltmıştım. Murat’la birbirimize sarılarak yürüyorduk. Bir eli sürekli kalçamdaydı ve arada bir götüme şaplak atıyordu. Akşam olduğundan okuldaki binalar boştu, biz de hemen ilk gördüğümüz bloka daldık ve boş bir sınıfa girdik. Girer girmez bir sıraya sırt üstü uzandım. Murat da hemen taytımı ve külodumu sıyırdı ve amıma yumuldu. Amımı sömürüyor, dil darbeleriyle beni mahvediyordu. Amım vıcık vıcık olunca, “Yeter artık, sok!” dedim. Kalktı, pantolonunu donuyla birlikte dizlerine indirdi ve bacaklarımı omzuna alarak, amıma kökledi ve “Sonunda milli oldum!” diyerek amımı sikmeye başladı. Aman Tanrım diye düşündüm, Murat gibi bir azgının kollarında, onun ilk kadını olmak ne müthişti. İnliyor ve orgazmlarımı üst üste yaşıyordum…

Murat ta, “İlk geldiğinde o kıyafetinle beni mahvettin, ne güzel bacakların var. Akşam gelince de önüme götünü serdin. Seni böyle sikerim işte!” diyerek pompalıyordu. Sonra birden sikini amımdan çıkarttı ve göğüslerime boşalmaya başladı. Döllerini elimle her tarafıma sürüyordum. Kalktım Murat’ı ensesinden tutarak öpmeye başladım. Sikini kavrayarak, “Madem bugün milli oldun, götümü de sik tam milli ol!” dedim. Eğilerek azman gibi sikini ağzıma aldım. Hemen sertleşmişti. Çok büyüktü gerçekten. Götüme bu siki nasıl alacaktım bilmiyordum, fakat alacaktım. Saçımdan bastırıp beni masaya domalttı ve sikini götüme zorlamaya başladı. “Lütfen yavaş sokkk!” diye yalvarıyordum. Götüme hepsini alana kadar gözlerimde şimşekler çakıp durdu. Biraz sonra Murat götüme ppompalamaya başladı. İnlemiyor resmen çığlık atıyor, bağırıyordum. Adeta tüm okul duysun istiyordum. Murat fazla dayanamadı, bağırarak götüme boşaldı ve üstüme yattı…

En yakın arkadaşımın taş gibi sikli sevgilisine amımı da götümü de siktirmiştim ve tam milli etmiştim. Az sonra kalktık ve tam 20 dakika öpüştük. Murat çok azgındı, anlaşılan Funda buna hiç elletmemişti bile. Bu arada konser başlamak üzereydi. Murat’a, “Sen konser alanına git, önlerden yer tut. Ben de temizlenip geleceğim!” dedim. O da beni son kez ateşlice öpüp yanımdan ayrılmıştı. Ben de koridordaki tuvalete gittim, her yerimi ıslak mendille sildim. Yanımda getirdiğim çantamdan bir mini şort, birde beli açık tişört çıkardım. Bu sefer hazırlıklıydım ve yedeklerim vardı :) Üstümü giyindim. Şort kıçımın yanaklarını ucu ucuna örtüyordu. Domalınca anında her şeyim meydana çıkıyordu. Tişörtümün de hem beli açık, hemde dekoltesi genişti. Rujumu tazeledim. Afilli bir orospu gibi kıvırarak konser meydanına gittim…

Konser alanına girişte, iri yarı iki adam ve gözümün bir yerlerden ısırdığı takım elbiseli bir başka adam gördüm. Girenlere damga basıyorlar ve konser alanına alıyorlardı. Takım elbiseli olan beni görünce kuyruktan aldı, bileğimden tutarak, kulis gibi bir yerin yanında kimsenin olmadığı bir odaya götürdü ve koltuğa oturduk. Ben ne oluyoruz diye düşünürken, “Beni tanımadın değil mi güzel kız? Dur önce bahsedeyim sana biraz, ben bu şenliğin organizatör şirketinin temsilcisiyim. Burda işleri ben düzenliyorum. Seninle öğleden sonra otobüste oynaşmıştık biraz. Üstündeki elbise süperdi. Neden çıkardın demek isterdim, ama şimdi de taş gibisin!” dedi…

Başımdan aşağı kaynar sular dökülmüştü. Otobüste kucağına oturduğum adamdı o turuncu elbisemin altından siyah çoraplı bacaklarımı ve götümü elletmiştim ona. Şimdi biraz tedirgindim işte, bu adam bana ne yapacaktı. Derken adam taş gibi olmuş sikini çıkardı ve “Şimdiiii, eğer bu konseri izlemek istiyorsan em, yoksa seni konser alanına bırakmam!” dedi. Hiç bir erkek benimle mücadele edemezdi, bu şımarıklığını ona ödetecektim. Kalktım, sikini elime aldım ve “Bu yaramaz şeyi içime sokacaksın, öyle mi? Ne güzel ellemiştin beni otobüste, bacaklarım nasıl azdırdı seni değil mi? Nasıl sikmek istedin beni o an, içime girmek, pompalamak, taptaze, dipdiri vücuduma, gencecik bir çıtırın her yerine boşalmak istedin, değil mi?” dedim ve sikini tükürükleyerek, şortumu indirdim, donumu kenara çektim ve sikine lap diye oturdum ve zıplamaya başladım. İnanılmaz bir egom vardı. Tanımadığım bir adama, beni sikmek istediği için kızmıyordum, ama bana istediği gibi davranamyacağını, sadece benim istediğim şekilde beni becerebileceğini gösteriyordum. Ve bu adını bile bilmediğim herifin sikini o yüzden ağzıma almadım. Sözlerimden de çok tahrik olmuştu. Boşalması uzun sürmedi. İçimden çıkıp yere attırdı…

Tam bir orospu gibi davranıyordum. İşimi bitirmiş, müşteriye istediğini vermiş ve giyinmeye koyulmuştum. Tam şortumu kıçıma çekecekken, “Dur!” dedi. Elinde konser alanına girenlerin koluna bastıkları damgalardan vardı, önce kıçımı okşadı, öptü ve öptüğü yere damgayı bastı. Nasıl sinirlenmiştim bu hareketine, kızgınca, “Adi şerefsiz!” dedim. Ama o hemen dudaklarıma yumuldu ve kucağına çekti beni. Biraz kucağında onunla öpüştükten sonra kalktım. Gitmeye davranmıştım ki, cebinden 250 Lira çıkarıp göğüs çatalıma sıkıştırdı ve “Bu tüm hizmetlerinin karşılığı, bu göt ve ama, o çoraplı bacaklara az bile seni amatör orospum!” dedi. Dudaklarıma okkalı bir öpücük kondurdu ve çıktı gitti. Kuralları ben koyuyorum sanmıştım, ama kapanışı adam yapmıştı. Beni resmen orospu yapmıştı herif. Elimdeki parayı çantama attım ve koşarak ordan çıktım…

Konser alanına girerken Murat’ı cepten aradım ve “Neredesin hayatım?” diye sordum. O da en ön sırada olduğunu söyledi. Ben ilerlemeye çalışıyordum öne doğru, ama çok zordu. Bir Rock grubunun konseri vardı ve bütün manyaklar en öne toplanmıştı. İri yarı erkelerin arasından kıçımı sürte sürte geçtim. Elleriyle beni taciz ediyorlar veya “Of yavrum, ne mal var sende bee!” diye laf atıyorlardı. Hergün enaz 20 kere duyduğum için bunlara alışmıştım artık. Hızlıca Murat’ın yanına gittim ve hemen kollarımı boynuna doladım. O da kalçalarımı yakalamış, yoğuruyorken öpüşmeye başladık. 10 dakika öpüştük, ardından konser başladı. Murat daracık ve minicik şortumdan taşan götümü elliyor ve yaslanıyorken, sürekli hoplayarak konseri izlemeye koyulduk…

evimde tecavüze uğradım

28 Jul

Konser sırasında ortam uçmuştu resmen. Herkes hopluyor, zıplıyor, öpüşüyordu. Kimin eli, kimin neresinde belli değildi. Murat konserin yarım saati geçince şortumun düğmelerini çözdü ve aşağı indirdi. Artık kendimi koyuvermiştim, kim neyi görürse görsün diyordum. Ne olacak görenlere de verirdim! Külodumu eliyle sertçe çekiştirerek yırttı ve arkasına doğru fırlattı. Taş gibi sikini çıkarıp konserin ortasında götüme sokmaya başladı. Deli gibi zevk alıyordum. O utangaç çocuk gitmiş yerini adi bir piç almıştı ve beni ortalık yerde sikiyordu! Deli gibi inliyordum, gelmek üzereydim ki, omuzumdan biri çekti. Bir baktım upuzun saçlı Rockçu bir çocuk, yanında arkadaşıyla, elinde benim kırmızı parçalanmış külodumu tutuyorlar. Biri, “Bu senin mi yavrum?” dedi. “Evvet! Çook muu beeğğeeenddiiiiin, aaaahhh Muraaaattt!” diye inleyerek cevapladım. Tam o sırada boşalmıştım…

Rokçu oğlan başka bir şey demedi ve döndü Murat’ın suratına bir yumruk indirdi. Murat yere yığılmıştı. Şok olmuştum, “Ne yapıyorsunuz hayvanlar!” diye, Murata yumruk atana vurmaya başladım. Beni tuttuğu gibi kucakladı ve şortumu giydirip beni oradan çıkardılar. Bağırıyordum, ama hem Rock müzik kulakları patlatıyor, hem de seyirciler de kendilerini konsere kaptırmış, deli gibi bağırıp tepiniyorlardı. Kalabalıktan uzaklaşırken ağzımı da kapadı zaten o uzun boylu olan. İki tane hayvan gibi Rokçu tarafından zorla kampüsten dışarı götürülüyordum. O şekilde beni arabalarına götürdüler. Tam arabaya atıyorlardı ki beni, az önce götümü siken Murat’ın sevgilisi Funda beni gördü. Ne olduğunu anlamıştı, ama sadece sırıtarak arkasını döndü öylece dikildi orda. Beni resmen boşvermişti!

Arabada ağzımı bserbest bıraktıklarında, “Hey salaklar bana ne yapacaksınız?” dedim. “Ağzına almaya başlayınca görürsün orospu!” dedi biri ve güldü. Ben hiç bozuntuya vermeden, “Şu ileride tayt giymiş kız tam orospudur. Benim arkadaşımdır. İkinize ben yetmem. Onu da alın, sikişin kralını yapalım!” dedim. Birbirlerine şöyle bir baktılar, sonra iri olanı hemen gitti, Funda’yı yakaladığı gibi kucakladı ve ağzını kapatarak arabaya getirip yanıma attı. Araba hareket edince, Funda hemen bana çıkıştı, “Beni sen mi aldırdın kaltak?” dedi. “Evet, ikimizi de çatır çatır sikecekler!” dedim. “Seni adi orospu! Sevgilimi elimden aldığın yetmiyor mu? Verdin mi Murat’a orospu? Haa, verdin mi sevgilime?” dedi. “Tabi ki verdim! Hem de iki kere götümü, bir kere amımı sikti!” dedim. “Seni şıllık, yarak hastası adi orospu!” diyerek bana vurmaya başladı…

O sırada arabayı kullananın yanında oturan çocuk sinirlenerek arkaya döndü ve “Eeeh yeter bee orospular! Yarak için kavga etmeyin, birazdan ikinizi de sikeceğiz, sakin sakin oturun, sorun çıkarmayın!” dedi. Arabayı kullanan da, “Adresinizi verin bakayım!” dedi. Ben söylemeyecektim, ama Funda hemen atıldı ve benim adresimi bir anda söyleyiverdi. Fundaya sinirli sinirli bakıp dişlerimi sıktım. Olayı anlamıştım, bu iki ayı beni ve Funda’yı benim evimde sikeceklerdi…

Apartmanın önüne gelince, Funda beni şaşırtarak, hiç itiraz etmeden arabadan indi ve girişe yürümeye başladı. Ne olmuştu bu kıza böyle? Asansörde ikimizi de öne alıp bol bol mıncıkladılar. Daireme girince Funda beni biraz daha şaşırtıp, hemen üstünü çıkardı. Beyaz tanga ve sütyenle kalmıştı. Benim şaşkınlıktan ağzım açık bakarken, Funda kendini uzun boylu çocuğun üstüne attı ve “Ye beni azgın Rockçum! Tuğçe orospusu istese de seni tatmin edemez, bendeki numaralar kimsede yok!” dedi ve çocuğun kemerini, fermuarını açıp, pantolonunu sıyırdığı gibi, sikini yakalayıp emmeye başladı. O ne biçim yarak yalamaydı öyle! Funda nefis yalıyordu gerçekten. Şaşkınlıktan açık kalmış ağzıma diğer çocuk sikini sokunca kendime geldim ve ben de yalamaya başladım. Ama gözüm Funda’daydı. Bu kız Murat’a vermemişti, nasıl böyle sevişmeyi biliyordu acaba? diye düşünürken, suratıma bir tokat yedim. Çocuk sikini ağzımdan çıkararak, “Bu sikişmeyi bilmiyor!” dedi ve beni bırakıp Funda’ya yöneldi…

Fundayı omuzlayıp salondaki halının üstüne, yere bıraktılar. İri olan çocuk Funda’nın sutyenini kopardı ve bana fırlattı. Fundayı kucağına alıp, alttan amına sokup pompalamaya başladı. Diğer çocuk Funda’nın ağzını sikiyordu. Ben resmen göt olmuş bir şekilde bunları izlerken, Funda benden muhteşem bir intikam alıyordu. Kendi evimde, iki oğlan Funda’yı sikiyor ve bana ise izlemek kalıyordu. Kudurmak üzereydim…

Az sonra ayağa kalktılar. Funda’nın ağzına veren oğlan kanepeye uzandı ve Funda’yı üstüne çekip amına gömdü. Diğer çocuk ise Fundanın üstüne yatarak götünü zorlamaya başladı. Bir dakika sonra Funda, “Ağğğğııııhhhhhh!” diye çığlığı bastı. Demek ki ilk kez götünü deldiriyordu. Hem de benim evimde! Delirmek üzereydim! Daha fazla seyirci kalmaya dayanamadım, iki çocuk Funda’yı tost yaparken, ben de eğilip sikicilerin taşaklarını yalamaya başladım. Bu böyle 10 dakika sürdükten sonra, Fundan’ın amını siken çocuk, “Gelmek üzereyim!” diyerek kalkmaya çalıştı. Funda beni yine şaşırtarak, “İçime boşal, ikiniz de içime boşalın. Bu şıllığın kendi evinde bunu iyice hafızasına kazımasını istiyorum!” diye inledi. Biraz sonra iki çocuk böğürerek, Funda ise bağırarak boşalmaya başladılar…

Funda hem amındaki, hemde götündeki yarakların boşalmasıyla orgazm olmuştu galiba. Çılgın gibi saçını başını sallıyor, inleyerek, çığlıklar atarak hopluyordu. Altındaki çocuk da Funda’nın göğüslerini resmen ısırıyor, çekiştiriyordu. Uzun bir süre çocuklar boşalmaya devam ettiler. Fundanın amından ve götünden döller taşıp akıyordu, ben de yalıyordum! En sonunda boşalmaları bitti ve yiyişmeye başladılar. Funda teker teker ikisinin de yaraklarını yalayarak tekrar kaldırdı. İri olan çocuk bana, “Gel buraya orospu!” diyerek, kolumdan tuttuğu gibi direk yere yapıştırıp, tek hamlede götümü yardı. Çok azmıştım, “Ohhh, Sik! Sik beni! Sikkkk!” diye inledim. Diğer çocuk ta Funda’nın amına geçirmişti…

İki saat boyunca çocuklar Funda’yla beni defalarca siktiler. Gece 02:00 olmuştu. Herkes baygındı. Funda dolaba gidip üç tane enerji içeceği getirdi. Birini kendine, diğer ikisini çocuklara verdi. Bana getirmemişti orospu. Hepsi içip bitirince, Funda, “Hadi başka bir yere gidelim, nereye olursa olsun! Beni yarağa doyurun erkeklerim!” dedi. Onlar da sırıtarak kalktılar. Bana bakmıyorlardı bile, kendi evimde sığıntı gibi hissediyordum kendimi. Gözümün önünde giyindiler. Funda kısa bir ara ortadan kayboldu, geri geldiğinde benim dolabımdan fileli çoraplarımı ve mini kumaş eteğimi giymişti. Ben daha birşey diyemeden, çocuklar bunu görünce dayanamadılar, Funda’ya resmen saldırdılar. Fileli çorabı yırtarak, Funda’yı masanın üstünde yine tost yaptılar…

Onlar Funda’yla evimden çıkarken, ben moralim bozuk vaziyette kendimi yatağa attım. Bugün yaşadığım kaçıncı seksti bilmiyorum, ama çok sikilmiştim ve sonu kötü bitmişti. Funda’nın sevgilisini elinden kapmıştım ve amımı ve götümü siktirmiştim, ama buna karşılık Funda benim evimde, beni aşağılar gibi, kendini iki erkek tarafından tost yaptırmıştı. Başta sadece beni sikmek için arabaya atan çocuklar, Funda’nın amına ve götüne gömmek varken beni sikmeyi istememişlerdi. Hem de sonuncu sikilişinde Funda benim kıyafetlerimi giymişti. Oysa ki, ben o kıyafetleri yaşlı amcaya saklıyordum!

Orospu Funda intikamını almıştı ve yapacak birşey yoktu, ama ben aşırı yorgun olmama rağmen, yarak kıskançlığından kuduruyordum!!!

bana kocasını siktirdi

28 Jul

Slm ben kenan!

Hikayeme geçiyorum! aslında hikayeden ziyade anı demek daha doğru olur çünkü gerçekten yaşanmıştır.

Üniversite de okurken bütün bir eğitim-öğretim yılı gayet güzel ve verimli geçerdi. ortam güzeldi, kafa dengi arkadaşların bollouğu vs bunun gibi sebeblerden dolayı çabuk geçerdi 1 yıl. fakat o yaz tatilleri yok mu hele de köydeyseniz…

bundan 2 sene önce böyle sıkcı bir yaz tatilinde müzik kanallarından bir tanesine numaramı vermekle başladı herşey, bi kaç bulgaristan numarası dışında konuşulacak bi bayan aramamıştı, ertesi saatlerde bir tane daha çektim tv ye mesaj! konyalı eda adında bi bayanla konuşmaya başladık ve ilk konuşmamızda cinselliğe hemen giriş yaptık! günlerce edayla konuştuk belki size biraz tuhaf gelebilir ama telde birbirimizi tatmin ettik. eda söylediğine göre 170 boylarında balık etli sarışın evli bi hatundu! evli oduğu için o çaldırmadan aramamaya dikkat ediyordum! o da numaramı ezberlemiş teline kaydetmemişti numaramı. bi kaç ayböle konuştuk tabii bu arada yaz tatili bitmiş okullar açılmış olsa bile edaya karşı bi yakınlık hissettiğim için konuşmayı sürdürüyorduk.

birgün edayı istemeden de olsa çaldırmış bulundum, eda hemen bana geri dönüş yaptı ve telimi açtığımda ALO SEN KİMSİN KARDEŞİM BU NUMARAYI ÇALDIRIYORSUN diyen bi erkek sesiyle karşılaştım, ismini bile bilmediğim adam İBRAHİM ABİ SEN NE DİYON YA BEN KENAN diye karşılık verdim adam yanlış numara falan dese de maksat muhabbet olur diyerek ısrar ettim, alo abi bırak şimdi dümeni yşne ne işler çeviriyon falan dediğimde edanın kocası çoktan yılışmış yok yeğenim falan demeye başladı. adamı allem edip kullem edip siyasi konuşmaların içine çektim eski solculardandı. damarında devam ettim, sağcılardan falan atıp tutarken adamla bi nevi arkadaş olduk adam kenan bu benim hanımın numarası birazdan ben seni kendi cebimden arayacam dedi ve kapattı. gerçekten 1 dk bile geçmeden adam beni aradı ve kaldığımız yerden devam ettik. bu arada edanın gülümsemeleri şuh kahkahaları kulağıma kadar geliyordu. yenge ii eğleniyo abi diye raya girdim o hep öyledir istersen biraz konuş falan deyince olur dedim! yalandan edaya kendimi tanıttım, eda da kendini…daha sonra bi yarım saat daha adamla konuştuk ve konuşmayı bitirdik! her zaman görüşmek isteiğini söyleyin abi ben sizin gibi güzel bi çiftle her zaman konuşurum deyince adam aldın tabi hatunun numarasını bari rahatsız etme flan dedi gülerek abi gündüz onunla gece seninle diyerek gülüştük.!

ertesi gün eda sen ne kadar tuhaf bi insansın, bizim gıcık adam gece istersem seninle konuşabileceğimi ii birine benzediğini ne de olsa uzak olduklarını ararsa fazla uzatmamk şartıyla konuşabileceğini söylemiş. eda sevinçten havalar uçuyordu! teline numaramı adımla bile kaydetmişti, ertesi gece maç muhabbeti yaptık, ve sonra edayla konuşmamızı sordu ben gayet medeni bi insan olduğu için ahmet abiyi tebrik ettim. havadan sudan konuştuk flan dedim! yaklaşk bi hafta boyunca hergün konuştuk! gündüz edayla akşam kocasıyla…

bi zaman sonra işi iyice yavşaklığa vurup abi yenge senden şikayetçi ilgilenmiyomuşsun falan dediğimde sen ne güne ilgilen o zaman yengenle falan dedi. yok abi cinsel anlamda deyince 2 erkek olsa bile yetmez buna falan deyince hem eda hem ben bayağı gülmüştük. inat eedip abi ben yengeye yeterim aslında falan gibi bi cümle döküldu dudaklarımdan. adam gel konyaya denemesi beddava falan deyince abi dalga geçmiyon di mi faln demiş arada kalmıştım! ahmet abi gel oğlum ne zamndır konuşuyruz bi yüzünü göürürüz falan demişti! bende 4 gün sonra hafta sonu gelebileceğimi söyledim, evlerinde kalacaktım olacaklar belliydi! konya merkezden telefon yardımıyla ahmet abi beni aldı! yarım saatlik bi yolculuktan sonra ufak ama çook sirin bi eve geldik içeriye girerken kalbim yerinden atacaktı eda kalçalarını ortaya çıkaran bi etek üstüne göğüslerini ortaya çıkaran bi bluz giymişti! nefesimi tutup yanağından öperken eda hafifce pantolonumun önünü okşadı kocası edanın bu hareketini görmemişti! içeri geçtikten sonra eski resimlerini flan geitrdi ahmet abi, orta boylu uzun saçlı siyah beyaz resimlere bakıyorduk bu arada eda 28 kocası ise 44 yasında idi!

yemekler masaya koyulurken ellerimi yıkamak için lavaboyu sormah transuştum ahmet abiye! ahmet abi önde ben arkada lavaboya geldik ben ellerimi yıkarken ahmet bi anda pantolonumun üzerinden yarağımı tuttu, ohooooo bu sulak yerde büyümüş belli falan derken eda içerden ahmet rahat bırak kenanımı diyordu… ahmet benden önce içeri gitmiş aletimin büyüklüğünü karısına anlatmaya başlamıştı bile!

gülerek içeri geldiğimde önce yemeklerimizi yedik, sonra eda ben şimdi geliyorum deyip yanımızdan ayrıldı! 10 dk sonra simsiyah transparan kalçalrını hemen üzerinde bi gecelikle içeri girıdiğinde eeeee görecez bakalım kenan bey, 2 kişi bu karının hakkından gelecek mi deyişi beni kendime getirdi gülerek ben bu güzelliği tek başıma da yerim ahmet deyip, ayağa kalktım ve sırıtarak bizze bakan edanın belinden çeip dudaklarını emmeye başladım! ahmet çivili gbi koltukta oturuyordu ben karısının kalçalarını yoğuruyor gerdanını emiyor, yarağımla amında baskı kuruyordum!

edayı kendime çekerek koltuğa oturdum ve eda da üstüme çıkıp kucağıma çıktı! bi yandan göğüslerini yalıyordum edanın bu arada eda da boş durmuyor kalçalarını kıvırken yanıbaşında olan kocasının aletini elleriyle okşuyordu! edayı üzerimden atıp ayağa kalktıp ve bir çırpıda çırılçıplak kaldım, eda benim ve kocasının elinden tuturak haydi kocalarım odamıza gidelim dedi ve sessizce yatak odasına geçtik! lila rengi ağırlıklı olarak renklendirilmiş oda gerçekten insanın arzularını kabartıyordu!

yatağa ahmet abiyle bizi yan yana oturtan eda ahmetin de sikini çıkarıp iki yarağı eline alıp okşmaya başladı, gözleri parlıyordu! daha sonra sesszce ağzına aldı yarağımı ama hepsini alamıyordu, ahmetinki ise edanın ağzında kayboloyordu… biraz daha yaladıktan sonra kendini yatağa bıraktı ve yanıyorum söndürün diye inlemeye başladı ben ani bi hareketle bacaklarının arasındaki yerimi aldım ahmette edaya yarağını sunmuştu, ben edanın sarı tüylerle kaplı amcığını yalarken eda bacaklarıyla kafamı sıkıştırıyordu farkında olmadan ellerimde bacaklarını aralayınca resmen çıldırıyor yatakta kıvranıyordu!

bi ara ahmete baktığımda onun beni süzdüğünü gördüm, ve gözleriyle edanın amını işaret ederek hadi gir diyordu, yarağımı hiç ıslatmadan bi çırpıda içine girdim eda gözleri faltaşı gibi açılmış bi şekilde YAKTIN KENAN, YAKTIN AMCIĞIMI diyordu! hiç aldırmadan bacaklarını ayırıp içine sokmaya devam ettikçe OFFFF HARİKASIN ERKEĞİM, AHMET GÖRÜYO MUSUN NE GÜZEL SİKİYO KARINI diyordu! ahmet o sırada bu laflardan etkilenmiş olacak ki hırlayarak edanın ağzına boşaldı edanın dudaklarından taşan damlaları ise bir an için farkettim ki ahmet bey eme eme temizledi… karşımda sınıf tanımayam bi çift vardı!

eda-ahmet öpşmesi btince eda kızgın gözlerle ahmete bakıp ama çabuk boşaldın şimdi heemen kalkmaz bu diye sitem edince ahmet sırıtarak bende sizi izlerim karıcım dedi! eda bana dönüp SİK KENAN, SİK KARI NASIL SİKİLİR GÖRSÜN GAVAT FALAN deyince ben daha da sert girip çıkmaya başladım, ahmet bi ara su içmeye gidince götümden sik beni diye fısıldadı kulağıma eda! ahmet geldiğinde edayı domaltıp arkasına geçtim! ahmette inik sikiyle oturduğu yerden kalkıp yanımıza geldi! ben yine yarağımı edanın amcığına gömdüm, tempolu bi şekilde pompalarken ahmet gelip karısının kalçalarını ayırdı ve götüne büyük bi tükürük bıraktı, ve baş parmağıyla karısnın arka deliği ile oynayama başladı!

eda ahmetin bu davranışından rahatsız olmuştu, orayı kenan açacak ezik deyip sırıttı bende ahmeti geir plana atmak için birazz daha doğruldum ve edanın beline doğru yaslanıp edayı sikmeye devam ettim! bazen o kadar hızlanıyordum ki yarağım edanın amından çıkıyordu, bi kaç sefer böle olduktan sonra alttan ahmetin yarağımı karısının amından çıkınca kendisinin soktuğunu farkeettim! EDA DA FARKETİMİŞ OLACAK Kİ KENDİ ELLERİNLE SİKTİRİYORSUN KARINI HA deyip kahkahayı patlattı!
biraz daha amından siktikten sonra ahmetn masajıyla iyice gevşemiş olan arka deliğine getirdim yarağımı, eda SİK KOCAM OL, ERKEĞİM OL, BOZ GÖTÜMÜ diye ne dediğini bilmeden sayıklıyordu, yarağımı edanın götüne getirip yavaşça bastırdım dişlerini sıkarak bir KENANNNN deiğişi vardı ki anlatamam arkadaşlar, yarağa alışan götü iyice kendini salınca git gel yapmaya başladım, bi kaç dakika da ordan siktikten sonra edaya boşalacağımı söyledim, eda hala sikiyle oynayan kocasına kafası çevirerek NEREME BOŞALSIN ERKEĞİM SÖYLE PEZEVENK deyince ahmet bana dönüp yüzüne boşal diye fısıldar gibi söyledi! bende edanın içinden çıkıp yüzüne doğru yaklaşıp iliklerime kadar yüzüne boşaldım!

eda boşalmam bittikten sonra GEL KOCACIM diyerek ahmeti çağırdı ve yüzüne bıraktığım döllerimi öpmesini söyledi, ahmet karısının üstüne eğiliğ onu öperken ben komidinin üzerinde ki sigaradan bir tane yaktım, ahmet kafasını kaldırdığında bıyıkları bembeyaz döl içindeydi… lavaboya gidince eda başını göğsüme koyup İSTERSEN KOCAMI DA SİK diye fısıldadı! niye sen yoruldun mu diye sorduğumda – eda: sen de bu yarak varken ben hayatta seni yalnız bırakıp yorulamam ama bi duş alalım dedi, ahmetin gelmesi de gecikmişti! el ele banyoya geçerken ahmeti bir eliyle 31 çekip diğeriyle de götüyle oynamasına şahit olduk, bizi görünce hemen elini arkadan çekti, edayla yanından geçerken sırtına vurup merak etme abi bu gece değil ama bi gün o götünü sikecem ama kıllarını kesmen lazım dedim! banyoya girdik suyun altında edayı duvar fanyanslarına dayayayıp tekrar siktim! o gece eda defalarca boşaldı 4 kez de ben boşaldım, ahmet bi ara edanın gözleri kapalı kısık sesle inlerken yarağımı ağzına almaya çalıştı, gece boyunca sikini kaldıramadı en son saatte baktığımda 4.17 falandı. 2 gece yanlarında kaldım 2 gece boyunca çoğunlukla yalnız olmak üzere edayı siktim…

karımı teknede siktik

28 Jul

Merhaba, ben Gökay, 36 yaşındayım ve evliyim. Karım 35 yaşında, 1.62 boyunda, 58 kiloda, harika kalçaları olan birisidir. Karımla 8 senelik evliyiz ve sekste sınır tanımayız. Karımın sekste en sevdiği şeylerden birisi, amına vibratör sokup, ben de arka deliğini zorladığım zamandır. Fakat karımın götüne daha tamamını sokamadım. Karımla buşekilde sikişirken, karıma hep, onu gerçekte de iki yarrakla, yani bir başka erkekle birlikte sikmek istediğimi söylerdim. Karım da bu fantazimizde dahada azardı…

Karım ve ben tam bir deniz tutkunuyuz, geçtiğimiz yaz 1 haftalığına yelkenli bir tekne kiralayıp, hem yelken eğitimi alacaktık, hemde harika bir tatil yapacaktık. Marmaristen kiraladığımız tekne ile Yunan adalarını dolaşacaktık. Bu gezide bize 22 yaşında Fırat adında genç bir kaptan eşlik edecekti. Karım teknede yalnız olacağımızdan, beyaz renk, yandan ip bağlamalı bir bikini almıştı. Bu bikini karımın kalçalarının bütün güzelliğini ortaya çıkarıyordu. Altı sadece amını kapatacak büyüklükte bir bikini idi, üst kısmında ise göğüslerinin yarısı da dışarda kalıyordu…

Gezinin ikinci gününde Fırat kaptanla oldukça samimileşmiştik. Karım güneşlenirken Fırat gözünü karımdan alamıyordu, karım da bilerekten frikikler veriyor, Fıratı azdırıyordu. O gece karımla sikişirken, yine vibartörü amına sokmuştum, karım da benim yarağımı ağzına almış yalıyordu. Karıma, “Vibratörün yerinde Fıratın yarağının olmasını istermiydin?” diye sordum. Karım da, “Neden olmasın, hep beni iki kişi sikmek istemiyormuydun?” dedi. O gece, o azgınlıkla, ikimiz de harika bir boşalma yaşadık…

Ertesi gün karım yeni aldığı beyaz bikinisini giymişti ve Fırata daha yakın davranıyordu. Beraber yüzerken, ona sarılıyor, dokunuyor, Fıratı iyice baştan çıkarıyordu. Fırat da kalkan yarağını nasıl saklayacağını bilemiyordu. Öğleden sonra teknenin dümenine ben geçmiştim, sessiz sakin bir koy arıyorduk. Karım da güvertede güneşleniyordu, Fırattan soğuk bira istedi. Fırat birayı götürünce de, karım yüzüstü yatıp, Fırattan sırtını yağlamasını istedi. Fırat karımın sırtını yağladıktan sonra kalçalarına doğru inmişti. Karım bu arada bikininin üst iplerini çözmüştü, sırtüstü döndüğünde göğüsleri bikiniden sıyrılmış, açılmıştı. Fırat şaşkınlıkla bir müddet karımın göğüslerini seyrettikten sonra, hızla kamaraya inmişti. Karım da 1 dakika sonra, üstsüz bir şekilde Fıratın peşinden gitti…

Tekneyi ben kullandığım için oturduğum yerden içeriyi biraz görebiliyordum. Zaten demir atacağımız koya da gelmiştik. Gördüğüm kadarıyla karımla Fırat öpüşmeye başlamışlardı. Karım koltuğa oturmuş, Fırat ta bacak arasına girmiş, karımın güzelim 85’lik memelerini yalıyor, bir taraftan da amını avuçluyordu. Karım inlemeye başlamıştı, Fıratın kafasını aşağıya doğru bastırıyor, Fıratı amına doğru itiyordu. Fırat bu isteği anlamış ve karımın bikinisinin altını da çözerek amını yalamaya başlamıştı. Karımın inlemeleri bana kadar geliyordu, ben de yarağımı sıvazlamaya başlamıştım. Karım ayağa kalktı ve Fıratın mayosunu indirdi. Fıratın yarağı meydana çıkmıştı. Okadar büyük değildi, ama benim yarağıma göre biraz daha uzun ve kalındı. Karım iştahla Fıratın yarağını yalamaya başladı, sonuna kadar ağzına alıyor, başına dil darbeleri atıyordu…

Bu sırada demir atıp, ben de kamaraya girdim. Fırat beni görünce tedirgin oldu ve panikledi, ama karım Fıratın yarağını bırakmaya hiç niyeti yoktu, “Gel kocacığım, katıl bize!” dedi. Ben de mayomu çıkardım ve domalmış olan karımın arkasına geçip, amını götünü yalamaya başladım. Karım şimdi Fıratın yarağını daha bir iştahla yalıyordu. Ben yarağımı arkadan karımın sulanmış olan amına soktuğumda, karım deli gibi kıvranıyordu. 1-2 gitgelden sonra karım orgazm olup boşalmaya başladı. Fıratta da durum pek farklı değildi, karım Fıratın yarağını öyle bir emiyordu ki, Fırat dayanamadı ve karımın ağzına boşalmaya başladı. Karım yutabildiğini yuttu, bir kısmı da ağzının kenarından taşıyordu. Oysa bu güne kadar benimkileri hiç yutmamıştı…

En sonunda ben de karımın amına boşalmıştım ve Fıratın yanına oturmuştum. Karım duşta temizlenip geldi ve aramıza oturdu. Ellerini yaraklarımıza atmış okşuyordu. Biz de karımın memelerini yalamaya başladık. Karım yine azmaya başlamıştı, önümüze diz çöktü, büyük bir iştahla Fıratın yarağını emerek kaldırdı ve “Bunu içimde istiyorum!” diyerek, koltukta oturan fıratın yarağını amına yerleştirip, üstüne oturdu. Fırat ta boş durmayıp karımın memelerini yalıyordu. Karım Fıratın yarağına oturup kalktıkça, arkadan kalçaları harika açılıyordu. Ben de karımın arkasına geçtim ve karımın götünü yalamaya başladım. Bu sırada Fıratın yarağı karımın amına piston gibi girip çıkıyordu. Karımın götünü biraz yaladıktan sonra, götüne parmağımı sokup, biraz deliği genişlettim. Karım niyetimi anlamıştı, kendini biraz daha geriye doğru bıraktı. Ben de yarağımı yavaşça karımın götüne sokmaya başladım. Karımın götü çok dardı ve yavaşça açılıyor, yarağımı adeta içine çekiyordu…

Biraz sonra karımın götü yarağıma alışmıştı. Fırat amında, ben de karımın götünde, karıma gitgellere başlamıştık. Karımın çığlıkları bütün tekneyi kaplamıştı, ard arda orgazm oluyordu. Bir süre sonra ben karımın götüne boşalmaya başlamıştım. Fırat ta karımın amına boşalıyordu. Karımın yüzündeki mutluluk herşeye değerdi. Ben götünden çıktıktan sonra, karım da Fıratın üstünden kalkmış, Fıratın yanına uzanmıştı. Karım Fıratın boşalmış yarağını okşarken, amından ve götünden döllerimiz akıyor, birbirine karışıyordu…

Tatilimiz bitene kadar bu böyle devam etti. Siklerimiz kalktıkça, karımı beraber siktik. Bazen de Fırat yalnız sikiyordu karımı. Tatil boyunca karım teknede nerdeyse hiç giyinmemişti. Şimdi tekrar tekne kiralayacağımız günü bekliyoruz :))

iki genç karımı sikti

28 Jul

Geçen hafta, karımla seks yaşamına bakışımı değiştiren bir şeyler oldu. Karım Suzan, otuz yaşında 1.70 boyunda, kahverengi saçlı, mavi gözlü bir kadındır. Standart, 94 61 92 vücut ölçüleri vardır ve bebek yüzlüdür. Türkiye genelinde kitap, kırtasiye ve müzik cd ve kasetleri satan bir mağazalar zincirinin İzmir şubesinde müdür olarak çalışmaktadır. İşi nedeniyle çoğunlukla muhafazakar giyinir ve işinde öyle davranır.

Karım normalde 9-5 çalışır. Ama geçen Cuma günü, yardımcılarından biri arayıp hasta olduğunu, gelemeyeceğini söyleyince onun işlerini de yapması ve mağazanın kapanışına kadar orda kalması gerekti. Mağaza evimize beş dakika uzaklıktadır. Saat on olup da dönmeyince merak ettim. Zira iş yeri saat dokuzda kapanıyordu. Defalarca mağazayı aradım ama karımın telefonu sürekli meşguldü. Sanırım telefon açık kalmıştı. Bu beni oldukça sinirlendirmişti, bir terslik olup olmadığını öğrenmek için mağazaya gitmeye karar verdim. Karımın yedek anahtarlarını da yanıma alıp arabama atlayıp yola koyuldum.

Mağazanın otoparkına vardığımda, karımın arabasından başka iki araba daha olduğunu gördüm. Bunların dışında otopark bomboştu. Ön kapıya doğru yöneldim. Fakat arkadaki ofislerin biri dışında bütün lambalar söndürülmüştü. Kapıyı kontrol ettim, kilitliydiler. Ben de Suzan’nın anahtarlarını sırayla denedim. Uzun sürmeden de buldum ve açıp içeri girdim.

İçeri girince, arkadan kısık sesli konuşmalar duydum. Merakla, parmaklarımın ucuna basarak, sesin geldiği yöne doğru gittiğimde, hayatımın en büyük sürprizi ile karşılaştım!!!

Karım, külotu yerde, etekleri beline kadar toplanmış, bluzu göbeğine kadar açılmış, masanın üzerinde bacakları ayrık şekilde yatıyordu. Telefonla birlikte, masanın üzerindeki evraklar da yerlere saçılmıştı. Onaltı onyedi yaşlarında genç bir çocuk, dizleri üzerine çökmüş, karımın iyice açılmış amını yalıyordu. Aynı anda, yine aynı yaşlarda tamamen soyunmuş bir başka çocuk da, yarrağını karım Suzan’nın ağzına sokuyordu.

İlk tepkim, içeri dalıp, o iki hergeleyi karımın üzerinden çekip, döverek dışarı atmayı istemek oldu. Ama, birazdan anladım ki karım bir kurban değil, aksine olaya aktif katılan birisi…

Orada öyle dikilip onları izlerken, nefes alış verişlerim arttı, kalbim hızla çarpmaya ve sikim sertleşmeye başladı. Kahretsin, karımın bu iki yeni yetmeye vermesini izlemekten hoşlanmıştım.

Beni görmelerine fırsat vermeden, daha kuytu bir yere geçerken, amı yalayan çocuğun pantolonunu ve külotunu çıkararak, karımın sırılsıklam olmuş amına, sikini sokmaya başladığını gördüm. Çocuk kaygan amcığın içinde gidip gelirken, karımın dudaklarından, bildik, orgazma yaklaştığını belli eden sesler dökülmeye başladı. Bu arada Suzan’ı ağzından besleyen çocuk masanın üstüne çıktı ve amını siken çocuğa uyum sağlayarak, ağzını sikmeye başladı.

Birden ön kapıyı açık bıraktığımı hatırladım. Çabuk ama sessizce gidip kapıyı kilitledim. Geri döndüğümde, Karımın amını siken çocuk, Suzan’nın geniş kalçalarını yakalamış ve işine aynen devam ediyordu. Ancak sokuş hızının çabukluğundan boşalmak üzere olduğu da anlaşılıyordu. Son darbede, Suzan’nın aşk tüneline tamamen soktu ve zevkle titreyen vücudundan, spermlerini içine boşalttı. Karım taze spermleri içinde hissedince, orgazm çığlıklarıyla çırpınmaya başladı. Nefes alması sıklaştı, zevkle hırıldamaya ve inlemeye başladı. Yukarıdaki çocuk, sikini karımın ağzından çıkardığında, aşağıdaki çocuk, aynı pozisyonda sikini karımın amının dibine kadar gömmüş, karımın amının onu emerek kurutmasıyla, orgazmın son zevklerini titreyerek yaşamaya devam ediyordu. Yukarıdaki çocuk, masadan aşağı indi ve diğerini dirseğiyle kenara iterek, karımı pompalama pozisyonuna geçti. Birkaç gel gitten sonra o da boşaldı. Çocuk yumuşamış aletini karımın amından dışarı çekince, kıvamlı beyaz bir damla sperm içeriden aşağıya doğru sızdı. Sonra her ikisi de bir adım geri çekilerek, karımın amını dolduran ve onu doyuran ******larını gururla gösterdiler. Karımın iyice ayrılmış, sperm ve ***** suyunun karışımı ile parlayan pembe amcığını seyretmek beni aşırı derecede tahrik etmişti. Kameram yanımda olmadığı için üzülmüştüm.
İki delikanlının yardımıyla karım masadan kalktı ve yere halının üzerine indi. Çocuklardan biri de bluz ve eteğini çıkarmada ona yardım etti. Sonra karımı yüzüstü, karnının üzerine döndürdüler. Sonra hafifçe kalçalarını havaya kaldırdılar, amı ortaya çıktı. Çocuklardan biri, kolayca girebilecek şekilde karımın arkasına yerleşti. Diğer çocukta yeniden sertleşmişti. Genç olmanın avantajı, daha yeni boşalmışken bir daha sertleşmişti! Azgın sikici, karımın önüne geçip dizleri üzerine çöktü, karım da, bir önceki *****ten sikin üzerinde kalan artıklarını diliyle yalayarak temizlemeye başladı. Arkadaki çocuk yarrağını, hızla tek hamlede, karımın açık bekleyen amına soktu. Bu karımın ah çekmesine neden olmuştu. Sanırım, karım, ağzındaki yarrağın işini çabucak bitirip, arkasında kendine zevk veren diğer yarrağa konsantre olmak istiyordu. Zira, ağzındaki yarrağı ta gırtlağına kadar çekerek, iyice emiyordu. Zaten biraz sonra da öndeki çocuk titreyerek boşalmaya başladı. Spermlerini karımın ağzının içine gırtlağına boşaltmıştı. Karım da bir damlasını bile ziyan etmeden hepsini yuttu. Çocuk ağzından sikini çıkardığında bir damla bile sperm kalmamıştı üzerinde. Yorgun yorgun kalktı ve arkalarındaki sandalyelerden birine çöktü ve onları izlemeye başladı. Birkaç dakikadır Suzan’ı pompalayan çocuk, tokmaklamayı durdurdu, karımın üstünden indi ve diğer çocuğa yaptığı gibi, ağzına alıp, muhteşem bir orgazm yaşatmasını istedi.

Bu ana kadar röntgenci olmaktan memnundum ama, sertleşmiş sikim rahatsız edecek boyuta gelmişti. Biraz düşündükten sonra eğlenceye ben de katılmaya karar verdim. Suzan çocuğun sikini emerken, ben sessizce soyunup, nefis kalçalarının arkasına geçtim. Çocuklar beni görünce donup kalmışlardı. Karımın arkasından alyansımı göstererek, sessiz olmalarını, devam etmelerini işaret ettim. Zaten bir şey söyleyecek durumda değillerdi ama hala da şoktan çıkamamışlardı. Ama sanırım sonuçta, ne yapmak istediğimi anladılar. Karım hala benim farkıma varmamıştı. Suzan genç aygırının sikini yalamaya devam ederken, ben de sırılsıklam olmuş amını parmağımla yoklamaya başladım. O kadar ıslaktı ki, deliğine üç parmağımı sokmakta hiç zorlanmadım. Sikmem için yalvarmaya başlayana kadar, parmaklamaya devam ettim. Tüm bunları, dinlenmekte olan çocuğun yaptığını düşünüyor, sikmesi için ona yalvarıyordu. Kalçaları uygun pozisyonda yaralayıp, köpekleme sikmek için hazırladım. Bu dolu ağzından zevk ve şehvet mırıltıları çıkmasına neden olmuş, ağzındaki siki boşaltma güdüsünü artırmıştı. Çocuğunda acele etmesiyle karımın öndeki işi bitmiş, ağzına ******tan çıkan meniler dolmaya başlamıştı. Suzan mümkün olduğu kadarını yutmaya çalışmış ama çoğu ağzının kenarından dudaklarına ve çenesine akmıştı. Çocuğun sikini de yalayarak temizlemişti. Bu sırada ben, uzun yavaş vuruşlarla amını sikiyor, hem de gördüklerimden ekstra zevk alıyordum. Her vuruşumda çıkan muhteşem ses, beni daha da kamçılıyordu. Tempomu artırdıkça, kalçalardan çıkan ses, mırıldanmaya dönüyordu. Karım yavaşça kafasını geriye çevirdi. Beni arkasında, onu sikerken görünce gözleri fal taşı gibi açıldı. Göz göze geldik. Açıklar ister gibi bakıyordu. Fakat aniden, orgazm olur gibi bakmaya ve sikimi amının içinde sıkmaya başladı. Bu süre içinde gözlerime bakıyor, yüzü şehvet mimikleriyle hareket ediyordu. Kendimi daha fazla tutamdım ve amını kızgın ve sert bir şekilde tokmaklamaya başladım. Vücudum gerilmişti ve şimdiye kadar hiç bu kadar sertleşmemiş yarrağım karımın amını darmadağın ediyordu. Hayatımın en muhteşem orgazmını yaşayarak boşalmaya başladım. Daha fazla boşalayım diye sikimi sıkıştırıp sağan güzel amın içine adeta litrelerce sperm fışkırtıyordum. Çok muhteşem boşalmıştım, yıldızları görüyordum. Ben bu zevki yaşarken, ağzı kulaklarında sırıtarak, gözlerinde şehvetin ışıltısı bana bakan Suzan’ı gördüm. Ben hala boşalmaya devam ediyordum ve o da amının kaslarını kullanarak, iyice büzüşmüş sikimi emmeyi sürdürüyordu.

Bütün olanlardan sonra herkes nefeslerini tutmuş bekliyorken, karım Semih ve Kemal diye iki çocuğu bana tanıştırdı. Her ikisi de mağazada part-time çalışan öğrencilermiş. Hiçbir tanıştırmaya gerek duymadan onlar benim kim olduğumu anlamışlardı. Utanarak, aceleyle merhaba deyip, giyindikten sonra veda ederek gittiler.
Onlar gittikten sonra, hâla çırılçıplak olan karım, olanları bana anlattı. Mağaza kapandıktan sonra o ikisi her zamanki gibi mağazayı temizleyip etrafı topluyorlarmış. Karımsa tezgahın üzerindeki kitapları raflara yerleştiriyormuş. Birden dengesini kaybedince merdivenden az daha düşecekmiş. Neyse ki Semih yakındaymış ve onu düşmeden tutmuş. Ama bu arada, eteği beline kadar sıyrılmış. Karım ince bir külotlu çorap giyili olduğundan, her şeyi gözler önüne serilmiş. Semih önce manzara karşısında donmuş kalmış fakat sonra aniden, baldırlarını ve göbeğini öpmeye başlamış ki bu öpüş karımı zevkten titretmiş. Ardından elini bütün vücudunda dolaştırmaya, memelerini okşamaya ve kuytu yerlerini parmaklamaya başlamış. Diğer çocuk Kemal de hemen onlara yardıma koşmuş ve eğlenceye katılmış. Beş on dakika kadar hararetli öpüşme ve sevişmeleri mağazanın içinde, yerde sürmüş. Sonra çocuklar onu arka ofise taşımış ve masanın üzerine koymuşlar. Ardından da vücudunu sevip okşamaya başlamışlar. Bundan sonrasına da zaten ben şahit olmuştum.

Bunları duyunca yeniden sertleştim. Ofisi toplayıp oradan ayrılmadan önce Suzan’la hızla bir kez daha *****tik. Bu kez boşalman uzun sürdü ve ıslak amcığıyla uzun süre oyalanıp eğlendim
Bu iki hafta kadar önce olmuştu. Suzan’la ikimiz, yeni evliler gibiydik ve doymak bilmiyorduk. Gerçekten on yılımız boşa geçmişti. Artık yeni bir hayatımız vardı ve yeni insanlar tanımalıydık

olgun komşuma göt verdim

28 Jul

Komşumuz Ali amca ile Ankara’da birbirine oldukça yakın dublekslerde oturuyoruz. Evin tek kızıyım. 18 yaşındayım, ufak tefek (1.55 boyunda), 46 kilo, esmer, kalçalarım ve göğüslerim yuvarlak ve belirgin, okuldan eve evden okula giden sıradan bir öğrenciydim. Erkek arkadaşımla da aram iyiydi, bazen sinemaya gider, bazen de onlara gidip birbirimizi tanırdık :)) Vücutlarımıza dokunmak, öpüşmek ve oral seksin dışında başka birşey yapmıyorduk. Yani sikişmemiştim, çünkü o kocaman yarrağın içime girdiğini düşünmek beni ürkütürdü.

Yine bir gün erkek arkadaşımla sinemaya gittik. Geç kalmıştık, film başlamıştı, içerisi karanlık olduğundan bulduğumuz yere oturduk. Gözümüz karanlığa alışınca baktık ki, oturduğumuz o srada bizden başka oturan yok, tabi erkek arkadaşım fırsatı kaçırmadı ve dudaklarıma yumuldu. Elleri de boş durmuyor, bacaklarımı okşuyordu. Sonra kafasını eteğimin altına soktu ve tangamı kenara çekip amımı yalamaya başladı. Okadar zevk alıyordum ki, zevkten başım dönüyordu, inlememek için dudaklarımı ısırıyordum.

Kasılmaya ve titremeye başlamıştım, orgazm oluyordum ki, birden arkamdan birisi omzuma dokundu, korkuyla kafamı çevirince yerin dibine geçmiştim. Bu yan komşumuz Ali amcaydı. Ali amca 51 yaşında, yalnız yaşayan, oldukça yakışıklı, hoş sohbet bir adamdı. Eliyle sus işareti yaptı. Erkek arkadaşım etek altında amımı yalarken, Ali amca da göğüslerimi okşamaya başlamıştı. Hem utançtan, hem korkudan, hem heyecandan, hemde zevkten sesimi bile çıkaramıyordum. Çok tahrik olmuştum, defalarca erkek arkadaşımın ağzına boşaldım. Daha sonra erkek arkadaşım eteğimin altından doğrulurken, o görmeden, Ali amca elini çekti göğüslerimden. Erkek arkadaşım doğrulduktan sonra fermuarını açıp, sikini çıkardı, elime verdi ve yalamamı istedi. Eğildim yalamaya başladım. Az sonra erkek arkadaşım, “Arkadaki adam bize bakıyor!” dedi. Tanımıyordu ama Ali amcayı kastediyordu. Ben de, “Boşver baksın, ne olacak!” diye fısıldadım. Derken erkek arkadaşım kasılarak boşaldı.

Film arası geldiğinde içecek birşeyler almak için sıra beklerken, erkek arkadaşım telefonunu açtı, mesaj var mı diye kontrol etmek için. Patronundan mesaj gelmiş, “Acil gitmem lazım, hadi çıkalım seni de eve bırakayım!” dedi. Ben Ali amcanın ikinci yarıda yanıma gelmesini umarak, “Yok film güzel, sen git, ben seyredeceğim!” dedim. Erkek arkadaşım gider gitmez Ali Amca yanıma geldi, “Nermin birşey içermisin?” dedi. Beraber kola aldık ve içtik. Ben utandığım için kızarıp bozarıyordum. Ali amca da, “Gençlikte böyle şeyler olur, ben bile senin göğüslerini ellemeden duramadım, kusura bakma!” dedi. “Tamam ama, neolur bizimkilere söylemeyin Ali amca!” dedim. Ali Amca da gülerek, “Filmin ikinci yarısında yan yana oturursak, belki söylemem!” dedi…

Neyse içeri geçtik ve yan yana oturduk, film başladı. Ali amca pantolonun üstünden sikini okşuyordu, bacaklarıma diziyle dokunuyor, benden tepki almaya çalışıyordu. Derken fermuar sesi duydum, Ali Amca sikini dışarı çıkarmıştı. Bakmamaya çalışsam da, Ali amcanın siki erkek arkadaşımınkinin neredeyse iki katı büyük ve heybetliydi. Özellikle gövdesi kalın ve başı büyüktü. Elimden tutup elimi sikinin üzerine koydu, “Arkadaşına yaptığın gibi yap, beni boşalt tatlım!” dedi. Eğildim ağzımı sonuna kadar açtım, sikinin başı ancak ağzımın içindeydi. Dilimle sikinin o muhteşem başını yokluyor, alabildiğim kadar ağzımın içine almaya çalışıyordum. Ben onun sikini yalarken, o da elini arkamdan eteğimin altına soktu, götümü okşamaya başladı. Parmağını tangamın kenarından amıma getirdiğinde irkildim, “Bakireyim, yapma Ali amca!” diyebildim. “Tamam, kızlığına zarar vermeyeceğim, sadece amının balını akıtacağım küçüğüm!” dedi. Aradan 5-6 dakika geçtikten sonra hem amımın balını akıttı, hem de ağzıma yarım çay bardağını dolduracak kadar döl boca etti…

Filmin sonuna yaklaştığımızda toparlandık. Ali amca beni arabasıyla eve bıraktı. Arabada hiç konuşmadık. Babam evin önündeydi, Ali Amca ve babam ayaküstü sohbet ederken ben eve girdim. Üst kattaki odama çıktım. Üstümü değiştiryordum ki, camdan gördüm, Ali amca da evine gitmişti. Benim odanın tam karşısındaki odadaydı, bana el salladı, ben de ona salladım. Binalarımızın arası 5-6 metre anca vardı ve pencerelerimizin konumu itibariyle bizi birbirimizden başkası görmezdi. Kapımı kilitledim, pencerenin kenarına iyice yaklaşıp soyunmaya başladım. O da bana bakarak soyunuyordu. Karşılıklı çırılçıplak kalınca, Ali amca yarrağını bana göstererek 31 çekmeye başladı. Ben de ona bakarak göğüslerimi ve amımı okşuyordum. Ali amca döllerini penceresinin camına fışkırtırken ben de amımı okşayarak orgazm oldum. Sonra ben duş alıp yemeğe indim…

Yemekte babam annemle memleketimiz olan Balıkesire acil gitmeleri gerektiğini, Ali Beyle bunu konuştuklarını, 5 gün bana göz kulak olacağını söyledi. Benim ağzım kulaklarıma varacaktı, ama belli etmedim ve “Ya baba gitmeseniz…” falan dedim. O akşam bizimkiler yola çıktılar. Onlar gittikten sonra ben hemen odama çıkıp eteğimi ve sütyenimi çıkardım, sadece tişört ve tanga külotla aşağı salona indim. Ali amcanın geleceğini umuyordum. Ve 5 dakika sonra Ali amca bizim zili çaldı. Kapıyı açtım. Göğüs uçlarım tişörtten fırlayacak gibi duruyorlardı. Ali amca da eşofmanıyla gelmişti. Salona geçtik. “Seni bana emanet ettiler, ben de emanete bakmaya geldim!” diyerek güldü. Çok güçlüydü, her halde boyu 1.80’in üstündedir, kilosu da 80-85 vardı. Önce koltukta uzunca öpüştük. Sonra bir çırpıda tişörtümü ve külotumu çıkarttı. Kendisi de çırılçıplak kalınca beni kucağına aldı ayağa kalktı. Ayakta, ayaklarım onun beline, kollarım boynuna dolanmış vaziyette öpüşüyorduk, birbirimizin dudaklarını emiyorduk. Amım tam sikinin üstündeydi, ben ileri geri salındıkça, sikinin başı da ıslanan amımın dudakları arasında ileri geri kayıyordu…

Aldığım zevk inanılmazdı, sikine sürtünerek orgazm olmuştum ve amımın suları akıyordu. Fakat yanlışlıkla siki amıma girecek ve kızlığım bozulacak diye de çok korkuyordum. Bu endişemi anlamış olmalı ki, “Kormana gerek yok, kızlığına dokunmayacağımı daha önce de söylemiştim!” dedi ve beni kucağından indirerek kanepeye oturttu, bacaklarımı aralayıp amıma yumuldu ve yalamaya başladı. Beni titremeler kasılmalar sarmış, saçını asılarak ağzını amıma iyice bastırıyordum. Derken birden pozisyon değiştirdi ve 69 olduk. Artık o benim amımı yalarken, ben de onun kocaman yarağını yalıyordum. Erkek arkadaşımla da birbirimize oral seks yapmıştık, ama 69’u ilk defa yapıyordum ve bu daha zevkliydi. Üstelik Ali amca amımı dillerken, aynı zamanda da götümü parmaklıyordu. Resmen uçuyordum…

Sonra beni kanepeye yüz üstü uzattı, sırtıma uzanır gibi arkama geçti ve omuzbaşlarımı, ensemi öperek, kulağıma, “Şimdi seni arkandan yapacağım, korkma fazla acıtmayacağım, yanımda özel krem getirdim, tamam mı tatlım?” dedi. Heyecandan kurumuş dudaklarımdan belli belirsiz bir “Tamam!” kelimesi çıktı. Beni dörtayak pozisyonuna getirerek, eşofmanın cebinden aldığı kremle önce kocaman sikini kremledi. Sonra götümün deliğine sürdü ve ilk önce bir, sonra iki parmağı ile göt deliğimi genişletti. Daha sonra o kocaman sikinin mantar başını götüme dayadı, ama ben kendimi kastığım için sokamıyordu. “Kendini kasarsan çok acır, rahat ol, gevşe biraz!” dedi. Ben korksam da, artık bu saatten sonra dönüş yoktu ve o yarrağı götüme istiyordum…

Kendimi serbest bırakınca, birden başı Löp! diye götüme girdi. Gözümden yaş geldi, götümün deliği yanıyordu. Siki benim bileklerimden kalındı. Bir süre hiç kıpırdamadı, öylece kaldı arkamda, elini de önüme atıp amıma okşamaya başladı. Amımı okşarken aldığım zevkten götümün acısını hissetmiyordum bile. Ve yavaş yavaş kalanını da soktu götüme ve omuzlarımdan asılarak iyice kenetlendi bana. Altında kaybolmuştum. Götümde sikinin damarlarını bile hissediyordum. “Hepsi bukadardı, köküne kadar aldın tatlım, bundan sonrası çok zevkli!” diyerek sikini götümde hafif hafif oynatmaya başladı. Gerçekten de götümde kocaman yarrağın kımıldaması çok zevkliydi, ben de başladım götümü oynatmaya, hafif ileri gidip, geri vuruyordum götümü kasıklarına. Götüm iyice alışıp acı büyük bir oranda kaybolunca, artık yarrağı da tren pistonu gibi götüme girip çıkıyordu. Hele götümü sikerken amımı da okşaması vardı ya, Tanrım böyle zevkli birşey olamazdı!

Herhalde yarım saatten fazla sikti götümü ve sonunda götümün içine boşaldı. Ilık ılık boşaldığını hissetmek manyak birşeydi. Yarağını götümden çıkarmadan, beni çiş yaptırır gibi kucağına alıp banyoya götürdü. Küvetin içine girdiğimizde yarrağını götümden çıkarmasıyla, götümden osurukla birlikte döller püskürdü küvete. Beni küvete indirdiğinde (elimde olmadan da olsa osurduğum için) çok utanmıştım ve yüzüne bakamıyordum. Çenemden tutup başımı yukarı kaldırdı ve “Bunda utanılacak birşey yok tatlım, götten sikişirken osurmak gayet doğal!” diyerek dudaklarımdan öptü. Duşun suyunu ılık açıp beni ve kendini güzelce yıkadı. Götümü ve sikini sabunlayıp köpükledikten sonra küvete oturdu ve “Hadi tatlım, bu sefer kendin al arkana! Kumada sende!” diyerek yarrağını dik tuttu. Ben de yarrağın üzerine çöküp, başını götümün ağzına yerleştirdim ve yavaşça oturmaya başladım. Bu sefer çok acımamıştı ve sabunlu olduğundan olsa çok kolay girmişti…

Hepsini aldıktan sonra kalkıp oturmaya başladım. Artık zıplıyordum ve o koca yarrak götümde bir kayboluyor, bir görünüyordu. Ali amca da iki eliyle belimden tutmuş oturup kalkmama yardım ediyor, bazen beni kendine iyice hızla çekiyor, yarrağını götümde oynatıp tekrar zıplatıyordu. Okadar zevkliydi ki, bazen çok hızlı zıplıyordum ve yarrağı götümden tamamen çıkıyor, hemen geri yerleştirip zıplamaya devam ediyordum. Bazen de Ali amca pırtıp çıkan yarrağını götüme yerleştiriyordu. Bu pırtmaların birinde artık nasıl olduysa, ben geri götüme yerleştirirken, Ali amca beni aniden kucağına çekince, amım o ana kadar yaşamadığı acıyı tattı. O koca yarrak bir anda amımın dibini bulmuştu. “Eyvahhh kızlığım gitti!” diye bağırdım…

Ali amca da birden irkildi ve beni üzerinden kaldırdı. Kanlı sikini görünce hiç şüphem kalmadı ve “Ben ne bok yiyecem şimdi, beni artık kim alır bu halimle!” diyerek ağlamaya başladım. Ali amca beni teskin ediyor, “Ağlama tatlım, olan oldu birkere, yapılacak birşey yok, hem dünyanın sonu değil ya, üzülecek birşey yok bunda, seni bakire değilsin diye almayacak adamın taa amına koyayım!” diyordu. Amımı ve sikine bulaşan kanları güzelce yıkadıktan ve kurulandıktan sonra, beni kucaklayıp odama götürdü. Yatağıma uzatıp, “Artık hiçbir engel kalmadı, tadını çıkaralım!” diyerek üzerime yattı ve kaldığı yerden devam etti, bu sefer amımı sikiyordu. Milim milim her santimi içimi yarıyordu, zevkten deliriyordum…

Ali amca beş gün evin her yerinde beni amdan götten sikti. Hayret ettiğim şey, yaşlı olmasına rağmen bu kadar iyi sikişmesiydi. O ara okula gidememiştim, hocaları ve erkek arkadaşımı arayıp hasta olduğumu söyledim. Erkek arkadaşım da, “Eve geleyim sana bakayım!” dedi, ama ben istemedim, çünkü benim bakıcım vardı :))

Herkese zevk dolu sikişli günler diliyorum! Zayıf, ince belli, 1.55 boyunda, esmer, ufak tefek, dolgun kalçalı, güzel göğüslü kızlardan hoşlanıyorsanız, beni siktiğiniz hayal edip, her yerime boşalın :))

otelde yengesini siktim

28 Jul

Selam seks sever arkadaşlar. Adım Kenan. Bu paylaşacağım hikayem bundan 10 yıl önce başladı ve devamı geldi. Ozaman bir bankada şef olarak çalışıyordum. Bankada stajer olarak yanımda çalışan Gülay diye bir kız vardı. O gün teftişten dolayı mesai uzayınca, Gülayı evlerine bırakmak üzere arabamla çıktık. Evlerinin önüne varınca, kahveyi çok sevdiğimi bildiği için, kahve için yukarı davet etti. “Rahatsız etmeyim evdekileri…” diyerek teklifini kabul etmedim. Fakat Gülay, “Evde sadece yengem var!” diye ısrar edince, fazla karşı koyamadım ve yukarı çıktık…

Gülay beni Sema yengesiyle tanıştırdı. Yengesi ayağında iki yaşındaki çocuğunu sallayarak uyutmaya çalışıyor, fakat çocuk uyumuyor, ağlıyordu. Gülay kahve yapmaya mutfağa gittiğinde, ben de onunla gittim ve “Çocuk acıkmıştır, git söyle de yengen meme versin çocuğa!” dedim. Gülay gülmeye başladı. “Neden gülüyorsun?” deyince, “Yengemin memeleri çok küçük!” dedi. Ben küçük meme hayranı olduğum için, sikim anında kazık gibi oldu ve Gülayla yengesi hakkında sohbeti devam ettirdim. Yengesi normalde yan dairede oturuyormuş, fakat kocası hapise girince, Gülayla kalmaya başlamış. Kocasının 1.5 yıldır hapiste olduğunu falan öğrendim…

Gülay kahveleri yapınca, kahve ile soda içmek istediğimi söyledim. Gülayda evde soda olmadığını söyleyerek, bakkaldan almaya gitti. O sırada ben yengesiyle sohbete girdim, kocasının hapiste olduğuna üzüldüğümü, benim de eşimin hasta olduğunu, doktorun ilişkiyi yasak ettiğini, aslında bir bakıma ikimizin de durumunun aynı olduğunu falan söyledim. O da leb demeden leblebiyi anladı, “Evet, senin kadına, benim de kocaya ihtiyacım var! Ama işte… arada Gülay olmasaydı…” dedi. Ben de hemen, “Gülayın bilmesine gerek yok! Seninle ilk fırsatta buluşmak istiyorum!” dedim ve kartvizitimi vererek, beni mutlaka aramasını söyledim. Kartviziti hemen eşofmanının cebine koyup, “Tamam, ararım!” dedi. Az sonra Gülay soda ile geldi. Kahvemi ve sodamı içtim ve teşekkür edip ordan ayrıldım…

İki gün sonra aradı ve dışarda buluştuk. Araba ile şehrin biraz dışında güzel bir otele gittik. Yolda sohbeti koyulaştırıp, karşılıklı cinsel açlığımızı itiraf ettik birbirimize. Otele varınca oda kiraladım ve odaya geçtik. Odaya girer girmez, onun 1.5 yıllık yarrak hasreti, benimse onun küçük memelerini merak ve hevesim ile dudaklarını somurmaya başladım. Ayakta dudaklarını somururken, heyecanla elimi göğüslerine attığımda inanamadım, sanki yeni palazlanan kızların memeleri gibi küçük memeleri vardı. Bluzunu çıkardım ve yatağa uzandık. Ve ağzımı ancak dolduran memelerini zevkle somurmaya başladım. “Memelerim küçük değil mi?” deyince, hep böyle memeleri hayal ettiğimi söyledim ve kurşunkalemin arkasındaki silgisi gibi uçları olan memelerini somurmaya devam ettim…

Bu arada elimi bacaklarında gezdiriyordum ve külotunun üzerine gelip amcığını avuçladığımda, sırıl sıklam olmuştu. Elimi külotunun içine sokarak ıslak amcığını okşamaya başladığımda, Sema inlemeye ve dudaklarını ısırmaya başladı. Hemen eteğini ve külotunu çıkarıp, bacaklarından yalayarak amcığına çıktım. Sırılsıklam amcığına dudaklarımı dayadığımda zevkten bağırmaya başlamıştı. 1.5 yıllık yarrak hasreti ile amı ateş gibi yanıyordu. Dilim içinde dolaştıkça, saçlarımı koparacak gibi asılmasından, amını dilimle sikmemden nekadar zevk aldığını anlıyordum. Bu arada amının suyu ile yüzüm yapış yapış olmuştu…

Doğruldum ve bir çırpıda soyunup, taş gibi olmuş yarrağımı eline verdim. Özlemle yarrağımı hemen ağzına götürdü, hasret kaldığı yarrağı yılların acısını çıkarır gibi emiyor yalıyor ve inliyordu. Sikim de ağzında gittikçe büyüyordu. O kadar güzel yalıyordu ki, bir süre onu seyrettim. Başını yalıyor, sikimin başını iki parmağı ile ayırıp, sikimin deliğine dilini sokmaya çalışıyordu. Sonra gövdesini yalayarak aşağılara yavaşça inip, taşaklarımı somurup, tekrar yalayarak yukarı çıkıp, boğazına kadar sokup, içine çekiyordu. Bunu yaparken de, “Sakın gelme, içime boşalmanı istiyorum!” diye yalvarıyordu…

Öyle yalanmaya fazla dayanamadım, sikimi ağzından kurtarıp, bacaklarının arasına girip yarrağımı amına geçirmemle onun da Ohhhh! çekmesi bir oldu. Sanki amcık değil bir yanardağa sokmuştum sikimi. Ama 2 sefer anca gidip geldim ki, oluk oluk boşaldım. Altımda tir tir titriyordu, “Ne olur çıkarma, içimde kalsın!” deyince sikim amcığında üzerine uzandım, dudaklarını öptüm. Birkaç dakika öpüşünce, sikim amnın içinde yeniden hareketlendi ve tekrar gidip gelmeye başladım. Busefer daha uzun sürdü ve 5-6 dakika sonra birlikte geldik. “Çok güzeldi, fakat daha doymadım!” dedi. Kalktık, beraber duş aldık geldik tekrar yatağa…

Bana, “Sırt üstü uzan ve hiçbir yerimi elleme, bana bırak!” deyince yattım. Önce sikimi ağzına alıp dimdik yapınca, ben sikimi amına alacak ve oturacak sandım, fakat sikimi göbeğime doğru uzatıp, amcığınının dudaklarını ayırıp sikimin üzerinde gidip gelmeye başladı. Resmen amıyla sikime fırça badana yapıyordu. Şaşırmıştım, “Niye içine almıyorsun? deyince, “Evde amcığıma salatalık sürtüp, bazen içime sokuyordum, öyle alıştım, şimdi de sikini sürterek bir kere boşalmak istiyorum, sen yat!” dedi. Ben onun sikimin üzerinde sörf yapmasını seyrederken, kendisi de memelerini okşayarak gidip gelirken, sikimin amcığının suyu ile kayganlaşarak amcığına girdiğini hissettim, fakat hemen çıkardı ve yine üzerinde kayar gibi gidip gelmeye başladı. Sonra birden omuzlarıma abanıp titreyerek boşaldı. O anda ben de kendimi tutamadım ve göbeğime doğru boşaldım…

Üzerime uzandı, dudaklarımdan öptü ve “Haydi finali yapalım!” diyerek sikimi ağzına aldı, yalayarak temizledi ve “Sikinin suyu çok tatlı!” diyerek somurmaya başladı. Sikimi kaldırınca önüme domaldı ve “Hadi şimdi de götümü sik, kocam beni kötü alıştırdı, önce amcığımı sonra götümü sikerdi, hadi sok götüme!” dedi. Elleri ile götünün yanaklarını aralayınca, ağzında yeterince ıslanan sikimi götünün deliğine dayadım. Biraz itince kafası girdi. Baktım bağırmayınca, aniden yüklenip hepsini birden soktum. “Yavaş sok! Eşek sikmiyorsun, zevk ver bana! 1.5 yıldır sikilmedi götüm!” diye bağırdı…

Kocasının o kadar götten sikmesine rağmen, götü dar sayılırdı. Yavaş yavaş içinde gidip gelmeye başladım. 15-20 dakikadır sikiyordum götünü ki, “Haydi yeter, çabuk gel, götüm ağrıdı!” dedi. Ben de boşalayım diye hızlı hızlı pompalamaya başladım. Birden kendini yatağa bıraktı, inleyerek titremeye başladı, yine boşalıyordu galiba. Ben birkaç kez daha pompalayınca çığlıklar attığında boşaldığını anladım. Büzüğünü kasıp kasıp gevşetiyor ve beni de boşaltmaya hazırlıyordu. Ben de gelmek üzereyken sikimi götünden çıkarıp, bunu sırt üstü çevirdim ve o hastası olduğum küçük memelerinin üzerine sikimin tüm sularını boşalttım…

İkimiz de bitkin vaziyette birbirimize sarıldık ve bir süre uyuduk. Bir saat kadar uyumuşuz. Kalkıp duşumuzu aldık ve tekrar buluşacağımız günü kararlaştırıp, otelden ayrıldık ve evine bıraktım.

iş arkadaşımı sikiyorum

28 Jul

2008 de yeni bir yerde başlamıştım çalışmaya, benim karşı odamda çalışan bir kadın vardı 30 lu yaşlarda. Ben yeni iş yerimde hovardalık yapmamak için pek bakmıyordum kimseye. bir kaç gün sonra elinde çayla geldi sevgi. eşim öleli cok oldu ben insanlarla samimi olurum ama sen yanlış anlama dedi. bana çay ikram etti. önce bir süzdüm gayet alımlı benim sevdiğim gibi iri kalçalı ve iri göğüslüydü. bende açıldım kendisine bak , benim adım çıkmış 90 a inmez seksene . benle çok fazla muhatap olma madem dulsun, adın çıkar dedim.
zaman zaman bana çay getiriyordu , sohbet ederek zaman geçiriyorduk, bir gün msn adresime çocuğunun adresini de eklememi istedi, çocuğunun sıkıldığını söyledi. bende tamam dedim ve ekledim. bir kaç gün sonra ölen kocasının mevlidini yapacağını benimde gelmemi istedi, bana evini tarif etti. mevlüde gittim ama çok fazla kalmadım. ertesi gün akşam yazışmaya başladık, ben Camfrogda bir hatunla sanal seks yapıyordum, bir taraftanda ona yaszıyordum. cf de yazdığım hatuna; O AMCIĞINI YALAMAK İSTİYORUM diye yazdım ama ileti msn den gitti. ya kusura bakma başka birine yazıyordum sana eldi dedim. önemli değil dedi bir saat kadar sohbet ettikten sonra bana; Ben bira içiyorum , gel beraber içelim dedi. saat:01.00 sıralarıydı. o zaman anladım ki BANA VERECEK . hemen teklifi kabul ettim.
evi bana yürüme 30 dakka mesafedeydi. yürüyerek gittim telefonla sokağa geldiğimi söyleyince bana sana anahtarı atacağım dedi ve bir havluya sardığı anahtarı 3. kattan aşağı attı. havluya sarılı olduğu için anahtar sesyapmadı sokakta . anladım ki daha önce eve adam çok almış . evine girdim yer fıstığı ve bira vardı. birlikte içmeye başladık. kıçında donu vardı , don götüne öyle yapışmıştı ki içimden ; O GÖTÜ Bİ YALASAM DA SİKSEM diye geçirdim. birer bardak bira içtik , o ben mutfaktan bişeyler daha alayım dedi ve mutfağa gitti. bende arkasından gittim. buzdolabinın kapısını açmış eğilmiş bişeyler yapıyorduku kazık gibi sikimi arkadan götünün arasına yaslayarak. elerimle iri göğüslerini avuçladım ve aniden geri döndü. döner dönmez dudakalarına yapıştım. dudaklarını adeta kemiriyordum. bir taraftan inliyor bi taraftan kazık gibi sikimi avuçluyordu. elimi donun üstünden amına attığımda ıslanmış olduğunu farkettim.
Amı adeta yanıyordu, elimi donuna attığımda kılları topur olmuş içi sulu bir am avuçlarımdaydı. ben buna dayanamam dedim ve onu mutfak tezgahına yaslayarak eğilim amının suyunu yalamaya başladım. ben yaladıkça başımı bastırıyordu amcığına , oracıkta domalttım önce sikimi ağzına verip yalamasını ve emmesini sağladıktan sonra arkadan amcığına bastım. amını sikerken arkadan o güzel götünü okşuyordum. simsiyah kılların arasından pembe amının dudaklaını gördüm. ne tatlı duruyorlardı. sikimi amdan çıkarıp dudaklarımı dayadım o kıllı ama, dilimi amcığın içine sokup çıkararak dilemle siktim biraz. göt deliği dikkatimi çekti, büzülüp açılıyordu, dilimi göt deliğine soktuğumda inlemesi ile boşalması bir oldu. bir taraftan da ağlıyordu, neden ağladığını sordum bana; 8 senedir sikilmedim zevkten ağlıyorum dedi.
elinden tuttum ve onu bira içtiğimiz odaya götürdüm. kanepeyi açtırdım , sırt üstü uzandım ve bal kutunu ağzıma ver sikimi yala diye emrettim. dediğimi yaptı, ben iki elimle göt yanaklarını açarak amının tüylerini dişlerimin arasında çekiştirmeye , götünün deliğini yalamaya başladım. götüne attığım her dil darbesinde büzülüp açılıyordu. amı kasıla kasıla sulanıyordu. SENİ NASIL SİKMEMİ İSTERSİN diye sordum . kucağına oturmak istiyorum dedi. şimdi yüzyüzeydik. alttan amına pompalarken , üstten dudaklarımız birbirini yiyordu. ellerimi kalçalarına atmış okşuyordum. o kıllı am öyle coşmuştu ki am suyundan kanepe ıslanmıştı.
Kucağımdan indirmeden kanepeye yatırdım. şimdi dizlerini geri çekmiş, amını pompalatıyordu. sokup çıkardıkça inliyor, bağırtısı odayı inletiyordu. sesini kimse duymasın diye dudaklarına yumulduğumda ise dudaklarımı ısırıp parçalıyordu. canımın acısından aldığım zevki unutuyordum.
Bu böyle olmayacak domal dedim ve onu kanepede domalttım. eğilip am suyunu ve götünü yaladıktan sonra sikimi amına geçirdim. orta parmağımı da göt deliğine, amına sikimi sokup , götünden parmağımı çekiyor. götüne parmağımı sokup amından sikimi çekiyordum. yastığa kapanmış , bir taraftan ağlıyor bir taraftan inliyordu. çok geçmeden boşaldı. sıra bendeydeydi. yere yattım sırt üstü , götünü bana dönerek sikime oturdu. kalçalarını yukarı aşağı indirip kaldırırken bende alttan pompalamaya devam ettim ve bir volkan gibi patladım. kucağımdan itekleyerek kaldırdım. sikimin başını tutarak lavaboya gittim, tuvalete boşaldım. geri geldiğimde kanepede sırt üstü uzanmış sigara içiyordu. yanına uzandığımda inmemiş olan sikimi avuçlayıp bana ; SENİ İLK GÖRDÜĞÜMDE ARZULAMIŞTIM dedi. eğilerek sikimi emdi, yaladı ve sakso çekti. anladımki yarrağa doymayacaktı.
onu doyurana kadar değişik pozisyonlarda siktim.

haticenin muhteşem götü

28 Jul

Selam 31 severler. Bulunduğumuz sitede Hatice teyze diye bir kadın var. Site içi olduğundan herkes neredeyse birbirini tanır. Hatice teyze de arkadaşlarıyla gündüz site içindeki parkta otururlar sohbet ederler. Geçen gün parkta oturduğum bankın karşısındaki banka oturdu. Torununun okuldan çıkmasını bekliyormuş. Hatice teyze 52-53 yaşlarında, herzaman bol ince pijamalardan giyer altına. Üstüne de ince bulüzlerden. Onu her gördüğümde kalçalarının dikliği, memelerinin büyüklüğü dikkatimi çekerdi. Zaten defalarca onun o dehşet kalçalarını hayal ederek 31 çekmiştim. Karşımdaki banka oturunca, bana hafif bir kafa sallayarak selam verdi. Ben de, “Merhaba Hatice teyze, nasılsın?” diye sordum. O an bir bahane bulup yanına oturmak istiyordum ki, bana, “Ya Ömer telefonun saatini ayarlayamadım. Bir türlü çözemedim şu telefonu kullanmayı!” dedi.

Hemen yanına gittim oturdum, telefonu verdi bana, saatini ayarladım, verdim geri. Yanına oturmuşum, birdaha kalkarmıyım. Biraz havadan sudan sohbet ettik. Bir ara bana, “Sen evlenmiyormusun daha? Bekar kızım da yok ki sana versem!” dedi. Ben de, “Yok ya evlenmiyorum, gençliğimin tadını çıkartayım biraz!” dedim. Ben o arada ince bulüzünün altından sütyene sığmayan o dik memelerini kesiyordum ki, Hatice teyze bunu fark etti ve “Napıyorsun, nereme bakıyorsun sen öyle?” dedi. Ben de, “Napayım abla, dikkatimi çeiyor!” dedim. “Oğlum senin kız arkadaşın falan yok mu, git onlarınkine bak! Anan yaşındaki dul bir kadının orasına burasına ne bakıyorsun?” deyince, “50 tane kız arkadaşım olsa nolur abla, hangi genç kızda seninki gibi göğüsler var?” dedim. Ben öyle deyince gururlandı ve “Niye, çok mu güzeller?” dedi. “Evet abla, çok güzel göğüslerin var! Geceleri onları düşünmekten uyuyamıyorum!” dedim ve elimi usulca elinin üstüne koydum ve elini okşamaya başladım. Hatice teyzenin hoşuna gitmiş olacak ki, sesini çıkarmadı ve elini çekmedi. Fakat az sonra bana, “Ablam bu yaptığımız yanlış, ama etkilenmedim dersem yalan olur! Hoş çocuksun! Öğleden sonra saat 2 gibi benim eve gel, biraz muhabbet edelim senle!” dedi.

Saat tam 2’de evine gittim. Kapıyı açtı, üstünde yine aynı elbiseler vardı, ama banyo yapmış, saçlarının ıslaklığından belliydi. Karşılıklı oturduk, meşrubat ikram etti, biraz sohbet ettik. Ben dayanamadım ve “Hatice teyze hep böyle oturacakmıyız? Ben kötü oluyorum, olmazsa ben gideyim!” dedim. Bunları dememle birlikte oturduğu koltuktan kalkıp geldi yanıma oturdu ve bir anda elini önüme attı, pantolon üstünden yarrağımı sıvazlamaya başladı. Benim yarak hemen kazık gibi olunca dayanamadım ve Hatice teyzenin o kibar dudaklarına yapıştım. Sanki hiç sex yapmamışım, ilk defa bir kızı öpüyormuşum gibi emiyordum dudaklarını. Yıllardır hayal ettiğim o göğüsleri avcumun arasındaydı artık, doyasıya avuçluyor, sıkıyor, okşuyordum. Hatice teyze bir çırpıda çıkardı üstündekileri ve beni de soyarak, saxo çekmeye başladı. Benim yarak ağzında kalp gibi atıyor, her an boşalacağım zannediyorum. Yarağımın başını ufak ufak öpüyor, yukardan aşağıya yalıyordu. Ben de bu arada memelerini delicesine okşuyordum…

Sonra yoruldu, geriye yaslandı ve “Yatak odasına geçelim!” dedi. Birbirimize sarılarak gittik yatak odasına. Yatağa sırt üstü uzandı, ben de amına yumuldum hemen. Ben gelmeden amının kıllarını traş yapmış belli, her tarafı kaymak gibi tertemizdi amcığın. Yalamaya, dil atmaya, somurmaya başladım. Ben somurdukça Hatice teyze inliyor, bu da beni daha tahrik ediyordu. Amını yaladıktan sonra bende dayanacak hal kalmadı ve amına yerleştirdim yarağı. “Aahhhh!” diye bir ses çıktı Hatice teyzeden. Ben dibine kadar köklüyordum, o da bir o kadar inliyordu. Ben daha boşalmadan Hatice teyze titremeye başladı, ellerimden sımsıkı tuttu ve titreye titreye orgazm oldu. Ben daha da tahrik oldum, birkaç sokup çıkarmadan sonra amının içine çeşme gibi boşaldım…

Halsizlikten kımıldıyamıyorduk, öylece yattık kaldık. 15 dakika dinlendikten sonra birlikte duşa girdik. Hatice teyzeyi bir daha böyle yakalayamazdım ve o hayalini kurduğum dehşet götünü sikecektim. O beni, ben onu sabunlayıp yıkarken, benim yarak yeniden kalktı. Hemen eğildim ve o taş gibi kalçalarının arasından göt deliğini yalamaya başladım. Hatice teyze zevkten kuduruyordu, “Hayatımda ilk defa bugün amım ve götüm yalanmanın tadına baktı!” dedi. Göt deliğini köpüklü parmaklarımla biraz gevşettikten sonra, domalttım, yarağımı ve onun göt deliğini şampuanladım ve bir anda kökledim. “Ahhhhh, offff! Mahvettin beni amına koduğumun çocuğu! Bu nasıl bir acıdır böyle! Kımıldama!” diye bağırıyordu. Kendini rahat bırakmasını söyledim ve hareketsiz içinde bekledim. Götünün içi yanıyordu…

Hatice teyze zamanla gevşedi ve kalçalarını sallamaya başladı. Yarrağımı götünün içinde oynatıyordum artık. Bu onun da hoşuna gitmişti. Ben de sokup çıkarmaya başladım. Yaklaşık 15-20 dakika kadar kökleye kökleye götünü siktim. Boşalacağım zaman çıkardım götünden ve ağzına verdim. Ağzına almasıyla yarağımın patlaması bir oldu.

İyice yıkandıktan sonra duştan çıktık ve giyindik. Ben evinden ayrılırken, “Bir daha sikişecekmiyiz?” diye sorduğumda, dudaklarıma yapıştı, “Sen böyle amımı götümü yalarsan, ben sana herzaman veririm koçum!” dedi. Artık Hatice teyzenin evine haftada bir iki defa gidip, birlikte uçuşa geçiyoruz.

zengin olgun kadını siktim

28 Jul

Bir aksam is cikisi gunun yorgunlugu uzerimde dalgin bir sekilde Nispetiye Caddesi’nde karsidan karsiya geciyorken ani bir fren sesi duydum ve birden bacagimda buyuk bir aci hissettim. Bir an dunya karardi, dusmusum. Neden sonra kendime geldigimde kaldirimda yattigimi fark ettim. Etrafima bir kalabalik toplanmisti. Sarisin orta yasli bir kadin yanimda diz cokmus, elinde su sisesi, bir yandan sakaklarimi ovuyor, bir yandan titreyen bir sesle sayikliyordu, “hadi n’olur, kendine gel. Bak bir seyin yok, degil mi? Hadi n’olur…”

Bir sure sonra iyiden iyiye kendime geldim. Kalabalik uzerime egilmis, herkesten ayri bir ses cikiyordu. “Biri ambulans cagirsin…” Bir digeri “polis cagirmak lazim,” diyordu. “Tabii ya, polis cagiralim.”

Ihtiyarin biri egildi, alnimi tuttu. “Delikanli,” dedi, “nasilsin? Iyi misin? Kalkabilecek misin? Kirigin cikigin yok ya?”

“Dur dede, iyiyim sanirim,” dedim. “Bir deneyeyim kalkmayi.” Soyle bir dogruldum. Hala basim donuyordu. Sarisin kadin koluma girdi, “iste ya, canavar gibisin,” dedi. “Bak nasil ayaklandin.” Kadin tam bir zengin Etiler kokosu idi. Saclar sariya boyali, manikurler son moda, kiyafetler belli ki Akmerkez’den.

Kalabalik yurudugumu gorunce ufak ufak dagilmaya basladi. “Sag ayagima basamiyorum,” dedim. “Bir seyler kirildi sanirim.”

Sarisin kadinin mavi gozleri isil isil yaniyordu. “Amaan, incinmistir canim. Iyi bir doktor tedavisi ile gecer.” Koluma girip beni yan sokaga dogru goturmeye basladi. “Bak canim,” dedi. “Polise molise hic gerek yok, ben seni en iyi ozel hastanelerde tedavi ettirecegim, olur mu?” Nispetiye Caddesi’nde bu kadar guzel bir kadin koluma girmis, bin bir cilve yapiyordu. Bir an her seyin farkina vardim.

“Bak, seni kendi arabamla doktora goturecegim, olur mu? Sikayetci olma, n’olur,” diye gozlerimin icine bakti.

Cok seksiydi, tertemizdi, mis gibi kokuyordu. Benim gibi bir tezgahtarin boyle bir kadinin yaninda yurumeyi hayal etmesi bile zordu. “Peki,” dedim.

Kadinin siyah Porche Cayanne cipine bindik. Ilk defa bir cipe biniyordum. Hastaneye dogru gitmeye basladik, derken rahatsiz edici bir sessizlik oldu. “Muzik acalim mi,” dedim.

“Ah, seni haspa,” dedi, bana dogru donup dekoltelerinden iyiden iyiye gorunen goguslerini gostere gostere. “Seni numaraci, seni muzir!” Gulmeye basladi. Bir sure muzik esliginde gittik ki tekrar dondu, “bak ne diyecegim. Istersen doktoru eve cagiralim. Bu ayaginla oradan oraya tasinip durmak iyi bir fikir degil. Yat dinlen, doktor ayagina gelsin. Parasi neyse veririz.”

“Kocaniz evde degil mi?”

Tekrar bir kahkaha atti, “ah birak bu sizli bizli konusmalari. Sen bakma, biz yolun yarisini devirdik, ama ruhumuzda hala genc kiziz. Adin ne senin bakayim? Bana Melahat de, utanma canim…”

Anlamiyordum, neler oluyordu? Kekeledim.. “Er-.. Erkan,” dedim.

“Erkan’cim, kocam birakti beni. Ayrildik yani daha dogrusu, yillar oldu. Tekstilcileri bilirsin, koyden gelirler, parayi bulunca, ne yapacaklarini sasirirlar. Ama fena da olmadi hani, han hamam ne varsa bana gecti. Varsin, geri kalanini da siprintilarla yesin, enayi. Ben hayatimi yasiyorum. Iyi mi?”

“Yaa..” dedim.

Yakinda oturuyormus, bir kac dakikada evine geldik. Etiler’de ultra luks bir daireydi. Onun yardimi ile iceri gectim, beni salondaki divana yatirdi. “Uzan,” dedi. Uzerini degisip geldi. Gozleri masmaviydi, yaniyordum.

“Erkan’cim, sen biraz kirlisin gibi geldi bana,” dedi. “Doktor gelmeden seni bir yikayalim mi? Kokmayasin elin doktoruna,” tekrar suh kahkahayi basti.

Utanmistim. Cevap vermeme firsat bile vermeden beni dusa goturdu. Kuveti ilik suyla doldurmustu bile. Kuvetin kenarina beni oturttu. Kendi de yere dogru coktu, gozlerini gozlerime dikti. Ciddilesmisti. “Bak Erkan,” dedi. “Beni polise filan bulastirma. Ne istiyorsan veririm. Paraysa para, tanidiksa tanidik. Genc, yakisikli bir cocuksun. Her kapiyi acarim sana. Akilli ol. Dusundugunden fazlasini veririm sana.”

Basimi one egdim. Uzerindeki siyah bluzun dekoltesini daha da asagi cekti. Gogusleri cok buyuk degildi, ama yasina gore cok dikti. Eti dolgun, ama sikiydi. Gogus uclarini gorebiliyordum. Hizla nefes alip veriyordum. Kuvete dogru daha da yanasti, basimi ellerinin arasina aldi, saclarimi oksamaya basladi. Hafifce basimi kendine dogru cekti. Meme ucunu dudaklarimin arasinda buldum. “Al beni Erkan,” dedi.

Memelerini opmeye, sonra emmeye basladim. Ellerimi beline doladim, inceydi. Kalcasina indirdim, diriydi. “Istiyorum seni…” deyiverdim. Opusmeye basladik. Universiteli kiz arkadaslarima benzemeyen, cok atesli bir seydi. Ilk defa bu kadar deneyimli bir kadinla birlikte oluyordum.

Bir cirpida giysilerimi cikardi. Tekrar koluma girip, nazikce beni kuvete yatirdi. Kendi de soyundu. Bir yandan beni sabunluyor, bir yandan sikimle oynuyordu. Kocaman yapti. Sonra beni kaldirip bacaklarim kuvetin icinde kalacak sekilde kenara oturttu. “Hadi bakalim erkegim,” dedi. “Saglam bir tesekkuru hak ettin.”

Kuvette yuzukoyun yatip, belki bir kirk dakika hic sikilmadan, yorulmadan yaragimi yaladi Melahat. Bacak agrisini tamamen unutmustum. Gozlerimin icine bakiyordu. Mavi gozleri isil isil yaniyordu. Daha once hic bir kiz arkadasim sakso cekerken gozlerime bakmamisti. Elleri, ayaklari inanilmaz bakimliydi. Dili ve damagiyla sikimi sanki somuruyor, delice bir zevk veriyordu. “Agzima gelebilirsin,” dedi. “Suratima gelebilirsin, bu aksam seninin ben.” Dayanamadim, gurul gurul agzina bosaldim. Titreye titreye geliyordum, Melahat ise mutlulukla gulumsuyor, bir eliyle de tasaklarimla oynuyordu.

Doktor moktor yalanmis. Doktor cagirirsa, doktorun kazanin nasil oldugunu soracagini, polis zapti isteyecegini bildigi icin Melahat beni banyo manyo deyip, uyutmus. Ama ben hayatimdan memnundum.

Ayagim iyilesene kadar bir kac gun Melahat’te kaldim. Dul kadin yaraga doymuyordu. Ben ne kadar zevk aldiysam, belki iki katini Melahat almistir. Bense, ancak Akmerkez’de alisverise geldiginde hizmet ettigim, sokakta gorsem dilim sarkacak bir kadina sahip olmustum. Benim gibi bir sefilden cocuk sahibi olmaktan korkuyor olacak, gelecegimi ne zaman anlasa sikimi amindan cikariyor, beni agzinda bosaltiyordu. O dunya guzeli yuzune defalarca bosaldim.

Ayagim iyilesip, eve dondukten sonra cep telefonunu defalarca caldirdim. Acmadi orospu. Beni kullanip, atmisti…

kocam sikişirken izliyor

28 Jul

Selam. Ben Hande, 24 yaşında, 1.77 boyunda, atletik vücutlu, evli ve çalışan bir kadınım. Etrafımca oldukça beğenilen biriyim. Dört yıl önce tanışıp evlendiğim kocam ile oldukça güzel ve mutlu bir yuvamız var. İlk evlendiğimiz dönemde seks hayatımız o kadar yoğundu ki, hergün en az 3-4 kez sikişir sonrada yorgunlukta uykuya dalardık. Seks fantazilerimiz uçuk kaçık olur, bazen de bu fantazileri gerçekleştirmeye çalışırdık. Hatta birgün arabada sikişirken bekçiye yakalandığımız bile oldu. İlk yılımız böylelikle geçti. Son zamanlarda ise kocam kendini işlerine vermiş, artık seks hayatımız git gide durmuştu. Her ikimiz de işlerin yoğunluğu ve yorgunluğundan artık haftada anca 1-2 kez sikişiyorduk. Benim azgınlık dönemlerimde ise vibratör veya kocam ile kendimi az da olsa tatmin edebiliyordum. Bir ara bende porno merakı başladı. Artık kendimi boşaltırken tutku haline gelen porno filmler bana dahada zevk veriyor, onların yaptığı sekse özeniyordum.

Bir akşam yine porno filme dalmış, kocaman yaraklı iki adamın bir kadını sikmesi beni çıldırtmış, ben de vibratörümü amıma sokmuş git gel yapıyordum. Tam o esnada kocam evden içeri girdi. Ben istifimi hiç bozmadan vibratörümle oynamaya devam ettim. Kocam anlamsızca yüzüme baktı. Ne yapıyor dercesine, bir filme bir de bana bakıyordu. “Ne yapıyorsun canım?” dedi. Ben de, “Ne yaptığımı görmüyor musun? Bu kadın gibi sikilmek, iki erkek arasında tost olmak istiyorum!” diyerek kendimi kastım ve titreye titreye boşaldım. Kocam önce şaşkın şaşkın bana baktı, sonra şaşkınlığını üzerinden atıp soyundu, ben nefes nefese kalmışken, direk amcığımdan gelen suları yalamaya başladı. Beni yavaş yavaş kıvama getirdi, sonra usulca yarrağını amımdan içeri kaydırarak dudaklarıma yapıştı…

Ben yan gözle yine porno filme bakarken, kocam, “Tost olmak istiyorsun, öyle mi?” diye sordu. Ben de nasıl olsa seks anında söylediğim birşey düşüncesi ve azgınlık ile, “Evet!” dedim. Sonra kocam dahada hızlandı ve “Tekrarla!” diyerek bağırdı. Ben de, “İki kişi beni siksin istiyorum!” diyerek avazım çıktığı kadar bağırdım. Kocam bu durumda deliler gibi gidip geliyor, bir taraftan göğüslerimi yalamaya çalışıyor, diğer taraftan ellerini vucudumda dolandırıyordu. Bu halde iken ikimiz de aynı anda boşaldık. Kocam zor bela üzerimden yana sıyrılıp dinlenmeye çekildi. Ben de çok yorulmuştum. Eskisi gibi çok iyi sikmişti beni. Aradan bir saat geçmesine rağmen ikimizde birbirimizle hiç konuşmamıştık. Sonra bana doğru dönüp, sert memelerimi avuçlamaya başladı. Sonra beni öpmeye ve yavaşça vücuduma dokunmaya başladı. Ben de karşılığını vermeye başlamış, seksi seksi bakışlar, öpücükler kondurmaya başlamıştım…

“Demek iki kişi ha?” diye sordu. “Evet, iki kişi, evet, evet!” dedim. Ve seks esnasında sürekli tekrarladım bunu, “Artık önü alınmaz bir istek girdi içime canım, iki kişi istiyorum!” dedim. Kocam da bir ara kulağıma, “Hayatım istiyorsan ayarla, ben de seni sikilirken izlemek istiyorum!” deyince, ben yine kasılarak boşaldım. Boşalır boşalmaz da kocamı boşaltmak adına, “Beni kimin sikmesini istersin?” diye sorular sormaya başladım. Kocam da, “Kimi istiyorsun, sen söyle!” dedi. Kocama işyeri ile ilgili konuşurken Murat beyin yakışıklılığından bahsetmiştim, ve o anda aklıma ismi geldi, “Murat bey vardı ya, hani yakışıklı, o olur mu?” dedim. Kocam da “Tamam olur! Muratı bu yatağa getirip kendini siktireceğine, benim de sizi izleyeceğime söz ver!” dedi. Ben söz verdiğim an, kocam bağırarak boşaldı. Sonra ter kan içinde yanıma uzandı ve direkt, “Muratı ne zaman getireceksin?” diye sordu. “En kısa zamanda!” diyerek yüzüne baktım. Şaşkındım, acaba şaka mı, yada uçuk fantazi mi diye alamaya çalışıyordum. Kocam ise gayet ciddi bir şekilde, “Peki ya Murat işyerindeki arkadaşlarına anlatırsa?” diye sorular sormaya başlayınca, ciddiyetini anladım. İçimi heyecan kaplamıştı. Murat Bey ile karşılaştığımda sadece ‘Merhaba’ diyordum, başka da bir samimiyetim yoktu. Nasıl ayarlarım diye düşünmeye başlarken o yorgunlukla uyuyup kalmışım.

Aradan birkaç gün geçti. Artık Murat beyi görünce daha da bir samimiyet göstermeye çalışıyor ve gözlerimi önüne dikiyor, acaba siki büyük mü diye düşünüyordum. Bir gün kocam birkaç günlüğüne şehirdışına gitti. Ben de hergün Murat beye kendimi gösterip, selamlaşıp, samimi olmaya çalışıyordum. Kantinde öğlen yemeği yerken tesadüf aynı masaya oturduk. Ben de bunu fırsat bilip konuşmaya başladım, “Bilgisayar alacağım, siz anlar mısınız?” dedim. Bu arada bilgisayarın onun ilgi alanlarından biri olduğunu öğrenmiş, yavaş yavaş samimiyeti artırmıştım. Hatta akşam iş çıkışı nöbette olmadığını, beraber gidip bilgisayar bakabileceğimizi söylemişti. Ben de kabul ettim. Akşam iş çıkışında Murat bey yanıma geldi, beraber bir AVM’ye gidip bilgisayarlara baktık. Sonrasında bir çay içip ayrıldık.

Bir iki gün sonra Murat beye, “Bilgisayarı aldım!” dedim. Biraz konuştuk, bana Facebook adresini falan verdi, sonra ayrıldık. Akşam kocamı telefonla arayıp, “Murat beyi Facebookdan ekleyeyim mi?” diye sordum. Kocamın onayı ile ekledim. Tesadüf olacak ki, online olduğunu görüp, iletişime geçtim. Biraz havadan sudan muhabbetten sonra, sohbet koyulaşmış ve ben olayı dönderip evirip çevirip seks konusuna getirmiştim. Murat beye, “Tüm vücudum yanıyor, benim bir doktora ihtiyacım var! Doktorum olurmusun?” dedim. O da, “Olurum, hadi bana gel!” dedi. Ben de, “Kocam evde değil, sen gel, beni evimde tedavi et!” dedim. Adresimi aldı ve kısa zamanda eve geldi…

İçeri girer girmez etrafa bakınıp, “Kocan nerede?” diye sordu. “Kocam şehirdışında!” deyip, Murat beyin tedirginliğini rahatlattıktan sonra, “Beni yatağımda tedav et!” diyerek alıp yatakodasına götürdüm. Yatağa oturdu. Ben de yanına oturdum ve, “Tedaviye başla!” diyerek dudaklarına öpücük kondurdum. Murat bey bir anda ayağa kalkıp hızlı bir şekilde beni soydu. Sonra da kendisi soyundu ve beni öpmeye başladı. Yarrağı dimdik olmuştu. Kocamınkiyle aynı, belki az biraz daha büyüktü. Hemen yarağını ağzıma aldım. Biraz emip sömürdükten sonra yatağa yattım ve bacaklarımı ayırdım. Yarrağını amıma dayayıp tek hamlede kökledi ve sikmeye başladı. Zevkten dört köşe olmuştum. O gece sabaha kadar seviştik ve sikiştik, hiç uyumadık. Sabah erkenden işyerimize gittik. Artık her öğlen beraber oturuyor konuşuyorduk.

Birkaç gün sonra, akşam kocam eve geldi. Hemen kocamı soyundurdum ve öpüşmeye başladık. Sonra yatağa girip, sevişmeye devam ettik. Tam bana soktuğu an, kulağına, “Murat beye siktirdim kendimi! Hem de bu yatakta! Yarağı da seninkinden az daha büyük!” dedim. Kocam azgın bir boğaya döndü, siktikçe sikiyordu. “Nasıl başladınız? Neler yaptınız?” diye sorular sorarken, birden böğürerek boşaldı. Amımdan çıktıktan sonra, yanıma uzandı ve bir ara, “Sana inanmıyorum!” dedi. Ben hiç istifimi bozmadım, olanları tüm detayıyla anlattım. Ben anlatırken kocamın siki yeniden kalktı ve amıma geçirdi. Kocama Murat beyin beni sikerken iltifatlarından bahsederken elimi telefona attım ve kocam beni sikerken Murat beyi aradım. Sesini hoparlöre verip, “Beni özledin mi hayatım? Ben senin yarrağını feci özledim!” dedim. Murat bey de, “Davet etmeni bekliyorum, seni özleyip özlemediğimi o zaman göreceksin!” dedi. Ben de, “O zaman hemen gel, yatakta seni bekliyorum, amım vıcık vıcık!” dedim. Murat bey de, “Hemen geliyorum aşkım!” deyip kapadı.

Kocam kıpkırmızı olmuş, yarrağı amımın içinde bir anda sönmüş, şaşkınlıkla bana bakıyordu. Kocamı üstümden itekleyerek kaldırdım, “Artık yeter, sevgilim geliyor, biraz da onunla ilgileneceğim!” dedim ve kocama, yatak odasının karşısında bulunan banyoya geçip, beni sikişirken izlemek isteyip istemediğini sordum. Çok şaşkın bir halde idi. Anlamsızca bakıyordu. “Yada dışarı çık!” dedim. İlk önce itiraz edecek gibi oldu, ama hemen önüne eğilerek ağzımla yarrağını iyice büyüttüm. Sonra, “Hadi bakalım, gerisi sonra!” dedim. Şaşkınlığını üzerinden atmadan yatak odasının kapısını söktürdüm. Kocamı hemen banyoya sokup, kapıyı kapattım…

Murat bey de çok geçmeden gelmişti. İçeri davet ettim. Yatak odasına geçer geçmez, “Kapı nerede?” diye sordu. Ben de altının sürttüğünü, marangozların yarın getireceğini söyleyip geçiştirdim. Hemen soyundu bir taraftan iltifatlar ediyor, diğer taraftan beni öpüyor, elimi de yarrağına çekip okşamamı istiyordu. Tam o esnada yatak odasından dışarı baktım. Kocam banyo kapısını aralamış başını uzatmış bizi izliyordu. Murat bey kocamı görürse ne olur diye çok korktum. Ama bir taraftanda kocamın gözü önünde sikilecek olmam ayrı bir heyecen veriyordu. Murat bey tüm vucudumu dili ile yokladı. Ben inliyor, bir taraftan da kocama bakıyordum. Kocam yarrağını eline almış, canlı porno izliyor gibiydi. Murat bey kısa süre sonra yarrağını amıma sokacağı an, “Ohhhhh! Sok aşkım kocaman yarrağını!” diye bağırdım. Murat bey kudurmuş gibi sikiyor, beni havalara uçuruyordu. Kocamın bizi izlediğini bildiğim için dahada bir zevk ile kasıla kasıla boşaldım. Murat bey ise hiç dur durak bilmeden devam etti sikmeye, beni birkez daha orgazm ettikten sonra kendi de boşaldı. Nöbetten geldiğini ve yorgun olduğunu, gitmesi gerektiğini söyleyerek, dudaklarımı öperek giyindi.

Ben Murat beyi kapıya kadar uğurladıktan sonra, o gece sabaha kadar kocam ile seviştik ve sikiştik. Şimdi de fantazimiz, benim en kısa zamanda Murat beyi ikna edip, kocam ile beraber beni sikmesi :))

müdürün karısını siktim

28 Jul

Merhaba. Ben Altan. 30 yaşındayım. Bir kamu kurumunda çalışıyorum. Müdürüm Mahmut 46 yaşında. Eşi Sibel de 45 yaşında. Bir oğlu var ve oğluda askerde. Ben bilgisayar programlarından anlayan biriyim. Müdürüm bir gün beni evdeki bilgisayarına programlar kurmam ve akşam yemeği için davet etti. Mahmutla aramızda yaş farkı olmasına rağmen arkadaştık ve çok samimiydik. Ama ilk defa evine gidecektim. Eşi Sibel ile daha önce tanışmamıştım. Bir akşam iş çıkışı Mahmutun arabasıyla evine gittik. Eşi Sibel ev hanımıydı. Esmer balık etli dolgun kalçalı iri göğüslü çekici bir bayandı. Bu arada benim de kendimden yaşça büyük olgun bayanlara karşı büyük bir zaafım var. Eve girer girmez Sibelin vücudu dikkatimi çekti. Ama sonuçta müdürümün karısı olduğu için bakmamak için çaba sarfediyordum.

Sibel bana hoşgeldin dedi ve elimi sıktı. Salona geçtik. Bilgisayarda salondaydı. Sonra ben zaman kaybetmeden bilgisayara programları kurmaya başladım. Sibel de bir taraftan akşam yemeği için sofrayı hazırlıyordu. Mahmut takım elbiseli olduğu için üzerini değiştirmek için yatak odasına gitti. Sibel yaz olduğu için üzerine pembe göğüs dekoltesi olan ince bir tişört giymiş, altında da bacaklarını ve kalçasını sımsıkı sarmış siyah bir tayt giymişti. Ben bilgisayarla uğraşıyordum, ama gözümde akşam yemeği için sofrayı hazırlayan Sibele kayıyordu. Mahmutun da odada olmaması işimi kolaylaştırıyordu. Sibele bakmamın yanlış olduğunu biliyordum, ama kendimi de alamıyordum. Uzun süredir seks yapmıyordum. Çadırı kurmuştum. Oturur vaziyette olduğumdan saklamam kolay oluyordu.

Sibel hem benle sohbet ediyor hemde sofrayı hazırlıyordu. Masanın etrafında dolaşırken gözüm sürekli kalçalarına kayıyordu. 5 dakika sonra Mahmut odaya geldi. Ben de bilgisayardaki işime yoğunlaştım. Yarım saat sonra bilgisayardaki işim bitmişti. Sonra beraber yemeğe oturduk. Yemek yedik ve ben müsade isteyip kalktım. Eve giderken aklım sürekli Sibeldeydi. Gözümün önünden gitmiyordu o dolgun kalçaları. Bu durum sonraki iki günde devam etti.

Günlerden Cumaydı. Mahmut annesi rahatsızlandığı için apar topar memleketine gitmek zorunda kaldı. Cuma gecesi saat 22:00 civarı telefonuma tanımadığım bir numaradan mesaj geldi. “Gözlerinle siktiğin gibi gerçekten sikebilirmisin. Bu kalçaların hakkını verebilirmisin?” yazıyordu. Ben şok olmuştum. İlk aklıma gelen Sibeldi. Ama o olduğundan emin olmam gerekiyordu. Ben de hemen aradım numarayı. Telefonu açan Sibelin ta kendisiydi. Telefonumu ta o gün kocasının telefonunu karıştırıp almış. Yaşadığım heyecanı anlatamam. “Bana o akşam nasıl sikecek gibi baktığını hissettim dedi. Senden hoşlandım dedi. Senin sikini yemek istiyorum!” dedi. Ben de çok istiyordum, yinede vicdan azabı çekmekte vardı, “Ama sen benim arkadaşımın karısısın!” dedim. O da, “Merak etme aramızda sır olarak kalacak. Biliyorsun Mahmut şehir dışında, 2 günden önce de dönmez. Bana gel!” dedi. Ben de kısa bir duraksamanın ardından kabul ettim tabiki. O kalçaları hiçbir şeye değişemezdim.

1,5 saat sonra Sibeldeydim. Beni kapıda, vücut hatlarını ortaya çıkaran, çok güzel ince bir gecelikle karşılamıştı. Salona geçtik, oturdum. Viski hazırlayıp getirdi. Kaç gündür hayalini kurduğum kalçalar şimdi çok yakınımdaydı. Onları okşamak için sabırsızlanıyordum. Sikim çoktan taş gibi olmuştu. İçkilerimizi yudumlarken bana kocasından bahsetti. Mahmut şeker hastasıydı. Bu da seks hayatlarını olumsuz etkilemiş, neredeyse iki yıldır kocasıyla doğru düzgün seks yapamıyormuş. “Ben çok istekli bir kadınım, seks hastasıyım resmen, ama masturbasyon yapmaktan, vibratörle kendimi tatmin etmekten bıktım!” dedi.

Bu söyledikleri beni dahada tahrik etmişti. O konuşmasını bitirir bitirmez dudaklarına yapıştım. Dilimi diline sardım. Deli gibi yiyişiyorduk. Yaklaşık 5 dakika deliler gibi öpüştük. Sonra üzerindeki geceliği çıkardım. Altına iç çamaşırı giymemişti. İri göğüsleri ve dolgun kalçası karşımdaydı. Hemen kucağıma aldım ve göğüslerini yalamaya başladım. Çok güzeldiler. Deli gibi yalarken sıkıp okşuyordum. Çok hoşuna gidiyordu. Sonra benim üzerimdeki tişörtü çıkardı, kucağımdan kalktı ve pantolonumu, külodumu çıkardı. Kalın damarlı aletim karşısındaydı. Ben koltukta oturuyordum. Sikim dimdik olmuştu. Hemen saldırdı ve emmeye başladı. Resmen uçmuştum. İki senenin verdiği açlıkla yalıyordu. O yaladıkça sikimin kafası dahada büyümüştü.

Sonra ben onu koltuğa attım ve bacaklarını ayırdım. Amcığı tertemiz kaymak gibiydi. O yaştaki bir kadın için çok diri bir vücudu vardı. Ben de onun amını 10 dakika deli gibi yaladım. Dilimi amının etrafında gezdirdim. Klitorisini yaladım. Dilimi içine soktum. Sibelin inlemeleri beni daha da tahrik etmişti. Sibel yalvarmaya başlamıştı, “Sok içime aslanım, sik beni panterim!” diye yalvarıyordu. Ben de artık Sibelin kaymak gibi amını parçalamak için hazırdım. Dizlerimin üzerine doğruldum, kocaman olmuş yarağımı amının dudakları arasından kaydırıp, aniden içine kökledim. Sibel adeta çığlık attı. Ben deli gibi pompalamaya başladım. İkimiz de zevkten deliye dönmüştük. Sibelin dolgun vücudu altımda dalgalanıyordu. Resmen Sibeli çatır çatır sikiyordum.

Yaklaşık 10 dakika bu pozisyonda şikiştikten sonra pozisyon değiştirdik. Sibeli domalttım ve arkasına geçip, amına pompalamaya devam ettim. Sibelin kalçaları çok iriydi. Amının içine girip çıkarken kalçalarında oluşan dalgalanma beni dahada azdırıyordu. Elim de boş durmuyor, Sibelin birbirine çarpan göğüslerini okşuyordum. Sibel bu şiddete dayanamadı ve orgazm oldu. Çok geçmeden ben de amından çıktım ve Sibeli döndürerek o iri göğüslerine bütün döllerimi boşalttım. Skimin kafasında kalan dölleri de Sibel yalayarak yuttu. İkimiz de terden suya dönmüştük. Kanepeye uzandık, bir süre konuşmadan uzandık.

Sonra benim yarak tekrar canlanmaya başladı. Bunu gören Sibel hemen yalamaya başladı. Bir süre yaladıktan sonra kocaman olan yarağımın üzerine oturdu ve derin bir, “Ohhhhhh!” çekti. Sonra yarağımın üzerinde deli gibi zıplamaya başladı. Aldığı zevki görmek beni de tahrik ediyordu. Ben de zevkten ölmek üzereydim. Yaklaşık 10 dakika zevk çığlıkları atarak yarağımın üzerinde zıpladı. Sibel zıplarken göğüslerin hoplamasını izlemek ayrı bir zevkti doğrusu. Sonunda ikimiz de dayanamadık ve aynı anda zevk çığlıkları içinde boşaldık…

Ama daha bitmemişti. Kısa bir dinlenmeden sonra Sibeli götünden sikmeye karar verdim. Sibel daha önce hiç anal seks yapmamıştı, göt deliği daracıktı. Kalın yarağımla Sibelin çığlıkları eşliğinde o hiç sikilmemiş deliği genişlettim ve götünü siktim. Sibelle sabah saat 4’e kadar, dinlenip dinlenip sikiştik. Ben bukadar istekli bir kadın görmedim. İşime geldi doğrusu. Okadar ateşli sikişmiştik ki, ikimiz de yorgun düşmüştük. Sibel teşekkür öpücüğümü de verdi ve “Beni resmen darmadağın ettin!” dedi. Sonra uyuduk. Sikişmelerimiz sonraki iki gün de devam etti. Ben Pazar günü akşama doğru Sibelin evinden daha doğrusu arkadaşım Mahmutun evinden ayrıldım.

Mahmut Pazar gecesi İstanbula dönmüş ve Pazartesi işe geldi. Onu gördüğümde önce biraz vicdan azabı çektim, ama daha sonra Sibelle geçirdiğimiz iki günlük seks kampı aklıma gelince, bendeki bu vicdan azabı yerini zevkli bir gülümsemeye bıraktı. Mahmudun sikemediği karısı Sibelle 6 aydır sık sık buluşup, zevkli anlar yaşamaya devam ediyoruz.

arkadaşım kendini bana siktirdi

28 Jul

Selam 31’ci arkadaşlar. Adım Kenan, Gaziantepin bakir ilçelerinden birinde, vasat bir evlilik hayatı sürerken, aniden karşıma çıkan, eski bir Lise arkadaşım olan Özlem ile yaşadığım bir anımı paylaşmak istedim. Liseyi bitirmiş, evlenmeyi planlarken, peşimden koşan Özlemin meğer benle yuva kurma hayalleri varmışta yıllar sonra öğrendim. Ama o zamanlar ben adeta salak gibi, benim için yanan bu ateşten habersiz, elde çitilemekten bir hal olurdum. Dediğim gibi, Liseyi bitirdikten sonra aradan yıllar geçmiş, ben de, o da evlenmişiz, çoluk çocuğa karışmışız. Hayat monotonlaşmış giderken rastlantı buya, bir mağazada karşılaştık Özlemle. Tabi eskiden selamımız muhabbetimiz vardı. Bana gülümseyerek, “Merhaba!” dedi. Ayaküstü kısa bir muhabbetten sonra, evlendiğini, nerde oturduğunu falan anlattı (Oturduğu binada da tesadüfen benim bir piç arkadaşım oturuyordu). Özlemle sohbetimiz güzeldi, yine de etraftan dikkat çekmesin diye hemen ayrıldım ordan. Ama aklım Özlemde kaldı. Evlilik ona yaramış, taş gibi kalçalar, kalın dudaklar, işveli bakış, derken tam sikilmelik bir afet olmuş. Bu arada Özlemin boyu 1.65 falan ve hafif balıketli, ama muhteşem denecek kadar bakımlı bir afet…

Bir gün dayanamadım, piç arkadaşımı arayarak, Özlemin evine yolladım. O da Özleme, benim görüşmek istediğimi, dolayısıyla tlefon numarasını istediğimi söylemiş ve almış. Adeta liseli aşıklar gibi heyecanla, “Alo.” dedim. Ama Özlemde o ne ses, ne işve! Ertesi günü, kocası işe gidince beni evine davet etti. Ne ile karşılaşacağımı bilmesem de, adeta ayaklarım kendiliğinden gitti. Kısa bir hoşbeşten ve bir bardak çaydan sonra, malum yılların hasreti var, öpüşmek için eğildiğimde, beni iterek, “Böyle birşeye hazır değilim, buraya bunun için mi geldin?” muhabbetlerine başlayınca, ben sinirlendim, kalkıp evi terkettim. Arkamdan, “Dur, gitme!” v.s dediyse de dönmedim…

Israrlı telefonlarına dayanamadım ve yumdum gözümü, açtım ağzımı, “Ulan salak, onca riske çay içmek için mi katlandık? Madem bir bok olmayacaksa niye evine çağırıyorsun beni?” diye fırçaladım. Bu yalvar yakar derken, “2 gün sonra seni çağıracam, gelirmisin?” dedi. Ben de hem kudurduğum için, hemde sinirimi çıkarmak için, “Bakarız!” dedim. Tabi bu arada mesajlaşıp, telefonda da görüşüyoruz. O an korktuğunu, böyle birşeyi aslında planlamadığını, sadece geçmişin hatırına benimle yanyana oturmak istediğini anlattı. Ben de buluşma riske girmesin diye, “Hı hı, tamam, OK!” v.s diyorum.

2 gün sonra beni çağırıp, evine vardığımda, üstünde beyaz sıfırkol keten gömlek, tek düğmeyle sarmış memelerini, sütyen yok, altta vücuduna yapışmış kumaş pantolonla açtı kapıyı. Kapıyı kapatır kapatmaz hemen yumuldu dudaklarıma, ama nefes alamıyorum nerdeyse. Gömleğinin düğmesini açtığımda, uçları sertleşmiş, çocuk emzirmiş bir kadında olmayacak kadar dik, beyaz ve taş gibi memeleri ağzıma alıp emerken, bir yandan da kendi üzerimdeki elbiseleri çıkarıyordum. Onun daha sadece üstü çıplakken, ben çırılçıplaktım. Pantolonunu indirdiğinde altına külot da giymemişti. Bacaklarının arasında şeftali gibi duran amcığını avuçladığımda, amcık ıslaktı, hemde işemişcesine ıslak. Bir ara parmağımla amcığının deliğini yokladım, ama parmağım zor giriyordu. Yanlışlıkla parmağımı götüne mi sokmaya çalışıyorum diye kontrol ettim, ama yok değil, göt deliği boştu. Dayanamadım, “Kızım kocan seni hiç mi sikmiyor, amın çok dar, çocuk nasıl çıktı bu amcıktan?” diye sordum. Kocasıyla aylardır sikişmediğini, zaten sikişse de çocuk pipisi gibi olduğundan pek birşey hissetmediğini ve doğumu sezeryanla yaptığını söylediğinde, daha da kudurdum. Daha önce belki yüzlerce farklı am sikmiştim, ama daha yeni ergenliğe giren kızlarda bile amcık bundan daha geniştir.

Yatak odasına geçtiğimizde, Özlem o anki zevk ve orospuluğuyla, yarağımı bir posta ağzına alıp boşalttı beni, ama o ne biçim yalamaktı öyle, adeta otomatik sağım makinası mübarek. Taşaklarımı okşuyor, götdeliğimi arada bir yokluyor, çıldırmak işten bile değil. Özlemi karyolasına uzattım ve ben de onun amcığını yaladım, hem de sanki aylardır am görmemişim gibi. Özlem kudurmuş gibi inliyordu, “Kızım sessiz ol, mahalle başımıza toplanacak!” dedim. “Kim gelirse gelsin, umurumda değil, hadi sik beni!” dedi. Pozisyonumu aldım ve o dar amcığına girmeye çalışıyorum, ama sanki 16 yaşındaki bir kız sikiyormuşum gibi, bekaretini bozuyormuşum gibi bağırıyor. Zorlaya zorlaya, amını dağıta dağıta, sonunda girdim içine, ama sikim kopacak gibi. Bacakları kısa olmasına rağmen belime dolamış, adeta komple vücudumu bebek gibi amından içine alacakmış gibi kendine çekiyordu beni. Tabi o arada ben habire pompalıyorum. Daha 3 dakika olmadan kedi eniği gibi inleyerek boşaldı. Ama ben halen gitgeldeydim, bana yılan gibi sarıldı ve “Yere uzan!” dedi. Ben de sikim o dar amcıktan çıkarmadan yere uzandım, o da üstüme ata biner gibi, oturup kalkarken amının suları bacaklarıma, ordanda halıya akıyor ve ben sadece denileni yapıyordum.

Bilmem kaçıncı orgazmını olduktan sonra, benim de boşaldığımı anlayınca üstümden kalktı. Ben bitti diye düşünürken, amcığının suyu ve döle bulaşmış sikimi birden ağzına aldı, emmeye başladı. Yarağımı tekrar taş gibi yaptıktan sonra elimden tutup kaldırdı ve yatağın kenarına yüzünü yapıştırıp, arkasını bana domaldı ve beni arkasına çekti. Ben arkasından amına sokmaya çalışırken, elini arkaya attı ve yarrağımı tutup kendi eliyle göt deliğine fırça çekmeye başladı. İnanamıyordum bu nasıl bir sikilme arzusuydu böyle. “Daha amına zor alıyorsun, götüne nasıl alacaksın?” dediğimde, “Sen sikmene bak!” deyip, sikim götünün mor deliğinin ağzındayken kendini bana doğru bastırıp, “Girsene!” dedi. Benim de canıma minnet, götüne yavaş yavaş girerken, Özlem dudağını ısırıp, saçını başını sallıyor ve “Hadi, hadi!” diyerek tempo tutuyordu. Bir anda nasıl olduğunu anlamadan, Pfloooop! diye ses çıkmasıyla başı içine girdi. Özlem de böğüre böğüre götünü geriye iterek kalanını aldı götüne. Yarrağım adeta kırılacak gibiydi. Ben yarağımı milim milim geri çıkarıken, “Çıkmaaaaa!” diye bağırdı. Biraz sonra götünü ileri geri hareket ettirdiğinde, anladım ki pompalamam gerekiyordu ve aynen öyle yaptım. Fakat anca birkaç kez pompalayabildim ve dayanmadım, içine boşaldım…

Özlem yatağa, ben de sikim halen götünde bir şekilde Özlemin üstüne yığıldım. 1-2 dakika sonra doğrulup sikimi götünden çıkardığımda, Özlem yerinden kalkamayacak kadar yorulduğunu söyledi. Kucağıma aldım ve beraber duşa girdik. Özlemi güzelce yıkayıp, kendim de yıkandıktan sonra, banyodan çıkmadan, son bir posta daha o daracık amcığından sikip, içine boşaldım, öyle çıktık…

Özlemle sikişmelerimiz yıllarca devam etti. Ama hayatımda bu kadar bakımlı ve seksten çok hoşlanan bir kadını porno filmlerinde bile seyretmedim. Şimdi ise uzun zamandır görüşmüyoruz, ancak o öpüşmesi, o yarak yalaması, o daracık amcığı ve götü aklıma geldikçe çıldırıyorum!

azgın kapalı kadın sikiş

28 Jul

Slm arkadaşlar. Ben Balıkesirden Hakan. Bundan bir süre önce arkadaşımın verdiği bir kadının telefon numarasını aradım. Esra adında bir kadın açtı telefonu. Sesi çok güzeldi. Kendimi tanıttım ve onunla tanışmak istediğimi söyledim. Ama Esra beni tersleyip, “Ben evli bir kadınım, beni birdaha arama!” deyip yüzüme telefonu kapattı. Doğrusu bozulmuştum ve bana numarayı veren arkadaşımı aradım, durumu anlattım. Arkadaşım da Esranın hep aynı şeyi yaptığını ve ısrarcı olmamı, karının çok azgın biri olduğunu söyledi. O gece cesaretimi toplayıp tekrar aradım Esrayı. Esra bu kez benimle konuşarak, “Benden ne istiyorsun? Numaramı nerden buldun?” dedi. Ben de, “Bir arkadaştan aldım, seninle tanışmak ve arkadaşlık kurmak istiyorum!” dedim. “Nasıl bir arkadaşlık?” dedi. “Sen nasıl istersen, öyle!” dedim…

Karı bir anda açıldı ve benden resim göndermemi istedi. Ben de, “Önce sen gönder!” dedim. “Tamam!” deyip telefonu kapattı. 5 dakika sonra telefonuma bir resim gönderdi ki inanamadım. Altında sadece tanga var ve bembeyaz vücudu ile taş gibi hatun. Resmi görünce yarağım bir anda kazık gibi oldu. Sonra hemen beni aradı, “Beğendin mi?” dedi. Dilim tutulmuştu, “Bu sen misin?” diyebildim sadece. “Aynen, ama sen resmini göndermedin?” dedi. Hemen ben de kalkık yarağımın resmini çekip gönderdim ve Esrayı arayarak, “Beğendin mi?” diye sordum. “Yarrağın çok güzelmiş, amım sulandı, amımı parmaklıyorum şuanda!” dediğinde şok oldum. Herşey yarım saat içinde gelişiyordu. O gece telefonda seks yaparak, yarın buluşmak için sözleştik.

Ertesi gün akşam saat 18 gibi, dediği yere, şehir girişindeki benzinliğe gittim. Telefon açıp, geldiğimi, kendisini nereden alacağımı sordum. 5 dakika sonra benzinliğin karşısına geleceğini söyledi. Ben bir komplo olmasın diye benzinlikte beklemeye başladım. Az sonra beni aradı ve geldiğini, nerede olduğumu sordu. “Ben benzin alıyorum, sen neredesin?” dedim. O da, “Benzinliğin tam karşısındayım!” söyledi. Ben bir etrafı kestim, tam yolun karşısında telefonla konuşan türbanlı bir kadın gördüm. Onun olup olmadığını sordum. “Evet, benim!” deyince, içimden, (Oğlum Hakan bu karı sana vermez!) dedim kendi kendime. Arabayı çalıştırıp yanına gittim. Arka kapıyı açıp bindi arabaya. “Merhaba!” dediğinde kendime geldim. “Merhaba! Nereye gidelim?” dedim. O da, “Şehir çıkışındaki çamlığa gidelim, buralarda görünmeyelim!” dedi…

Çamlığa giderken yolda biraz konuştuk, ama havadan sudan. Çamlığa geldiğimizde arabayı yukarıdaki sık ağaçların arasına çekmemi istediğinde, açıkçası tedirgin oldum. Yani biraz tırstım. Dediği gibi arabayı yukarıya ağaçların arasına çekip, kontağı kapattım. Sağı solu kolaçan edip, “Ee, nasılsın, napıyorsun?” dedim. Esra üzerindeki pardesüyü çıkartırken, “Bırak boş lafları da arkaya gel sikişelim, fazla zamanım yok!” dedi. Ben şok oldum. “Hadi, ne bekliyorsun, gelsene!” dedi. “Tamam!” deyip arkaya geçtiğimde, hemen dudaklarıma yapıştı. Öyle bir öpüyordu ki, sanki kıtlıktan çıkmış gibiydi. Hem öpüşüyor, hem soyunuyorduk. Daha 1 dakika olmadan ikimiz de çırıl çıplak kaldık. Memelerini verdi ağzıma. Ben memelerini yalıyor ve uçlarını ısıryorken, bir yandanda amını okşuyordum. Amı tertemiz ve ateş gibiydi, cayır cayır yanıyordu. Parmağımı amına soktuğumda, Esranın daha öpüşürken orgazm olduğunu anladım, amını sular seller götürüyordu.

“Yarağını yalamak istiyorum!” deyip, yarağımı koparırcasına çekip ağzına götürdü ve yalamaya başladı. Ama ne yalamak, iliğimi emdi resmen. Sonra sırtüstü yatarak, “Hadi yanıyorum sok!” dedi. Ben dururmuyum, bacaklarını omzuma aldığım gibi tamamını gömdüm amına. Amı zaten sulanmış olduğundan hiç zorlanmadan hepsini aldı. Amına yavaş yavaş girip çıkıyordum ki, “Hadi hızlan!” demesiyle deli gibi pompalamaya başladım. Ama 5 dakikada boşaldım. Esra bu sürede enaz bir iki kez orgazm oldu.

Sonra birer sigara yakıp içmeye başladık. Esra hem sigara içiyor, hem benim yarağı yalıyordu. Ve sigaralar bitmeden benim yarak aynen taş gibi oldu. Sonra Esra domaldı ve arkadan amına girip sikmeye başladım. Bu sefer belki 30-40 dakika pompaladım amına ve orospu durmadan orgazm oluyor, amı sulanıyordu. O gün tam 5 posta siktim Esrayı. Benden sonra da arkadaşım almış Esrayı, 3 postada o sikmiş. Buna rağmen Esra gecenin bir yarısı beni arayıp, “Telefon seksi yapalım!” dediğinde, “Pes valla!” dedim. Anlamadım nasıl amcıktır, nasıl yanmaktır bu?

Esra ile haftada 1-2 sikişiyoruz, orospu halen ateşli ve doymak nedir bilmiyor!

amcamın karısını siktim

28 Jul

Merhaba arkadaşlar. Bu başımdan geçen ve bundan bir yıl önce yaşanan olayı ne zamandır yazmak istiyorum ama cesaret edemedim, şimdi yazıyorum. Adım Uğur, 25 yaşındayım, 1.89 boyunda, çevrem tarafından yakışıklı bulunan, esmer biriyim. Ankara’da bir şirkette çalışıyorum. Sakin bir apartmanda oturuyorum, zaten üst kattaki daire boş, epeydir satılık. Bekar olduğum için pek maddi sıkıntım olmuyor. Geçen sene Mart ayının sonlarına doğru, memleketim İzmir’den Annem aradı ve “Ayhan amcan geliyor, onları karşıla!” dedi. Sıkılarak, “Tamam.” dedim. Annemle konuşmalarımızda amcamın evlendiğini duydum. Ayhan amcamı tanımlarsam, 1.76 boyunda, göbekli ve seyrek saçlı biridir. Çoğu akrabam sevmez kendisini, onun hakkında herkes ‘Sonradan görme!’ derler. Ben ise amcamı en son Lise dönemimde görmüştüm.

Tatil olduğu için uzun yattım ve ertesi gün Saat 18:00 gibi uyandım. Daha amcamların gelmesine vakit vardı. Duşumu aldım ve kot pantolon ve gömlek giyerek çıktım. Arabama atladım ve karşılamaya gidiyordum, ama o arada da düşünüyordum, amcam orta yaşın üstünde biriydi ve büyük ihtimalle evlendiği kadın da 50’nin üstündedir falan diye düşünüyordum. Terminale vardım ve beklemeye başladım. İzmir otobüslerinden birinden Ayhan amcam indi ve ben direkt tanıdım, hemen yanına gidip, “Hoş geldin Amca!” dedim, birbirimize sarıldık. Muavin Valizleri verirken, amcamla ayak üstü biraz muhabbet ettik. Ben, “Amca evlenmişsin, hayırlı olsun da, yengem nerede?” diye sordum. Amcam da gülerek, “Yengenin işleri var, yarın gelecek!” dedi. İçimden (Kadıncağız senden ayrı kalmak için iş çıkartıyordur kendine!) diye geçirdim. Neyse, valizi aldık ve arabama bindik.

Arabada amcamın hiç çenesi susmak bilmedi, bir iş kurduğunu ve zengin olduğunu söyledi. Hakikaten de görgüsüz biriydi. Çenesinden biran önce kurtulmak için arabayı son sürat sürüyordum eve. Evime girince amcama, “Kusura bakma Amca ortalık dağınık biraz, bekar evi işte ne yaparsın…” dedim. “Birşey olmaz oğlum, iki sene öncesine kadar biz de böyleydik!” dedi. Biraz oturduk, çay kahve ve sohbetten sonra, amcam sırıtarak cebinden bir anahtar çıkarıp gösterdi ve yukarıdaki boş katı satın aldığını, artık burada olduğunu, temelli geldiğini söyledi. Başımdan aşağıya kaynar sular dökülmüştü, ben birkaç gün kalırlar giderler diye düşünürken, temelli gelmişlerdi. (Eşeğin sevmediği ot burnunun dibinde bitermiş!). Moralim bozulmuştu, ama belli etmedim ve mecburen, “Çok iyi etmişsin amca, çok sevindim!” dedim. O gün amcam benim yatağımda, ben de salonda uyudum…

Ertesi gün kalktım, duşumu aldım ve yine aynı tarz’a yakın birşeyler giydim. Belki amcamın evlendiği kadının bana göre kızı falan vardır diye aklımdan binbir türlü şey geçiriyordum. Yarım saat sonra amcam kalktığında beni görünce, “Vaay ne yakışıklı olmuşsun yeğenim!” dedi ve güldü. Ben de öylesine bir gülüş atarak, “Hadi sen de hazırlan da terminale gidelim, yengemin gelmesine az kaldı!” dedim. Amcam ise, “Benim emlakçıyla görüşmem gerekiyor, Kızılaydan işyeri satın alıyorum, sen git al yengeni, o seni tanır büyük ihtimalle, senin resimlerini göstermiştim.” dedi. “Tamam!” deyip çıktım evden…

Terminale gittim ve beklemeye başladım. O arada etrafı seyrediyordum, arabaya yaslanmıştım. Artık nasıl daldıysam, arkadan bir kadın geldi ve bana seslenerek, “Özür dilerim, Uğur bey sizmisiniz?” dedi. Gerçekten çok hoş bir bayandı. Büyük ihtimalle bir yer sormaya gelmiştir diye düşündüm, ama öyle olsa adımı nereden bilecekti? Kendimi toparladım ve “Evet benim, buyrun?” dedim. Kadın kendini tanıttı, meğer Ayhan amcamın karısıymış! Ev şokundan sonra ikinci şoku yaşadım. İçimden (Ohaa lan, çüş artık! Odun gibi amcamın evlendiği karıya bak! Olamaz!) dedim. Ben şoku atlattıktan sonra, “Hoşgeldin yenge!” dedim ve tokalaştık, yanaktan öpüştük. Valizini alıp bagaja koydum. Kendisi de arabada arkaya oturdu. Utangaçtı, ama muhabbet etmekten çekinmiyordu. Yengem beyaz tenli, uzun boylu, sarışın ve mavi gözlü bir kadındı. Kalçaları gayet dolgun ve yuvarlak göğüsleri de dik, ama çok büyük sayılmasada, çok küçük değildi. Ankara o dönemlerde yine biraz soğuk olduğundan üstünde kaban vardı ve sadece bu kadar görebilmiştim. Ama arabada kabanı çıkartınca gerçekten buzdağının görünmeyen kısmı gibi güzelliğini fark ettim. Eve gelene kadar muhabbet ettik, yaşlarımız aynı olunca muhabbet de güzel oluyor. 24 yaşında olduğunu ve adının Aslı olduğunu öğrendim. Yengem benim kafa dengim bir hatundu, maçlara ve konserlere gitmeye bayıldığını söyledi.

Bu konuşmalarla eve vardık ve bir süre oturduk beraber. Fark etmiştim ki, önceden bir erkekle aynı yerde pek kalmamış, resmen beni her seferinde süzüyordu. Biz çaylarımızı içerken amcam da emlakçıyla işini halletmiş ve eve geldi. Hep beraber sohbete başladık. Ama yengem amcama hep, ‘Hı hı’, ‘Evet’ yada ‘Hayır’ diyerek kısa kesip geçiştiriyordu ve çoğunlukla benle muhabbet ediyordu. Yatana kadar muhabbet ettik. Yatma vakti gelince, ben odamı onlara verdiğim için, Ayhan amcam yengemin kolunu çıkarırcasına asılarak, “Geç bakalım yatak odasına!” dedi ve odama gittiler. Ben de salondaki kanepede uzandım ve son iki günde yaşadıklarımı düşünüyordum. Bir ara içerden sesler gelmeye başladı. Ama sesler Ayhan amcamdan geliyordu, galiba yengem zevk almıyordu, nede olsa 25 yaş farkı var aralarında. Doğrusu yengeme üzülmüştüm. Bu düşüncelerle uyumuşum…

Sabah beni yengem uyandırdı. “Kahvaltı hazır, hadi kalk uykucu!” diyerek. Kafamı kaldırıp, “Hani amcam daha kalkmamış, biraz daha yatayım…” dedim. Yengem de, “Amcan çoktan gitti, işleri varmış! Hadi kalk!” deyip, yastıkla şakasına vurarak beni kaldırmaya çalışıyordu. Ben kalkmak istemeyince, beni gıdıklamaya falan başladı. Ben de kolundan tutarak yatağıma yatırdım ve kendim kalktım. Sonra yengemi kucaklayarak, kucağımda masaya kadar götürdüm. Yengem biryandan beni gıdıklamaya devam ediyor, biryandan da kahkahalarla gülüyordu. Ardından, neşeli bir şekilde beraber kahvaltımızı yaptıktan sonra, “Ankarada birkaç akrabam var, onları ziyarete gitmek istiyorum, beni götürürmüsün? Amcana söyledim, belki bir iki gün kalabiliriz diye, o da izin verdi. İşin yoksa ve eğer istersen sen de kalırsın?” dedi ve ben de kabul ettim. Hazırlandık çıktık…

İlk başta teyzesine gittik. Teyzesi yatalak bir hastaydı, ama yine de huzur doluydu. İçeriye ilk girdiğimizde kapıyı (yengemin kuzeni olduğunu sonradan öğrendiğim) Elif açmıştı. Elif yengemle uzun bir selamlaşmadan sonra, bana elini uzatarak, “Hoş geldin Enişte!” dedi (Elif beni yengemin kocası sanmıştı). Bir anlık duraksamadan sonra yengemle ben gülmeye başladık. Sonunda yengem durumu anlattı ve Elif biraz utanır gibi oldu. Orada bir gece kalmıştık. Yengemin kuzeni Elif 16 yaşındaymış ve Liseye gidiyormuş. Kısa sürede arkadaş gibi olmuştuk Elifle. Gerçekten harikaydı, uzun boylu, esmer bir kızdı. Yengemin kocası olmadığımı öğrendiği andan itibaren Elif gözlerini bana dikmişti. Yengem de sanki özellikle balkonda olsun mutfakta olsun Elifle beni yalnız bırakıyordu. Elif te her fırsatta yanıma sokuluyor, nelerden hoşlandığımı, ne tür müzik dinlediğimi, sevgilimin olup olmadığını falan soruyor, birşeyler anlatırken sürekli elime koluma dokunuyor, nerdeyse ağzımın içine girecek kadar yakınlaşıyor, resmen yazılıyordu bana. Hani ortam müsait olsa hemen altıma yatacak, o denli yani…

Sabah kahvaltıdan sonra çıktık. Arabada yengeme, “Senle beni karı koca sandılar!” dedim ve güldüm. Yengem de güldükten sonra, “Doğru, ama yaşlarımız aynı, o yüzden öyle sanmaları normal, keşke orada hiç bozuntuya vermeden seni kocam olarak gösterseydim, zaten teyzemlerle çok görüşmüyoruz!” dedi, ama ciddiydi. Ben gülmeyince, yengem kıvırmak için güldü. Ama artık çok geçti, sanki bir mesaj verir gibiydi ve ardından benden birşeyler bekledi, ama birşey bulamayınca şakaya vurdu. Böylece 3-4 gün yengemin yıllardır görmediği akrabalarını dolaştık. Ve gittiğimiz her yerde, bizi karı koca sandılar.

Artık yengemle eve dönmüştük. Yukarıdaki kattan sesler geliyordu. Benim eve daha girmeden, önce yukarıya çıktık ve amcam evi 4 günde halletmişti. Gerçekten parası boldu, aldığı eşyalardan belli oluyordu. O gün yukarıya yerleşip, orda yaşamaya başladılar. Ogünden sonra ben pek yukarıya çıkmadım. Ama yengem tek kalınca üzülüyor gibiydi, beni her fırsatta davet ediyordu. Bir keresinde onlara yemeğe gittiğimde, amcam bana, “Sık sık gel oğlum, akşam yemeklerini bizde yersin, bekar adamsın!” dedi. Benden cevap gelmeyince gülerek, “Bekar adamsın tabii, evine giren kız çok olur! Anladııım, ondan gelmek istemiyorsun, hınzır seniii!” dedi. Masada ondan başka kimse gülmese de, kendi esprisine kendi güldü…

Amcamı para çok bozmuştu, her gece eve, sabaha karşı saat 3-4 gibi, zil zurna sarhoş geliyordu. Bir keresinde amcam işine gittikten sonra, yengem ağlayarak bana geldi ve dertleşmeye başladık. Yengem, “Bu adamın hali ne olacak Uğur? Kaç haftadır eve sarhoş geliyor, bir kez takip ettim, pavyona gidiyor hep, pavyondan karılarla çıkıp otellere gidiyor, daha evdekini halledemeden dışarıya dikti gözünü namussuz, yaptığı şerefsizlik yetmiyormuş gibi, bir de gelip beni dövüyor!” dedi ve pencerelere baktıktan sonra sırtını açarak morlukları gösterdi. “Hayvan herif, hergün kemerle dövüyor! dedikten sonra benden tepki bekledi, ama ben ne diyeceğimi bilmiyordum, şok olmuştum doğrusu. Bu tepkisizliğim üzerine, “Seni sıktım, pardon!” dedi ve kalkıp gitmek istedi. Ben de kalkarken elinden tuttum ve yanıma oturtup, “Yok ya ne sıkması? Evdekini halledemiyor dedin… Yenge yanlış anlama, ama açarmısın bunu biraz?” dedim, tabii amacım farklıydı…

Yengem de anlattı. Amcam yatakta birşey yapamıyormuş, “Zar zor kaldırıyor, onda da 2-3 dakika ya sikiyor ya sikmiyor, hemen boşalıyor, ve ben bu sikişten birşey anlamıyorum!” dedi. Yengemin bukadar açık konuşmasına hem şaşırmıştım, hem de sevinmitim. Yengeme sarılarak, sırtını sıvazlayıp, “Üzülme yenge, bir hal çaresi bulunur elbet!” diye teselli etmeye çalıştım. Yengem de yanaklarını yanaklarıma yapıştırıp, “Daha gencim, ne olacak benim halim?” diyerek, bana iyice sarıldı. Saçlarının ve parfümünün kokusu, bana sarılması, yanağını yanağıma dokundurması sikimi kaldırmıştı. Elimi sırtından beline, ordan da poposuna doğru kaydırıp, poposunu usulca okşamaya başladım. Çok riskli birşeydi bu yaptığım, ya hedefime ulaşacaktım, ya da tokatı yeyip rezil olacaktım, belki birdaha asla memlekete dönemeyecektim. Ama herşeye rağmen bunu yapmaktan kendimi alıkoyamıyordum.

Yengem yanağını yanağımdan çekip, bir süre yüzüme baktı ve ardından dudaklarıma yapıştı. Yengemle koltukta öpüşmeye başladık, ama ne öpüşme! Büyük bir olasılıkla yengem uzun zamandır adam gibi seks yapmamıştı. Yengem sanki aklımdan geçenleri okur gibi, öpüşmeyi kesip, “Amcandan önce kimseyle ilişkim olmadı, ama amcan sadece kızlığımı alabildi, onun dışında doğru dürüst beceremedi beni, ilk sen olacaksın!” dedi. Ben bunu duyunca öyle bir azdım ki, yengemi deli gibi öpmeye başladım. Gerçekten ikimiz de alev gibi yanıyorduk. En sonunda ellerimi o dik göğüslerine attım. Benim ilk değildi, ben bu işi iyi biliyordum. Evde normalde eşofman tişörtle gezdiğimden çıkarmam kolay oldu. Yengemin de üzerinde tişörtü vardı ve südyen giymemişti, sertleşmiş uçları tişörtten belli oluyordu. Yengemi sırt üstü yatırdım, ama sırtının ağrısından pek yatamıyordu. Tişörtünü çıkarıp göğüslerini öpüp yalamaya başladım. İki memesi arasında kafamı çeviriyor, bir onu öpüp yalıyor emiyordum, bir diğerini yalıyordum. Boşta kalan göğsünü ise elimle yoğuruyor, uçlarını eziyordum. Bazen de dil darbeleri atarak, yengemi daha da azdırıyordum…

Altımdaki eşofmanı ve donumu çıkartınca, yengem hemen yarrağımı ağzına aldı. Çok iyi yalamasada, bence güzel yalıyordu. Bu arada ben 6 aydır ilişkiye giremediğimden, çok dayanamadım ve yengemin ağzına yüzüne boşaldım. Midesi kalkmadan döllerimin hepsini yutması beni şaşırttı. Sikim inmemişti daha, yengem de ara vermeden yalamaya devam etti. Çok iştahlı yalıyordu, ağzıyla çoğunlukla sikimin gövdesine kadar gidip gelsede, arada köküne kadar alıyor ve 10 saniye falan bekliyor, nefessiz kalınca çıkarıyordu. Gerçekten profesyonel porno starları gibiydi ve arada taşaklarımı ağzına alıyordu. En son yengemi kucakladım ve yatak odasına götürdüm. Yatağıma nazikçe bıraktığım gibi altındaki eşofmanı bir hamlede çıkarttım. İçinde dantelli kırmızı bir külot vardı ve onu çıkartmadan amını yalamaya başladım. 5 dakika yaladıktan sonra, sikimi külotunun üstünden amına sürtmeye başladım. Yengem altımda çıldırıyordu, “Hadi sok lütfen aşkım!” diye çığlık atıyordu.

Ben yukarıya kayarak, kazık gibi olan sikimi yine ağzına verdim. Yine çılgınlar gibi yalamaya başladı. Ama bu sefer daha uzun yalamaya başladı. Ben de saçlarını toplayıp, başını iyice kendime doğru çekiyordum. Sonra sikimi ağzından kurtarıp göğüslerinin arasında koyup git gel yapmaya başladım. Bu da onu iyice azdırıyordu. Aşağı kaydığımda, külodu sırıl sıklamdı, kim bilir kaç kez orgazm olmuştu. Külodunu çıkarıp kenara fırlattıktan sonra amına yumuldum ve yalamaya başladım. Mis gibi bir amı vardı. Amının içlerini yaladıkça daha çok inliyordu. Ben amını yalarken parmağımı da ağzına verdim, deliler gibi yalıyordu. 15 dakika kadar yalayarak, 2 kez daha Orgazm ettikten sonra, “Artık sok! Yalvartma beni!” diye inlemeye başladı. Sikimi amının girişine dayadım, ama iyice yalvartacaktım. Sikimi yukarı aşağıya doğru hareket ettiriyordum, arada amının üstüne çarptırıyordum, fakat asla sokmuyordum. Yengem içine almak için kıvranıyordu resmen. En son benim de dayanacak halim kalmadı ve içine sokmaya başladım…

İki senedir amcamla evli olmasına rağmen yengemin amı daracıktı, sanki ilk defa benimle sikişiyordu. Ben yavaş yavaş amına sokarak, sikim gövdesine kadar girince, biraz bekledim. Köklemeden önce biraz git gel yaptım ve iyice alıştıktan sonra kökledim ve tam anlamıyla sokup çıkara çıkara amını sikmeye başladım. Gerçekten sıcacık amı vardı. Yengem bu arada inleyerek titreyerek Orgazm oluyordu. Bu da beni daha çok alevlendiriyordu ve daha hızlanıyordum. Sonunda ben de geleceğimi anlayınca amından çıkarıp ağzına verdim ve boşaldım…

Biraz dinlendikten sonra, yengeme bir posta daha kayacaktım, ama o sırada yengemin telefonu çaldı. Arayan amcamdı, akşama eve erken geleceğini, akşam yemeğine yengemden Biber Dolması yapmasını söylüyordu. Yengem, “Tamam!” deyip, telefonu kapadıktan sonra bana, “Görüyorsun değil mi? Sanki lokantaya sipariş veriyor şerefsiz!” diye söylenerek, hemen apar topar giyinip, dudağıma öpücük kondurdu ve sikimi biraz yalayıp gitti. Ben de o anın zevkiyle uyumuşum…

Yaklaşık 2 saat uykudan sonra uyandım ve kalktım. Geldiğinde amcamın suratını görmemek ve günün kalanını dışarda geçirmek için evden çıktım. Önce biryerlerde birşeyler yedim, karnımı doyurdum, sonra sinemaya gittim, sinemadan çıkışta pasajdaki dükkanları falan gezdim, kendime yeni bir bilgisayar baktım. Sonra saat 22:00 gibi eve geldim, yorulduğum için hemen yattım. Hemen uyuyup, yengemle yaptığımız muhteşem sikişmemizin hayaliyle güzel rüyalar görmek istiyordum…

sikişle borcunu ödedi

28 Jul

Merhaba 31’ci arkadaşlar. Ben Murat, 28 yaşında, üniversite mezunu bir gencim. Annemle beraber yaşıyorum. Babamı birkaç yıl önce kaybettim. Evde yalnız olduğum zamanlarda genelde internette porno sitelerine takılıyorum, seks hikayeleri okuyorum. Sizlerle türbanlı komşumuz Nermin ablayı nasıl siktiğimi paylaşmak istiyorum.

Komşumuz Nermin abla evli, 3 çocuk annesi, kapalı bir kadın. Boyu 1,60 kadar var. Yeşil gözlü, beyaz tenli, güzel bir kadındır. 3 çocuk annesi olmasına rağmen, hafif bir göbeği dışında başka da göze çarpan bir kusuru yoktur. Arada sırada bize gelir. Ya annemle oturmak için gelir, yada çocuklarından birinin dersine yardımcı olmam için. Kocası ile genç yaşta evlendiği için, şimdi kendi boyunda çocukları var. Böyle zamanlarda fark ettirmeden ona bakar dururum. Kapalı bir kadın olmasına rağmen genelde dar kıyafetler giyen biri. Örneğin giydiği eteklerin altından poposu, yada vücudunu saran bluzunun içinden memeleri belli olan bir kadındır. O nedenle onu düşünerek 31 çektiğim çok olmuştur.

Bir Cumartesi sabahı erken bir saatte dışarıdan gelen seslerle uyandım. Odamın perdesini hafif açıp bakınca, Nermin ablanın kızıyla kendi bahçelerinde halı yıkadığını gördüm. Onların bahçesi ile bizimki yan yanaydı. Bahçeler evlerin arkasında kalıyor, sokaktan görünmüyordu. Nermin abla geniş ve uzun bir etek giymiş, üzerinde de ince bir kazak vardı. Başını arkadan bağlamıştı. Dizlerinin üzerine çökmüş, elindeki fırça ile halıyı fırçalıyordu. Bu sırada götü sağa sola sallanıyordu. Kızı elinde hortumla su tutuyordu. Nermin abla kızına söylenip duruyor, büyük bir güçle halıyı fırçalıyordu. Üzerindeki etek ıslandıkça ağırlaştığı için belinden kayıyordu. O nedenle bazen götünün çatalı ve altındaki beyaz külotunun kenarı görünüyordu. Sikim kalkmaya başlamıştı. Nermin ablanın vücudu güneş görmemişti ve süt gibi beyazdı. Onlar beni göremiyordu, ben bir elim sikimde, diğeri ile perdeyi aralamış izlemeye devam ediyordum.

Bir ara Nermin abla benim tarafıma doğru dönerek halıyı fırçalamaya başladı. Üzerindeki kazağının boğzından sütyeni görünüyordu. Memeleri sütyenin içinden taşacakmış gibiydi sanki. Bu şekilde belki yarım saat kadar izledim. Daha sonra Nermin abla halıyı yıkama işini bitirdi. Bahçelerimizi ayıran duvarın üzerine astı ve içeri girdiler. Ben de perdeyi kapadım. Soyundum ve çırılçıplak yatağa uzandım. Nermin ablayı düşünerek 31 çekmeye başladım. İnanılmaz bir zevkle ve sarsılmayla boşaldım. Döllerim yarağımdan havaya doğru fışkırıyordu. Nermin ablayı gerçekten sikmek istiyordum. Ama kapalı ve tutucu bir kadın olduğu için bunun mümkün olmadığını da biliyordum.

Ertesi gün, yani Pazar günü Nermin abla bize geldi. Üzerindeki beyaz bluzunun altından sütyeni, siyah uzun ve dar eteğinin içinden kalçaları ve poposu yine belli oluyordu. Hafif te bir parfüm kokusu geliyordu. Bu kadını sikmek için yanıp tutuşuyordum. Annemle havadan sudan konuşurlarken ben de yanlarına gittim. Biraz sohbetten sonra Nermin abla bana, “Ee, seni ne zaman evlendiriyoruz?” diye sordu. Ben de, “Bakalım, kısmet…” dedim. “Var mı bir aday? Yoksa bulalım!” dedi gülerek. Ben cevap vermedim, sadece gülümsedim. “Vardır sende, okumuş birisin sonuçta, kendin gibi bir kızla evlenirsin. Bizim gibi cahil birini alacak değilsin ya?” dedi. Ben de, “Yok canım ne alakası var, önemli olan anlaşmak!” dedim. Annem de bu konuşmaya, “Umarım, oğlumu helal süt emmiş bir kızla evlendiririm!” diyerek dahil oldu.

Neyse bu şekilde konuşurken, Nermin abla hastaneye gideceğini ve benden internetten randevu almamı istedi. Ben, “Tamam!” diyerek odama geçtim, açtım bilgisayarı. Ama randevu için Nermin ablanın kimliği gerekiyordu. Nermin abla yanında olmadığını söyledi ve getirmek için evine gitti. Biraz sonra elinde kimliği ile geldi. Kimliğini bana verdi ve kendisi içeriye annemin yanına geçti tekrar. Dediği şekilde randevuyu aldım. Nermin ablanın kimliğinin üzerinde türbanlı bir resmi vardı. Yüzünde ve gözlerinde hafif bir makyaj olduğu, dudaklarına da açık bir ruj sürdüğü belliydi. Nermin ablanın 31 yaşında olduğunu görmek beni çok şaşırtmıştı. Benden sadece 3 yaş büyüktü. O zamana kadar gerçek yaşını bilmiyordum. Kimliğini tarattım ve resim olarak kaydettim. Sonra içeriye geçip kimliğini verdim. Nermin abla çok teşekkür ederek evine gitti. Bense odama girdim. Kaydettiğim kimliğin resmini açtım. Nermin abla şimdi gülümseyen bir yüzle bilgisayarımın ekranından bana bakıyordu. Sikimi çıkardım ve resmine bakarak 31 çektim. Daha sonraki günlerde de resmine bakarak 31 çekmeye devam ettim.

Bir gün annemle evde otururken Nermin abla geldi. Sıkıntılı bir hali vardı. Konuşmaya çekiniyor gibiydi. Ama sonunda derdini anlattı. Benden borç para istiyordu. İstediği tutar benim için de biraz fazlaydı. Annemin de ısrarıyla parayı vereceğimi söyledim. Ertesi akşam bize geldiği zaman parayı verdim. Bana sürekli teşekkür ve dua ediyordu ve bu paradan kocasının haberinin olmamasını istiyordu. Ben şaşırdım, fakat, “Tamam!” dedim.

Aradan zaman geçti. Nermin abla bir akşam yine benden para istedi. Daha önce aldığını vermemişken şimdi yine para istemesi beni kızdırmıştı. Ama yine araya annem girdi. Bu sefer de istediği kadar olmasa da, istediğine yakın bir miktar para verdim. Nermin abla günler geçmesine rağmen aldığı parayı getirmiyordu. Ben de paraya sıkışmıştım ve ona verdiğim paralara ihtiyacım vardı. Birkaç defa kendisine hatırlatmama rağmen parayı getirmeyince, kocasına durumu anlatacağımı söyledim. Çok ısrar etti, “Kocama söyleme! En kısa zamanda ödeyeceğim!” dedi. Ama aradan zaman geçmesine karşın parayı getirmedi.

Bir akşam yine bize gelmişti. Annem de ona karşı soğumuştu. Annem kendisine bu konuda çıkışıyordu. Nermin abla ise sürekli bizden zaman isteyip duruyordu. Bir ara annem tuvalete gitmek için kalktığında, Nermin ablayla yalnız kaldık. Ben kendisine bu para meselesini unutacağımı, ama bunun için bir şartım olduğunu söyledim. Bunu duyunca sevinir gibi oldu ve “Nedir?” diye sordu. Ben yanına yaklaştım ve fısıltıyla, “Benimle birlikte olursan bu meseleyi hallederiz!” dedim. Bunu duyunca kıpkırmızı oldu, hiçbir şey demedi. Ben bu konuda ısrarcı olduğumu, yoksa kocasına her şeyi anlatacağımı söyledim. Gözleri doldu. Yanından kalkarken, teklifimi düşünmesini, bu konunun aramızda kalacağını söyledim ve eline telefonumu yazdığım kâğıdı sıkıştırdım. Annem salona geri döndüğünde, Nermin abla, “Beni evden aradılar. İyi akşamlar.” diyerek çıktı.

Birkaç gün geçmişti, ama ben Nermin ablanın ne cevap vereceğini bilmiyordum. Derken bir gün telefonum tanımadığım bir numaradan arandı. Kim olduğunu bilmiyordum ama açınca Nermin ablanın sesini duydum ve rahatladım. Bana teklifimi kabul ettiğini, benimle bu akşam bizim bahçedeki kömürlükte buluşacağını söyledi. Ben bu işin öyle kömürlük köşelerinde olmayacağını, beraber bir eve, yada otele gitmemiz gerektiğini söyledim. Bunu duyunca duraksadı, ama kabul etti, “Yerini ve zamanını sen ayarla ozaman!” dedi. Ben de, “Tamam!” diyerek telefonu kapadım. Onunla sağlam ve güzel bir şekilde sikişmek istiyordum. Öyle gecenin bir vakti kömürlükte, karanlıkta ve çuvalların arasında ayaküstü sikişemezdim. Ama şimdi nasıl, ne zaman ve nerede bunu yapacağımı düşünmeye başladım. Nermin abla çoğunlukla günlerini evinde, yada mahalledeki diğer kadınlarla geçiren bir kadındı. Öyle kendi başına bir yere gitmezdi. Şimdi kalkıp ona (Falanca yere gel!) desem nasıl gelirdi. Bunu kocasına, çocuklarına, komşularına nasıl anlatırdı.

O haftasonu komşulardan birinin düğünü vardı. Ben annemle beraber düğüne gitmek için çıkacakken, Nermin ablanın kızı geldi ve onları da düğüne götürüp götüremeyeceğimi sordu. Ben de, “Tamam!” dedim. Arabanın içinde beklerken Nermin abla kızıyla beraber göründü. Nermin abla uzun ve dar bir etek giymiş, üzerine de eteğine uyan bir ceket giymişti. Başını renkli bir türbanla bağlamış, ayağında yüksek topuklu bir ayakkabı vardı. Annem herzamanki gibi arkada oturuyordu. Kızı arkaya annemin yanına oturunca, Nermin abla da benim yanıma oturdu. Arabaya binince parfümünün kokusu içeriyi kapladı. Güzel bir makyaj yapmıştı. Yolda giderken ara sıra göz ucuyla kendisine bakıyordum. Ceketinin altındaki beyaz gömleğinin düğmeleri kopacakmış gibiydi. Benimle hiç konuşmuyordu.

Derken düğüne geldik. Düğünde de aynı masaya oturduk. Annem diğer masalardaki tanıdıklarla görüşmek için masadan kalkınca, Nermin abla bana doğru eğildi ve “Yeri ayarladın mı?” diye sordu. Ben henüz ayarlayamadığımı söyleyince, “Bu hafta içinde bitirelim şu işi, kocam şehir dışında çünkü!” dedi. Acaba benimle sikişmek mi istiyordu, yoksa başka çaresi kalmadığı için mi böyle diyordu, bunu bilmiyorum. Ama onu düşündükçe sikim kazık gibi oluyordu sürekli. “Annene uyku hapı içir, sizin evde yapalım!” deyince, bunu nasıl olup da düşünemediğime şaşırdım. Ama haftasonu olduğu için Eczaneler kapalıydı, nöbetçi Eczaneyi de nerden bulacaktım. Ona uyku hapını anca haftabaşı alabileceğimi söyleyince, çantasından küçük bir kutu çıkararak verdi, “Bunu kaynanam kullanıyor bazen, ondan yürüttüm birkaç tane. Bu gece annene 2 tane içir, yarın öğlene kadar uyanmaz! Ben de sabahtan size gelirim!” dedi. O gece düğünden ayrılmadan hepimize meşrubat aldım geldim. Annemin içeceği Vişne suyuyna, Nermin ablanın dediği gibi 2 tane uyku hapı atmıştım. İşe yarayıp yaramayacağını bilmiyordum. O gece gözüme uyku girmedi. Sabah olunca rüyalarımı süsleyen Nermin’i sikeceğimi düşünmek beni uyutmuyordu. İnanılmaz heyecanlıydım.

Sabah erkenden kalkarak annemin odasına baktım. Horul horul uyuyordu. Saat 9 gibi Nermin abla geldi. İçeri geçti. Fısıltıyla, “Haplar işe yaradı mı?” diye sordu. “İstersen kendin bak!” diyerek onu annemin odasına götürdüm. Annemin uyuduğunu görünce, “Nerede yapalım?” diye sordu. Ben de birşey demeden elinden tuttum ve odama götürdüm, kapımı kapadım. “Evdekilere ne söyledin?” diye sordum. “Merak etme sen, uydurdum bir şeyler!” dedi. Başını arkadan bağlamış, üzerinde uzun kollu bir bluz ve yelekle, altında uzun bir eteği vardı. Onu yatağıma uzandırdım. Soyundum ve çıplak kaldım. Nermin önümde yavaş yavaş kalkan sikime bakıyordu. Hemen dudaklarına yumuldum. Dudakları etliydi ve onları emmeye başladım. Dudaktan öpüşme konusunda tecrübesizdi, kendisini bana bırakmasını söyledim. Şimdi ben ne dersem onu yapıyordu.

Bluzunun üzerinden memelerini avuçladım. Dilimi ağzının içine soktum. Nermin’den hafif iniltiler geliyordu. Dilini çıkarmasını söyleyince çıkardı. Dilini, dudaklarını emiyor, ısırıyordum. Nermin iki elliyle başımı avuçlamış, beni kendisine çekiyordu. Elimi memelerinden çekip eteğinin içine soktum. Elim kalçalarına değince hafifçe ürperdi. Şimdi dudaklarını emerken kalçalarını avuçluyor, onları sıkıyordum. Dudaklarını emmeyi bıraktım ve eteğini yukarı sıyırdım. Bacaklarını iki yana doğru iyice açtı. Bembeyaz bacakları ve kalçaları şimdi önümde uzanıyordu. Kalçalarını öpmeye, emmeye ve yalamaya başladım. O anda artık zevkten kendimi kaybetmiştim, deli gibi kalçalarını avuçluyor, öpüyordum. Kalçaları kaymak gibiydi, tüy veya kıl yoktu.

Dudaklarım kasıklarına yaklaştıkça Nermin’in inlemeleri artmaya başlamıştı. Beyaz külotunun altından amı belli oluyordu. Külotunun üzerinden amına parmağımla baskı yapmaya başlayınca, “Immm!” diye bir ses çıkardı. Başımı okşuyor, inliyordu. Külotunu kenarlarından tutup yavaşça sıyırmaya başladım. Belini yukarı kaldırdı ve külotu bacaklarından çıkardım. Şimdi tüysüz bir şeftali gibi duran etli amcığı karşımdaydı. Am dudaklarına yumuldum. Hafif bir parfüm kokusu geliyordu, amına parfüm sıktığı belliydi. Amcığı kılsızdı. Ona yeni mi traş ettiğini sorunca, “Dün gece!” dedi. Ben amını yalarken, Nermin’in inlemeleri odayı doldurmuştu. Başımı amcığından kaldırdım ve bluzunu yukarı sıyırdım. Bej renkli sütyeninin kenarlarından memeleri taşacak gibiydi sanki. Sütyenini alta doğru sıyırıp memelerini ortaya çıkardım. Meme uçları koyu kahve renkli, iki iri zeytin tanesi gibiydi. Onları emmeye, ısırmaya başladım. Nermin’in inanılmaz zevk aldığı belliydi. Onları deli gibi emiyordum.

Sikim kazık gibi olmuştu, o nedenle üzerindekileri tamamen çıkarmasını söyledim. Daha fazla dayanacak gücüm kalmamıştı. Nermin şimdi yatağın üzerinde çırılçıplak yatıyordu. Bana, “İçime boşalma!” dedi. Ben de, “Merak etme boşalmam, ama seni bulutların üzerinde uçuracağım!” dedim. Sikimi tutmasını istedim. Önce çekindi, ama sonra ürkekçe de olsa tutmaya ve eliyle sıvazlamaya başladı. Ona kocasının sikinin benimki kadar olup olmadığını sorunca, “Hayır. Onunki şu kadar anca var…” dedi ve eliyle sikimi tam ortasından halka gibi tutarak, ortadan yukarısını gösterdi. Nermin sikimi sıvazlarken ben zevkten havalara uçuyordum. Neredeyse boşalacaktım. Ona, “Yan dön ve bir bacağını kaldır!” dedim. Benim yatağım tek kişilikti, iki kişi yan yana yatamazdı…

Dediğim şekilde sol yanına yattı, sağ bacağını dizinden bükerek hafifçe kaldırdı. Ben bacağını tutup iyice yukarı kaldırdım. Bacağı adeta pergel gibi açılmıştı. Biraz zorlandığı belliydi. Amı ortaya çıkmıştı. Sikimi tuttum ve amına sokmaya başladım. Sulanmış amı sikimi kolayca içine almıştı. Nermin’den derin bir, “Oohhh!” sesi geldi. Amının içi sıcacıktı. Bir süre içinde bekledim ve daha sonra yavaş yavaş gidip gelmeye başladım. Nermin başını sağa sola sallıyor, “Devam et, ohh, ohhh!” deyip duruyordu. Nermin’in bacağını omzuma koydum ve ellerimle yatağın başından sıkıca tutundum. Şimdi daha hızlı ve daha güçlü bir şekilde sikmeye başladım. Tek kişilik yatak şimdi kırılacakmış gibi sallanıyordu. Az önce zevkten inleyen Nermin şimdi altımda, “Ahh, ahh, yavaş, ahh!” deyip duruyordu. Yarağım taşaklarıma kadar amına giriyordu. Nermin altımda iki büklüm olmuştu, “Ahh, yavaş ol, lütfen, ahh, yalvarırım yavaş!” diyor, ama ben daha hızlı ve daha sert sikiyordum.

Nermin benim rüyalarımın kadınıydı, onu düşünerek 31 çekiyor, rüyalarımda onu sikiyordum. Ama artık rüyalarım gerçek olmuştu ve onu gerçekten sikiyordum. Memeleri sürekli sallanıyor, yüzünde acı ifadesiyle, sürekli, “Ahh, yavaş!” diye haykırıyordu. Elleriyle yatağa sıkıca tutunmuş, destek almaya çalışıyordu. Ama onu dinleyecek durumda değildim. O kadar şiddetli sikiyordum ki, Nermin’in kafası sürekli yatağın başına çarpıyor ve ‘Donk donk’ sesler çıkarıyordu. Ne kadar zamanın geçtiğini bilmiyorum, ama vücudumu bir titreme dalgası sardı. Boşalacağımı anladım ve yarağımı ani bir hareketle amından çıkardım. Nermin’in omuzumdan kayan bacağı duvara sertçe vurdu. Nermin’in üzerine çıktım, onu altıma almıştım ve yüzüne doğru bütün döllerimi fışkırttım. Başını sıkıca tutmuştum, bir yere oynatamıyordu. Döllerim yüzünü kaplamış, saçlarına bulaşmış, ağzının, burnunun içine girmişti. Boşalmıştım, ama 31 çeker gibi yarağımı kökünden ucuna kadar sıvazlıyor ve içinde kalan tüm dölleri Nermin’in memelerine akıtıyordum.

Nermin ağzına yüzüne fışkıran döllerimden iğrenmişti. Böyle bir şeyi daha önce yaşamadığı belliydi. Bir süre daha vücudunun üzerinde oturdum. Altımda nefessiz kalmıştı. Üzerinden kalktım. Yatağın ortası çökmüş gibiydi. Nermin Ahh’layarak yatakta doğrulmaya çalışıyor, bir taraftan da yüzündeki döllerimi elleriyle temizlemeye çalışıyordu. İçeri geçip annemin odasına baktım, annem halen uyuyordu. Nermin’e bir havlu götürdüm. Bununla yüzünü sildi. Hiçbir şey demiyordu. Yataktan kalktı ve üzerini giyinmeye çalışırken, “Ne yapıyorsun?” diye sordum. “Eve gidiyorum, istediğini aldın!” deyince, “Dur bakalım, bu kadar kolay değil. Sana o kadar para verdim, o parayla kaç karı sikerim ben biliyormusun? Bir yere gidemezsin daha!” dedim. Suratıma anlamsız anlamsız bakarak, “Ne istiyorsun daha?” diye sordu. Ben de, “Daha devam edeceğiz! Annem uyanana kadar! Bunu sen istedin!” diyerek, elinden külotunu ve sütyenini alıp yastığımın altına koyunca, Nermin başka çaresinin olmadığını anlamıştı…

“İyi hadi ozaman yap!” diyerek sırtüstü yattı ve bacaklarını ayırdı. Ona, “Kocanla hiç götten yaptın mı?” diye sorunca, yüzünün şekli değişti ve “Töbe töbe!” diye cevap verdi. Ben ısrar edince, birkaç defa yaptığını söyledi. Ben, “Kaç defa?” diye tekrar tekrar sorunca dayanamadı ve cevapladı. Kocasının 3 çocuktan sonra tekrar hamile kalmaması için kendisini birkaç yıldır çoğunlukla götünden siktiğini söyledi. Bunu duyunca az önce inişe geçen yarağım tekrar kalkmaya başladı. Ona, “Kocanla kaç defa sikişiyorsun?” diye sordum. Bu sefer sorularıma bekletmeden cevaplar veriyordu, “Ayda 1-2 defa.” dedi. “Seni hangi pozisyonda sikiyor?” diye sorunca, “Yüz üstü uzandırıp, arkadan götüme sokuyor.” dedi.

Ona yatağın üzerinde ellerinin ve dizlerinin üzerine çökmesini söyledim. Dediğim gibi yaptı ve köpek pozisyonunu aldı. Yatağım duvarın kenarında olduğu için başı duvara doğruydu, götüyse bana doğru. Bacaklarını iki yana iyice açtım ve götünün yanaklarını iyice ayırdım. Vücudunun başka hiçbir yerinde hiç kıl tüy olmamasına rağmen, göt deliğinin etrafı oldukça kıllıydı. Ben göt yanaklarını ayırınca, kendiliğinden açılan göt deliğinin ağzı 50 kuruşluk madeni para kadar vardı. Daha önce götünden çok sikildiği için deliği oldukça büyümüştü. Götünün deliğine biraz tükürük bırakıp, yarağımı yavaş yavaş sokmaya başladım. Biraz zorlansam da başı götüne girmişti. Kalanını da yavaş yavaş içeri doğru sokuyordum. Kocasınınkine oranla benim yarağım daha büyük ve kalındı. O nedenle Nermin yine az önceki gibi Ahh’lamaya başladı. Sürekli, “Çıkar, yapma, seninki çok acıtıyor!” diyordu. Ama ne olursa olsun, ben onu götünden sikmeye kararlıydım…

Onu belinden tutarak kendime çektim. Ayakta, dizlerimi hafifçe kırıyor ve yarağımı daha derinlere sokmaya çalışıyordum. Sonunda 1.60’lık Nerminin götüne yarağım taşaklarıma kadar girmişti. Nermin ise acıdan kıvranıyor, deli gibi bağırıyordu. Ben hızlı hızlı götüne sokup çıkardıkça, götünün deliği bir açılıyor, bir kapanıyor, sokarken delik yarağımı vakum gibi kendine çekiyordu. Fakat yine de amını sikerkenki kadar rahat girip çıkamıyordum götüne. Buna rağmen bir süre sonra daha da hızlandım. Dizlerimi kırarak yarağımı daha derinlere sokuyor, sonra hafifçe doğruluyordum. Daha sonra sağ ayağımı yatağın üzerine koydum ve götünü bu şekilde sikmeye devam ettim. Nermin’in bağırmaları odamın duvarlarında yankılanıyordu. Bu şekilde götünü kaç dakika siktiğimi hatırlamıyorum, fakat ilk defa bir göt sikmenin heyecanıyla bir türlü boşalamamıştım…

Bir süre sonra, her soktuğumda, Nermin de inleyerek götünü kasıklarıma vurmaya başlayınca, inanılmaz bir zevk almaya başladım. Evet şimdi boşalmak üzereydim. Yarağımı taşaklarıma kadar götüne sokmuş, götünün yanaklarından sıkıca tutmuştum. O şekilde bir süre götünün deliğinde kımıldamadan kaldım ve döllerimi boşalttım. Boşalmam bitince yavaş yavaş yarağımı çıkardım. Yarağım tamamen çıktığı zaman Nermin’in kocaman açılmış göt deliği yavaş yavaş kapandı. Ama götü yıllardır sikildiği için, yine bir madeni 50 kuruş kadar açık kaldı. Tamamen kapanmıyordu. Nermin acı içinde doğrulduğunda götünden döllerim süzülüyordu. Paramın karşılığını aldığımı düşünerek, yastığın altına koyduğum külotunu ve sütyenini verdim. Üzerini giyinirken, “Beni mahvettin, hayatımda böyle sikilmedim!” dedi. Giyindikten sonra birşey demeden çıktı gitti. Ben de banyoya girip yıkandım. Annem de öğleden sonra uyanmış ve “Amma da uyumuşum!” diye söyleniyordu.

Ertesi gün işten döndüğüm zaman, annem Nermin’in parayı getirdiğini söylediğinde şaşırmıştım. Nermini cebinden aradım, ama açmadı. Ben de mesaj attım, “Madem parayı getirecektin, kendini niye siktirdin?” diye yazdım. Cevap gelmedi. Gece geç bir saatte telefonuma bir mesaj düştü, “Ben de seninle sikişmek istiyordum!” diye yazmış. Ben de ona, “Tadın damağımda kaldı. Şu an seni düşünerek 31 çekiyorum!” diye yazdım. Bana mesajında sadece öpücük gönderdi. Ondan yeşil ışık almıştım böylece. Fırsatını bulunca onu yeniden sikmek için yanıp tutuşuyorum.

karım ve sevgilisinin sikişi

28 Jul

Her şey eşimle sex hayatımıza renk katmak için biribirimize fantezilerimizi anlatarak başladı. Eşimin fantezileri genellikle romantik sevişme ile ilgiliydi. Ancak, benim submissive fantezilerimi öğrendikten sonra, sevişmelerimiz sırasında zaman zaman dominant rolü oynamaya başladı. Zamanla bu rolde oldukça başarılı olmaya başladı. Eşimin seksi kıyafetler giyip, siyah naylon çorapları ve uzun topuklu ayakkabıları ile beni önünde diz çöktürmesi, ayaklarını öptürmesi, önünü ve arka deliğini yalatması, sık sık oynadığımız fetiş oyunlarıydı. Eşim, benim bu oyunlardan aldığım zevki görünce zamanla kendisi de zevk almaya başladı.

Bazen beni önünde diz çöktürür, üç dört kez orgazm olana kadar kendini bana yalatırdı. Yine böyle bir günde, eşim sevdiği bir porno filmi izliyor ben de bir yandan onun önünü yalıyor, bir yandan da kendimle oynuyordum. Yine dört beş kez orgazm olmuştu. Bana sırt üstü yere uzanmamı söyledi. Ben uzandıktan sonra gelip ağzımın üzerine oturdu. Bir müddet ağzımın üzerinde gidip geldikten sonra “Ağzını aç” dedi. Ağzımı açar açmaz bir anda neye uğradığımı şaşırdım. Ağzıma işemeye başlamıştı. O ağzıma işerken kendimle oynuyordum ve sonunda sarsılarak boşaldım. Eşimin yüzündeki muzur gülüşü unutamıyorum. Daha önce bunu yapmasını eşimden bir kaç kez istemiştim ama her seferinde geçiştirmişti. O günden sonra bunu zaman zaman yapmaya başladık. Bazen çişini azar azar yapar ve ağzımı çişiyle doldurur, ağzımdakileri içmemi emreder ve sonra tekrar doldururdu. Hepsini içmekte zorlanırdım. Ama bir kaç kez hepsini bana zorla içirdiği de oldu.

Zamanla bir takım sex oyuncakları almaya başladık. Kelepçe, tasma, dildo, vibratör en sık kullandıklarımızdı. Bir keresinde eşim bana ayaklarını öptürüyor, bir yandan da ona aldığımız dildoyu içine sokup çıkarıyordu. Ellerim arkadan kelepçelenmiş, taş gibi sertleşmiş sikimi yatağın kenarına sürterek doyuma ulaşmaya çalışıyordum. Eşim de bunu gördükçe daha da zevke geliyor, inliyordu. Bir ara bana takmış olduğu tasmanın zicirini kendine doğru çekti ve gözümün içine bakarak “Dildoyu içime sokup çıkarırken ne düşünüyorum biliyor musun?” diye sordu. Ne düşündüğünü sordum. Cevabını duyduğum zaman kulaklarıma inanamadım. Eşim, eski erkek arkadaşlarından biriyle beraber sex yaptığını, bu sırada benim onları seyredip kendimle oynadığımı düşündüğünü söyledi. Sonrasında eski sevgilisinin onun içine geldiğini düşündüğünü söyledi. Bunu duyunca kendime dokunmadan oracıkta geldiğimi hatırlıyorum. Eşimin başka bir erkekle yatması, benim en büyük fantezimdi. Henüz gelmiş olmama rağmen sikim hala dimdikti. Eşim bunu görünce “Devam etmemi ister misin?” diye sordu. Tereddütsüz “Evet” diye cevap verdim. Eşim “Anlaşılan bu fantezi sevgili kocamın çok hoşuna gitti” derken, yüzünde yine o çok bildiğim muzur gülücük belirdi. İçindeki dildoyu çıkarıp ağzıma doğru uzattı ve “Devam etmemi istiyorsan, erkek arkadaşımın sikini yalaman gerek” dedi. Duyduklarıma inanamıyordum. Ağzımı açıp onun içinden çıkan dildoyu büyük bir zevkle yalarken, o da ayaklarıyla sikimi okşuyordu. Eşim daha sonra saçlarımdan tutup kafamı bacaklarının arasına sokarken, “Hadi gel kocacım, erkek arkadaşımın amıma boşalttığı menileri yala bakalım” dedi. Eşimin amını büyük bir iştahla yalarken, sikimi eşimin bacaklarına sürtüyordum. Eşim heyecanladığımı görünce “Bakıyorum pek bir heyecanlandın. Godoş olmak hoşuna gitti galiba” dedi. Sadece boğuk bir inilti çıkarabildim. Eşim “Sevgilimin menisini bu kadar sevdiysen, bir dahaki sefere söyliyeyimde senin ağzına boşalsın. Ne dersin?” dedi. Bu son cümleyi duyunca kendimi tutamadım ve eşimin bacaklarına bir kez daha boşaldım. Eşim bunu görünce kahkahayı bastı. “Ooooo, godoş kocamın ne fantezileri varmış da bana anlatmıyormuş” dedi. Utancımdan kıpkırmızı olmuş ama bu aşağılanmadan bir o kadar da keyif almıştım. Daha sonra biribirimize sarılıp yatarken, “Bu fantezi çok hoşuna gitti anlaşılan” dedi. Karıma, onun başka biriyle yatarken seyretmenin en büyük fantezim olduğunu, ama çok istememe rağmen bunu kendisine anlatacak cesareti kendimde bulamadığımı söyledim. Eşime bu fanteziyi nasıl uydurduğunu sordum. O da benim bu fantezimi bilgisayardaki tarama geçmişime tesadüfen baktığı sırada, ziyaret ettiğim siteleri ve okuduğum hikayeleri gördüğünde öğrenmiş olduğunu itiraf etti. Okuduğum hikayeler ona oldukça ilginç gelmişti. Önce çok şaşırmış, hatta bir süre biseksüel olduğumu düşünmüştü. Ancak okudukça bu tür fantezilerin bir çok çiftin sex hayatını süslediğini öğrenmişti. Zamanla bu fantezi onun da hoşuna gitmeye başlamıştı. Bu olay bundan yaklaşık yedi yıl önce oldu.

O günden sonra eşim beni tahrik etmek için bu fanteziyi sık sık kullanmaya başladı. Sex hayatımız eskisinden çok daha renkli olmaya başlamıştı. Bu şekilde aşşağılanmak beni her seferinde olağan üstü tahrik ediyordu. Eşim de her seferinde bu fanteziyi daha da geliştiriyor, ve fantezilerimizde bana akla hayale gelmedik şeyler yaptırıyordu.

Bir akşam, yemeğimizi yerken “Yemekten sonra hazırlan bara gideceğiz” dedi. Aslında bu tür programları beraber yapardık. Sesinde fantezilerimiz sırasında kullandığı dominant tonu sezmiştim ve bunun arkasından bir şey çıkacağını hissediyordum. Yemek sonrasında hazırlanırken eşimin her zamankinden daha seksi kıyafetler giydiğini farkettim. Oldukça kısa ve dar bir mini etek giymişti. Aklından ne geçtiğini sorunca, bana bu akşamki bar ziyaretimizin her zamankinden biraz daha farklı olacağını söyledi. Bara ayrı ayrı gireceğimizi, kendisinin onu tatmin edecek gerçek bir erkek bulmak için yalnız kalması gerektiğini söyledi. Önce şaka yaptığını zannettim. “Ciddi misin sen?” diye sorduğumda, “Ne o, godoş kocam beni kıskandı mı?” diyerek sırıttı. “Evet kıskandım ama sikim de taş gibi oldu” dedim. Karım elini sikime attı ve sertliği hissedince “Ooo, bakıyorum da godoş sevgilimin küçük siki kalkmış” dedi. O akşam barda ayrı köşelere oturduk ve biribirimizi tanımıyormuşuz gibi davrandık. Eşim kendisine bir kadeh şarap ısmarladı. Uzunca bir süre şarabını yudumladıktan sonra ikinci şarabını istedi. Bu sırada eşimden daha genç olduğu belli olan yakışıklı biri barmenden içki istemek için eşimin yanından bara doğru uzandı. Bu arada bar da iyice kalabalıklaşmıştı. Adam içikisini beklerken karımla sohbet etmeye başladılar. Ben, barın onlardan uzak köşesinde oturduğum için ne konuştuklarını duyamıyordum. Üstelik bar da oldukça gürültülüydü. Konuşmaları gittikçe uzadı ve sonunda adam eşimin yanına oturdu. Uzunca bir müdddet konuştuktuktan sonra adam eşimi dansa kaldırdı. İlk danstan sonra gelip bara oturduklarında konuşmaları oldukça samimi bir hal almıştı. Eşimin attığı kahkahalardan oldukça eğlendiği belliydi. İkinci kez dansa kalktıklarında oldukça samimi bir şekilde dans etmeye başladılar. Ben oturduğum yerde kalkan sikimi saklamaya çalışıyordum. Tekrar gelip yerlerine oturduklarında adamın eli eşimin omuzlarındaydı. Hatta zaman zaman diğer eliyle eşimin bacaklarını okşuyordu. İnanılmaz şekilde tahrik olmuştum. Bir müddet sonra eşim hesabı istedi ama adam ona hesabı ödetmedi. Adamla vedalaşan eşim bardan ayrılırken bana çaktırmadan dışarı çıkmamı işaret etti. Arabaya bindiğimizde elimi sikimin üstüne attı. Sikimin taş gibi olduğunu hissedince, gülerek “vooov, başka bir erkekle flört etmem küçük sikli godoşumu tahrik etmiş” dedi. Eve gittiğimizde bana amını yalatırken, bir dahaki bara gidişimizde tanıştığı adamı eve atacağını, eve arabımızla dönerken benim onlara şöförlük yapacağımı, onların ise arkada sevişmeye başlayacaklarını, eve gittiğimizde onlara içki servisi yapacağımı, daha sonra ben onları seyrederken adamla öpüşeceklerini, sonrasında ben oturma odasında beklerken adamla elele yatak odasına geçeceklerini, adama bizim yatağımızda kendini siktireceğini, daha sonra adamı gönderip adamın menilerini boşalttığı kondomun içindekileri bana yutturacağını söylüyordu. Bu bar fantezimiz her ikimizi de çok tahrik etmişti. Bunu bir kaç kez tekrar ettik. Her seferinde eve döndüğümüzde deli gibi sevişiyorduk. Bir keresinde yine bardan eve dönmüştük ve eşim yine bana amını yalatıp eve attığı adamla ne yapacaklarından bahsediyordu. Fantezisinde adamla yine yatak odasına geçeceklerini, soyunup yatağa girdikten sonra beni yanlarına çağıracağını, benim eşimin dantelli kilotlarından birini giyerek yatak odasına girmem gerektiğini, yatak odasına girdiğim zaman benden adamın sikini öpmemi isteyeceğini, daha sonra benden adamın sikini ağzıma alıp onu iyice sertleştirmemi isteyeceğini, sonrada adamın sikini tutup karımım amına kendi ellerimle yerleştirmem gerekeceğini ve onlar sikişirken bana adamın taşaklarını yalatacağını, her ikisi de tatmin olduktan sonra bana hem amını hem de adamın sikini yalayarak temizleteceğini anlattı. Eşim bunları anlatırken ben onun amını yalıyor bir yandan kendimle oynuyor ve arada sikimi karımın ayaklarına sürttürüyordum. Adamın sikini ağzımla temizleyeceğimi söylediği kısımda kendimi daha fazla tutamayarak karımın ayaklarına boşaldım. Karım, “Sevigilimin sikini ağzına alma düşüncesi, sevgili godoşumu etkiledi galiba” diyerek boşaldığım ayağını ağzıma uzattı ve bana ayağındaki menileri yalatırken eliyle kendini tatmin etti.

Bir keresinde bana kendini saatlerce yalatmış ve dilim yorgunluktan halsiz kalmıştı. Ellerim arkadan kelepçelenmiş olduğu için kendimle oynayamıyor ama doyuma ulaşmak için sabırsızlanıyordum. Eşimin bir kez daha gelmek istediğini biliyordum ama yorgunluktan dilimi onun istediği gibi kullanamıyordum. Eşim doğrularak yüzüme yaklaştı ve “Sevgili godoş kocam yoruldu galiba” dedi. Yorulduğumu ve boşalmak istediğimi söyledim. Ellerimi çözdü. Ben de hemen elimi sikime atarak masturbasyon yapmaya başladım. “Henüz değil, acele etme” dedi. Çaresizce elimi sikimden çektim. Yüzüme hafif bir tokat attı ve “Ne zaman geleceğine ben karar veririm anlaşıldı mı?” dedi. Bana ilk kez tokat atıyordu. Çok hoşuma gitmişti ama çok da utanmıştım. Yüzüne bakamıyordum. Eşim çenemin altından tutarak yüzümü yüzüne doğru yaklaştırdı ve birden suratıma tükürdü. Bunu da ilk kez yapıyordu. Aşırı tahrik olmuştum. Kendimi tutacak halde değildim. İnleyerek “Lütfen” diye yalvardım. Bir tokat daha attı ve arkasından tekrar yüzüme tükürdü. Sikim taş gibi olmuş, patlamak üzereydim. Eşim de bunu sezmişti, ancak oyunu devam ettirmek istiyordu. “Boşalmana bir şartla izin veririm” dedi. Dayanacak gücüm kalmamıştı. Her türlü şartını kabul edeceğimi söyledim. “Aferim godoşum, ben de bunu duymak istiyordum” dedi ve devam etti, “Bir dahaki sefere sevgilimi eve getirdiğimde senden bir babydoll giymeni istiyorum” dedi. “Daha sonra onun önünde diz çöküp onun sikini ağzına alıp kaldıracaksın” dedi. Konuşacak halim kalmamıştı. Tamam demek istedim ama ağzımdan sadece bir inilti çıktı. Eşim bir tokat daha attı. “Hep beraber yatak odasına geçeceğiz, ancak bu sefer yatağa uzanan ben değil sen olacaksın” diye devam etti. Ne demek istediğini anlamamıştım. “Anlamadın mı? Sevgilimin altına yatacaksın” dedi. İtiraz eder gibi yüzüne baktım. Sesim soluğum kesilmişti. Bir şey söyleyemedim. “Sevgilimin altına yatacaksın ve onun sikini içine alacaksın. Anlaşıldı mı?” dedi. Cevap verememiştim. Bu sefer daha sert bir tokat daha attı, sonra da sikimle oynamaya başlarken “Anlaşıldı mı?” diye tekrar sordu. Ağzımı açamadan boşaldım. Yere yığılıp kalmıştım. Eşimse kahkahayı basmış “Sevgili kocacığım godoşluktan ibneliğe terfi etti diyerek gülüyordu”.

Eşimin fantezilerimiz konusunda kendisini giderek daha rahat hissettiğini farkediyordum. Eskisine göre daha seksi giyinmeye ve kendine daha çok özen göstermeye başlamıştı. Biribirimize daha çok yaklaşmış ve evliliğimiz her zamankinden daha keyifli olmaya başlamıştı. Ben fantezimin tadını çıkarıyordum, eşim de yeni farkettiği dişiliğinin tadını çıkarıyordu.

Bir gün sex sırasında, işi ile ilgili olarak zaman zaman görüştüğü Mark isminde birinin onunla flört ettiğini ve bir akşam eşimi yemeğe davet ettiğini söyledi. Beni tahrik etmek için zaman zaman bu tür hikayeler anlatırdı. Önce yine böyle bir hikaye anlattığını zannettim. Ancak eşim bu sefer gerçek olduğunu söyledi. Adamla aralarında geçen konuşmaları bana anlatırken, bir yandan da sikimle oynuyordu. Adamın hoş biri olduğunu, bir gün fantezimizi gerçekleştireceksek onun iyi bir aday olduğunu düşündüğünü söyledi. Eşim bunları anlatırken ben orgazmın sınırına gelmiştim. Eşim de bunu farketti ve bana “Şimdi ona kadar sayacağım. Eğer kendimi Mark’a siktirmemi istiyorsan, on demeden önce boşalacaksın” dedi. Daha beş demeden, ben sarsılarak boşalınca eşim şuh bir kahkaha atarak “Merak etme sevgilim, yakında sana boynuzlarını takacağım” dedi. O gece biribirimize her zamankinden daha sıkı sarılarak uyuduk.

O geceden sonraki sevişmelerimizde Mark’ın adını kullanmaya başladık. Eşim, benim onun çıplak vücudunu seyrederek masturbasyon yapmamdan çok hoşlanırdı ve benim masturbasyon yapmamı seyrederken bir yandan kendiyle oynar, bir yandan da ikimizi de tahrik eden fanteziler anlatırdı. Daha önceleri bu fantezilerde isim kullanmazdı, ama artık bir isim vardı. Mark ile neler yapacaklarını anlatarak ikimizi de orgazmın doruklarına ulaştıyordu. Önceleri bu fantezimizi gerçekleştirme konusunda eşimin tereddütleri olsa da, fantezinin bizi biribirimize ne kadar yaklaştırdığını farketmesiyle beraber, doğru zamanda bunu gerçekleştirmemiz konusunda bir tereddütü kalmamıştı. Önceleri benim isteğim üzerine bana domine ederken, artık kendisi de bundan zevk almaya başlamıştı. İstediği zaman istediği erkekle yatabileceği düşüncesi, buna karşı benim ona sadık kalmam ve o istemediği sürece hiç bir kadına yaklaşamayacağımı bilmesi hoşuna gitmeye başlamıştı. Bir gün bana bir iş toplantısı sırasında çekilmiş bir fotografı gösterirken, işte bu da sana boynuz takacağım adam diyerek kahkahayı bastı. Eşim ve ben kırklı yaşlarımızdaydık. Mark ise otuzlu yaşlarında oldukça yakışıklı bir adamdı. Mark konusunda ne düşündüğümü sorduğunda hiç tereddüt etmeden iyi bir aday olduğunu söyledim. Eşim “Madem sen de benimle aynı düşünüyorsun, sanırım artık onun yemek davetine evet dememin zamanı geldi. Ne dersin?” diye sordu. “Kesinlikle sana katılıyorum” dedim ve eşime Mark konusunda istediği kadar ileri gidebileceğini söyledim. Eşim de “Bu sözünü unutma” diyerek gülümsedi. Bundan yaklaşık bir hafta sonra akşam yemeğimizi yerken, eşim sana bir müjde vereceğim diyerek, Mark ile konuştuğunu ve bir sonraki akşam yemeğe çıkmayı kararlaştırdıklarını söyledi. Bir anda karnıma yumruk yemiş gibi oldum. Eşim de bunu farketmişti. “Senin istediğini zannediyordum. Özür dilerim. Yarın onu arayıp yemeği iptal edeceğim” dedi. Bir yandan kıskanmış olmama rağmen, diğer yandan çok tahrik olmuştum. Ona “Hayır, sakın iptal etme” dedim. Eşim kalkıp yanıma geldi ve bana sarıldı. “Emin misin?” diye sordu. Ben de önüme bakmasını söyledim. Eşim elini bacaklarımın arasına atınca taş gibi kesilmiş olan sikimi hissetti. “Hımm anlaşıldı” diyerek muzurca gülümsedi ve ateşli bir öpücük verdi. “Ancak, çok heveslenme. Bu bir tanışma yemeği. Her şey yolunda giderse, ona fantezimizden bahsedeceğim, ama o ne düşünecek henüz bilmiyoruz” dedi. Eşim haklıydı. Benim varlığım Mark’ı rahatsız edebilirdi. Bu durum karşısında eşime, isterse fantezimizden ve benden bahsetmeden onunla birlikte olabileceğini, sonrasında eve gelip olanları bana anlatabileceğini söyledim. Eşim bu fikirin hoşuna gitmediğini ve fantezimizi birlikte gerçekleştirirsek keyifli olacağını düşündüğünü söyledi. Aslında tam da duymak istediğim buydu. Ertesi gün eşim sabah işe gitmek üzere hazırlanırken ben de sertleşmiş sikimle onun hazırlanışını seyrettim. O gün işe her zamankinden daha şık ve seksi bir kıyafetle gitti. Gün boyunca bir kaç kez beni telefonla arayarak akşam eve geç geleceğini, Mark ile yemeğe çıkacaklarını hatırlatmayı ihmal etmedi. Her seferinde inanılmaz derecede tahrik oldum. İş yerinde tuvalete gidip masturbasyon yapmamak için kendimi zor tuttum.

İş çıkışı eve gidip bir şeyler atıştırdıktan sonra karımın yemekten dönmesini beklemeye başladım. Saatler geçmek bilmiyordu. Sonunda dayanmayarak cep telefonundan karıma mesaj attım. Karım “Mark ile yemekteyiz” diye kısa bir mesajla karşılık verdi. Saat 23:00 civarında karım beni aradı. Eve doğru dönmekte olduğunu söyledi. Sesinden çakırkeyf olduğu anlaşılıyordu. Onu sabırsızlıkla beklediğimi söyledim. Bir yandan da hayal kırıklığına uğramıştım. Anlaşılan Mark durumu kabullenmemişti. Karım bir müddet sessiz kaldıktan sonra “Ha bir de unutmadan, bir misafirimiz var” dedi. Nutkum tutuldu, ne diyeceğimi bilemedim. Kalbim hızla çarpmaya başlanmıştı. Sadece “Tabii o da buyursun” diyebildim. Kapının zili çaldığında heyecandan elim titriyordu. Hep birlikte içkilerimizi alıp oturma odamıza geçtik. Havadan sudan konuşmaya başladık. Mark gayet kibar ve hoşsohbet bir adamdı. Bir ara karım mutfağa gitti ve biraz sonra bana seslendi. Mutfağa gittiğimde bana sarılıp dudaklarımdan öpmeye başladı. Elini önüme attı ve “Nasıl hayatından memnun musun?” diye sordu. Gayet memnun olduğumu söyledim. “Pek sertleşmemişsin. Seni daha çok memnun etmemi ister misin?” diye sordu. Bunu duyunca sikim karımın elleri altında sertleşmeye başladı. Bunu farkeden karım muzurca gülümsedi ve beni tekrar öpmeye başladı. Dudaklarımız ayrıldıktan sonra, onu öperken farklı bir şey hissedip hissetmediğimi sordu. Hissetmediğimi söyledim. Yolda Mark’a oral sex yaptığını söyleyince sikim taş gibi oldu. Karım bir kez daha dudaklarımdan öperken “Fantezimizi yaşamaya hazır mısın?” diye sordu. Sadece başımı sallayabildim. Bana Mark’a fantezimizden bahsettiğini, Mark’ın da durumdan gayet memnun olduğunu söyledi. “Hadi sen misafirimizle biraz sohbet et, ben kendimi hazırlayıp geleceğim” diyerek yatak odasına gitti. Biz Mark ile sohbete devam ederken karım salona geldi. Üzerine şeffaf denilebilecek siyah kısa bir elbise giymişti altına da yüksek topuklu siyah bir ayakkabı giymişti. İçinde sütyen yoktu. Göğüs uçları belli oluyordu. Gidip Mark’ın yanına oturdu. Elbisesi o kadar kısaydıki, oturduğu zaman nerdeyse kilodu görünüyordu. Karım alkolün de etkisiyle oldukça rahat davranıyordu. Elini Mark’ın önüne atıp, pantolonunun üzerinden onun siki ile oynamaya başladı. Kalbim yerinden fırlayacak gibiydi. Sikim taş gibi olmuş, kilodumun ıslanmaya başladığını hissediyordum. Mark da boş durmuyordu. Bir kolunu karımın omuzuna atmış, bir yandan onun boynunu öpüyor, diğer eliyle ise göğüslerinden birini okşuyordu. Karımın tahrik olmaya başladığı her halinden belliydi. Bir müddet sonra Mark’ın fermuarını açarak elini içeri soktu. Mark’ın sikine ulaştığı zaman, Mark’tan derin bir inilti geldiğini duydum. Mark kemerini açıp pantolonunu ve boxerını çıkardı. Siki taş gibi olmuştu. Karım Mark’ın sikiyle oynarken bir yandan da bana bakıp gülümsüyordu. Ben ise farkında olmadan elimi önüme atmış kendimle oynamaya başlamıştım. Daha sonra karım elbisesini üstünden çıkardı. Sütyen giymediği için sadece dantelli siyah kilodu ile kalmıştı. Eğilerek Mark’ın sikine öpücükler kondurmaya başladı. Mark’ı ağzına aldığı sırada gözlerimin içine gülümseyerek bakıyordu. Elimi sikimden çekmek zorunda kaldım. Yoksa oracıkta boşalacaktım. Biraz sonra karım ayağa kalkarak, Mark’ın elinden tuttu ve onu yatak odasına doğru götürmeye başladı. Yanımdan geçerken eğilerek dudağıma bir öpücük kondurdu. Dudağı Mark’ın sıvısı ile ıslanmıştı. Karım bunu farkettiğimi görerek haince sırıttı ve kulağıma eğilerek “Seni seviyorum” dedi. Mark’la elele yatak odasına doğru giderken bana dönerek “Hadi gel bakalım godoşum, hep birlikte senin boynuzlarını takalım” derken gülümsüyordu.

Onların arkasından yatak odasına girdim. Karım soyunmamı söyledi ve dolaptan çıkardığı siyah dantelli kilodunu “Bunu giy” diyerek bana verdi. Karımın kilodunu giyerken, Mark bana bakıp gülümsüyordu. Utancımdan yüzüm kıpkırmızı olmuştu. Ama diğer yandan bu şekilde aşağılanmaktan da sikim taş gibi kesilmiş ve sırılsıklamdı. Karım ve Mark ayakta biribirilerini okşuyorlar, ben de onları seyredip kendimle oynuyordum. Bir ara karım Mark’ın kulağına bir şey fısıldadı. Mark kafasını evet anlamında salladı, karım ise ona “Emin misin?” diye sordu. “Eminim, bununla ilgili bir probelemim yok” diye cevap verdi. Neden bahsettiklerini çok merak ettim. Karım Mark’ın önünde diz çökerek onun sikini ağzına aldı ve iştahla yalamaya başladı. Bir yandan da bana bakıyordu. Daha sonra bana parmağı ile işaret ederek yanına çağırdı. Yanına gidince dizlerimin üzerine çökmemi söyledi. Mark’ın sikini eliyle bana doğrultarak “Hadi öp onu” dedi. Mark’ın siki de taşakları da benimkinden biraz daha iriydi. Önümde kocaman aleti görünce bir an ne yapacağımı bilemedim. Tereddüt ettiğimi gören karım eliyle başımın arkasına hafifçe bastırarak kafamı onun sikine doğru ittirdi. “Hadi canım bunu görmeyi çok istiyorum. Karını düzecek sike güzel bir öpücük ver” dedi. Çekingence öptüm. Karım “Seni godoş yapacak adam daha fazlasını hakkediyor, hadi kocacım korkmadan güzelce öp onu. Onu öpmekten hoşlandığını göster bize” dedi. Karımın sözleri beni çok tahrik etmişti. Karım bir yandan da sikimle oynamaya başladı. Çekingenliğimi atarak daha istekli öpmeye başlayınca “Aferin sevgilim, çok güzel, böyle işte” diyerek beni daha da teşvik ediyordu. Karım bir eliyle Mark’ın sikini dudaklarıma sürttürüyor diğer eliyle de benim sikimle oynuyordu. Ben de dudaklarıma değen siki öpüyordum. Karım bir süre sonra tekrar başımı sike doğru biraz daha ittirerek “Hadi aç ağzını sevgilim” diye fısıldadı. İtiraz edecek çizgiyi çoktan geçmiştim. Ağzımı açmamla birlikte, karım kafamı sike doğru yavaşça bastırmaya başladı. Bir yandan “Hadi al ağzına, yala onu. Sevgilimin sikini hazırla bana. Güzelce em onu” diye teşvik ediyordu. Karım giderek kafamı daha fazla ittiriyordu. Mark’ın siki ağzımın derinliklerini zorluyordu. Mark da tahrik olmuş, sikini ağzıma yavaş yavaş sokup çıkarmaya başlamıştı. Karım “Aferin sana. Sevgilimin sik yalayıcısı oldun godoşum” dedi. Mark’ın siki ağzımda taş gibi olmuştu. Karım ayağa kalktı ve Mark’ı elinden tutarak yatağa sürükledi. Kendini yatağa sırt üstü bıraktı. Daha sonra beni yanına çağırarak “Hadi kilodumu çıkarıver” dedi. Kilodunu çıkardıktan sonra, “Canım Mark’ın kondomunu takıver lütfen” dedi. Yatağın başucundaki dolaptan bir kondom alarak söyleneni itirazsız yaptım. Karım daha sonra Mark’ı üstüne doğru çekti, benim elimi tutarak Mark’ın sikine götürdü ve bana “Hadi yerleştir onu içime” dedi. Mark’ın koca sikini karımın amının ağzına bir kaç kez sürttürdüm. Mark biraz iteleyince, sırılsıklam olan karımın amına rahatça girdi. Karımdan derin bir “Ohhhhh” sesi çıktı. Karımın aşırı derecede tahrik olduğu her halinden belliydi. Gözlerini kapatmış Mark’ın darbeleriyle inliyordu. Mark karıma sokup çıkarmaya başlar başlamaz karım orgazma ulaştı. Mark temposunu hızlandırarak karımı sikmeye devam etti. Ben de karımın boynunu öpüyor ve memlerini okşuyordum. Karım bir ara kulağıma “Seni seviyorum” diye fısıldadı. “Ben de seni” diyerek onu daha bir iştahla öpmeye başladım. Mark giderek hızlanmıştı. Karım tekrar inlemeye başlamış, Mark’ın altında zevkten kıvranıyordu. Karım bir kez daha geldi. Mark’da inlemeye başlamış orgazmın eşiğine gelmişti. Karım ona durmasını söyledi ve yavaşça iteleyerek altından kalktı, yatağın kenarına oturdu ve Mark’a da yanına gelmesini söyledi. Bana Mark’ın bacaklarının arasında diz çökmemi söyledi. Başıma geleceği anlamıştım. Bir yandan bunun olmasını istiyordum, diğer yandan da utançtan kıpkırmızı kesilmiştim. Sonunda şehvet duyguları galip geldi. Mark’ın dizlerinin arasına çöktüm, karım saçlarımdan tutarak kafamı Mark’ın sikine doğru yaklaştırdı. Kondomu çıkararak sikini ağzıma almamı söyledi. Mark’ın siki tekrar ağzıma girince karım onun taşaklarıyla oynamaya başladı. Bir müddet sonra karım Mark’ın sikini ağzımdan çıkardı ve onunla eliyle oynamaya başladı. Bir yandan Mark’a masturbasyon yapıyor bir yandan da taşaklarını okşuyordu. Aradan çok geçmeden Mark boşalacağını söyledi. Karım da “Kocamın ağzına boşalt menilerini” diye fısıldadı ve bana bakıp “Hadi aç ağzını” dedi. Geri dönüş yoktu. Çaresizce ağzımı açtım. Mark o sırada ayağa kaltı ve sikini ağzıma yaklaştırarak masturbasyon yapmaya başladı. Çok geçmeden inlemeye başladı. İlk fışkıran meniler ağızıma girdi. Daha sonra salvo halinde beş altı kez fışkırttı. Bütün yüzüm meniye bulanmıştı. Karımın bu arada kendiyle oynadığını ve bir kez daha boşaldığını farkettim. Karımın bana bakıp, adeta “Gördün mü sana neler yaptırdım” dercesine haince gülümseyerek bakan gözlerini görmemle birlikte daha fazla dayanamadım. Boşalmam için sikimi üç dört kez sıvazlamam yetti. Daha önce bu kadar kuvvetli bir şekilde boşaldığımı hatırlamıyorum.

Mark gittikten sonra karıma fantezimi gerçekleştirdiği için teşekkür ettim ve onu ne kadar çok sevdiğimi söyledim. O da beni çok sevdiğini, ancak Mark’la yatmanın da çok hoşuna gittiğini ve bunu bir müddet daha devam ettirmek istediğini söyledi. Ona “Ya ben devam etmeni istemezsem?” diye sorduğumda, yine dudaklarında o muzur gülümseme belirdi ve “Sen benim kölemsin unuttun mu, bu konuda söz hakkın yok” dedi. İkimiz de kahkahalarla gülerek birbirimize sarıldık. Pandora’nın kutusu açılmıştı…

arkadaşımın karısını siktim

28 Jul

Slm ben Gökhan, 35 yaşındayım, güzel bir eşim, mutlu yuvam var. Aslında şikayetim yok, eğer su seks meselesi olmasa. Eşimle herşeyi denemiş olmamıza rağmen, yinede kendimi yeterince tatmin olmuş hissetmiyorum. Daha fazlasını değilde, değişiğini istiyordum. Karşıma çıkan her kadının bacak arasını aklıma getiriyor, bazen 31 çekiyor, bazende hayaliyle kalıyorum. Tabiki hayalimdeki kadınların hepsi çok istekli ve erkeğinin her arzusunu yerine getiriyorlar. İşin en kötü tarafı da, arkadaşlarımın eşlerine duyduğum ilgiydi. Hele arkadaşım Niyazinin eşi Nurgüle duyduğum hisler artık beni ona karşı seks aşığı etmişti…

Ailece beraber geçirdiğimiz zamanlardan dolayı, aramızdaki bağımız dahada kenetlemişti. Eşimle sevişirken olsun, 31 çekerken olsun, Nurgül hep başrolü oynuyor, aklımdan çıkmıyordu. Ama Nurgüle aşık değildim, onunla yaşamak istemezdim, evlilik hayatımı yeniden çizebilsem, tekrardan eşimi seçerdim. Ama yine de Nurgülü sevişerek yaşamak, Nurgülü sevişerek yaşatmak istiyordum. Nurgülün de bana karşı sempatisi vardı, bunu hissediyordum. Beraber olduğumuz ortamlarda gözü sürekli bende olurdu. Tabiki hanımlığından taviz vermezdi. Ben de bazen kendi kendime, (Saçmalıyorsun, düşünsene Nurgülle aşk yaşıyorsun ve yakalanıyorsun, kimsenin yüzüne bakamazsın, bulunduğun ortamı terketmen gerekir!) diye, mantıklı düşünürek kendimi frenliyordum. Ama Nurgülü birdaha gördüğümde aynı hislere tekrardan kapılıyordum…

Böylelikle yıllar geçip gidiyordu, taaki o hiç gerçekleşmeyecekmiş gibi ve aslında vazgeçtiğim gün gelene kadar. Günlerden Salı idi, saat 11:00 gibi telefon çaldı. Nurgül eşimle görüşmek istiyordu. “Evde yok, ben yardımcı olayım?” dedim. Nürgül hava güzel olduğundan yürüyüşe çıkmış, yol kenarında böğürtlen çalısına uzanırken ayağı kaymış ve bileğini burkmuş, bize de yakın olduğu için eşim aklına gelmiş. “Kımıldama geliyorum!” deyip, arabaya atlayıp yanına vardım. Canı yanmış zavallının, bir taşın üstüne oturmuş bekliyordu. “Geçmiş olsun!” deyip, sağ arka kapıyı açıp koltuğa oturttum, rahat etmesi için de ön koltuğu gittiği kadar ileri çektim. Sol taraftan yanına gidip ayağını kontrol ettim. Bileği hafif şişmişti. Bileğini 5 dakika kadar ovdukdan sonra acısı da azalmıştı artık. Onu güldürmek için, “Şimdi birde öptüm mü hiç birşeyin kalmaz!” dedim ve bileğini öptüm. Gülümsedi…

Nurgüle bukadar yakın olmamıştım. Nurgüle olan hislerim birden yine tavan yapmıştı. Birşeyler olacaksa şimdi tam zamanıydı. Tekrardan bileğine uzanıp öptüm, ama bu sefer dudağımı çekmeden milim milim yukarı çıkmaya başladım. Üzerinde renkli ve etek bölümünün geniş bir yaz elbisesi olması, hem çok yakışmış, hemde işimi kolaylaştıracaktı. Niyetimin değiştiğini anlayan Nurgül, “Dur napıyorsun?” dedi, ama hoşlandığı da, kesin emirle ‘Dur!’ dememesinden belli oluyordu. Kendimi pişkinliğe vurmuş, yavaş yavaş yukarı çıkıyordum. Diz kapağına geldiğimde, iki eli kafama yapışmış, beni itmek istese de, artık duygularına yenik düşüyordu. Başımı iteklemekten vazcaymış, okşamaya başlamıştı…

Artık baldırının iç kısmına varmıştım. Bıkmadan, yıllardır hayal ettiğim, şimdiye kadar sadece Pantolon içinde gördüğüm o güzel bacakları, şimdi çıplak olarak öpüyordum. Dünyalar benim oluyordu. Nihayet eteğini kaldırıp, amının kabarıklığını külotunun içinde gördüğümde, acaba rüyadamıyım diye kendime çimdik atmak istedim. Nurgül zaten hafif tombul olduğundan, amı da beyaz külotun içinde kabarık duruyordu. Anında üstüne yumulup, yıllardır yapmak istediğimi uygulamaya başladım. Külotunu yana sıyırıp, amını sülük gibi emmeye başladım. Ağzımı açabildiğim kadar açmıs, ağzımı Nurgülün amıyla doldurmuştum. Çok büyük zevk alıyordum. Kokusu, tadı, yıllardır beklemenin en büyük armağanıydı. Nurgül nihayet benimdi. Ona zevk yaşatıyor, onun zevkini yaşıyordum. Başımı iki eliyle avuçlamış, amcığına bastırıyor, bedenini sarsan Orgazmlarıyla birlikte leziz sıvılarını ağzıma salıyordu…

Müthiş olmuştum, artık Nurgülü kadınım yapmanın zamanı gelmişti. Pantolonumu açıp aşağı indirdim, ardından Nurgülün donunu sıyırdım ve “Nasıl büyüttün kız bu amı, neyle besledin?” diye sorduğumda, gülerek, “Yarakla besledim!” deyince, “Al ozaman mamasını vereyim onun!” deyip, kıvama çoktan gelmiş Nurgülün amına sikimi geçirdim. Aynı anda ikimizin dudağından derin bir, “Oooffff!” çıktı. Yıllardır gözümde tüten yerimi nihayet bulmuştum. Biraz böyle durup, çekip çekip dibine kadar sert sert vuruyordum. Arabanın arka koltuğunda çok rahat pozisyon almıştık. Nurgül koltukta, ben de önünde diz çökmüştüm, Nurgül bacaklarını kollarıma bırakmış, ben de onları istediğim kadar ayırıp amının içine köklüyordum. Yıllardır Nurgülü çok arzulamıştım, şimdi onu sonsuz Orgazmlara taşımak istiyordum, zaten kendinden geçmiş, bayılacakmış gibi bir hali vardı…

Sikimi çektim, sadece başını amında bıraktım ve kısa kısa hamlelerle içine sokuyordum. Kadınımla oynuyordum. Fazla değil, sadece 1-2 santim kadar girip çıkarken, tempomu artırdım. Nurgül kopmak üzereydi, hepsini içine almak için kalçasını bana doğru itiyor, bacaklarını dahada ayırıyordu. Yine kalçasını öne attığı bir anı bekledim, o anda vargücümle sonuna kadar sikimi amına sapladım. Kocaman bir feryatla ikimiz birlikte, aynı anda boşaldık. Nefes nefese kalmış, saunadaymış gibi ter döküyorduk…

Biraz kendime geldikten sonra, “Mutlumusun?” dediğimde, başını sallayarak onayladı. Yüzündeki ifade asla aklımdan çıkmayacak. Ayıp mı yaptık, günah mı işledik bilmiyorum, tek bildiğim muhteşem birşey yaşamıştık. Tekrarlarmıyız onuda bilmiyorum, ama şansımızı pek zorlamamak lazım diye düşünüyorum.

baldızımın daracık deliği

28 Jul

Herkese selam 31’ciler. Ben Özer. Evliyim ve karımla çok mutluyum. Benim asıl mesleğim boyacılık değil, ama elimden her iş gelir. Bundan 2 ay önceydi, ben kendi evimi boya yaparken baldızım da bize yardım için geldi. Boya yaparken, “Enişte benim de ev çok kirlendi, benim de evi müsait bir zamanın olunca boyayalım mı?” diye sordu, ben de olur dedim. Baldızımın 2 çocuğu var, ilkokula gidiyorlar. “Çocuklar olmadığı bir güne ayarlayalım, çocuklar olunca iş yapamıyoruz!” dedi, olur dedim.

Aradan 1,5 ay falan geçmişti, baldız telefon etti, karımla konuşuyorlardı. Karım bana bakarak, “Özer bak baldızın, ‘Eniştem benim evi boyayacaktı, unuttu mu?’ diye soruyor!” dedi. Ben de, “Yok unutmadım, onlardan haber bekliyorum!” dedim. Karım da telefonu bana verdi, “Al kendin konuş!” dedi. Aldım, hal hatırdan sonra baldızım, “Enişte nezaman müsaitsin?” dedi. Ben de, “Siz nezaman müsait olursanız ben de ozaman olurum!” dedim. “Pazartesi uygun mu?” dedi. “Uygun!” dedim, Pazartesiye anlaştık ve telefonu kapattık. İş yerini arayarak 4 gün izin aldım. Karım aniden sinirlenerek, “Yaaa ben Pazartesi güne gidecem, ben gelemem!” dedi. “Ara bacını söyle ozaman!” dedim. Karım da, “Yarın sabah ararım!” dedi. Ertesi gün sabahtan karım aradığında da, baldız, “Kocam Pazartesi günü işi gereği şehir dışına gidecekmiş, çocukları da babaanneleri alacak, herşeyi hazırladım, boyaları falan da aldım, abla sen o gün gelmesen de olur, zaten senin boya yaparken işin olmaz!” dedi ve ablasıyla anlaştılar.

Ben Pazartesi günü sabah erkenden baldızın evine gittim. Kapıyı baldız açtı. Baldızın üzerine askılı penye, altına da dar eşofman giyinmişti ve evde baldızdan başka da kimse yoktu. Hoş beşten sonra, önce oturup çay içtik. Bana da eski bir eşofman vermesini söyledim. “Tamam!” deyip eşofman altı, üzerime de tişört getirdi. Eşofman biraz dardı, ama idare edecektim. Çayımız bittikten sonra, “Hadi baldız, işimize bakalım!” dedim. Baldızın evi 3+1 idi, oturma odasını toplamamış, orada yatacaklarını söyledi. Ben koridordan boya yapmaya başladım, ihtiyacım oldukça baldızdan birşeyler istiyordum, baldız da getiriyor, yerlere boya dökülünce elindeki bezle siliyordu. Yapacak işi olmadığı zaman da sigara içiyordu. Bu arada da gelmişten geçmişten sohbet ediyorduk. Keyifli bir çalışma yapıyordum…

Bir ara ben merdivendeyken aşağı baktım, baldız yere diz çökmüş yerleri siliyordu. Askılı penyesinden memeleri taşmış, yarıya kadar görünüyor, beli sırtına kadar açılmış, külotunun lastiği aşağı sıyrılmış, götünün ayrımı görünüyordu. Fark ettirmeden bir müddet seyrettim, içim bir hoş oldu. Benim yarak hareketlenmeye başlamıştı, eşofman da dar olduğu için oldukçada belli oluyordu! Merdivenden inerek WC’ye gittim, işeyip belki etkisi olur da yarağım iner düşüncesindeydim. Ama fazla da etkisi olmadı, çünkü baldızım yaptığ iş gereği habire frikik veriyordu. Ben de fırsat bu fırsat deyip, bundan faydalanıp göz banyosu yapıyordum.

Ben merdivende çalışırken baldız sigara yakıp verdi. Sigarayı uzatırken koltuk altını gördüm sikim kıpırdamaya başladı. Zannedersem koltuk altlarını yeni traş etmişti, tertemizdi. Acaba amı da öyle mi diye aklımdan geçirdim. Sigarayı verdikden sonra kolunu indirince, koltuk altı am gibi duruyordu. Baktıkça tahrik oluyordum ve benimki kalktıkça kalkıyordu. Ne yapacağımı bilemez olmuştum, beni ter basmıştı. Baldız, “Enişte yoruldun, in de dinlen biraz!” dedi. Aşağı inip oturdum. Fakat baldız karşımda tüm seksiliğiyle duruyordu. Banyoya gidip elimi yüzümü iyice yıkayıp, biraz rahatlamıştım. Banyoda 31 çekmek de aklıma gelmedi değil hani, ama bu halim benim de hoşuma gidiyordu, onun için 31 çekmedim.

Koridorun ve mutfağın boyasını bitirdiğimde akşam olmuştu ve ben de yorulmuştum. Karım aradı, “Ne yaptınız? Nasıl gidiyor? Bitti mi?” diye sordu. “Evin bir kısmı bitti!” dedim. “Nezaman gelirsin, yemeği ona göre ayarlayım?” dedi. “Bir iki saate gelirim herhalde.” dedim. (2 dolmuş değiştirmem gerekiyordu eve gitmek için). Baldızım lafa girerek, “Abla yaa, eniştem bu yorgunlukla nasıl gelsin? Bu gece burada kalsın, yabancı mı da?” dedi. Karım de onaylamıştı. Baldızım yemek hazırlamaya başladı. O hazırlarkan ben de soğuk suyla duş aldım, kendime gelmiştim. Baldız temiz eşofman verdi, giyindim. Yemek pişerken, “Enişte sen yemeğe bakar ol da, yanmasın, ben de duş alayım!” diyerek duşa girdi. Kısa zamanda çıktı, beyaz askılı tişört ve yine dar penye eşofman giyinmişti. Sofrayı beraber hazırlamaya başladık. “Enişte sen yoruldun, otur!” dedi. Ben de, “Yok sen de yoruldun, beraber hazırlayalım!” dedim. Baldıza yardım ediyordum. Bazen ufak tefek sürtünmeler oluyordu, ama dikkat çekmiyordu. Yemeğimizi salonda oturup yedik. Üstüne çay getirip içtik, ikimiz de karşlıklı çekyatlara uzandık, sigara içip, sohbet ediyorduk…

Ama benim aklımdan baldızın memeleri ve koltuk altı çıkmıyor, yine tahrik oluyordum. Benim yarak ta kalkmaya başlamıştı. Sigaralarımız bitince, baldız, “Yatakları açayım mı enişte?” dedi. Ben de, “Erken değil mi?” dedim. “Sen nasıl istersen! Ozaman biraz kuruyemiş getireyim!” dedi, ayağa kalkıp, gerneşerek kuruyemiş getirmeye gitti. Giderken götüne baktım, harikaydı, yuvarlak ve dikti. Daha önceleri de götü dikkatimi çekmişti. Baldız gelene kadar biraz yarağımla oynayıp, karnıma taraf yatırdım. Bu durumum çok hoşuma gidiyordu, ama biryandan da baldızımı nasıl sikebilirim diye de düşünüyordum. Baldız kuruyemişi getirirken yanında da iki bardak bira getirmişti (Daha önceleri ailece içmiştik). Birayı görünce, “İşte bu iyi oldu!” dedim. Baldız da, “Enişteciğim sana bakmam lazım!” deyince, teşekkür ettim. Karşılıklı oturup 3’er büyük bardak bira içtik. Tekrar doldurmaya kalkınca sendeledi. “Ne oldu baldız, sarhoş mu oldun?” dedim. “Yok!” dedi.

Tazelediği biraları da içince benim işemem gerekti. Tuvalet oturduğumuz salonun karşısındaydı, ben gittim işedim geldim. Sonra da baldız gitti işemeye, ama giderken yalpalıyordu. Baldız tuvalette işerken işeme sesini duyuyordum ve nedense müthiş tahrik olmuştum. Baldız da işeyip geldi, ama önümden kendi çekyatına geçerken sendeleyip, istemeyerek yanıma bıraktı kendini. Ben de belinden tutup, gülerek, “Sen sarhoş oldun!” dedim. “Yok yaaa, sarhoş falan olmadım, yorgunluktan olsa gerek!” dedi. “Otur şöyle, dinlen!” deyip yanıma oturttum. Bir sigara yakıp ağzına verdim. Bir fırt çekip, “Teşekkürler! Ya enişte sen çok iyisin!” dedi. “Neden?” dedim. “Her işime koştuğun yetmiyormuş gibi, sigaramı bile yakıp ağzıma veriyorsun!” dedi. “Vazifemiz baldız, ne olacak ki!” dedim. O da, “Benim sümsük herif oturduğu yerden kalkamıyor, elinden bir iş gelmiyor! Üstelik odunun teki, nerdeee senin gibi incelik falan!” dedi. Ben de, “Ne olacak ki, ben yaparım!” dedim.

Yanyana oturuyorduk, bacaklarımız bitişikti. Benim yarak kalkmaya başlamıştı. Baldız konuşurken dudaklarına bakıyor, dudak hareketlerini izliyordum. Elimi omuzuna koydum, yavaş yavaş dahada yaklaşıp, vücut kokusunu içime çekiyordum. Vücut ısısı vücudumu dahada ateşlendiriyordu. Baldız sigarasını içerken elinden alıp bir fırt çekip verdim. Baldız da, “İstersen yenisini yak…” dedi. “Yok, içerisi fazla duman oldu!” dedim. “İyi o zaman birtane yakıp ikimiz içelim!” dedi ve güldü. “Neden güldün?” dedim. “Hiiiiiiç, öylesine!” dedi. Sigaradan tekrar çekip bana verdi, “Sıra sende!” dedi. Ben de alıp çektim, ikimiz de gülmeye başladık. Sigarayı verdim, bir fırt daha çekti, dumanını üfleyeceği zaman ağzımı ağzına yakınlaştırıp, “Üfle!” dedim, üfledi. Ben de dumanı içime çektim. Güldü, “Ya enişte çok ilginç bir adamsın!” dedi ve sigarayı bana verdi. Ben dumanı üfleyeceğim zaman dudağımı baldızın dudağına değecek kadar yaklaşıp üfledim. Bu defa o dumanı içine çekti. Sigarayı verdim, üfleyeceği zaman ağzımı ağzına kapattım, ama hemen geri çekildi, “Enişte ne yapıyoruz! Gören öpüşüyorlar der!” dedi…

Ben de, “Bizden başka kim var da görecek baldız?” dedim. “Ama enişte resmen öpüştük demin!” dedi. “Amaaan baldız, öpüşsek ne olacak sanki!” dedim. “Ama ablam…” dedi. “Ablan nereden bilecek sanki?” dedim. “Aman bu olanları kimse duymasın sakın!” dedi. “Ya ne oldu da, ne yaptık ki?” dedim. “Daha ne olacak, resmen öptün beni, bir sikmediğin kaldı!” deyip aklından geçeni ağzından kaçırmış oldu. Ben de, “İstersen o da olur!” dedim, sigaradan çekip, dudağımı dudağına götürdüm, ağzının içine dumanı üfledim, elimi de beline doladım yanımdan kalkamıyordu da. Alt dudağını emmeye başladım. Geri çekilmek istedi, bırakmadım. “Hhhhıııım hıııım!” diye birşeyler mırıldanıyordu, dudağımı ısırınca bıraktım. Derin bir nefes alıp, “Yaa olmaz enişte, ayıp ya!” dedi. “Neden ayıp olsun ki?” dedim. “Olmaz işte!” dedi. Elimi arkadan boynuna sarıp kendime çektim, dudaklarına tekrar yumuldum, öpmeye devam ettim. Eşofmanının içine de elimi soktum, külotunun kenarından amını okşamaya başladım…

Baldız direniyordu. Parmağımı külodunun içine sokup bızırığını okşayınca, yavaş yavaş kendini bırakmaya başladı. Artık direnmiyor, ama karşılıkta vermiyordu. Parmağımı amına iyice soktum, biraz oynatınca amı ıslanmaya başladı. Dudaklarını bırakınca, “Enişte bir dakika konuşalım!” dedi. “Söyle aşkım!” dedim. “Bak bu yaptığımız çok yanlış, ama iş çığırından çıktı, anlaşılan senin elinden kurtulamayacağım, yalnız bu yaptığımız ölene kadar ikimizin arasında sır kalacak, tamam mı?” dedi. “Tamam, söz!” dedim ve dudaklarına tekrar yapıştım. Baldız bu defa direnmiyor, karşılık veriyordu. Benim de elim boş durmuyor, memelerini okşuyordum. “Enişte bir dakika dur!” deyip yanımdan kalktı, odanın ortasındaki sehpayı kaldırdı, boş bira bardaklarını alıp mutfağa götürdü, dış kapıyı kilitledi, elinde bataniye ve iki yastıkla geldi. Battaniyeyi halının üzerine özenle serdi, yastıkları koyup, mutfağa geri gitti…

Anlaşılan bana güzel am ziyafeti olacaktı. Elinde bira bardaklarını doldurmuş geldi. Gülümseyerek, “Al bakalım!” dedi, yere battaniyenin üstüne oturdu. Ben de kanepeden kayıp, yanına oturdum. Bardakları tokuşturduk, birer yudum aldık, bardağı elinden alıp kenara koydum, gözlerinin içine bakarak dudaklarına öpücük kondurdum. Baldız da öpücüğüme aynı şekilde karşılık verdi. 2-3 defa aynı öpücüğü tekrarladık. Baldız elini boynuma sararak, kafamı kendisine çekip dudaklarıma yumuldu. Artık ok yaydan çıkmış, birbirimizi okşuyorduk. Ben baldızı soyarken, baldız da bana yardımcı oluyordu. Belden üstü çıplaktı şimdi. Memelerini ağzıma veriyor, “Em!” diye mırıldanıyordu. Az sonra baldız da benim üst kısmımı soymuş, ikimizin belden yukarısı çıplak, oturduğumuz yerde birbirimize sarılmış, birbirimizi okşayıp, vücutlarımızı öpüp, koklaşıyorduk…

Ben uzanıp bira bardağımı aldım, bir yudum içtim, bardağı baldıza verdim. Baldız da bir yudum aldı, yutmadan ağzını ağzıma getirip, ağzındaki biranın bir kısmını ağzıma verdi, yuttum. Dilini ağzıma verdi, dilini emiyordum. Dilini çekince ben dilimi onun ağzına veriyordum, o emiyordu. Bira bardağını elinden alıp kenara bıraktım, tekrar dudaklarımız birleşti. Baldız gözlerini kapatıp, saçlarımı okşuyor, sonra da parmaklarını sırtımda okşarcasına gezdiriyordu. Baldızı yavaşca sırtüstü yatırdım, üzerine uzanarak, dudaklarından opüp, çene altını yalayarak memelerine indim. Baldız gözleri kapalı, dudakları yarı açık, hafif hafif inliyor, kafamı, kulaklarımı okşuyor, kafamı sırayla bir memesinden öbür memesine götürüp emdiriyor, memesini dudaklarıma bastırıyordu…

Dil darbelerimle göbek çukuruna indim. Göbek çukurunu emiyor, dilimi göbeğinde gezdiriyordum. Elimi eşofmanının lastiğine götürdüm, eşofmanını külotuyla beraber çıkarıp kenara attım. Ayak parmaklarını tek tek yalayıp emiyordum. Baldız da, ‘Em!’ der gibi ayak parmaklarının tek tek ağzıma sokuyor, ben de iştahla emiyordum. Ayak bileklerini, diz kapağını yalıyordum. Diz kapağının arkasını yalarken, “Ooohhhh çok güzellll!” diyerek yan yattı. O sırada ben de külotumla beraber eşofmanımı çıkardım. Baldız elini uzatarak yarağımı tuttu, “Ooo, nekadar da büyük yarağın var enişte!” diye inledi. Ben de, “Bu yarağı bugünlük sana verdim!” dedim. “Ver canııııım, ben de bugünlük amımı sana verdim, istediğin kadar sik!” dedi. Yarağımı sıvazlıyor, ona 31 çekiyordu…

Baldızı sırtüstü yatırdım, amının etrafında dilimi gezdirmeye başladım. Baldız inliyor, “Ohhhh, ne kadar güzel canım enişteciğim, biraz daha aşağılara!” in diyordu. Bcaklarını ayırıp ağzımı amına kapattım. Amı vıcık vıcıktı. Am sularını yaladım yuttum. Amı tertemizdi, mis gibi kokuyordu. Dilimi amının derinliklerine sokabildiğimce sokuyordum, baldız da götünü yukarı kaldırıp, “Daha derinlere gir!” diye inliyordu. Sonra yarağımı iki ayağının arasına aldı, ayaklarıyla 31 çeker gibi, ayaklarını siktiriyor, “Hadi canım, yarağını amımın içinde istiyorum!” diyordu. Ben acale etmiyor kudurttukça kudurtturuyordum, amını emiyor, ısırıyor, amının dilini emiyordum. Baldız sonunda kafamı amına bastırıp, götünü yukarı kaldırdı ve titreyerek boşalmaya başladı. Ben de ağzımı amına iyice bastırıp emiyordum. Sıvılarını emdim, “Oohhhhh!” diyerek kafamı bıraktı. Gevşemişti…

Ben götünü okşuyor, sıkıyordum. Elimi tutup memelerine götürdü, memelerini okşuyordum. Kafamı yukarı çekip memelerini ağzıma verdi. Memelerini emerken baldız tekrar hareketlenmeye başladı. Kollarını yukarı kaldırıp, koltuk altlarını tek tek emiyor, yalıyordum. Baldız da yarağımı eline aldı, yarağımın kafasını okşuyor, sıkıp bırakıp, 31 çeker gibi sıvazlıyordu. “Hadiiii sok yarağını amıma, tadı nasıl, tatdır yarağını bana, bugün senin karınım sik beni!” diyordu. Ben de dizlerimin üstüne doğruldum, yarağımı tuttum, baldız da bacaklarını açtı, amın ağzı kıp kırmızıydı. “Hadi sok ne olur!” diyordu. Yarağımın kafasını amının ağzına dayadım, kafasını amına sürttükçe, baldız götünü kaldırıyor, yarağımı amına sokmaya çalışıyordu. Kafasını amına soktum, “Haaaadiii hepsini istiyorum, geçiiiir amıma!” deyince hepsini birden soktum. “Ooohhhh, bu ne kadar tatlıymış!” diye inledi…

Ben yavaş yavaş ileri geri yapıyor, yarıya kadar yavaş yavaş çıkarıp, aniden hızla hepsini sokuyordum. Baldız kafasını kaldırıp, mememi dişleyip, tekrar kafasını yastığa bırakıp, sağa sola çevirerek, “Hızlı hızlı sik canımmm, birtanemmm!” dedi. Ben hızlandım, öyle sert basıyordum ki, memeleri ağzına kadar dalgalanıyordu, ben de eğilip canını yakmayacak şekilde ısırıp emip, tekrar basmaya devam ediyordum. Üzerine yatıp kalçamı kıvırınca, “Oooohhhh canımmm, hadiiii sikkkkk, sokkk!” diye inleyince, baldızın boşalacağını anlamıştım. Ben de artık boşalacaktım, doğrulup hızlı hızlı sikmeye başladım. Baldız bacaklarını belime kenetlemiş, ben geri çekilince bacaklarıyla kendine çekip, götünü yukarı kaldırıp, amına girmemi sağlıyordu. Bu tempoyla birkaç sefer yaptık, “Hadi içime attır kocacığım, senin bu am, attır içime!” diye beni tahrik ediyordu. Ben de son hamleyle öyle kökledim ve boşalmaya başladım. Baldız da bana kenetlenip boşalıyordu. İkimizin de terden vücutlarımız yapışmıştı. Baldız altta, ben üstte öylece kalmış, soluk soluğaydık…

Yarağım küçülmeye başlamıştı, yan yattım. (Baldız ben tuvalete işemeye gittiğimde kağıt havlu getirmiş yastığın altına koymuş, demek ki hazırlıklıymış!) kağıt havluyu yastığın altından çıkarıp amına götürdü, ben de yarağımı çektim amından, yarağımı kağıt havluya sardı, ben de tuttum, sırtüstü uzandım. Baldız bir kağıt havlu daha alıp amına kapatıp tuvalete gitti. Amını yıkıyordu. Ben de kalkıp banyoya gittim yarağımı yıkayıp geldim. Baldız benden önce gelmiş, yere battaniyeye çıplak vaziyette uzanmış, sigara yakmış, birasını da almıştı. Ben de yanına gelip uzandım. Birasından bir yudum verdi, içtim, dudağından öptüm. Ben de bir sigara yakınca, “Hani bir sigarayı beraber içecektik?” dedi. Ben söndürecektim ki, “Neyse bu defalık böyle olsun!” dedi. Yastıkları üst üste koydum uzandım, baldız da göğsüme kafasını koydu uzandı. Doğrulup birasından içip, tekrar uzanıp konuşuyorduk. Baldıza, “Hoşuna gitti mi?” dedim. “Hemde çoook! Senin?” dedi. “Benim de!” dedim. “Artık yalnızken sana isminle hitap edeceğim enişte!” dedi. Ben de kabul ettim…

“Özer, sana birşey diyeyim mi?” dedi. “Dee!” dedim. “Benim amımı ilk sen yaladın, biliyormusun? Kocam hiç yalamamıştı!” dedi. “Peki sen onunkini yaladın mı?” dedim. “Ben de onunkini yalamadım! Kadın kadına oturduğumuz zaman anlatırlar, (Kocam şöle yalıyor, böyle yalıyor, çok zevk alıyorum!) derlerdi. Ablama birdefa sordum, eniştem amını yalıyor mu diye, ablam da yalamadan sikişilir mi, bana daha yarağını sokmadan yalayarak boşaltır beni, sonrada yarağını sokup siker, birdaha boşaltıp pestilimi çıkarır! diye anlatmıştı. Ben de içten içten kıskanmıştım. Demek ki doğruymuş! Yaaa enişte sen neymişsin, o zevki bana da tattırdığın için sana teşekkür ederim!” deyip doğrulup dudaklarımdan öptü. Ben de gülümseyerek, “Bak birde vermiyordun, bu zevkten mahrum kalacaktın!” dedim. Baldız, “Verdim ama!” dedi. Ben de, “Sen verdiysen bende aldım baldız!” deyip, gülüştük. Hemen ekledim, “Daha sana ne zevkler tattıracağım sabaha kadar!” dedim. “Ooooo, neler tattıracaksın bakayım haaaa? Ama yarın boyayı bitirelim, karışmam sonra!” dedi.

“Merak etme bitiririm!” dedim. “Yarın ablam gelmeden bitir ama!” dedi. “Pekala bitirirsem ne vereceksin bana?” dedim. Baldız kafasını kaldırıp vücudunu benden ayırarak, amını işaret edip, “Bunu!” dedi. Ben de, “Yerim onu!” diyerek dudaklarına yumuldum, öpüşmeye başladık. Baldız da yarağımı eline alıp okşuyor seviyor, ben de memelerini okşuyor öpüyordum. Benim yarak ayaklanmaya başladı. Baldız gözümün içine bakarak, “Seninki uyanmaya başladı!” dedi. Ben de, “Niyeki acaba?” dedim. “Yine istiyor da ondan!” dedi. Ben de, “Ne istiyor?” dedim. Cilveli edayla, “Ne olacak, am istiyor yaramaz şey!” dedi. Ben de, “Seninki de yarak istemiyor mu?” dedim. “Seninki ister de bu istemez mi?” diyerek dudaklarıma yumuldu. Birbirimizin dudaklarını öpmeyip adeta yiyorduk, dillerimiz birbirine dolaşıp ağzımızın icinde sevişiyorlardı…

Ben sırtüstü uzandım, “Hadi bakalım karıcığım, şunu iyice uyandır!” dedim. Baldız da göğüslerimden yalayarak yarağıma kadar indi. Yarağımın kafasına dilini sürtüp öptü. Saçlarını yana atıp, “Yarağını dondurma yer gibi yiyeceğim, bunu çok istiyordum, ama pezevenk bacanağın benimkini yalasaydı ben de onunkini yalardım, ben de cesaret edip yalamadım, sonra nereden öğrendin diye soracaktı ve kötü olacaktık! Ama bundan sonra hep seninkini yalar emerim, değil mi enişteciğim?” dedi. “İstediğin an yalayabilirsin, herzaman hazırım!” dedim. Yarağımın kafasında dilini gezdirdi, iki elinin arasına alıp kafasını dışarıda kalacak şekilde tuttu, kertiğine kadar ağzına alıp öyle emiyordu ki, avurtları neredeyse birbirine değecek şekildeydi. Yarıya kadar ağzının içine alıp, nefeslenip, tekrar emiyor, hızlı hızlı aşağı yukarı yaparak ağzını siktiriyordu. Yarağım tam kıvamına gelmiş, baldızın ağzına sığmıyordu. Ben ayağa kalktım, baldız da dizlerinin üzerinde önümde durup, ben saçlarını elimle toplayıp ağzını ileri geri yaparak sikiyorum ağzını. Baldız da nefes almak için arada ağzını çekip, yarağıma tükürüp kayganlaştırıp 31 çekip, tekrar ağzına alıp ileri geri yapıyordu.

Sonra baldızı yüz üstü uzattım, ben de üzerine uzandım, omuzlarını yalıyor emiyordum. Baldız da elini arkaya atarak, yarağımı götünün yanaklarının arasına yerleştirdi, götününün yanaklarını sıkıp bırakıyordu. Baldızın sırtını yalayarak bel çukuruna indim. Götünü okşuyor, parmağımı da göt deliğinin etrafında gezdiriyordum. Götüne indim, baldız da götünü bana sunarcasına, belini çukurlaştırıp götünü yukarı kaldırıyordu. Göt deliğine dilimi değdirince, “Oooohhh, orayı da emmm canım, bu gece bütün zevkleri tatmak istiyorum kocacığım!” diye inledi. Ben de götünü emiyor, ağzımı göt deliğine kapak yapıyordum. Baldız yan yattı, sırtı bana dönük, bacağının birini kanepeye koydu, amı götü meydana çıktı. Ben de yanına uzandım, göt deliğini yalıyor, dilimi götüne sokmaya çalışıyordum…

Sonra baldız dönüp 69 olduk. Yarağımı ağzına alıp emiyor, yarağımı bırakıp taşaklarımı ağzına alıp emiyordu. Ben de dilimi göt deliğinden ayırıp amına sokup emiyor yalıyor, tekrar götüne gelip yalıyordum. Götüne parmağımı sokunca, “Canımmm, ooohhh, yala canım, amıma götüme dilini sok, sikicim benim!” diyor, amından sular akıyordu. Ben de, “Amına götüne dilimi de, yarağımı da sokacağım karıcığım!” dedim. “Sok canım, ne istersen sok, amımı götümü bu gece yarağa doyur, bıktır beni yaraktan!” dedi. “Bıkarmısın kız orospu?” dedim. O da, “Delimisin enişte, bu yaraktan bıkılır mı hiç, bunun hastası oldum bile, yemeden duramam artık! Hadi sik aşkım, tüm deliklerim senindir!” dedi. “Domal ozaman orospu!” dedim…

Baldız ikiletmeden domaldı hemen. Arkasında diz çöktüm, tekrar götünü yaladım. Götünün deliği öyle yumuşadı ki, iki parmağımı da sokunca girdi. Yarağımı da amına köküne kadar soktum. Götünde parmaklarım, amında da yarağım, öyle bir müddet siktim Orgazm ettim baldızı. Baldız elini arkaya atıp, yarağımı amından çıkarıp doğruldu ve “Yat bakayım altıma enişte, ben de seni boşaltacam!” dedi. Ben sırtüstü uzandım, baldız da üzerime ters uzandı, tekrar 69 olduk. Baldız o vaziyette birkez daha Orgazm oldu, ama üzerimden kalkmadı, yarağımı emiyor yalıyor, beni boşaltmaya çalışıyor, “Ağzıma boşal hadi enişte!” diye inliyordu. “Dur orospu boşaltma beni, daha götten vermeyecekmisin?” dedim. Ses çıkarmadı, doğrulup ters döndü, üzerime uzandı, yarağımı tutup amına yerleştirdi, üzerimde yavaş yavaş ileri geri yapıyor, sanki o beni sikiyordu. Sonra yarağımı amından çıkarmadan doğrulup, ata biner gibi oturup kalkmaya başladı. “Ooooohh kocacığım, çok güzel!” diye inliyordu…

Sonra kafamı kaldırdı, beni oturur vaziyete getirdi, memelerini ağzıma verdi, zıplamaya devam etti. Ben de götünü parmaklıyor, 3 parmağımı sokmaya çalışıyordum. Baldız da kulak mememi emerken, kulağıma fısıldayarak, “Hadi söyle, göt deliğimi sikmek istiyormusun enişte? Oradan gerdeğe girelim mi?” dedi. “Hemde çok istiyorum karıcığım, birtanem, orospum!” dedim. Baldız beni yere yatırdı, yarağımdan çıkarak ters dönüp göt deliği ağzıma gelecek şekilde, sanki ağzıma çişini yapacakmış gib çömeldi, ellerini göğsüme koydu ve “Götümü biraz daha yala enişte!” diye inledi. Ben de dilimi götüne değdirdikçe, “Oooooohhhhh enişteee, bu gece bitmesin, uçur beni ne olur!” diye inleyip, eğilip yarağımı ağzına alıp emiyor, sonra kalkıp tekrar götünü ağzıma getiriyordu…

Kafamın üstünde doğruldu, tekrar döndü, gelip beni bacaklarının arasına aldı, yarağımın hizasında durup, bacaklarını ayırıp çömeldi, yarağımı eline aldı, amına sürttü, amıyla üzerine oturup, birkaç defa ileri geri yapıp çıkardı. Yarağım amdan çıkınca lop diye göbeğime vurdu. Baldız da yarağımı tekrar tutup, “Dur yaramaz, asıl şimdiki vazifeni yapmadan nere kaçıyorsun?” dedi ve göt deliğinin hizasına getirdi, elini tükürükle doldurup, biraz yarağıma, biraz da göt deliğine sürdü ve göt deliğine parmağını sokarak ovuşturdu. Yarağımı göt deliğinin hizasına getirip, üzerine yavaş yavaş oturmaya çalışıyordu. “Çok acıyor enişte, ağzımı siksen olmaz mı, ağzıma boşal yutayım!” dedi. Ben de baldızı cesaretlendirmek için, “Hani götünden gerdeğe girecektik baldız?” dedim. Ben öyle deyince, yarağımı kafasına kadar götünün içine aldı, ama suratı acıyla buruştu, “Çok acıyor yaa!” dedi. “Hadi sevgilim, hadi orospum, başı girdi bak, az kaldı, dayan!” dedim. Ama baldız öylece duruyor, “Bu kadarı girmişken götümü böyle siksen olmaz mı enişte?” dedi…

“Olur!” deyip, baldızı dizlerinden kendime doğru çekip, alttan da yukarı doğru kendimi kaldırınca, hepsi aniden götüne girdi. Baldız, “Aaaaaayyy yandım, yırtıldı götüm!” deyip tırnaklarını göğsüme batırdı. Benim de canım yanmıştı, “Amını götünü siktiğimin orospusu!” diye küfürü bastım. Baldız acıyla kafasını göğsüme bastırıyordu, kafasını kaldırdığında gözlerinden yaş akıyordu. “Enişte dur ne olursun kımıldama, canım cok yanıyor! Tenha yerde olsaydık avazım çıktığı kadar bağırırdım, ama komşular duyar diye korkuyorum!” dedi. Ben alttan yavaş yavaş kımıldamaya başladım, “Enişte durrr, çok acıyor!” diye yalvarıyordu. “Merak etme alışırsın birazdan!” dedim. “Ağzına sıçayım bunun, yırttı götümü, alışması mı kaldı!” dedi. Ben yine kımıldayınca, “Enişte sen dur, ben yavaş yavaş yapayım!” dedi ve kalçasını oynatmaya başladı. İleri geri, sağa sola yavaş yavaş oynatıyordu. Biraz alışmış, zevk almaya başlamıştı. Ben de yardımcı olup, kalçalarından tutup, sağa sola oynatıyordum…

Baldız iyice zevke gelmişti. “Domal da öyle sikeyim aşkım!” dedim. O da, “Tamam!” deyip, yarağımı götünden çıkarmadan ters döndük. Önümde kafasını yastığa gömdü, belini çukurlaştırıp, götünü alabidiğince yukarı verip, elleriyle göt yanaklarından tutup ayırdı, “Hadi aşkım sik, göt deliğimi yırttın zaten, sik iyice alıştır yarağına!” diye inliyordu. Ben de götten sikmenin keyfiyle, yavaş yavaş sikerek zevkimi çıkarıyordum. Az sonra baldız, “Parmaklarını amıma sok hadi canım!” diye inliyordu. 4 parmağımı amına soktum, götüne yarağımı sokup çıkarıp, tekrar sokuyordum. “Hadi hızlı sik, götüme attır döllerini!” diye inliyordu. Ben de hızlandım. Göt deliği yarağımı öyle sıkıyordu ki, mengene gibiydi. Ben amını da hızlı hızlı ovmaya başladım. Baldız, “Enişte ben bitiyorummm!” diye inleyince, ben de baldızın götüne boşalmaya başladım. İkimiz de aynı anda boşalmıştık. Baldız öylece yığıldı kaldı, ben de üzerine yığıldım…

Öylece biraz dinlendikten sonra, kalkıp birlikte banyoya girdik. Ilık suyla birbirimizi yıkadık. Yıkanırken, baldız, “Götten vermek nekadar zormuş, mahfoldu götüm valla!” dedi. Ben de, “Arkadaşlarından hiç duymadın mı? Götten veren yokmuymuş hiç?” dedim. Baldız da, “Var, çok anlatıyorlardı, ilk defada acır diyorlardı, ama bu kadar olacağını zannetmiyordum, beni mahfettin enişte!” dedi. Baldızı öpüp, “Pişmanmısın kız?” dedim. “Yok da, canım çok yandı!” dedi. “Ozaman canın yanmadan birkere de burada sikeyim seni!” dedim. “Ya sende hayvan gücü mü var, ben bittim, artık halim kalmadı!” dedi. “Ozaman ağzından sikeyim!” dedim. Baldız da, “Yapma enişte ne olur, sonra sik, inan halim kalmadı!” diye yalvarınca, yıkanıp, kurulanıp çıktık. Salonda üzerimize çarşaf alıp, yere uzandık. Birbirimize sarılıp yatarken, ikimiz de uykuya dalmışız…

İçtiğimiz biralardan dolayı gece sidiğim geldi, kalkıp tuvalete gittim. Ben işeyip gelince de, baldız gidip işeyip geldi. Ama ikimizin de uykusu kaçmıştı. Biraz konuştuk. Baldız, “Enişte yarın boyayı bitirebilecekmiyiz?” dedi. “Tabii ki!” dedim. Baldız da, “Bu yorgunlukla biraz zor ama…!” dedi. Ben de, “Boyayı bitirip, üstüne de amını götünü sikeceğim!” dedim. Baldız gülerek, “Göreceğiz!” dedi. Ben elimi çarşafın altından amına götürüp okşamaya başlayınca, “Enişte dur da uyuyalım, yarın yaparsın!” dedi. Ben de, “Amın öyle demiyor ama!” dedim. “Ne diyor pekala?” dedi. “Ye beni diyor!” dedim. “Ozaman sen de ye, ne yapayım!” dedi. Baldız öyle deyince çarşafı üzerimizden atıp, amına yumuldum. Az sonra da 69 olduk. Amı sulanmıştı. Parmaklarımı sokup çıkarıp, amını yalıyordum. Baldız da benim yarağımı ağzına almış, yalıyor, emiyordu…

Baldız, “Özer aşkım, kocacığım, sikicim, yarağını yerim senin! Özer…” dedi. “Efendim karıcığım, aşkım, orospum?” dedim. “Aşkım sen benim ağzıma boşal, ben de senin ağzına boşalayım, döllerini yutmak istiyorum! Böyle boşalalım, amıma götüme sokmadan, olur mu canım?” dedi. “Olur!” dedim, benim de amacım buydu zaten. “Enişte, baldızın sana kurban olsun, erkek dediğin böyle olacak işte!” deyip yarağıma yumuldu. Ben de amına yumuldum. Birbirimizi emiyor yalıyorduk. Bu sefer oldukça uzun sürmüştü. Baldız boşaldı, ama benimki biraz zordu. Baldızı doğrultup, ben de önünde ayağa kalktım, baldız yarağımı sıvazladı 31 çekti, “Hadi kocacığım, sik ağzımı, ağzıma boşal da yutayım!” diye beni tarik ediyordu…

Ben boşalamayınca, “Canım boşalmana faydası olacaksa istersen götüme sok!” dedi. “İyi olur, geleceğim zaman da ağzına boşalırım, yutarsın!” dedim. Baldız domaldı, yarağım götüne şimdi biraz daha rahat girmişti. Ama yine de canı yandı, “Ağzına sıçayım senin, yine yaktın canımı!” diye küfür etti. Ben de gülerek, “Sıçtığın yeri sikiyorum zaten!” dedim. Baldız acı bir gülüşle, “Sik canım, sok köküne kadar, yerim yarağını!” diyordu. Baldızın götüne biraz pompaladıktan sonra geleceğimi anlamıştım, “Geliyorum, ağzını aç!” diyerek götünden çıktım. Baldız da dönüp yine önümde diz çöktü, yarağımı ağzına aldı ve emmeye başladı. Ben de saçlarından tutup ağzını sikiyordum. Birkaç saniye sonra ağzına fışkırtmaya başladım. Yarağımı ağzından çıkarmadan baldız bütün döllerimi yuttu, yarağımı diliyle temizledi. Gidip tekrar banyo yaptık geldik ve halsiz bir halde birbirimize sarılıp uyuduk.

Sabah saat 10’da zor kalktık. Kendimize gelmek için soğuk suyla duş aldık. Hafif bir kahvaltıdan sonra boyaya devam ettim. Akşama doğru karım da geldi. Tabi ki o gün bitiremedim boyayı. Baldız da gülerek, “Enişte hakkını kaybettin!” dedi. Bunu karım duydu, “Ne hakkını kaybetti ki?” diye sordu. Baldız da, “Dün bitirseydi enişteme mangal yakacaktım!” dedi. Ben de baldıza göz kırparak, “Canın sağolsun baldız!” dedim. Baldız, “Şaka ya, kocam gelsin de yakalım!” dedi. Karımı markete göderdim, sigara aldırmak için. Market biraz uzaktı. Karım evden çıkınca hemen baldızın üzerine atladım. “Enişte ne yapıyorsun?” dedi. “Sus, hadi banyoya gel!” dedim, baldızı kolundan tutup banyoya götürdüm. Eşofmanını küloduyla birlikte dizlerine kadar indirdim, ellerini çamaşır makinasina tutundurarak domalttım. Yarağım hazırdı, hemen amına soktum. Biraz amdan sikip baldızı boşaltınca, amından çıkarıp götüne soktum, hızlı hızlı siktim ve götüne boşaldım. “Enişte yine de dediğini yapıp, amımı götümü siktin ya!” dedi. Baldız eşofmanını külodunu çekti. Baldızı öpüp, “Hadi sen mutfağa git, ablan gelir şimdi!” dedim. Ben duş almak için banyoda kaldım, baldız da mufakta bekledi…

Ben banyodan çıktığımda, karım marketten gelmişti. Sonra da baldız banyo yaptı. Akşam eve döneceğimizde, baldız, “Enişte herşey için çok teşekkür ederim!” dedi. Karım o sırada arkası dönük, ayakkabılarını giyiyordu. Baldız eliyle öpücük attı bana. Karım ayakkabısını giyip, bana, “Hadi canım, geç kalmayalım!” deyip kapıdan çıkınca, ben de çıkarken baldıza kısık sesle, “Amından öptüm aşkım!” dedim. Baldız da kulağıma eğilerek, “Ben de yarağını öptüm aşkım!” dedi.

O günden beri her hafta fırsat buldukça gidiyorum, baldızı amından götünden sikiyorum. Veya karım olmadığı zamanlarda baldız bize gelir. Her seferinde ayrı zevkle ve heyecanla sikişiyoruz baldızla.

Eniştelere bol baldız sikmeler, baldızlara da bol enişte yarağı yemeler diliyorum.

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.